<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>dokuz8HABER</title>
    <link>https://www.dokuz8haber.net</link>
    <description>Son dakika haberleri, güncel haberler, siyaset, toplum, yaşam haberleri, ekonomideki gelişmeler, emek dünyasından ekoloji mücadelesine ve kadın hareketine yerel ve dünya haberleri dokuz8haber.net'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Apr 2026 14:16:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'nin üç il teşkilatı feshedildi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/mhpnin-uc-il-teskilati-feshedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/mhpnin-uc-il-teskilati-feshedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın Kars, Eskişehir ve Kütahya İl Teşkilatları'nın feshedildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Teşkilatı ve Eskişehir İl Teşkilatının feshedildiğini duyurdu.</p>

<p>Kısa bir sürenin ardından yeni bir duyuru daha yapıldı ve Kars Teşkilatı'nın da feshedildiği duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre MHP'nin Kars, Eskişehir ve Kütahya olmak üzere 3 il teşkilatı feshedildi. </p>

<p>İl teşkilatlarının feshine ilişkin gerekçe gösterilmedi.</p>

<p>Ayrıntılar gelecek...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/mhpnin-uc-il-teskilati-feshedildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/11/mhp-8.jpg" type="image/jpeg" length="15277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Cumhur ittifakı çocukları değil faizi koruyor"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/cumhur-ittifaki-cocuklari-degil-faizi-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/cumhur-ittifaki-cocuklari-degil-faizi-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı merkezi bütçe verilerine ilişkin, "Ödediğimiz her 100 lira verginin 20 lirası faize giderken, çocukların korunmasına ayrılan pay binde 3’te kalıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı merkezi bütçe verilerine ilişkin, "Ödediğimiz her 100 lira verginin 20 lirası faize giderken, çocukların korunmasına ayrılan pay binde 3’te kalıyor. Bu tablo, Cumhur İttifakı’nın tercihinin milletin çocukları değil, faiz ve sıcak para olduğunu açıkça gösteriyor. Yani Cumhur İttifakı çocukları değil, faizi koruyor" dedi.</p>

<p>CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı merkezi bütçe verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Merkezi bütçe verilerinin iktidarın toplumsal önceliklerini bütün açıklığıyla ortaya koyduğunu belirten Atabay, çocukların korunmasının, yoksullukla mücadelenin, kadınların güçlendirilmesinin, kırsal kalkınmanın ve Ar-Ge yatırımlarının geri plana itildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İktidarın bütçe önceliklerinin çocukları, kadınları, yoksulları ve üreticileri korumadığını söyleyen Atabay, "Ödediğimiz her 100 lira verginin 20 lirası faize giderken, çocukların korunmasına ayrılan pay binde 3’te kalıyor. Bu tablo, Cumhur İttifakı’nın tercihinin milletin çocukları değil, faiz ve sıcak para olduğunu açıkça gösteriyor. Yani Cumhur İttifakı çocukları değil, faizi koruyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<h2>"BU İKTİDARIN ÖNCELİĞİNDE FAİZ VAR, SICAK PARA VAR, RANT VAR"</h2>

<p>Bu tabloya karşın faize aktarılan kaynağın hızla büyüdüğünü belirten Atabay, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bir öğün okul yemeğini bütçeye yük gören, okullara sabun koymayı masraf sayan, öğretmenin de öğrencinin de güvenliğini koruyamaz hale gelen bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Ekonomide kaynak dağılımı politiktir. Vergi olarak topladığınız kaynağı nereye harcadığınız, kimi koruduğunuzu da açıkça gösterir. Bugün Türkiye’de iktidarın önceliğinde çocuklar yok, kadınlar yok, yoksullar yok, çiftçi yok, esnaf yok, sanayici yok. Bu iktidarın önceliğinde faiz var, sıcak para var, rant var.</p>

<p>Bütçe verileri ne söylüyor? Faize aktarılan kamu kaynağının toplam harcamalar içindeki payı 2023’te yüzde 10,2 iken 2026’da yüzde 20’ye yükseldi. Buna göre vatandaşın ödediği her 100 lira verginin 20 lirası faize gidiyor. Çocukların korunmasına ayrılan pay son dört yılda neredeyse sıfırlandı; 2026’nın ilk üç ayında bu oran yalnızca binde 3 düzeyinde kaldı. Yoksullukla mücadele için ayrılan bütçe payı son dört yılda yüzde 2,9’dan yüzde 2,3’e geriledi. Kadının güçlendirilmesine ayrılan kaynak binde 4 seviyesinde kaldı. Bölgesel kalkınma için ayrılan pay binde 5’ten binde 1’e düştü. Kırsal kalkınma için ayrılan pay binde 3’ten binde 2’ye geriledi. Ar-Ge ve yenilik harcamalarının bütçe içindeki payı binde 5’ten binde 3’e indirildi."</p>

<h3>"RANTI VE SICAK PARAYI KOLLAYAN BU DÜZENE İTİRAZ EDİYORUZ"</h3>

<p>Bu tablonun ekonomik olduğu kadar siyasi bir tercih olduğunu söyleyen Atabay, "Mehmet Şimşek yönetimi faize ve sıcak paraya alan açarken, bedeli asgari ücretliye, emekliye, öğretmene, gence ve çocuğa ödetiyor. Tasarruf dedikleri şey, bu ülkenin çocuklarından, yoksullarından ve emekçilerinden kısmaktır. Çiftçinin yaş ortalaması 60’a dayanmış, gençler köyde üretimden kopmuş, gıda enflasyonu halkın mutfağını yakmış durumda. Buna rağmen kırsal kalkınmaya ayrılan kaynağı azaltan bir iktidar, Türkiye’nin üretim kapasitesini de geleceğini de zayıflatıyor. Bu bütçe, çocukları koruyan bir devletin değil; faizi büyüten, yoksulluğu derinleştiren ve toplumsal öncelikleri ters yüz eden bir siyasi anlayışın belgesidir. Milletin çocuklarını, kadınlarını, yoksullarını ve üreticilerini değil, rantı ve sıcak parayı kollayan bu düzene itiraz ediyoruz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/cumhur-ittifaki-cocuklari-degil-faizi-koruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/guldem-atabay-kim-800x452.jpg" type="image/jpeg" length="60796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Venezuela operasyonunun şifresi: Trump Monroe Doktrini'ni neden hortlattı?]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/venezuela-operasyonunun-sifresi-trump-monroe-doktrinini-neden-hortlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/venezuela-operasyonunun-sifresi-trump-monroe-doktrinini-neden-hortlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin Venezuela'da gerçekleştirdiği askeri müdahalenin yankıları sürerken, Başkan Donald Trump'ın operasyonun dayanağı olarak Monroe Doktrini'ne işaret etmesi tarihi prensipleri yeniden tartışmaya açtı. Yeni ulusal güvenlik stratejisinde "Trump ekleri" ile güncellenen ve Trump tarafından "Donroe Doktrini" olarak adlandırılan bu yeni yaklaşım, Amerika kıtasındaki ülkeleri hedef alan sert politikaların habercisi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin alıkonulmasıyla sonuçlanan askeri operasyonun ardından düzenlediği basın toplantısında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Venezuela'nın saldırı silahları edindiğini ve bu durumun ABD'nin dış politika prensiplerini ihlal ettiğini savunan Trump, meşruiyet zemini olarak 1823 tarihli Monroe Doktrini'ni gösterdi. Aralık 2025'te yayımlanan ulusal güvenlik stratejisinde "Trump ekleri" ile güncellendiği belirtilen bu doktrin, ABD'nin Batı Yarımküre üzerindeki hakimiyet iddiasını daha agresif bir boyuta taşıdı. Trump, bu yeni süreci "Donroe Doktrini" olarak tanımlayarak, artık sadece savunma değil, mutlak hakimiyet hedeflediklerini vurguladı. Monroe Doktrini, 1823 yılında Başkan James Monroe tarafından Avrupa devletlerinin Amerika kıtasındaki kolonileşme faaliyetlerine karşı bir uyarı olarak ilan edilmişti. Ancak zamanla ABD'nin "süper güç" konumuna yükselmesiyle birlikte bu prensip, kıta ülkelerine müdahale etme aracına dönüştü. Özellikle Theodore Roosevelt'in 1904'teki eklemeleriyle ABD, kendini bölgenin uluslararası polisi olarak konumlandırmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İkinci dönemde şahin politikalar devrede</h2>

<p>Trump, ikinci başkanlık döneminde bölge ülkelerine karşı sert tavrını gizlemiyor. Kanada'ya karşı başlatılan ticaret savaşının yanı sıra ülkenin 51. eyalet olması gerektiğini savunan Trump, dönemin Kanada Başbakanı Justin Trudeau'ya vali şeklinde hitap etmişti. Benzer şekilde Panama Kanalı'nı geri alma isteğini ve Grönland'a olan ilgisini de sık sık dile getiren ABD lideri, Meksika sınırındaki uyuşturucu kartelleriyle mücadele için asker gönderme teklifiyle de Meksika hükümetinin tepkisini çekmişti. Trump bu hamleleriyle Monroe Doktrini'nin ötesine geçildiğini ve yeni dönemin kurallarının ABD tarafından tek taraflı belirleneceğini gösteriyor.</p>

<h2>Brezilya ve Kolombiya hedef tahtasında</h2>

<p>ABD'nin baskıcı politikalarından nasibini alan diğer ülkeler ise Brezilya ve Kolombiya oldu. Trump, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'yı, eski başkan Jair Bolsonaro'ya açılan davanın düşmemesi halinde gümrük vergilerini artırmakla tehdit etti. Venezuela operasyonunun hemen ardından Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro'yu da hedef alan Trump, Petro'nun kokain fabrikaları olduğu ve ABD'ye uyuşturucu gönderdiği iddiasını yineleyerek Kolombiya liderine dikkatli olması gerektiği uyarısında bulundu.</p>

<h2>Doktrinin tarihsel dönüşümü ve Trump etkisi</h2>

<p>Monroe Doktrini tarihsel süreçte Washington yönetiminin Meksika, Dominik Cumhuriyeti, Haiti ve Nikaragua gibi ülkelere müdahalesinde kilit rol oynadı. 1865 yılında Meksika'da İmparator Maximilian'a karşı Benito Juarez'in desteklenmesiyle sahada aktif olarak kullanılan doktrin, bugün Trump'ın "Önce Amerika" politikasıyla birleşmiş durumda. Trump, doktrinin yıldönümünde yaptığı açıklamada, Amerikan liderliğinin her zamankinden daha güçlü geri döndüğünü ve Batı Yarımküre'deki kaderi yalnızca ABD'nin belirleyeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/venezuela-operasyonunun-sifresi-trump-monroe-doktrinini-neden-hortlatti</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Jan 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/12/trump-25.png" type="image/jpeg" length="69431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Babacan: Cumhurbaşkanı olayım yargıyı bir dakikada düzeltirim]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/babacan-cumhurbaskani-olayim-yargiyi-bir-dakikada-duzeltirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/babacan-cumhurbaskani-olayim-yargiyi-bir-dakikada-duzeltirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ali Babacan, yargıdaki sorunların bir dakikada çözülebileceğini belirterek TMSF, sanal kumar ve asgari ücret düzenlemelerine yönelik eleştirilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) Genel Başkanı Ali Babacan, Tivi6 kanalında yayınlanan "Başkanlar Konuşuyor" programında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Selahattin Demirtaş, Can Atalay ve Osman Kavala gibi isimlerin haksız yere cezaevinde tutulduğunu ifade eden Babacan, yargı sistemindeki aksaklıkların giderilmesinin sanılandan daha kolay olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda yemin töreninin hemen ardından sisteme sadece iki cümlelik bir mesaj vererek düzeni sağlayacağını belirten Babacan, yargı mensuplarına "Arkadaşlar artık size telefon yok, not kağıtları falan yok. Yasa ne diyorsa, vicdanınız ne diyorsa onu yapacaksınız" denilmesinin yeterli olacağını söyledi. Bu duruşun sergilenmesi halinde baskı unsurlarının ortadan kalkacağını ve sistemin hızla işlemeye başlayacağını kaydetti.</p>

<h2>SİSTEME VERECEĞİM İKİ ÜÇ CÜMLELİK TALİMAT İLE DÜZELTİRİM</h2>

<p>Programda Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran'ın gözaltına alınma yöntemine tepki gösteren Ali Babacan, yurt dışından çağrıldığında kendi rızasıyla gelen bir iş insanının evine polis gönderilmesinin adalet duygusuna zarar verdiğini ifade etti. Babacan, "Bir telefon ararsınız, şu saatte sizi adliyeye bekliyoruz dersiniz. Yurt dışından gelen birisi evinden adliyeye mi gelmeyecek? Niye evine polis gönderiyorsun?" sözleriyle uygulama biçimini eleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomi yönetimi döneminden bir anısını paylaşan Babacan, kendisinden sonra kabinede görev alan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) üyesi bir bakanla asansörde yaşadığı diyaloğu aktardı. İsim vermediği bakanın kendisine, "Valla bakanım öyle bir miras bıraktınız ki yiyoruz yiyoruz bitmiyor" dediğini belirten Babacan, bu mirasın artık tükendiğini söyledi. Asgari ücretin 28 bin lira, en düşük emekli maaşının ise 16 bin lira seviyesinde olmasının bu durumun kanıtı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Kendi bakanlığı döneminde kurulan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yasasına da değinen Babacan, kurumun kuruluş amacından saptığını belirtti. TMSF'nin asıl görevinin batık varlıkları hızla satıp hazineye devretmek olduğunu hatırlatan Babacan, kurumun günümüzde Türkiye'nin en büyük holdingine dönüştüğünü ve şeffaf olmayan bir yapıya büründüğünü kaydetti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sanal bahis ve kumarın durdurulması için çağrıda bulunan Babacan, bu işin tek bir imza ve talimatla çözülebileceğini ifade etti. Devletin elektronik ortamdaki hareketleri kontrol edebilecek teknik altyapıya sahip olduğunu vurgulayan Babacan, ödemeler sistemi üzerinden yapılacak bir engelleme ile sanal kumarın 24 saat içinde sonlandırılabileceğini söyledi.</p>

