Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in 57 gündür tutuklu yargılandığı davanın duruşması bugün Gaziantep Adliyesinde görüldü.
Evrensel’de yer alan habere göre, işçilerin hak arama mücadelesinde yanlarında durduğu için hedef alınan Türkmen’e destek vermek amacıyla Türkiye’nin pek çok kentinden ve Avrupa’dan çok sayıda temsilci duruşma öncesi adliye önünde bir araya geldi. “Mehmet Türkmen yalnız değildir” ve “Sendikal haklar yargılanamaz” sloganlarının atıldığı açıklamada, Türkmen'in derhal serbest bırakılması yönünde çağrılar dile getirildi.
Duruşmanın gerçekleştirileceği salonun sadece 30 kişilik olması nedeniyle adliye koridorlarında gerginlik yaşandı. Avukatların dahi dışarıda kalmasına tepki gösterilirken, mahkeme salonuna getirilen Mehmet Türkmen katılımcılar tarafından alkışlarla karşılandı.
ADALET GÜVENİNİ DAHA FAZLA SARSMAYIN
Gaziantep Adliyesi 38. Asliye Ceza Mahkemesi heyeti huzurunda savunma yapan Mehmet Türkmen, karşı karşıya kaldığı hukuki süreci detaylandırdı. Önce "halkı kin ve nefrete sevk etmek" suçundan gözaltına alındığını, ardından bu suçlamanın aniden "halkı yanıltıcı bilgiyi yayma" suçuna dönüştürüldüğünü belirten Türkmen, savcının bile suçlama konusunda emin olmadığını ifade etti. Türkmen, "Adım gibi biliyorum ki bu soruşturma Şireci patronunun şikayeti üzerine açıldı. Son 6 yılda 30 kez gözaltına alındım ve hepsi bir patronun telefonuyla oldu. Bir sendika genel başkanını gözaltına almak neden bu kadar kolay?" dedi.
Türkmen savunmasında, Şireci Tekstil’de kolu kopan bir işçiye dair süreci de gündeme getirdi. Patronun işçiye ev alarak şikayetini geri çektirdiğini söyleyen Türkmen, "Ahmet Şireci, işçilerin tazminatına çökmekle ünlüdür. O işçiye iyilik olsun diye değil, soruşturma kapansın diye ev aldı. İşçi şikayetçi olmadı diye delillerin karartıldığı, kan lekelerinin temizlendiği bir dosyada patron aklandı; ama ben o kopan kolun hesabını sorduğum için suçlu oldum" diye konuştu.
Cezaevinde kaldığı iki aylık süredeki gözlemlerini aktaran Türkmen, koğuşların Başpınar işçileriyle dolu olduğunu kaydetti. 300 kişiyle tanıştığını ve bunların yarısından fazlasının işçi olduğunu belirten Türkmen, yoksulluk nedeniyle suça itilen insanların hikayelerini paylaştı. Gaziantep’te son 13 yılda en az 555 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini hatırlatan Türkmen, "Bir tek patron hapis yatmadı, bir tek patron gözaltına alınmadı. Tekstil iş kolu en az riskli olanlardan biri olmasına rağmen neden her gün birinin eli, kolu kopuyor? Çünkü patronların kâr hırsı, işçinin canından kıymetli" değerlendirmesinde bulundu.
Savunmasını sonlandırırken mahkeme heyetine seslenen Türkmen, iki aydır sendikal görevinden ve ailesinden uzak olduğunu hatırlatarak, "Patronlara ‘İstediğiniz kadar sömürün, konuşanı biz içeri atarız’ mesajı veriyorsunuz. Bu haksızlık bir an önce son bulmalı; zaten can çekişen adalete güven daha fazla sarsılmamalıdır" çağrısında bulundu.
Duruşma esnasında avukatlar, iş kazası geçiren işçilerin tanık olarak dinlenmesini talep etti ancak mahkeme heyeti bu talebi reddetti. Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcılık, 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan Mehmet Türkmen hakkında hapis cezası ve siyasi yasak talep ederken, aynı zamanda tahliyesini istedi.
Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda Mehmet Türkmen hakkında beraat kararı verdi. Kararın ardından adliye koridorlarında "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Mehmet Türkmen onurumuzdur", "Yaşasın örgütlü mücadelemiz", "Birleşe birleşe kazanacağız", "İş, ekmek, özgürlük", "Asla yalnız yürümeyeceksin", "Başpınar işçisi yalnız değildir" ve "Şıkmakas işçisi yalnız değildir" sloganları atıldı.
Duruşma sonrası adliye önünde yapılan açıklamada konuşan Avukat Tugay Bek, demokratik güçlerin bir araya gelerek Türkmen'i geri aldığını belirtti. Anne Ayşe Türkmen ise oğlunun işçilerin hakkını savunduğu için tutuklandığını ifade ederek, "O Şireci, benim oğluma ev teklif etti, araba teklif etti, müdürlük teklif etti. Benim oğlum 'Ben işçileri satmam, satılık değilim' dedi. Gurur duyuyorum oğlumla" dedi.