26.07.2020, 00:49

Temmuz 2020 itibariyle COVID-19 verileri -1: Dünya ve Türkiye ne durumda?

"Dünyadaki gidişe bakıldığında olgu sayısının hala yükselmeye ve rekorlar kırmaya devam ettiği, ancak ölümlerin aynı şekilde artmadığı görülmektedir. Bu da virüsün öldürme gücü veya virülansının azaldığı düşüncesini öne çıkarmıştır. Bize sosyokültürel olarak en fazla benzeyen ülkelerden biri olan İran, hızla normalleşme çabaları sonrasında son haftalarda tekrar hızla artan olgu ve ölüm sayıları ile karşılaşmıştır. Bunda önemli bir itici güç ise ekonominin eski normale dönmesinin hem iktidardaki siyasetler hem de halkın önemli bölümü tarafından sıkı önlemlerin sürmesine tercih edilmesidir."

Pandeminin başladığı Aralık 2019- Ocak 2020 döneminden beri veri akışını sağlayan birkaç internet sitesi sayesinde dünyayı izlememiz oldukça kolaylaşmıştır. Worldometers.info, ourworldindata.org, https://gisanddata.maps.arcgis.com/ gibi siteler aracılığıyla neredeyse gerçek zamanlı olarak global ölçekte birçok ayrıntılı değişken izlenip yorumlanabilmektedir. Mart başından itibaren giderek daha fazla yeni tanı alan olgu olduğu, dalgalı seyir izlenmekle birlikte Nisan- Temmuz ayları arasında trendin yukarıya doğru olduğu, birkaç günde bir yeni rekorlar kırıldığı görülüyor. [caption id="attachment_59604" align="aligncenter" width="1143"] Şekil. Günde yeni eklenen olgu sayıları.[/caption] Çin’de Ocak-Mart döneminde hızla 80.000’e çıkan olgu sayısı daha sonra ani fren yapmış ve koltuğu diğer ülkelere devretmiştir. Temmuz sonu itibarıyla olguların 1/4’ünden fazlası ABD’de (4 milyon olgu), sadece %0.6’sı Çin’de kalmıştır. Bu durum veri güvenliği tartışmalarını da gündeme getirmiştir, çünkü Mart ayına kadar hızla 80.000’e çıkan hasta sayısının 4 ay içinde ancak 85.000 olması soru işaretiyle karşılanmaktadır. Mayıs-Temmuz döneminde olgu sayısı hızla yükselen Brezilya ve Hindistan ile 2. ve 3. sıraya, Rusya ise 4. sıraya çıkmıştır. Son aylarda en hızlı olgu artışı ABD, Brezilya, Rusya, Hindistan, Peru, Güney Afrika, Şili ve Meksika’da olmuştur.Ölüm sayıları: Mart başından itibaren ölümlerde artış trendi varken Nisan ortasından sonra plato ve hafif düşme eğilimi görülmüştür. Mayıs - Temmuz döneminde ise istikrarlı-dalgalı trend ile sabitlenme izleniyor. Mayıs-Temmuz aylarında en yüksek ölüm oranları -24 ile Fransa, Belçika, İtalya ve İngiltere’dedir. Ülkelerin içinde de bölgesel farklar olabilmektedir. Örneğin ABD’de %4-5, fakat New York’ta fatalite hızı dikkat çekmiştir. [caption id="attachment_59605" align="aligncenter" width="1154"] Şekil. Dünyada her gün için kaydedilen ölüm sayıları.[/caption] [caption id="attachment_59606" align="aligncenter" width="1145"] Şekil. Temmuz sonuna kadar sonuçlanmış hastalar. Üstteki gri çizgi iyileşenler, turuncu ölenleri gösteriyor. Sonuçlanan olgular içindeki ölüm oranı (mortalite hızı) Temmuz sonunda %6.5’e kadar düşmüştür.