<p>Enflasyonla mücadele yöntemlerini de eleştiren Ali Babacan, hükümetin "beklenen enflasyon" kavramı üzerinden dar gelirlinin hakkını gasp ettiğini belirtti. Türkiye'deki enflasyonun temel sebebinin yüksek talep değil, maliyet artışı olduğunu ifade eden Babacan, yanlış teşhis ve tedavi yöntemlerinin asgari ücretliyi ve emekliyi zor durumda bıraktığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/babacan-cumhurbaskani-olayim-yargiyi-bir-dakikada-duzeltirim</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Dec 2025 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/09/babacan-11.jpeg" type="image/jpeg" length="42246"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakırhan: 1921'deki Mustafa Kemal'i hatırlamalıyız]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/bakirhan-1921deki-mustafa-kemali-hatirlamaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/bakirhan-1921deki-mustafa-kemali-hatirlamaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM’deki bütçe görüşmelerinde Cumhuriyet tarihine dair çarpıcı bir analiz yaptı. "1921 Anayasası'nı hazırlayan Mustafa Kemal ile 1923 sonrasının resmi anlatısı" arasına çizgi çeken Bakırhan, çözüm için "1921 ruhuna" dönüş çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu’nda devam eden 2026 Yılı Bütçe görüşmelerinde kürsüye çıkan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuşmasına cezaevindeki siyasetçileri ve hayatını kaybeden polis memuru Emre Albayrak’ı anarak başladı. Bakırhan’ın konuşmasının odağında ise Kürt sorununun çözümü, tarihsel yüzleşme ve yeni anayasa tartışmaları vardı.</p>

<h2>"1921'deki Mustafa Kemal'i Tarihten Silmemek Gerek"</h2>

<p>Bakırhan, devletin tarih okumasına eleştiriler getirerek, 1921 Anayasası'nın yerelliği önceleyen vizyonunun bugün unutulduğunu savundu. Birinci Meclis dönemine atıf yapan Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"1920, 1921, 1922'deki Mustafa Kemal tarihin tozlu raflarına gönderilirken, 1923 sonrasının Atatürk'ü resmi anlatının baş köşesinde tutuluyor. 1921 Anayasası'nı kaleme alırken yerel demokrasiyi kabul eden Mustafa Kemal'i tarihten silmemek gerek. Bu hakikati silen resmi anlatıyı artık bir tarafa bırakmalıyız."</p>

<p>Erzurum Kongresi’nin 106 yıl önceki sonuç bildirgesine de değinen Bakırhan, "Kuruluş aşamasında ortak vatan fikri ile hukuk fikri yan yana duruyor, sonra hukuk kısmı unutuluyor" dedi.</p>

<h2>Bütçe Eleştirisi: "Savunmaya 10, Sağlığa 1"</h2>

<p>2026 bütçesinde savunma ve güvenlik harcamalarının yüzde 34 artırılmasını eleştiren Bakırhan, bunun bir "tercih sorunu" olduğunu belirtti:</p>

<blockquote>
<p>"Savunmaya 10 verilip sağlık, eğitim ve adalete 1 bırakılıyorsa bu denge sorunu değil, bir tercih sorunudur. Bugün riskleri ve tehditleri değil; umutları, emekçilerin ve ezilenlerin bütçesini konuşuyor olmalıydık."</p>
</blockquote>

<h2>İktidara ve Erdoğan'a Yanıt: "Bu Sefer Başarmak İstiyoruz"</h2>

<p>Konuşmasında MHP lideri Devlet Bahçeli'nin 18 Kasım'daki "Cumhuriyetin mayalanma dönemi" tespitine atıf yapan Bakırhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bu sefer başaracağız" sözlerine de kürsüden doğrudan yanıt verdi:</p>

<blockquote>
<p>"İktidardaki güç olarak en büyük sorumluluk sizdedir. Lütfen biraz daha kararlılık, samimiyet ve cesaret gösterin. Biz de buradan açıkça ifade ediyoruz: Evet, bu sefer başarmak istiyoruz. Başaracağız."</p>
</blockquote>

<h2>"Kürt Meselesi Gordion Düğümüne Döndü"</h2>

<p>Kürt sorununun "terör" veya "geri kalmışlık" parantezine sıkıştırılamayacağını vurgulayan Bakırhan, meselenin bir "statü ve hukuk" sorunu olduğunu dile getirdi. Abdullah Öcalan'ın çözüm sürecindeki rolüne de değinen Bakırhan, "Çatışmanın sona ermesi yönünde etkisi olabilecek her aktör, hukuk çerçevesinde müzakere zemininde bulunmalıdır. Öcalan'ın barış için söz kurması kadar doğal bir şey yoktur" değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/bakirhan-1921deki-mustafa-kemali-hatirlamaliyiz</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Dec 2025 20:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/05/ekran-goruntusu-2025-05-22-112500.png" type="image/jpeg" length="31503"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKP'li Büyükgümüş: Millet, Erdoğan'la en az bir dönem daha devam etmek istiyor]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/akpli-buyukgumus-millet-erdoganla-en-az-bir-donem-daha-devam-etmek-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/akpli-buyukgumus-millet-erdoganla-en-az-bir-donem-daha-devam-etmek-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, Antalya'da yaptığı açıklamada vatandaşın mesajının net olduğunu savundu. Büyükgümüş, "Milletimiz, Recep Tayyip Erdoğan'la en az bir dönem daha yola devam edilmesini kesin bir şekilde gösteriyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katılmak üzere geldiği Antalya'da önemli açıklamalarda bulundu. İl Başkanlığı ziyaretinde konuşan Büyükgümüş, hem parti çalışmalarına değindi hem de Antalya'daki yerel yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p></p>

<h3><strong>"Ocak'tan Bu Yana 750 Bin Yeni Üye"</strong></h3>

<p></p>

<p>Partinin büyüme ivmesine dikkat çeken Büyükgümüş, Ocak 2025'ten bugüne kadar Türkiye genelinde 750 binden fazla vatandaşın AKP'ye üye olduğunu duyurdu. Antalya'daki üye sayısının da 15 bini geçtiğini belirten Büyükgümüş, sembolik olarak 15 kişiye rozet takacaklarını ifade etti. Aksu Belediye Başkanı'nın partiye katılımının da bu büyümenin yerel yönetimler açısından bir göstergesi olduğunu vurguladı.</p>

<p></p>

<h3><strong>"Milletin Duası ve Mesajı Çok Açık"</strong></h3>

<p></p>

<p>Sahadaki gözlemlerini aktaran Büyükgümüş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görev süresine ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><em>"Gittiğimiz her yerde milletimizin mesajı ve duası çok net. En az bir dönem daha Recep Tayyip Erdoğan'la Türkiye'nin yola devam etmesini milletimiz bize kesin bir şekilde gösteriyor. Bize düşen, bunun siyasi gereğini ortaya koymak ve sahada mücadelesini vermektir."</em></p>
</blockquote>

<p></p>

<h3><strong>Antalya'ya Sert Eleştiri: "Baklava Kutularından Paralar Çıktı"</strong></h3>

<p></p>

<p>Konuşmasının devamında Antalya'daki mevcut yerel yönetimi hedef alan Büyükgümüş, kentin son dönemde "kirli ilişkilerle" anıldığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükgümüş şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p><em>"Türkiye'nin vitrini olan Antalya'nın son dönemde yolsuzluklarla, baklava kutularının içinden çıkan paralarla, rüşvet çarklarıyla anılması kalbimizi ortadan ikiye ayırıyor. Antalya maalesef çok kirli ilişkilerle anılır hale geldi. Ehliyetsiz, liyakatsiz ve kamu görevlilerini kendi ikballeri için araç olarak görenlere bir daha bu fırsatı vermemeliyiz. Antalya'yı yeniden parlayan bir yıldız yapacağız."</em></p>
</blockquote>

<p>Toplantıya Antalya milletvekilleri Mevlüt Çavuşoğlu, Mustafa Köse, Atay Uslu, Tuğba Vural Çokal, İbrahim Aydın, Kemal Çelik ve İl Başkanı Ali Çetin de katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/akpli-buyukgumus-millet-erdoganla-en-az-bir-donem-daha-devam-etmek-istiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Nov 2025 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/11/adsiz-tasarim-9-18.png" type="image/jpeg" length="22792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKP'li Tayyar: Öcalan, Bahçeli'ye darbe uyarısı yaptı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/akpli-tayyar-ocalan-bahceliye-darbe-uyarisi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/akpli-tayyar-ocalan-bahceliye-darbe-uyarisi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, İmralı görüşmesinin bilinmeyen bir detayını açıkladı. Tayyar, Öcalan'ın heyete, "Süreç başarılı olmazsa MHP içinde Devlet Bey'e darbe yapılacak" uyarısında bulunduğunu öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Dayanışma Komisyonu'nun İmralı ziyaretine dair tartışmalar sürerken, AKP'li Şamil Tayyar Tv100 ekranlarında gündemi sarsacak bir iddia ortaya attı. Tayyar, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın, yeni çözüm sürecinin başarısız olması durumunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koltuğunun tehlikeye gireceğini söylediğini aktardı.</p>

<p></p>

<h3><strong>"Öcalan, Bahçeli'nin Girişimini Çok Önemsiyor"</strong></h3>

<p></p>

<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in daha önce dile getirdiği "darbe mekaniği devreye girebilir" sözlerine atıfta bulunan Tayyar, Öcalan'ın bu konuyu İmralı'daki görüşmede daha açık bir dille ifade ettiğini belirtti.</p>

<p>Tayyar, canlı yayında şu ifadeleri kullandı: <em>"Öcalan, Devlet Bey'e yönelik önemli cümleler kullanıyor ve onun girişimini çok önemsiyor. Bahçeli kısmı şu ana kadar hiç konuşulmadı, ilk defa ifade ediyorum. Öcalan, 'Eğer süreç başarılı olmazsa MHP içinde Devlet Bey'e darbe yapılacak' diyor."</em></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Sürecin Önündeki En Büyük Engel DEM Parti"</strong></h3>

<p></p>

<p>Şamil Tayyar, konuşmasında DEM Parti'yi de sert bir dille eleştirdi. Gülistan Kılıç Koçyiğit'in açıklamalarını "gizliliğin ihlali" olarak yorumlayan Tayyar, sürecin önündeki en büyük engelin DEM Parti olduğunu savundu.</p>

<p>Tayyar eleştirilerini şöyle sürdürdü: <em>"Sayın Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bey, sürecin akamete uğramaması için zarafetle davranıyor. Ancak aynı hassasiyeti DEM'de göremiyoruz. Cumhur İttifakı görüşmenin gizliliğine dikkat ederken, DEM Parti gitti PKK’nin yayın organlarına her şeyi anlattı."</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/akpli-tayyar-ocalan-bahceliye-darbe-uyarisi-yapti</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Nov 2025 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/06/samil-tayyar-6.jpeg" type="image/jpeg" length="79544"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP parti tüzüğünün 15 maddesinde yapılan değişiklik oy birliğiyle kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/chp-parti-tuzugunun-15-maddesinde-yapilan-degisiklik-oy-birligiyle-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/chp-parti-tuzugunun-15-maddesinde-yapilan-degisiklik-oy-birligiyle-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin 39. Olağan Kurultayı'nda parti tüzüğünün 15 maddesi değiştirildi. Parti Meclisi üye sayısı 60'tan 80'e yükseltilirken, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi kuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'nin 39. Olağan Kurultayı'nda parti tüzüğünde 15 maddede değişiklik yapıldı. Değişiklikler oy birliğiyle kabul edildi.</p>

<p>Buna göre 60 olan Parti Meclisi üye sayısı 80'e çıkarılırken, kademeli olarak yüzde 25 olarak uygulanan gençlik kotasının birinci kademesindeki yaş aralığı yükseltildi. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi de geçici maddeyle tüzüğe eklenerek gölge kabinenin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi altında, "parti iktidara gelene kadar" çalışması kararlaştırıldı.</p>

<p>CHP’nin üç günlük 39’uncu Olağan Kurultayı, bugün Ankara Arena Spor Salonu’nda başladı. “Şimdi İktidar Zamanı” sloganlı kurultayda, partinin yeni programının kabul edilmesinin ardından tüzük değişiklikleri de oylandı. CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Muğla Milletvekili Gizem Özcan ve Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu’ndan oluşan tüzük hazırlık komisyonu değiştirilecek 15 maddeyi karara bağladı.</p>

<h2><strong>Tüzükte yapılan 15 değişiklik oy birliğiyle kabul edildi</strong></h2>

<p>15 maddelik tüzük değişiklikleri oybirliğiyle kabul edilerek, yürürlüğe girdi.</p>

<p>Tüzükte değişen maddeler şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Tüzüğün PM üyesi sayısını düzenleyen 20’nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişikliğie göre 60 kişiden oluşan Parti Meclisi üye sayısı 80'e, 15 kişiden oluşan Parti Meclisi yedek üye sayısı 20'ye çıkarıldı.</p>

<p>- Tüzüğün "Kongrelere Çağrı, Toplantı Yeter Sayısı ve Gündem" başlıklı 37'nci maddesinde yapılan değişiklikle il kongresini açmak için il başkanı ya da bir il yönetim kurulu üyesinin bulunmadığı durumlarda, kongreyi Genel Sekreter tarafından görevlendirilen bir kongre üyesinin kongreyi açabileceği, bunun da olmaması durumunnda, kongrenin en yaşlı üyesince kongrenin açılabileceği hükme bağlandı. Bu değişikliğin geçtiğimiz aylarda Olağanüstü İstanbul İl Kongresi'nde yaşanan tartışmaları bertaraf etmek maksadıyla tüzüğe eklendiği belirtildi.</p>

