<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>dokuz8HABER</title>
    <link>https://www.dokuz8haber.net</link>
    <description>Son dakika haberleri, güncel haberler, siyaset, toplum, yaşam haberleri, ekonomideki gelişmeler, emek dünyasından ekoloji mücadelesine ve kadın hareketine yerel ve dünya haberleri dokuz8haber.net'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/kenthakki" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 21:50:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/kenthakki"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Topağacı Mahallesi’nde polis müdahalesi: Basın açıklaması sonrası yürüyüşe engel]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/topagaci-mahallesinde-polis-mudahalesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/topagaci-mahallesinde-polis-mudahalesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un Ümraniye ilçesinde “rezerv yapı alanı” ilan edilerek tahliyeye zorlanan Topağacı Mahallesi halkı karara karşı basın açıklaması düzenledi. Mahalleliler polislerin müdahalesi ile karşılaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ümraniye ilçesindeki Topağacı Mahallesi, kentsel dönüşüm adı altında evlerinden edilmek istenen halk basın açıklaması gerçekleştirdi.</p>

<p>Sabah saatlerinde belediye ekipleri ve polis eşliğinde elektrik, su ve doğal gaz bağlantılarını kesmesine karşı çıkan mahalleli, akşam saatlerinde basın açıklaması yaparak yürüyüş düzenledi.</p>

<p>Mahalle halkı, “Barınma hakkımızdan vazgeçmiyoruz. Direne direne kazanacağız” pankartı açtı; sık sık “İsmet istifa”, “Barınma hakkımız engellenemez”, “Belediye bizi muhatap alacak” sloganları attı. Eyleme DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu da destek verdi.</p>

<p>Mahallede sabah saatlerinde yaşanan müdahale sırasında Sevgi Aydoğan, dört çocuğuyla birlikte yaşadığı evde elektriğin, suyun ve doğalgazın kesilmesine karşı direndi.</p>

<p><strong><em>Evrensel’den Eylem Nazlıer’in haberine göre,</em></strong> direnişi nedeniyle polisler tarafından darp edilip ters kelepçeyle gözaltına alınan Aydoğan, akşamki basın açıklamasında yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Ben iş yerindeydim, elektriği kestikleri için izin alıp eve koştum. Orada bir görevli, elektriği kesip geri vereceğiz diyerek yalan söyledi. Eve vardığımda polisler gelmişti. Direndiğim için kollarımı çekip morarttılar, şişirdiler. İki erkek polis arkadan zorla eve sokmaya çalıştı. ‘Gir evine, yeter artık direndin’ diye üzerime geldiler. Biz bu zorbalıkla polisimize güvenmeyip nereye gideceğiz? İsmet Yıldırım’ın kendisi gelsin, bizimle muhatap olsun. Benim dört çocuğum var, kira ödüyorum, ama nereye gideceğim bilmiyorum. Evimden çıkmıyorum, direnmeye devam edeceğim.”</p>

<p>Aydoğan’ın kızı da söz alarak, “Bir terörist gibi gelip bizleri barınma yerimizden ayırmaya çalışıyorlar. Bizi buradan ayıramayacaksınız. Hala evimizde oturmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“ŞAFAK OPERASYONU GİBİ EVLERE GİRDİLER”</h2>

<p>Sabah gözaltına alınan mahalle Turgay ise yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:</p>

<p>“Haftanın bir günü sabahın altısında şafak operasyonu yapar gibi insanların evine girdiler, elektriklerini, sularını kestiler. Bugün bu mahallenin hiçbir evinde elektrik ve su yok. %100 engelli vatandaşlar var, makineye bağlı yaşayan insanlar var; sabah birini hastaneye kaldırdık. 6 aylık bebeği olan aileler var. Ama bu insanlar görmezden geliniyor. İsmet Yıldırım çıkıyor, mahalleliye ‘terörist, provokatör’ diyor. Madem öyle, bütün yayın organlarıyla gelsin, burada bizimle yüzleşsin. Cumhurbaşkanı duymuyor mu bu çığlığı? İktidar da muhalefet de sessiz. Burada yaşayan insanlar Türk vatandaşı değil mi? Vatandaşın elektriği, suyu yok, ama kimse görmüyor.”</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Topağacı Mahallesi halkı polis engelini tanımadı<br />
<br />
Mahalleliler "rezerv alan" kararına karşı düzenlediği basın açıklaması ardından polisin engelleme çabasına rağmen sokaklarında sloganlarla yürüyor<a href="https://t.co/hTeQK4OtQi" rel="nofollow">https://t.co/hTeQK4OtQi</a> <a href="https://t.co/jGUrNt5pKQ" rel="nofollow">pic.twitter.com/jGUrNt5pKQ</a></p>
— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) <a href="https://twitter.com/evrenselgzt/status/1958598386044870855?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 21, 2025</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h2>“SAVAŞTA BİLE ELEKTRİK KESİLMEZ”</h2>

<p>Mahalleli, kendilerini darp eden polislere de seslenerek tepki gösterdi. Mahalleli, “İnsanın elektrik, su ve doğalgazını savaşta bile kesmezsiniz. ‘Emir aldık’ diyorsunuz ya, bu dünyanın öbür tarafı da var. Bu insanlar haklarını size helal etmiyor. Yarın anneniz, babanız sokağa atıldığında anlayacaksınız ama iş işten geçmiş olacak. İnsanlara bunu yapmayın, bedelini ödeyemezsiniz” denildi.</p>

<h2>TELEFON IŞIKLARIYLA MAHALLE AYDINLATILDI</h2>

<p>Basın açıklamasının ardından mahalleli, pankartlarla yürüyüş yapmak istedi. Polis yürüyüşü engellemeye çalıştı, ancak mahalle halkı ısrar ederek yürüyüşe başladı. “Direne direne kazanacağız”, “Susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganları atan mahalleli, kesilen elektriğe karşı telefon fenerlerini yakarak karanlık sokakları aydınlattı.</p>

<p>Yürüyüş sırasında sık sık “Belediye bizi muhatap alacak” ve “İsmet Yıldırım istifa” sloganları yükseldi. Mahalleli, belediyenin kendilerini karanlıkta bırakmasına karşı “Kendi ışığımızla aydınlanırız” diyerek eylemlerine devam etti.</p>

<p>Mahalleli, “Evlerimizi yıkmaya, bizi yerinden etmeye çalışıyorlar. Ama biz barınma hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirerek sabaha kadar mahallelerinde nöbet tutacaklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/topagaci-mahallesinde-polis-mudahalesi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Aug 2025 23:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/08/topagaci.jpg" type="image/jpeg" length="49500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da Toplu Ulaşımda Yeni Dönem 31 Ekim'de başladı: Türkiye Kart İstanbul'da]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/istanbulda-toplu-ulasimda-yeni-donem-31-ekimde-basladi-turkiye-kart-istanbulda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/istanbulda-toplu-ulasimda-yeni-donem-31-ekimde-basladi-turkiye-kart-istanbulda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da toplu ulaşımda "Türkiye Kart" dönemi başlıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu İstanbul’da bazı toplu taşıma hatlarında 'Türkiye Kart' uygulamasına geçileceğini duyurdu. PTT'den alınabilecek olan Türkiye Kart’ın fiyatı ise 40 ila 60 lira arasında değişecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan duyurdu, İstanbul'da toplu ulaşımda "Türkiye Kart" dönemi başlıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu İstanbul’da bazı toplu taşıma hatlarında 'Türkiye Kart' uygulamasına geçileceğini duyurdu. PTT iş yerlerinden alınabilecek olan Türkiye Kart’ın fiyatı ise 40 ila 60 lira arasında değişecek.&nbsp;</p>

<p>Yazılı açıklamayla önemli gelişmeyi duyuran Bakan Uraloğlu, İstanbul’da Marmaray, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı, Halkalı-Bahçeşehir Banliyö Hattı ve Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Metro Hattı'nda Türkiye Kart uygulamasının başlayacağını belirtti. Bu hatlar İBB değil Bakanlık tarafından kontrol ediliyor.&nbsp;</p>

<h2><img alt="Türkiye Kart Uygulaması Başlıyor" class="detail-photo img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2024/11/turkiye-kart-uygulamasi-basliyor.webp" / width="1700" height="1000">Uygulama kararı 31 Ekim'de alındı&nbsp;</h2>

<p>Uygulamanın,31 Ekim 2024 tarihinde&nbsp; Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından alınan karar doğrultusunda hayata geçirileceğini dile getiren Uraloğlu, bu yeni sistemin vatandaşların toplu taşıma kullanımlarını daha kolay ve entegre hale getireceğini söyledi.&nbsp;</p>

<p>Uraloğlu, BELBİM AŞ tarafından yapılacak teknik düzenlemelerin tamamlanmasının ardından uygulamanın aktif hale geleceğini belirtti ve açıklamasına şu sözlerle devam etti:&nbsp;</p>

<blockquote>
<p>"UKOME’nin aldığı karar kapsamında, Marmaray ve belirtilen diğer raylı sistem hatlarında Türkiye Kart kullanımıyla entegre bir ulaşım hizmeti sunacağız. Bu uygulama, vatandaşlarımızın şehir içi yolculuklarını daha pratik hale getirecek"&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2>Türkiye kart yıl sonuna kadar 18 ile yayılacak</h2>

<p>Türkiye Kart'ın pilot uygulamalarının Konya, Kayseri, Gümüşhane, Yozgat ve İstanbul’daki Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nda başlatıldığını hatırlatanh Bakan Uraloğlu, "2024 sonuna kadar bu sistemi 18 ile yaymayı hedefliyoruz. Başkentray, İZBAN gibi önemli hatlar da dâhil olmak üzere Rize, Kocaeli, Aksaray, Tokat, Karabük, Uşak, Kahramanmaraş, Nevşehir, Kilis, Çorum ve Gaziantep’te çalışmalar sürüyor" dedi.&nbsp;</p>

<p>Türkiye Kart almak isteyenlerin PTT iş yerlerine başvurabileceğini açıklayan Uraloğlu, Şemasız Türkiye Kart’ın 40 lira, Debit ve Prepaid Türkiye Kart’ın ise 60 lira karşılığında edinilebileceğini ifade etti.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/istanbulda-toplu-ulasimda-yeni-donem-31-ekimde-basladi-turkiye-kart-istanbulda</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/11/turkiye-kart-istanbulda.webp" type="image/jpeg" length="62403"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadıköy'deki AVM projesine karşı eylem çağrısı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/kadikoydeki-avm-projesine-karsi-eylem-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/kadikoydeki-avm-projesine-karsi-eylem-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadıköy Kent Suçları Takip Ağı, Söğütlüçeşme'deki AVM projesini protesto etmek için 31 Ekim Salı günü İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi önünde bir basın açıklaması düzenlemeye hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Söğütlüçeşme'deki AVM projesi hakkındaki tartışmalar devam ederken, Kadıköy Kent Suçları Takip Ağı, projeyi protesto etmek için 31 Ekim Salı günü İstanbul 5'inci&nbsp;İdare Mahkemesi önünde bir basın açıklaması düzenlemeye hazırlanıyor.</p>

<p><strong>İNŞAAT, HUKUKİ SÜREÇTEN HIZLI İLERLİYOR</strong></p>

<p>Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)&nbsp;gerekliliği konusundaki itirazlara rağmen inşaat süreci devam eden Söğütlüçeşme'deki AVM projesine dair mahkeme süreci sürüyor. Bu süreçte bilirkişi heyeti atanmış ve inceleme yapılmıştı. Ancak raporun hazırlanması ve mahkemeye sunulması uzun sürdü. İnşaatın hızlı ilerlediği bir dönemde, hukuki süreç hâlâ tamamlanmış değil.</p>

<p>Kadıköy Kent Suçları Takip Ağı, mahkemeye sundukları itirazlara rağmen yürütmeyi durdurma taleplerinin reddedildiğini ve duruşmanın yapılacağını açıkladı. Bu nedenle 31 Ekim 2023 Salı günü saat 10.00'da gerçekleşecek olan duruşma öncesi ve sonrasında İstanbul 5'inci&nbsp;İdare Mahkemesi önünde bir basın açıklaması yapacaklar.</p>

<p>Açıklamada, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmamış olmasının ve verilen kararın hukuka aykırı olduğunun altı çizilirken, projenin kamusal zararlara neden olabileceği ifade edildi. Kadıköy halkı, projenin durdurulması için bir araya gelerek, çevre ve tüketim kaynaklı sorunlarla mücadele etmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kent Suçları Takip Ağı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kadıköy Belediyesi, TMMOB, SPO, JMO, MMO ve ÇMO gibi kuruluşları davaya davet etmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/kadikoydeki-avm-projesine-karsi-eylem-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Oct 2023 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/10/sogutlucesme-avm.jpg" type="image/jpeg" length="61829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da 3 bin 252 bina depremde ağır hasar gördü]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/diyarbakirda-3-bin-252-bina-depremde-agir-hasar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/diyarbakirda-3-bin-252-bina-depremde-agir-hasar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır'da bazı kırsal mahalleler dışında depremde hasarlı yapıların tespit edilmesi çalışmaları tamamlandı. Kent Koruma ve Dayanışma Platformu'nun açıkladığı verilere göre; kentte 3 bin 252 bina ağır hasar gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mereş merkezli depremde hasar gören iller arasında bulunan Diyarbakır'da&nbsp;bazı kırsal mahalleler dışında il ve ilçe merkezlerindeki hasar tespit çalışması tamamlandı. Diyarbakır&nbsp;Kent Koruma ve Dayanışma Platformu tarafından sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Diyarbakır merkez ve ilçelerde hasar tespit çalışmaları tamamlandı. Bazı kırsal mahallelerde çalışmalar devam ediyor” denildi.&nbsp;</p>

