<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>dokuz8HABER</title>
    <link>https://www.dokuz8haber.net</link>
    <description>Son dakika haberleri, güncel haberler, siyaset, toplum, yaşam haberleri, ekonomideki gelişmeler, emek dünyasından ekoloji mücadelesine ve kadın hareketine yerel ve dünya haberleri dokuz8haber.net'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/toplum-yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 09:21:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/toplum-yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma: Türkiye'de şiddet vakaları bir yılda yüzde 75 arttı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/arastirma-turkiyede-siddet-vakalari-bir-yilda-yuzde-75-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/arastirma-turkiyede-siddet-vakalari-bir-yilda-yuzde-75-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Kültür Üniversitesi tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye'de şiddet vakaları bir yılda yüzde 75 artarak 2 bin 289'a yükselirken, şiddetin kamusal alana taşındığı saptandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Kültür Üniversitesi Adalet ve Suç Psikolojisi Laboratuvarı'nın hazırladığı 2025 "Türkiye Şiddet Haritası" raporu, şiddet vakalarındaki çarpıcı artışı ortaya koydu. Raporda yer alan verilere göre, şiddet olaylarının sayısı 2024 yılına kıyasla yüzde 75 oranında bir artış göstererek 2 bin 289 seviyesine ulaştı.</p>

<p>Cumhuriyet gazetesinin aktardığı <a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/rapora-gore-vakalar-bir-yilda-yuzde-75-oraninda-artti-faillerin-yuzde-95-i-erkek-turkiye-siddet-sarmalinda-2489353" rel="nofollow"><span style="color:#3498db">verilere</span></a> göre raporda, özellikle Şanlıurfa ve Adana'daki artışa dikkat çekildi. Şanlıurfa'da vaka sayısının yaklaşık 13 kat, Adana'da ise 5 kat arttığı, bu illerin yeni "sıcak noktalar" haline geldiği belirtildi.</p>

<p></p>

<h2>Şiddet kamusal alana taşındı</h2>

<p>Raporda, şiddetin tanıdıklar arasındaki mahrem bir çatışma olmaktan çıkarak sokağa taştığı vurgulandı. 2024'te yüzde 13,2 olan yabancı fail oranının 2025'te yüzde 38,8'e yükseldiği belirtilerek, bunun toplumsal güven bağlarının zayıfladığını gösterdiği kaydedildi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Faillerin yüzde 95,5'i erkek</h2>

<p>Raporda, faillerin yüzde 95,5'inin erkeklerden oluştuğu belirtildi. Yaşlılar ve çocuklar gibi kırılgan gruplara yönelik şiddette yabancı fail oranlarının da ciddi şekilde arttığı ifade edildi.</p>

<p></p>

<p>Cinayetlerde ateşli silah kullanım oranının yüzde 62 olduğu, bireysel silahlanmanın şiddetin ölümcüllüğünü artırdığı kaydedildi. Şiddetin zamansal dağılımında ise eylül ayının yüzde 10,4 ile en riskli ay olduğu belirtildi.</p>

<p></p>

<h2>"Toplumsal güven zayıfladı"</h2>

<p>Adalet ve Suç Psikolojisi Laboratuvarı Direktörü Doç. Dr. Ayhan Erbay, en kritik bulgunun şiddetin kamusal bir tehdide dönüşmesi olduğunu belirterek, toplumsal güvenin zayıfladığını ve bireylerin birbirini tehdit olarak algılamaya başladığını söyledi.</p>

<p></p>

<h2>Öneriler sıralandı</h2>

<p>Raporda, Adana - Seyhan ve Şanlıurfa - Haliliye gibi bölgelerin özel güvenlik ve sosyal hizmet bölgesi ilan edilmesi, bireysel silahlanmanın sınırlandırılması, kesici-delici aletlere yönelik denetimlerin artırılması ve saldırgan erkek profiline yönelik özel müdahale merkezlerinin kurulması önerildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, TOPLUM &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/arastirma-turkiyede-siddet-vakalari-bir-yilda-yuzde-75-artti</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2021/07/polis-siddeti.jpg" type="image/jpeg" length="25009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hazırlanan Yükseköğretim Kanunu teklifinde öğrenci affı için yeni model planlanıyor]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/hazirlanan-yuksekogretim-kanunu-teklifinde-ogrenci-affi-icin-yeni-model-planlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/hazirlanan-yuksekogretim-kanunu-teklifinde-ogrenci-affi-icin-yeni-model-planlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP tarafından hazırlanan Yükseköğretim Kanunu teklifinde, öğrenci affından yararlanmak için eğitim süresinin en az yarısını tamamlama şartı getirilmesi öngörülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafından hazırlanan 30 maddelik Yükseköğretim Kanunu teklifinde öğrenci affına yönelik ayrıntılar netleşmeye başladı. Düzenlemenin bayram tatilinin ardından Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulması planlanırken, affın kapsamı ve başvuru şartlarına ilişkin yeni bir model üzerinde duruluyor.</p>

<p>Türkiye Gazetesi'nin aktardığı bilgilere göre, öğrenci affının 1 Temmuz 2022 tarihinden sonra öğrenimini yarıda bırakan kişileri kapsaması değerlendiriliyor. Bu adımla birlikte, üniversite ile ilişiği kesilen ya da kaydını yenilemeyen öğrencilerin yeniden eğitim sistemine dahil edilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanun teklifine ilişkin yürütülen görüşmelerde, "toplam eğitim süresinin yarısını tamamlama" kriteri temel ölçüt olarak ön plana çıktı. Buna göre, aftan faydalanmak isteyen ön lisans ve lisans öğrencilerinin, kayıtlı oldukları programın toplam eğitim süresinin en az yarısını bitirmiş olmaları gerekecek. Dört yıllık bir lisans programında öğrenim gören bir öğrencinin, en az iki yıl yani dört dönem boyunca kayıt yaptırmış olması şartı aranacak. Düzenleme kapsamında öğrencilerin ders başarı durumları veya devamsızlıkları dikkate alınmazken, temel kriterin öğrencinin sistemde belirli bir süre aktif kayıtlı olması olacağı ifade edildi.</p>

<h2>LİSANSÜSTÜ ÖĞRENCİLER İÇİN DE ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR</h2>

<p>Hazırlanan çalışmanın yalnızca ön lisans ve lisans öğrencileriyle sınırlı tutulmaması, yüksek lisans ile doktora öğrencileri için de alternatif modellerin oluşturulması gündemde yer alıyor. Özellikle tez döneminde eğitimini bırakan, tezi reddedilen veya programdan ayrılmak durumunda kalan lisansüstü öğrencilerin de sürece dahil edilmesi amacıyla teknik incelemelerin devam ettiği kaydedildi.</p>

<p>Teklif doğrultusunda, azami öğrenim süresini dolduran son sınıf öğrencilerine, mezuniyet aşamasında başarısız oldukları ya da hiç alamadıkları dersler için iki ek sınav hakkı tanınması planlanıyor. Ayrıca uygulamalı eğitim veya intörnlük süreçlerini tamamlayamayan öğrencilere de bu eksikliklerini giderme imkanı sağlanması öngörülüyor. Söz konusu hakların ara sınıftaki öğrencileri kapsamayacağı belirtildi.</p>

<p>Kanun teklifinde uygulamalı eğitim kapsamında üretim süreçlerine dahil olan öğrencilere teşvik ödemesi yapılmasına yönelik maddeler de bulunuyor. Bu kapsamdaki öğrencilerin işçi sayılmayacağı ve sigortalı statüsünde değerlendirilmeyeceği vurgulandı. Öte yandan, yabancı uyruklu tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi alan öğrencilere döner sermaye üzerinden ek ödeme yapılmasına dair düzenlemeler de pakette yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/hazirlanan-yuksekogretim-kanunu-teklifinde-ogrenci-affi-icin-yeni-model-planlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/09/meclis-26.jpg" type="image/jpeg" length="95654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB, öğretmen adaylarına yönelik hazırlık eğitiminin usul ve esaslarını belirledi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/meb-ogretmen-adaylarina-yonelik-hazirlik-egitiminin-usul-ve-esaslarini-belirledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/meb-ogretmen-adaylarina-yonelik-hazirlik-egitiminin-usul-ve-esaslarini-belirledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle, Millî Eğitim Akademisi’nde öğretmen adaylarına verilecek hazırlık eğitiminin içeriği, süresi, yerleştirme ve değerlendirme esasları düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmen adaylarına Millî Eğitim Akademisi bünyesinde sunulacak olan öğretmenlik mesleğine hazırlık eğitiminin içeriği, süresi ve değerlendirme yöntemlerine ilişkin usul ve esasları karara bağladı.</p>

<p>Resmî Gazete’nin 17 Mart 2026 tarihli sayısında yayımlanan “Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Mesleğine Hazırlık Eğitimi Yönetmeliği”ne göre, adaylara hem teorik hem de uygulamalı derslerden oluşan kapsamlı bir hazırlık eğitimi sunulacak. Hazırlık eğitiminin süresi temel olarak dört dönem şeklinde uygulanacak; ancak ihtiyaç duyulması hâlinde belirli yükseköğretim programları için bu sürenin üç dönem olarak belirlenebileceği ifade edildi.</p>

<p>Yönetmelik kapsamında, öğretmen adaylarının eğitim ve uygulama merkezlerine yerleştirilme yöntemleri de netleştirildi. Birden fazla merkezde eğitim imkanı sunulan alanlarda adaylar tercihlerini yapacak; yerleştirme işlemlerinde ise EKPSS, ilgili kanun kapsamındaki başvurular, millî sporculuk statüsü ve MEB-AGS puanı baz alınacak. MEB-AGS puanlarının eşitliği durumunda ise bilgisayar kurası yöntemi devreye sokulacak.</p>

