Vakıf üniversitelerinde 'eşit işe eşit ücret' talebi ve mobbinge karşı tepki gösterenlerin  sesi giderek yükseliyor. Bilgi Üniversitesi'nde başlayan tepkiler diğer vakıf üniversitelerine de sıçrıyor. Bilgi Üniversitesi'nden bir akademisyen, "Bütün üniversiteler arasında ciddi bir dayanışma süreci kapıda, hepsiyle iletişim halindeyiz ve taleplerimizi ortaklaştırıyoruz. Dernekler, sendikalar bu süreçten güçlenerek çıkacak" dedi.

HABER: ESRA TOKAT
Fotoğraf: Fatoş Erdoğan

Vakıf üniversitelerinde 'eşit işe eşit ücret' talebi ve mobbinge karşı tepki gösterenlerin  sesi giderek yükseliyor. Bilgi Üniversitesi'nde başlayan tepkiler diğer vakıf üniversitelerine de sıçrıyor. Nişantaşı Üniversitesi'nde yaşananların ardından son olarak Maltepe Üniversitesi'nde de öğretim görevlileri taleplerini dile getirmeye başladı. Ancak YÖK’ün kararına ve üniversitelerde yükselen tepkiye rağmen akademisyenlere düşük ücretler verilmeye devam ediliyor.

Bilgi Üniversitesi'nde yaşananları dokuz8HABER'e değerlendiren ismini vermek istemeyen bir akademisyen, "Üniversitemiz dün itibari ile bazı zamlar açıkladı. Taleplerimiz karşılanmadı. Destek personeli, temizlik personeli arasında hiç zam almayan çalışanlar mevcut. Üniversite yönetimi ile ciddi bir iletişimsizlik söz konusu ve şeffaf davranılmıyor, hiçbir konuda açıklama yapılmıyor. Kanunun öngördüğü şekilde araştırma görevlilerini net üzerinden eşitlemeyi reddediyorlar" dedi.

Gözden kaçırmayın

Ardanuçlu çocuklar bilim ve teknolojiyle buluşuyor Ardanuçlu çocuklar bilim ve teknolojiyle buluşuyor

"ÜNİVERSİTELERDE DAHİ HUKUKSUZLUK MEŞRULAŞIRSA TOPLUMUN HER YERİNE SİRAYET EDER"

Yaşananların sadece para meselesi olmadığını vurgulayan akademisyen, "Biz idare mahkemesi kararına ve YÖK Kanunu’na riayet edilmesini istiyoruz, çünkü biliyoruz ki üniversitelerde dahi hukuksuzluk meşrulaşırsa, toplumun her yerine sirayet edecektir. Kanunu hazırlayan vekiller parti gözetmeksizin çıkarılan kanunun arkasında durmalılar. YÖK cezasızlık politikasına son vermeli. Net üzerinden eşitleme kararını üniversitelere bildirmeli. Karara uymayanlar cezalandırılmalı. Üniversite kontenjanlarının azaltılması, yüksek lisans bölümlere öğrenci alımının durdurulması gibi çok ciddi yaptırımlar mümkün" diyerek taleplerini kaydetti.

"BÜTÜN ÜNİVERSİTELER ARASINDA CİDDİ BİR DAYANIŞMA SÜRECİ KAPIDA"

"Sermayenin bu hukuk tanımaz tavrı, vakıf üniversitesi çalışanlarının, akademisyenlerin hatta öğrencilerin örgütlenme süreçleri için de kıvılcım oldu" diyerek Bilgi Üniversitesi'nde yaşanan sürecin diğer vakıf üniversitelerini de etkilemesine değinen akademisyen, "Forumlar, iletişim kanalları her geçen gün güçleniyor. Sermaye sahipleri kendi ayaklarına sıkıyorlar inat ederek. Bütün üniversiteler arasında ciddi bir dayanışma süreci kapıda, hepsiyle iletişim halindeyiz ve taleplerimizi ortaklaştırıyoruz. Dernekler, sendikalar bu süreçten güçlenerek çıkacak" dedi.

"ÜNİVERSİTELERDE SÖMÜRÜYE VE GÜVENCESİZLİĞE İZİN VERMEYECEĞİZ"

Akademisyen sözlerini "Bizler üniversitelerde hukuksuzluğa, akademik personel, destek personeli fark etmeden sömürüye, güvencesizliğe izin vermeyeceğiz. Süreci geciktirmek yalnızca üniversitelerin itibarını zedeler, örgütlenmenin güçlenmesi ile sonuçlanır. Gereken ivedilikle yapılmalı" diyerek sonlandırdı.