<p>Hasar tespit çalışmalarına dair son verileri de paylaşan Kent Koruma ve Dayanışma Platformu tarafından paylaşılan verilere göre; 159 bin 832 binada yapılan incelemelerde 22 binanın yıkıldığı, 66 binanın acil yıkılmaması gerektiği, 3 bin 252 binanın ağır hasarlı olduğu, 2 bin 828’nin orta hasarlı olduğu, 32 bin 652 binanın az hasarlı olduğu tespit edildi. Platform tarafından yapılan paylaşımda, 97 bin 383 bina da ise hasar tespit edilmediği, 13 bin 842 bina değerlendirme dışı bırakıldığı belirtildi. 13 bin 842 binanın neden değerlendirme dışı bırakıldığına ilişkin bilgi paylaşılmazken 2 bin 892 binada tespit yapılmadığı, kilitli olması nedeniyle 6 bin 895 binada ise inceleme yapılmadığı ifade edildi.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/diyarbakirda-3-bin-252-bina-depremde-agir-hasar-gordu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Mar 2023 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/03/690x390cc-amd-07-03-2023-amd-hasar-tespit.jpg" type="image/jpeg" length="19141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahkeme, Çevre Bakanlığı'nın Beykoz'da beş mahalledeki imar planlarının yürütmesini durdurdu]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/mahkeme-cevre-bakanliginin-beykozda-bes-mahalledeki-imar-planlarinin-yurutmesini-durdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/mahkeme-cevre-bakanliginin-beykozda-bes-mahalledeki-imar-planlarinin-yurutmesini-durdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayladığı 3 bin 275 hektarlık alana sahip olan ve doğal sit koruması altındaki Beykoz’un beş mahallesiyle ilgili imar planlarının yürütmesi mahkeme tarafından durduruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 25 Kasım 2020 tarihli kararıyla Beykoz'un doğal sit koruması altındaki Çengeldere, Fatih, Yavuz Selim, Baklacı, Çiftlik ve Görele mahallelerinin yüzde 48'ini “kesin korunacak alan”, yüzde 44,7'sini “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı”, yüzde 7,43'ünü de “nitelikli doğal koruma alanı” olarak belirledi ve hazırlanan yeni imar planlarını onayladı.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2022/emlak/istanbuldaki-bes-mahalle-icin-kritik-karar-7456214/?utm_source=anasayfa&amp;utm_medium=free&amp;utm_campaign=alt_surmanset" rel="nofollow"><span style="background-color:#e74c3c;">Sözcü'den Özlem Güvemli'nin haberine göre</span></a> TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi de planlama alanındaki mevcut nüfusun 3 kat artacağı, bu nüfusa hizmet edecek yeni konut, ticaret ve sosyal donatı alanları gibi yeni yapılaşmalar oluşacağı gerekçesiyle planların iptali istemiyle dava açtı.</p>

<p>Davayı karara bağlayan İstanbul 6. İdare Mahkemesi, 12 Ekim 2022 tarihinde imar planlarının yürütmesini durdurdu. Mahkeme, imar planlarının şehirleşme prensiplerine, planlama yöntemlerine ve plan esaslarına, kentsel yerleşmenin mevcut ve gelecekteki durumuna, kamu yararına ve hukuka aykırı olarak düzenlendiği sonucuna vardı.</p>

<p>Dava konusu alanın hem doğal koruma alanı hem de içme suyu havzası olması nedeniyle yapılaşma miktarının koruma yaklaşımına uygun olmadığına karar verildi. Planlama alanı, Elmalı Barajı havzası sınırları içinde kalıyor.</p>

<p>Kararda, “kesin korunacak hassas alanın” plan sınırı dışına çıkartılmasının bütünsel bir koruma yaklaşımına ve koruma ilkelerine aykırı nitelik taşıdığı da belirtildi.</p>

<p><strong>BİLİRKİŞİ RAPORU: TARIM MÜDÜRLÜĞÜNDEN İZİN ALINMADI</strong></p>

<p>Mahkemenin kararına dayanak olan bilirkişi raporunda dikkat çeken tespitler yapıldı. Raporda, &nbsp;İstanbul Çevre Düzeni Planı'nda tarımsal niteliği kullanılacak alanlarla çakışan yerlere konut fonksiyonu getirilmesi için İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden izin alınmadığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu durumun Çevre Düzeni Planı ile koruma amaçlı imar planı ile uygulama imar planı kararları açısından uyumsuzluğa yol açtığına vurgu yapıldı. Yapılaşma miktarının belirlenen kişi başına düşen inşaat alanı metrekaresinin koruma yaklaşımına uygun olarak değerlendirilmediği belirtildi. İmar planlarının suyun akışını doğrudan engelleyecek ve bütün alanda uygulanacak bir plan notu da içermediği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ-ÇEVRE, KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/mahkeme-cevre-bakanliginin-beykozda-bes-mahalledeki-imar-planlarinin-yurutmesini-durdurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Nov 2022 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/11/gorele-mahallesi.jpg" type="image/jpeg" length="62814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıkılan mahallelerin avukatı Onur Cingil: Türkiye'de artık mülkiyet hakkı diye bir hak yok]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/yikilan-mahallelerin-avukati-onur-cingil-turkiyede-artik-mulkiyet-hakki-diye-bir-hak-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/yikilan-mahallelerin-avukati-onur-cingil-turkiyede-artik-mulkiyet-hakki-diye-bir-hak-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'un pek çok mahalle ve semtinde yaşanan kentsel dönüşüm projeleri, önemli mağduriyetler de yaratıyor. İnsanlar tapulu, imarlı, iskanları evlerini terk etmeye zorlanıyor. Terk etmeyenlerin evlerinin kapıları koçbaşlarıyla kırılıyor, insanlar itirazları dinlenmeden sokağa atılıyor. Aylardır İstanbul'un gündeminde olan ve daha çok İstanbul'un kent yoksullarını vuran, onları mağdur eden kentsel dönüşüm davalarının en önemli avukatlarından biri olan Avukat Onur Cingil'le yaşananları konuştuk.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HABER: MÜJGAN HALİS</p>

<p>İstanbul'un pek çok mahalle ve semtinde yaşanan kentsel dönüşüm projeleri, önemli mağduriyetler de yaratıyor. İnsanlar tapulu, imarlı, iskanları evlerini terk etmeye zorlanıyor. Terk etmeyenlerin evlerinin kapıları koçbaşlarıyla kırılıyor, insanlar itirazları dinlenmeden sokağa atılıyor.</p>

<p>Aylardır belki de yıllardır İstanbul'un gündeminde olan ve daha çok İstanbul'un kent yoksullarını vuran, onları mağdur eden kentsel dönüşüm davalarının en önemli avukatlarından biri olan Avukat Onur Cingil'le İstanbul'un kentsel dönüşüm mahallelerinde yaşananları konuştuk. Uygulanan politikanın deprem ve güvenli yaşam alanları yaratmak amacını taşımadığını söyleyen Cingil; amacın rant olduğunu, başta Tozkoparan olmak üzere pek çok mahallenin deprem riskinin son sıralarda olduğunu dikkat çekiyor. Cingil ayrıca; Fetihtepe, Tozkoparan, Kirazlıtepe, Elmalıkent ve Tokatköy'ün zenginlerin iştahlarını kabartan yerler olduğunu belirtiyor ve yoksulların bu mahallelere 'yakıştırılmadığını', bu yüzden kentin dışına itildiğini savunuyor.</p>

<p>İşte Av. Cingil'e sorduğumuz sorular ve yanıtları...</p>

<p><strong>Bilmeyenler için son birkaç aydır Fetihtepe'de yoğunlaşan, daha sonra işte Tokatköy'de birden ani bir baskınla gündemimize gelen, en son Tozkoparan'da bir gece yarısı baskınıyla yine sadece aslında bazı mecraların haber değeri gördüğü kentsel dönüşüm adı altında yaşanan garip bir rant politikası izliyoruz. Bilmeyenler açısından bu mahallelerde neler oluyor?</strong></p>

<p>6306 Sayılı Yasa'nın serüveni çok uzun değil aslında. Ama öyle ki Türkiye'de Kamu İhale Kanunu en fazla değişen, delik deşik edilen bir kanundur. Kendi uygulamalarını meşrulaştırmak adına çok defa değişti ama çıktığı günden beri büyük bir tartışmanın konusu. Kanun ilk çıktığı haliyle yürütmeyi durdurma kararları alınamıyordu. Bu konuyla ilgili bütün kanunlar; Gecekondu Kanunu, Tabiat varlıkları Kanunu kanunu hepsinin mülga olduğu, hepsinin buna bağlandığı benim o tarihlerden bu yana da söylediğim yani Sultanahmet Meydanı'nın riskli alan ilan edilebilecek kadar açıklık veren bir noktadaydı. O tarihlerde Anayasa Mahkemesi'nde bazı maddelerin iptal edilmesiyle bugünkü formatına ulaştı ama bugünkü formatını da diyemiyorum çünkü daha bir yıl olmadı. Mesela tapuların Hazine'ye devriyle ilgili 6A maddesi girdi.</p>

<p>Şuradan başlamak lazım: Ortada bir kentsel dönüşüm yok, bir deprem riskini azaltma gibi bir amaç yok. Türkiye'nin her yerinde bu böyle ama özellikle İstanbul'da şu iki başlıkta ilerliyor her şey: Birincisi ranta açılacak boş alan kalmadı, dolayısıyla üzerinde bina olan yerlerin boşaltılması lazım ki rant alanları oluşturulsun. İkincisi de Türkiye'nin ekonomisi sadece inşaata dayalı bir noktada. Dolayısıyla ekonominin yani daha doğrusu Hazine'nin dolması için, Hazinenin dolması için birilerinin inşaat ekonomisini canlandırması lazım. Ayrıyeten de çokça yakından takip ettiğimiz üzere ihalelerin hep aynı yerlere verildiği noktalarda birilerinin de zengin edilmesi mevzubahis.&nbsp;</p>

<p>Bu noktada birçok başlık sayabilirim size. Ama asıl önemli olan iki başlık, yani insan ve deprem faktörü ise en sonlarda gelen, hatta hiç anılmayan hususlar. İşte o yüzden kentsel dönüşüm değil, rantsal dönüşüm diyoruz.</p>

<p><strong>Kentsel dönüşüm deyince ya depreme dayanıksızlık ya da ta 80'lerden gelen bir bellekle gecekondu yani kamuya ait araziye birilerinin gelip konduğu ve daha sonra kendisine &nbsp;mülkleştirdiği bir yer bir alanlar olarak sanılıyor, böyle biliniyor. Ama aslında bu bu sözünü ettiğimiz mahallelerdeki yaşayan insanlar buraların tapulu sahipleri değil mi?&nbsp;</strong></p>

<p>Evet doğru bir noktadan geldiniz aslında. Ben de bunu her defasında söylüyorum. Çünkü bununla ilgili bir bilgi kirliliği var. Biz de her açıklamamızda bunu ortaya koyuyoruz. Buradaki insanlar yani ben de birazdan mahalleleri de sayacağım. İstanbul'un birçok yerinde saldırıya uğrayan mahallelerdeki insanlar tapulu, imarlı birçok yerde iskanlı, &nbsp;yani parasını vermiş, tapusunu almış binası bir müteahhitlik hizmeti görmüş. Buralar böyle metruk alanlar gibi aklımıza gelmesin. Tozkoparan'dan örnek vermek gerekirse İmar İskan Bakanlığı'yla belediyelerin yapmış olduğu sosyal konutlar var mesela. Bizzat devlet eliyle yapılmış konutlara saldırı yapılıyor şu anda. Dolayısıyla buradaki insanlar herhalde hak sahibi değil, ondan bu kadar pervasızca sabahın 5'inde kapıları koçbaşlarıyla kırılabiliyor gibi bir algılama olmasın.&nbsp;</p>

<p>İkincisi de her şeye rağmen herkes sağlam binalarda oturmak, çünkü deprem bir realite ve buradaki insanlar deprem riskini bertaraf etmek adına kentsel dönüşüm istemiyor da değiller.&nbsp;</p>

<p><strong>Sanki gerek Fetihtepe gerek Tozkoparan gerek Tokatköy'deki &nbsp;eski yıkık evlerde yaşamak istiyor gibi bir algı da var. Bu insanlar kentsel dönüşüme karşı mı?&nbsp;</strong></p>

<p>Kanunun ilk uygulama yeri Üsküdar Kirazlıtepe'ydi. Üsküdar Kirazlıtepe beş parselde büyük bir alanda yapılan bir kentsel dönüşüm söz konusuydu. Riskli alan dediler, ama riskli olduğu söylenen yerin tam dibinde Çamlıca Cami yapıldı yani aynı anda 60-70 bin kişinin girip çıktığı Çamlıca Cami ve onun altı riskli değildi ama aynı mahallede olan Kirazlıtepe'nin alanı riskliydi.&nbsp;</p>

<p>Sonradan Ümraniye Elmalıkent kentsel dönüşüm alanı ilan edildi. Ümraniye Elmalıkent metro güzergahında, Şile otoyolunun kenarında büyük AVM'lerin büyük merkezlerin olduğu, Kazım Karabekir Mahallesi'nde rezidansların olduğu bir alanda. Alanın yüzde 80'i boş olmasına rağmen, &nbsp;yani deprem riski var diyor ama alanda bina yok.&nbsp;</p>

<p>Hemen yan mahalle Ümraniye Hekimbaşı bir başka alan. Ümraniye Elmalıkent ve Üsküdar Kirazlıtepe bizim tarafımızdan durdurulunca bu riskli alan bizim başımıza bela oluyor dediler ve rezerv alanı ilan ettiler. Rezer valanı, riskli alanların taşınacağı boş alanlar demek. Ama tabii böyle boş alanlar kalmadığı için 120 yapının olduğu yeri zorla yıkarak boş hale getirdiler. Şu anda halen oradaki mücadelemiz 10 yapıyla sürüyor. Peki Hekimbaşı nasıl bir yer bilenler bilir, ormanın hemen kenarında gerçekten çok güzel bir yerde. Okmeydanı Fetiptepe, metrobüsle Okmeydanı durağında inerken Avcılar yönüne doğru yüzünüzü dönüp sol tarafa baktığınızda Cemal Kamacı Spor Salonu'nu görürsünüz. Hemen orası Fetihtepe mahallesi işte. Tam E5'in kenarında hani affedersiniz ama cillop gibi yer derler ya, çok güzel bir yer, kılçıksız bir yer.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ve aynı zamanda bir önceki belediye başkanı Ahmet Misbah Demircan uluslararası mimarlık, mühendislik, inşaat fuarında buranın sunumunu yapıyor. Ve diyor ki Galatatoprt, Haliçport ve burada Okmeydanı projesi diyor.&nbsp;</p>

<p>Ve yine Tozkoparan Merter'in yanında. Yani tekstilin yanında. Metrobüs, metro güzergahında. Öte &nbsp;yandan Kadilli Rasathanesinin raporuna göre Güngören'in 11 &nbsp;mahallesi içinde 9'uncu sıradaki riskli alan. Yan bir değil, &nbsp;iki değil, üç değil, sekiz değil, dokuzuncu sırada.</p>

<p>Tokatköy'e biz gönüllü olarak destek verdik. Beykoz'un en güzel köylerinden biri Tokatköy. İnanın oturmak için yani çok istekli olursunuz. Her yeriniz orman vesaire.&nbsp;</p>

<p>Bağcılar Şahintepe, Kanal İstanbul güzergahında. Şimdi Avcılar'dan Beylikdüzü'nden zeminin tartışmalı olduğu ilçelerden Tuzla'dan bahsetmiyoruz bakın dikkat ediyorsanız. Hep böyle metronun, metrobüsün yanında sanayinin tekstilin ormanın AVM'nin onun bunun yanındaki yerlerden bahsediyoruz.&nbsp;</p>

<p><strong>Peki insanlar neden karşı çıkıyor?</strong></p>

<p>İnsanlar onları düşündükleri için bu mahallelere gelmediklerinin farkındalar. Ve bir güven problemi var. Sen eğer ben riskli değilken benim mahalleme geliyorsan demek ki sen burada ev satmayı, burayı ranta açmayı, inşaat yapmayı düşünüyorsun diyor bunun başka bir karşılığı olamaz zaten. Ve böyle düşünüldüğünde de,&nbsp;<br />
güven duygusuyla bir şey başlıyor, olumsuzluk başlıyor.</p>