<p>Düzenlemeye istinaden, hazırlık eğitimine başvuran ve alan bazlı kontenjana giren adaylar ile kontenjanların boş kalmasını önlemek amacıyla belirlenen yüzde 10 fazlası aday hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreci yürütülecek. Kayıt hakkı kazanan adayların, ilan edilen takvim doğrultusunda ilgili eğitim ve uygulama merkezlerine başvurularını gerçekleştirmeleri gerekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SINAV VE DEĞERLENDİRME ESASLARI</h2>

<p>Hazırlık eğitimi sürecinde öğretmen adayları her teorik dersten en az iki yazılı sınava tabi tutulacak. Teorik derslerde başarı sağlanabilmesi için yazılı sınav ortalamasının 100 üzerinden en az 60 olması şartı aranacak. Başarısız olunan dersler için adaylara ek sınav hakkı tanınacak; ancak bu ek sınavların ardından da başarı gösteremeyenlerin Akademi ile ilişiklerinin kesileceği kaydedildi.</p>

<p>Uygulamalı eğitim aşamasında ise öğretmen adayları üç farklı değerlendirmeden geçecek. Uygulama derslerindeki başarı puanı hesaplanırken; ilk değerlendirmenin yüzde 20’si, ikinci değerlendirmenin yüzde 30’u ve üçüncü değerlendirmenin yüzde 50’si temel alınacak. Uygulamalı derslerde başarılı kabul edilmek için 100 üzerinden en az 70 puan alma zorunluluğu bulunuyor. Bu süreçte başarısız olan adaylara ek değerlendirme imkanı verilmeyecek ve bu kişilerin Akademi ile ilişiği sonlandırılacak.</p>

<p>Atamaya esas teşkil edecek başarı puanı, teorik derslerin başarı notu ortalamasının yüzde 40’ı ile uygulamalı derslerin başarı notu ortalamasının yüzde 60’ının toplamı üzerinden belirlenecek. Hazırlık eğitimini başarıyla tamamlayan adaylar adına, atamaya esas başarı puanını da içeren resmi bir belge tanzim edilecek.</p>

<p>Yönetmelik ayrıca adayların devam, izin, disiplin, mali ve sosyal haklarını da hükme bağlıyor. Bu çerçevede, öğretmen adaylarına eğitim süreceğince her ay 23 bin 310 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu ulaşılan tutarda ödeme yapılacağı belirtildi. Adaylar ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin genel sağlık sigortası kapsamına alınacağı vurgulandı. Sağlık mazeretleri dolayısıyla toplam 19 güne kadar izin kullanılabilecek; 20 gün ve üzerindeki mazeret durumlarında ise kayıtların dondurulacağı bildirildi. Yönetmelik, yayımı ile birlikte yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/meb-ogretmen-adaylarina-yonelik-hazirlik-egitiminin-usul-ve-esaslarini-belirledi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 02:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/12/meb-13.png" type="image/jpeg" length="56160"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÖSYM, pazar günü üç sınav yapacak]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/osym-pazar-gunu-uc-sinav-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/osym-pazar-gunu-uc-sinav-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 15 Mart Pazar günü MEB-EKYS, TUS 1. Dönem ve STS Tıp Doktorluğu 1. Dönem sınavlarını organize edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM); Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı (2026-MEB-EKYS), Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2026-TUS 1. Dönem) ve Tıp Doktorluğu Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı'nı (2026-STS Tıp Doktorluğu 1. Dönem) 15 Mart Pazar günü yapacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ÖSYM tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı (2026-MEB-EKYS), 50 ildeki 52 sınav merkezinde düzenlenecek. Sınav süreci için 133 bina ve bin 875 salon tahsis edildi. Toplam 51 bin 324 adayın katılacağı MEB-EKYS uygulaması, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapan adaylar için saat 10.15’te başlayacak. Adayların saat 10.00’dan sonra sınav binalarına girişine izin verilmeyecek. Çoktan seçmeli 80 sorudan oluşan bu sınavda adaylara 150 dakika cevaplama süresi tanınacak. Saat 12.45’te sona erecek sınavda, ek süre kullanması uygun bulunan adaylar 30 dakikalık ilave sürelerinden yararlanabilecek. Sınav sonuçlarının 9 Nisan tarihinde açıklanması planlanıyor.</p>

<h2>TUS 14 İLDE, STS TIP DOKTORLUĞU ANKARA’DA DÜZENLENECEK</h2>

<p>2026-TUS 1. Dönem sınavı 14 ilde ve 15 sınav merkezinde Temel Tıp Bilimleri Testi ile Klinik Tıp Bilimleri Testi oturumları şeklinde gerçekleştirilecek. Temel Tıp Bilimleri Testi için 67 bina ve bin 198 salon, Klinik Tıp Bilimleri Testi için ise 69 bina ve bin 263 salon kullanılacak. Bu oturumlara sırasıyla 32 bin 927 ve 34 bin 531 aday katılım sağlayacak. 2026-STS Tıp Doktorluğu 1. Dönem sınavı ise sadece Ankara'da birinci ve ikinci aşama olarak yapılacak. İlk aşama için bir bina ve 3 salon, ikinci aşama için 5 bina ve 76 salon hazırlandı. Birinci aşamaya 52, ikinci aşamaya ise bin 439 aday başvuruda bulundu.</p>

<p>Temel Tıp Bilimleri Testi ile STS Tıp Doktorluğu birinci aşama sınavları saat 10.15'te, Klinik Tıp Bilimleri Testi ile STS Tıp Doktorluğu ikinci aşama sınavları ise saat 14.45'te başlatılacak. Her iki sınavda da testler 100 çoktan seçmeli sorudan oluşacak ve adaylara 135 dakika süre verilecek. Sabah oturumları 12.30’da, öğleden sonraki oturumlar ise 17.00’de tamamlanacak. TUS 1. Dönem için ek süre hakkı olan adaylar 30 dakikalık ek sürelerini kullanabilecek. Sınav sonuçları 15 Nisan'da ilan edilecek. Sınav günü kimlik kartı sorunu yaşayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri 07.00-14.30 saatleri arasında açık tutulacak.</p>

<p>ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınavlara ilişkin şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>“Pazar günü düzenlenecek sınavlar, hem adayların bireysel mesleki geleceğini şekillendirmesi hem de eğitim ve sağlık sistemine nitelikli insan gücünü karşılayacak olması dolayısıyla ülkemiz için önem arz etmektedir. Sınavlara hazırlıklarımızı bu bilinçle tamamladık. Emniyet görevlisi dahil 15 bin 613 görevli sınavlarda görev yapacak. Sınavlara başvuran 369 engelli aday için uygun sınav ortamı oluşturuldu. Sınavlara başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu. Bu kapsamda 784 aday bu haktan yararlandı. Hükümlü veya tutuklu olarak bulunan 4 aday sınavlara katılacak. Ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 4 bina, sınav binası olarak kullanılacak. Sınavlara katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim."</p>

<p>Sınav sonu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/osym-pazar-gunu-uc-sinav-yapacak</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/09/650x344-yks-ek-tercih-tarihleri-ve-kilavuzu-osym-2022-yks-ek-tercihler-zaman-nasil-yapilir-ve-basvuru-ucreti-ne-kadar-1661483819137.jpg" type="image/jpeg" length="62145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[18 milyon öğrenci için ikinci ara tatil başlıyor]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/18-milyon-ogrenci-icin-ikinci-ara-tatil-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/18-milyon-ogrenci-icin-ikinci-ara-tatil-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB bünyesindeki okullarda eğitim gören yaklaşık 18 milyon öğrenci, 16-20 Mart 2026 tarihleri arasında yılın ikinci ara tatiline çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde eğitim alan yaklaşık 18 milyon öğrenci için 16-20 Mart 2026 tarihlerini kapsayan ikinci ara tatil dönemi bugün itibarıyla başlıyor.</p>

<p>Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2025-2026 eğitim öğretim yılı çalışma takvimine göre, ikinci ara tatil 16 Mart Pazartesi günü başlayacak ve 20 Mart Cuma günü sona erecek. Belirlenen bu tarihler arasında okullarda yüz yüze eğitim faaliyeti gerçekleştirilmeyecek. İlköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci için son ders zili bugün çalacak. Öğrenciler beş günlük ara tatil süresince dinlenme, aile ziyaretleri ve sosyal etkinlikler için zaman bulabilecek.</p>

<h2>8 EYLÜL'DE BAŞLAMIŞTI</h2>

<p>Eğitim sisteminde 2025-2026 eğitim öğretim yılı 8 Eylül 2025 tarihinde başlamıştı. İlk ara tatil 10-14 Kasım 2025 tarihleri arasında yapılırken, yarıyıl tatili ise 19 Ocak-30 Ocak 2026 döneminde uygulanmıştı. İkinci dönem 2 Şubat 2026 Pazartesi günü başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ara tatilin tamamlanmasının ardından öğrenciler 23 Mart Pazartesi günü yeniden ders başı yapacak. Mevcut eğitim öğretim yılı ise 26 Haziran 2026 Cuma günü sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/18-milyon-ogrenci-icin-ikinci-ara-tatil-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/01/yariyiltatili.jpg" type="image/jpeg" length="68468"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜİK: Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı erkeklerin dört katı oldu]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/tuik-esi-olmus-yasli-kadinlarin-orani-erkeklerin-dort-kati-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/tuik-esi-olmus-yasli-kadinlarin-orani-erkeklerin-dort-kati-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre yaşlı nüfusun toplam içindeki payı yüzde 11,1’e çıkarken, eşi ölmüş yaşlı kadınların oranının erkeklerin dört katı olduğu saptandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam içindeki payının yüzde 11,1'e ulaştığını ve demografik dönüşümün devam ettiğini içeren 2025 yılı araştırmasını açıkladı. Verilere göre, Türkiye’de yaşlı nüfusun son beş yılda yüzde 20,5 oranında arttı ve 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi olan yaşlı nüfus, 2025 yılı itibarıyla 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı.</p>

<p><strong>Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 11,1’e çıktı</strong></p>