<p>- Tüzüğün "Kongrelerde Adaylık" başlıklı 41'inci maddesinde yapılan değişiklikle partili belediyeler ve bağlı kuruluşları ile iştiraklerinde görev yapan yönetim ve müdürler kurulu üyeleri ile danışmanların aday olması engellendi.<br />
<br />
- Tüzüğün “Kurultayda Seçimler” başlıklı 51’inci maddesinde yapılan değişikliğe göre, Bilim Kültür Sanat Platformu (BKSP) üyelerinin sayısı sekizden 10’a çıkarıldı. BKSP üyeleri seçimleri için Genel Başkan delegeye 15 kişi önerecek. Ayrıca asil ve yedek üyeliğe seçilmek için delege tamsayısının en az 1/4'ünün oyunu alma zorunluluğu esnetilerek, yeterince adayın seçilememesi durumunda kota gözetilmeksizin en çok oy alanların asil ve yedek üyelikleri tamamlaması kararlaştırıldı.</p>

<h2><strong>Gençlik kotasının yaş aralğı genişletildi</strong></h2>

<p>- Tüzüğün kotaları düzenleyen 56’ncı maddesinde yapılan değişiklikle gençlik kotasında yaşanan uygulama sorununun önüne geçilmesi amacıyla, yüzde 25’lik gençlik kotası korunarak yüzde 10 olarak uygulanan 18-25 gençlik kolları yaş aralığının üst sınırı 30’a; yüzde 15 olarak uygulanan 25-40 çalışma çağı yaş aralığının alt sınırı 31’e yükseltildi.</p>

<h2><strong>Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi tüzüğe eklendi</strong></h2>

<p>- Tüzüğe ayrıca Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ni düzenleyen bir geçici madde eklendi. Madde şöyle:</p>

<p>“İlk Cumhurbaşkanı seçimine kadar partinin cumhurbaşkanlığı adaylık sürecini ve çalışmalarını yürütmek üzere Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi kurulur. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, Genel Başkanca belirlenen yerlerde çalışmalarını yürütür. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ile Genel Merkez arasındaki siyasi ve icrai koordinasyon, Genel Başkanca görevlendirilecek kişilerce sağlanır. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin saha çalışmaları, parti örgütü tarafından yürütülür. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin giderleri parti bütçesinden karşılanır.”</p>

<h2><strong>Gölge bakanların “parti iktidar olana kadar” ofis bünyesinde çalışması kararlaştırıldı</strong></h2>

<p>Geçici maddenin devamında gölge kabine tanımlanarak Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ne bağlandığı belirtildi. Madde şöyle:</p>

<p>“Genel Başkan, PM üyeleri ve milletvekilleri arasından yürütme erkinin görev alanlarına uygun olarak parti programı doğrultusunda bakanlık politikaları oluşturmak üzere, gölge kabine üyeleri belirleyebilir. İhtiyaç olması halinde gölge kabine üyeleri PM üyeleri ve milletvekilleri dışından da belirlenebilir. Gölge kabine üyelerinin görev alanları ve sayısı cumhurbaşkanı adayının teklifi, Genel Başkan’ın onayıyla belirlenir. Gölge kabine toplantısına katılması halinde Genel Başkan ya da cumhurbaşkanı adayı başkanlık eder. Gölge kabine üyeleri, görev alanlarıyla ilgili parti politika ve stratejilerine ilişkin raporlarını PM’ye sunar. Her bir gölge bakan başkanlığında birer politika kurulu oluşturulur. İlgili gölge bakan bu kurulda milletvekillerine, PM üyelerine ve alanında uzman kişilere görev verebilir. Gölge kabine üyelerinin görev süresi, partinin iktidar olmasıyla sona erer."</p>

<p>- Yürürlük ve yürütmeyi düzenleyen 87’nci Madde’de yapılan değişiklikle, bugün yapılan değişiklikler kabul edildiği anda yürürlüğe girecek.</p>

<p>[related-posts id="287677" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>[related-posts id="287676" color="bg-warning"][/related-posts]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/chp-parti-tuzugunun-15-maddesinde-yapilan-degisiklik-oy-birligiyle-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/11/chp-39-kurultay-2.png" type="image/jpeg" length="69956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmralı'da yeni dönem: Görevliler daha saygılı, tecrit esnetildi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/imralida-yeni-donem-gorevliler-daha-saygili-tecrit-esnetildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/imralida-yeni-donem-gorevliler-daha-saygili-tecrit-esnetildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Reuters'a konuşan Abdullah Öcalan'ın avukatı İbrahim Bilmez, İmralı'daki koşulların değiştiğini açıkladı. Görevlilerin tutumunun "daha saygılı" olduğunu belirten Bilmez, Öcalan'ın diğer mahkumlarla görüşebildiğini ve televizyon izleyebildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de yeni çözüm süreci ve PKK'nın silahsızlanma tartışmaları sürerken, sürecin kilit ismi Abdullah Öcalan'ın tutuklu bulunduğu İmralı Cezaevi'nden dikkat çeken haberler geldi.</p>

<p>Uluslararası haber ajansı Reuters'ın servis ettiği habere göre; 2019 yılından bu yana ilk kez müvekkiliyle görüşme izni alan avukatlarından İbrahim Bilmez, 26 yıldır cezaevinde bulunan Öcalan'ın tecrit koşullarında gözle görülür bir yumuşama olduğunu açıkladı.</p>

<p></p>

<h3><strong>Sohbet Hakkı ve TV İzni Geldi</strong></h3>

<p></p>

<p>Avukat Bilmez, cezaevi yönetiminin ve görevlilerin tutumunun eskiye oranla "daha saygılı" hale geldiğini belirtti. Bilmez, İmralı'daki yeni düzeni şu maddelerle özetledi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sohbet Hakkı:</strong> Öcalan artık tecrit altında tutulmuyor; cezaevinde bulunan diğer PKK bağlantılı mahkumlarla etkileşime geçebiliyor ve görüşebiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Televizyon İzni:</strong> Kitap okuma hakkının yanı sıra, bazı televizyon kanallarını izlemesine izin veriliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İnternet Yasağı:</strong> Koşullardaki iyileştirmelere rağmen internet erişimine izin verilmiyor.</p>
 </li>
</ul>

<p></p>

<h3><strong>"Azmi ve İradesi Değişmemiş"</strong></h3>

<p></p>

<p>Görüşme sonrası izlenimlerini aktaran Bilmez, Öcalan'ın sağlık ve moral durumunun yerinde olduğunu vurguladı. Bilmez, <em>"Azmi ve iradesi değişmeden duruyor. Hiçbir şey eksilmemiş. Kürt sorununun demokratik çözümü için çabalamaya devam ediyor"</em> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h3><strong>Reuters'tan Çarpıcı İddia: "Ben Kurdum, Ben Bitiriyorum"</strong></h3>

<p></p>

<p>Haberde, sürecin arka planına dair önemli bir detay da yer aldı. Reuters, ulaştığı görüşme dökümlerine dayandırdığı iddiasında, Öcalan'ın örgüt üzerindeki otoritesini kullanarak silahsızlanma sürecini bizzat yönettiğini belirtti. İddiaya göre Öcalan, PKK'nın mayıs ayında aldığı "silah bırakma ve fesih" kararıyla ilgili olarak "Ben kurdum, ben bitiriyorum" ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/imralida-yeni-donem-gorevliler-daha-saygili-tecrit-esnetildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/11/ocalan-3.png" type="image/jpeg" length="80640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Kemal Bey’i kurultaya davet edeceğim]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/ozgur-ozel-kemal-beyi-kurultaya-davet-edecegim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/ozgur-ozel-kemal-beyi-kurultaya-davet-edecegim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, "Bu iki açıdan mevcut genel başkan olarak zorlandığımı ifade etmeliyim. Ama sakinliğimizi, sağ duyumuzu korumak zorundayız. Sonuçta Kemal Bey’i de arayıp kurultaya davet edeceğim. Ben Kemal Bey’in bu açıklamasının parti tarihinde bir istisna olarak kalmasını ümit ediyorum. Bunun için üzerime düşen bir şey varsa yapacağım. Kendisini kurultaya da davet edeceğim.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet Gazetesi'nin sorularını yanıtladı. Özel, CHP'nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, "siyaseten arınma" ve "çözüm sürecinde cesur olma" şeklindeki sözlerini şöyle değerlendirdi:</p>

<p>"CHP’de koltuk Atatürk’ten miras olduğu için hem genel başkana hem önceki genel başkanlara yaklaşımın çok özenli olması gerekiyor. Benim şöyle bir tutumum var: Önceki genel başkanların eleştiri hakkı var ama bizim mevcut genel başkan olarak onları eleştirme hakkımız yok. Vefa göstermeliyiz. Meseleye hep öyle yaklaştık. İki yıldır bunun dışında bir tavrımız olmadı. Bugün de bunu terk etme niyetinde değiliz. Tabii son açıklama parti tabanında ve CHP’ye umut bağlayanlarda ciddi bir tepkiye yol açtı. Bu tepkilerin önünü almakta güçlük çekiyoruz. CHP, çözüm süreci noktasında komisyon fikrinin sahibi, 29 maddelik bir demokratikleşme paketini masaya koydu. Kendisine yapılan bütün saldırılara rağmen masadan kalkma yönündeki talepleri göğüsledi. İmralı’ya gitme noktasında da tavrını belirlemişken, bu tavrın eleştirilmesi ve partinin tarihini, vicdanını ve siyasi pozisyonunu ortak akılla belirlemişken buna çok kestirmeden bir tepki gösterilmesi partiyi çok üzdü.</p>

<h2><strong>“İmamoğlu’nun üzerine beton dökecek bir işin içinde CHP olmaz”</strong></h2>

<p>Diğer taraftan biz 19 Mart’ın gelişini çok önceden ‘Bir darbe mekaniği işliyor’ diye görmüştük. Eskiden, siyasi görev yapmış birisi, özel görevle İstanbul’a gitti. Gittiği günden beri bir hazırlık yapıyordu. Hakimler, savcılar, kararlarıyla konuşur. İktidar yanlısı gazeteye mülakat verecek kadar siyasallaşmış bir yargının yazdığı ve hiçbir somut delile dayandıramadığı bir iddianamenin kıymetlendirilmesi zaten kabul edilemez. CHP geçmişte de benzer şeyler yaşadı, belediye başkanlarına saldırılar oldu, benzer iddialar oldu. Bugünkünü kanıt sayarsanız, kanıt sayılabilecek iddialar oldu. O gün yapmadığımızı, bugün 15 buçuk milyon kişinin cumhurbaşkanı adayı gösterdiği Ekrem İmamoğlu’na yapacak; onu yalnızlaştıracak, kendi deyimiyle ‘Üzerine beton dökecek’ bir işin içinde CHP olmaz. Halkın yüzde 65’i iddianamenin siyasi olduğunu düşünüyor. CHP tabanının yüzde 95’i bunu siyasi görüyor. Bu şartlar altında, iktidar ve onun ‘yargı kolları başkanı’ olarak nitelendirdiğim kişi çaresiz. Burada iddianameyi kıymetlendirmenin bir anlamı yok. Mazur görülebilecek bir tarafı yok. Görülmemiş bir dava üzerinden arkadaşlarımızı kamuoyu önünde tartışmanın anlamı yok.</p>

<h2><strong>“Kemal Bey’i kurultaya davet edeceğim”</strong></h2>

<p>Bu iki açıdan mevcut genel başkan olarak zorlandığımı ifade etmeliyim. Ama sakinliğimizi, sağ duyumuzu korumak zorundayız. Sonuçta Kemal Bey’i de arayıp kurultaya davet edeceğim. Ben Kemal Bey’in bu açıklamasının parti tarihinde bir istisna olarak kalmasını ümit ediyorum. Bunun için üzerime düşen bir şey varsa yapacağım. Kendisini kurultaya da davet edeceğim. Seçildiğim günden bu yana, parti için anlamlı her güne, toplantıya bütün genel başkanlarımızı bizzat cep telefonundan arayıp davet ettim. Önceki genel başkanların hep bir arada, bir istişare heyeti gibi olmasını çok arzu ettim. Altan Bey’in vefatına kadar Hikmet Bey, Murat Bey ile bunu yapıyorduk. Hatta tüzük konusunda bir madde onlarla bir toplantıda olgunlaştı: ‘Mevcut genel başkan imza toplamaz, talebi halinde adaydır.’ Neden? Çünkü mevcut başkan bin 200 imza topluyordu, diğer adaylara imza kalmıyordu. Bu da tartışma yaratıyordu. İlk kez bu kurultayda imza toplamıyoruz. Mevcut başkan talebi halinde aday olur, diğer adaylara toplayabilecekleri bin 300 imzalık bir alan kalır. Şu an delege üstünde hiçbir baskı yok.”</p>

<h2><strong>“Savunduğumuz değerleri doğru anlatıp merkeze sandığı koruma refleksini koyacağız”</strong></h2>

<p>Özel, yarın ilk günü yapılacak 39’uncu Olağan Kurultay’daki hedeflerinin sorulması üzerine ise şöyle konuştu:</p>

<p>“Partiyi kuruluş değerlerinden bir yere savurmadan Türkiye’deki bütün demokratların partisi yapmaya yönelik anlayışı da yerleştirerek bütün demokratlara hem kadrolarıyla hem politikalarıyla kucak açan; sandığı, demokrasiyi koruyan; ortak bir gelecek kurabilmeyi merkeze oturtan bir yaklaşımımız var. Partimiz sol, sosyal demokrat, demokratik sol değerlere sahip çıkan bir partidir. Bunda şüphe yok. Ama savunduğu değerleri daha doğru anlatıp merkeze Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve sandığı koruma refleksini koyacağız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"CHP çözümleri söyleyen yeni bir evreye geçiyor"</strong></h2>

<p>Programımız, ülkenin Anayasa’sı gibi geniş bir tarife sahip. Ama çok somut şeyler de var. Bu programdan sonra CHP, sorunları söylemekten çok, çözümleri söyleyen yeni bir evreye geçiyor. Program seçim vaadi duymak isteyenler için hala soyut kalabilir. Onu da Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ile yapacağız. Bugünkü gölge kabine ofise evrilecek. Orada bol bol çözüm söyleyen bir söyleme geçeceğiz."</p>

