Dostluk ve Kültür Derneği, Kaldıraç, Emekçi Hareket Partisi, Proleter Devrimci Duruş, Sudan Konsolosluğu önünde bir araya gelerek dayanışma eylemi gerçekleştirdi.

Dostluk ve Kültür Derneği (DKDER), Kaldıraç, Emekçi Hareket Partisi (EHP), Proleter Devrimci Duruş, İstanbul Etiler'de bulunan Sudan Konsolosluğu önünde bir araya gelerek "Sudan emekçi halkının yanındayız" sloganıyla dayanışma eylemi gerçekleştirdi.

"Geri dönüş yok, uzlaşı yok, Devrim sürüyor" şiarıyla Sudan Konsolosluğu önünde bir araya gelen devrimciler, "Sudan direniş komitelerinin  gerçekleştireceği 'milyonluk yürüyüş'e Anadolu'nun devrimcileri olarak ses veriyoruz" dedi. 

Sudan dayanışma eylemi 2

Basın açıklamasında Özlem Özdemir Sudan Komünist partinin açıklamasını okudu.

"Sudan Komünist Partisi ve Direniş Komiteleri dün gece ve bugün yaptığı açıklamalarla dış müdahalenin engellenmesi çağrısında bulundu. Ülkeyi kapsayan örgütlülüğü ve Sudan Devriminde yüklendiği rol itibariyle temel dinamiklerden birini oluşturan Direniş Komiteleri dün gece yaptığı açıklamada, 'Dış müdahaleye hayır!' dedi.

'Savaşlarıyla, açlığıyla, salgınıyla, boşluğun yumuşaklığında bozulan sessizliğiyle bu ülke bize ait. Tüm zaferleri ve trajedileriyle bu ülke bizimdir. O bize ait ve biz ona aitiz…' diyerek başlattıkları açıklamada: Kapalı odalarda, yapılan pazarlıklarda, ülkeyi parçalayan bıçaktan damlayan kan, umurlarında olmayanlar tarafından, sadece “kınama” açıklamaları okunabileceğini ve kalplerinde bu ülke için kötülükten başka bir şey olmadığını; Ülkenin kurtuluşunun, sömürgeciliğin ve vahşi işgalin sonunun Sudanlıların elinde olduğunu belirttiler.

Sudan halk kitlelerinin, birlik ve beraberliğiyle ülkenin pusuya yatmış düşmanlarının önüne tüm dünyanın önüne gövdesini koyduğunu, hepsine karşı ayağa kalkacaklarını, kamçıların onları korkutamayacağını belirtirken; Sudan kimliğini, toprağını, tarla ve dağlarını, haysiyetini ve gururunu, Nil’ini korumak için savunacaklarını belirtti.
Sudanlı direnişçiler açıklamalarını 'Ya özgürlük ve haysiyet ya da ölüm' diyerek bitirdi. Sudan Komünist Partisi de paralel olarak bu sabah yaptığı açıklamada 'Dış müdahaleye hayır!' dedi.

Sudan dayanışma eylemi 3

Mısır, İsrail ve BAE’nin son günlerde yaptığı hamleler; İsrail heyeti ve Amerikan elçisinin ziyaretleri, orduyla ortaklığı yeniden tesis etmek için yuvarlak masa çağrıları Sudanlı direnişçiler tarafından dış müdahale hazırlığı olarak okunurken; bölgeyi etkileyecek bir sistemin kurulmasını önlemek üzere kurtuluş hareketlerinin hedef alındığı belirtiliyor.
SKP Devrimin hedeflerine ulaşmak için birleşik direnişin kuruluşunun hızlanması ve büyütülmesi çağrısında bulunurken devrim şehitlerini anarak açıklamasını sonlandırdı. Biz de Anadolu devrimcileri olarak emperyalistler ve işbirlikçilerinin yenileceğine direnen Sudan emekçi halkının kazanacağına inanıyoruz."