[/caption] En fazla hangi ülkelerde olgu vardır? Temmuz ayı itibarıyla Günlük olgu sayısının en fazla açıklandığı dört ülke ABD, Hindistan, Rusya ve Meksika’dır. [caption id="attachment_59608" align="aligncenter" width="696"] Tablo. Dünyada en fazla COVID-19 olgusu bulunan ülkelerdeki ayrıntılı veriler (Temmuz 2020).[/caption] Olguların ülkelere dağılımı ve Türkiye’nin payı nasıldır? Olguların yarıdan fazlası dört ülkede; ABD, Rusya, Brezilya ve Hindistan’da bulunuyor (%53). Türkiye 220.000 civarında olgu ile tüm dünya olgularının %1.6’sını temsil ediyor. Nüfusumuz dünyanın %1’i civarında olduğuna göre, olması gerekenden fazla olgu sahibi olduğumuz söylenebilir. [caption id="attachment_59610" align="aligncenter" width="1051"] Şekil. 2020 Temmuz ayı 2. haftasında olguların ülkelere dağılımı (Çin dışarıda bırakılmıştır). Kaynak: Worldometers.info sitesi.[/caption] [caption id="attachment_59611" align="aligncenter" width="696"] Şekil. Temmuz ayında olgu fatalite hızları.[/caption] Dünyada ve ülkemizde Covid19 normalleşme süreci nasıl değerlendirilebilir? Türkiye’de Mart’ın ikinci haftasından itibaren İstanbul ağırlıklı olmak üzere PCR (+) olgular bildirilmiştir. Bunda hem geniş bir sınırımız bulunan İran’dan karayoluyla girişler ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinden İstanbul ve İzmir’e gelişlerin etkili olduğu düşünülmektedir. İlk olgunun açıklandığı 11 Mart’tan sonraki ilk haftalarda artan olgu sayıları görülmüştür. Ülkemizde bugün vaka sayısı 200 bini, COVID-19’a bağlı doğrulanmış ölüm sayısı 5.000’i aşmıştır. Dünyadaki gidişe bakıldığında olgu sayısının hala yükselmeye ve rekorlar kırmaya devam ettiği, ancak ölümlerin aynı şekilde artmadığı görülmektedir. Bu da virüsün öldürme gücü veya virülansının azaldığı düşüncesini öne çıkarmıştır. Bunun sonucunda en fazla olgunun bulunduğu ABD dâhil olmak üzere Kuzey Avrupa ülkelerinde, kısmen Uzakdoğu ve Ortadoğu’da normalleşme çabaları belirginleşmiştir. Bize sosyokültürel olarak en fazla benzeyen ülkelerden biri olan İran, hızla normalleşme çabaları sonrasında son haftalarda tekrar hızla artan olgu ve ölüm sayıları ile karşılaşmıştır. O kadar ki, hep yanlış olarak kullanılan ‘ikinci dalga’ terimine en yakın olan ülke İran’dır. Yanlış dememin nedeni, bilimsel olarak ikinci dalgaya geçilmesi için ilk dalganın sıfırlanması gerekir; ancak dünyada fazla olgusu olan hiçbir ülkede birinci dalganın bittiği söylenemez. [caption id="attachment_59616" align="aligncenter" width="1145"] Tablo. İran’da “normalleşme” sonrası yeniden yükselen günlük ölümler.[/caption] Bunda önemli bir itici güç ise ekonominin eski normale dönmesinin hem iktidardaki siyasetler hem de halkın önemli bölümü tarafından sıkı önlemlerin sürmesine tercih edilmesidir. Ülkemizde Nisan-Mayıs aylarında sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden bir vatandaşın kameralara söylediği ‘Koronadan değil, açlıktan mı ölelim?’ sorusu bu durumun kristalleşmiş halidir.

YAZININ 2. BÖLÜMÜ:

https://dokuz8haber.net/kose-yazilari/covid-19-verileri-2-hastaneler-saglik-sistemi-ve-asi/

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.
DOLAR
EURO
STERLIN
ALTIN
BIST

Gelişmelerden Haberdar Olun

@