<p>İkincisi; bakanlık, TOKİ ve yetkililer herhangi bir şekilde şeffaf süreçler yürütmüyor ve insanlarla diyalog kurmuyor, yani istişare yapmıyor. Ve en önemlisi de burada hiçbir şekilde sözleşme sunmuyor. Sözleşme sunmadığı için de ne hukuki güvence var ne de burayla ilgili olarak bir güven duygusu var.&nbsp;</p>

<p><strong>Yani devlet bu yurttaşlara ne diyor?&nbsp;</strong></p>

<p>Aslında çok bir şey denmiyor. Bir toplantı yapıyorlar. Burası riskli alan ya da rezerv alanı diyorlar. Projeyi görmek istediklerinde, teknik şartnameyi, sözleşmeyi görmek istediklerinde ilk önce yıkımların yapılacağı, yıkımlar yapıldıktan sonra projelendirmenin yapılacağı kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde teslimatla beraber yapılacağını söylüyorlar. Şimdi böyle olunca bu aslında şu anlama geliyor. Bir yerde göstermemenizin nedeni, buradaki çıkacak daire sayısını, burada yapılacak projeyi görmesinler ki buradaki insanlar kendi hak ettikleri talepleri istemesinler. Buralarla ilgili olarak tek tip muvafakatname uyguluyorlar. Bu tek taraflı bir onay metni. Yani karşı tarafta bakanlık, belediye ya da TOKİ hiçbir şeyi taahhüt etmiyor. Sadece insanlardan bu alanları boşaltacağını, yıkıma muvafakat ettiğini. her türlü tapu devri parsel düzenlemesi bunları yapacağını taahhüt ettiriyorlar insanlara. Akabinde insanlara açtığı davalardan vazgeçeceğini ama bu anlaşmadan vazgeçmeyeceğini vazgeçerse ev alamayacağını, bir bedelin hesaplarına yatırılacağı gibi vatandaşa yük yükleyen ama diğer yönden devletin hiçbir şeyi yüklenmediği bir durum var.&nbsp;</p>

<p><strong>İnsanlar borçlandırılıyorlar da kendi tapulu malları üzerinden değil mi, yanlış bilmiyorum.&nbsp;</strong></p>

<p>Kesinlikle öyle. Ortada bir şey de yok. Bir ölçüm birimi de yok. Mesela siz geliyorsunuz 100 metrekare yerim var diyorsunuz, sana diyor seksen metrekare diyor. Başkasına &nbsp;diyor ki sana 110 metrekare diyor. Niye birine fazla, birine az veriyorsun? Yani bir teknik ve bilimsel bir çalışma yok, şeffaf bir çalışma, bir proje yok. Benim zaten tapulu yerimi alıyorsun, metrekaresinden düşüyorsun, üstüne bir de beni borçlandırıyorsun. Ve bu 15-20 on beş yıllık borçlandırmalar halinde yapılıyor.&nbsp;</p>

<p>Tozkoparan'a Çevre Şehircilik Bakanı Murat Kurum geldiğinde biz bazı şeylere itirazlar edilince, "beğenmeyen varsa satsın buradaki hakkını gitsin Güngören merkezden iki tane daire alsın" dedi. Benim depreme dayanıklı evde yaşamamı istemiyor muydun sen? Bir Güngören merkezdeki ev dönüşmedi ki, sen depreme dayanıklı bir yerden hakkımı sattırıyorsun, depreme dayanaksız bir yere git diyorsun.</p>

<p><strong>Aslında bir tür itiraf bu.</strong></p>

<p>Kirazlıtepe sürecinde orada çok güzel bir şey başarılı bir iş yürüdü açıkçası. Bakanlıkta bu kadar mevzuat değişikliği yapmamıştı, biraz Kiraztepe'deki mücadelemiz bizim. Onlara yol gösterdi. Niye? Hırsıza kilit vurulmaz. Biz orada Kanun'un ilk haliyle yürütmeyi durdurmaları aldık, hiçbir yeri yıktırmadık ve oradaki 900'ün üzerinde binaya koçbaşlarıyla girilmedi, geldikleri zaman hemen kararlar aldık. O zaman idare mahkemelerinde namuslu insanlar vardı. Ve Kirazlıtepe'de Türkiye'de ilk defa bir kentsel dönüşüm mücadelesi yerinde dönüştü. Oradaki insanlar oradan bir yere gitmedi, sosyal konutlar yapıldı, üstelik bilabedel.&nbsp;</p>

<p>Kentsel dönüşüm genel müdürü hala görevde, bir toplantıda bana "Siz devleti zarara uğrattınız" dedi bana. Siz orada bilabedel iş yaptırdınız. Devletin kasasından çıktı. Tam o dönemde 128 milyar dolar nerede konuşuluyordu? Ben de şunu sordum. Orada üç beş garibana ev yaptı devlet, bu çok mu? Siz 128 milyar doları ne yaptınız? Bakın bugün Ukrayna Devlet Başkanı iki gün önce açıklama yaptı. Rusya silindir gibi geçti Ukrayna'nın üzerinden. 55 milyar dolara biz imar ederiz diyor Ukrayna'yı dedi. 128 milyar doların ne kadar büyük bir rakam olduğunu gösteriyor bu açıklama.</p>

<p>Kentsel dönüşüm matematik formülü gibidir, öznesine insanı, amacına da deprem riskini koyarsak, çok basit. Çünkü o zaman bu özne ve amaçla zaten senin arkandan koçbaşıyla falan kırmana gerek yok. Vatandaşa şunu demen lazım. Deprem geliyor özne sensin. Ne istiyorsan onu yapalım. Bu devlet dünyada on büyük ekonomiden biri olduğunu söylüyor ama daha üç beş mahallede proje gösteremiyor. Bu nasıl büyük devlet? Daha üç beş mahallede insanları affedersiniz kedi yavrusu gibi dışarı atmadan diyalog kuramıyor.&nbsp;</p>

<p>Diğer formül ise şu değil, özne olarak insan değil müteahhit koyalım, amaca da rant diyelim. Bu denklemin sonucunda bırakalım koçbaşıyla kapı kırmay, Tozkoparan'da olduğu gibi yan dairenin duvarını delerek diğer daireye de girilir. Neyin hırsı bu?&nbsp;</p>

<p><strong>Tozkoparan'da böyle mi oldu?</strong></p>

<p>Tam olarak böyle oldu, görüntüleri var ve o arkadaşlarımızı o arkadaşlarımızı gözaltına aldılar. Yani insanların evine zorla girdiler, içeride yatan mı var, hasta mı var, yaşlı mı var diye düşünmediler.</p>

<p>Zaten bu artık Tozkoparan'ın konusu değil, ellerinizdeki tapuları yırtın, atın. Bugün Türkiye'de hiçbir şekilde mülkiyet hakkı yok, yarın öbür gün bir tebligat gelir ve ve evinizi boşaltmanız istenir, siz de avukat aramaya başlarsınız. Nerede bu Tozkopara, nerede bu Fetihtepe dersiniz?&nbsp;</p>

<p><strong>Bu gelişmelerin seçimle bağlantısı nedir sizce?</strong></p>

<p>Bir düğmeye basıldı. Yani burada bir operasyon var. Aynı anda Tokatköy, Fetihtepe, Tozkoparan, Hekimbaşı. Bunlar son çökmeler, son rant alanları. Çünkü siyasi iktidar kan kaybettiğinin farkında. Bir yandan da bir şeyler yaptıklarını göstermek istiyorlar, dğru düzgün bir iş yapmasalar da bir kepçenin girmesi, bir temelin kazılması, bir temel kotunun çıkılması biliyorsunuz tuvalet duvarını bile açar AKP zihniyeti. Bir PR aracı olacağını düşünüyorlar ama öyle olmayacak. Niye öyle olmayacak biliyor musunuz? Çünkü demin bir rant haritası çizdim size.&nbsp;</p>

<p><strong>Evet onu sormak istiyorum ben de; bu insanlara ne oldu, nerelere gittiler, şu anda nerelerde yaşıyorlar?</strong></p>

<p>İlk önce şunu söyleyeyeyim, AKP bu mahalleleri rant olarak seçti. Ama bir sebepten daha seçti, o da sizin açılışta söylediğiniz gibi bu mahalleler gariban mahalleleri. &nbsp;Bu saydığımız mahallelerde Anadolu göçü olmuş, kentleşme yeni nesilde olmaya başlamış. AKP bu insanların ensesine vurup lokmasını alacağını düşünüyor. Bu insanlar İstanbul'a gelmiş ama çeperde yaşamışlar, merkezlerde değil. Ve o çeperlerde yeri gelmiş kanalizasyon götürülmemiş, su götürülmemiş. Yani hep tozun toprağın çamurun içerisinde kalmış. Kendini değersiz hissetmiş. İnsanlar yolunu, kanalizasyonunu bile kendisi açmış. Bu ülkenin insanları iki darbe bir muhtıra görmüş devlet olgusu üzerlerine binmiş ve şimdi biz devlete karşı mı dava açacağız, diyorlar. Yani bu incelikte, bu naiflikte insanların olduğu yerleri seçiyorlar.&nbsp;</p>

<p>Neticeye gelelim. Bu insanlar şu anda biri kızının evinde kalıyor, biri oğlunun evinde kalıyor. Eşyalar belediyenin götürdüğü yediemin depolarında. Oraların fotoğrafları da geldi. Atmışlar hepsini, kırmışlar eşyaları, yani hiçbir şekilde Allah korkuları da yok bu insanların. Yani mala zarar vermek, hakkına, hukukuna girmek, adamın bir daha eşya alacak parası var mı, yok mu, o parayı nasıl kazandı diye bile düşünmüyorlar.&nbsp;<br />
Okmeydanı Fetihtepe'den Ümraniye Ihlamurkuyu'ya taşıran var. Geçen gün beni aradılar hattımı sormak için. Tuzla'ya gitmişler mesela. Avcılar'a, Beylikdüzü'ne giden var.&nbsp;<br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/yikilan-mahallelerin-avukati-onur-cingil-turkiyede-artik-mulkiyet-hakki-diye-bir-hak-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/10/onur-cingil.jpg" type="image/jpeg" length="32176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mansur Yavaş isyan etti: Su indirimi olursa SGK ve personel maaşlarını ödeyemeyeceğiz]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/mansur-yavas-isyan-etti-su-indirimi-olursa-personel-maaslarini-odeyemeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/mansur-yavas-isyan-etti-su-indirimi-olursa-personel-maaslarini-odeyemeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mansur Yavaş, suya yüzde 50 indirim kararında meclisin yetkisi olmadığını, kararın yargıdan döneceğini söyledi. Yavaş "İndirim olursa maaşları ödeyemeyiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, ASKİ Polatlı Bölge Müdürlüğü'nde basın mensuplarıyla bir araya geldi.</p>

<p>Toplantıda, İvedik-Polatlı İçme Suyu Hattı ile ilgili son durum hakkında değerlendirmede bulunan Yavaş, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğünün maliyetinin yarısına ücretlendirdiği su tarifelerinde yüzde 50 daha indirim kararı alınmasının, yasa dışı olduğunu belirtti.</p>

<p>Mansur Yavaş, Nisan 2019'dan bu yana ASKİ'ye maliyet açısından elektriğin yüzde 206, mazotun yüzde 190 ve asgari ücretin yüzde 81 zamlandığını anımsatarak şunları kaydetti:</p>

<p>“Su gelirleri daha da azalsın, yüzde 50 düşsün isteniyor ama personele 2 milyar ödememiz gerekecek. Yatırım giderleri 5.5 milyar lira ve bunun içerisine Polatlı'ya getirilen su dahildir. Ayrıca elektriğe de 5 milyar lira para ödememiz gerekecek. Elektriğin parasını ödeyemezseniz Ankara halkına su veremezsiniz. Bu indirim uygulandığı takdirde ASKİ'nin su geliriyle personel maaşlarını ödeyemeyeceğiz. Hiç yatırım yapamayacağız, elektrik giderini karşılayamayacağız. Ayrıca vergi, Sosyal Güvenlik Kurumu ve hukuk gibi zorunlu giderleri ödeyemeyeceğiz.”</p>

<p>Konuyu yargıya taşıdıklarını hatırlatan Yavaş, "Tamamen yasa dışı olan bu kararın mutlaka mahkemeden döneceğine inanıyorum. Çünkü Büyükşehir Belediye Meclisinin böyle basit bir önergeyle fiyatları indirme yetkisi yoktur" görüşünü dile getirdi.</p>

<p>İvedik-Temelli-Polatlı içme suyu hattının yapım çalışmalarının geçici olarak durdurulduğunu aktararak, belediyenin faaliyetlerini engellemek amacıyla suda indirim kararının alındığını savunan Yavaş, "Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdikten sonra Polatlı'nın içme suyu projesi aynen devam edecektir" bilgisini verdi.</p>

<p>Ankara'daki otobüs ücretlerine de değinen Mansur Yavaş, göreve geldiklerinden sonra toplu ulaşımın ucuz kullanılması için çalıştıklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yavaş, özel toplu taşıma esnafına devletin, 65 yaş üstü, indirimli veya ücretsiz binenler için aylık 1995 lira ödediğini, belediyenin ise otobüs başına bunun 20 katı yardım yaptığını anlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/mansur-yavas-isyan-etti-su-indirimi-olursa-personel-maaslarini-odeyemeyecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Oct 2022 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/10/anayasa-mahkemesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="35142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tozkoparanlılar: Direnebildiğimiz kadar direneceğiz]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/tozkoparanlilar-direnebildigimiz-kadar-direnecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/tozkoparanlilar-direnebildigimiz-kadar-direnecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kentsel dönüşüm adı altında evlerinden çıkarılmak isteyen Tozkoparan sakinleri barınma haklarını korumakta kararlı olduklarını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un Güngören ilçesinde bulunan Tozkoparan Mahallesi’nde “kentsel dönüşüm” adı altında mülk sahipleri AKP yönetimindeki belediyeye bağlı zabıta ve polis zoruyla 8 Ekim’de zorla evlerinden çıkartıldı. Yıkım için iş makinelerinin de girdiği mahallede, bazı evlerin de elektrik, su ve doğalgazı kesildi.&nbsp;</p>

<p>Evlerinden zorla çıkarılan mahalle halkı, geceyi akrabalarında kalarak geçirirken, gündüzleri de Barış Parkı’na gelerek yıkıma karşı direniyor.<br />
&nbsp;<br />
Hak sahiplerinden Nuri Ural, yıkıma karşı direndiklerini ve protesto ettiklerini belirterek, “Bizim evlerin tapuları, iskânları mevcut. Ama 2020 yılının Aralık ayında tapularımıza şerh konuldu, tapularımız şu an hazinede. Artık hiçbir şeyimiz yok ve bize baskı yapıyorlar” dedi.</p>

