6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremde yıkılan Adıyaman'daki İsias Otel’de yaşamını yitiren 32 turist rehberi İstanbul Rehberler Odası tarafından düzenlenen programla anıldı. Aileler kaybettikleri yakınları için adalet talebini yineledi. İsias’ta yaşamını yitiren Çağkan Yılmaz’ın eşi Burcu Yılmaz, “Çağkan hiçbir zaman, hiç kimsenin hakkını yemedi. Kimseye de hakkını yedirmemişti bugüne kadar. Ama hakkını yiyorlar şu anda. Ve biz hiçbir şey yapamıyoruz” diye konuştu. Umut Ulaş'ın babası Ali Ekber Tan ise “’Asrın felaketi’ gibi işin içinden çok hızlı sıyrılacak bir terim üretildi. Aslında bu asrın katliamıydı. Sistem bu dille gerekli tepkiyi pasifize ediyor. Bu insanlar öldürüldü. Bunların katilleri var” dedi.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi uygulamalı eğitim gezisi dolayısıyla Adıyaman'da bulunan 32 turizm rehberi, kaldıkları İsias Otel’in 6 Şubat depreminde yıkılması sonucu yaşamını yitirmişti. Rehberler depremin 3'üncü yıl dönümünde aileleri tarafından, İstanbul Rehberler Odası’nın düzenlediği programla anıldı. Fatih’te bir otelde gerçekleştirilen anmaya aileler üzerinde 32 rehberin fotoğrafının yer aldığı “Rehberler için Adalet Platformu” tişörtleriyle katıldı. Anma, rehberlerin görüntülerinin yer aldığı video gösterimiyle başladı. Aileler videoyu gözyaşlarıyla izledi. Ardından aileler konuşmalar gerçekleştirdi.

Çağkan Yılmaz’ın eşi: Kimseye hak geçirmeyen bir insandı ama hakkını yiyorlar şu anda ve biz hiçbir şey yapamıyoruz

Eşi Çağkan Yılmaz’ı kaybeden Burcu Yılmaz, “Çocukluğumuz birlikte geçti” dediği eşini Adıyaman’a yolculayışını göz yaşları içinde anlattı. Yılmaz, “Çok erken saatteydi uçakları. Panik olduk, aman kaçırmayın diye. Taksi çağırdık. Keşke kaçırsalardı” dedi. Yılmaz, “Çağkan hiçbir zaman, hiç kimsenin hakkını yemedi. Kimseye de hakkını yedirmemişti bugüne kadar. Ama hakkını yiyorlar şu anda. Ve biz hiçbir şey yapamıyoruz. Hesabını çok iyi bilirdi. Bir gün ödeme yaptık, yemek yiyoruz. Durdu durdu dedi ki, ‘Benden 25 kuruş eksik aldı”. Dedim, ‘Otur yemeğini ye Allah aşkına, 25 kuruş yani’. ‘Hayır olmaz’ dedi. Tekrar gitti sıraya girdi 25 kuruşu verdi. Bu kadar ince düşünen, kimseye hakkını geçirmeyen bir insandı” şeklinde konuştu.

Ozan Koç’un annesi: Adalet Bakanı’na soruyorum, neden çocuklarımızın hakkını ararken hep engellere takılıyoruz?

Ozan Koç’un annesi Mehpare Koç da, “Bütün özel günler bizim için işkence olmaya başladı. Anneler gününde ayrı bir ıstırap çekiyoruz, babalar gününde ayrı. Bugün hepsinden acı bir gün” diyerek şöyle konuştu:

“Her zaman aynı şeyleri ifade ediyor gibiyiz ama biz sesimizi duyurana kadar aynı şeyleri ısrarla söylemeye devam edeceğiz. Önceki depremlerde eğer ki insanlar biraz sesini çıkarıyor olabilseydi bizim işimiz biraz daha kolaydı. Biz evlatlarımızın acısıyla mücadele ederken bir de adalet ararken başka bir şeyle mücadele ediyoruz. Savaştığımız ne biz bilmiyoruz. Buradan Adalet Bakanı’na soruyorum, biz neden bir adım ileriye gidemiyoruz? Neden çocuklarımızın hakkını ararken hep engellere takılıyoruz? Biz biliyoruz ki, adalet istenmez alınır. Biz çocuklarımızın hakkı olan adaleti alacağız. Er ya da geç alacağız”

Umut Ulaş'ın babası: Kanıtları bize bunun asrın felaketi değil, asrın ihmali, asrın katliamı olduğunu gösteriyor

Umut Ulaş'ın babası Ali Ekber Tan ise 6 Şubat depremleri için “Asrın felaketi” ifadesinin kullanılmasına tepki gösterdi. Tan, “Yaşanan olayların bilimsel kanıtları bize bunun asrın felaketi değil, asrın ihmali, asrın katliamı olduğunu gösteriyor. Sistem bu dille gerekli tepkiyi pasifize ediyor. Bu insanlar öldürüldü. Bunların katilleri var. Biz bu dünyada bu sorunun çözülmesini istiyoruz” diyerek adalet talebini dile getirdi. Tan şöyle konuştu:

“‘Asrın felaketi’ gibi işin içinden çok hızlı sıyrılacak bir terim üretildi. Aslında bu asrın katliamıydı. Asrın felaketi demekle asrın katliamı demek arasında inanılmaz bir fark var. Asrın felaketi dersen neye çıkıyor bu; ‘bu doğanın yarattığı bir felaketti ve biz bunun karşısında çaresizdik’, ki öyle değildi. Girilen davaların hepsine baktığımızda yaşanan olayların bilimsel kanıtları bize bunun asrın felaketi değil, asrın ihmali, asrın katliamı olduğunu gösteriyor. Sistem bu dille gerekli tepkiyi pasifize ediyor. Birileri bilerek, isteyerek, kasten ve planlı bir şekilde işledi bu cinayeti. Belki de en önemli nedeni para ve rant. Bugün bir bina inşaa ettiğinde, müteahhit olsun, mimarı, mühendisi, bu zincirin halkasındaki her bir birey bu suça iştirak ediyor... Biz bu dili değiştirmeliyiz. Bu insanlar öldürüldü. Bunların katilleri var. Biz bu dünyada bu sorunun çözülmesini istiyoruz”

Ayrıca İstanbul Rehberler Odası Delege Kurulu üyesi Gökhan Çeliktaş, ailelerin avukatlarından TİP Parti Meclisi üyesi avukat Özgür Urfa, Çağkan Yılmaz’ın babası ile yaşamını yitiren rehberlerin meslektaşları konuştu.