<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>dokuz8HABER</title>
    <link>https://www.dokuz8haber.net</link>
    <description>Son dakika haberleri, güncel haberler, siyaset, toplum, yaşam haberleri, ekonomideki gelişmeler, emek dünyasından ekoloji mücadelesine ve kadın hareketine yerel ve dünya haberleri dokuz8haber.net'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/izmir" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 04:31:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/izmir"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'den İzmir iş dünyasıyla ekonomi zirvesi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/chpden-izmir-is-dunyasiyla-ekonomi-zirvesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/chpden-izmir-is-dunyasiyla-ekonomi-zirvesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir iş dünyası, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı'nın düzenlediği toplantıda buluştu. Ekonomik krizin üretimden ticarete, esnaftan sanayiciye etkilerinin ele alındığı buluşmada, sorunlar masaya yatırılırken, çözüm önerileri tartışıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> İzmir iş dünyası, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı'nın düzenlediği toplantıda buluştu. Ekonomik krizin üretimden ticarete, esnaftan sanayiciye etkilerinin ele alındığı buluşmada, sorunlar masaya yatırılırken, çözüm önerileri tartışıldı.</p>

<p>CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya CHP Genel Başkan Yardımcıları Bihlun Tamaylıgil ve Güldem Atabay, CHP PM Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, İzmir iş dünyasını temsilen İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata, Ege İhracatçılar Birliği Başkanı Jak Eskinazi, ESBAŞ Yürütme Kurulu Başkanı Faruk Güler başta olmak üzere 52 farklı oda, dernek, birlik ve Organize Sanayi Bölgesinin başkan ve temsilcileri katıldı.</p>

<p>Yapılan toplantının açılışında konuşan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Türkiye'de iş dünyasının güvensizlik ortamı ve plansızlıkla ile ilgili büyük sıkıntılar yaşadığını ifade ederek şunları söyledi:</p>

<p>'Partimizin ekonomi ve iş dünyasına bakışı ile ilgili vizyonunu anlatmak ve iş dünyamızın görüşlerini almak için buradayız. Bizler yönetim olarak yaptığımız planlamada vatandaşımıza, memurumuza, işçimize, emekçimize, iş dünyamızın tüm paydaşlarına nasıl daha fazla dokunur, nasıl daha güçlü iletişim kurarız, nasıl daha fazla onların sesi oluruz diye sürekli bir çalışma ve planlama içindeyiz. Toplumun tüm gruplarını aynı payda içerisinde nasıl birleştirir, ortak sorunlarımıza bulduğumuz çözümleri nasıl daha çok insanımıza aktarırız derdindeyiz. Çalışmalarımızı ona göre yürütüyor, planlı bir şekilde ilerliyoruz. Topluma güven duygusunu vererek ikna etmeye çalışıyoruz. Çünkü Türkiye'de bu başarısız iktidar yüzünden en büyük sorun güven ve planlama sorunudur. Özellikle sermaye sahipleri, iş insanları Türkiye'nin istikrar ve planlamayla ilgili sorunları yüzünden ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. İş dünyasının önemli aktörleri olarak sizlerin sadece günümüz ekonomisindeki kötü rakamlarla ve kötü verilerle ilgili sorunlarınız yok. Sizlerin gelecekle ilgili öngörememe ve önünüzü görememe gibi ciddi sorunlarınız olduğunu da çok iyi biliyoruz. Neden bugün iş dünyasının temsilcileriyle ve sermaye sahipleriyle bir araya geldik? CHP olarak partimizin ekonomi ve iş dünyasına bakışı ile ilgili vizyonunu tüm detaylarıyla sizlere anlatmak için bir araya geldik. Ülkemizin yeni bir dönemde adaletle, objektif ve bilimsel verilerle, hem iş dünyasını hem de milletimizi rahatlatacak, ülke olarak gerçek potansiyelini gösterebilecek, ekonomik refahını da yukarılara çıkartacak bir yönetime kavuşmasının hazırlıklarını hep beraber yapmak için bugün buradayız. Davetimize gösterdiğiniz yoğun ilgiye ve önerilerinizle koyacağınız katkılar için tüm başkanlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.'</p>

<p><strong>Güldem Atabay: İktidarımızda milletimizin ekonomik sorunlarını çözeceğiz</strong></p>

<p>Ekonomi politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, 'Biz iktidar olacağımızı biliyoruz ve uzun süreli iktidarımız için hazırlıklarımız tamam' dedi. Atabay şunları kaydetti:</p>

<p>'Biz iktidar olacağız ve iktidarımızda milletimizin ekonomik sorunlarını çözeceğiz, milletimizi rahatlatacağız. İş dünyasının içinde yer alanlarla, sizlerle iş yapmayı, işi büyütmeyi; sizlerden, yani masanın bu tarafında olanlardan, sorunları ve çözümleri çok daha iyi bilenlerle olmaktan çok mutluyum. Sizlere bugün anlatmak istediğim program, Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçen sene sonlarında açıkladığı çatı programı. Bizler bugün burada sizlere çözümlerimizi, ekonomiyi önce rahatlatacak sonra büyütecek programımızı anlatmak için karşınızdayız. Ama bizlerin arkasından önümüzdeki günlerde çok güçlü bir ekip gelecek. Cumhurbaşkanlığı adaylık ofisinden uzman ve ekonomi konusunda son derece liyakatli bir ekip gelerek sizlere partimizin iktidarında uygulayacağımız programın ekonomi ayağını ayrıntılarıyla anlatacak. Biz iktidar olacağımızı biliyoruz ve uzun süreli iktidarda kalacağız. İktidarımızda ekonomiden eğitime, adaletten sağlığa kadar tüm önemli alanlarda hızla iyileştirmeler ve geliştirmelerle halkımızın sorunlarını anında çözeceğiz ve milletimizi rahatlatacağız. Bunun için dönemin eleştirilerini yapmak yerine biz iktidarımızda yapacaklarımızı anlatmayı tercih ediyoruz. Bugün işsizlik verileri açıklandı ve geniş tanımlı işsizlik pandemi döneminin bile üzerinde, yüzde 31,5'lerde. Sadece bu rakam bile içinde bulunulan ekonomik sıkışıklığı ve sorunları anlatmaya yetiyor.<br />
<br />
Sanayi sektörünün zorlanması, esnafın, KOBİ'lerin zorlanması, ücretli çalışan kesimin hep birlikte zorlanıyor ve yoksullaşıyor olması yaşadığımız şeyin kriz değil adeta bir girdap olduğunu gösteriyor. Türkiye böyle bir dönemi hiç yaşamadı. Bu süreçten kurtulmak, içinden çıkmak çok başka ve kapsamlı politikalar gerektiriyor. Biz bu programda bunun çatısını kurduk. Cumhurbaşkanlığı adaylık ofisimizin ekonomi, maliye ve enerjiden sorumlu başkanları ve ekipleri sorunları doğru tespit eden ve planlı, kesin çözümler üreten çalışmaları tamamladılar. Biz bu programla iş dünyasına güven, öngörülebilirlik ve planlı bir sistem sunuyoruz. Bu çalışmalara sizlerin katkılarını çok önemsiyor ve sizlerle bugün gerçekleşen buluşmayı da çok değerli buluyoruz.'</p>

<h2><strong>Bihlun Tamaylıgil: Türkiye'yi demokratik ve katılımcı bir anlayışla birlikte yöneteceğiz</strong></h2>

<p>CHP'nin İşveren Örgütleri, Meslek Birlikleri ve STK'lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil de CHP iktidarında demokratik ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla ülkenin yönetileceğine vurgu yaparak, 'Programımızın temel ilkesi şu: Birlikte karar vereceğiz, birlikte yöneteceğiz ama işin sonunda sizler bizi denetleyecek ve hesap soracaksınız' dedi. Tamaylıgil, şöyle devam etti:</p>