<p>TÜİK'e göre, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2020 yılındaki yüzde 9,5 seviyesinden, 2025 yılında yüzde 11,1’e yükseldi. Yaşlı nüfusun cinsiyet dağılımında kadınların üstünlüğü dikkati çekti. 2025 verilerine göre yaşlıların yüzde 44,7’sini erkekler, yüzde 55,3’ünü ise kadınlar oluşturdu.</p>

<p>Kurum, Türkiye’nin içinde bulunduğu süreci "demografik dönüşüm" olarak adlandırarak, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan 'demografik dönüşüm' sürecinde olan Türkiye'de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi."</p>

<p><strong>Yaşlı nüfusun 2060 yılında yüzde 27 olacağı öngörüldü</strong></p>

<p>Nüfus projeksiyonları, Türkiye’nin yaşlanma hızının gelecek on yıllarda katlanarak artacağını gösterdi. Mevcut yapının devamını varsayan ana senaryoya göre, yaşlı nüfus oranının 2030’da yüzde 13,5, 2060’ta yüzde 27 ve 2100 yılında yüzde 33,6 olacağı öngörüldü.</p>

<p>Doğurganlığın daha da düşeceği düşük senaryoda ise 2100 yılında her 100 kişiden yaklaşık 43’ünün yaşlı olacağı tahmin edildi. Hükümet tedbirlerinin etkili olduğu yüksek senaryoda bile bu oranın 2080’de yüzde 29,8’e kadar çıkması bekleniyor.</p>

<p><strong>Ortanca yaş ve bağımlılık oranı yükselişte</strong></p>

<p>Nüfusun yaşlanmasının en somut göstergelerinden biri olan ve yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşını aktaran "ortanca yaş", 2019 yılında 32,4 iken 2024 yılında 34,4 oldu. Ortanca yaş 2024 yılında erkeklerde 33,7, kadınlarda 35,2 olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.</p>

<p><strong>Yaşlı nüfusun yüzde 63,4'ünün 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü</strong><br />
<br />
Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2019 yılında yaşlı nüfusun yüzde 62,8'inin 65-74 yaş grubunda, yüzde 28,2'sinin 75-84 yaş grubunda ve yüzde 9,1'inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda; 2024 yılında ise yüzde 63,4'ünün 65-74 yaş grubunda, yüzde 28,8'inin 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,8'inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.<br />
<br />
Yaşlı nüfusun yüzde 0,1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2024 yılında 7 bin 632 oldu.</p>

<p><strong>Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı</strong><br />
<br />
Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2024 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 161 milyon 972 bin 573 kişi, yaşlı nüfusun ise 833 milyon 480 bin 764 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun yüzde 10,2'sini yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 36,2 ile Monako, yüzde 29,8 ile Japonya ve yüzde 24,6 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.</p>

<p><strong>En "yaşlı" il Sinop, en "genç" il Şırnak</strong></p>

<p>İller bazında yapılan incelemede, yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 21,7 ile Sinop oldu. Sinop’u yüzde 21,1 ile Kastamonu ve yüzde 20 ile Giresun takip etti. Öte yandan, yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu iller ise Şırnak yüzde 3,8, Şanlıurfa yüzde 4,5, Hakkari yüzde 4,7 şeklinde sıralandı.</p>

<p>Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayısı 2024 yılında 60 şeklinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 17,4 yıl oldu</strong><br />
<br />
Hayat Tabloları, 2021-2023 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 77,3 yıl, erkekler için 74,7 yıl ve kadınlar için 80,0 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,3 yıl olarak tespit edildi.<br />
<br />
Türkiye'de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 17,4 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 15,7 yıl, kadınlar için 19 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 10,5 yıl iken 85 yaşında 5,5 yıl oldu.</p>

<p><strong>Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulundu</strong><br />
<br />
Türkiye'de 2024 yılında toplam 26 milyon 599 bin 261 haneden 6 milyon 726 bin 583'ünde yaşlı nüfus olarak tanımlanan, 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu görüldü. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 25,3'ünde en az bir yaşlı fert yaşadığı belirlendi.<br />
<br />
<strong>1 milyon 750 bin 900 yaşlı tek başına yaşıyor</strong><br />
<br />
En az bir yaşlı fert bulunan 6 milyon 726 bin 583 hanenin 1 milyon 750 bin 900'ünü tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin yüzde 74'ünü yaşlı kadınlar, yüzde 26,sını ise yaşlı erkekler oluşturdu.</p>

<p><strong>Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu</strong><br />
<br />
En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2024 yılında yüzde 34,4 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 34,1 ile Çanakkale, yüzde 34,0 ile Burdur izledi. Bu oran en düşük yüzde 8 ile Hakkari'de tespit edildi. Bu ili yüzde 13,6 ile Batman, yüzde 14,9 ile Van izledi.</p>

<p><strong>Okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı 2023 yılında yüzde 12,5'e düştü</strong><br />
<br />
Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı 2019 yılında yüzde 16,9 iken 2023 yılında yüzde 12,5 oldu. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranının, 2023 yılında yaşlı erkeklerin oranından 6 kat fazla olduğu görüldü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı yüzde 19,9 iken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 3,3 oldu.</p>

<p>Yaşlı nüfusun eğitim durumu cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu tespit edildi. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.</p>

<p><strong>Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4 katı </strong><br />
<br />
Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu belirlendi. Yaşlı erkek nüfusun 2024 yılında yüzde 1,4'ünün hiç evlenmemiş, yüzde 83,7'sinin resmi nikahla evli, yüzde 4'ünün boşanmış, yüzde 10,8'inin eşi ölmüş olduğu görülürken; yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,8'inin hiç evlenmemiş, yüzde 46,9'unun resmi nikahla evli, yüzde 4,6'sının boşanmış, yüzde 45,7'sinin ise eşi ölmüş olduğu görüldü</p>

<p><strong>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı yüzde 23,3 oldu</strong><br />
<br />
Yoksulluk ve yaşam koşulları istatistiklerine göre, 2024 yılında toplam nüfusun yüzde 29,3'ünün yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oran yüzde 23,3 oldu.<br />
<br />
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkeklerde yüzde 22,3, yaşlı kadınlarda ise yüzde 24,2 olarak gerçekleşti.<br />
<br />
<strong>Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2023 yılında yüzde 12,2 oldu</strong><br />
<br />
İşgücü istatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2019 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için yüzde 53 iken 2023 yılında yüzde 53,3 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2019 yılında yüzde 12 iken 2023 yılında yüzde 12,2 şeklinde tespit edildi.</p>

<p>İstihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelemesine göre, 2023 yılında yaşlı nüfusun yüzde 57,7'sinin tarım, yüzde 32,1'inin hizmetler, yüzde 7,3'ünün sanayi, yüzde 2,8'inin ise inşaat sektöründe yer aldı.<br />
<br />
<strong>Görmede çok zorlanan ya da hiç göremeyen yaşlıların oranı yüzde 10,1 oldu</strong><br />
<br />
Türkiye Yaşlı Profili Araştırması, 2023 sonuçlarına göre işlevsel zorluk çeken (çok zorlanan ya da hiç yapamayan) yaşlılar incelendiğinde, görmede zorluk çeken yaşlıların oranının yüzde 10,1, duymada zorluk çekenlerin oranının yüzde 10,6, konuşmada zorluk çekenlerin oranının ise yüzde 2,2 olduğu görüldü.</p>

<p>Yürüme, merdiven çıkma veya inmede zorluk çeken yaşlıların oranı yüzde 27,1, bir şeyler taşıma veya tutmada zorluk çekenlerin oranı yüzde 29,7, yaşıtlarına göre öğrenme, basit dört işlem yapma, hatırlama veya dikkatini toplamada zorluk çekenlerin oranı ise yüzde 13,8 oldu.<br />
<br />
Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2023 yılında ölen yaşlıların yüzde 40'ı dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada yüzde 16,4 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada yüzde 13,9 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.<br />
<br />
Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2019 yılında 13 bin 599 iken 2023 yılında 11 bin 464 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2023 yılında alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 2,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 4,1 oldu.</p>

<p><strong>Yaşlıların yüzde 85,7'si telefon kullanabiliyor</strong></p>

<p>Türkiye Yaşlı Profili Araştırması 2023 yılı sonuçlarına göre, Lawton-Brody Enstrümental Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeğinde yer alan bileşenler kapsamında yaşlıların günlük aktiviteleri yapabilme durumları incelendiğinde, yaşlıların yüzde 85,7'sinin telefon kullanabildiği, yüzde 55,1'inin alışverişini kendi yapabildiği, yüzde 61,1'inin yemeğini kendi hazırlayabildiği, yüzde 76,6'sının ev temizliği yapabildiği görüldü. Yaşlıların yüzde 72,8'i çamaşır yıkayabilirken, yüzde 76,3'ü yolculuk yapabiliyor, yüzde 85,5'i ilaçlarını kendi başına kullanabiliyor, yüzde 74'ü ise parasal işlerini yapabiliyor.<br />
<br />
<strong>Evde bakım desteğine ihtiyacı olan 65 ve daha yukarı yaştaki kişilerin oranı yüzde 16,4 oldu</strong><br />
<br />
Evde bakım desteğine ihtiyacı olan 65 ve daha yukarı yaştaki kişilerin oranı 2023 yılında yüzde 16,4 oldu. Evde bakım desteğine ihtiyacı olan 65-74 yaş grubundaki kişilerin oranı yüzde 10,5 iken 75 ve daha yukarı yaştaki kişilerin oranı yüzde 26,9 şeklinde gerçekleşti. Torunu olup bakımıyla ilgilenen yaşlıların oranı yüzde 9,7 olarak tespit edildi.</p>

<p><strong>İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı yüzde 46,9 oldu</strong><br />
<br />
Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, internet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2019 yılında yüzde 19,8 iken bu oran 2024 yılında yüzde 46,9'a yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla internet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2024 yılında yüzde 55,3 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 39,3 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, TOPLUM &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/tuik-esi-olmus-yasli-kadinlarin-orani-erkeklerin-dort-kati-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/03/yasli-nufus-1.jpg" type="image/jpeg" length="43149"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YKS başvuruları bugün sona erecek]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/yks-basvurulari-bugun-sona-erecek-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/yks-basvurulari-bugun-sona-erecek-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) için 6 Şubat'ta başlayan başvuru ve ödeme süreci, bugün saat 23.59 itibarıyla tamamlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) için 6 Şubat tarihinde başlayan aday başvuru ve sınav ücreti ödeme işlemleri, bugün saat 23.59’da sona erecek.</p>

