Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, cumhurbaşkanı seçimleri için gerekli olan yüzde 50+1 kuralı ile ilgili “Değişmesi isabetli olur” çıkışının ardından, Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “değişime vize vermeyen” konuşması, AKP’de de karşılık buldu. AKP’de, Bahçeli’nin açıklamalarının masaya yatırıldığı ve iki liderin bugün bir araya gelerek, birlikte değerlendirme yapacakları ileri sürülürken, yüzde 50+1 tartışması AKP’yi de “ikiye böldü.”

Cumhuriyet'ten Selda Güneysu'nun derlediği habere göre, partide, Erdoğan’ın “Değişmesi isabetli olur” sözünden yola çıkarak “Cumhurbaşkanı çoğunluğun oyunu alarak seçilmeli” diyenler ile “Yüzde 50+1 değişirse, sistem tartışmaları gündeme gelir” diyenler bulunuyor. “Cumhurbaşkanı çoğunluğun oyunu alarak seçilmeli” görüşünü benimseyen bazı AKP’liler, “Erdoğan ile aynı tezi savunuyor.”

Yüzde 50+1 kuralının “ittifakları zorunlu kıldığını, ittifaka dahil olan ve oy oranları yüzde 3’ü geçmeyen bazı partilerin, zaman içerisinde oy oranları yüksek partiler gibi, ittifak kapsamında çok fazla hak talep ettiğini” dile getiren bazı partililer şu değerlendirmeyi yapıyor:

“14 ve 28 Mayıs’ta gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy oranı yüzde 3’ü bile bulmayan partiler, ‘bir tür pazarlık peşine düştü.’ Bunun örneğini muhalefet cephesinde gördük. Bu ittifaklara ne kadar çok parti katılırsa, o ittifakta çok başlılık da arttı. 6’lı masada örneğin, cumhurbaşkanı adayı belirleme noktasında krizler de çıktı. Ayrıca oy oranları daha az olan partiler, oy oranları daha fazla olan partilere adeta ‘Biz olmazsak, kazanamazsınız’ ya da ‘Bize ihtiyacınız var’ demeye başladı.” 

‘DEMOKRASİYİ GÜÇLENDİRİYOR’

AKP’de önemli bir kesim ise yüzde 50+1’i “demokrasinin temeli” olarak görüyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını da değerlendiren partililer, yüzde 50+1’in ayrıca beraberinde “uzlaşmayı getirdiğine” de dikkat çekiyor. Seçim dönemi kurulan ittifaklar ile birlikte oy oranı daha az olan ve parlamenter sistemde parlamentoya giremeyen partilerin Meclis’te temsil edildiğinin de altı çizilirken “Parlamenter sistemde baraj yüzde 10’du. Daha sonra baraj yüzde 7’ye indi. Ancak yüzde 7’yi geçemeyen partiler ittifak kapsamında Meclis’e girme hakkı elde etti. Bu da çoğulcu demokrasiyi oluşturdu. Meclis’te o partilerin temsilcileri de her türlü konu hakkında görüşlerini dile getirebiliyor. Soru önergesi verebiliyor ve böylece partisi adına demokratik haklarını kullanabiliyor. Ayrıca 50+1 toplumsal uzlaşmayı da güçlendirmiş oluyor” yorumları yapılıyor. 

‘MHP’YE İHTİYAÇ VAR’

AKP kanadında ayrıca Bahçeli’nin açıklamaları ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da her konuşmasında belirttiği “sivil anayasa” hedefine dikkat çekiliyor. “Türkiye’nin yüzüncü yılının darbe anayasası ile yönetilmemesi gerektiği” belirtilirken “AKP’nin yeni ve sivil bir anayasa için MHP’nin de desteğine ihtiyaç bulunduğu” ifade ediliyor. AKP’nin yeni bir anayasayı “toplumsal uzlaşı ile çıkarmak istediğine” de vurgu yapılıyor.