<p>'Türkiye'nin son dönemlerine baktığımızda özellikle günümüz iktidarı döneminde önemli krizler yaşadık. Ani gelişen veya bile bile içine düştüğümüz krizlerle karşı karşıya geldik. O zamanlar için beni çok mutlu eden bir anayasal değişiklik olmuştu. Yıllar önce Ekonomik ve Sosyal Konsey kuruldu, hem de anayasal bir tanımla. Bu konseyde işveren vardı, emekçi vardı, sendikalar vardı ve iktidar temsilcileri vardı. Ama kâğıt üstünde vardı, uygulama olarak bir gün bile toplanmadı. Sizlerin görüşleri, çözüm önerileri dinlenmedi. Bizim düşüncemiz burada çok farklı. Sivil Toplum Kuruluşları ve diğer örgütlerle beraber yürüyeceğiz. Burada yine sizi dinleyerek, sizlerden aldıklarımızı ve kendi çalışmalarımızda ortaya koyduğumuz başlıklarla birleştirerek hem muhalefetteyken yapıcı ve üretici olmak hem de yakın zamandaki iktidarımızda sizlerle beraber Türkiye'yi yönetmek amacındayız. Biz böyle bir yönetim düşünüyor, onun için de parlamenter sisteme inanıyoruz. Tek bir bakış açısı ve kararla doğruların yapılmayacağına, yapılamayacağına inanıyoruz. Yaşadığımız anayasal değişiklik sonrasında ortaya çıkan ekonomik sonuçlarda bu sistemim bugünkü anlayışla sürdürülemeyeceğini açıkça ortaya koyuyor. Biz programımızı hazırlarken dünyaya baktık. Avrupa Birliği, Amerika, Çin, Hindistan gibi ülkelerin neleri doğru yaptığına nelerin Türkiye'ye uyarlanabileceğini inceledik. Bugün de sizleri dinlemeye, sizlerin tecrübe ve önerilerinden faydalanmaya geldik. Her katkınız partimizin programı ve politikaları için çok değerli olacak.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Deniz Yücel: İş dünyasının görüşleri ve tecrübelerini çok önemsiyoruz</strong></h2>

<p>CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel'de İzmir'in en önemli ekonomi aktörleriyle, oda ve STK'ların kıymetli başkanları ve değerli iş insanlarımızla bir arada olmaktan mutlu olduğunu belirterek 'Bugün bu organizasyonla bizleri bir araya getiren il başkanımıza ve genel başkan yardımcılarımıza çok teşekkür ediyorum. Sizlerin değerli görüşlerinizi ve paylaşacağınız tecrübeleri çok önemsiyoruz. Bugün daha çok sizleri dinlemek için buradayız. Katılım sağlayan tüm İzmirli iş insanlarımıza teşekkür ediyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/chpden-izmir-is-dunyasiyla-ekonomi-zirvesi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 22:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/chpden-izmir-is-dunyasiyla-ekonomi-zirvesi.JPG" type="image/jpeg" length="95257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de freni patlayan tır karşı şeride geçti: 3 ölü, 7 yaralı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/izmirde-freni-patlayan-tir-karsi-seride-gecti-3-olu-7-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/izmirde-freni-patlayan-tir-karsi-seride-gecti-3-olu-7-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Bornova ilçesinde freni patlayan tırın karşı şeride geçerek çok sayıda araca çarpması sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında 3 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> İzmir'in Bornova ilçesinde freni patlayan tırın karşı şeride geçerek çok sayıda araca çarpması sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında 3 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı.</p>

<p>Kaza, saat 16.21 sıralarında Erzene Mahallesi Topçu Tugayı önünde meydana geldi. Manisa yönünden gelen tır, freninin patlaması sonucu kontrolden çıkarak refüjü aştı ve karşı şeritte seyreden araçlara çarptı. Kazaya aralarında polis aracının da bulunduğu çok sayıda araç karıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İlk ambulansın olay yerine saat 16.30'da ulaştığı, bölgeye 6 ambulans ile 18 sağlık personelinin görevlendirildiği öğrenildi.</p>

<p>Kazada 3 kişi yaşamını yitirirken, yaralanan 7 kişi ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Polis ekiplerinin kazayla ilgili incelemesi sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/izmirde-freni-patlayan-tir-karsi-seride-gecti-3-olu-7-yarali</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 18:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/izmirde-freni-patlayan-tir-karsi-seride-gecti-3-olu-7-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="32498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Biz Radyoyu Çok Sevdik"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/biz-radyoyu-cok-sevdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/biz-radyoyu-cok-sevdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali'nde gösterilen "Biz Radyoyu Çok Sevdik" belgeseli, 1970'lerde TRT radyoculuğunu ve kadın emeğinin görünürlüğünü konu alıyor. Film, radyonun emek odaklı tarihine not düşüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Nilgün Eser</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali Türkiye tarihine tanıklık etmiş filmlere de yer verdi. Yönetmenliğini Cem Hakverdi, Prof. Nazan Haydari ve Prof. Özden Çankaya’nın yaptığı belgesel <i>“Biz Radyoyu Çok Sevdik”</i>, radyonun emek odaklı tarihine olduğu kadar, kadın emeğinin ülkemizde görünürlüğüne de not düşüyor.</p>

<p>1970’li yıllarda programlarının yönetimini de gerçekleştirmiş yapımcı kadınlarla yapılan “Sözlü Tarih” çalışması, ilk olarak kitap olarak düşünülmüşse de sonrasında filme dönüşmüş.</p>

<p>Aylin Özmenek, Demet Kayıran, Günseli Akol, Melek Dener, Nurseli Duruel, Selma Özgökmen Özinanır, Tuğba Ayberkin, Bengül Erdamar, Elçin Temel, Gülsevil Tüzün, İnci Gürbüzatik, Müveddet Anter, Özden Çankaya ve Şebnem Savaşçı’nın kişisel arşiv ve anılarına yer veren filmin ana temasını Prof. Nazan Haydari şöyle özetliyor: “Filmimiz, 1970’lerde TRT bünyesindeki radyo yayıncılığını bir mücadele alanı olarak ele alan feminist bir belgeseldir.”</p>

<p>Belgesel arşiv ve anılarının kitap olarak yayımlanması çalışmaları devam ediyor.</p>

<p>Kadın Yönetmenler Film Festivali’nin İzmir Fransız Kültür Merkezi salonlarında gerçekleşen gösterimi, pek çok iletişimci ve akademisyenin ilgisiyle karşılandı. Ülkemizin değerlerinin bundan sonra da filmlere konu olması temennisinde bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR &amp; SANAT, İZMİR, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/biz-radyoyu-cok-sevdik</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/radyo-izmir.png" type="image/jpeg" length="43714"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir 1 Mayıs Tertip Komitesi: 1 Mayıs adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesinin günüdür]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/izmir-1-mayis-tertip-komitesi-1-mayis-adalet-ozgurluk-ve-esitlik-mucadelesinin-gunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/izmir-1-mayis-tertip-komitesi-1-mayis-adalet-ozgurluk-ve-esitlik-mucadelesinin-gunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de DİSK, TÜRK-İŞ, KESK ve TMMOB temsilcilerinden oluşan 1 Mayıs Tertip Komitesi, Gündoğdu Meydanı için çağrıda bulundu. 1 Mayıs’ın işçi sınıfının birlik ve dayanışma günü olduğunu vurgulayan komite; adalet, özgürlük ve eşitlik taleplerini dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü hazırlıkları kapsamında bir araya gelen Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), İzmir Barosu ve İzmir Tabip Odası temsilcileri ortak bir basın açıklaması düzenledi.</p>

<p>Konak Kemeraltı Çarşısı girişinde gerçekleştirilen etkinlikte, Tertip Komitesi tarafından hazırlanan metin kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklamanın ardından, yurttaşlara Gündoğdu Meydanı’ndaki kutlamalara katılım çağrısı yapmak amacıyla "Savaşa ve sömürüye karşı adalet, özgürlük ve eşitlik için 1 Mayıs’ta alanlara" sloganıyla broşür dağıtıldı.</p>