<p><strong>"ŞARTLARIMIZ KABUL EDİLENE KADAR BURADAYIZ"&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>Ural, belediye yetkililerinin evleri yıkacaklarını ve öne sürdükleri şartları kabul etmeleri konusunda mahalle halkına baskı yaptıklarını söyledi. Ural, “Biz de haklı olan direnişimizi sürdürüyoruz. Direnebildiğimiz kadar direneceğiz. Bizim şartlarımız kabul edilene kadar buradayız. Yetkililerden hakkımızı istiyoruz. Herhangi bir ücret ödemeden dairemizi istiyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Mahallilerden Ahmet Uzun da, polis zoruyla evlerinden çıkarıldıklarını belirterek, şunları söyledi: “İçişleri Bakanının bir sözü vardı, ‘Yıkın arkasından mahkeme gelsin’ diye. Bunu İçişleri Bakanı söylüyor, Soylu denen kişi. Şimdi ben adalet, yasa ve kanun diyorum. Hâkimler ve savcılar nerede diyorum. Benim kalbimde 3 tane stent var, günde 14 tane ilaç kullanıyorum. Danıştay kararı beklerken, yukarıdan yapılan baskılardan dolayı Danıştay’dan çıkan haberin ne olduğunu öğrenmiş olduk. Bunlar giderayak buraya baskı yapmaya başladılar. İnsanların evlerini boşalttırıyorlar.”&nbsp;</p>

<p><strong>"OTURDUKLARI YERDEN RİSKLİ ALAN BELİRLEMİŞLER"</strong></p>

<p>Mahalle halkının avukatı Onur Cingil, Tozkoparan’da sabaha karşı bir şafak operasyonun yapıldığını vurgulayarak, buranın hukuksuz şekilde riskli alan ilan edildiğini ifade etti. Cingil, “Örnek sitelerinin hemen yan tarafında bir tel var. Telin Örnek sitelerinin olduğu taraf riskli alan ama telin öbür tarafı, otelin de bulunduğu taraf, risksiz alan. Yani bu tel riskli alan sınırıdır. Ankara’da oturdukları yerden harita çizer gibi riskli alan belirlemişler” diye konuştu.<br />
<br />
Bu sürece karşı en başından beri mücadele ettiklerini belirten Cingil, “Burada yapılmak istenen Merter’in hemen dibinde bulunan gariban sınıfını tahliye edip, burayı ticari alan ve ticari alana ek olarak rezidanslı bir nokta yapmaktır” dedi. Cingil, 8 Ekim’de polislerin hiçbir karar olmadan geldiğini ve “karot” aradıklarını belirterek, “Karot, bir binanın riskli olup olmadığını anlamak için binanın betonundan alınan numunedir. Yani riskli yıkımı ya da alanı belirlemeden gelmişler” diye belirtti. Cingil, bu durumun “skandal” &nbsp;olduğunu da sözlerine ekledi.&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Cingil, polislerin bir belediyenin özel güvenlik görevlileri gibi davrandığının ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Polisler burada yapılan bütün hukuksuz işlemleri engellemediler. Yapılan tek şey hukuksuz bir şekilde gariban halkı sabahın köründe atma girişimdir. İnsanlar apar topar eşyalarını toplamak zorunda kaldı. Gidecekleri bir yerleri de yok. Elektrik, su, doğalgazları da kesiyorlar böyle bir ortamda halkın ne yapacağı belli değil. Biz bu süreci takip ediyoruz. Kamuoyundan Tozkoparan’a gelmelerini ve buradaki insanlara destek vermelerini bekliyoruz.”</p>

<p><strong>"BELEDİYE BURAYI RANTA ÇEVİRMEK İSTİYOR"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılanların rant uğruna yapıldığını ifade eden Tozkoparan ve Nesih Özmen Mahalleleri Kültür ve Dayanışma Derneği (TOZDER) Başkanı Ömer Kiriş, yetkililerin insanların barınma haklarını yok etmeye çalıştıklarını vurguladı. Kiriş, “Örnek sitesini seçmelerinin nedeni burada en cazip alanlardan birinin olmasından kaynaklanıyor. Burada AVM, rezidans ve otel yapmak gibi bir plan ve düşünceleri var. Güngören Belediyesi burayı hemen ranta çevirmek istiyor” diye belirtti.&nbsp;<br />
<br />
Hukuki anlamda girişimlerinin olacağını sözlerine ekleyen Kiriş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) kadar konuyu taşıyacaklarını söyledi. Önümüzdeki günlerde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulunacaklarını ifade eden Kiriş, “Belki binalarımızı bütün binalarımızı yıkacaklar, belki birileri özellikle belediyedeki bazı üst yöneticiler ceplerini dolduracaklar, bunun da bilincindeyiz ama yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız” dedi.<br />
<br />
Kiriş, sözlerini şöyle tamamladı: “Buradaki bütün insanlar hakları verildikten sonra kentsel dönüşüme razılar. Bunu evlerin çürük olduğundan değil, bu olası bir depremde en azından psikolojik olarak daha iyi yaşamak için isterler. Siz bu insanların ellerindeki daireleri alırsanız, onları yokluğa mahkûm ederseniz bu hakkaniyetli olmaz. Bu yüzden mücadele devam edecek.”&nbsp;</p>

<p><strong>Mezopotamya Ajansı</strong><br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/tozkoparanlilar-direnebildigimiz-kadar-direnecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Oct 2022 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/10/senyasar-20.jpg" type="image/jpeg" length="17500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çöp tesisini 'Kadına Yönelik Şiddeti Engelleme Kanunu' ile korumuşlar]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/caybasi-halki-ak-partiye-oy-verdik-bize-cop-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/caybasi-halki-ak-partiye-oy-verdik-bize-cop-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP'ye yüzde 90 oy çıkan Çaybaşı ilçesinde yaşayan yurttaşlar katı atık depolama tesisinin yarattığı kirlilikten şikayetçi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ordu'nun Çaybaşı ilçesinde bölge halkının karşı çıktığı Katı Atık Depolama Tesisi'ne karşı yıllarca mücadele eden yurttaşları engellemek için adı Sayıştay raporlarında usulsüzlüklerle anılan AKP'li Ordu Büyükşehir Belediyesi'nin&nbsp;"6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi&nbsp;Kanunu"ndan yararlandığı ortaya çıktı.&nbsp; Yaşanan duruma tepki gösteren CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, "Çöp alanını kadını koruyor gibi kadınlardan korudular" dedi.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2022/gundem/koylulerden-atik-tesisine-isyan-akp-oyumuzu-geri-versin-copunu-alsin-7375127/?utm_source=anasayfa&amp;utm_medium=free&amp;utm_campaign=alt_surmanset" rel="nofollow"><strong><span style="background-color:#e74c3c;">Sözcü'den İsmail Akın'ın haberine göre</span></strong></a>&nbsp;Akkuş, İkizce, Çaybaşı ilçelerinin sınır bölgesi kabul edilen Kepçeli Yaylası mevkiinde AKP’li Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ve çöpten elektrik üretimi yapılacağı belirtilen Katı Atık Depolama Tesisi, bölge halkının karşı çıkmasına rağmen 2020 yılında çalışmaya başladı. Vatandaşlar tesislerden sızan atık suların dereleri ve içme sularını kirlettiğini ileri sürerek aylarca eylem yaptı.</p>

<p>Çok sayıda köylü mahkemelik oldu. Vatandaşların şikayeti üzerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesini 88 bin 499 TL idari para cezasına çarptırdı. Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler tepkiler üzerine kendisine vakit verilmesini ve sorunları çözeceğini söyledi. Ancak aradan geçen 2 yılda tesisin halen daha dereleri kirletmeye devam ettiği ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="Serkan Karakaş (28)" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/09/serkan-karakas-28.jpg" style="width: 100%" / width="1280" height="720"></p>

<p><strong>"ÇÖPÜ GETİRİP BAŞIMIZA KOYDULAR"</strong></p>

<p>Katı atık depolama tesisinin çevresinde bulunan vatandaşlar CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel’e yaşadıkları sorunları anlatarak dert yandı. Kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını söyleyen Pembe Taş, “Yıllardır mahkemelerde sürünüyoruz. Çöpü getirip başımıza koydular. Yüzde 90 oy verdiğimiz AK Parti bizim oyumuzu gerisi versin çöpünü alsın. Biz çöp istemiyoruz. Biz burada yaşıyoruz. Kokudan durulmuyor.</p>

<p>Büyükşehir Belediye Başkanına gittik bize söz verdi, ‘çöpü kaldıracağım’ dedi, bizi kandırdı. 50 metre var tarlamla çöpün arasında. Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum duysun sesimizi. Bu zamana kadar AK Parti’ye oy verdik, bize çöp verdi. Başka bir yere götürsünler. Biz başka bir şey istemiyoruz. Doğayı koruduğumuz için çöpü kaldırın dediğimiz için yargılanıyoruz. Ceza alanlarda var” diye konuştu.</p>

<p>Başka bir vatandaş ise, derelerin suyunu tarlaları ve hayvanları için kullandıklarını belirterek, içme sularının da atık sular yüzünden kirlendiğini ileri sürdü.</p>

<p><strong>“BOĞAZIMIZI SIKA SIKA ZORLA ALDILAR”</strong></p>

<p>90 yaşında olduğunu söyleyen bir vatandaş, tesisin yapılmaması için direndiklerini hatta güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldiklerini ve bu zamana kadar AKP’ye oy verdiklerini söyleyerek, “Boğazımızı sıka sıka zorla aldılar. Buralar bizim tapulu arazimiz. Herkes hasta. Buranın pisliği bizi bitiriyor. Biz her yere başvurduk. 90 yaşındayım. Sularımız bitti, içilmiyor. Bizim sahibimiz varsa bunu buradan kaldırsın. Çoluk çocuk kırılıyoruz. Mahkemelere gittim bu yaşımda. Sahipsiz koyunu kurt yemez mi? Bizi kurt yiyor” dedi.</p>

<p>Başka bir vatandaş da, sudan alınan örnekleri tahlil ettirdiklerini belirterek, “Bu suyu içilebilir gösteriyorlar. Yanımıza gelsinler içsinler biz ondan sonra içeceğiz” diyerek tepki gösterdi.</p>

<p><strong>“KADINA ŞİDDETİ ÖNLEME KANUNU İLE TESİSİ KORUDULAR”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede inceleme yapan ve vatandaşların sorunlarını dinleyen Mustafa Adıgüzel, Büyükşehir Belediyesi atık depolama tesisi yapmadan önce yaylanın cennet gibi olduğunu söyleyerek Ordu Valiliğini göreve çağırdı.</p>

<p><img alt="Serkan Karakaş (30)" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/09/serkan-karakas-30.jpg" style="width: 100%" / width="1280" height="720"></p>

<p>Belediyenin Ordu’nun ve çevre ilçelerin çöpünü kilometrelerce taşıyarak yayladaki tesislere getirdiğini belirten Adıgüzel, “Yaklaşık 3 yıl önce bölge halkı çok büyük direnç gösterdi. Gece gündüz nöbet tuttu. Kışın ortasında suların donduğu ortamda lastik yakıp doğalarını korumak istediler. Ancak güvenlik güçleri Büyükşehir Belediyesinin kumpasıyla onların üzerine çullandı.</p>

<p>Pandemi nedeniyle eylemlerine ara vermek zorunda kaldılar. En sonunda çöp alanından vatandaşı uzaklaştırmak için 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi kanununu kullanarak, çöp alanını kadını koruyor gibi kadınlardan korudular. Köylü kadınları çöp alanlarından uzaklaştırdılar. Bu şekilde o zamanki Ordu Valisi Seddar Yavuz’un maharetiyle yüzlerce köylü mahkemelik oldu. O günden bugüne hala mahkemeye gidip geliyorlar. Fakat burada değişen hiçbir şey yok” dedi.</p>

<p><strong>“ARITMA PAHALI GELDİĞİ İÇİN ÇALIŞTIRMIYORLAR”</strong></p>

<p>Yöre halkına verilen sözlerin hiçbirinin tutulmadığını vurgulayan Mustafa Adıgüzel, köylülerin Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler ile görüştüğünü ve Güler’in 6 ay zaman istediğini açıklayarak, “Hilmi Güler burayı cennete çevireceğini söylemiş. Aradan 6 ay değil 2 sene geçti. Vatandaşlar beni buraya çağırdı. İtirazla ilk başta bir süre arıtma yapılmış. Daha sonra arıtma pahalı gelmiş, şu anda arıtma çalışmıyor. Buradaki atık suyu başka bir yere de götürüp arıtmıyorlar, o da masraflı geliyor.</p>

<p>Kolayını yapıyorlar, bütün atık suları Göksu yaylasının derelerine bırakıyorlar. Kokudan geçilmiyor. Bütün dereler atık sular sonucu simsiyah olmuş. Derelerde hayat bitmiş. Ağaçlar bile kurumaya başlamış. Buradaki mahallelerin bazıları yüzde 98 AKP’ye oy vermiş. Vatandaş buradan AK Partiye sesleniyor; Biz size oy verdik, siz bize çöp verdiniz. Oyumuzu geri verin çöpünüzü alın” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mustafa Adıgüzel ve köylüler atık sularla pislenen derelerden örnekler alarak temiz suyla karşılaştırma yaptı. Adıgüzel ve yanındakiler pis kokudan zor anlar yaşadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ-ÇEVRE, KENT HAKKI, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/caybasi-halki-ak-partiye-oy-verdik-bize-cop-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Sep 2022 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/09/serkan-karakas-29.jpg" type="image/jpeg" length="79341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kız Kulesi böyle görünecek: II. Mahmut dönemindeki haline geri döndürülecek]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/kiz-kulesi-boyle-gorunecek-ii-mahmut-donemindeki-haline-geri-dondurulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/kiz-kulesi-boyle-gorunecek-ii-mahmut-donemindeki-haline-geri-dondurulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kız Kulesi'nde yapılan onarım ve bakım çalışmalarına ilişkin tartışmalar sürüyor. Kız Kulesi'nin restorasyon projesinin danışmanlığında yer alan mimar ve restorasyon uzmanı Prof. Dr. Zeynep Ahunbay da tartışmaları değerlendirdi. Ahunbay'ın verdiği bilgiye göre, yangın geçiren yapının 1944 yılında betonla yapılan bölümü eski haline döndürülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'un en önemli simgelerinden biri olan Kız Kulesi'nde Eylül 2021'den bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen restorasyon çalışması devam ediyor. Restorasyon halinde olan Kız Kulesi'nin son görüntüleri sosyal medyada gündem oldu. Çekilen bir videoda Kız Kulesi'nin arkasından geçen bir geminin restorasyon halinde olan yapının içinden görünmesi tartışmalara neden oldu. Kimileri yapının yıkıldığını öne sürdü.</p>

<p>Tepkilerin büyümesi üzerine Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nden açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada 1940'lı yıllardaki kız kulesinde yaşanan yangın sonrası yapılan betonarme eklentiye ve yapının depreme dayanıklı olmadığına dikkat çekilerek 2022 yılı sonunda çalışmaların biteceğini ifade edildi.</p>

<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden yapılan açıklama şöyle denildi:</p>

