Altın piyasalarında dünkü keskin düşüş hareketlerinin ardından bugün itibarıyla tepki alımlarının etkili olduğu gözlemleniyor. 4 Mart 2026 sabahı gerçekleştirilen işlemlerde gram altın 7 bin 290 Türk Lirası (TL), ons altın ise 5 bin 155 dolar seviyelerinden alıcı buldu.
Türkiye Gazetesi'nin aktardığı verilere göre, Orta Doğu merkezli jeopolitik risklerin tırmandığı bir konjonktürde altın fiyatlarında yüksek oynaklık ve sert dalgalanmalar yaşanmaya devam ediyor. Haftanın ilk işlem gününde 5 bin 420 dolara kadar tırmanan ons altın, dünkü seanslarda 5 bin dolar sınırına kadar geri çekildi. Kapanışını yüzde 4,38 oranında bir kayıpla 5 bin 88 dolardan gerçekleştiren ons altın, bu sabah itibarıyla 5 bin 155 dolar seviyesine yakın bir noktada denge arayışını sürdürüyor.
ONS VE GRAM ALTINDAKİ FİZİKİ SATIŞ RAKAMLARI
Ons tarafında izlenen bu hareketlilik gram altın fiyatlarına da doğrudan yansıdı. Spot piyasada gram altın yeni güne 7 bin 290 TL seviyesinden başladı. Hafta başında 7 bin 660 TL seviyesini test eden gram altın, dün 7 bin 66 TL’ye kadar gerilemişti. Kapalıçarşı ayağında ise cumartesi günü 8 bin 15 TL’ye kadar yükselen fiziki gram altın satış fiyatının bu sabah saatlerinde 7 bin 515 TL seviyesinde dengelendiği bildirildi.
Fiyatlardaki aşağı yönlü seyirde, petrol fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyon endişelerini artırması ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) genelindeki akaryakıt zamlarının etkisiyle FED’den faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması etkili oldu. Tahvil faizleri ile dolar endeksindeki yukarı yönlü ivmenin altın fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu kaydedilirken, güçlü dolar ve yüksek faiz görünümünün emtia piyasasını kısıtladığı belirtildi. Analistler, ons altında 4 bin 850 - 5 bin dolar bandını "önemli destek" seviyesi olarak işaret ederek, bu bölge korunduğu sürece geri çekilmelerin orta ve uzun vadeli yatırımcılar için alım fırsatı olarak nitelendirilebileceğini ifade etti.
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, piyasalara ilişkin üç temel riske dikkat çekti. Gözgör, enerji fiyatlarındaki artışın küresel enflasyon riskini büyüttüğünü ve bunun faiz indirim döngülerinin ertelenmesine yol açabileceğini söyledi. Gözgör ayrıca, tahvil getirilerinin yükselmesiyle birlikte altının "fırsat maliyeti"nin arttığını ve güçlü doların emtia fiyatlamalarını baskı altına aldığını kaydetti. Portföy dağılımına ilişkin görüşlerini paylaşan fon yöneticisi Onur Altın ise ons fiyatının 5 bin doların üzerinde kalması halinde portföylerdeki kıymetli maden ağırlığının yüzde 20 civarında tutulabileceğini, fiyatın 4 bin 500 - 5 bin dolar bandına sarkması halinde ise bu oranın yüzde 30’a çıkarılabileceğini ifade etti.