<h2>İNSANCA YAŞAM TALEBİ</h2>

<p>Tertip Komitesi adına açıklamayı okuyan Türk-İş 3. Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, 1 Mayıs’ın işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olduğunu söyledi. Çakmak, "1 Mayıs adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesinin günüdür. Bizler; Bu ülkenin tüm değerlerini üretenler olarak buradayız ve sözümüzü söylüyoruz: Geçinemiyoruz. Ücretlerimiz eriyor, yoksulluk büyüyor. Vergi yükü emekçilerin sırtına yıkılıyor. Sermaye büyürken biz yoksullaşıyoruz. Güvencesiz çalışma yaygınlaşıyor. Taşeron düzeni kalıcı hale getiriliyor. Sendikalaşmak isteyen işçiler baskıyla karşılaşıyor. Grev hakkı engelleniyor. İş cinayetleri sürüyor. Bu ölümler kader değil, sömürü düzeninin sonucudur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmasında toplumsal sorunlara ve ekonomik tabloya değinen Çakmak, kadınların şiddetle, çocukların ise istismarla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. MESEM adı altında çocuk emeğinin sömürüldüğünü, eğitim ve sağlık hizmetlerinin piyasalaştırıldığını belirten Çakmak, hukuk ve adaletin ortadan kaldırıldığını kaydetti. Çakmak, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu düzeni kabul etmiyoruz. Bizler, bu ülkenin çoğunluğuyuz. Biz üretiyoruz. Biz çalışıyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz. Haydi 1 Mayıs’a. Yoksulluğa karşı haydi 1 Mayıs’a. Sömürüye karşı haydi 1 Mayıs’a. Vergide adalet için haydi 1 Mayıs’a. Güvenceli iş için haydi 1 Mayıs’a. Sendikal haklar için haydi 1 Mayıs’a. Kadın cinayetlerine karşı haydi 1 Mayıs’a. Çocuk istismarına karşı haydi 1 Mayıs’a. İş cinayetlerine karşı haydi 1 Mayıs’a. Tutuklanan sendikacılar için haydi 1 Mayıs’a. Barış için haydi 1 Mayıs’a."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEK DÜNYASI, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/izmir-1-mayis-tertip-komitesi-1-mayis-adalet-ozgurluk-ve-esitlik-mucadelesinin-gunudur</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/1-mayis-izmir-1.jpg" type="image/jpeg" length="29406"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Festival kadınları görünür, sanatı ulaşılır, iletişim&etkileşimi var kılıyor"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/festival-kadinlari-gorunur-sanati-ulasilir-iletisimetkilesimi-var-kiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/festival-kadinlari-gorunur-sanati-ulasilir-iletisimetkilesimi-var-kiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Nilgün Eser</strong></p>

<p>9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali'nin, sanatsal ve akademik yapısına destek veren önemli isimlerden birisi de Prof. Dr. Berrak Taranç.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taranç , festivalin İzmir için şans ve gurur kaynağı olduğunu söyledi.</p>

<p>Ege Üniversitesi Konservatuvarı Türk Müziği Topluluğu- VOICE OF İZMİR- olarak Festivalin açılış konserini gerçekleştirdiklerini belirten Taranç, ayrıca Film Müziği Atölyelerini de anlattı.</p>

<p></p>

<p>Festival Ön Jüri Üyesi Prof. Taranç, Ulusal/ Uluslararası kısa-uzun metraj filmler yanı sıra belgesel-animasyon-atölye çalışmalarına sanatseverleri davet etti.</p>

<p>“Festival aracılığıyla senaristlerle, yönetmenlerle, film müzikçileriyle, akademisyenlerle yüz yüze çalışma olanağı yakalanmaktadır’ dedi.</p>

<p>9’cusunun; 26 Ülkeden 69 Film,5 Atölye ve Söyleşilerle gerçekleşmekte olduğu Kadın Yönetmenler Film Festivali ‘Vicdanın Kadrajında’ 29 Nisan tarihine kadar sürecektir.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🔴 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali<br />
<br />
➡️ Prof. Dr. Berrak Taranç, festival hakkında konuştu<a href="https://t.co/gQL9nESCsV" rel="nofollow">https://t.co/gQL9nESCsV</a><a href="https://twitter.com/hashtag/dokuz8?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#dokuz8</a>/<a href="https://twitter.com/nlgneser?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@nlgneser</a> <a href="https://t.co/Kyt8qs1qJt" rel="nofollow">pic.twitter.com/Kyt8qs1qJt</a></p>
— dokuz8haber (@dokuz8haber) <a href="https://twitter.com/dokuz8haber/status/2048716667073560807?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">April 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/festival-kadinlari-gorunur-sanati-ulasilir-iletisimetkilesimi-var-kiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/prof-dr-berrak-taranc.png" type="image/jpeg" length="89661"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sol Parti İzmir İl Örgütü öğrencilere yönelik operasyona tepki gösterdi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/sol-parti-izmir-il-orgutu-ogrencilere-yonelik-operasyona-tepki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/sol-parti-izmir-il-orgutu-ogrencilere-yonelik-operasyona-tepki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerine yönelik düzenlenen operasyonda bir öğrencinin gözaltına alınması ve diğerleri hakkındaki yakalama kararlarına SOL Parti tepki gösterdi. Partinin İzmir İl Örgütü, gözaltıların sonlandırılmasını ve öğrencilerin serbest bırakılmasını talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de sabah saatlerinde üniversite öğrencilerine yönelik operasyon düzenlendi. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde eğitim gören bir öğrencinin ev baskınıyla gözaltına alındığı, aynı üniversitede okuyan iki öğrenci hakkında da yakalama kararı çıkarıldığı bildirildi.</p>

<p>SOL Parti İzmir İl Örgütü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada operasyonlara tepki göstererek sürecin derhal sonlandırılması çağrısında bulundu. SOL Genç üyesi bir öğrencinin gözaltına alınması ve üniversite genelinde toplamda 16 öğrenci hakkında gözaltı ile yakalama kararı bulunması üzerine yapılan açıklamada, mevcut politikaların üniversite öğrencilerini hedef aldığı kaydedildi.</p>

<h2>ARKADAŞLARIMIZI DERHAL SERBEST BIRAKIN</h2>

<p>Parti tarafından yapılan açıklamada, operasyonların niteliğine ilişkin şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"27 Nisan sabahı İzmir'de güne polis operasyonları ile başladık. Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi bir arkadaşımız ev baskını ile gözaltına alındı, yine Dokuz Eylül Üniversitesi'nden iki arkadaşımız hakkında yakalama kararı verildi. İktidar, kurduğu yağma rejimini sürdüremediği her durumda baskı ortamını arttırarak sindirme politikası uyguluyor. Ülkenin dünü bugünü ve geleceğini savunan üniversite öğrencilerini, kaçma şüphesi olmamasına rağmen ev baskınlarıyla gözaltına alınıyor. Bu ülkenin aydınlık geleceği, bu sesi büyütenlerin ellerinde yükselecektir. Laik, özgür ve demokratik bir ülke ancak birlikte mücadele edersek mümkündür. Bu mücadele eşitlikten, özgürlükten ve adaletten yana olan herkesin ortak mücadelesidir. Buradan açık çağrı yapıyoruz, dün ne yaptıysak bugün de yapmaya devam edeceğiz. Geleceğimizi savunacağız. Memleketi, üniversiteleri, karanlığı hep beraber parçalayacağız. Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın."</p>

<p>Operasyonların sabahın erken saatlerinde gerçekleştirildiği ve üniversite öğrencilerine yönelik ev baskınlarının düzenlendiği belirtildi. Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde eğitim gören ve SOL Genç üyesi olduğu belirtilen bir öğrencinin gözaltı işlemlerinin devam ettiği, aynı üniversiteden iki öğrenci hakkındaki yakalama prosedürlerinin ise sürdüğü ifade edildi. Toplamda 16 öğrenciyi kapsayan soruşturma dosyasındaki hukuki sürecin takip edildiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/sol-parti-izmir-il-orgutu-ogrencilere-yonelik-operasyona-tepki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/01/sol-parti-6.png" type="image/jpeg" length="55668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali'nde Filos isimli belgesel film izleyiciyle buluştu]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivalinde-filos-isimli-belgesel-film-izleyiciyle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivalinde-filos-isimli-belgesel-film-izleyiciyle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali’nde Orhan ve Nurdan Tekeoğlu'nun “FİLOS” isimli filmi gösterildi. Yapım, Halikarnas Balıkçısı olarak tanınan Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın ekolojik mirasına ve doğaya olan bağlılığına odaklanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Nişgün Eser</strong></p>

<p>9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali’nde Yönetmen Orhan Tekeoğlu ile Nurdan Tekeoğlu’nun “FİLOS “ isimli filmi gösterildi.</p>