<p>"1940'lı yıllarda kız kulesinde yaşanan yangın sonrasında yapılmış olan betonarme eklenti, alanında uzman isimler olan Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Prof. Dr. Feridun Çılı, Han Tümertekin, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Fatih Sultan Mehmet üniversitesi tarafından hazırlanan yapının depreme karşı dayanımının olmadığına ilişkin raporlar ve yine danışman hocalarımızın kontrollüğünde hazırlanan projeler doğrultusunda evrensel koruma ilkelerine bağlı kalarak külah kısmı yapıdan uzaklaştırılmakta, özgün malzemesine uygun olarak yapılmasına yönelik çalışmalar devam etmekte olup 2022 yılı sonunda tamamlanması planlanmaktadır."</p>

<p>Kız Kulesi'nin restorasyon projesinin danışmanlığında yer alan mimar ve restorasyon uzmanı Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, tartışmalara ilişkin olarak Cumhuriyet'e konuştu. Ahunbay, "1944'te yaşanan bir yangından sonra kulenin üst kısmı betonarme olarak yeniden yapılmış. Kız Kulesi, lodoslara açık ve deniz kenarında rutubetli bir yer. 1944'ten beri kullanılan betonarmenin içerisindeki demirler paslanmış ve depreme dayanıklılığını yitirmişti" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Restorasyon sırasında tarihe saygı duyulduğunun altını çizen Ahunbay, "Yangından sonra yapılan restorasyon belgeleme olmadan, kendi malzemesiyle yapılmadan olmuş. Şu an yapılan restorasyonla kule, II. Mahmut dönemine ait olan haline geri döndürülecek. Proje kapsamında o döneme saygı göstererek kulenin yenilenmesine karar verildi. Dolayısıyla balkon ve kubbe ahşaptan yapılacak" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ-ÇEVRE, KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/kiz-kulesi-boyle-gorunecek-ii-mahmut-donemindeki-haline-geri-dondurulecek</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/09/untitled-design-24-14.jpg" type="image/jpeg" length="92526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zorla dönüşüm dayatılan Okmeydanı Fetihtepe Mahallesi’nde yıkım da devam ediyor direniş de]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/zorla-donusum-dayatilan-okmeydani-fetihtepe-mahallesinde-yikimda-direniste-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/zorla-donusum-dayatilan-okmeydani-fetihtepe-mahallesinde-yikimda-direniste-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP'li Beyoğlu Belediyesi tarafından elektrik, su ve doğalgazları kesilerek zorla dönüşüm dayatılan 75 gündür direnen Fetihtepe Mahallesi'nde bir çok bina yıkıldı. Yaklaşık 40 hane yüksek kiralar sebebiyle ev bulamadığı için yıkıntılar içinde bekliyor.  Bir çok binanın yıkıldığı Fetihtepe'den geriye gözyaşları, beddua kalmış bir de binaları yıkılmasın diye astıkları Türk bayrağı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKP'li Beyoğlu Belediyesi tarafından evleri yerle bir edilen Fetihtepe Mahallesi’nde evlerini terk etmeyenler belediye tarafından polis zoruyla evlerinden atılacaklar. Fetihtepe Mahallesi sakini Mustafa Çelik Beyoğlu Belediyesi'nin zulmünün devam ettiğini söyledi.<br />
75 gündür direndiklerini belirten Çelik Beyoğlu Belediyesi milletin kanını emdi, 1300_1950 lira kira yardımıyla insanları baş başa bıraktı dedi.</p>

<p>Beyoğlu Belediyesi, Çevre Şehircilik Bakanlığı, Cumhurbaşkanı muradına erdi istediklerini elde ettiler. Burayı 15 ayda yapacaklarını beyan ediyorlar nasıl yapacaklar sihirli değnek mi var ellerinde yaparlarsa onları takdir edeceğim yapamazlarsa onlar halktan özür dileyecek mi? diye soran Çelik bu zulmün hesabını sandıkta soracağız dedi.</p>

<p>Çelik, Beyoğlu Belediyesi'nin ev bulamayan insanlara&nbsp; ayın 15'ine kadar süre verdiğini bu süre bitiminde polis zoruyla evlerinden atılacaklarını, eşyalarının yediemine götürüleceğini söyledi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fetihtepe Mahallesi’nde evinden zorla tahliye edilen yurttaş gözyaşları içinde anlattı.&nbsp;<br />
"Zulümle kovdular bizi, hakkımızı vermediler. Kocaman bir bahçem vardı Bir site yapabilecekleri arsama bir daire vereceklermiş bu olur mu? Üç aydır gözyaşı döküyorum, eridik bittik. Zorbalıkla, zalimlikle çıkardılar. Ben her gün gözyaşı döküyorum Allah onlarada kan gözyaşı döktürsün."</p>

<p>Zorla boşaltılan evini yıkılmadan son kez görmek için gelen yurttaş, bahçeme oturdum ağlaya ağlaya bir hal oldum ne yapayım diyerek yaşadıklarını anlattı. Gözyaşları içinde "Allah yedi sülalelerinden çıkarsın çok uzak bir yerden ev bulabildim yok, param yok veremedim, bizi darma duman ettiler dağıttılar bizi, haram ettiler bize herşeyi, yazımızı, baharımızı haram ettiler"</p>

<p>Fetihtepe Mahallesi’nde yıkılan&nbsp;&nbsp;binalar içinde yaşayan kedilerde sahipsiz kalmış.&nbsp;&nbsp;Harabeye dönen mahalle de kediler aç kalmasın diye hasta annesini bırakıp gelen yurttaş&nbsp;&nbsp;gözyaşları içinde anlattı<br />
"kedilerine kıyamıyorum onlar burada kaldı dün yemek yemedim, bu sabah yemek yemedim kedilerim aç diye. Nereye götüreceğim onları bilmiyorum hayvanlara baktığım için tepki alıyorum hayvanlar insan, insanlar hayvan olmuş anlamıyorum" dedi.</p>

<p><br />
Fetihtepe Kentsel dönüşüm Ofisi binasında asılan pankartta Beyoğlu Belediyesi Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü İmar planına göre Fetihtepe'nin içinde bulunduğu&nbsp;&nbsp;Piyalepaşa, Keçecipiri, Piripaşa, Kaptanpaşa, Kulaksız'ı kapsayan plan Belediye tarafından meclisten geçirildi. 1/5000 ölçekli nazım planına göre riskli alan ilan edilen bu adalarda ilerleyen zamanlarda belediye tarafından yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.</p>

<p><img alt="photo1661881436 (6)" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/08/photo1661881436-6.jpeg" style="width: 100%" / width="1280" height="720"><img alt="photo1661881436 (2)" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/08/photo1661881436-2.jpeg" style="width: 100%" / width="1280" height="720"><img alt="photo1661881436 (3)" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/08/photo1661881436-3.jpeg" style="width: 100%" / width="1280" height="720"><img alt="photo1661881436 (4)" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/08/photo1661881436-4.jpeg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"><img alt="photo1661881436 (7)" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/08/photo1661881436-7.jpeg" style="width: 100%" / width="1280" height="720"><img alt="photo1661881436 (5)" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/08/photo1661881436-5.jpeg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"><img alt="photo1661881436" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/08/photo1661881436.jpeg" style="width: 100%" / width="800" height="450"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/zorla-donusum-dayatilan-okmeydani-fetihtepe-mahallesinde-yikimda-direniste-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Aug 2022 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/08/photo1661881436-1.jpeg" type="image/jpeg" length="95173"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bekara ev vermeyene ceza: Ayrımcılık yasağı ihlal edildi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/bekara-ev-vermeyene-ceza-ayrimcilik-yasagi-ihlal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/bekara-ev-vermeyene-ceza-ayrimcilik-yasagi-ihlal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) bekar oldukları gerekçesiyle ev verilmeyen bir yurttaşın başvurusuyla ilgili emsal niteliğinde bir karar verdi: Başvuranın medeni hali nedeniyle ayrımcı bir muamele maruz kaldığı dolayısıyla da eşit muamele ilkesi ile ayrımcılık yasağının ihlal edildiği kanaati hâsıl olmuştur. Başvuruda ayrımcılık yasağı ihlali yapıldığına, muhatap hakkında 5 bin TL idari para cezası uygulanmasına oy birliği ile karar verilmiştir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karar Gazetesi'nin haberine göre, kuzenleriyle birlikte bir yazlık kiralamak isteyen kişi, mülk sahibinin "Bekara ev yok" cevabı nedeniyle TİHEK'e başvurdu. Kurum, bekara ev kiralamayan kişiye 5 bin lira para cezası verilmesine karar verdi.</p>

<p>Bir tatil beldesindeki yazlık bir binayı üç kuzeniyle birlikte kiralamak isteyen Y.K. isimli genç, ev sahibi S.S.’nin "Komşuların bekara ev vermemem gerektiği yönünde talepleri var. Bekara ev kiralayamam" yanıtını vermesinin ardından Y.K., Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'na (TİHEK) başvurdu.</p>

<p>Y.K., evi kiralamak amacıyla irtibat kurduğu kişinin, mülkün bir aileye kiralanacağını bu yüzden de kendisine evi kiraya vermeyeceğini bildirdiği, dolayısıyla da medeni hali nedeniyle ayrımcı muameleye maruz kaldığını belirtti.</p>

<p><b>'Ayrımcılık yapmadım diyemez'</b></p>

<p>Başvuruyu değerlendiren TİHEK, emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda, mülk sahibi S.S.’nin evin yalnızca aileye kiralanabileceğini beyan ettiği, bu nedenle de ayrımcılık yasağının ihlal edildiği vurgulandı.</p>

<p>Kararda şöyle denildi:</p>

<p>"Başvuranın iddialarıyla ilgili olarak muhatap S. S.’ den yazılı görüş talep edilmiştir. Muhatap; yazlık bölgede bulunan taşınmazını aileye kiraya verdiğini, taşınmazın aile kullanımına uygun olduğunu, komşuların da taşınmazın kiraya verilmesinde aile tercihi yapılmasını talep ettiklerini belirtmiştir. Somut başvuruda muhatap malik, söz konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu, yazlık bölgede bulunan taşınmazını ailelere kiraya verdiğini, taşınmazın aileye uygun olduğunu, ayrıca komşuların da evin kiraya verilmesinde aile tercihine dikkat edilmesi noktasında talepleri olduğunu ifade etmiştir. Bu çerçevede muhatap malik genel ifadelerle ayrımcılık yaptığını reddetmiştir. Ancak ayrımcılık yasağının ve eşit muamele ilkesinin ihlal edilmediğinin ispatını gerektiren durumlarda, yani ispat yükü yer değiştirdiğinde, genel ifadelerle ayrımcılık iddiasının reddedilmesi yeterli kabul edilmemelidir.</p>

<p><b>5 BİN TL CEZA</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Somut olay değerlendirilmesi yapıldığında ise taşınmazın maliki olan S. S., başvuran Y.K.’ ya medeni hali nedeniyle mülkünü kiraya vermemiş, gerekçe olarak da evin aileye uygun olduğunu belirtmiştir. Bu halde kişilerin sırf medeni hali yani evlenip evlenmeme tercihlerinden dolayı bir hizmetin sunulmasında ayrımcı muamele teşkil edecek bir davranış eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağının koruma alanını zayıflatmaktadır. Dahası başvuranın ortaya koyduğu ayrımcı muameleye ilişkin karine oluşturan olgular muhatap S. S. tarafından yeterli deliller ve gerekçelerle, ayrımcılık yasağı ve eşit muamele ilkesinin ihlal edilmediği ispat edilememiştir. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın medeni hali nedeniyle ayrımcı bir muamele maruz kaldığı dolayısıyla da eşit muamele ilkesi ile ayrımcılık yasağının ihlal edildiği kanaati hâsıl olmuştur. Başvuruda ayrımcılık yasağı ihlali yapıldığına, muhatap hakkında 5 bin TL idari para cezası uygulanmasına oy birliği ile karar verilmiştir."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/bekara-ev-vermeyene-ceza-ayrimcilik-yasagi-ihlal-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Aug 2022 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/03/kira-1.jpg" type="image/jpeg" length="96887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadıköy'ün en eski eczacısı yaşamını yitirdi: Eczanesi yaşayan müze gibiydi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/kadikoyun-en-eski-eczacisi-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/kadikoyun-en-eski-eczacisi-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadıköy, önemli bir değerini daha yitirdi. Tarihi dokusu ve kendine özgü kokusuyla ziyaretçilerini büyüleyen Yeni Moda Eczanesi’nin sahibi Melih Ziya Sezer, 90 yaşında hayata gözlerini yumdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da Kadıköy’ün en eski eczanesi Yeni Moda Eczanesi’nde 65 yılı aşkın süredir eczacılık yapan Melih Ziya Sezer, dün&nbsp;yaşamını yitirdi ve sonsuzluğa uğurlandı. 2 Eylül 1932 Birecik doğumlu Sezer, 5 yaşından beri Moda’da yaşıyordu.&nbsp;</p>

<p>Mart ayından beri kalp yetmezliğinden tedavi gören ve eczanesi kapalı olan Sezer Kadıköy’ün tanınmış ve sevilen simalarından biriydi. Kadıköylüler semtin tarihinde olduğu kadar ulusal ölçekte de bir değer haline gelmiş olan Melih Ziya Sezer’e veda etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Babadan oğula üç kuşaktır eczacı bir ailenin ikinci kuşak temsilcisi olan Sezer, 1902’den beri faaliyet gösteren Yeni Moda Eczanesi’nin sorumluluğunu 1943 yılında babasının ölümünün ardından üstlenerek eczacılık mesleğini seçti. Melih Ziya Sezer, okulunu okurken de Yeni Moda Eczanesi’nin başına geçti.</p>

<h3>YAŞAYAN MÜZE</h3>

<p>1902 yılında Faik İskender Göksel tarafından kurulan Moda Eczanesi başlangıçta Eczane-i Saadet adıyla Kızıltoprak'ta faaliyete geçmişti. 1928'de eczane Moda'ya taşınan ve harf devrimiyle birlikte "Moda Eczanesi” adını alan eczane, 1937 yılında Melih Ziya Sezer’in babası tarafından satın alındı ve adının başına "Yeni" eklendi.</p>

<p>Yeni Moda Eczanesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine, Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık eden çehresini korurken ahşap mobilyaları, eski ve kullanımda olan ilaç şişeleri ve içeriye girdiğinizde sizi karşılayan klasik müzik kasetleriyle canlı bir müze atmosferindeydi. Büyük bir titizlik ve bilgelikle üretimini sürdüren Melih Bey sayesinde, gerçekten fonksiyonlarıyla da yaşayan bir tarih özelliği gösteriyordu. İlaç imalatı için kendi laboratuvarı olan sayılı eczanelerden biriydi.</p>

<p>İstanbul’un en eski ikinci eczanesi olarak bilinen ve mart ayında Melih Bey hastalandığından beri kapalı durumda olan eczanenin kaderine oğlu Demir Sezer’in karar vereceği belirtiliyor. Ancak Kadıköylüler uygun formüller üretilerek bu tarihi değerin korunmasını istiyor.</p>