<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığının yaptığı açıklamaya göre, 20 ve 21 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan sınava katılacak adaylardan henüz başvurusunu yapmayanlar, işlemlerini bugün gün sonuna kadar gerçekleştirebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BAŞVURU KANALLARI VE SÜREÇ DETAYLARI</h2>

<p>Başvuru merkezleri aracılığıyla yürütülecek işlemler resmi çalışma saati bitimine kadar yapılabilecek. ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden gerçekleştirilecek dijital başvurular ve sınav ücreti ödemeleri ise gece saat 23.59’a kadar sürdürülebilecek.</p>

<p>Adaylar, sınava ilişkin oturum bilgileri, katılım koşulları ve diğer tüm teknik ayrıntılara 2026-YKS Kılavuzu üzerinden ulaşabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/yks-basvurulari-bugun-sona-erecek-1</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/09/osym-5.png" type="image/jpeg" length="53627"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÖSYM: DUS ve STS Diş Hekimliği başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/osym-dus-ve-sts-dis-hekimligi-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/osym-dus-ve-sts-dis-hekimligi-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, 26 Nisan’da gerçekleştirilecek DUS ve STS Diş Hekimliği sınav başvurularının 17 Mart'a kadar süreceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 26 Nisan 2026 tarihinde düzenlenecek olan Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2026-DUS 1. Dönem) ile Diş Hekimliği Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı (2026-STS Diş Hekimliği 1. Dönem) için aday başvuruları alınmaya başlandı.</p>

<p>ÖSYM'nin resmi internet sitesinde yer alan duyuruya göre, bugün itibarıyla erişime açılan başvuru süreci 17 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek. Adaylar, sınav başvurularını ÖSYM başvuru merkezleri aracılığıyla yapabilecekleri gibi, kurumun "<a _nghost-ng-c1220429557="" externallink="" href="https://ais.osym.gov.tr" jslog="197247;track:generic_click,impression,attention;BardVeMetadataKey:[[&quot;r_87fa83f71baa0986&quot;,&quot;c_5a67c541be07448f&quot;,null,&quot;rc_de881b1c49c09ecc&quot;,null,null,&quot;tr&quot;,null,1,null,null,1,0]]" rel="noopener" target="_blank">https://ais.osym.gov.tr</a>" internet adresi üzerinden veya ÖSYM Aday İşlemleri mobil uygulamasını kullanarak da gerçekleştirebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BAŞVURU KILAVUZLARI YAYIMLANDI</h2>

<p>Sınavlara ilişkin uygulama esasları, başvuru şartları ve sınav ücretleri gibi tüm ayrıntılı bilgilere ÖSYM tarafından hazırlanan 2026-DUS 1. Dönem Sınavı Kılavuzu ile 2026-STS Diş Hekimliği 1. Dönem Başvuru Kılavuzu'ndan ulaşılabileceği belirtildi. Adayların başvuru işlemlerini tamamlamadan önce ilgili kılavuzları dikkatle incelemeleri gerektiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/osym-dus-ve-sts-dis-hekimligi-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/09/650x344-yks-ek-tercih-tarihleri-ve-kilavuzu-osym-2022-yks-ek-tercihler-zaman-nasil-yapilir-ve-basvuru-ucreti-ne-kadar-1661483819137.jpg" type="image/jpeg" length="99007"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: Ara tatilleri kaldırmıyoruz]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/milli-egitim-bakani-tekin-ara-tatilleri-kaldirmiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/milli-egitim-bakani-tekin-ara-tatilleri-kaldirmiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yusuf Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Tekin, tatillerin devam edeceğini ancak 180 iş günü zorunluluğunu hatırlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, son dönemde kamuoyunda tartışılan ara tatillerin sonlandırılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>24 TV kanalında yayınlanan "Arafta Sorular" programında gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Bakan Tekin, eğitim takvimiyle ilgili teknik detaylara dikkat çekti. Tatillerin kaldırılmadığını belirten Tekin, "Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı, her ikisi de aynı eğitim-öğretim dönemine denk düştüğünde ve her ikisinde de dokuzar gün tatil olduğunda, bunun oraya yerleşme ihtimali yok. Bu bir teknik zorunluluk" dedi. Öğretmenlerin yaklaşan ara tatil dönemindeki mesleki çalışmalarına da değinen Tekin, ara tatil haftasıyla Ramazan Bayramı'nın örtüşmesi nedeniyle seminerlerin çevrim içi gerçekleştirileceği bilgisini verdi.</p>

<h2>LAİKLİK TARTIŞMALARI VE YENİ ANAYASA</h2>

<p>Okullara gönderilen "Ramazan Genelgesi" üzerinden yürütülen tartışmaları yeni anayasa çalışmaları kapsamında ele alan Bakan Tekin, Türkiye'deki 1982 anayasasının değişmesi gerektiği yönündeki görüşünü paylaştı. Laiklik kavramının anayasadaki varlığından kimsenin rahatsız olmadığını savunan Tekin ayrıca şunları kaydetti:</p>

<p>"Problemimiz şu... Şu soruya gelin, hep beraber cevap verelim: Dini inanç ve ibadet hürriyetinin bütün vatandaşlara eşit bir biçimde sağlanmasından ne anlıyoruz? Gelin bunu anayasaya formüle edelim."</p>

<p>Çekmeköy'de bir öğrencisinin saldırısı neticesinde hayatını kaybeden biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik'e rahmet dileyen Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla öğretmenin görev yaptığı okulun adının "Şehit Fatma Nur Çelik" olarak değiştirildiğini anımsattı. Şiddet olaylarının sadece okullarla sınırlı olmadığını, sosyal medya ve dijital mecraların da bu durumda etkili olduğunu belirten Tekin, şiddetle mücadelenin topyekun bir alan oluşturması gerektiğini ifade etti. Tekin, müfredat içerisinde temel hak ve hürriyetlere saygı gösteren ve hoşgörülü bireyler yetiştirecek hususlara yer verdiklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/milli-egitim-bakani-tekin-ara-tatilleri-kaldirmiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/05/yusuf-tekin-1.jpg" type="image/jpeg" length="92758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÖK'ten doktora öğrencisi seçimine yeni düzenleme]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/yokten-doktora-ogrencisi-secimine-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/yokten-doktora-ogrencisi-secimine-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YÖK, öncelikli alanlardaki doktora programlarına öğrenci seçiminde merkezi yazılı sınav ve yeni puanlama sistemi getiren yönetmelik değişikliğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), öncelikli alanlardaki doktora programlarına öğrenci kabulünde uygulanacak usul ve esaslarda değişikliğe giderek merkezi yazılı sınav şartı getirdiğini bildirdi.</p>

<p>Resmi Gazete'de yayımlanan "Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile doktora adayları için yeni bir puanlama sistemi oluşturulduğu açıklandı. Düzenlemeye göre, YÖK tarafından belirlenen yükseköğretim kurumlarındaki "öncelikli alan" kapsamındaki doktora programlarına alınacak öğrenciler için merkezi yazılı sınav uygulaması başlatıldı. Bu kapsamda yapılacak yazılı sınava, ilan edilen kontenjan sayısının en fazla dört katı kadar aday katılabilecek.</p>

<p>Adayların söz konusu sınava çağrılma aşamasındaki puan hesaplamasında; ALES puanının yüzde 40’ı, yabancı dil puanının yüzde 30’u ve lisans mezuniyet notunun yüzde 30’u baz alınacak. Merkezi olarak gerçekleştirilecek yazılı sınavda 70 puan barajının altında kalan adayların başarısız sayılacağı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>NİHAİ DEĞERLENDİRME PUANLAMASI BELİRLENDİ</h2>

<p>Sürecin sonunda yapılacak nihai değerlendirmede ise yeni bir ağırlıklandırma sistemi uygulanacağı belirtildi. Buna göre nihai puan; ALES puanının yüzde 25'i, lisans mezuniyet notunun yüzde 25'i, yabancı dil puanının yüzde 20'si ve yazılı sınav notunun yüzde 30'u toplanarak hesaplanacak. Nihai değerlendirme sonucunda 70 puanın altında kalan adayların başarısız kabul edileceği ifade edildi.</p>

<p>Bu düzenleme çerçevesinde doktora programına kabul edilen adayların, öncelikli alanlar dahilinde araştırma görevlisi kadrolarına atamalarının mevcut mevzuat hükümlerine göre yapılabileceği aktarıldı. Doktora eğitimine ilişkin diğer süreçlerde ise Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmaya devam edeceği bildirildi. Söz konusu yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/yokten-doktora-ogrencisi-secimine-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/07/yok-7.jpg" type="image/jpeg" length="66093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim Sen'den okullarda "İhtiyaç Analizi" uygulamasına tepki]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/egitim-senden-okullarda-ihtiyac-analizi-uygulamasina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/egitim-senden-okullarda-ihtiyac-analizi-uygulamasina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen, MEB’in "İhtiyaç Analizi" uygulamasının pedagojik ihtiyaçlar yerine ibadet odaklı mekan sorgulamasına dayandığını ve bunun kabul edilemez olduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve bağlı İl Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından okullara gönderilen "İhtiyaç Analizi" formlarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı.</p>

<p>Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada, 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen üç yıllık süreye rağmen, başta afet bölgesi olmak üzere ülke genelindeki eğitim süreçlerinin çeşitli aksaklıklarla devam ettiği kaydedildi. Deprem sonrası ağır hasar alan illerde eğitim faaliyetlerinin halen konteynerlerde veya riskli binalarda sürdürüldüğü ifade edilen metinde; öğretmen, öğrenci ve velilerin kütüphane, laboratuvar ve temel altyapı eksikliklerini gündeme getirdiği vurgulandı.</p>