<p>Cevat Şakir Kabaağaçlı ‘Halikarnas Balıkçısı’nın çok yönlü kişiliğinin EKOLOJİST yanına vurgu yapılan filmde; Filos’un, sevgi-dostluk-bağlılık anlamı taşıdığı; Balıkçı’nın Doğaya-Denize-Bodrum’a sevgi-dostluk ve baglılığını en iyi bu sözcüğün kapsadıgı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Film, Kabaağaçlı’nın Bodrum’daki ekolojik ve kültürel mirasını konu alıyor.</p>

<p>Kurgusallık da içeren belgesel filmde Selahaddin Paşalı da oynuyor.</p>

<p>Festival 23-29 Nisan tarihlerinde İtalyan Kültür Merkezi ve Fransız Kültür Merkezi salonlarında gercekleşiyor..</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR &amp; SANAT, İZMİR, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivalinde-filos-isimli-belgesel-film-izleyiciyle-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/filos.png" type="image/jpeg" length="74391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Film mekanı karaktere dönüşürse]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/film-mekani-karaktere-donusurse</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/film-mekani-karaktere-donusurse" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali, atölye programlarının üçüncü gününde yönetmen Berna Gençalp'i ağırladı. Belgesel film atölyesinde, film mekanının anlatıyı yönlendirmesi ve bir karaktere dönüşme süreci üzerine tartışmalar gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Nilgün Eser</strong></p>

<p></p>

<p>9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali, etkinlik takviminin üçüncü gününde yönetmen Berna Gençalp’in katılımıyla düzenlenen Belgesel Film Atölyesi’ne ev sahipliği yaptı. İtalyan Kültür Merkezi sahnesinde gerçekleştirilen çalışmada, sinemada mekan kullanımı ve mekanın dramatik yapıdaki işlevleri teknik ayrıntılarıyla ele alındı.</p>

<p></p>

<p>Belgesel Film Atölyesi kapsamında; film mekanının anlatıyı ve çatışmayı yönlendirdiği, ruh halini ve iç yaşamı somutlaştırdığı hususları tartışmaya açıldı. Atölye çalışmasında ayrıca, film mekanının film kişileri ile girdiği aktif iletişim ve bu iletişimin sinematografik dile katkıları üzerine değerlendirmeler paylaşıldı.</p>

<p></p>

<h2>BERNA GENÇALP’İN SİNEMA KARİYERİ VE ÇALIŞMALARI</h2>

<p></p>

<p>"Kim Mihri" belgeseli ile Altın Portakal dahil olmak üzere çeşitli sinema ödüllerine layık görülen yazar ve yönetmen Berna Gençalp, lisans ve yüksek lisans eğitimini sinema alanı üzerine Eskişehir Anadolu Üniversitesi ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde tamamladı. Gençalp, Yunanistan’da Mediterranean Film Institute ve Macaristan’da Katapult senaryo atölyelerine, "Celal Bey" ve "Peruk Hikayesi" adlı uzun metrajlı özgün kurmaca film senaryoları ile katılım gösterdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Berlin Film Festivali’nin Talent bölümüne ve Antalya Film Festivali’ne davet edilen Berna Gençalp, Türkiye’de bağımsız canlandırma sinemasını geliştirmek amacıyla hayata geçirilen Canlandıranlar’ın isim annesi olarak biliniyor. Canlandıranlar Festivali’nin yaratıcı ekibinde görev alan Gençalp, sinema alanında atölye çalışmaları düzenlemeyi, dersler vermeyi ve çeşitli festivallerde jürilik görevlerinde bulunmayı sürdürüyor.</p>

<p></p>

<p>İtalyan Kültür Merkezi sahnesinde yürütülen atölye çalışmalarının bir diğeri, festivalin son gününde gerçekleştirilecek olan "Nesra Gürbüz ile Yapımcılık Atölyesi" olacak. Toplamda 24-29 Nisan tarihleri arasında düzenlenen festival, çeşitli etkinliklerle sinemaseverlerle buluşmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR &amp; SANAT, İZMİR, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/film-mekani-karaktere-donusurse</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/berna-gencalp.jpeg" type="image/jpeg" length="98892"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazarlık, kayıt tutmaktır: Meryem Şahin 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali'nde senaryo atölyesi gerçekleşt]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/yazarlik-kayit-tutmaktir-meryem-sahin-9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivalinde-senaryo-atolyesi-gerceklest</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/yazarlik-kayit-tutmaktir-meryem-sahin-9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivalinde-senaryo-atolyesi-gerceklest" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de süren 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali bünyesindeki senaryo atölyesinde Meryem Şahin katılımcılara eğitim verdi. İtalyan Kültür Merkezi'nde yapılan çalışmada hem teorik anlatımlar hem de uygulamalı senaryo pratikleri yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Nilgün Eser</strong></p>

<p>İzmir’de gerçekleştirilen 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali’nin ikinci gün etkinlikleri kapsamında, dramaturg Meryem Şahin’in katılımıyla İtalyan Kültür Merkezi’nde teorik ve uygulamalı içeriklerin yer aldığı kapsamlı bir senaryo atölyesi düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dramatik Yazarlık ve Dramaturgi Bölümü mezunu olan Meryem Şahin, tiyatro ve sinema sektörlerinde yazar, dramaturg ve senarist olarak mesleki çalışmalarını sürdürmektedir. Dramatik Sanatlar alanında yüksek lisans eğitimini tamamlamış olan Şahin, televizyon sektöründe metin yazarlığı yapmasının yanı sıra, çeşitli tiyatro oyunlarında dramaturgi ve yönetmen yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Şahin’in ayrıca "Tanrı Olmadan Hemen Önce" adlı bir öykü kitabı literatürde yer almaktadır.</p>

<h2>TEORİK VE UYGULAMALI SENARYO ÇALIŞMALARI</h2>

<p>İtalyan Kültür Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen Meryem Şahin Senaryo Atölyesi’ne katılan sinemaseverler, senaryo yazımına dair teknik ve teorik bilgileri doğrudan öğrenme imkanı buldu. Atölye programı kapsamında katılımcılar, edindikleri teorik bilgileri pekiştirmek amacıyla uygulamalı senaryo çalışmaları da gerçekleştirerek yazım sürecine dair pratik deneyim kazandılar. Etkinlik boyunca senaryo yazımının incelikleri ve dramaturji ilkeleri üzerine detaylı aktarımlar yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/yazarlik-kayit-tutmaktir-meryem-sahin-9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivalinde-senaryo-atolyesi-gerceklest</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/meryem-sahin-9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivalinde.jpeg" type="image/jpeg" length="75691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hüznün zerafeti: 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali'nde tango ve film müzikleri atölyesi düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/huznun-zerafeti-9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivalinde-tango-ve-film-muzikleri-atolyesi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/huznun-zerafeti-9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivalinde-tango-ve-film-muzikleri-atolyesi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali bünyesinde düzenlenen Film Müziği Atölyesi'nde, Ege Üniv. sanatçıları tarafından Türk Tangosu örnekleri sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Nilgün Eser</strong></p>

<p><br />
9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali’nin ikinci gününde İtalyan Kültür Merkezi’nde bir araya gelen sanatseverler, Prof. Berrak Taranç tarafından düzenlenen Film Müziği Atölyesi çalışmasına katılım sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İtalyan Kültür Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalışmada; Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı bünyesindeki öğretim elemanları ve öğrenciler, Türk Tangosu’nun önemli örneklerini içeren bir dinleti sundu.</p>

<h2>TÜRK TANGOSU’NDAN ÖNEMLİ ÖRNEKLER</h2>

<p>Prof. Taranç’ın İzmir kentine ve Akdeniz kültürüne özgü film müzikleri ile bu alanda kullanılan enstrümanları anlattığı atölye çalışmasında, katılımcıların algı ve etkileşimleri tango resimleri üzerinden desteklenerek aktarıldı.</p>