<h3>"DOKTORUN HATASINI ECZACI, ECZACININ HATASINI MEZARCI TEMİZLER"</h3>

<p>Mesleki titizliğini&nbsp;<em>“Doktorun hatasını eczacı, eczacınınkini mezarcı temizler”</em>&nbsp;sözleriyle vurgulayan Sezer, piyasalaşmanın görünmez elinin sektörü getirdiği yerin canlı tanığıydı.</p>

<p>Eczacılığın ticari tarafının yanında bir sanat tarafının olduğunu da vurgulayan ve buna yaslanarak mesleğini yapmakta direnen Melih Bey, bir müze niteliğine sahip eczanesinde majistral yapımını sürdürüyordu.&nbsp;<em>“Majistral yapımının azalması, eczacılığa zarar verir mi?”&nbsp;</em>sorusuna da<em>&nbsp;“Veriyor tabi, eczacılık hem ticaret, ama daha çok sanat. Sanatı nerede, yaptığı majistrallerde”&nbsp;</em>yanıtını veriyordu.</p>

<p>Ve ticari tarafına meydan okurcasına mesleğinin doğrularını savunmaktan da geri durmuyordu:</p>

<p><em>“Bazı hastalıklar hariç, onlara kullanmak lazım ama ne kadar az ilaç, o kadar sağlık. Benim inancım…”</em></p>

<h3>AYNI ZAMANDA ŞAİRDİ</h3>

<p>Eczacılık mesleğinin yanında şiirleriyle de tanınan Melih Ziya Sezer’in "Üç Yeşil Zeytin", "Pepe", "Bütün Şiirler", "Geçip Giderken" ve "Ve" adında 5 adet şiir kitabı bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/kadikoyun-en-eski-eczacisi-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jun 2022 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/untitled-design-8-7.jpg" type="image/jpeg" length="96762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl il Türkiye'nin emekli haritası çıkartıldı; en fazla emekli İstanbul'da]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/il-il-turkiyenin-emekli-haritasi-cikartildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/il-il-turkiyenin-emekli-haritasi-cikartildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul 2,6 milyon kişiyle en fazla emeklinin yaşadığı şehir olurken, nüfusunun yüzde 27'si emeklilerden oluşan Zonguldak en fazla emekli yoğunluğuna sahip il konumunda bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Emekliler Derneği (TÜED), 30 Haziran Emekliler Günü dolayısıyla Emeklilerin Yaşadığı Yerler Araştırması yaptı.</p>

<p>Araştırmaya göre, Türkiye genelinde 8 milyon 615 bin işçi emeklisi, 2 milyon 718 bin esnaf emeklisi ve 2 milyon 389 bin memur emeklisi olmak üzere toplam 13 milyon 722 bin kişi emekli aylığı alıyor.</p>

<p>Yaklaşık beş emekliden biri yani emeklilerin yüzde 19'u İstanbul'da yaşıyor. İstanbul, 2,6 milyon kişiyle Türkiye'de en fazla emeklinin yaşadığı şehir olurken, İstanbul'un ardından 1 milyon 79 bin emekliyle Ankara, 1 milyon 16 bin emekliyle İzmir, 586 bin emekliyle Bursa ve 400 bin emekliyle Antalya en fazla emekli nüfusa sahip iller olarak sıralanıyor.</p>

<h3>EN AZ EMEKLİ ARDAHAN, BAYBURT VE TUNCELİ'DE</h3>

<p>Nüfusu 589 bin olan Zonguldak'ta 164 bin emekli yaşıyor. Şehirdeki kömür madenlerinden emekli olanların da etkisiyle nüfusunun yaklaşık yüzde 28'i emeklilerden oluşan Zonguldak, bu oranla Türkiye'nin en fazla emekli yoğunluğuna sahip kenti durumunda bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zonguldak'ın ardından Sinop, Balıkesir, Bartın, Edirne, Kırklareli, Çanakkale, İzmir, Rize ve Giresun emekli nüfusunun il nüfusuna oranının en yüksek olduğu şehirler olarak sıralanıyor.</p>

<p>Emeklilerin büyükşehirlerde ve denize kıyısı olan illerde yaşadığı sonucuna ulaşılan raporda, 2 milyon 143 bin nüfusa sahip Şanlıurfa'da 83 bin, 1 milyon 141 bin nüfusa sahip Van'da ise 59 bin emeklinin olduğuna dikkati çekiliyor.</p>

<p>Araştırmada, emekli sayısının en düşük olduğu iller Ardahan, Bayburt, Tunceli, Kilis ve Iğdır olarak sıralanıyor.</p>

<h3>ÜÇ BÜYÜK ŞEHİRDE BULUNAN EMEKLİ SAYISI 5 MİLYON&nbsp;</h3>

<p>Araştırmanın sonuçlarını AA muhabirine değerlendiren TÜED Genel Başkanı Kazım Ergün, Türkiye'nin dört bir yanındaki 119 şubesi ve 1 milyonu aşkın üyesiyle TÜED'in emeklileri temsil eden en büyük sivil toplum kuruluşu olduğunu söyledi.</p>

<p>Ülkenin kalkınması için yıllarca alın teri döken emeklilere daha iyi hizmet verebilmek için Emeklilerin Yaşadığı Yerler Araştırması'nı yaptıklarını belirten Ergün, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bu araştırma bize İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde hemen hemen her beş kişiden birinin emekli olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Bu üç ilimizdeki toplam emekli sayısı 5 milyonu buluyor. Bunun yanında, Ankara ve Konya dışında emekli nüfusu genel olarak denize kıyısı olan şehirlerde yoğunlaşıyor. Emeklilerimizin şehir tercihlerinde, sağlık hizmetlerine erişim ve sosyal yaşamı yanında denize kıyısı olan şehirler de belirleyici. Tüm bunlar hükümetin ve yerel yönetimlerin emeklilerin ve yaşlıların yaşam koşullarını iyileştirecek yatırım ve faaliyetlere nerelerde yoğunlaşması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu araştırma bağlamında yetkililerin yaşlı ve emekli öncelikli politikalara ağırlık vermesini istiyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI, EMEK DÜNYASI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/il-il-turkiyenin-emekli-haritasi-cikartildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jun 2022 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/thumbs-b-c-09ffcefe993daadff50c928d9e3c0451.jpg" type="image/jpeg" length="67319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan İliç'te altın madeninin siyanür borusu patladı: Fırat'a aktı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/erzincan-ilicte-altin-madeninin-siyanur-borusu-patladi-firata-akti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/erzincan-ilicte-altin-madeninin-siyanur-borusu-patladi-firata-akti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan İliç’te Kanada ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold altın madeninde kullanılan siyanürü taşıyan boru patladı. 20 ton siyanürlü su Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajı'na karıştı. halktv.com.tr çevre felaketini belgeleyen tutanaklara ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk TV'den Fırat Demir'in haberine göre; altın madeni yetkilileriyle yapılan telefon görüşmesi sonucu siyanür ve sülfürik asit taşıyan borunun patladığı iddiası doğrulandı. İliç Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin soruşturma başlattı. Boru patlamasının ardından bölgeye gelen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, Trabzon'dan gelen uzman ekipleri bölgeden numune aldı ancak sonuçlara ilişkin açıklama yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanada ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold Madencilik Türkiye Sorumlu Müdürü&nbsp;Burhanettin Şahin,&nbsp;"Çıkan haberler tamamen asparagas. Bu haberi çıkaran yayan insanlar ile ilgili tamamen kanuni haklarımızı kullanacağız. Tamamen yalan ve yanlış bilgi. Patlayan boru ve konu soruşturuluyor bilgi veremem"&nbsp;dedi.</p>

<p>Siyanür iddialarına ilişkin de konuşan Şahin,&nbsp;“Şu an bu konuyla ilgili çevre bakanlığı yetkilileri çalışıyor. Söylenenlerin yüzde 99’u doğru değil. Cumhuriyet Savcılığı ile Çevre Bakanlığının yürüttüğü soruşturma var onun sonucunu bekleyelim” dedi.</p>

<p>halktv.com.tr'nin ulaştığı tutanakta yaşanan çevre felaketi açıkça belirtiliyor. Borunun patladığı ve bölgeye aktığı,&nbsp;"Yaklaşık 20 metreküp siyanürlü solüsyonun eğime bağlı olarak lift27, lift26, lift25 İliç sahası doğu erişim yoluna aktığı..."&nbsp;ifadeleriyle yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ-ÇEVRE, KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/erzincan-ilicte-altin-madeninin-siyanur-borusu-patladi-firata-akti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jun 2022 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/whatsapp-image-2022-06-24-at-14-38-31-001.jpeg" type="image/jpeg" length="95984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konak Kent Konseyi Muhtar Meclisi Olağan Seçimli Genel Kurulu Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/konak-kent-konseyi-muhtar-meclisi-olagan-secimli-genel-kurulu-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/konak-kent-konseyi-muhtar-meclisi-olagan-secimli-genel-kurulu-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konak Kent Konseyi Muhtar Meclisi Olağan Seçimli Genel Kurulu Türkan Saylan Kültür Merkezinde Gerçekleştirildi. Genel Kurula Konak’ta 111 Mahalle Muhtarından 82 Muhtar katılım sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılış konuşmasında Konak Kent Konseyi ve Ege Kent Konseyleri Birliği Başkanı Hamit Mumcu; Demokrasinin en temel taşı olan muhtarlarımızın salgın döneminde zor bir süreçten geçtiğini, ilkokul döneminin Malatya’da geçim sıkıntısı içinde geçtiğini ve o dönemlerde aklında sadece öğretmenin ve muhtarının kaldığını ifade etti. Ayrıca Mumcu Devrimci 78’liler geleneğinden geldiğini ve Gezi davasında suçsuz yere içeride yatan Mücella Yapıcı’ya selam gönderdi.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Yoğun bir katılımla gerçekleştirilen Genel Kurulda Muhtar Meclisi Başkanlığı için Millet Mahallesi Muhtarı Şener Doğan, Lale Mahallesi Muhtarı Sumru Benligül ve Kosava Mahalle Muhtarı Reşit Gezginci aday olarak yarıştılar. Yarışta 42 Oy ile ipi göğüsleyen Millet Mahallesi Muhtarı Şener Doğan oldu.</p>

<p>Yürütme Kuruluna ise sırasıyla Yenişehir Mahalle Muhtarı Süleyman Çatalbaş, Vezirağa Mahalle Muhtarı Yusuf Polat, Çimentepe Mahalle Muhtarı Ali Öztürk, Tuzcu Mahale Muhtarı Halil Kılınçaslan, Odunkapı Mahalle Muhtarı Recep Topal, Aziziye Mahalle Muhtarı Özlem Kanmetin, Saygı Mahalle Muhtarı Fatma Öztürk, Kadifekale Mahalle Muhtarı Davut Tekin seçildiler.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p><img alt="8e4339a9-ec2e-4f88-b87c-cce85622856c" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/8e4339a9-ec2e-4f88-b87c-cce85622856c.jpg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"><img alt="9acbe265-0e01-4183-9dd8-16e600a537e9" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/9acbe265-0e01-4183-9dd8-16e600a537e9.jpg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"><img alt="575ace81-f728-4301-a49f-73fe80489e11" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/575ace81-f728-4301-a49f-73fe80489e11.jpg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"><img alt="0f0ea5bd-4aa1-445c-8710-58d5d56404a4" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/0f0ea5bd-4aa1-445c-8710-58d5d56404a4.jpg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"><img alt="ec64348f-7fb6-4fb7-8999-bbcb81ad9023" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/ec64348f-7fb6-4fb7-8999-bbcb81ad9023.jpg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"><img alt="0545f82b-9319-4c76-9933-f0cff931c708" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/0545f82b-9319-4c76-9933-f0cff931c708.jpg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/konak-kent-konseyi-muhtar-meclisi-olagan-secimli-genel-kurulu-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jun 2022 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/575ace81-f728-4301-a49f-73fe80489e11.jpg" type="image/jpeg" length="41031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Barometresi raporuna metropolün en büyük sorunları mülteciler, ekonomi ve emlak]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/istanbulun-en-buyuk-sorunlari-multeciler-ekonomi-ve-emlak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/istanbulun-en-buyuk-sorunlari-multeciler-ekonomi-ve-emlak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Planlama Ajansı, İstanbul Barometresi'nin mayıs ayı raporunu açıkladı. Buna göre, İstanbulluların ilk üç sorunundan ilkini mülteciler oluşturuyor. Diğerleri ise ekonomi ve konut fiyatları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Barometresi raporunda İstanbul'un ilk üç sorunu yüzde 67,7 ile sığınmacı ve mülteciler, yüzde 55,6 ile ekonomik sorunlar ve yüzde 40,3 ile konut satış ve kiralama fiyatları olarak belirlendi.</p>

<h3>Raporun ana hatları şöyle:</h3>

<p>- Dördüncü sırada Atatürk Havalimanı'nın yıkımına başlanması var.</p>

<p>- İstanbulluların yüzde 83,7'si sığınmacı ve mültecilerle gündelik hayatta karşılaştıklarını belirtti.</p>

<p>- Katılımcıların yüzde 62,2'si mayıs ayında yeterli gıdaya ulaşma konusunda endişe yaşadığını belirtti.</p>

<p>- Katılımcıların yüzde 69,5'u bu ay içinde maddi yetersizli nedeniyle tercih ettiği gıdalardan mahrum kaldı.</p>

<p>- Katılımcıların yüzde 54,5'u yeterli gıdaya ulaşamadığı için porsiyonlarını küçülttü.</p>

<p><strong>YARISI GEÇİNEMİYOR</strong></p>

<p>- Mayıs ayında katılımcıların yüzde 49,9'u geçinemediğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Yüzde 23,9'u bazı ödemeleri yapamadığını ve borca girdiğini, yüzde 26'sı kıt kanaat geçinebildiğini, yüzde 13,7'si geçinebildiğini ve kenara para da koyabildiğini kaydetti.</p>

<p>- Mayıs ayında katılımcıların yüzde 41,5'u borç aldığını, yüzde 36,6'sı kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyebildiğini söyledi.</p>

<p>- Sonuçlar her 10 İstanbulludan birinin kredi kartı borcunu hiç ödeyemediğini gösteriyor.</p>

<p><strong>"HAVALİMANI, HAVALİMANI OLARAK KALSIN"</strong></p>

<p>- İstanbulluların yüzde 61,4'ü Atatürk Havalimanı ve pistlerinin yıkım kararını doğru bulmadığını belirtti. Yıkım kararını doğru bulan İstanbulluların oranı yüzde 18 oldu. Yüzde 20,6'sı ise fikrinin olmadığını veya kararsız olduğunu belirtti.</p>

