Bursa’daki sivil toplum kuruluşları, Uludağ Alan Başkanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifine tepki gösterdi. Bursa Ormancılar Derneği temsilcisi Cemal Türeyen, “Alan Başkanlığı projesinin, Uludağ Milli Parkı’na çok büyük zararlar vereceği aşikardır. Bu alanda yapılacak yeni otel zincirleri, yeni yerleşim yerleri, otoparklar, yeni yollar ve artacak nüfus; mevcut doğal dokuya büyük zararlar verecektir. Bursa’mızı besleyen su kaynakları kirlenecek, endemik türler yok olacak, artacak yapılaşma sonucu bacalardan çıkan sıcaklık, Uludağ’ın kış aylarındaki ortalama ısı değerini olumsuz yönde değiştirecektir” dedi.

preview image

AKP milletvekillerinin Uludağ Alan Başkanlığı kurulması ile ilgili yasa teklifine yönelik tepkiler sürüyor.

Ormancılar Derneği Bursa Temsilciliği, TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, Bursa Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcülüğü, Bursa Barosu, Doğa-Der ve Tarım Orkam-Sen Bursa Şube Başkanlığı yöneticileri ve temsilcileri; Bursa Akademik Odalar Birliği salonunda bir araya geldi.

"ULUDAĞ’DA BİN 320 ÇEŞİT CANLI TÜRÜ VAR"

Bursa Ormancılar Derneği temsilcisi Cemal Türeyen, şu açıklamayı yaptı:

"Uludağ 2543 metre yüksekliği ile Marmara Bölgesinin en yüksek dağı olup, bin 320 çeşit bitki, böcek ile çok sayıda ve türde yaban hayvanına ev sahipliği yapmaktadır. Ülkemizin ilk kış- doğa sporları merkezidir. 1961 yılında Milli Park olarak ilan edilen, 13.024 hektar büyüklüğündeki bu koruma alanı 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu hükümleri kapsamında yönetilmektedir. Birçok bilimsel araştırmanın da yapıldığı Uludağ Milli Park’ının yüzde 71’i tamamen orman örtüsü ile kaplıdır. Geriye kalan bölümü ise üzerinde sadece Uludağ’da yetişen dünya literatüründe yer alan 32 endemik türün bulunduğu alpin çayır alanları ile kayalık alanlardır."

"BURSA’NIN EN ÖNEMLİ SU KAYNAĞI"

Uludağ’ın yıllık ortalama ziyaretçi sayısının iki milyona yakın olduğunu söyleyen Türeyen, dağın aynı zamanda Bursa’nın en önemli su kaynağı olduğunun altını çizdi. Birçok önemli özelliğe sahip olan Uludağ’ın Alan Başkanlığı ile büyük ölçüde tahrip edileceğini söyleyen Türeyen, "Alan Başkanlığı için hazırlanan kanun teklifinde belirtilen komisyon ve danışma kurulunda yer alacak üyeler ağırlıklı olarak turizm ve ticaret sektörü temsilcilerinden oluşmaktadır. Bu komisyonun alanda yapacağı uygulamaların Uludağ’ı korumaya yönelik olmayacağı açıktır. Alan Başkanlığı ile yönetme biçiminin olumsuz örnekleri Kapadokya’da görülmektedir" dedi.

Ege’de 316 projeye ‘ÇED gerekli değildir’ raporu verildi Ege’de 316 projeye ‘ÇED gerekli değildir’ raporu verildi

"ALAN BAŞKANLIĞI, DOĞAL DOKUYA BÜYÜK ZARARLAR VERECEK"

Türeyen konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Uludağ Milli Parkı’nın endemik türlerinin ağırlıklı olarak bulunduğu 2100 hektarlık bölümünün yönetimi, kurulması istenen Alan Başkanlığı’na devredilecek ve bu alanda Milli Park Yasa’ları uygulanamayacaktır. Alan Başkanlığının içerisindeki Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlıkları üzerinde tam yetkili olması, bu sınırlar içerisindeki gerçek ve tüzel kişilere ait taşınmaz mallar ile tesisleri kamulaştırma yetkisine sahip olması, burada yapılacak her tür ve ölçekte planların hazırlanması, uygulanması ve buna benzer daha nice kararların alınması ve uygulanması yetkileri ile donatılmış Alan Başkanlığı projesinin, Uludağ Milli Parkı’na çok büyük zararlar vereceği aşikardır. Bu alanda yapılacak yeni otel zincirleri, yeni yerleşim yerleri, otoparklar, yeni yollar ve artacak nüfus, mevcut doğal dokuya büyük zararlar verecektir. Bursa’mızı besleyen su kaynakları kirlenecek, endemik türler yok olacak, artacak yapılaşma sonucu bacalardan çıkan sıcaklık, Uludağ’ın kış aylarındaki ortalama ısı değerini olumsuz yönde değiştirecektir. Bu nedenlerle Uludağ’da, Alan Başkanlığı kurulmasının, Uludağ’ımıza ve dolayısıyla Bursa’mıza getireceği olumsuzluklar nedeniyle Uludağ’da Alan Başkanlığı kurulmaması ve Milli Park olarak yönetilmeye devam edilmesi konusunu kamuoyuna saygı ile arz ederiz."