<p>Etkinlik kapsamında solist Doç. Dr. Serap Nargas, Doç. Dr. Nurdan Gürtunca ve Doç. Ahmet Utku tarafından seslendirilen eserler, İzmirli katılımcılara nostaljik bir deneyim yaşattı. 24 Nisan tarihinde başlayan festival, 29 Nisan'a kadar devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/huznun-zerafeti-9-uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivalinde-tango-ve-film-muzikleri-atolyesi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/tango-izmir.jpeg" type="image/jpeg" length="37855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali İzmir’de başladı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivali-izmirde-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivali-izmirde-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali, dün akşam Adnan Saygun Kültür Merkezi’nde yapılan açılış töreniyle başladı. Festivalde kısa, belgesel ve uzun metrajlı filmlerin yarışacağı uluslararası bir seçki yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir, 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Film Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Dün akşam Adnan Saygun Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış gecesinde, Sıla Topçam sunuculuk yaparken Voices of İzmir grubu, Prof. Berrak Taranç’ın bestelerinden oluşan dört parçalık bir konser verdi. Yönetmen Dilek Çolak’a festivale katkılarından dolayı emek ödülü takdim edildi. Açılışta filmlerin fragmanları gösterildi, jüri tanıtımları yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>KADIN YÖNETMENLERİN GÖRÜNÜRLÜĞÜ VURGULANDI</h2>

<p>Festival direktörü Gülten Taranç ve festival danışmanı Sema Pekdaş, açılışta kadın yönetmenlerin görünürlüğünün Türkiye’de başlı başına bir performans gerektirdiğini vurguladı. Taranç, festivalin zorluklara rağmen yapılabilirliğinin devam etmesi gerektiğini savundu. Pekdaş ise kadınların sesini duyurmak için fon ve desteklerin zamanında verilmesi gerektiğini, yeterli olmamasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h2>88 ÜLKEDEN 675 FİLM BAŞVURUSU</h2>

<p>Dünyanın dört bir yanından yoğun ilgi gören festivale bu yıl 88 ülkeden toplam 675 film başvurusu yapıldı. Bu başvurular arasından seçilen yapımlar; uzun metraj, belgesel, kısa film, animasyon ve deneysel kategorilerde izleyiciyle buluşacak. Festival programı, bu yıl ilk kez gerçekleştirilen “Feminist Bakış Açısı” bölümüyle daha da genişliyor.</p>

<h2>ULUSLARARASI KONUKLAR VE USTALIK SINIFLARI</h2>

<p>Festival, bu yıl da önemli uluslararası sinemacıları İzmir’de ağırlıyor. Fransa’dan ödüllü yönetmen Houda Benyamina, Almanya’dan yönetmen Irene von Alberti, Almanya’dan belgesel sinemacı Sarah Anna Gross, İtalya’dan yönetmen ve yapımcı Antonio Palumbo Terzo, Sırbistan’dan yönetmen ve Balkan Film Directing Festival direktörü Darja Bajić ve Orta Asya’dan sinemacı Farzaniya Galikhanova, festival kapsamında jüri üyelikleri, gösterimler ve ustalık sınıflarıyla izleyiciyle buluşacak. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan “Divines” filminin yönetmeni Houda Benyamina, festival kapsamında bir ustalık sınıfı ile İzmirli sinemaseverlere katılacak. Geçtiğimiz yıl festivalde En İyi Belgesel ödülünü kazanan Sarah Anna Gross da festival programı kapsamında bir ustalık sınıfı gerçekleştirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR &amp; SANAT, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/uluslararasi-kadin-yonetmenler-film-festivali-izmirde-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/kadin-yonetmenler-film-festivali.jpg" type="image/jpeg" length="29094"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müsavat Dervişoğlu: İstanbul Sözleşmesi'ne geri döneceğiz]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/musavat-dervisoglu-istanbul-sozlesmesine-geri-donecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/musavat-dervisoglu-istanbul-sozlesmesine-geri-donecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de üniversite öğrencileriyle buluşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "İktidara geldiğimiz gün, yapılacak en önemli icraatlardan biri İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönmek ve kadınların, çocukların haklarını ve güvenliğini teminat altına almak olacaktır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de üniversite öğrencileriyle buluşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'İktidara geldiğimiz gün, yapılacak en önemli icraatlardan biri İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönmek ve kadınların, çocukların haklarını ve güvenliğini teminat altına almak olacaktır. Bir tane kız evladım var ve ben ona teslim aldığım gibi bir dünya bırakamıyorum. Ona bir gelecek inşa edemiyorum. Bunun mahcubiyeti bana yetiyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencilerinin düzenlediği 'Gençlik Perspektifinden Türkiye' paneline katıldı. Üniversite kampüsünde gerçekleşen etkinlikte konuşan Dervişoğlu, gençlerin eğitim sürecinde dahi gelecek kaygısı yaşadığını belirterek mevcut sistem üzerinden eleştirilerde bulundu.</p>

<h2><strong>'Teslim olmayın'</strong></h2>

<p>İzmir'de düzenlenen panelde öğrencilerle bir araya gelen Müsavat Dervişoğlu, kendi öğrencilik yıllarından örnek vererek geçmişte devletin öğrencilere daha fazla imkân sunduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı bünyesinde gece memurluğu yaptığını hatırlatan Dervişoğlu, bugün üniversite öğrencilerinin aynı fırsatlara sahip olmadığını ifade etti. Dervişoğlu şunları söyledi:</p>

<p>'Ben hep yapmış olduğum ziyaretlerde ya da genç arkadaşlarımızı temsilen yaptığım konuşmalarda şansımı da anlatıyorum olumsuzlukların yanında. Şimdi ben üniversite öğrencisiyken devlet memuruydum. Yani eğitimimi sürdürebilmek mümkün olsun diye memur olmuştum. Sağlık Bakanlığı bünyesinde gece memurluğu yapıyordum. Dolayısıyla bu benim için çok büyük bir şanstı. Benim pozisyonumda olan çok kişiye de tahsil hayatını sürdürebilmeleri açısından devlet imkân tanıyordu. Ama bugün maalesef bunu söyleyebilmek mümkün değil. Üniversiteli genç arkadaşlarımız daha eğitim yıllarındayken gelecek kaygısına kapılıyor. Ayrıca bilgisi, tecrübesi, kabiliyeti ne kadar yüksek olursa olsun acaba mülakat zincirlerini kırabilecek mi, devlet kendisine bir imkân sunabilecek mi endişesiyle yaşamını sürdürüyor. Size ancak şunu söyleyebilirim: Teslim olmayın kardeşim. Yani bu günlerin mutlak surette geçeceğini, hedefleriniz, idealleriniz çerçevesinde mutlaka size bir yol açılabileceğini asla aklınızdan uzak tutmayın.</p>

<p>Bu memleketin hem gençleri açısından hem burayı yaşanmaz görüp mezun olduktan sonra kendisine yurt dışında imkân yaratmak için çaba sarf eden arkadaşlarım açısından söylüyorum bütün bunları. Bu olup biten, yaşanan liyakatsizliği sistemden kaynaklı olarak zaten doğal şekilde ortaya çıkaran bu düzenin nihayete ereceğini aklınızdan asla uzak tutmayın.'  </p>

<h2><strong>'Birçok konuda Devlet Bahçeli'yi muhatap almaya bile değer bulmuyorum'</strong></h2>

<p>Sosyal medyada gündem olan, Devlet Bahçeli'nin elini öptüğü fotoğrafa da değinen Dervişoğlu, söz konusu görüntülerin geçmiş yıllara ait olduğunu belirterek şunları aktardı:</p>

<p>'Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar eski fotoğraflardır. Yani partide genel başkan yardımcısıyken ya da milletvekiliyken Sayın Bahçeli'nin elini öptüğüm doğrudur. Onun elini öptüğüm dönemdeki fikirleri değiştiği için zaten biz Milliyetçi Hareket Partisi'nden ayrıldık. Ama bu durum sosyal medyada kullanılıyor. Muhataplarımı istiskal etmemek, aşağılamamak için de görmezden gelmeye çalışıyorum ama sen madem ki sordun, ben bunu böyle cevaplamış olayım. Kimse de alınmasın.</p>