<h2><strong>"Komisyonu domine edeceğiz, yönlendireceğiz"</strong></h2>

<p>Özgür Özel, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda bundan sonraki çalışmalara ilişkin bir soruya, şu yanıtı verdi:</p>

<p>"Kürt sorunu için, içinde bulunduğumuz komisyona hazırlık süreci bizi bu konuda biraz daha somut çalışmaya itti. 29 maddelik bir öneri paketimiz var. Bunun içinde nefret söylemiyle mücadele konusunda bir kanun önerimiz var. Bütün kadınların şiddete karşı kırılgan olduğu ama Kürt kadınlarının daha kırılgan olduğu meselede, hem kadına şiddet konusunda önerilerimiz var hem de kadın cinayetlerinin istatistikleri üzerinden konuştuğumuz şeyler var. Ana dilin öğrenilmesi konusunda ilk kez programımızda bir şeyler yazıyor. Bunun yanında terör tanımı; öğrenciyi, gazeteciyi terörist yapan tanımla ilgili önerimiz var. Cumhurbaşkanına, kamu görevlisine hakaret suçunun fikir özgürlüğü konusunda çerçevelenmesine yönelik bir hazırlık var. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulmaması gibi aykırılıkların giderilmesine yönelik hazırlıklarımız, bu konuda bazı müeyyede önerilerimiz var. Yine gazetecilerin derdi olan, ‘yanlış bilgiyi alenen yayma’ suçuyla ilgili düzenleme önerimiz var. Hem komisyonu bu konuda domine edeceğiz, yönlendireceğiz, talepte bulunacağız hem de yaptırabildiğimizi burada yaptıracağız. Yaptıramadığımızı kendimiz yapacağız."</p>

<h2><strong>"DEM tabanının DEM’den beklentisiyle CHP’ye oy verenlerin CHP’den beklentisi arasında bir fark olmasının anlayışla karşılaması lazım"</strong></h2>

<p>CHP Lideri Özel, "Komisyon üyelerinden seçilen heyetin İmralı’ya gitmesi önce duyurulmadı, sonra açıklandı. MHP’nin daha çok sahiplendiği, AK Parti’nin açıklamaktan kaçındığı bir süreç oldu. Bu tutumu nasıl değerlendirirsiniz" sorusuna karşılık da söyledi:</p>

<p>"Samimiyetsiz bir tutum. AKP zaten ilk günden beri derenin boyunu MHP’ye ölçtürerek tamamen bu işi bir siyasi rant ve risk alanı olarak yönetiyor. Bize bazı eleştiriler yapıyor ama hiç olmazsa CHP’nin tutumu net ve samimidir. Biz komisyona girdik, katkı irademizi ortaya koyduk, koymaya devam ediyoruz. İmralı ziyareti noktasında bize oy verenlerin, tabanımızın, halkın beklentileri doğrultusunda kararımızı tarih önünde kayda geçirdik, savunduk. DEM tabanının DEM’den beklentisiyle CHP’ye oy verenlerin CHP’den beklentisi arasında bir fark olmasının herkes tarafından anlayışla karşılaması lazım.</p>

<h2><strong>"AKP ‘Bunu ranta çevirir miyim, riskini MHP’ye taşıtabilir miyim’ hesapları içinde bir süreç yürütüyor"</strong></h2>

<p>AKP tavşana kaç, tazıya tut yapa yapa, ‘Bunu ranta çevirir miyim, riskini MHP’ye taşıtabilir miyim’ hesapları içinde bir süreç yapıyor. Şimdi adaya gidildi; ‘Fotoğraf vermeye utanıyoruz. Video olmasın. Tutanak olmasın.’ Biz daha kararımızı vermeden önce AKP’de etkili bir isim bize, ‘Siz de gelin adaya. Zaten video olmayacak, fotoğraf olmayacak. Ne gün gidildi, dönüldü, belli olmayacak. Koster olmayacak, helikopter olacak. Çünkü gazeteciler bekler orada. Helikopterin kalktığı, indiği belli olmayacak. Gidildikten sonra sorulacak, ‘O iş yapıldı’ denecek. Hatta istiyorsanız kimin gittiği bile gizli kalabilir. ‘CHP’den biri gitti’ deriz. İlla gelin’ dedi. Ben de ‘Gitmek mi bu o zaman’ dedim. O da ‘Bu iş böyle olacak’ dedi. Bu ziyaretten bizi alıkoyan neyse AKP de bunu görüyor. Bunun kendince bir maliyet yaratacağını düşünüyor. Üstlenmemek için böyle yapıyor. Komisyonun kamuya açık kısmında da hiç konuşmadılar. ‘Oylama gizli olsun’ dendi. ‘Oylama yapılmasın’ bile dendi."</p>

<p>Özel, “İmralı’daki tutanakların açıklanmasını istiyor musunuz?” sorusu üzerine, “İmralı’daki tutanakların komisyonla aynen paylaşılması lazım. Komisyon üzerinden partiler ne olduğunu öğrenir. Ona göre açıklanıp açıklanmama konusunda tavırlarını belirlerler. İmralı’da gizli kalınması gerekecek ne var, ben bilmek isterim. Eğer gizli kalması gerekecek bir şey yoksa biz de açıklanması yönünde destek veririz” dedi.</p>

<h2><strong>“Yeni Anayasa’nın uyulmak için değil, oyun kurmak için yapıldığını görüyoruz”</strong></h2>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Komisyonun İmralı ziyareti dönüşü yine bir Anayasa tartışması başladı. Nasıl değerlendirirsiniz?” sorusuna şu yanıtı verdi:</p>

<p>"Bu Anayasa’dan kimse memnun değil, ben de değilim ama Anayasal düzenden yanayım. Bugün kendisi için değiştirilmiş Anayasa’ya uymayan bir iktidar var. O yüzden bütün yetkili organlarımızla konuşup bu anlayışla Anayasa yapamayacağımızı söyledik. Burada da bir değişiklik öngörmüyoruz. Sonuçta mevcut Anayasa’nın bu kadar ihlal edildiği bir yerde, yeni Anayasa’nın uyulmak için değil, oyun kurmak için yapıldığını görüyoruz. Bir de Erdoğan tarihinin en moralsiz sürecini geçiriyor. 31 Mart’ta ilk kez sandıktan malup çıktı. O gücünü sandıktan alan Erdoğan kalmadı. Son seçimin galibi CHP. Gelecek genel seçime son girdiği sandıktan malup çıkmış birisi olmamak için kendisine makul bir sandık arıyor. Tek başına kazanamayacağı için, ‘Acaba bir başka denklem kurabilir miyim’ hesabı yapıyor. Onun sorunu Anayasa’ya uymak değil. Bunu, iktidarını sürdürmek için bir kurgunun parçası olarak görüyor."</p>

<h2><strong>“Herkes çocuklarının gemisini, evlerini bir göstersin”</strong></h2>

<p>Özel, gündeme getirdiği Siyasi Ahlak Yasası’na ilişkin ise şöyle konuştu:</p>

<p>“Somut bir önerimiz Meclis’te bekliyor, kayıtlarında var. Daha önce Erdoğan, Siyasi Ahlak Yasası’nı savunan Sayın Ahmet Davutoğlu’na karşı, ‘Bu yasayı çıkartırsan Anadolu’da il, ilçe başkanı bulamazsın’ diyerek büyük bir itirafta bulunmuştu. Biz o günden bu yana, benim de baş imzacısı olduğum yasa teklifini Meclis’e verdik. Siyasetçilerin gelirlenin incelenmesini, sebepsiz zenginleşmelerin takip edilmesini, her kuruş paranın hesabının verilmesini, hatta bunun siyasilerin birinci ve ikinci derece yakınları üzerinden de izlendiği bir şeffaflık öneriyoruz. Şimdi iddianamenin çıkmasıyla şu ortaya çıktı: Bir kanıt ortaya koyamadılar. Ben de Erdoğan’a, ‘Hepimiz siyasete girdiği günden bugüne kadar ne gelir elde ettik’ diye bir çağrı yaptım. Ben evimi, arabamı, eczanemin faaliyet gösterdiği dükkanı nasıl satın aldığımı gösterebilirim. Herkes çocuklarının gemisini, evlerini bir göstersin."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/ozgur-ozel-kemal-beyi-kurultaya-davet-edecegim</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/06/ozgur-ozel-98.png" type="image/jpeg" length="71859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sırrı Sakık: Barış kapalı kapılar ardında büyümez, tutanakları açıklayın]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/sirri-sakik-baris-kapali-kapilar-ardinda-buyumez-tutanaklari-aciklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/sirri-sakik-baris-kapali-kapilar-ardinda-buyumez-tutanaklari-aciklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Meclis Komisyonu'nun İmralı ziyaretine ilişkin tutanakların gizli tutulacağı iddialarına tepki gösterdi. Sakık, "Tutanakların gizlenmesi kuşkuyu artırır, açıklanması gerekir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun İmralı Adası'na giderek PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmesinin yankıları sürerken, DEM Parti cephesinden kritik bir "şeffaflık" çağrısı geldi.</p>

<p>Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İmralı'daki görüşmenin tutanaklarının açıklanmayacağı yönündeki bilgilere itiraz etti. Hem Öcalan'ın hem de kamuoyunun beklentisinin şeffaflık olduğunu vurgulayan Sakık, sürecin gizlilikle yürütülemeyeceğini savundu.</p>

<p></p>

<h3><strong>"Öcalan da Şeffaflık Talep Ediyor"</strong></h3>

<p></p>

<p>Sakık, paylaşımında sürecin tüm taraflarının beklentisini şu sözlerle dile getirdi: <em>"Komisyon İmralı’da Sayın Öcalan’la görüştü ancak tutanakların açıklanmayacağı söyleniyor. Oysa ilk günden beri hem biz hem Parlamento hem Sayın Öcalan hem de Türkiye halkları bu sürecin şeffaf ilerlemesini talep ediyor."</em></p>

<p></p>

<h3><strong>"Gizlemek Kuşkuyu Artırır"</strong></h3>

<p></p>

<p>Barışın ancak halkın gözü önünde inşa edilebileceğini belirten Sakık, tutanakların gizlenmesinin sürece zarar vereceği uyarısında bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><em>"Barış, kapalı kapılar ardında değil; açık, dürüst ve halkın gözü önünde büyür. Tutanakların gizlenmesi kuşkuyu artırır, açıklanması ise güveni güçlendirir. Halkın yararı ve barışın geleceği için görüşme tutanaklarının açıklanması gerekir."</em></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/sirri-sakik-baris-kapali-kapilar-ardinda-buyumez-tutanaklari-aciklayin</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/03/sirri-sakik-1.png" type="image/jpeg" length="77110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erkan Baş'tan Erdoğan'a: Komisyona gel, 7 Haziran'ı anlat]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/erkan-bastan-erdogana-komisyona-gel-7-hazirani-anlat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/erkan-bastan-erdogana-komisyona-gel-7-hazirani-anlat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Milli Birlik Komisyonu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı dinlemesi gerektiğini söyledi. Baş, "Önceki süreç neden bitti, 7 Haziran-1 Kasım arasında Türkiye niye kan gölüne döndü, bunların yanıtı alınmalı" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında gündeme damga vuracak açıklamalarda bulundu. Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarını değerlendiren Baş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da komisyon tarafından dinlenmesi gerektiğini savundu.</p>

<p></p>

<h3><strong>"Erdoğan'a Sormadan Nefes Alamazlar"</strong></h3>

<p></p>

<p>Komisyonun geçen hafta aldığı kapalı oturum kararını "rezalet" olarak nitelendiren Baş, AKP'yi korkaklıkla suçladı. Erdoğan'ın "Komisyon karar verir" sözlerini eleştiren Baş, <em>"Elinizi vicdanınıza koyun, Tayyip Erdoğan'a sormadan o komisyondaki herhangi bir AKP milletvekili nefes alabilir mi?"</em> diyerek tepki gösterdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"7 Haziran - 1 Kasım Arasında Ne Oldu?"</strong></h3>

<p></p>

<p>Erkan Baş, komisyonun çalışmalarının şeffaf olması gerektiğini belirterek, Erdoğan'ın neden dinlenmesi gerektiğini şu sorularla açıkladı: <em>"Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuda komisyona söyleyecek hiçbir şeyi yok mu? Komisyon Erdoğan'ı dinlemelidir. 'Bir önceki çözüm süreci neden bitti' sorusunun yanıtı alınmalıdır. 7 Haziran-1 Kasım arasında Türkiye niye kan gölüne döndü? Ankara'nın göbeğinde niye bombalar patladı? AKP iktidar olamayınca seçim niye yenilendi? Bu soruları sormadan ve yanıt almadan nasıl devam edeceğiz?"</em></p>

<p>Baş, barıştan yana olduklarını ancak sürecin iktidarın siyasi manipülasyonuna ve basit hesaplarına alet edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.</p>

<p></p>

<h3><strong>Mehmet Şimşek'ten Özür ve Eleştiri</strong></h3>

<p></p>

<p>Geçtiğimiz günlerde SGK Başkanı Raci Kaya'ya ait olan "Eskiden 50 yaşında ölüyorduk, bugün emekliler 78’ine kadar aylık alıyor" sözlerini yanlışlıkla Bakan Mehmet Şimşek'e atfettiğini belirten Baş, bu hatası için özür diledi.</p>

<p>Ancak eleştirilerini sürdüren Baş, Şimşek'e seslenerek, <em>"Bu sözü siz söylemediniz ama siz de bu zihniyetin en önemli tamamlayıcılarından birisiniz. Emekliyi yük gören, insan ömrünü maliyet kalemi sayan bu çarpık anlayışı kim düzeltecek?"</em> dedi.</p>

<p></p>

<h3><strong>"Adalet Bakanlığı Bütçesine Verilen Beş Kuruş Haramdır"</strong></h3>