Eşit işe eşit ücret talebinin yükseldiği ve mobbinge karşı tepki gösterilen; Bilgi Üniversitesi'nde başlayan ve sırasıyla Nişantaşı Üniversitesi ve Maltepe Üniversitesi'ni etkileyen süreç ise şöyle:

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ'NDE BAŞLAYAN "EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET" TALEBİ

Bilgi Üniversitesi’nde “Eşit işe eşit ücret” talebiyle bir araya gelen araştırma görevlileri 10 Mart'ta üniversite kampüsünde eylemlerine başladı. 17 Mart'ta ise sosyal medyadan Bilgi Asistanlar Birliği’ni kurduklarını duyurdu. Araştırma görevlileri, maaşlarının devlet üniversitelerindeki meslektaşlarıyla net ücret üzerinden eşitlenmesini, devlet üniversitelerinde yapılan ocak zammının maaşlarına yansıtılmasını, yine devlet üniversitelerinde olduğu gibi senede iki kez ücret düzenlemesi yapılmasını, ücret kayıplarının geriye dönük tazminini, mali süreçlerin şeffaf şekilde yürütülmesini ve yan hakların net maaş hesabının dışında tutulmasını talep ediyor.

GÜN GEÇTİKÇE DERİNLEŞEN BİR EŞİTSİZLİK ORTAYA ÇIKTI

Bilgi Asistanlar Birliği tarafından yapılan açıklamada, “Devlette yılda iki kez zam yapılırken bizim senede bir düşük zam almamız; brüt maaşımıza uygulanan özel sektördeki vergilendirme kriteriyle yıl sonuna doğru maaşımızın ciddi oranda erimesi sebepleriyle de gün geçtikçe derinleşen bir eşitsizlik ortaya çıktı” denildi.

NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ'NDEN DE SESLER YÜKSELDİ: "ÇALIŞMA KOŞULLARIMIZ İYİLEŞTİRİLSİN"

Nişantaşı Üniversitesi'nde çalışan araştırma görevlilerine ise yönetim tarafından öğrencileri daha fazla memnun etmeleri yönünde mobbing uygulanıyor. Üniversitede maaşlar ise 5500-7000 lira arasında. Burada da YÖK'ün kararı uygulanmıyor. Bilgi Üniversitesi'nde yaşananların ses getirmesinin ardından Nişantaşı Üniversitesi'nde çalışan araştırma görevlileri de çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve ücret artışı talebinde bulundular.

ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ VE DESTEK VEREN AKADEMİSYENLER KOD 22 İLE İŞTEN ÇIKARILDI

Bu talebin karşısında ise 40’a yakın araştırma görevlisi ile onlara destek veren akademisyenler geçtiğimiz günlerde 'Kod 22' ile tazminatsız olarak işten çıkarıldı. Kod 22 ile işten çıkarılanlar ise kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve işsizlik ödeneği alamıyor.Ayrıca duruma itiraz eden akademisyenlere ise rektör yardımcısı Mehmet Ünal, üniversitenin ortasına hakaret etti. 

TEPKİLER GİT GİDE BÜYÜDÜ: "AKADEMİSYEN KIYIMINA SON"

Tüm bunlar karşısında araştırma görevlileri ve onlara destek veren akademisyenler Vakıf Üniversitesi Dayanışma Meclisi, Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi ve Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (ÜNİVDER) ile birlikte üniversite önünde, 'Akademisyen kıyımına son. Eğitim bu değil' diyerek basın açıklaması düzenledi.

"NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ AKADEMİSYENLERİ YALNIZ DEĞİLDİR"

Basın açıklamasında, “Çok iyi biliyoruz ki bugün Nişantaşı Üniversitesi yönetimini asıl korkutan, bütün akademisyenlerin ortaya koyduğu birliktelik ve dayanışma tutumudur. Akademinin hala biat etmediği gerçekliğidir. Öğretim elemanlarının arkasında yüzlerce eğitim ve bilim emekçisi durmaktadır. Birlikteyiz, yan yanayız, dayanışıyoruz. Nişantaşı Üniversitesi akademisyenleri yalnız değildir. Bu kölelik şartlarına karşı mücadele edeceğiz" ifadelerine yer verildi.

MALTEPE ÜNİVERSİTESİ'NDEKİ AKADEMİSYENLERDEN ÇAĞRI: "BU YANLIŞTAN BİR AN ÖNCE DÖNÜLMELİ"

Maltepe Üniversitesi’nde de diğer iki üniversite olduğu gibi devlet ile vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarının maaşlarının eşitlenmesine ilişkin yapılan yasa değişikliği uygulanmıyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Maltepe Üniversitesi akademisyenleri, “Maltepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti ve Reltörlüğü’nde çağrımızdır! Mütevelli Heyeti ve Rektörlüğü’nü ilgili yasayı uygulayarak bu yanlıştan bir an önce dönmeye çağırıyoruz" dedi ve üniversite yönetiminden şu taleplerde bulundu:

  • "Maaşlarımızın devler üniversitelerinde çalışan meslektaşlarımızla eşitlenmesini,
  • Yıllık maaş artışının kamuda olduğu gibi yılda iki defa olarak düzenlenmesini
  • Eşitlenmenin brüt üzerinden değil, net ücret üzerinden yapılmasını,
  • Mevcut eksik ödemelerin geri dönük olarak telafi edilmesini talep ediyoruz
  • Ne üniversitemizden, ne öğrencilerimizden ne de akademik ideallerimizden vazgeçeceğiz. Haklarımızın takipçisi olacağız” 

YÖK KANUNU NE DİYOR?

15 Nisan 2020 tarihinde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan değişiklikle, “Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez” ifadesi kullanılarak ücretlerin eşitlenmesine karar verildi.