<p>Devlet Bey benim hocamdır üniversite yıllarından; kendisini 1978 yılından beri tanırım. Geçmişte ayrıldığım partinin de 10 yıl il başkanlığını yapmış biriyim. Dolayısıyla benim herkese duyduğum saygının bir benzerini ona göstermek insani olarak benden beklenen bir şeydir. Ben sana da saygıda kusur etmem çünkü. Bu, beşerî münasebetler noktasında takip ettiğim bir şeydir. Aile terbiyemden kaynaklanan bir durumdur. Şimdi memleketin beklentisinin, milletin beklentisinin hilafına, devletin bekasına zarar verecek söylemler ifade ettiği andan itibaren elbette ki benim ona karşı söylemlerim sertleşecektir. Ama bu tartışma gündeme gelince, partisinden ayrılıp yeni parti kurmuş ve o partinin genel başkanı olmuş birisi olarak kelimelerimi özenle seçmek zorunda hissediyorum kendimi. Birçok konuda, eğer merakını giderecekse söyleyeyim, birçok konuda Devlet Bahçeli'yi muhatap almaya bile değer bulmuyorum. Bunu açıkça söyleyeyim.'</p>

<h2><strong>'Devlet Bey'e ve Sayın Erdoğan'a basın mensubu arkadaşlar bile bir şey soramıyor'</strong></h2>

<p>Basın özgürlüğü üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, gazetecilerin Recep Tayyip Erdoğan ve Bahçeli'ye soru soramadığını iddia etti. Dervişoğlu, 'Bir de şöyle bir şey var: Siz bana her şeyi soruyorsunuz ama Devlet Bey'e ve Sayın Erdoğan'a basın mensubu arkadaşlar bile bir şey soramıyor. Kendilerini cevap verilemeyecek bir zırhın içine almışlar. Şimdi bir yönden bakarsan seni temsil eden Müsavat Dervişoğlu'nun o büyüyü bozduğunu da gözlemlemiş olursun. Yani 'bunlara bir şey söylenemez' denen kim varsa bu memlekette, ben onlara karşı söylenmesi gereken her şeyi sizin adınıza söylemenin onurunu yaşıyorum. O şahıslar üzerinden bir tartışmanın odağına çekilmek de çok işime gelmiyor. Yani bana da sorarlar sonra. Geçmişim var. Şöyle bir şey düşünün, yanlış anlaşılır mı bilmiyorum ama söyleyeyim: Aile içinde servetini israf eden büyükler olabilir. Bu kişiler senin ailenin büyüğü olmaktan çıkar mı? Çıkmaz. Ama ben bazı kişilere 'aile servetimizi harcayamazsınız' deme cesaretini gösteren biriyim' şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>'Tek adam rejiminin sonucudur'</strong></h2>

<p>Eski Tunceli Valisi'nin tutuklanmasıyla ilgili konuşan Dervişoğlu, 'Olup bitenlerin tamamının kaynağı tek adam rejimidir. En başından beri uyarıyoruz bu konuda. Bu rejim öyle bir rejimdir ki, tek adam nereye birini atarsa o kişi de kendini tek adam gibi hisseder. Dolayısıyla tek adamlığın gereğine bağlı olarak suçu da himayeyi de kendi aklına ve vicdanına göre tanımlar. Gülistan Doku hadisesine devlet elinin bulaşması da tek adamın gücünü ve cüretini gösterme iradesine sahip olduklarına inanmalarından kaynaklanmaktadır. Yoksa devletin valisi bunu nasıl yapar? Devletin valisinin bırakın bunu yapması, bunu aklından bile geçirmesi mümkün değildir. Ama rejim ona bu imkânı veriyor. Çünkü tek adamlıkla birlikte eş zamanlı olarak 'tek adamcıklar' da oluşuyor. Devletin valisinin devleti düşürdüğü durum budur. Aslına bakarsanız bu doğrudan doğruya sistemden kaynaklanmaktadır. Sadece vali değil; il emniyet müdürü de, tarım il müdürü de bu sistemde kendini tek adamlardan biri zanneder. Dolayısıyla orada yaşanan şey devlet açısından tarihe şerh edilmiş bir utanç vesikasıdır. Oğlunu koruyabilmek için devleti alet etmeye kalkması, yargılamayı ona göre tanzim etmesi, soruşturmayı ona göre yönlendirmesi, sahte deliller üretmesi ve şahitler oluşturması gibi ne varsa aslında bunu yapar hâle gelmiş insanlar, bu rejimin ürünüdür. Onun için bu alanda verilecek mücadelenin kişilere karşı değil, sisteme karşı verilmesi gerekir. Az önce de söyledim: Kişileri konuşmak önemli değil. Vali bunu yapmış olabilir ama bu rejim değişikliğinden sonra yaptıklarına baktığınızda, önceden yaptıklarıyla kıyaslanamayacak aymazlıklar içinde olduğunu görürsünüz. Bu yüzden kişiyi değil, onu o hâle getiren sistemi konuşmalıyız' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'Genç nesillere karşı mahcubum'</strong></h2>

<p>İktidar olduklarında İstanbul Sözleşmesi'ni geri getireceklerini aktaran Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Kadınları ve çocukları nasıl koruyacağız? Bu düzende bunu nasıl yapabilirsiniz? İstanbul'da bir sözleşme yapmışsınız, adına İstanbul Sözleşmesi demişsiniz. Kendi ülkenizde imzalamış, Meclis'te oylayarak kanuna dönüştürmüşsünüz. Sonra bir gece yarısı kararnamesiyle bu sözleşmeden çıktığınızı açıklamışsınız. 'Nasıl yapacağız?' diye de bana soruyorsunuz. İktidara geldiğimiz gün, yapılacak en önemli icraatlardan biri İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönmek ve kadınların, çocukların haklarını ve güvenliğini teminat altına almak olacaktır. Bir tane kız evladım var ve ben ona teslim aldığım gibi bir dünya bırakamıyorum. Ona bir gelecek inşa edemiyorum. Bunun mahcubiyeti bana yetiyor. Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de bunu söyledim. Genç nesillere karşı mahcubum ama bunun sorumlusu ben değilim; bu ülkeyi yönetenlerdir.'</p>

<p>Dervişoğlu son olarak, ABD'nin Türkiye'ye yönelik açıklamalarına tepki göstererek hükümetin sessiz kaldığını belirtti. Türkiye'nin uluslararası ilişkilerde daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu şu ifadeleri kulladı:</p>

<p>'Amerika'dan buraya büyükelçi olarak gönderilen biri kendini bölge valisi zannediyor; rejime, ilişkilere, güvenlik stratejisine, Doğu Akdeniz'deki haklara, Kıbrıs'taki bağlara karışıyor. Hiç duyuyor musunuz? Neredeyse bir hafta oldu; Türkiye gibi bir ülkeye demokrasinin fazla geldiğini ima eden sözler söyledi ve monarşi önerdi. Dışişleri Bakanı bir açıklama yaptı mı? Cumhurbaşkanı bir şey söyledi mi? Hükümet sözcüsü ya da parti sözcüsü herhangi bir açıklama yaptı mı? Bunlara dikkat etmek lazım.'</p>

<p>Panel sonunda Müsavat Dervişoğlu bir öğrenciye kendi rozetini takarken, başka bir öğrenci de okul kulübünün rozetini Dervişoğlu'na taktı. Ardından Dervişoğlu'na çiçek ve kitap hediye edildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/musavat-dervisoglu-istanbul-sozlesmesine-geri-donecegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 20:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/musavat-dervisoglu-istanbul-sozlesmesine-geri-donecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="61075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mülkiyeliler, barış akademisyenlerinin dönüşünü kutladı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/mulkiyeliler-baris-akademisyenlerinin-donusunu-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/mulkiyeliler-baris-akademisyenlerinin-donusunu-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2016 yılında "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisini imzaladıkları için kamu görevinden ihraç edilen ve hukuk mücadelesini kazanan barış akademisyenleri, İzmir Mülkiyeliler Birliği'nde düzenlenen etkinlikte bir araya gelerek görevlerine dönüşlerini kutladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Nilgün Eser</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2016 yılında yayımlanan "Bu Suça Ortak Olmayacağız" başlıklı bildiriye imza atan 2212 akademisyen, bu sürecin ardından kamu görevinden ihraçla sonuçlanan hukuki ve idari işlemlere maruz kalmıştı. Bildiriyi imzalayan akademisyenlerin birçoğu Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile üniversitelerdeki görevlerinden uzaklaştırılmış, haklarında adli soruşturmalar açılmış ve bazıları tutuklanmıştı.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), yaşanan süreçlerin ardından akademisyenlerin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmederek yargılamaların yeniden yapılmasının önünü açtı. Yıllar süren hukuk mücadeleleri neticesinde kazanılan davalarla görevlerine iade edilen akademisyenler, İzmir’de düzenlenen bir yemek organizasyonunda bir araya geldi.</p>