<p></p>

<p>Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmelere de değinen Baş, Başsavcı Akın Gürlek'in basına demeç vermesini eleştirdi. Gürlek'in "siyasi parti komiseri" gibi davrandığını savunan Baş, <em>"Şu ülkede bu adaletsizliklerin egemen olduğu tabloda Adalet Bakanlığı bütçesine verilen beş kuruş bile haramdır"</em> ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<h3><strong>Suriye Mesajı</strong></h3>

<p></p>

<p>Konuşmasının sonunda dış politikaya da değinen Baş, Suriye'de Alevilere yönelik katliamları kınadıklarını belirterek, <em>"Bu topraklarda barış, hem ülkemizde hem bölgemizde herkesin kendisini eşit ve güvende hissetmesiyle sağlanabilir"</em> mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/erkan-bastan-erdogana-komisyona-gel-7-hazirani-anlat</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/03/erkan-bas-1.jpg" type="image/jpeg" length="49837"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP kurultayında Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi tüzüğe ekleniyor]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/chp-kurultayinda-cumhurbaskanligi-aday-ofisi-tuzuge-ekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/chp-kurultayinda-cumhurbaskanligi-aday-ofisi-tuzuge-ekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin 28-30 Kasım'daki 39. Olağan Kurultayı'nda, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi geçici maddeyle tüzüğe eklenecek. Mevcut gölge kabine uygulaması bu ofis çatısı altında yapılandırılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 28-30 Kasım'da Ankara'da düzenleyeceği 39. Olağan Kurultayı'nda önemli tüzük değişiklikleri gündeme gelecek. "Şimdi İktidar Zamanı" sloganıyla düzenlenecek kurultayda, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi geçici bir maddeyle tüzüğe eklenecek.</p>

<h2>KURULTAY PROGRAMI BELLİ OLDU</h2>

<p>CHP’nin 28-30 Kasım’da yapılacak 39’uncu Olağan Kurultayı için hazırlıklar sürüyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in anahtar listesi üzerine çalışmaları sürerken kurultayın ikinci gününde tüzük değişikliği yapılacağı öğrenildi. Yapılacak değişiklikle, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi geçici bir maddeyle tüzüğe eklenecek. Bu değişiklikle mevcut MYK’nın içinde çalışmalarına devam eden gölge kabine uygulaması Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sistemi içerisinde yer alacak.</p>

<p></p>

<p>CHP’nin 28, 29, 30 Kasım’da, Ankara Arena Spor Salonu’nda yapılacak “Şimdi İktidar Zamanı” sloganıyla gerçekleştireceği kurultay için hazırlıklar son hızla devam ediyor. Kurultay programına göre 28 Kasım Cuma günü Genel Başkan Özgür Özel’in açılışı ardından tüzük değişikliği ve partinin yeni programı delege oyuna sunulacak. 29 Kasım Cumartesi günü Genel Başkanlık seçimi, 30 Kasım günü ise PM, ve YDK seçimleri yapılacak. Genel Başkan Özel’in karşısına rakip çıkması beklenmeyen kurultayda PM seçimleri çarşaf liste yöntemiyle yapılacak. Kulislerde Özel’in anahtar listesinin karşısına başka bir liste çıkmasının düşük bir olasılık olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.</p>

<p></p>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partiyi iktidara götürecek kadroların belirleneceği PM seçiminde delegeye sunacağı anahtar liste için mesaisini sürdürüyor. Parti kulislerinde 60 olan PM sayısının 80’e çıkarılması ihtimali konuşuluyor. Bu konuda tüzük değişikliği gerekeceğinden Genel Başkan Özel'in kararı bekleniyor.</p>

<p></p>

<h2>PM SAYISININ DEĞİŞTİRİLME OLASILIĞINI DEĞERLENDİREN PARTİ KURMAYLARI, ŞUNLARI SÖYLEDİ:</h2>

<p></p>

<p>"Bu PM genel seçime kadar görev yapacak, hatta arada kısa bir zaman kalacağı için belki yerel seçim bile görecek. Bu sebeple talep çok. Bu yüzden sayının artırılması fikri konuşuluyor. Bugüne özel bir yöntem de değil bu. Geçmişte örnekleri var. Şu an olduğu gibi kritik dönemlerde genel başkanların eli daralınca kullanılan bir yöntem."</p>

<p></p>

<h2>CUMHURBAŞKANLIĞI ADAY OFİSİ TÜZÜĞE EKLENECEK</h2>

<p></p>

<p>Yapılacak tüzük değişikliğinde, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi de geçici bir maddeyle tüzüğe eklenecek. “Biz parlamenter sistemi savunan bir parti olduğumuz için kalıcı bir sistemle değil, geçici bir sistemle ‘partinin ilk iktidar olduğu tarihe kadar’ diye bir tariflemeyle tüzüğe koyacağız” ifadelerini kullanan kurmaylar, parti iktidar olunca partili cumhurbaşkanlığından vazgeçeceklerini belirtti. Bu değişiklikle mevcut MYK’nın içinde olan gölge kabine uygulaması devam etmekle birlikte Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sistemi içerisinde yer alacak. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, partinin cuma günü hayata geçireceği parti programı doğrultusunda hükümet programını hazırlama, bakanlık politikalarını takip etme görevlerini üstlenecek. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde bulunması sebebiyle gölge kabineye de Genel Başkan Özel başkanlık edecek. Gölge bakanların görevlendirilmesi PM, grup ve ihtiyaç dahilinde parti içinde aktif görevi olmayan isimler arasından yapılacak. Devam edecek gölge bakanlardan milletvekili olanların PM’de yer almayacağı görüşü ağır basıyor.</p>

<p></p>

<h2>GENÇLİK KOTASINDA DEĞİŞİKLİĞE GİDİLİYOR</h2>

<p></p>

<p>Tüzükte yapılacak bir diğer değişikliğin gençlik kotasına ilişkin olması bekleniyor. Toplam yüzde 25 olarak uygulanan gençlik kotasında, 18-25 yaş gençlik kolları kotası yüzde 10; 25-40 yaş çalışma çağı kotası ise yüzde 15 oranında dağılıyor. Uygulamada yaşanan zorluk nedeniyle mevcut yüzde 25’lik gençlik kotası korunarak yaş dağılımlarında farklılığa gidilmesi öngörülüyor. Konuya dair bilgi veren kurmaylar, şöyle konuştu:</p>

<p></p>

<p>“18-25 yaş aralığı zor bir aralık. Bu yaş aralığındaki yol arkadaşlarımız ya üniversitede zorlu bir mücadelenin içinde ya da hayata yeni atılmış, iş bulma ve evlenme mücadelesinin içinde oluyorlar. Yüzde 25’lik gençlik kotamızdan vazgeçmeyiz ama yaş aralığını rahatlatacak bir değişiklik yapabiliriz.”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>MYK’DAKİ KADIN-ERKEK DAĞILIMI KORUNACAK</h2>

<p></p>

<p>Mevcut 24 kişilik MYK’daki gölge kabine üyelerinin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ne geçeceği, tüzükte tanımlanan altı kişilik idari MYK’ya eklemeler yapılabileceği, nihai sayının maksimum 15 olacağı konuşuluyor. Özel’in mevcut MYK’da cinsiyet oranını yeni MYK’da da koruması bekleniyor.</p>

<p></p>

<h2>BİN 385 DELEGE, 25 SANDIK, 120 KABİN...</h2>

<p></p>

<p>Bin 385 delegeyle yapılacak seçimlerde, sandık sayısı 25 olarak belirlendi. Osmaniye delegeleri, Osmaniye İl Kongresi, kurultay kararı alındıktan sonra yapıldığı için kurultaya katılamayacak. Tutuklu PM üyesi Baki Aydöner ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kurultayda oy kullanamayacak. 25 sandık için toplam 120 kabin kurulması planlanıyor. Her sandığın minumum dört ya da beş kabini olacak. Genel başkanlık seçimi geçen kurultayda olduğu gibi, yan salonda yapılacak. PM seçimleri ana salonda yapılacak.</p>

<p></p>

<h2>“PM’YE ÇOK TALEP VAR”</h2>

<p></p>

<p>PM için aday sayısının fazla olacağını öngördüklerini belirten kurmaylar, “Çok talepli olacak bir PM dönemi olacak. Parti iktidara gidiyor. Herkes sistemin parçası olmak istiyor. Ayrıca bu kurultay sonrası oluşacak PM’nin şöyle bir önemi var: İktidara yürüyen partinin vitrini burası. Dolayısıyla partinin iktidara yürüdüğünü bu vitrinle seçmenlere göstermek istiyoruz. O yüzden kurultay mottomuz da ‘Şimdi İktidar Zamanı.’”</p>

<p></p>

<h2>CHP’YE YENİ KATILAN İSİMLER DE PM’DE YER ALABİLİR</h2>

<p></p>

<p>CHP’nin “baba ocağına dönüş” olarak tanımladığı süreç devam ederken diğer partilerden katılan milletvekilleri ve isimlerin yeni PM’de yer alabileceği de konuşulan ihtimaller arasında. Kulislerde İYİ Parti’den CHP’ye katılan Parti Meclisi üyesi Bahadır Erdem, Gelecek Partisi’nden CHP’ye geçen Serkan Özcan, Demokrat Parti’den CHP’ye geçen Salih Uzun, DEVA Partisi’nden CHP’ye geçen Evrim Rızvanoğlu'nun Parti Meclisi'nde ya da gölge kabinede görev alabilecekleri konuşuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/chp-kurultayinda-cumhurbaskanligi-aday-ofisi-tuzuge-ekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/09/cankaya-ilce-secim-kurulu-chpnin-22-olaganustu-kurultayinin-yasal-olduguna-karar-verdi.png" type="image/jpeg" length="49521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oluç: Orta Doğu’daki dengeleri yeniden değiştirebilecek olan güç Kürtlerdir]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/oluc-orta-dogudaki-dengeleri-yeniden-degistirebilecek-olan-guc-kurtlerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/oluc-orta-dogudaki-dengeleri-yeniden-degistirebilecek-olan-guc-kurtlerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Partili Oluç, TBMM'deki konuşmasında Orta Doğu'da dengeleri değiştirebilecek asıl gücün Kürtler olduğunu belirterek, Türkiye'nin geleneksel politikalarını eleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı konuşmada, Orta Doğu'daki dengeleri değiştirebilecek gücün Kürtler olduğunu söyledi. Oluç, Türkiye'nin geleneksel politikalarını eleştirerek Türk-Kürt ittifakının önemini vurguladı.</p>

<h1>"ORTA DOĞU'DAKİ DENGELEYİ DEĞİŞTİREBİLECEK GÜÇ KÜRTLERDİR"</h1>

<p>DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, çok kutuplu siyaset zemininden ötürü ortaya çıkan bir güç rekabeti olduğunu belirterek, bu rekabetin aynı zamanda ülkelere yeni bir stratejik alanı açtığını söyledi.</p>

<p>Oluç, “Bu stratejik özerklik alanı hem yeni fırsatlar yaratıyor hem de yeni tehlikeler barındırıyor içinde ve Türkiye açısından baktığımızda bu mesele çok önemli. Yani, Orta Doğu ve Türkiye bağlamında ele aldığımızda hem yeni fırsatlar var hem de çok ciddi tehlike ve tehditler var. Atılacak her adım geleceği belirlemek yönünde bir adım olacak, bunu görmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Geleneksel hegemonya mücadelesinin dönüşümü bağlamında devletlerin dönüşümü ile devletlerin çöküşü arasında bir diyalektik yaşandığına dikkat çeken Oluç, “Aslında bu gelişme özellikle Orta Doğu açısından da bakarsak bölgesel hiyerarşiyi yeniden şekillendiriyor. Dönüşen devletler ve çöken devletler. Dönüşen devletler özellikle kendilerini korumak için dönüşüm yapmak zorunda olduklarını hissediyorlar, hissetmeleri iyi bir şey ve kendi finansal ve diplomatik güçlerini bunun için bir kaldıraç olarak kullanıyorlar” dedi.</p>

<p>Oluç, devlet dışı aktörlerin artık sadece bir vekalet savaşında kullanılan aktörler olmaktan çıkıp yönetişim fonksiyonlarını üstlenen hibrit aktörlere evrildiğini gördüklerini söyleyerek, “Bunu en yakında Suriye’de görüyoruz, yanıbaşımızda yaşanıyor. Biraz uzakta Afganistan’da da bunu görüyoruz ve bunun yarattığı sonuçlar var” diye konuştu.</p>

<h2>‘Ankara geleneksel politikaların sürdürücüsü olma özelliğini taşıyor’</h2>

<p>Ortaya çıkan bu tabloda İran, Irak, Suriye ve Türkiye’yi de kapsayan bir coğrafya açısından bakıldığında Kürtlerin bu gelişmelerin ve dinamiklerin neresinde yer aldığına değinen Oluç, özetle şöyle konuştu:</p>

<p><em>“Kürtler bu gelişmelerin içinde hem bir taraftan büyük güçlerin ve bölgesel güçlerin politikalarına maruz kalmaları nedeniyle bir nesne pozisyonuna düşebiliyorlar. Hem de aynı zamanda giderek artan bir şekilde gelişmeleri şekillendiren aktif bir aktör olarak, bu süreci yaşayan bir özne olarak yer alıyorlar.</em></p>

<p><em>Geçen yıl söylediğim cümlem aynen şu: ‘Türkiye’nin Orta Doğu’da en güvenebileceği, birlikte hareket edebileceği ve bu gelişmeler karşısında güçlü bir pozisyon geliştirebileceği politika Türk-Kürt ittifakı üzerinden şekillenebilir. Tarihsel olarak da böyledir. Konjonktürel olarak da böyledir’ demiştim. Gerçekten bugün geldiğimiz olan noktada bir yıl sonra da aynı şeyi vurgulamak istiyorum. Orta Doğu’daki bütün dengeleri yeniden değiştirebilecek ve yeniden kurabilecek olan özne olan güç şu anda Kürtlerdir. Yani bu Irak için de Suriye için de İran içinde böyledir. O nedenle bu bakış açısından ilerlemek ve geleneksel politikalar yerine yeni dönemin dönüştürücü politikalarını kavramak ve uygulamak büyük önem taşıyor.</em></p>

