Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kasım ayında üretici fiyatları ile market fiyatları arasında yaşanan farka dikkat çekti. Bayraktar, “Üreticide 3 lira 75 kuruş olan marul 12 lira 63 kuruşa, 13 lira 84 kuruş olan kırmızı mercimek 42 lira 97 kuruşa, 5 lira olan elma 15 lira 49 kuruşa, 2 lira 6 kuruş olan maydanoz 5 lira 78 kuruşa, 6 lira 79 kuruş olan kabak 19 lira 3 kuruşa, 4 lira 25 kuruş olan havuç ise 11 lira 90 kuruşa markette satıldı” dedi.

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, bugün yaptığı açıklamada, tarım ve gıda sektöründe yaşanan son gelişmeler, girdi fiyatlarındaki aylık ve yıllık değişimler ile üretici ve market fiyatları arasındaki farkları değerlendirdi. 

Tarımsal ürün arzının azaldığı bir döneme girildiğini belirten Bayraktar, örtü altı tarımı için tarımsal ürün maliyetlerine gübre, ilaç ve işçilik gibi masrafların yanı sıra bir de ısıtma ve elektrik gibi masrafların eklendiği bir sezonun başladığını anımsattı. Bayraktar, şunları söyledi:

“Tarımsal girdi fiyatlarındaki artışlar, ürün maliyetlerini yukarı doğru çekiyor. Bu maliyetlerden dolayı artan ürün fiyatları tüketiciyi mağdur ederken üretici ise eline geçen gelirin çoğunu masraflarına veriyor. Bu sebeple üreticilerimizin gelirleri düşüyor. Geliri düşen üreticimiz mağdur oluyor ve üretimden uzaklaşıyor. Bu durum, tarımsal üretimin artmasını olumsuz yönde etkilerken tarımsal ürün arzının azalmasına sebep oluyor. Şurası iyi bilinmelidir ki tüketici fiyatlarındaki artış, sadece tarımsal ürün maliyetlerinden ve arz azalmasından kaynaklanmıyor. Ürün üreticiden çıkıp markete ulaşıncaya kadar fiyatı ciddi oranda artıyor.

“TÜKETİCİ, FAHİŞ FİYATTAN ÜRÜN SATAN MARKETLERİ, ALIŞVERİŞ YAPMAYARAK CEZALANDIRMALIDIR”

Tüketicilerimiz her türlü ihtiyacını erteleyebilirken gıdaya olan talebini, karnını doyurabilmek için erteleyemiyor. Bu manada gıda sektörü, spekülasyona açık bir sektördür. Bu sektörde tüketicilerimize de düşen görevler vardır. Bir markanın aynı ürünleri değişik satış yerlerinde çok farklı fiyatlardan satılabiliyor. Tüketici, ürün fiyatlarına yön verme ve müdahale etme gücünü kullanmalı, fahiş fiyattan ürün satan marketleri, alışveriş yapmayarak cezalandırmalıdır."

“PEYNİR FİYATLARI ET FİYATLARINI GEÇTİ”

 Bazı marketlerde peynir fiyatlarının et fiyatlarını geçtiğini ifade eden Bayraktar, “Üreticimiz, ürettiği ürünlerin tüketici fiyatlarını gördüğünde şaşkınlığa uğruyor. Üretenin değil aracıların daha fazla kazandığını görünce de üretimden soğuyor” dedi.

“BESİ YEMİ SON BİR YILDA YÜZDE 94, SÜT YEMİ YÜZDE 90 ORANINDA ARTTI”

Ege İhracatçıları, 2023'e yüzde 5 artışla girdi Ege İhracatçıları, 2023'e yüzde 5 artışla girdi

Kasım ayında girdi fiyatlarındaki aylık ve yıllık değişimlere dikkat çeken Bayraktar, şöyle konuştu:

“Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız verilere göre; kasım ayında, ekim ayına göre DAP gübresi yüzde 5,9, üre gübresi yüzde 3,8, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 3,2, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 0,4 ve amonyum sülfat gübresi yüzde 0,7 oranında düşüş gösterdi. Geçen yılın kasım ayına göre ise son bir yılda, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 60, DAP gübresi yüzde 47, üre gübresi yüzde 13, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 9 artarken amonyum sülfat gübresi yüzde 9 oranında azaldı. Mazot fiyatı, aylık olarak yüzde 9 düştü, son bir yıla göre ise yüzde 175 oranında arttı. Besi yemi kasım ayında, ekim ayına göre yüzde 2,3, süt yemi yüzde 2,2, son bir yılda besi yemi yüzde 94, süt yemi ise yüzde 90 oranında arttı. Elektrik fiyatları son bir yılda yüzde 140 oranında artarken zirai ilaç fiyatları yıllık bazda yüzde 80 oranında artış gösterdi.” 

