Türk-İş’e bağlı Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şubesi yeni dönem toplu iş sözleşmesinde OMÜ’ye bağlı olan OMKAN işyerinde anlaşmazlıklardan dolayı grev kararı aldı.  Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Tarık Sayın, "OMÜ Kampüsü içerisine Tez-Koop-İş Genel Başkanı Haydar Özdemiroğlu’nun katılımıyla OMKAN’da grev çadırı kuracaklarını söyledi.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Vakfı (OMKAN) işçileri eylemlerinin 7. haftasında yine OMÜ Rektörlüğü önünde aynı saatte bir araya geldi. Tez-Koop-İş Samsun Şube Başkanı Tarık Sayın, "Sürecimiz devam ediyor. 2 gündür Ankara’daydık, genel merkez yöneticilerimizle bir toplantı yaptık.  Ankara’dan sizlere selam getirdim. Koca yürekli genel başkanımız, Haydar Özdemiroğlu’nun selamını getirdim. Haydar Özdemiroğlu, Ankara’dan bu haklı mücadelemizi yürekten destekliyor ve işçi arkadaşlarımızı Ankara’dan selamlıyor" dedi.

"KİME GİTSEK YÜZDE 5’LİK ÜCRET ZAMMINA GÜLDÜ"

Ankara’da çeşitli yerleri ziyaret ederek destek arayan Tarık Sayın, Ankara’da gittiği yerlerden aldığı yanıtları şöyle anlattı:

"İki gündür Ankara’dayız, bakanlık yetkilileriyle görüşüyoruz. Bakanlık yetkilileriyle görüştüğümüzde 'bize yüzde 5 zam öneriyorlar' dediğimizde herkes gülerek bizi karşıladı. 'Yüzde 5 mi?' dedi. Evet, yüzde 5, Çalışma Bakan Yardımcısı ile görüştük. TÜHİS dairesinden sorumlu genel müdürle görüştük. Külliyede lojistik daire başkanıyla görüştük ve görüştüğümüz herkes bu rakama güldü. Gerçekten güldü ve halen, biz iyi niyetli olarak masada bu işin çözülmesinden yanayız. Bu işin masada çözülmemesi durumunda haftaya grev kararını alacağız. Geçen hafta OMKAN’da, arabulucu yetki yazısı geldi. OMKAN’ın genel merkez yönetimi tarafından grev kararı alındı. Grev sürecini başlatıyoruz.

"ÜNİVERSİTENİN İŞÇİLERİ DEĞİL SAHİBİYİZ"

Haftaya büyük ihtimalle, eğer bir anlaşma sağlanamazsa OMÜ’de de aynı şekilde grev kararımızı alıp süreci başlatacağız ve burada artık üniversitede bir grev çadırı oluşturup, ben Şube Başkanı olarak, burada yatıp burada kalkacağım. Çünkü biz bir yola çıktık ve bu yoldan kesinlikle ve kesinlikle altını çiziyorum, kazanım olmadan, gidemeyiz arkadaşlar çünkü taleplerimiz öyle büyük, ahım şahım bir talep değil. Biz üniversiteyi yönetelim demiyoruz. Biz sadece var olan, haklarımız noktasında, ücretlerimiz noktasında bize belki yetmeyecek ama bizi yarınlara aç taşıyacak olan, ücretleri talep ediyoruz. Burada şunun altını da çizmek istiyorum arkadaşlar. Dün TÜHİS’le, yine bir TÜHİS yetkilileriyle başkan ve başkan yardımcısıyla, bir görüşme yaptık. Ücret ve sosyal haklar noktasında TÜHİS bizim taleplerimize yaklaştı.  Ücret ve sosyal haklar noktasında anlaşabileceğimiz noktaya geldik. Fakat bizim için, 40 saat olmazsa olmazlarımız arasındadır. Neden diye soracaksanız, bunu da anlattık arkadaşlar, bunu siyasi parti yetkililerine de anlattık. Bakın biz üniversitenin işçileri değiliz, sahibiyiz. Yarın belki buradan yönetici arkadaşlarımız, bizler gideceğiz. Ama siz yıllar yılı burada çalışacaksınız. Buradan üniversitenin zararını istemiyoruz diyen yetkililerimiz ne yapıyor? 5’te bir servis aracı getiriyor, 6’da bir servis aracı getiriyor. Biz diyoruz ki, iyi niyetli olarak. Burada üniversite, bizimdir ve biz 5’ten sonra çalışmıyoruz. Sadece oturup, memurlar yok çünkü burada oturup, saati bekliyoruz. Burada da anlaşmamız durumunda biz burada tulum horon eşliğinde bir kutlama yaparız ve işimize devam ederiz. Ama olmazsa biz altını çizerek söyledik. Genel merkezimiz de söylüyor. Kesinlikle Grev olmazsa olmazlar arasındadır.