<p><em>Hala Ankara geleneksel politikaların sürdürücüsü olma özelliğini taşıyor. Bunun izlerini görüyoruz. Bu geleneksel politikalardan, yani Kürtlerin Orta Doğu’daki her türlü hak ve kazanımlarını kabul etmeme politikalarından vazgeçmek gerekiyor ve hak kazanımları karşısında olumlu bir politika, olumlu bir pozisyon geliştirme fikrine daha fazla yaklaşmak, daha fazla bu fikirle birlikte siyaset yapmak gerekiyor.”</em></p>

<h2><strong>‘Müzakere, her türlü sorunun aşılmasında Suriye’de de önemli bir faktör haline gelmiş’</strong></h2>

<p><em>“Kuzey ve Doğu Suriye yönetimini temsilen Mazlum Abdi, Şam yönetimini temsilen Ahmet El Şara arasında Şam’da 10 Mart’ta masaya oturarak imzalanmış, sekiz maddelik bir anlaşma var. O anlaşmanın yedi maddesi düzenlemeleri içerir. Bir maddesi de zamanı içerir. Bu yıl sonuna kadar bu maddelerin yerine getirilmesine dair bir maddedir. Önümüzde yaklaşık bir ayı aşkın bir süre kalmış vaziyette. Biliyoruz, müzakereler sürüyor. Çeşitli komisyonlar kurulmuş, işliyor. Adımlar atılması doğrultusunda belli noktalara gelinmiş vaziyette. Bir demokratik entegrasyon nasıl gerçekleşebilir, bunun üzerinde bir müzakere sürüyor ve dediğim gibi olumlu yönde de gelişmeler olduğunu biz de sizler gibi açık basından takip ediyoruz. Yani demek ki müzakere, diyalog, diplomasi her türlü sorunun aşılmasında Suriye’de de artık önemli bir faktör haline gelmiş.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Peki Türkiye’nin burada yapması gereken nedir? Bunu tabii diyeceksiniz, ‘Niye bizim bakanlığımıza söylüyorsunuz’ ama olsun size de söyleyeyim. demiş olayım. Türkiye’nin yapması gereken de Suriye’nin demokratik bir rejim olarak şekillenmesini sağlamak, demokratik Suriye rejiminin anayasasıyla birlikte o ülkede yaşayan bütün farklı kimliklerin, kültürlerin, ana dillerin, inançların eşit şekilde özgürce bir arada yaşayabilmelerini hem siyasal hem toprak anlamında bütünlüğü koruyarak yaşayabilmelerini sağlamak yönünde teşvikte bulunmaktır, Türkiye’nin yapması gereken. Yani olumlu, demokratik anlamda teşvikte bulunmaktır diye düşünüyoruz.</em></p>

<p><em>Kuzeydoğu Suriye’de ve orada yaşayan insanlar onlarla, halklarla, Kürtler, Araplar, Türkmenler hepsiyle birlikte esas itibariyle ticari, ekonomik, diplomatik, kültürel faaliyetlerin, ilişkilerinin geliştirilmesini sağlamak gelecek açısından büyük önem taşıyor. Gelecek açısından derken dar anlamda bakmıyorum. Daha geniş bir anlamda bunu ifade ediyorum ve yeni dönemin stratejisi ve ittifakları açısından bunu söylüyorum. Yani Türkiye hem kendi içinde Orta Doğu açısından baktığımızda demokrasisi, hukuku, ekonomisi, ticareti, kültürel yapısı ve çoğulculuğu ile model bir ülke haline ve bir toplum haline gelmelidir. Bu konudaki eksiklikler tamamlanmalıdır. Aynı zamanda da çevresindeki ülkeler açısından baktığımızda bu model özelliklerin oralara taşınmasını sağlamalıdır. Yani diplomasi yapmalıdır. Ve bunu yaparken de Orta Doğu’da ve tabii ki kendi sınırları içinde, ülkemizde Türk-Kürt ittifakının en güçlü şekilde tesis edilmesi, geliştirilmesi ve bununla imkanların ve fırsatların bütün toplum için kullanılmasının yolunu döşemelidir diye düşünüyoruz.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/oluc-orta-dogudaki-dengeleri-yeniden-degistirebilecek-olan-guc-kurtlerdir</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/03/saruhan-oluc-2.png" type="image/jpeg" length="83590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ali Babacan'dan Erdoğan'a: Bu süreci tam sahiplenin, elinizi taşın altına koyun]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/ali-babacandan-erdogana-bu-sureci-tam-sahiplenin-elinizi-tasin-altina-koyun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/ali-babacandan-erdogana-bu-sureci-tam-sahiplenin-elinizi-tasin-altina-koyun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı barış sürecini yeterince sahiplenmemekle eleştirdi: "Ya bu süreci tam sahiplenin ya da kolaycılık yapmayın" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı barış sürecini yeterince sahiplenmemekle eleştirdi. Babacan, "Ya bu süreci tam sahiplenin, elinizi ve bedeninizi tam taşın altına koyun ya da 'Bu Komisyon'a nasıl olsa yükü yükledim' deyip kolaycılık yapmayın" ifadelerini kullandı.</p>

<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM’de Yeni Yol Grup Toplantısı’nda konuştu. Sözlerine 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü'ne değinerek başlayan Babacan, "İktidarın 'Aile Yılı' ilan ettiği 2025 yılında tam 411 kadın cinayete kurban gitti. Yılın her günü, ortalama birden fazla kadının yaşam hakkı elinden alındı. Tedbirler yetersiz kalıyor. Biz her bir kadın sokakta güven içinde yürüyebilsin diye çalışıyoruz. Kadınların, eve dönüş yolunda adımlarını hızlandırmadığı; birilerini aramak, anahtarlarını parmaklarının arasına sıkıştırmak zorunda kalmadığı; Şiddet görmedikleri, sessizliğe mahkûm edilmedikleri bir Türkiye için çalışıyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Babacan, iktidarın çok uzun bir süredir 11. yargı paketini ve infaz yasasını Meclis’e getireceğini söylediğini belirterek "31 Temmuz Covid yasasındaki Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı hükümler düzeltilmeden, cezada adalet, infazda eşitlik ilkeleri gözetilmeden, büyük bir sosyal yaraya dönmüş KHK mağduriyetleri giderilmeden, küçük yaştaki gençlerin ve çocukların TCK 158 ile ilgili pişmanlık hakkı genişletilmeden, Meclis’e gelecek her teklif eksik olacaktır, yetersiz olacaktır" dedi.</p>

<h2><strong>"Önemli bir eşik aşıldı ama daha işin başındayız"</strong></h2>

<p>Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na ilişkin ise Babacan şunları kaydetti:</p>

<p>"Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, geçtiğimiz günlerde yine Türkiye'nin gündemindeydi. Komisyondan bir heyet İmralı'ya 'gitsin mi, gitmesin mi' tartışmaları bir anda ayyuka çıktı. Bu tartışmaların arasında, bizim duruşumuzun yeterince anlaşılmadığını da üzülerek gözlemledim. Biz ilk günden bu yana; terörün, şiddetin sona ermesini hedefleyen bu sürece açık destek verdik. 'Başarılı olma ihtimali yüzde 5 bile olsa, o ihtimali bile destekleriz' dedik. Hatta bu iradeyi, ülkenin Cumhurbaşkanı'ndan aylarca önce ortaya koyduk. 'Zor bir süreçtir, çetrefilli bir süreçtir' dedik. 'Bu süreci baltalamak isteyenler, taş koymak isteyenler olacaktır' dedik. Suriye’ye kaynaklı risklere dikkat çektik. 'En büyük oyun bozucu İsrail olabilir' dedik. Tüm bunlara rağmen, Türkiye’nin en genç siyasi partilerinden biri olarak sorumluluk üstlendik. Bu sorumluluğumuzun gereğini de yerine getirdik, getiriyoruz.</p>

<p>Bundan tam üç ay önce Mardin’de açıkça söylemiştim. Yürütülen bu süreçte, Öcalan’ın Komisyon’a iletmek istediği mesajlar varsa, bu mesajların 'bir şekilde' Komisyon’a aktarılmasının önemli ve yararlı olacağını ifade etmiştim. Mesajın hangi metotla iletileceğinin çalışılması gerekir demiştim. O günden bugüne iktidar ortaklarına baktığımızda hele hele Sayın Erdoğan'a baktığımızda bu konuyu sahiplenmediğini gördük. Aylarca hiç konuşmadı. Geçen haftaki grup konuşmasında dahi meseleyi Komisyon'a havale etti. Nihayetinde, Komisyon’dan bir temsil heyetinin İmralı’ya gitmesiyle ilgili öneri Komisyon’a sunuldu ve kabul edildi. Biz bu öneriyi reddeden, engelleyen bir tutum ortaya koymadık. 'İsteyen gitsin' dedik. Heyet adaya gitti, geldi. Şimdi heyetin ziyaret raporunu bekliyoruz. Umarız ki en kısa zamanda komisyon bu konuda bilgilendirilir. Bu Komisyon çalışmalarında nice zor konular gelecek. Daha işin başındayız. Evet önemli bir eşik aşıldı ama daha işin başındayız. Örgüt üyeleriyle alakalı, mahkumlarla alakalı bu örgüt varlığına son verdiğinde, tamamen silahları bıraktığında, Suriye ile ilgili risklerde sona erdiğinde bu örgüt mensuplarının ne olacağıyla ilgili kararlar vermek gerekecek. Bu kararlar kolay kararlar olmayacak. Onun için ben özellikle Sayın Erdoğan'a seslenmek istiyorum. Ya bu süreci tam sahiplenin, elinizi ve bedeninizi tam taşın altına koyun ya da 'bu Komisyon'a nasıl olsa yükü yükledim. Olursa olur artısı bana yazar, olmazsa da iktidar ortağıma ve bu işi yüklenen bürokratlarıma atıp geçerim.' Bu kolaycılıktır, fırsatçılıktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"DEM Parti ile çözüm odaklı bir diyalog kurmuşken hem Sayın Erdoğan hem de Sayın Bahçeli 'teröristlerle görüşüyorlar' diyerek bizleri eleştirdi"</strong></h2>

<p>Cuma gününden bu yana bizim tutumumuzu eleştirenlere de bir çift lafım var. Konu barışsa, konu Kürt sorununun çözümüyse, bizi sakın ha başkalarıyla karıştırmayın. Biz, bundan tam beş sene önce, herkesten önce çıktık, 'terör sorunu sadece silahla çözülmez, dünyadaki 'çatışma çözümü' tecrübelerinden istifade etmek gerekir' dedik. Birileri, 'Teröristlerin ayakkabı numaralarını bile biliyoruz, hepsini bitireceğiz' derken, biz 'Sadece silah bıraktırmayla yaklaşamazsınız, bu konuya geniş bir bakış açısıyla yaklaşmak gerekir' dedik. Biz, bundan tam üç sene önce, 354 maddelik Temel Haklar Eylem Planımızla, Kürt sorununun çözülmesi için gerekenleri bütün açıklığıyla, cesurca ortaya koyduk. O günkü fikirlere belki de Türkiye hazır değilde ama biz duruşumuzu bozmadık.</p>

<p>Biz, partimizi kurduğumuz ilk günden bu yana, DEM Parti ile çözüm odaklı bir diyalog kurmuşken; 2023 ve 2024 seçim kampanyaları boyunca hem Sayın Erdoğan, hem de Sayın Bahçeli 'bunlar teröristlerle görüşüyor' diyerek bizleri kıyasıya eleştirdiler, medyalarını üzerimize saldılar. Oysa, bizim çizgimiz hiç değişmedi. Hep tutarlı olduk. Tutarlılık konusunda hiç kimse bizimle aşık atmaya kalkmasın. Herkesin daha önce birbirine ne söylediği kayıtlarda. Gerekirse şu koca perdeyi indiririz, daha önce söylediklerini tek tek ekrana yansıtırız ondan sonra yüzleri yere bakmak zorunda kalır. Dedim ya, bizi başkalarıyla karıştırmayın. Bizim bu meseleyi çözmedeki samimiyetimizi, aylarca başarısızlık ihtimaline yatırım yapanlarla karıştırmayın. Komisyonun aldığı kararı hala sahiplenmekte tereddüt edenlerle bizi karıştırmayın.</p>

<h2><strong>"Bizi ana dili düşmanlarıyla, alfabe düşmanlarıyla kıyaslamayın"</strong></h2>

<p>Mesele demokratikleşme adımlarına gelince, kırk dereden su getirenlerle de karıştırmayın. Bizi, buldukları her kriz anında aslına rücu edenlerle karıştırmayın. 'Kürt anasını görmesin' zihniyetindekilerle; kanallarında Kürtçeyi duyar duymaz yayını apar topar kesenlerle bizi karıştırmayın. Bizi, ulusalcı masallarla kitlelerini uyutmaya çalışanlarla veya Kürt kelimesini duyduklarında irkilenlerle, sakın ola karıştırmayın. Biz ülkenin doğusunda ne söylersek, batısında da aynı şeyi söyleriz. Söylediğimizi de ülkenin her yerinde savunuruz. Söyledik, yine söylüyoruz. Biz bu sürecin başarıya ulaşması için, taşın altına bedenimizi koymaya hazırız. Bizi, tahammülsüzlerle, bizi hoyratlarla karıştırmayın. Bizi, kendinden olmayana şaşı bakanlarla karıştırmayın. Bizi ana dili düşmanlarıyla, alfabe düşmanlarıyla kıyaslamayın. Açık ve net söylüyorum, biz kendimizi ancak ve ancak kendimizle kıyaslarız. Daha iyisini nasıl yaparız diyoruz ve bunun için çalışıyoruz. Bu yüzden gönlümüz ferah, içimiz rahat. Türkiye; Doğusuyla Batısıyla, Türk'üyle Kürt'üyle bir olsun diye çalışıyoruz. Bu ülkenin kadim sorunları çözülsün diye çalışıyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/ali-babacandan-erdogana-bu-sureci-tam-sahiplenin-elinizi-tasin-altina-koyun</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/03/ali-babacan-19.jpg" type="image/jpeg" length="23905"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahmut Arıkan: Kürt meselesinin çözümünü, hak ve özgürlüklerin önündeki kısıtlamaların kaldırılmasını istiyoruz]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/mahmut-arikan-kurt-meselesinin-cozumunu-hak-ve-ozgurluklerin-onundeki-kisitlamalarin-kaldirilmasini-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/mahmut-arikan-kurt-meselesinin-cozumunu-hak-ve-ozgurluklerin-onundeki-kisitlamalarin-kaldirilmasini-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de yaptığı konuşmada Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının tanınması gerektiğini belirterek Kürt meselesinin çözümü, kayyım uygulamalarının son bulması ve hak ve özgürlüklerin önündeki kısıtlamaların kaldırılmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de Yeni Yol Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu’nun çalışmalarına sağlıklı devam edebilmesi için hukukun üstünlüğünün esas alınması gerektiğini söyledi. Arıkan, “Kürt meselesinin çözümünü istiyoruz. Hak ve özgürlüklerin önündeki kısıtlamaların kaldırılmasını istiyoruz. Kayyım rejiminin son bulmasını istiyoruz. KHK mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz. Harp okulu öğrencilerinin serbest kalmasını, barış akademisyenlerinin kürsülerine kavuşmasını istiyoruz. Hukuka rağmen tahliye edilmeyen Can Atalay’ın, Osman Kavala’nın, Selahattin Demirtaş’ın özgürlüklerine kavuşmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de Yeni Yol Grup Toplantısı’nda konuştu. Arıkan, "Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını uygulamak için hangi adaya gitmek gerekir" diyerek Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na ilişkin şunları kaydetti:</p>