<h2>BARIŞTAN VAZGEÇİLEMEYECEĞİ VURGULANDI</h2>

<p>İzmir Mülkiyeliler Birliği’nin Alsancak Gazi Kadınlar sokağında yer alan Cumbalı Evi’nde gerçekleştirilen kutlamaya, göreve iade edilen isimlerden Prof. Dr. Ayşen Uysal, Dr. Aydın Arı, Dr. Öğretim Üyesi Erkin Başer ve Dr. Cansu Akbaş Demirel katıldı. Etkinlikte ayrıca akademisyenlerin savunmanlığını üstlenen Av. Ayşegül Karpuz Tör ve Av. Arif Ali Cangı da hazır bulundu.</p>

<p>Mülkiyeliler Birliği’nin Michelin ödüllü lokalinde yapılan kutlamada, barışın önemine dikkat çekilerek bu değerden vazgeçilemeyeceği vurgulandı. Katılımcılar, hep birlikte söylenen türküler eşliğinde dayanışma ruhunu koruduklarını ve bu birlikteliği kaybetmeyeceklerini ifade ettiler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/mulkiyeliler-baris-akademisyenlerinin-donusunu-kutladi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/baris-akademisyenleri-izmir.png" type="image/jpeg" length="18770"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBB Başkanı Sağkan, Esra Işık’ı cezaevinde ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/tbb-baskani-sagkan-esra-isiki-cezaevinde-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/tbb-baskani-sagkan-esra-isiki-cezaevinde-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Akbelen protestosu sırasında tutuklanan Esra Işık’ı İzmir Şakran Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret etti. Sağkan, SEGBİS ile yargılamanın adil yargılanma hakkını ihlal edeceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz ile birlikte, Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı açılan dava kapsamında yapılan bilirkişi keşfine yönelik protesto sırasında gözaltına alınan ve tutuklanan Esra Işık’ı, İzmir Şakran (Aliağa) Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Sağkan, adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>“YAPILMAK İSTENEN, ORADA YÜRÜYEN O MEŞRU DİRENİŞİ KIRMAK”</h2>

<p>Esra Işık’ın tutuklanmasının “alt mesajı” olduğunu belirten Sağkan, şunları söyledi:</p>

<p>“Esra, uzun süredir ağır bir hak ihlaliyle tutuklu bulunuyor. 27 Nisan’da duruşması olacak. Biz bu süreci bir değerlendirdik kendisiyle. Uzun yıllardır Akbelen’de bir çevre mücadelesi veriyor. Aslında 86 milyonun sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını orada İkizdere’liler, köylüler savunuyorlar. Ve aynı zamanda maalesef kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlali gibi çok ağır yaptırımlarla karşılaşıyorlar. Esra şu anda bunun en büyük mağdurlarından birisi. Ama şunu çok iyi biliyoruz ki aslında Esra üzerinden yapılmak istenen, orada yürüyen o meşru direnişi kırmak, onu zayıflatmak ve bu süreçte bu acele kamulaştırma işlerini bir an evvel yaparak yangından mal kaçırır gibi zeytinliklerle dahil olmak üzere bu ülkenin toprağını, havamızı, suyumuzu mahvetmek. Bunun başka bir izahı yok.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun bir gözdağı olduğunu da biliyoruz. Tutuklandığı dosyanın konusu gerçekten hukuk sistemi bakımından kara bir leke. Çünkü orada yürüyen bir hukuki sürece dair yapılan bir keşif esnasında Esra Işık’ın orada gelen heyeti, oradaki sivil plaka nedeniyle şirket yetkilileri olduğunu düşünerek tepkisini bir vatandaş olarak dile getirdiği bir konuyu alıp yargı görevlilerine dönük bir eylem olarak nitelendirmişler. Bunu TCK’nın 265. maddesi kapsamında ‘görevi yaptırmamak için direnmek’ gibi bir suçun maddi unsurları hiç oluşmadığı halde bu suçun tanımı içerisine koymuşlar. Bunu bir de alıp tutuklama noktasına kadar getirmişler.”</p>

<p>Tutuklamanın gerekçesine de değinen Sağkan, “Aslında bütün amacı tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. İlk defa böyle bir şey görüyoruz. Bir mahkeme gerekçeli kararında; orada daha sonra devam edecek olan hukuki işlemlerdeki ‘bilirkişileri etkilemeye teşebbüs edebilir’ gibi tamamen varsayıma dayalı bir gerekçeyle bir kişiyi tutukluyor. 26 yaşında bu ülkenin geleceğini korumak için, çocuklarımızın geleceğini korumak için mücadele eden bir kadını 20 günü aşkın süredir tutsak hale getiren bir yargı kararı var ortada. Buna karşı tabii ki Türkiye Barolar Birliği olarak sessiz kalmayacaktık. 27 Nisan’da Milas’ta olacağız. Bu yargılamayı sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.</p>

<h2>“ADİL YARGILANMA HAKKININ İHLALİ ANLAMINA GELECEKTİR”</h2>

<p>Esra Işık’ın yargılanacağı davanın ilk duruşmasına ilişkin verilen SEGBİS kararına tepki gösteren Sağkan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Esra’nın bir talebi var. Bu yargılamaya bir sanık olarak adil yargılanma hakkının gereğince bizzat hazır bulunmak istiyor. Ancak mahkemenin bildiğimiz kadarıyla SEGBİS yoluyla buradan dinlenmesine dönük bir kararı olduğunu öğrendik. Ancak ceza hukukunun temel prensibi yüz yüzelik ilkesidir. Bu yüz yüzelik ilkesi özellikle sanığın kendisinin de duruşmada bizzat hazır bulunmak istediği göz önüne alındığında orada hazır edilmeksizin yapılacak işlem peşinen adil yargılanma hakkının ihlali olacaktır.”</p>

<p>Sağkan, Esra Işık’ın mesajını da ileterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Özellikle bu acele kamulaştırma sürecinde artık sona gelindi ve süreç, fiili el koyma noktasına varmış durumda. Bu aşamada Anayasa Mahkemesi’nin önünde o zeytinliklerin ranta açılması olarak adlandırılabilecek yasanın iptalini içeren bir başvuru süreci var. Bu başvuruya ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin kararı gecikirse belki de lehe bir iptal kararı çıksa bile maalesef bir anlam ifade etmeyeceği bir noktaya gelecek. O nedenle Esra’nın da özellikle altını çizdiği ve kamuoyuna iletmek istediği mesaj kendi derdi değil, kendi serbest bırakılmasına ilişkin bir talep değil. Tek talebi, bir an önce Anayasa Mahkemesi’nin önündeki dosyayı karara bağlaması, daha fazla gecikmeden bu dosyanın incelenmesi.”</p>

<p>İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz da Esra Işık üzerinden gözdağı verilmeye çalışıldığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Biz geçtiğimiz yıl, Türkiye Barolar Birliği’nin Noyan Öztan Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Ödülü’nü Esra’ya verdik. Bu çabanın içerisinde olmak adına bugüne kadar bu genç yaşında bu mücadeleyi sürdüren bu arkadaşımızın tutuklanması gerçekten çok derin bir hak ihlalinden başka bir şey değil. O alanlar, bizim yaşam alanlarımız. Bu mücadele bugünün mücadelesi değil. Bu mücadele uzun zamandır devam ediyor. Orada ağaçları, çiçekleri, yaşam alanlarının toprağını korumaya çalışan bir anlayışın, genç bir kadının sözlerinin ‘görevi yaptırmamak için direnmek’ ve ‘hakaret’ olarak algılanması ve tutanakların da orada bulunan mahkeme heyeti ve bilirkişilere karşı bu eylemin gerçekleştirildiği şeklinde yanlış bir biçimde tutulması... Bugün aslında bu suçlardan tutuklamanın dahi olmaması gerekir. Böyle bir anlatım, böyle bir hukuk düzeni yok.</p>