"OMKAN’DA GREVE GİDİYORUZ"

Tez-Koop-İş Samsun Şubesinin Şube İdari sekreteri Buket Özden ise şunları söyledi:

"OMKAN’da uzun yıllardır büyük bir özveriyle çalışan işçilere de OMKAN tarafından sefalet zammı teklif edilmiştir. Asgari ücret düzeyinde ücretlerle çalışan işçilere toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde önerilen zam oranları ne akla ne de vicdana sığmaktadır. Tüm bunlara rağmen sendikamız uzlaşma zemininden vazgeçmemiş, bir an önce sürecin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, işçilerin hak ettikleri ücreti alabilmesi için gerekli adımları atmıştır. Aynı zamanda TÜHİS tarafından mevcut sözleşmemizde işçi lehine yer alan hükümler dahi geriye götürülmek istenmiştir. Çalışma saatleri toplu iş sözleşmemizde günde 8 saat, haftada 40 saattir. Cumartesi ve pazar günleri hafta tatilidir. Yıllardır bu çalışma saatlerinin uygulandığı üniversitede çalışma saatlerinde ikilik yaratılmak istenmektedir. Aynı işyerinde aynı işi yapan işçilerin bir kısmı haftada 40 saat çalışırken, diğer işçiler haftada 5 gün, 45 saat çalıştırılmak istenmektedir. Aynı işyerinde çalışan işçiler arasında bu tür bir eşitsizlik, çalışanlar arasında huzursuzluk yaratmaktadır, eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır. Toplu iş sözleşmemizde yer alan hükümler yıllar süren mücadeleler sonucunda kazanılmış haklardır. Sendikamız tarafından kazanılmış haklarda hiçbir şekilde geriye gidilemeyeceği açıktır.

TCMB: Finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı 6,1 milyar dolar azaldı TCMB: Finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı 6,1 milyar dolar azaldı

"DAHA FAZLA GECİKMEYE TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI"

Diğer yandan kamu idarelerinde çalışan 700 binden fazla işçi için hükümet ile işçi sendikaları konfederasyonları arasında imzalanan, kamuda en düşük ücretleri ve ücrete bağlı hakları belirleyen 2021 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’nün uygulandığı kamu işyerlerinde benzer işlerde çalışan işçilerin almakta oldukları ücretlerin çok altında ücret teklif edilmesi Anayasa’nın özenle koruduğu hem eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına hem de sosyal adalet ilkesine aykırıdır. Eşitlik ilkesine uygun olarak kamu kurumlarında benzer hizmet gruplarında çalışan işçiler arasında ücrette ve sosyal haklarda eşitlik sağlanmalıdır. Yıllarca verilen mücadeleler sonucu toplu iş sözleşmesi ile kazanılmış olan haklar geriye götürülmemelidir. Açıklanan nedenlerle, ekonomik krizin bu denli derinden hissedildiği bir dönemde toplu iş sözleşmesi sürecinin uzaması ekonomik sıkıntılarla da birleşince çalışanlar arasında ciddi huzursuzluklara yol açmış, çalışma barışını ortadan kaldırmıştır. Daha fazla geciktirilmeden bir an önce işçilerin mağduriyeti giderilmelidir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi işçilerine diğer kamu kurumlarındaki işçi ücretlerinin altında ücret dayatmasından vazgeçilmelidir. Yıllardır gece gündüz büyük bir özveriyle çalışan Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve OMKAN işçileri, harcadığı emeğin, döktüğü alın terinin karşılığını almalıdır. Bu süre içerisinde toplu sözleşme prosedürümüz işlemeye devam etmektedir. Aylardır süren toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığı için sendikamız tarafından uyuşmazlık tutanağı tutularak arabulucuya başvurulmuştur. Bu sürede yapılan arabulucu görüşmelerinde de anlaşma sağlamamış ve. Arabulucu tarafından uyuşmazlık tutanağı 5 Ekim 2022 tarihi itibariyle sendikamıza tebliğ edilmiştir. Bundan sonraki süreç OMÜ işçilerinin iradesindedir. OMÜ işçilerine grevden başka seçenek kalmamıştır."