Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail tarafından İran'a gerçekleştirilen saldırıların hedeflerinin net olmadığını ve güç kullanımının meşru kabul edildiği uluslararası şartları sağlamadığını belirtti.
Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre Kallas, Brüksel'de gerçekleştirilen Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Zirvenin temel gündem maddelerinin Orta Doğu ve Ukrayna olacağını dile getiren Kallas, ayrıca şunları söyledi: "AB olarak hepimiz için önemli olan, bu savaşın sona erdiğini görmek. Orta Doğu’da yarattığı kaosu açıkça görüyoruz, ancak bunun yalnızca bölgeyle sınırlı kalmayıp dünyanın geri kalanı üzerinde de ciddi etkileri olduğunu gözlemliyoruz."
AB Dışişleri Bakanlarıyla 16 Mart tarihinde Aspides misyonunun Hürmüz Boğazı'na genişletilmesi konusunu görüştüklerini hatırlatan Kallas, bakanların bu hususta istekli bir tutum sergilemediğini ifade etti. Bakanların bu süreçte kendilerine danışılmadığını belirttiklerini aktaran Kallas, bazı üyelerin tarafları bu çatışmayı başlatmamaya ikna etmeye çalıştığını kaydetti.
ULUSLARARASI HUKUK VE GÜÇ KULLANIMI ŞARTLARI
Kallas, mevcut askeri operasyonların hukuki zeminine dair yaptığı değerlendirmede ayrıca şunları kaydetti: "Bakanlar, bu süreçte kendilerine danışılmadığını ifade etti. Hatta bazıları, tarafları bu savaşı başlatmamaya ikna etmeye çalıştıklarını dile getirdi. Ayrıca savaşın hedeflerinin ne olduğu da net değil. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında ise güç kullanımının meşru sayıldığı iki durum bulunuyor: biri meşru müdafaa, diğeri ise Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı. Mevcut durumda bu iki şarttan hiçbiri sağlanmış değil. Bu nedenle şu aşamada AB üyesi ülkelerin bu savaşa dahil olma yönünde bir isteği bulunmuyor."
İran’ın Katar’daki enerji altyapısını hedef alan saldırılarının bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiğini söyleyen Kallas, bu durumun çatışmanın daha da tırmanmasına sebebiyet verdiğini belirtti. Kallas, gerginliğin artırılması yerine bir çıkış yolu bulunması gerektiğini vurgulayarak bu doğrultuda İran ile diplomatik temas kurduğunu açıkladı. Birleşmiş Milletler (BM) ile koordinasyon içerisinde Hürmüz Boğazı üzerinden gemilerin güvenli geçişinin sağlanması için çalışmaların devam ettiğini belirten Kallas, petrol, doğal gaz ve gübre taşımacılığındaki aksamaların Asya ve Afrika ülkeleri için ciddi bir sorun teşkil ettiğinin altını çizdi.
MACARİSTAN VE UKRAYNA DESTEK PAKETİ
Ukrayna konusuna da değinen Kallas, aralık ayında AB liderleri tarafından kararlaştırılan mali destek paketine yönelik Macaristan'ın uyguladığı vetonun sürdüğünü anımsattı. Orta Doğu’daki savaşın Ukrayna’daki durumla bağlantılı olduğunu ve bu kaostan Rusya’nın fayda sağladığını ifade eden Kallas, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın bir çözüm üretmek amacıyla yoğun çaba sarf ettiğini vurguladı.
Macaristan'ın bu süreçte iyi niyetli bir tutum sergilemediğine işaret eden Kallas, alternatif seçeneklerin masada olduğunu belirtti. Kallas, konuya ilişkin ayrıca şu ifadeleri kullandı: "Sanırım insanlar seçim dönemlerinde çok mantıklı davranmıyor."