<p>MEB ve ilgili müdürlüklerin okullara ilettiği formların eğitimin gerçek ihtiyaçlarından kopuk olduğu savunuldu. Resmi yazışma usullerine aykırı biçimde bir haberleşme uygulaması üzerinden ivedilikle doldurulması istenen bu formların, eğitimin temel ve yapısal sorunlarının bakanlık gündeminde yer almadığını gösterdiği ifade edildi.</p>

<h2>"MEB’İN OKULLARI BİRER ENVANTER GİBİ GÖRMESİ KABUL EDİLEMEZ"</h2>

<p>Açıklamada, analiz formlarında yer alan soruların büyük kısmının okulların pedagojik ve fiziki gereksinimlerinden ziyade ibadet odaklı mekan sorgulamasına dayandığı aktarıldı. Formlarda okulun en yakın camiye mesafesi, bünyesindeki mescitlerin varlığı ve metrekaresi, cuma namazı kılınma kapasitesi ile abdesthane durumu gibi başlıkların öncelendiği kaydedildi.</p>

<p>Metinde, 45 metrekarenin üzerindeki alanların sadece cuma namazı kriteriyle sorgulandığı, bu mekanların neden drama atölyesi, etüt salonu veya laboratuvar olarak değerlendirilmediği sorusunun ise yanıtsız bırakıldığı belirtildi. Yönetmelik standartlarının yalnızca mescitler üzerinden vurgulanmasının, deprem sonrası binaların fiziksel güvenlik ve erişilebilirlik standartlarının MEB gündeminde olmadığını kanıtladığı ifade edildi. Gerçek bir ihtiyaç analizinin derslik sayısı, psikolojik danışmanlık hizmetleri, sportif alanlar ve depreme dayanıklılık kriterleri üzerinden yapılması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada ayrıca şunlar kaydedildi:</p>

<p>"MEB’in önceliğini tamamen dini-ideolojik bir zemine kaydırarak okulları pedagojik merkezler yerine, okulların dini mimari eksiklerini tamamlayan birer envanter gibi görmesi kabul edilemez. Eğitim Sen olarak, Millî Eğitim Bakanlığı bürokratlarını ülke gerçekliğinden tamamen kopuk bu tür manipülatif uygulamalardan vazgeçmeye ve eğitimin temel sorunlarına kalıcı ve bilimsel çözümler üretmeye davet ediyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/egitim-senden-okullarda-ihtiyac-analizi-uygulamasina-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/11/egitim-sen-14.png" type="image/jpeg" length="40048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden okul müdürlerine mescit ve cuma namazı anketi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/mamak-ilce-milli-egitim-mudurlugunden-okul-mudurlerine-mescit-ve-cuma-namazi-anketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/mamak-ilce-milli-egitim-mudurlugunden-okul-mudurlerine-mescit-ve-cuma-namazi-anketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün okullara mescit ve cuma namazı anketi göndermesi üzerine Eğitim Sen, uygulamanın laiklik ilkesine ve mevzuata aykırı olduğu gereçesiyle tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ilçedeki okullara "mescit var mı?" ve "cuma namazı kılınıyor mu?" sorularını içeren bir anket gönderdiği, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasının (Eğitim Sen) ise bu uygulamaya tepki gösterdiği bildirildi.</p>

<p>Cumhuriyet’ten Taylan Gülkanat'a <a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/inanc-uzerinden-fisleme-okula-ibadet-duzenlemesi-2484054" rel="noopener" target="_blank"><span style="color:#3498db">konuşan</span></a><span style="color:#3498db"> </span>Eğitim Sen Ankara 1 Nolu Şube Örgütlenme Sekreteri <strong>Ersin Ünalleylioğlu,</strong> <em>“Mamak İlçe Millî Eğitim Şube Müdürü Hayrettin Yılmaz tarafından okullara resmi olmayan yollarla form gönderilmiş; okullarda bulunan mescit sayısı ile cuma günleri burada namaz kılınıp kılınmadığına ilişkin anket doldurulması istenmiştir. Bu uygulama, Millî Eğitim Temel Kanunu’na aykırıdır"</em> dedi.</p>

<p>Söz konusu uygulamanın aynı zamanda anayasanın laiklik ilkesine ilişkin hükümleriyle de çeliştiğini belirten Ünalleylioğlu sözlerine şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>"</em><em>İbadet, bireysel bir tercihtir ve yalnızca bireyin kendisini ilgilendirir. Bu nedenle, başkalarını ilgilendirmeyen bir konuda bilgi talep edilmesi, toplumu ve toplumun bir kesimini baskı altına almakta ve dolaylı biçimde ibadete zorlamaya yol açmaktadır. Namazın kim tarafından ve ne zaman kılınacağı, yalnızca bireyin kendi iradesine bağlıdır. </em><em>Hiçbir mülkî amirin ve hiçbir kurum yöneticisinin bu tür bilgileri isteme hakkı ve yetkisi yoktur. Söz konusu uygulama; hukuka, yürürlükteki kanunlara ve Anayasa’ya aykırıdır.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/mamak-ilce-milli-egitim-mudurlugunden-okul-mudurlerine-mescit-ve-cuma-namazi-anketi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 08:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/12/ogrenci-okul.jpg" type="image/jpeg" length="22775"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma: Çocuk yoksulluğu derinleşiyor, öğrencilerin yarıdan fazlası okula aç geliyor]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/arastirma-cocuk-yoksullugu-derinlesiyor-ogrencilerin-yaridan-fazlasi-okula-ac-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/arastirma-cocuk-yoksullugu-derinlesiyor-ogrencilerin-yaridan-fazlasi-okula-ac-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ruken Akar Vural’ın çalışması, Aydın’daki okullarda çocuk yoksulluğunun arttığını ve öğrencilerin çoğunun temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ruken Akar Vural tarafından yürütülen araştırma, Aydın ilindeki devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin gözlemleriyle çocuk yoksulluğunun ulaştığı boyutları ortaya koydu.</p>

<p>Cumhuriyet gazetesinden Figen Atalay'ın haberine göre, Aydın’daki devlet ilk ve ortaokullarında çalışan 91 öğretmenin saha gözlemlerine dayanan çalışma, çocuklardaki yoksulluk düzeyinin belirgin şekilde yükseldiğini belgeledi. “Derinleşen Çocuk Yoksulluğu: İlk ve Ortaokul Öğretmenlerinin Saha Gözlemleri Ne Söylüyor?” başlıklı çalışmaya katılan eğitimcilerin yüzde 64’ü, çocukların yoksulluk düzeyinin son yıllarda giderek arttığını kaydetti.</p>

<h2>OKUL VE BESLENME ÇANTASI OLMAYAN ÖĞRENCİLER VAR</h2>

<p>Öğretmenler, çocukların eğitim materyallerine erişim noktasında iki temel sorun yaşadığını ifade etti. Bu sorunlar, kırtasiye ile kaynak kitap alımında yaşanan güçlükler ve eğitimde fırsat eşitliğinin giderek bozulması olarak tanımlandı. Beslenme yetersizliği konusunda ise öğrencilerin büyük bir kısmının okula aç geldiği ve beslenme çantalarında yeterli içeriğin bulunmadığı belirtildi.</p>

<p>Öğrencilerin mevsimine uygun kıyafetlere sahip olamadığını vurgulayan öğretmenler, yoksulluğun en görünür göstergelerinden birinin giyim olduğunu dile getirdi. Ekonomik nedenlerle rutin sağlık taramalarının yapılamadığı, okul dışı ücretli sosyal ve eğitim faaliyetlerine katılımın ise oldukça düşük seviyede kaldığı bildirildi. Ayrıca eğitimciler, nörogelişimsel farklılık gösteren öğrenci sayısında yıllar içinde artış yaşandığını gözlemlediklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saha gözlemlerini paylaşan öğretmenler şunları kaydetti: "Öğrencilerin çoğu kitap almakta zorlanıyor, fotokopiyle idare etmeye çalışıyorlar. Bazı öğrenciler defterlerin tamamını alamadan dönemi bitiriyor. Bazı öğrencilerin defter, kalem, silgi gibi temel ihtiyaçları bile eksik olabiliyor. Eski defterlerini yeniden kullanmak zorunda kalan ya da kalemini arkadaşlarından ödünç alan öğrencilerle sıkça karşılaşıyoruz. Okul ve beslenme çantası olmayan öğrenciler var. Daha önceki yıllarda her sınıfta bu tür ihtiyaçları karşılayamayan bir iki öğrenci olurdu son yıllarda bu sayı sınıf mevcudunun yarısı gibi oranlara ulaştı. Kırtasiye ürünleri pahalı olduğu için öğrencinin buna erişimi kısıtlı. Örneğin silgi gibi olmazsa olmaz bir gereç bile ortak kullanılabiliyor. Aynı sınıfta bazı öğrenciler her şeye sahipken bazıları hiçbir şeye sahip değil."</p>

<p>Öğrencilerin beslenme ve yaşam koşullarına dair verileri aktaran öğretmenler ayrıca şunları söyledi: "Öğrencilerin yarıdan fazlası kahvaltı yapmadan okula geliyor. Sabahları başı ağrıyan, halsiz olan çocukların çoğu aç. Son birkaç yıldır herkesin yapabileceği kek, poğaça, pahalı olmayan meyveler vb. içeren beslenme listelerini bile veremiyoruz. Kışın montu olmadığı için sınıfta titreyen öğrencilerimiz oluyor. Ocak ayında kısa kollu giyen, okul kıyafetleri olmadığı için okul idaresine yakalanmamak için okula özellikle geç gelen öğrencilerimiz var. Ayakkabıları genelde yok terlik ile geliyorlar. Çok acil bir durum olmadıkça doktora götürülmüyorlar. Diş ve göz kontrolleri neredeyse hiç yapılmıyor. Çocukların büyük kısmı hiçbir kursa katılamıyor. Spor, müzik gibi faaliyetler sadece maddi durumu iyi olanlara kalıyor. Gezi gibi etkinliklere katılmaya çok hevesliler ancak ücret yüksekliği bütçelerine uymadığı için gidemiyorlar. Uzak-yakın fark etmiyor. Günübirlik gezi ücretleri bile fazla geliyor."</p>