<p>“Hepinizin malumu Türkiye, bir yıldan uzun bir süredir ‘Terörsüz Türkiye’ adı verilen süreci konuşuyor. Sözlerimin başında şunu belirtmek istiyorum: Saadet Partisi, sadece ülkemizde değil tüm yeryüzünde adaletin ve barışın hakim olması için çalışan kadroların partisidir. Bizim kadrolarımız bizim gibi inansın ya da inanmasın Müslüman olsun ya da olmasın 8 milyarı aşkın insanın her birinin insan onuruna yakışır bir yaşam sürmesi için mücadele ederler. Saadet Partisi'yle ırkçılığın, mezhepçiliğin ya da bölgeciliğin yan yana gelmesi asla mümkün değildir. Şunu da hatırlatmak isterim: Saadet Partisi, bu ülkede ve bu bölgede ‘adil bir düzenin’ kurulması için terörsüz bir Türkiye için defalarca bedel ödemiş kadroların partisidir. Biz Saadet Partisi olarak, tüm samimiyetimizle bölgede bir istikrar, bir kardeşlik olsun istiyoruz. Bu kardeşliğin de; kan dökerek değil dil dökerek, ter dökerek inşa edileceğine inanıyoruz.</p>

<p>Suriye’de yıllardır bitmeyen bir kargaşa var. Ülkede Türkmenler, Sünni Araplar, Nusayriler, Kürtler, Dürziler, Ezidiler var. Gelinen noktada; bölgede birbirleriyle komşu olan bu toplulukların hepsi hem ABD ile hem de İsrail ile temas halinde. ABD ve İsrail ile temas halinde olan bu toplulukların; birbirleriyle samimi ve içten bir temasları yok, temasa geçecek olurlarsa da bu ABD ve İsrail aracılığıyla oluyor. Kadim komşular birbirleriyle masaya ABD ve İsrail olmadan oturamıyorlar. Ne ABD ne de İsrail, bölgemizde barışın hâkim olmasını istemiyorlar. Sadece kendi çıkarlarını önceliyorlar. Bölge kaynakları üzerinde diledikleri tasarrufta bulunmanın planlarını yapıyorlar.</p>

<h2><strong>“Hukuka rağmen tahliye edilmeyen Can Atalay’ın, Osman Kavala’nın, Selahattin Demirtaş’ın özgürlüklerine kavuşmasını istiyoruz”</strong></h2>

<p>Başta bu gerçeklikten dolayı birçok şeye rağmen bizler; Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yer aldık. Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu'nun çalışmalarına sağlıklı devam edebilmesi için biz tüm varlığımızla, Anayasa Mahkemesi'nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının tanınmasını istiyoruz. Kürt meselesinin çözümünü istiyoruz. Hak ve özgürlüklerin önündeki kısıtlamaların kaldırılmasını istiyoruz. Kayyım rejiminin son bulması istiyoruz. KHK mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz. Harp okulu öğrencilerinin serbest kalmasını istiyoruz. Barış akademisyenlerinin kürsülerine kavuşmasını istiyoruz. Hukuka rağmen tahliye edilmeyen Can Atalay’ın, Osman Kavala’nın, Selahattin Demirtaş’ın ve bunun gibi bir çok mağdurun özgürlüklerine kavuşmasını istiyoruz.</p>

<p>Biz şunu soruyoruz: Türkiye’nin gerçek bir hukuk devleti olması için kaç sefer yapmak gerekir? Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını uygulamak için hangi adaya gitmek gerekir? Hak ve özgürlükler üzerindeki kısıtlamaları kaldırmanız için daha kaç komisyon kurmak gerekir? KHK’lıların, akademisyenlerin, gazetecilerin mağduriyetlerini gidermek için hangi adada olmaları gerekir? Açlık sınırının altında yaşayan milyonların, seslerini duyurmaları için hangi adaya demir atmaları gerekir? Asgari ücreti açlık sınırının üstüne taşımak için hangi adaya yelken açmak gerekir?”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Piramidin tepesinde servet, tabanında sefalet birikiyor”</strong></h2>

<p>Arıkan, Türkiye ekonomisindeki sorunlara dikkat çekerek, şu açıklamalarda bulundu:</p>

<p>“Bir gerçeğin de altını çizmek zorundayız: İmralı konuşulurken, Türkiye’nin diğer bütün temel meseleleri adeta sessizce rafa kaldırılıyor. Bugün; ülkenin ekonomisi çöküyor, gelir dağılımındaki uçurumlar artıyor, yoksulluk derinleşiyor, düzen çürümeye devam ediyor. Mesela nüfusumuzun önemli bir bölümü; artan eşitsizlikten ve derin yoksulluktan nasibini alırken bu faize dayalı sömürü düzeninin çarkları dönmeye devam ediyor. Alın teri ve el emeği ile geçinen işçimiz, özel sektör öğretmenlerimiz, tarım üreticimiz, hayvan üreticimiz, küçük esnafımız, sanayi esnafımız can çekişiyor. Düşlerini çoktan yitiren çocuklarımız sigortasız çalıştırıldıkları parfüm fabrikalarında can veriyor. Piramidin tepesinde servet, tabanında sefalet birikiyor.”</p>

<h2><strong>“Ülkemiz; ucuz ölümler ülkesi haline geldi”</strong></h2>

<p>Arıkan, son zamanlarda ülkede yaşanan zehirlenme vakalarına ilişkin de şunları söyledi:</p>

<p>“Son bir haftada yaşadıklarımızı düşünelim. Seyahat için İstanbul’a gelen Böcek ailesi, alüminyum fosfitten zehirlenerek göz göre göre yaşamdan koparıldı. Adıyaman’da KYK yurdunda kalan 70 öğrenci akşam yemeğinin ardından rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. İstanbul Esenyurt’ta Eren Yılgın adlı evladımız yediği tavuk dönerinin ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İstanbul Şişli’de 25 kişi gıda zehirlenmesi nedeniyle hastanelik oldu. Dışarıda bunlar olurken, içeride yani cezaevlerinde de durum pek farklı değil. Sakarya Açık Cezaevi'nde hazır konserve balık yedirilen 266 hükümlü de hastanelik oldu.</p>

<p>Elbette çürümüşlük sadece gıdalarla sınırlı değil. Ülkemiz; ucuz ölümler ülkesi haline geldi. Sporumuz, bahis ve şikenin merkez üssü haline geldi. Mahallelerde çeteler şiddet saçıyorlar, kadınlarımız, çocuklarımız, insanımız sokaklarda güvenle yürüyemiyorlar, trafikte kaba kuvvet sıradan bir durum haline geldi. Bütün bunlar olurken de Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Bugün barış, huzur ve istikrar denince akla ilk Türkiye geliyor’ diyor.</p>

<h2><strong>“Bu ülkenin asgari ücretini Mehmet Şimşek mi belirleyecek, Morgan Stanley mi”</strong></h2>

<p>Arıkan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na ilişkin ise şöyle konuştu:</p>

<p>“2026 yılı için Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanma zamanı geldi. Komisyon toplantılarında, işçi temsilcileri hangi taleplerde bulunurlarsa bulunsunlar iktidarın temsilcilerinin dediği olacak. Uluslararası ünlü finans kuruluşlarından JP Morgan Türkiye’de 2026 için asgari ücrete yüzde 20 oranında zam yapılacağını söylüyor. Morgan Stanley ise biraz daha esnek davranıp zam oranını yüzde 20-25 olarak açıklıyor. İktidarın aklından geçen zam oranı ise yüzde 20. Arkadaşlar, soruyorum şimdi: Bu ülkenin asgari ücretini Mehmet Şimşek mi belirleyecek, Morgan Stanley mi? Bu ülkenin asgari ücreti JP Morgan’ın öngörülerine göre mi? Yoksa bizim insanımızın ihtiyacına göre mi belirlenecek?”</p>

<h2><strong>“Dünya’nın ‘adil bir düzene’ ihtiyacı vardır”</strong></h2>

<p>Arıkan, “Dünya’nın herhangi bir yerinde, Trump’a ihtiyacı yoktur” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Dünya’nın ‘adil bir düzene’ ihtiyacı vardır. O zaman bütün krizlerimiz çözülür. Geçtiğimiz günlerde; bir dizi temasta bulunmak üzere Pakistan’daydım. Dünyanın geleceğine dair, 47 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen toplantılara katıldık. Ve dün Pakistan’dan kucak dolusu sevgiyle ve birçok ödevle yurda döndük. Bir önceki ay da yine aynı şekilde Malezya’daydım. Her iki ülkede de gördüğüm tablo çok net: İhtiyacımız olan Trump’a bağlı ‘barış planları’ değil, Müslüman dünyanın kendi içinde birlik oluşturmasıdır. Bu birlikten doğacak cesarete ihtiyacı vardır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/mahmut-arikan-kurt-meselesinin-cozumunu-hak-ve-ozgurluklerin-onundeki-kisitlamalarin-kaldirilmasini-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/05/ekran-goruntusu-2025-05-28-110048.png" type="image/jpeg" length="13326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti, 'süreci' uluslararası konferansla tartışacak]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/dem-parti-sureci-uluslararasi-konferansla-tartisacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/dem-parti-sureci-uluslararasi-konferansla-tartisacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti, 6-7 Aralık'ta İstanbul'da düzenleyeceği uluslararası konferansta, dünyadaki çatışma çözüm tecrübelerini Türkiye'deki sürece uyarlamayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 6-7 Aralık'ta "Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı" düzenleyecek. İstanbul Cem Karaca Konferans Salonu'nda yapılacak konferansta, dünyanın farklı ülkelerinden akademisyen, siyasetçi ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelecek.</p>

<p>Mezopotamya Ajansı'ndan Ömer Güngör'ün haberine göre,<em><strong> </strong></em>DEM Parti Dış İlişkiler Koordinatörü Evren Çevik, konferansın amacının dünya genelindeki çatışma çözüm tecrübelerini Türkiye'deki sürece uyarlamak ve tartışmaya açmak olduğunu söyledi. Çevik, 1 yıldır devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ndeki gelişmelerin ardından uluslararası bir konferans düzenleme kararı aldıklarını ifade etti.</p>

<p>Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nın sürecin seyri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Çevik, "Çağrıyla beraber, çözüme dönük bir inisiyatif geliştirildi ve bu inisiyatif devlet tarafında ve yine toplumda karşılık buldu. Ancak halen bazı tıkanmalar veya bazı yavaşlamalar da görülebiliyor. Öncelikle bu durumun aşılması, tartışılması, toplumda daha fazla karşılık bulabilmesi ve görüşlerin daha fazla görünür hale getirilebilmesi açısından uluslararası nitelikte bir konferans yapmayı hedefledik. Bu konferansın temel gündemlerinden biri ise çatışma çözümleridir. Dünyanın birçok bölgesinde buna benzer çatışma çözümleri gelişti. Çatışma çözümlerine dönük inisiyatifler oluştu. İrlanda örneği, Katalonya örneği, Bask örneği, Güney Afrika örneği ve birçok çatışma krizlerine dair adımlar atıldı. Bazıları başarılı oldu, bazıları belli açılardan sekteye uğradı; ama yine bir şekilde yürüdü" diye konuştu.</p>

<p></p>

<h2>'ÇATIŞMA ÇÖZÜM TECRÜBELERİNİ TARTIŞACAĞIZ'</h2>

<p></p>

<p>Yaşanan çatışma çözümlerinin her birinin bir tecrübe olduğunu belirten Çevik, "Bu tecrübeler, Türkiye'deki çatışmasızlık durumuna ve çözüm sürecine belli boyutlarıyla katkı sunabileceğini düşündüğümüz tecrübelerdir. Biz, bu tecrübelerin Türkiye kamuoyunda da görünür olmasını ve tartışılmasını önemsiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>DEM Parti'nin misyonlarından birinin de, sürecin belli boyutlarının toplumda karşılık bulmasını sağlamak olduğunu da belirten Çevik, "Bunun bir boyutu da aslında toplumu ikna etmektir. Dolayısıyla bu konferansında bir ihtiyaç olduğunu, belli krizlerin nasıl çözüldüğünü ve nelere yol açtığını görünür kılmamız gerekiyor. Bu nedenle de biz bu konferansı planlamayı tartıştık ve netleştirdik" diye belirtti.</p>