“ÜRETİCİDE 3 LİRA 75 KURUŞ OLAN MARUL 12 LİRA 63 KURUŞA MARKETTE SATILDI”

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, kasım ayında üretici ile market fiyatları arasında oluşan farkları da şöyle açıkladı:

“Kasım ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı, en fazla yüzde 236,8 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat farkını, yüzde 210,5 ile kırmızı mercimek, yüzde 209,8 ile elma, yüzde 180,6 ile maydanoz, yüzde 180,3 ile kabak, yüzde 180 ile havuç takip etti. Marul 3,4 kat, kırmızı mercimek ve elma 3,1 kat; maydanoz, kabak ve havuç ise 2,8 kat fazlaya tüketiciye satıldı. Üreticide 3 lira 75 kuruş olan marul 12 lira 63 kuruşa, 13 lira 84 kuruş olan kırmızı mercimek 42 lira 97 kuruşa, 5 lira olan elma 15 lira 49 kuruşa, 2 lira 6 kuruş olan maydanoz 5 lira 78 kuruşa, 6 lira 79 kuruş olan kabak 19 lira 3 kuruşa, 4 lira 25 kuruş olan havuç ise 11 lira 90 kuruşa markette satıldı.

“MARKETTE FİYATI EN FAZLA ARTAN ÜRÜN PİRİNÇ”

Kasım ayında, markette 37 ürünün 29’unda fiyat artışı, 8’inde ise fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün, yüzde 42,9 ile pirinç oldu. Pirinçteki fiyat artışını, yüzde 36,1 ile yeşil soğan, yüzde 33,1 ile Antep fıstığı, yüzde 22,4 ile kırmızı mercimek, yüzde 20,9 ile kuru kayısı ve domates takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 17,2 ile limon oldu. Limondaki fiyat düşüşünü, yüzde 6,4 ile marul, yüzde 3,4 ile tavuk eti, yüzde 1,6 ile mısırözü yağı izledi.

“ÜRETİCİDE FİYATI EN FAZLA DÜŞEN ÜRÜN MARUL”

Kasım ayında, üreticide fiyatı en fazla düşen ürün, yüzde 13,2 ile marul oldu. Maruldaki fiyat düşüşünü, yüzde 12,9 ile taze fasulye, yüzde 11,7 ile ıspanak, yüzde 10,4 ile sivri biber, yüzde 8,2 ile limon izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı, yüzde 48,8 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını, yüzde 44,7 ile yeşil soğan, yüzde 31 ile Antep fıstığı, yüzde 30,7 ile salatalık, yüzde 26,3 ile patates, yüzde 25,7 ile maydanoz, yüzde 20 ile domates takip etti. Kasım ayında, üreticide 29 ürünün 17’sinde fiyat artışı olurken 7 üründe ise fiyat düşüşü görüldü. 5 üründe de fiyat değişimi görülmedi.”

“ÜRETİCİ GİRDİ YÖNÜNDEN DESTEKLENMEZSE TARIMSAL ÜRETİM SEKTEYE UĞRAR”

Tarımsal üretimde en önemli iki girdi kaleminin mazot ve gübre olduğunu ifade eden Bayraktar, “Bu iki kaleme ek olarak, sertifikalı tohum ve fidan destekleri her yıl düzenli olarak verilirken üretim masraflarında önemli payları olan ilaç, yem, tarımsal sulamada kullanılan elektrik ve sulama girdileri göz ardı edilmekte, destek verilmemektedir. Halbuki yem, hayvansal üretimin can damarıdır. Su ise bitkisel üretimin olmazsa olmazıdır. Üretici girdi yönünden desteklenmezse tarımsal üretim sekteye uğrar” dedi.