<p>Prof. Dr. Ruken Akar Vural, derinleşen çocuk yoksulluğuna karşı yapılması önerilen okul tabanlı çalışmaları şu şekilde sıraladı: Çocukların güne sağlıklı başlaması için ücretsiz kahvaltı ve temiz içme suyu sağlanması, tam gün okullarda ücretsiz öğle yemeği verilmesi, yoksul çocuklara öğretimsel materyal ve dijital destek sunulması. Vural ayrıca, ailelere uygun fiyatlı veya ücretsiz okul forması desteği sağlanması, akademik gelişim desteği oluşturulması, öğrenme güçlükleri için erken müdahale programları ve ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmetlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TOPLUM &amp; YAŞAM, EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/arastirma-cocuk-yoksullugu-derinlesiyor-ogrencilerin-yaridan-fazlasi-okula-ac-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/12/ogrenci-okul.jpg" type="image/jpeg" length="85116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mikroplastik uyarısı: Bir porsiyon yemekte 500 bine kadar parçacık olabilir!]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/mikroplastik-uyarisi-bir-porsiyon-yemekte-500-bine-kadar-parcacik-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/mikroplastik-uyarisi-bir-porsiyon-yemekte-500-bine-kadar-parcacik-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilimsel dergilerde yayımlanan 24 çalışmanın incelendiği raporda, plastik kapta ısıtılan hazır yemeklere yoğun miktarda mikroplastik ve toksik kimyasal karışabileceği uyarısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilimsel dergilerde yayımlanan 24 çalışmanın incelendiği bir raporda, plastik kap içinde ısıtılan hazır yemek ve paket servis ürünlerinde gıdaya yoğun miktarda mikroplastik ve toksik kimyasal karışabileceği belirtildi.</p>

<p>HaberGlobal'in aktardığı verilere göre, bazı deneylerde tek bir porsiyonda 326 bin ile 534 bin arasında mikroplastik parçacık tespit edildiği ve mikrodalga ile ısıtmanın riski artırdığı kaydedildi. Raporda, plastik kap içinde ısıtılan hazır yemeklerin ve paket servis ürünlerinin gıdaya mikroplastik ve kimyasal geçişini artırabildiği ifade edildi. Mikrodalga fırında birkaç dakikalık ısıtmanın dahi plastik kapların parçalanmasına yol açabildiği, bazı deneylerde bir porsiyona yüz binlerce parçacığın karıştığı belirtildi.</p>

<h2>MİKRODALGA RİSKİ ARTIRIYOR</h2>

<p>Mikrodalga ile ısıtmanın plastik içerisindeki parçacıkların gıdaya karışmasını fırına kıyasla daha fazla artırabildiği kaydedildi. Riskin yalnızca mikroplastiklerle sınırlı olmadığı, plastik üretiminde kullanılan çok sayıda kimyasalın da ısıtma sırasında gıdaya sızabileceği vurgulandı. Rapora göre yağlı, tuzlu veya asidik yiyeceklerin plastik kapta ısıtılması kimyasal geçişini hızlandırabiliyor.</p>

<p>Çizilmiş ya da eski kapların yeni kaplara göre neredeyse iki kat fazla mikroplastik saldığı, dondurulup ardından mikrodalgada çözdürülen ürünlerde riskin büyüdüğü ifade edildi. Bilimsel verilerin mikroplastiklerin kan, akciğer, karaciğer, plasenta ve kalp dokusunda tespit edildiğini gösterdiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>VÜCUTTA TESPİT EDİLİYOR VURGUSU</h2>

<p>Raporda, plastik kaynaklı kimyasalların bazı sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebileceğine dair bulguların arttığına dikkat çekildi. Derlemede yalnızca hazır yemeklerin değil, paket servis içecek kapakları, tek kullanımlık çatal-bıçaklar ve gıda saklama poşetlerinin de benzer riskler taşıyabileceği kaydedildi. Sıcak içeceklerin plastik kapakla temasında geçişin arttığı ve poşet çaylara dair riskli bulgular bulunduğu belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/mikroplastik-uyarisi-bir-porsiyon-yemekte-500-bine-kadar-parcacik-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/12/miktoplastik-aa.png" type="image/jpeg" length="54451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim Sen'den Milli Eğitim Bakanlığı önünde "1000 günde 1001 masal" eylemi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/egitim-senden-milli-egitim-bakanligi-onunde-1000-gunde-1001-masal-eylemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/egitim-senden-milli-egitim-bakanligi-onunde-1000-gunde-1001-masal-eylemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in görevdeki bininci günü dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde "1000 günde 1001 masal" başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyeleri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in görev süresinin bininci günü kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) binası önünde basın açıklaması yaptı. "1000 günde 1001 Masal. Eğitimin sorunları masal değil, çözüm bekliyor. Yusuf Tekin istifa" başlıklı açıklamayı, Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak okudu.</p>

<p>Tekin’in görev süresince eğitim bileşenlerini yok saydığını, sendikanın uyarılarına kulak tıkadığını ve iktidarın siyasal-ideolojik ajandasını eğitimin merkezine yerleştirdiğini ifade eden Irmak, Tekin’in TBMM bütçe görüşmelerinde tarikat ve cemaatlerle yapılan protokolleri savunduğunu, bu yapıların “sivil toplum kuruluşu" olarak tanımlanmasının laik eğitim ilkesine açıkça meydan okuma anlamına geldiğini belirtti. ÇEDES ve benzeri projeler aracılığıyla okulların, Diyanet ve çeşitli tarikat-cemaat uzantılarının faaliyet alanına dönüştürüldüğünü kaydeden Irmak, “Okullarda ‘manevi danışman’ sıfatıyla görevlendirilen Diyanet personeli, pedagojik formasyona sahip olmayan kişiler olup, öğrencilerin sağlıklı zihinsel gelişimini tehdit etmektedir” dedi.</p>

<p><strong>"Sadece son iki yıl içinde ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılan 17 MESEM öğrencisi hayatını kaybetti"</strong></p>

<p>Irmak, Bakan Tekin döneminde MESEM üzerinden çocukların eğitim hakkının gasbedildiğini vurgulayan Irmak, öğrencilerin devlet eliyle ucuz iş gücü haline getirildiğini ve ağır iş kazalarına maruz kaldığını aktardı. “Sadece son iki yıl içinde ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılan 17 MESEM öğrencisi hayatını kaybetti. Onlarca öğrenci yaralanmış, birçok öğrenci tacize uğramıştır” diyen Irmak, MESEM projeleri üzerinden patronlara milyarlarca lira kaynak ayrıldığını, öğrencilerin düşük ücretlerle çalıştırıldığını ve işsizlik sigortası fonundan ödemeler yapıldığını belirtti.</p>

<p>Yeni müfredatın, eğitim sendikaları ve bilim insanlarının görüşü alınmadan, pilot uygulama yapılmadan hayata geçirildiğini ifade eden Irmak, “sadeleşme” adı altında evrim teorisi gibi temel bilimsel gerçeklerin çıkarıldığını, yerine dini ve milli referansların konulduğunu söyledi. Tamamen "inanç merkezli olarak" uygulanan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin nitelikli eğitim hakkına en ağır darbelerden biri olduğunu belirten Irmak, modelin eğitim emekçilerinin iş yükünü artırdığını ve Türkiye’nin çok kimlikli, çok kültürlü yapısına uygun olmadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Kız çocuklarının eğitim hakkı sadece ailelerin tercihine bırakılamaz"</strong></p>

<p>Irmak, Tekin’in açıklamalarına ve uygulamalarına dikkat çekerek, sadece kız çocuklarının gidebileceği okulların açılmasının, karma eğitim ilkesine yönelik ciddi bir saldırı olduğunu ifade etti. Irmak, “Karma eğitim anayasal bir zorunluluktur ve kız çocuklarının eğitim hakkı sadece ailelerin tercihine bırakılamaz. Bu politikalar kadını toplumsal yaşamdan izole etmek anlamına gelir” dedi.</p>

<p><strong>"Bakan Tekin sorunları görmezden geldi"</strong></p>

<p>Tekin döneminde öğretmen atamalarında liyakat yerine mülakat sisteminin getirildiğini, Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile öğretmenler arasında hiyerarşi oluşturulduğunu ve eşit işe eşit ücret ilkesinin yok sayıldığını vurgulayan Irmak, “Atanmayan ve mülakat mağduru öğretmenler neredeyse her hafta seslerini duyurmaya çalıştı. Bakan Tekin ise sorunları görmezden geldi, hak arayan öğretmenleri azarladı ve hasta olmakla suçladı. Milli Eğitim Akademisi ile öğretmen yetiştirme süreci tamamen siyasi denetime hapsedilmiş ve öğretmenlerin hükümet memuru olarak yetiştirilmesi hedeflenmiştir" dedi.</p>

<p><strong>"Eğitim emekçileri yoksullaştı"</strong></p>

<p>Irmak, Tekin’in görevdeki 1000 günü boyunca eğitim emekçilerinin yoksullaştığını, öğrencilerin milyonlarca öğün ücretsiz yemeğe muhtaç bırakıldığını, okulların hijyen ve personel sorunlarıyla boğuştuğunu belirtti. Irmak, şöyle devam etti:</p>

<p>"Söz konusu 1000 gün içinde okullar hijyen sorunlarıyla ve personel yetersizliği ile boğuşmuştur. Ve bugün okullarda yeterli personel olmamasından kaynaklı hijyen sorunu devam ediyor. Eğitim sisteminin bir taraftan piyasalaştığı, diğer taraftan bilim dışı bir anlayış üzerinden yeniden biçimlendirilmek istendiği 1000 günün eğitim emekçileri ve milyonlarca öğrenci açısından Cumhuriyet tarihinin 'en karanlık dönemi' olarak tanımlamak mümkündür."</p>