<p>- İstanbulluların yüzde 45,8'i Atatürk Havalimanı'nın havalimanı faaliyetleri için kullanılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>- Katılımcıların yüzde 69'u Atatürk Havalimanı ile ilgili kararlar alınırken tüm İstanbulluların, yüzde 40,8'i İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin, yüzde 13'ü üniversitelerin, yüzde 12,7'si ise ilgili vakıf ve STK'ların fikrinin alınması gerektiğini savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/istanbulun-en-buyuk-sorunlari-multeciler-ekonomi-ve-emlak</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jun 2022 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/istanbul-962022.jpg" type="image/jpeg" length="73403"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okmeydanı'nda kentsel dönüşüm: Mahallelinin elektriği kesildi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/okmeydaninda-kentsel-donusum-mahallelinin-elektrigi-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/okmeydaninda-kentsel-donusum-mahallelinin-elektrigi-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da Beyoğlu'daki Fetihtepe Mahallesi'nde yapılmak istenen kentsel dönüşüm başladı. Gidecek yerleri olmadığı için evlerini tahliye etmeyen mahalle sakinlerinin elektrik, su ve doğalgazı kesildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h5>Haber: FATOŞ ERDOĞAN</h5>

<p>İstanbul Beyoğlu'daki Fetihtepe mahallesinde yapılmak istenen kentsel dönüşüme karşı bölge sakinleri itiraz ediyor. Evlerinden çıkmayan mahalleli, bugün doğalgaz, elektrik ve sularını kesmeye gelen ekiplere tepki gösterdi. 15 hanenin elektrik, su ve doğalgazı zor kullanılarak kesildi.</p>

<p>Temel ihtiyaçlara ulaşımı engellenen yurttaşlar zor durumda kalırken, solunum cihazına bağlı kanser hastası Neşet Kaya, evindeki elektriğin kesilmesi nedeniyle fenalaştı. Kaya, ambulansla hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Kaya'nın sedyeyle ambulansa bindirilme görüntülerini paylaşan CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılıç, "Fetihtepe'de kentsel dönüşüm adı altında şehit kardeşi Neşet Kaya'nın elektriğini zorla kestiler. Solunum cihazına bağlı kanser hastası fenalaştı" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bir başka paylaşımında kentsel dönüşüme tepki gösteren Kılınç, "Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, İstanbul Fetihtepe'de zorbalığa son ver. Halkın sesine kulak ver. Haksız, hukuksuz şekilde zorla elektrik, doğalgaz, su kestiriyorsun. Polisle halkı karşı karşıya getirmekten vazgeç" dedi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">“Fetihtepe’de kentsel dönüşüm adı altında şehit kardeşi Neşet Kaya'nın evinin elektriğini zorla kestiler. Solunum cihazına bağlı kanser hastası Neşet Kaya fenalaştı. "<br />
<br />
Bu mu kentsel dönüşümünüz? <a href="https://twitter.com/murat_kurum?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@murat_kurum</a> <a href="https://twitter.com/suleymansoylu?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@suleymansoylu</a> <a href="https://twitter.com/drfahrettinkoca?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@drfahrettinkoca</a> <a href="https://twitter.com/hashtag/Fetihtepe?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Fetihtepe</a><a href="https://twitter.com/hashtag/Okmeydan%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Okmeydanı</a> <a href="https://t.co/FV9P3xIzuv" rel="nofollow">pic.twitter.com/FV9P3xIzuv</a></p>
— Yüksel Mansur Kılınç (@yukselmkilinc) <a href="https://twitter.com/yukselmkilinc/status/1534122094400880641?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 7, 2022</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BELEDİYE DOĞRULADI</strong></p>

<p>AKP'li Beyoğlu Belediyesi ise "Fetihtepe'de kentsel dönüşüm için yeni süreç başladı" başlıklı açıklamasında, evlerini tahliye etmeyen yurttaşların elektrik, su ve doğalgaz erişimine son verildiğini doğruladı. Belediyenin açıklamasında, "Evlerini tahliye etmeyen hak sahiplerine tanınan süre Ramazan Bayramı'ndan önce sona ermesine rağmen, bazı hak sahipleri evlerini boşaltmadı. Bugün İSKİ, İGDAŞ ve BEDAŞ ekipleri bölgedeki bazı binalara giderek verilen hizmetin sonlandırıldığını belirttiler" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p><strong>MAHALLELİ ZOR DURUMDA</strong></p>

<p>Okmeydanı Fetihtepe mahallesi sakini Zafer Uluışık da elektrik, doğalgaz, sularının koçbaşı kullanılarak kapıları kırılarak polis zoruyla kesildiğini söyledi, "Bu kentsel dönüşüm değil, rantsal dönüşüm dedi. Beyoğlu Belediye başkanı Ali Haydar Yıldız ve Bilal Erdoğan'ın burayla ilgili konuşmaları var" dedi.</p>

<p>Sürekli basın kartı sahibi ve Gazeteciler Cemiyeti üyesi gazeteci Gökay Aygün ise bugün Okmeydanı Fetihtepe mahallesinde polis tarafından kalp ameliyatı geçirdiğini belirttiği halde darp edildiğii söyledi.</p>

<p>Okmeydanı Fetihtepe mahallesi sakini Nimet Baylan, "66 yaşındayım kanser hastasıyım. Kentsel dönümüm yüzünden, üzüntüden 62 kiloya düştüm" diyerek duruma isyan etti. Başka bir mahalle sakini de "Nereye gideceğim? Kimsem yok, kira ödeyecek durumum yok" dedi ve anlatırken gözyaşlarına boğuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKOLOJİ-ÇEVRE, KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/okmeydaninda-kentsel-donusum-mahallelinin-elektrigi-kesildi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jun 2022 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/06/kd-762022.jpg" type="image/jpeg" length="38233"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan’ın “can verecek” diye duyurduğu proje Suruç Ovası’nı bataklığa dönüştürdü, köyler terk edildi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/erdoganin-can-verecek-diye-duyurdugu-proje-suruc-ovasini-batakliga-donusturdu-koyler-te</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/erdoganin-can-verecek-diye-duyurdugu-proje-suruc-ovasini-batakliga-donusturdu-koyler-te" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h4><b>HABER: <a href="https://twitter.com/tokatesraa" rel="nofollow"><span style="color:#e74c3c;">ESRA TOKAT</span></a></b></h4>

<p>2014 yılında dönemin Başbakanı Erdoğan tarafından “Aney kalk bir zılgıt çal Suruç’a su geliyor. Fırat artık can almayacak, toprağa can verecek” diyerek tamamlanmadan hizmete sokulan Suruç Ovası Pompaj Sulama Projesi, altyapı eksikliği ve ihmalkarlıklar nedeniyle bölgeyi bataklığa çevirdi. Köylüler evleri terk ederken, bataklığa dönen bölge ise hayalet şehre dönüştü.</p>

<p>Güneydoğu Anadolu Projesi( GAP) Eylem Planı kapsamında Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından 2010 yılında yapımına başlanan ve Şanlıurfa’nın Suruç Ovası’nda 950 bin 970 dönüm zirai araziye su sağlaması hedeflenen Suruç Ovası Pompaj Sulama Projesi, henüz tamamlanmadan 29 Mart 2014 Türkiye Yerel Seçimleri öncesi, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan,&nbsp; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AKP Şanlıurfa Milletvekilleri ve AKP Suruç Belediye Başkan Adayı İbrahim Halil Yıldız’ın katılımıyla hizmete sokulmuştu. 2014 yılında dönemin başbakanı olan Erdoğan, Suruç Ovası'nda 950 bin 970 dekar zirai araziye su sağlayacak ve dünyanın en uzun 5'inci tünelinin açılışını: “Aney kalk bir zılgıt çal Suruç’a su geliyor. Fırat artık can almayacak, toprağa can verecek” diyerek duyurmuştu.</p>

<p><img alt="Suruç Ovası bataklığa dönüştü" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/04/suruc-ovasi-batakliga-donustu.jpg" style="width: 100%" / width="1024" height="768"></p>

<p>Projenin faaliyete girdiği ilk günden bu yana su borularının Suruç Ovası’nın arazi yapısı dikkate alınmadan yerleştirilmesi, tahliye kanallarının açılmaması, düzensiz ve gelişi güzel bir şekilde arazilere su verilmesi gibi nedenlerle pek çok sorunlar yaşandı. Bugün gelinen noktada ise Suruç Ovası’nda yaklaşık 5 bin dönümlük arazi tamamen bataklığa ve sazlığa dönüşmüş, 2 yerleşim yeri çökmüş ve bu nedenle de 150 çiftçi aile ilçe merkezine taşınmış durumda.</p>

<p>Konuya dair dokuz8HABER'e konuşan <em><strong>TMMOB</strong></em>&nbsp;<strong><em>Ziraat Mühendisleri Odası Şanlıurfa Şube Başkanı Abdullah Melik</em></strong> “Bir an önce drenaj sistemlerinin yapılması gerekiyor” çağrısında bulunurken konuya ilişkin değerlendirmede bulunan <strong><em>TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez,</em></strong> “Suruç’taki bazı köylerin şu anda tarım yapamaz hale gelmesinin nedeni tarımsal üretim planlaması yapılmaması. Bölgede bazı gelir artışları yaşansa da uzun vadede toprağın yani üretim alanının kirlenmesi, bozulması ve çiftçinin gelirinin düşmesine neden oldu" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgeyi yakından takip eden ve konuyla ilgilenen <strong><em>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Şanlıurfa İl Sekreteri ve Basın Sözcüsü Avukat&nbsp;Ronayi Paydaş</em></strong>, “100 yıldır burada yaşayan köylüler topraklarını bırakmak zorunda kaldılar. Bölgede hem hayvancılık hem de tarım sona erdi. Hani Urfa tarım kentiydi? Urfa, böyle giderse yakın zamanda artık tarım kenti olarak anılmayacak” dedi.</p>

<p>Onlarca yıldır yaşadığı ancak bataklık ve sazlığa dönüşen Büyüksergen köyünü terk etmek zorunda kalan bir <strong><em>köylü</em></strong> ise “Arazisini 5 yıldır ekemeyen, hayvanını satmak zorunda kalan, evleri çöken ve bu nedenle köyden taşınmak zorunda kalan çiftçilerin evleri yıkıldı, arazileri bataklığa döndü. Yıllar geçti biz ovamızı kaybediyoruz ancak ne tahliye kanalları ne de tarla yolu yapıldı” diyerek duruma isyan etti.</p>

<p><img height="1200" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/04/suruc-ovasi-sazlik.jpg" width="1600" /></p>

<p><strong>“GÖZ GÖRE GÖRE 5 BİN DÖNÜM ARAZİ YOK OLMAK ÜZERE”</strong></p>

<p>Konuyu yakından takip eden CHP Şanlıurfa İl Sekreteri ve Basın Sözcüsü Avukat&nbsp;Ronayi Paydaş, DSİ’nin bilirkişi raporlarıyla ve mahkeme kararlarıyla kusurlu olduğunun sabit olduğunu kaydederek ““Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre DSİ’nin araziyi bir an önce sulanabilmesi için elverişli hale getirmesi ve sonra da tahliye kanalları yapması ve toprağı koruması gerek. Anayasamıza göre devlet toprağı korumakla yükümlüdür. Bu arazide pamuk, mısır, buğday, arpa ekiliyordu. Yaklaşık 6 yıldır bunların hiçbiri ekilemiyor, ekilmediği gibi de bundan sorumlu kişiler görevlerini yapmıyor. Bölge bataklığa dönüştüğü için en az 2 metre uzunluğunda sazlıklar bile oluştu. Göz göre göre 5 bin dönümden fazla arazi yok olmak üzere” dedi.</p>

<p><strong>“100 YILDIR BURADA YAŞAYAN KÖYLÜLER TOPRAKLARINI TERK ETMEK ZORUNDA KALDI”</strong></p>

<p>Arazilerini ekip biçemeyen köylülerin topraklarını terk etmek zorunda kaldıklarını dile getiren Paydaş, “100 yıldır burada yaşayan köylüler topraklarını bırakmak zorunda kaldılar” dedi. Öte yandan DSİ’ye dava açan köylülerin davayı kazandığını da kaydederek, “Mahkeme kararı ile DSİ kusurlu bulunduğu için devlet her yıl arazi sahiplerine de tazminat ödüyor. Ancak devlet tahliye ve sulama kanallarını yapmak yerine köylüye tazminat ödüyor. Ardından da burayı kamulaştırmak istediğini beyan ediyor ve köylüden satın almak istiyor. Peki devlet burayı aldıktan sonra ne yapacak?” sorusunu sordu.</p>

<p><img alt="Suruç Ovası bataklığa dönüştü 3" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/04/suruc-ovasi-batakliga-donustu-3.jpg" style="width: 100%" / width="1600" height="1200"></p>

<p><strong>“URFA, BÖYLE GİDERSE TARIM KENTİ OLARAK ANILMAYACAK”</strong></p>

<p>Bölgede çiftçilik dışında köylülerin hayvancılık da yaptığını belirten Paydaş, “Hayvancılıkla uğraşan köylüler de bölgeyi terk etti. Bölgede hem hayvancılık hem de tarım sona erdi. Hani Urfa tarım kentiydi? Urfa, böyle giderse yakın zamanda tarım kenti olarak anılmayacak” dedi.</p>

<p><strong>“İKİ YERLEŞİM ALANI DA HAYALET KÖYE DÖNDÜ”</strong></p>

<p>Büyüksergen ve Küçüksergen köylerine giderek durumu kayıt altına alan Ronayi Paydaş, “Bu iki yer de hayalet köye dönüşmüş durumda. Burası birinci sınıf tarım arazi olmasına rağmen insanlar terk etmek zorunda kaldı. Suruç’a su getirilmesi için milyon dolarlık projeler yapıldı keşke yapılmasaydı da köyler, araziler bu hale gelmeseydi; Suruç sadece kuraklıkla mücadele etseydi. En azından tarım arazileri yok olmayacak, köylüler de yerlerinden olmayacaktı” diye konuştu. Paydaş ayrıca, “Yangından mal kaçırır gibi sadece seçim kampanyası dolayısıyla, proje tamamlanmadan uygulandığı için bunlar yaşanıyor” diyerek duruma tepki gösterdi.</p>

<p><strong>“GAP’IN HİKAYESİ 45 YILDIR BİTMEDİ”</strong></p>

<p>Onlarca yıldır ailesi ile birlikte Büyüksergen köyünde yaşayan ve bataklaşma sonucu köyünü terk etmek zorunda kalan bir köylü ise şöyle konuştu:</p>

<p>“GAP’ın hikayesi 45 yıldır bitmedi. Suruç Ovası’nda 37 bin hektar alan ise hala susuz. 13 yıldır devam eden toplulaştırma hala bitirilemedi. Tarla yolları standartların dışında, hidrantlar yetersiz, su yönetimi ise çiftçiden çok uzak. Tahliye ve drenaj kanalları da açılamadı.”</p>