<p></p>

<h2>'YURT DIŞINDAN ÖNEMLİ İSİMLERİ DAVET ETTİK'</h2>

<p></p>

<p>Konferans hazırlıklarının üç boyutta sürdüğünü söleyen Çevik, yurt içi ve yurt dışı katılımcılar ile izleyicilerin sürecin önemli boyutları olduğunu belirtti. Yurt dışından önemli isimlerle görüşmeler yaptıklarını aktaran Çevik, "Davete olumlu yaklaşan isimler büyük çoğunluğu oluşturuyor. Bazı katılımcılardan ise hâlâ teyit bekliyoruz. Katalonya, İrlanda, Meksika ve Mısır'dan da davetlerde bulunduk, yanıtlarını bekliyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Çevik, davet edilen isimlerin çatışma çözümü, barış çalışmaları ve toplumsal dinamikler alanında öne çıkan uzmanlar olduğunu vurgulayarak, "Onaylar geldikten sonra yüksek katılımlı ve düzeyi güçlü bir konferans gerçekleştirmeyi hedefliyoruz" dedi.</p>

<p></p>

<h2>'BİRÇOK AKADEMİSYEN VE GAZETECİYİ DAVET ETTİK'</h2>

<p></p>

<p>Çevik, Türkiye içerisinden de davetlilerin katılacağını ve çatışma çözüm süreçleri konusunda makaleler hazırlanmış ve çalışmalar yürütmüş isimlerin katılacağını belirterek, şunları söyledi: "Çatışma çözümleri üzerine değerli fikirleri olan birçok akademisyen, gazeteciyi davet ettik. Onlar da konuşmacı olarak katılacaklar. Aynı zamanda yurt dışından parlamenterler ve izleyici olarak gelmek isteyenler var. Onlar da yine soru cevap ve forum kısmında katkıda bulunacaklar. Bunların yanı sıra birkaç konuşmacı ise zoom üzerinden canlı olarak bağlanarak katkıda bulunacaklar. Ayrıca siyasi partilerin bazılarından geri dönüşler oldu ve bazılarından ise haber bekliyoruz. Sadece siyasi partilerden değil, sivil toplum kuruluşlarından, emek örgütlerinden, basın kuruluşlarından, gazeteciler, şahsiyetler, akademisyenler de bu konferansa katılacak."</p>

<p></p>

<h2>'SÜRECE DAİR BİRÇOK KONU TARTIŞILACAK'</h2>

<p></p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nden beklentilerin ve hedeflerin farklı olduğunu belirten Çevik devamla şunları kaydetti: "Ancak belli konularda ortaklaşılan meseleler var. Çözümden ne bekliyoruz? Çözüm sürecinden ne anlamalıyız? Buna benzer tartışmalarda farklı görüşler de olacak. Biz bu görüşleri bir bütün olarak daha anlamlı hale getirecek, çözüm sürecinde tıkanmaları aşabilecek bir perspektifin buradaki tartışmalara eklemlenmesini istiyoruz. Yine bu konferansın en büyük özelliği ve önemi dünya genelindeki tecrübelerin Türkiye'deki tecrübelerle bir şekilde harmanlanıp yeniden değerlendirilmeye alınması. Özellikle muhataplık, müzakerecilik, diyalog ortamı, toplumun ikna edilmesi, toplumun bu süreci sahiplenmesi gibi konularda tartışmalar olacak. Bu saydığım durumlar belli ülkelerde zor olmuş ama belli bir yere kadar ilerleme sağlanmış ve başarıya ulaşmış. Türkiye'de de bunun imkanları var. Bu konuya ciddi bir ilgi de var. Medya dilinden tarih okumasına kadar birçok konuyla çözüm sürecinin doğrudan bir alakası var. Bu nedenle bu konferansın bu tartışmalarla Belli bir uyumluğa ulaşmasını hedefliyoruz. Bir diğer amacımız da bu konferanstan bir metin çıkarmak. Bu metinden de uluslararası toplumun katkılarıyla beraber Türkiye'deki çözüm sürecine ve yine buradaki demokratik toplum hedefine katkı sunabilecek bir metnin çıkarılması."</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/dem-parti-sureci-uluslararasi-konferansla-tartisacak</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/11/dem-parti-vektorel-logo-orjinal-site-icin-1.jpg" type="image/jpeg" length="98695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmralı görüşmesinde 'Kayıt' iddiası: Öcalan YPG için güvence verdi mi?]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/imrali-gorusmesinde-kayit-iddiasi-ocalan-ypg-icin-guvence-verdi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/imrali-gorusmesinde-kayit-iddiasi-ocalan-ypg-icin-guvence-verdi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İmralı Adası'na giden komisyonun ziyaretine dair çarpıcı detaylar ortaya çıktı. AKP'li Şamil Tayyar, 3 saat süren görüşmenin devlet tarafından görüntülü kayıt altına alındığını ve Öcalan'ın YPG sorunu dahil engelleri aşmak için bir "yol haritası" çizdiğini öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerinin (AKP'li Hüseyin Yayman, DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve MHP'li Feti Yıldız) İmralı Adası'na giderek PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmesinin yankıları sürüyor.</p>

<p>Ziyaretin ardından sosyal medya hesabından dikkat çeken iddialarda bulunan AKP'li Şamil Tayyar, görüşmenin perde arkasını yazdı.</p>

<p></p>

<h3><strong>"Devlet Görüşmeyi Kaydetti, Fotoğraf Yok"</strong></h3>

<p></p>

<p>Yaklaşık 3 saat süren görüşmede devlet görevlilerinin yer almadığı belirtilse de Tayyar, görüşmenin devlet tarafından görüntülü kayıt altına alındığını iddia etti. Fotoğraf krizine de değinen Tayyar, <em>"DEM’li üye hatıra fotoğrafı çektirmek istese de hevesi kursağında kalmış. Ziyarete yoğun tepki varken fotoğraf çektirip milletin gözüne sokmak büyük hata olurdu"</em> ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<h3><strong>Masadaki İki Kritik Soru: Silahlar ve YPG</strong></h3>

<p></p>

<p>Tayyar, heyetin kamuoyundaki kaygıları Öcalan'a doğrudan sorduğunu belirterek, özellikle iki konunun üzerinde durulduğunu aktardı:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>PKK fesih ve silahları bırakma kararı aldı ama pratikte bu süreç istendiği gibi neden ilerlemiyor?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Suriye’deki YPG sorunu neden çözülemiyor?</p>
 </li>
</ol>

<p></p>

<h3><strong>Öcalan'dan "Yol Haritası" Yanıtı</strong></h3>

<p></p>

<p>Tayyar'ın aktardığına göre Abdullah Öcalan, bu sorulara verdiği yanıtta YPG dahil sürecin önündeki tüm engelleri aşabileceklerini söyledi. Ancak Öcalan'ın bunun için bir "yol haritası" çizdiği ve detayların devletin zirvesine aktarıldığı belirtildi.</p>

<p></p>

<h3><strong>AKP'de "Temkinli İyimserlik" Hakim</strong></h3>

<p></p>

<p>Görüşmedeki kritik notların devletin zirvesine sunulduğunu ve "umut verici" bulunduğunu söyleyen Tayyar, buna rağmen aşılması gereken ciddi engeller olduğunu vurguladı. Tayyar, AKP içerisindeki havayı ise <em>"Temkinli iyimserlik hâkim"</em> sözleriyle özetledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h3><strong>Yayman'a Destek Çıktı</strong></h3>

<p></p>

<p>Tayyar ayrıca, ziyaretten döndüğünde adaya gitmediğini söyleyen ancak TBMM'nin resmi açıklamasının ardından gittiği kesinleşen AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman'a da destek verdi. Tayyar, Yayman'ın güvenlik gerekçesiyle ve "PKK yayın organı olduğu anlaşılan" bir kanala bilgi vermemek adına gizlediğini savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/imrali-gorusmesinde-kayit-iddiasi-ocalan-ypg-icin-guvence-verdi-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 22:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/11/ocalan-3.png" type="image/jpeg" length="88435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pervin Buldan, CHP'nin İmralı kararı üzerine: Barış, siyaset üstü bir meseledir]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/pervin-buldanin-chpnin-imrali-karari-uzerine-baris-siyaset-ustu-bir-meseledir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/pervin-buldanin-chpnin-imrali-karari-uzerine-baris-siyaset-ustu-bir-meseledir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Erzurum İl Başkanlığı’nın düzenlediği "Barış ve Demokratik Toplum Buluşması"na katılan DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, CHP'nin İmralı kararı üzerine " Gitmemelerini büyük eksiklik olarak görüyoruz" ifadelerine yer verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Erzurum İl Başkanlığı’nın düzenlediği "Barış ve Demokratik Toplum Buluşması"na katılan DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, Kürt meselesinin çözümünde Abdullah Öcalan’ın rolünü ve TBMM Komisyonu'nun İmralı ziyaretini değerlendirdi.</p>

<p>Buldan, 2013-2015 yılları arasındaki çözüm sürecinin kesintiye uğramasına hayıflandıklarını belirterek, araya giren 10 yıllık kaybın herkese çok şey kaybettirdiğini söyledi.</p>

<p></p>

<h2>Öcalan’ın Çağrısı ve Devletin İradesi</h2>

<p></p>

<p>Buldan, süreçteki en büyük iradenin İmralı’dan geldiğini belirtti ve Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan sürece rağmen Öcalan'ın yapıcı rolünü vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>"1 Ekim’den sonra yapılan bütün görüşmelerde, Sayın Öcalan üzerine düşen sorumluluğu, iradeyi ve kararlılığı ortaya koyan bir aktör olarak karşımızda duruyor."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"40 yıllık çatışmalı süreci bitirecek olan çağrılarla, ortaya konan iradelerle ve büyük bir sorumluluk alarak Sayın Öcalan’ın bu sürece büyük bir rol biçiyor... Ben, hem devletle hem Sayın Öcalan’la görüşmeyi yapan birisi olarak her iki taraf da bu sorunun çözümü için büyük bir irade ortaya koyduğunu söyleyebilirim."</p>
</blockquote>

<p>Buldan, Öcalan’ın sürekli olarak şiddetin değil, siyasetin, konuşmanın ve barışın zamanının geldiğini dile getirdiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2>CHP’ye Eleştiri: "Gitmemeyi Tercih Etmeleri Eksikliktir"</h2>

<p></p>

<p>TBMM Komisyonu’nun İmralı’ya gitme kararı almasını destekleyen Buldan, CHP'nin komisyona üye vermeme tutumunu eleştirdi:</p>

<blockquote>
<p>"CHP'nin gitmesini çok önemsiyoruz, çok da istiyoruz. Gitmemelerini biz bir eksiklik olarak görüyoruz. Kürt sorununa yaklaşım bu olmamalıdır. Çözümün gelişebilmesini sağlamak için herkes elini taşın altına koymak durumundadır. Çünkü barış siyaset üstü bir meseledir."</p>
</blockquote>

<p>Hatimoğulları, süreçte atılacak adımlar için "geçiş hukuku" yasasının çıkmasını şart olarak gördüklerini söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Çıkarılacak olan geçiş hukuku yasasının kimi, kimleri, neyi, ne kadar kapsayacağını henüz bilmiyoruz. Bunun hazırlığı var. İktidar cephesinde bir hazırlık var ama bizim de kendi hazırlığımız var."</p>
</blockquote>

<p>Buldan, Öcalan'ın Kürt halkının hakkını, hukukunu ve herkesin tanıması gerektiğini anlattığını belirterek, "eşitçe yaşayacağız" vurgusunu yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/pervin-buldanin-chpnin-imrali-karari-uzerine-baris-siyaset-ustu-bir-meseledir</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Nov 2025 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/06/pervin-buldan-13.jpg" type="image/jpeg" length="27113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKP'li Şamil Tayyar: Öcalan ile aynı kareye giren kazanmadı; yeni ittifaklar gündeme gelebilir]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/akpli-samil-tayyar-ocalan-ile-ayni-kareye-giren-kazanmadi-yeni-ittifaklar-gundeme-gelebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/akpli-samil-tayyar-ocalan-ile-ayni-kareye-giren-kazanmadi-yeni-ittifaklar-gundeme-gelebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP'li Şamil Tayyar, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında TBMM Komisyonu’nun PKK lideri Abdullah Öcalan’ı İmralı’da dinleme kararını değerlendirdi. Tayyar, bu kararın büyük bir siyasi risk içerdiğini ve Türkiye'de kartların yeniden dağıtılmasına yol açacağını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında TBMM Komisyonu’nun PKK lideri Abdullah Öcalan’ı İmralı’da dinleme kararını değerlendirdi. Tayyar, bu kararın büyük bir siyasi risk içerdiğini ve Türkiye'de kartların yeniden dağıtılmasına yol açacağını savundu.</p>

<p>Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İmralı ziyaret kararının, "her partinin kendi payına düşen riski göğüslediğini" gösterdiğini belirtti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Öcalan Bulaştıkça Destek Azalıyor"</h2>

<p></p>

<p>Tayyar, süreçteki en büyük tehlikenin toplumsal duyarlılık olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>"Terörsüz Türkiye projesine çok ciddi destek var. İşe Öcalan bulaştıkça, hele baş aktör haline geldikçe destek hızla azalıyor. Siyasi başarı da bu dengeye bağlı gibi gözüküyor. Aksi halde sürecin sorumluları, çok ağır bir siyasi faturayla karşı karşıya kalabilir."</p>
</blockquote>

<p>Tayyar, geçmişteki siyasi tecrübelerden yola çıkarak çarpıcı bir öngörüde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Kimin kazanacağını sandık vakti anlarız ama şimdiye kadar Öcalan’la aynı fotoğraf karesine girenlerin kazandığına şahit olmadık."</p>
</blockquote>

<p>Tayyar, İmralı kararının siyasi yelpazeyi derinden etkileyeceğini ve "yeni ittifaklar, yeni iş birliklerinin gündeme gelebileceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/akpli-samil-tayyar-ocalan-ile-ayni-kareye-giren-kazanmadi-yeni-ittifaklar-gundeme-gelebilir</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Nov 2025 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/02/samil-tayyar-4.jpg" type="image/jpeg" length="41575"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