<p>Çocuk yoksulluğu ve dışlanma riskinin arttığı, eğitimde eşitsizliklerin derinleştiği, okul terklerinin her yıl katlanarak arttığını ifade eden Irmak, öğrenci başına harcanan kaynakların OECD ülkeleri ortalamasının üçte biri olduğu ve özel okulların sayısının artışıyla birlikte özel okullarda çalışan öğretmenlerin düşük ücretlerle çalıştırıldığını kaydetti.</p>

<p>Irmak, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Yusuf Tekin’in 1000 günlük görev süresince ortaya koyduğu laiklik, bilim ve kamusal eğitim düşmanı pratiği, ne eğitim emekçilerinin onurlu direnişini kırabilmiş ne de halkın laik, bilimsel ve kamusal eğitim düşlerini yok edebilmiştir. İçinde bulunduğumuz bu karanlık dönemden çıkışın yolu, her okulda, her iş yerinde, her alanda bilimin, laikliğin ve anadilinde kamusal eğitimin sesini daha gür haykırmaktır. Sayın AKP iktidarı ve onun kıymetli bakanı Tekin zenginler lehine, yoksullar aleyhine yarattığınız bu düzenden kaynaklı sorunları çözmek yerine, halkın inançlarını istismar eden masallar anlatmaktan vazgeçin. Bu sorunları çözün. Çözmek için ne iradenizin ve de niyetinizin olmadığını bildiğimiz için, size bir tek sözümüz var, gidin."</p>

<p>Irmak, açıklamasını, “Bakan Tekin’in görevdeki 1000 gününün bilançosu ağır olsa da öğrencilerimize, velilerimize ve halkımıza olan sözümüz aydınlık bir ülke için mücadelemizdir. Laik, demokratik ve eşit eğitim sistemi kurulana kadar mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğiz” ifadeleriyle tamamladı.</p>

<p><strong>Karagöz: "Laiklik inançlarımızın güvence altına alınması demektir"</strong></p>

<p>KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ise şöyle konuştu:</p>

<p>"Toplumsal barışın teminatı olan laiklik üzerinde, ramazan ayının başlangıcından itibaren Milli Eğitim Bakanı'nın toplumu ayrıştırma ve kutuplaştırma yarışı içerisine girdiğini öncelikle burada belirtmek istiyoruz. Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyet'in nitelikleri laik, sosyal, hukuk devleti olarak tanımlanır. Toplumsal barışın teminatı olan laiklik üzerinde toplumu ayrıştıran, kutuplaştıran Milli Eğitim Bakanlığı'nı burada alkışlarımızla, ıslıklarımızla, zılgıtlarımızla protesto ediyoruz. Laiklik hakların eşitliği demektir. Laiklik barış, adalet demektir. Laiklik inançlarımızın güvence altına alınması demektir. Tüm bunlar ortadayken Anayasa'yla güvence altına bulunan laikliği savunan 168 kişiyi günlerdir toplumsal lince bırakanları bir kez daha burada alkışlarımızla, ıslıklarımızla, zılgıtlarımızla protesto ediyoruz. Aynı zamanda laiklik barış demektir. Halkların kardeşliği demektir. Dolayısıyla halkların bir arada birlikte yaşamasının çimentosu, harcı olan laiklikle ilgili Sayın Bakan'ın ve iktidarın aparatın konumunda olan basının toplum üzerinde hem eğitim sektörü hem laiklik bildirisine imza atanları toplumsal lince maruz bırakması işin açıkçası bizi çok şaşırtmamıştır."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/egitim-senden-milli-egitim-bakanligi-onunde-1000-gunde-1001-masal-eylemi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/02/egitim-sen-meb.jpg" type="image/jpeg" length="93305"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÖSYM: Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı'na 645 bin 406 aday katılacak]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/osym-milli-savunma-universitesi-askeri-ogrenci-aday-belirleme-sinavina-645-bin-406-aday-katilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/osym-milli-savunma-universitesi-askeri-ogrenci-aday-belirleme-sinavina-645-bin-406-aday-katilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 1 Mart'ta 81 ilde yapılacak 2026-MSÜ'ye 645 bin 406 adayın başvurduğunu açıkladı. Adaylara 120 soru için 165 dakika süre tanınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 Millî Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı (MSÜ) kapsamında 645 bin 406 adayın katılımıyla gerçekleştirilecek sınavın hazırlıkları tamamlandı. Sınav, 1 Mart Pazar günü 81 ildeki sınav merkezlerinde eş zamanlı olarak düzenlenecek.</p>

<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından paylaşılan bilgilere göre, 2026-MSÜ toplamda 133 sınav merkezinde icra edilecek. Sınavın sorunsuz bir şekilde yürütülmesi amacıyla bin 467 bina ve 28 bin 879 salon adayların kullanımına tahsis edildi. Adaylara ortaöğretim müfredatına uygun olarak hazırlanan Türkçe testinden 40, Sosyal Bilimler testinden 20, Temel Matematik testinden 40 ve Fen Bilimleri testinden 20 olmak üzere toplam 120 soru yöneltilecek. Sınavda adaylara bu soruları yanıtlamaları için 165 dakika cevaplama süresi verilecek. Saat 10.15’te başlayacak olan oturum için adayların sınav binalarına girişleri saat 10.00'da sona erecek. Sınav süreci saat 13.00 itibarıyla tamamlanacak.</p>

<h2>84 BİN 996 GÖREVLİ SAHADA OLACAK</h2>

<p>ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınava başvuran 645 bin 406 adayın 340 bin 514’ünün kadın, 304 bin 892’sinin ise erkek adaylardan oluştuğunu belirtti. Sınav organizasyonunda 84 bin 996 personelin görev alacağını bildiren Ersoy, güvenlik önlemleri kapsamında 7 bin 803 emniyet görevlisinin sahada bulunacağını kaydetti. Sosyal sorumluluk ve destek çalışmaları kapsamında gaziler ile şehit ve gazi yakınlarının sınav ücretinden muaf tutulduğunu ifade eden Ersoy, bu haktan bin 336 adayın faydalandığını, ayrıca 87 engelli aday için de gerekli sınav ortamının sağlandığını vurguladı.</p>

<p>Kimlik kartı kaybı veya nüfus cüzdanı eksikliği yaşayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günü 07.00 ile 10.00 saatleri arasında açık bulundurulacak. Sınava giriş belgeleri, 19 Şubat 2026 tarihinden itibaren ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden erişime açılmış durumda bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>YKS OTURUMLARINA KATILIM ŞARTI</h2>

<p>MSÜ adaylarının Harp Okulları ikinci seçim aşamalarına dahil olabilmeleri için 2026-YKS’nin Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testlerine (AYT) katılmaları gerekiyor. Astsubay Meslek Yüksekokulları tercihleri için ise 2026-YKS’nin sadece TYT oturumuna katılım şartı aranıyor.</p>

<p>Sınav sonuçlarının 26 Mart tarihinde açıklanması planlanıyor. Bu sonuçlar yalnızca yapıldığı yıl için geçerlilik taşıyacak ve farklı yükseköğretim kurumlarına yerleştirme veya geçiş işlemlerinde veri olarak kullanılmayacak. ÖSYM Başkanı Ersoy, ayrıca şunları söyledi: "Adayların sınav günü sakin olmaları ve en az bir saat önce sınav yerinde hazır bulunmaları önemlidir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/osym-milli-savunma-universitesi-askeri-ogrenci-aday-belirleme-sinavina-645-bin-406-aday-katilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/09/650x344-yks-ek-tercih-tarihleri-ve-kilavuzu-osym-2022-yks-ek-tercihler-zaman-nasil-yapilir-ve-basvuru-ucreti-ne-kadar-1661483819137.jpg" type="image/jpeg" length="32083"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB'den görevlendirme yönetmeliğinde değişiklik: Sınıf öğretmenlerine anaokulu yolu açıldı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/mebden-gorevlendirme-yonetmeliginde-degisiklik-sinif-ogretmenlerine-anaokulu-yolu-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/mebden-gorevlendirme-yonetmeliginde-degisiklik-sinif-ogretmenlerine-anaokulu-yolu-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle, sınıf öğretmenlerinin anaokullarına yönetici olarak atanabilmesinin önü açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği'nde gerçekleştirilen düzenleme ile sınıf öğretmenlerinin anaokulu müdürlüğü ve müdür yardımcılığı görevlerine getirilmesine imkan sağlandı.</p>

<p>Karar gazetesinin haberine göre, 24 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan karar doğrultusunda, yönetici atamalarında aranan özel şartlarda değişikliğe gidildi. Söz konusu düzenleme ile yönetici atama sürecinde sınıf öğretmenlerinin anaokullarında görev alabilmesinin yasal altyapısı oluşturuldu.</p>

<p>30 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan ana yönetmeliğin 6'ncı maddesi üzerinde yapılan güncelleme ile aranan niteliklere sahip aday bulunamaması durumunda izlenecek prosedür yeniden belirlendi. Yeni hükümlere göre, belirtilen özel nitelikleri taşıyan bir adayın bulunamaması halinde, 5'inci maddedeki genel şartları karşılamak kaydıyla diğer branş öğretmenlerinden de yönetici görevlendirmesi yapılabileceği ifade edildi.</p>

<h2>ARANAN NİTELİKLERDE ADAY BULUNAMAMASI DURUMUNDA İZLENECEK YOL GÜNCELLENDİ</h2>

<p>Düzenleme kapsamında sınıf öğretmenleri, ilgili maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan şart aranmaksızın anaokullarına yönetici olarak atanabilecek. Ayrıca, aynı maddenin ikinci fıkrasının (ğ) bendinde bulunan "veya sınıf" ibaresinin de yürürlükten kaldırıldığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetmeliğin 33'üncü maddesinde de bazı teknik güncellemelerin yapıldığı belirtildi. İlgili maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "birinci" ibaresinden sonra gelmek üzere metne "ve ikinci" ibaresi eklenirken, yedinci fıkrasındaki "birinci" ibaresi ise "second" (ikinci) olarak değiştirildi.</p>