"GERİ DÖNÜŞ YOK, UZLAŞI YOK: DEVRİM SÜRÜYOR"

Ortak basın açıklamasını Yusuf Alp okudu:

"Sudan’da 2019 başında gelişen eylemler sonrası, 30 yıllık Beşir diktası yenilmiş; ordu ve muhalefetin o dönemdeki çatı örgütü olan ‘Özgürlük ve Değişim Güçleri’ arasında yapılan anlaşma sonrası geçiş hükümeti kurulmuştu. Ancak 25 Ekim günü ordu güçleri darbe yapmıştı. Darbeciler, Haziran 2019’da varılan anlaşma sonucunda Egemenlik Konseyi’nin bir parçasını oluşturan, önceki Beşir rejimin güvenlik komitesi.

Sudan dayanışma eylemi 4

Gözden kaçırmayın

Ümit Özdağ: SADAT askeri birlikleri ele geçirme çalışması yapmış! Ümit Özdağ: SADAT askeri birlikleri ele geçirme çalışması yapmış!

Darbe, 25 Ekim’de rejimin ekonomi politikalarına karşı artan direnişin yolunu kesmek için tam da Egemenlik Konseyi başkanlığının konseyin sivil bileşenine geçmesi beklendiği süreçte gerçekleşti. 21 Ekim’de 1964 devriminin yıldönümü için yüzbinler toplanmıştı. Bu eylemler, geçici hükümete yapılan devrime sahip çıkma uyarısına dönüşmüştü.
Sudan Komünist Partisi, sendikaları gruplandırıp bir araya getiren Direniş Komiteleri, Profesyonel İttifak ile birlikte kitleleri harekete geçirmeyi başardı ve devrimin başlangıcından bu yana en büyük kitlesel gösteriyi örgütledi.
Generallerin iktidara tutumunu açıkça değiştiren bu gelişme, iktidar çevrelerini 25 Ekim’de ikinci bir darbe yapmaya zorladı. Bu Açıkça ABD, AB ve komşu ülkeler tarafından desteklenen bir hareketti.
Bütün bu gelişmeler, emperyalizmin iş birliği ve müdahalesiyle gerçekleşti.
Darbenin üzerinden saatler geçtiğinde, başkent Hartum eylemciler tarafından barikatlarla sarılmıştı.
30 Ekim’de internet kesintilerine rağmen, direniş komiteleri öncülüğünde devasa eylemler düzenlendi.
Kesintisiz devam eden eylemlerin Profesyonel İttifak, direniş komiteleri, Sudan Komünist Partisi, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri tarafından desteklenen acil talepleri ise şöyleydi:

'Darbenin dağıtılması ve tüm yetkinin sivillere devri.
Darbede sorumluluğu olanların derhal el çektirilmesi ve yargılanması.
Askeri konseyle doğrudan veya dolaylı (yabancı güçlerin aracılığı vb. yollarla)  hiçbir diyalog ve pazarlıkta bulunulmaması.
Bütün milislerin dağıtılması ve halkın; özgürlük, barış ve adalet haklarına ve ülkenin sınırlarını koruma doktrinine bağlı ulusal bir ordunun kurulması.
Bütün silahlı kuvvetler ve polis güçlerinin politik süreçlerden uzaklaştırılması, ordunun siyasete dâhil olmasının suç haline gelmesi.

Geçiş sürecinin bütün yapısının akademi ve uzmanların denetiminde ilerlemesi.
Sudan Devleti’nin tüm ekonomik, politik ve güvenlik kararlarında tam egemenliğe sahip olması.'
Mevcut ayaklanmanın başlangıcından, yani 25 Ekim darbesinden, sonra Direniş Komitelerinin yayınladığı bilgilere göre en az 71 kişi vurularak öldürüldü.  Binleri aşan, bazıları kritik durumda olan yaralı var. Yüzlerce kişi gözaltına alındı.
Devrime karşı gerçekleştirilen saldırıyı kınıyoruz.
Siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılmalıdır.

1964 ve 1985’te iki diktatörlük rejimini devirmenin zengin tecrübesini arkasında bulunduran Sudanlı devrimcilerin ısrarlı kavgasını görüyor, kendi kavgamız kabul ediyor ve zafere olan inancımızla selamlıyoruz.
Tüm bunların ışığında, Sudan bize oldukça yakındır. Çünkü deneyimlerimiz ortak yarınlarımızın yolu olacak."

Açıklama sonrasında "Yaşasın halkların antiemperyalist birliği!", "Yaşasın bütün öğreticiliğiyle süren Sudan devrimi", "Yaşasın proletarya enternasyonalizmi" sloganları atıldı.