<p><strong>“BİZ OVAMIZI KAYBEDİYORUZ”</strong></p>

<p>“Büyüksergen ve Küçüksergen köylerinin merası olan, binlerce küçükbaş ve 200’e yakın da büyükbaş hayvanın otlağı ellerinden alındı. Taban suyundan dolayı arazisini 5 yıldır ekemeyen, hayvanını satmak zorunda kalan, evleri çöken ve köyden taşınmak zorunda kalan çiftçilerin evleri yıkıldı, arazileri bataklığa döndü. Bölgede yoksulluk körüklendirildi, yöre insanının yararından öte çok uluslu şirketlerin rant alanı haline döndü. Projede tarla yolları ve tahliye yapılması için Kamu Yatırım Payı kapsamında çiftçiden yüzde 8 ile yüzde 10 arasında arazi kesintisi yapıldı. Yıllar geçti biz ovamızı kaybediyoruz ancak ne tarla yolu ne de tahliyeler yapıldı.”</p>

<p><img alt="Suruç Ovası bataklığa dönüştü 2" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/04/suruc-ovasi-batakliga-donustu-2.jpg" style="width: 100%" / width="1024" height="768"></p>

<p><strong>“İNSANLAR BİR CENAZEYİ DEFNEDECEK MEZAR DAHİ KAZAMIYORLAR”</strong></p>

<p>“Suruç Ovası’ndaki sistem hastalıklı bir sistem”diyerek değerlendirmede bulunan Ziraat Mühendisleri Odası Şanlıurfa Şube Başkanı Abdullah Melik, sulama yapılmadan önce bölgede yeterli araştırmanın yapılmadığının altını çizerek “Suruç Ovası’nda; tarla içi geliştirme sistemleri tahliye kanalları, drenaj sistemleri, toprak teşhisi ve tarla içi servis yolları, su boru hatlarında olan mevcut servis yollarına göre döşenmemiş.Suruç’ta yaklaşık 15 köyde 60 bin dönümlük arazide taban su seviyesi yükselmiş, buralarda artık tarım yapılamaz hale gelmiş, insanlar; arazilerde bir cenazeyi defnedecekleri mezar dahi kazamıyorlar” diye konuştu.</p>

<p>50-60 yıllık bir Antep fıstığı bahçesinin bile su seviyesinin yükselmesinden kaynaklı kuruduğunu bilgisini veren Melik, “Üreticiler pamuğunu, buğdayını ekiyor ama hasat edemiyor. Bu da ciddi anlamda ürün kayıplarına neden oluyor. Bu aslında milli ekonomiye de zarar. Çiftçi ürününü borç alarak ekiyor ama hasat edemediğinde de tefecinin eline düşüyor” dedi.</p>

<p><strong>“ENERJİ MALİYETLERİ ÇOK YÜKSEK”</strong></p>

<p>Son yıllarda kullanılan basınçlı su sistemlerinin ise enerji maliyetinin çok yüksek olduğunu kaydeden Melik, “Bugün Suruç Ovası’nda üreticilerden bir dönüm pamuk için 600 TL’nin, bir dönüm buğday için 390 TL’nin üstünde sulama ücreti alınıyor. Dolayısıyla üreticiler enerji maliyetlerinin yüksek olmasından kaynaklı yine düşük verim elde ediyor ve sonucunda da milli gelir zarara uğruyor. Türkiye’nin en verimli toprakları Urfa’da bulunuyor ama biz doğru bir biçimde kullanamadığımız için üretime katamıyoruz. Enerji maliyetleri çok yüksek, basit sulama sistemleri doğru çalışmıyor” dedi.</p>

<p><strong>“OY KAYGISI İLE BU TARIM ARAZİLERİNİ HEBA EDİYORLAR”</strong></p>

<p>“DSİ kontrollerini burada iyi yapmış olsaydı Suruç Ovası bu halde olmazdı. Oy kaygısı ile hükümetler bu tarım arazilerini heba ediyorlar” diyen Melik,&nbsp; bataklığa dönen arazilerin doğru yöntemler kullanılarak yeniden kullanılabilir hale gelebileceğini belirterek, “Bir an önce drenaj sistemlerinin yapılması gerekiyor. 50-60 bin dönüm taban su seviyesi yüksek olan, tarım yapılamayan arazilerin de üretime dahil olması ve tarıma kazandırılması lazım. Ancak zamanla önlem alınmazsa Suruç Ovası’nda tarım yapacak arazi bulamayacağız. Taban su seviyesi gittikçe yükselecek ve çoraklaşan arazi sayısı çok daha fazla olacak. Tüm bunlar nedeniyle de araziler verimsiz hale gelecek, traktör giremeyecek, ekim yapılamayacak, hasat edilemeyecek” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="7-2" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/04/7-2.jpg" style="width: 100%" / width="1600" height="1200"></p>

<p><strong>“SULAMA TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”</strong></p>

<p>GAP Projesi’nin bölgedeki hedeflerinden çok geride kaldığına değinen TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez ise, “GAP Projesi kapsamında geçen yıllar içerisinde enerjide gerçekleşme oranları yüzde 70’in üstündeyken sulamada gerçekleşme oranları yüzde 29’da kaldı. Su götürülen bölgelerde sadece sulama da tek başına yeterli değil, sulamadan çıkan fazla suyun drenaj edilmesi gerekir. GAP Projesi’nde ne yazık ki eş zamanlı olarak drenaj çalışmaları yürütülmedi” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“SURUÇ OVASI’NDA TARIMSAL ÜRETİM PLANLAMASI İHMAL EDİLDİ”</strong></p>

<p>Suruç Ovası’nda sulu tarıma geçerken tarımsal üretim planlamasının bir kenara bırakıldığını kaydeden Suiçmez, “Suruç’taki bazı köylerin şu anda tarım yapamaz hale gelmesinin nedeni tarımsal üretim planlaması yapılmaması. Bölgede bazı gelir artışları yaşansa da uzun vadede toprağın yani üretim alanının kirlenmesi, bozulması çiftçinin gelirinin düşmesine ve projenin mühendislik açısından tartışılmasına neden oldu” dedi ve şunları ekledi:</p>

<p><strong>“KÖY HİZMETLERİ’NİN 2005’TE KAPATILMASINDAN SONRA BU HİZMETLER ORTADA KALDI”</strong></p>

<p>“Sulama bir kültürdür. Bu kültürün içerisinde çiftçi eğitimi çok önemlidir. Geçmişte Toprak Su Genel Müdürlükleri ve Köy Hizmetleri Müdürlüğü vardı. Bu kurumlar hem çiftçiyi sulama konusunda eğitir hem de toprak analizleri, arazi toklaştırma, drenaj ve tuzlu çorak arazilerde de toprak ıslah projeleri yürütürdü. Köy Hizmetleri’nin 2005’te kapatılmasından sonra bu hizmetler ortada kaldı. İl Özel İdareleri’ne ya da Büyükşehir Belediyeleri’ne devredildi.</p>

<p><img alt="ZMO Başkanı" class="img-fluid" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/04/zmo-baskani.JPG" style="width: 100%" / width="6000" height="4000"></p>

<p><strong>“DSİ SURUÇ OVASI’NDA ANA KANALLARI YAPIP BIRAKTI”</strong></p>

<p>“Şanlıurfa’da da aynı şekilde planlamalar ihmal edildi. Suruç Ovası’nda DSİ ana kanalları yapıp bıraktı. Oysa ana kanal değil tarlanın bütünüyle tarımsal altyapı hizmetlerinin de verilmesi gerekiyordu. Buradan baktığımızda kurumsal olarak ciddi bir erozyona uğradık ve şu anda bu kurumsal açık devam etmekte. Kurumsal açık dışında yeterli bütçeler ayrılmayıp tarımsal hizmetlerde hedeflediğimiz noktaya ulaşılmadı.“</p>

<p><strong>“EN BÜYÜK PROJE KANAL İSTANBUL DEĞİL, GAP’TIR”</strong></p>

<p>“Bugün üreticilerin de tüketicilerin de sıkıntılı olduğu bir ortamda tarımsal üretimi arttıracak, yurt dışına bağımlılığı ise azaltacak; tüketicilerin de ucuz ve sağlıklı besinlere ulaşmasını sağlayacak en büyük proje: &nbsp;Kanal İstanbul ya da döviz geçiş garantili köprüler değil, GAP’tır” diyen Suiçmez, “Dolayısıyla geçmişteki yanlışlardan ders alarak, yeniden bütçe ayırarak, kapatılan Köy Hizmetleri, Toprak ve Su Genel Müdürlükleri’ni yeniden kurarak ve sulamanın sahibini de Tarım ve Orman Bakanlığı yaparak GAP’ı yeniden hayata geçirmemiz gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>“BUGÜN DEDAŞ GÜNEYDOĞU’DA ÇİFTÇİNİN BAŞINDAKİ EN BÜYÜK DERT”</strong></p>

<p>Özellikle elektrik şirketlerinin özelleştirilmesi sonrası sulu tarım yapılsa bile gerek sulama kooperatifleri gerekse sulama birlikleri üstünde yüksek elektrik maliyetleri nedeniyle çiftçinin suyu olsa bile suyu kullanamaz durumda olduğunun altını çizen Suiçmez, “Bugün Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ), Güneydoğu Anadolu’da çiftçinin başındaki en büyük dert. Dolayısıyla sulamadaki elektrik bedellerini düşürmek gerek. Öte yandan çiftçiye düşük hibe vererek çiftçinin o hibelerle sulama yapmasını beklemememiz lazım. DSİ’nin kamulaştırma parası vermeden devlet eliyle ana sulama şebekesini döşemesi ve çiftçiye de gerekli desteklerin verilerek tarlanın en uç noktasına kadar o suyun bilinçli ve teknik anlamda israf olmadan gitmesi lazım. Bunların hepsi ise bir politika değişikliği gerektiriyor” dedi.</p>

<p><img height="1536" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2022/04/buyuksergen-koyu.jpg" width="2048" /></p>

<p>GAP Projesi’nin modern tekniklerle, kamunun somut yatırım yaparak ve özelleştirmeden kaynaklı maliyetlerin düşürülmesi ile hem çevreyi koruyan hem de sürekli üreten ve o üretimden gelen gelirle de ihracat kalemlerinin arttığı dolayısıyla da diğer projelere de kaynak yaratabilir bir proje olmasının mümkün olduğunu kaydeden Suiçmez, “Konu tamamen tarıma bakış açısındaki yanlışlıklardan kaynaklanmaktadır. Kamucu tarım politikaları çok önemli” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/erdoganin-can-verecek-diye-duyurdugu-proje-suruc-ovasini-batakliga-donusturdu-koyler-te</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Apr 2022 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/04/suruc-ovasi-ve-bataklik.jpg" type="image/jpeg" length="53598"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halkın yüzde 40’ı "aşırı kalabalık" evlerde yaşıyor, peki Türkiye Avrupa'da kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/halkin-yuzde-40i-asiri-kalabalik-evlerde-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/halkin-yuzde-40i-asiri-kalabalik-evlerde-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi verilere göre Türkiye’de halkın yüzde 40’ı "aşırı kalabalık evlerde" yaşıyor. Bu oran Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama yüzde 18.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği&nbsp;İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) 2020 yılına ilişkin hane halkı verilerine göre Türkiye bu alanda 37&nbsp;Avrupa&nbsp;ülkesi içinde 7. sırada yer alıyor.</p>

<h3>AŞIRI KALABALIK EVLER NE ŞEKİLDE&nbsp;HESAPLANIYOR?</h3>

<p>Aşağıdaki şartlara uymayan bir hane aşırı kalabalık ev olarak kabul ediliyor:</p>

<p>• Hane halkı için en az 1 oda yoksa,</p>

<p>• Hanedeki çift başına bir oda düşmüyorsa</p>

<p>• 18 yaş üstündekilere bir oda düşmüyorsa</p>

<p>• 12-17 yaş arasında ve aynı cinsiyetteki iki kişiye bir oda düşmüyorsa</p>

<p>• Cinsiyetleri farklı ise 12-17 yaş arasındaki bir kişiye ayrı bir oda düşmüyorsa</p>

<p>• 12 yaş altındaki iki çocuğa bir oda düşmüyorsa</p>

<p>Eurostat 2020&nbsp;yılı verilerine göre listenin üst sıralarında&nbsp;Balkan&nbsp;ülkelerinin olması dikkat çekiyor.</p>

<p>Zirvede yüzde 65 ile Karadağ var. Ardından yüzde 58 ile Arnavutluk, yüzde 53 ile Sırbistan, yüzde 45 ile Romanya, yüzde 44 ile Kuzey Makedonya ve yüzde 43 ile Letonya geliyor.</p>

<p>7. sıradaki Türkiye’de halkın yüzde 40’ı aşırı kalabalık evlerde yaşıyor. Bulgaristan da yüzde 40 ile ondalık fark ile Türkiye’nin arkasından geliyor.</p>

<p>AB ortalaması yüzde 16. Listenin sonunda ise yüzde 3 ile Kıbrıs, yüzde 4 ile Malta ve yüzde 5 ile İrlanda, Hollanda ve İngiltere geliyor.</p>

<h3>15-29&nbsp;YAŞ ARASINDAKİ&nbsp;GENÇLERDE ORAN DAHA YÜKSEK</h3>

<p>Aşırı kalabalık evlerde yaşayanların oranı 15-29 yaş arasındaki gençlerde yükseliyor. Bu yaş grubunda Türkiye’dekilerin yüzde 52’si kabalık evlerde hayatlarını sürdürüyor. AB ortalaması ise yüzde 24.</p>

<p>Gençlerde de zirvede yüzde 77 ile Karadağ var. Yine Balkan ülkeleri listenin üstünde yer alırken ada ülkeleri Kıbrıs ve Malta yine son sıralarda bulunuyor.</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu&nbsp;(TÜİK) verilerine göre Türkiye'de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hane halkı büyüklüğü son yıllarda azalarak 2020 yılında 3,30 kişiye düştü<strong>.</strong></p>

<h3>TÜRKİYE'DE KİRACI ORANI YÜZDE 42</h3>

<p>Eurostat’ın 2020 yılı verilerine göre AB ülkelerinde en fazla kiracı Almanya’da. Almanya’da halkın yarısı kirada oturuyor. Türkiye’de kiracı oranı ise yüzde 42.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye bu alanda Avrupa ülkeleri içinde dördüncü sırada yer alıyor. AB genelinde kiracı oranı yüzde 30.</p>

<h3>KONUT KİRALARI NE KADAR YÜKSELDİ?</h3>

<p>Eurostat verilerine göre 2020 ile 2021 yılları 2. çeyrek arasında Türkiye’de ev fiyatları yüzde 29,2 artarken bu oran Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ortalama yüzde 7,3 oldu. Buna göre Avrupa’da bu dönemde ev fiyatlarının en çok artış gösterdiği ülke açık ara Türkiye oldu.</p>

<p>Knight Frank Küresel Konut Fiyat Endeksi verilerine göre de dünyada son bir yılda konut fiyatlarının en çok arttığı ilk 10 şehirden üçü Türkiye’de çıktı. 2020 ile 2021'in ikinci çeyrekleri arasında 55 ülke ve 150 şehri içeren araştırmada İzmir, İstanbul ve Ankara ilk 10'da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KENT HAKKI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/halkin-yuzde-40i-asiri-kalabalik-evlerde-yasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Mar 2022 21:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2022/03/asiri-kalabalik-ev.jpg" type="image/jpeg" length="91321"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