<p>Resmî Gazete'de yayımlandığı 24 Şubat 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren yönetmelik hükümlerinin Millî Eğitim Bakanı tarafından yürütüleceği açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/mebden-gorevlendirme-yonetmeliginde-degisiklik-sinif-ogretmenlerine-anaokulu-yolu-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 06:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/12/meb-13.png" type="image/jpeg" length="10343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[18 sivil toplum örgütünden "Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz" ortak açıklaması]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/18-sivil-toplum-orgutunden-laik-ve-bilimsel-egitime-sahip-cikiyoruz-ortak-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/18-sivil-toplum-orgutunden-laik-ve-bilimsel-egitime-sahip-cikiyoruz-ortak-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aralarında KESK, DİSK, TMMOB ve TTB'nin de bulunduğu 18 sivil toplum kuruluşu, MEB'in ramazan ayı talimatının laiklik ilkesine aykırı olduğunu ve okullarda kutuplaşmaya yol açacağını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aralarında Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) de yer aldığı 18 sivil toplum kuruluşu, "Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz" başlığıyla düzenlenen ortak basın toplantısında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan ramazan etkinlikleri talimatını eleştirdi.</p>

<p>Toplantıda tüm kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Kemal Irmak, ayrıca şunları kaydetti: "Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat 2026 tarihli talimatı, sadece bir idari karar değil; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan laiklik ilkesine karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Bu yasa dışı talimatın altına imza atan her bürokrat ve buna destek veren her yapı, Anayasa'yı kasten çiğneme suçu işlemektedir. Hiçbir genelge, hiçbir talimat, hiçbir siyasi hedef Anayasa'dan üstün değildir."</p>

<h2>YASA DIŞI TALİMATIN ALTINA İMZA ATAN BÜROKRATLAR ANAYASA'YI ÇİĞNEME SUÇU İŞLEMEKTEDİR</h2>

<p>Siyasi iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda eğitim sistemine yönelik yaklaşımlarının artık gizli bir ajanda olmaktan çıktığını belirten Kemal Irmak, bu durumun açık bir meydan okumaya dönüştüğünü savundu. Okul öncesinden üniversiteye kadar tüm eğitim kademelerinin evrensel bilim yerine dini referanslarla kuşatılmak istendiğini dile getiren Irmak, MEB tarafından 12 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan ve 81 il valiliğine gönderilen "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" konulu talimatın, anayasal laiklik ilkesine ve eğitimin bilimsel niteliğine aykırı olduğunu vurguladı. Irmak, bütün eğitim kademelerini kapsayan bu talimatın okulları tek sesli bir anlayışın uygulama alanı haline getirmeyi amaçladığını ifade etti.</p>

<p>Eğitim kurumlarında tek bir dinin ibadetlerini merkeze alan etkinlikler planlamanın ve öğrencileri bu etkinliklere katılmaya zorlamanın suç teşkil ettiğini hatırlatan Eğitim Sen Genel Başkanı, devletin tüm inançlar karşısında eşit ve tarafsız olması gerektiğini belirtti. MEB’in okullara gönderdiği talimatın uygulanması durumunda öğrencilerin inanç pratikleri üzerinden ayrıştırılacağı ve bazı öğrencilerin ötekinleştirileceği uyarısında bulunan Irmak, haftalık olarak doldurulması istenen "Ramazan Etkinlikleri İzleme Değerlendirme Formu"nun açık bir fişleme belgesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Irmak, eğitim kurumlarının farklı inanç gruplarından ve inancı olmayan öğrencilerin bir arada bulunduğu kamusal alanlar olduğunu belirterek, laikliğin din ve mezhep farklılıkları üzerinden halkların çatışmasına son vermek ve her inancın eşit haklar temelinde ilişki kurmasını güvence altına almak için kritik öneme sahip olduğunu kaydetti. Bakan Yusuf Tekin’in tutumunun toplumu ayrıştırıcı ve parti politikalarına dönük çıkar odaklı bir siyasi tutum olduğunu savunan Irmak, eğitim alanındaki kararların uzmanlara, pedagoglara veya sendikalara danışılmadan tepeden inmeci bir anlayışla alındığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortak açıklamanın ardından söz alan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ise laiklik mücadelesinin inanç özgürlüğü mücadelesi olduğunu ifade etti. Koçak, siyasal iktidarların dine yaklaşımlarının kendi güçlerini pekiştirmek adına yürütüldüğünü ve bu süreçte halkların gerçek inançlarının dikkate alınmadığını vurguladı. İnançlar özgürleştiğinde her kesimden insanın değerlerini dilediği gibi yaşama şansı yakalayacağını dile getiren Koçak, yürütülen bu çalışmanın önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/18-sivil-toplum-orgutunden-laik-ve-bilimsel-egitime-sahip-cikiyoruz-ortak-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/02/laikli-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="44043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Aile Yılı"nda Türkiye'de boşanmış nüfus 3,5 milyonu aştı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/aile-yilinda-turkiyede-bosanmis-nufus-35-milyonu-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/aile-yilinda-turkiyede-bosanmis-nufus-35-milyonu-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK tarafından paylaşılan 2025 yılı verilerine göre, Türkiye'de boşanmış kişi sayısı 3 milyon 567 bin 484'e yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait medeni durum verilerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, yetişkin nüfus içerisinde boşanmış kişilerin oranı yüzde 5,20 olarak hesaplandı. Cinsiyet bazlı dağılımda ise boşanmış kadınların genel nüfusa oranı yüzde 5,7 olurken, erkeklerde bu oran yüzde 4,7 seviyesinde kaydedildi.</p>

<p>Medeni durum tablosunun detaylarında; Türkiye'de 19 milyon 861 bin 472 kişinin hiç evlenmediği, 41 milyon 271 bin 735 kişinin evli olduğu ve 3 milyon 860 bin 754 kişinin ise eşini kaybettiği bilgileri yer aldı.</p>

<h2>EGE VE AKDENİZ İLLERİ ÜST SIRALARDA</h2>

<p>Yetişkin nüfustaki boşanma oranları illere göre incelendiğinde, listenin ilk sıralarında Ege ve Akdeniz bölgelerindeki kentlerin bulunduğu görüldü. İzmir, yüzde 8,37 ile boşanma oranının en yüksek olduğu il olarak kayıtlara geçerken, Muğla yüzde 8,35 ile ikinci sırada yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SOSYOLOG İLHAN: TEK BİR NEDENE BAĞLANAMAZ</h2>

<p>Cumhuriyet’in aktardığı bilgilere göre, Sosyolog Gökhan İlhan boşanma oranlarındaki artışın tek bir nedene indirgenemeyeceğini ifade etti. Evlilik kurumunun artık daha çok duygusal tatmin ve karşılıklı saygı temelinde değerlendirildiğini belirten İlhan, ayrıca şunları söyledi: "Türkiye genelinde ekonomik stres, hızlı evlilikler ve iletişim sorunları boşanmayı artırıyor. Özellikle ilk beş yıl içinde boşanmalar daha yoğun yaşanıyor. İletişim kopuşu ve güven kaybı boşanmanın en temel iki nedeni."</p>

<p>Sağlıksız ve şiddet içeren evliliklerin sürdürülmesinin toplumsal bir maliyet olduğunu vurgulayan İlhan, ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu: "Sağlıklı evlilik teşvik edilmeli, sağlıksız evlilik romantize edilmemelidir. Evlilik öncesi eğitim programları yaygınlaştırılmalı, belediyelerde ücretsiz aile danışmanlığı merkezleri artırılmalı, genç yaşta iletişim ve çatışma çözme becerileri öğretilmeli. Ekonomik stresi azaltıcı sosyal politikalar güçlendirilmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TOPLUM &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/aile-yilinda-turkiyede-bosanmis-nufus-35-milyonu-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/03/bosanma-davasi.webp" type="image/jpeg" length="53969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar kontenjanı azaltılacak bölümleri açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/yok-baskani-ozvar-kontenjani-azaltilacak-bolumleri-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/yok-baskani-ozvar-kontenjani-azaltilacak-bolumleri-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YÖK Başkanı Erol Özvar, istihdam dengesi gözetilerek hukuk, eczacılık ve diş hekimliği gibi bölümlerin kontenjanlarında kısıtlamaya gidileceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, yükseköğretim programlarının kontenjanlarında üç yıldır uygulanan azaltma işlemlerinin bu yıl da devam edeceğini kaydetti. Geçtiğimiz yıl devlet üniversitelerindeki hukuk, eczacılık ve diş hekimliği gibi bölümlerde hayata geçirilen kontenjan düşürme kararının, önümüzdeki süreçte vakıf üniversitelerini de kapsayacak şekilde genişletildiği kamuoyuyla paylaşıldı. Özvar, söz konusu bölümler adaylar tarafından yoğun talep görse dahi, istihdam olanaklarının yetersiz olması durumunda kontenjanların azaltılması yönündeki iradenin sürdürüleceğini vurguladı.</p>

<h2>KONTENJAN DÜZENLEMESİ VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİ DE KAPSAYACAK</h2>

<p>Erol Özvar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma uygulaması, 2026 yılından itibaren vakıf üniversitelerimiz için de geçerli olacaktır. Başta hukuk, psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık olmak üzere bazı programların kontenjanları vakıf üniversitelerinde de değişen oranlarda azaltılacaktır." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programlara yönelik ilginin yanı sıra istihdam dengesinin mutlaka gözetilmesi gerektiğine dikkat çeken Özvar, ayrıca şunları söyledi: "Özel sektörün iş vermediği programlarda ısrar etmek kimseye bir şey katmaz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/yok-baskani-ozvar-kontenjani-azaltilacak-bolumleri-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 22:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/07/erol-ozvar-1.jpg" type="image/jpeg" length="17093"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