<p>Ceza hukukunda da en temel hak aslında özgür yargılanmaktır, tutuklanmak değil. Ama ne yazık ki böyle bir uygulamayı uzunca bir zamandır devam ettiriyorlar. Esra Işık için tweet atanları tutukladılar. Onlar hakkında soruşturma başlattılar. Yani korku imparatorluğunu daha da artırarak devam etmek isteyen bir anlayış var. Bizim birlikte mücadelemiz bu anlayışı mutlaka bir şekilde bertaraf edecektir.”</p>

<p>Yeni yazılan habere asla "Başlık, Spot, Haber Metni" tanımlamalar ekleme. Ne olduğunu biliyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/tbb-baskani-sagkan-esra-isiki-cezaevinde-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/erinc-sagkan-4.jpg" type="image/jpeg" length="95349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de emekliler meydanlara çıktı: Sefalet zulmüne son]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/izmirde-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/izmirde-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Dikili ilçesinde bir araya gelen emekliler, düşük maaşlar ve hayat pahalılığına karşı "Sefalet zulmüne son" mitingi düzenledi. Bülent Ecevit Meydanı'ndan Atatürk Meydanı'na yürüyen katılımcılar, intibak düzenlemesi ile insanca yaşam taleplerini dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Dikili ilçesinde düzenlenen bölge mitinginde bir araya gelen emekliler; düşük emekli aylıkları, hayat pahalılığı ve sosyal hak kayıplarını protesto ederek intibak düzenlemesi talebinde bulunurken, sefalet zulmü olarak adlandırdıkları mevcut ekonomik şartlara tepki gösterdi.</p>

<p>Tüm Emeklilerin Sendikası tarafından organize edilen ve "Sefalet zulmüne son" başlığıyla gerçekleştirilen Dikili Bölge Mitingi'ne dair bilgiler, sendika temsilcilerinin açıklamaları ve yürüyüşe katılan grupların talepleriyle kamuoyuna yansıdı. Bülent Ecevit Meydanı’nda toplanan kalabalık, Atatürk Meydanı’na kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yoğun katılımla düzenlenen etkinlikte emekliler, düşük maaş artışlarını "sefalet zammı" olarak nitelendirerek tepkilerini ifade etti.</p>

<p>Miting sırasında söz alan Tüm Emeklilerin Sendikası Ege Bölge Sorumlusu Nuran Kamalı Şahin, okullarda meydana gelen silahlı saldırılara dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifa etmesi gerektiğini belirtti. Şahin, emeklilere yönelik ağır bir yoksullaştırma politikasının izlendiğini kaydederek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bugün burada sadece bir miting yapmak için değil, bu düzenin gerçek yüzünü haykırmak için toplandık. İnsanca ve onurlu bir yaşam isteyenlerle omuz omuzayız. Türkiye’de milyonlarca emekli, işçi ve emekçi bilinçli bir yoksullaştırma politikasıyla sefalet zulmüne mahkûm edilmiştir. Yıllarca çalıştık, ürettik ve bu ülkeyi ayakta tuttuk ama bugün emeklilik artık bir dinlenme değil, yoksulluğa karşı hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür."</p>

<h2>"EMEKLİ AYLIKLARI AÇLIK SINIRININ ALTINDADIR"</h2>

<p>Şahin, konuşmasının devamında emeklilerin yaşadığı ekonomik zorlukları ve sosyal krizleri detaylandırarak şu sözleri kaydetti:</p>

<p>"Emekli aylıkları açlık sınırının altındadır; pazar filesi boş, sofralar eksik, ilaçlar yarımdır. Otogarlarda sabahlayan, ucuz ve sağlıksız odalarda yaşamaya çalışan, kirasını ödeyemediği için evsiz kalan emekliler var. Bu bir kader değil, bir tercihtir. Bu düzen emeği değersizleştiren, insanı yok sayan bir düzendir. Bugün yalnızca ekonomik bir yıkımla değil, açık bir demokrasi kriziyle karşı karşıyayız. Seçilmişler görevden alınıyor, halkın iradesi gasbediliyor; sendikacılar, gazeteciler susturuluyor. Yargı siyasallaşmış durumdadır. Demokrasi yoksa ekmek, hukuk yoksa yaşam da yoktur. TÜİK’in rakamları gerçeği gizlerken asıl enflasyon pazarda, faturada ve kirada yaşanıyor. Elektrik ve doğalgaz faturaları katlanıyor, ekmek bile lüks hale geliyor. İktidar emekliye sadaka gibi zamları ‘müjde’ diye sunuyor. Bu düzen sürdürülemez, bu sefalet kabul edilemez."</p>

<p>Dikili Bölgesel Miting Komitesi Başkanı ve Tüm Emeklilerin Sendikası Dikili Şube Başkanı Raika Doğan da mevcut politikaların yol açtığı ekonomik ve siyasi sonuçlara değindi. Doğan, ülkenin genel durumunun iç açıcı olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:</p>

<p>"Ülkemizin içinde bulunduğu durum iç açıcı değildir. Hakkâri’den İstanbul’a birçok yerde halkın seçtiği yöneticiler görevden alınmış, tutuklanmıştır. Demokrasi askıya alınmış, yargı tamamen siyasallaşmıştır. Sendikacılardan gazetecilere, siyasetçilerden seçilmiş milletvekillerine kadar birçok kişi tutukludur. Böyle bir yönetim sürdürülebilir değildir. Bugün emeklilerin ortalama aylığı 23 bin 500 lira civarındadır. Milyonlarca yurttaş 5-6 bin lira gibi rakamlarla yaşamaya çalışıyor. 5 milyon emekli 20 bin lira seviyesinde aylık alıyor. İleri yaşlarımıza rağmen milyonlarca emekli çalışmak zorunda kalıyor. Bu tablo sosyal devletin çöküşüdür. Bu sefalet düzenini kabul etmiyoruz. İktidara bir kez daha sesleniyoruz: Bu aylıklarla yaşanmaz. Er geç sandık gelecek ve bu halk yaşadıklarının hesabını soracaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEK DÜNYASI, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/izmirde-emekliler-meydanlara-cikti-sefalet-zulmune-son</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 00:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/emekliler-izmir.jpg" type="image/jpeg" length="46691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cemil Tugay'den Karşıyaka'da TOKİ'den kişiye özel ihale iddiası: Yapılan şeytanlığa nutkum tutuldu]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/cemil-tugayden-karsiyakada-tokiden-kisiye-ozel-ihale-iddiasi-yapilan-seytanliga-nutkum-tutuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/cemil-tugayden-karsiyakada-tokiden-kisiye-ozel-ihale-iddiasi-yapilan-seytanliga-nutkum-tutuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Karşıyaka'da TOKİ tarafından yapılan satış ihalesine tepki göstererek, şartnamenin tek bir kişiyi işaret edecek şekilde hazırlandığını belirterek 'Yapılan şeytanlığa nutkum tutuldu' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>(İZMİR) -</strong> İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Karşıyaka'da TOKİ tarafından yapılan satış ihalesine tepki göstererek, şartnamenin tek bir kişiyi işaret edecek şekilde hazırlandığını belirterek 'Yapılan şeytanlığa nutkum tutuldu' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin nisan ayı olağan toplantısının üçüncü birleşiminde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Karşıyaka'da satışa çıkarılan belediye hizmet alanına ilişkin ihaleyi eleştirerek, sürecin belirli bir kişi lehine kurgulandığını iddia etti ve konuyu yargıya taşıyacaklarını açıkladı.</p> <p>Karşıyaka'da TOKİ'nin belediye hizmet alanını sattığını dile getiren Tugay, şunları kaydetti:</p> <p>'Karşıyaka'da TOKİ bir belediye hizmet alanını sattı. Belediye hizmet alanını belediyeden başka kim niye alsın? TOKİ tarihinde ilk defa alımda öncelik hakkı verdiği bir şartnameyle çıktı ihaleye. 'Burada hissesi olana alımda öncelik veriyoruz' dedi. Ben Büyükşehir Belediyesindeki emlak işlerindeki arkadaşlarımıza 'bu ihaleye girin' dedim. Belediye hizmet alanı, bizim almamız lazım; oraya başka kimin ne işine yarayacak? Gittiler; o ihaleye orada hissemiz olmadığı için giremediler. Başka kimse de giremedi ve orayı satışa çıktığı fiyattan, 140 küsur milyon liradan, metrekaresi 45 bin liradan sadece bir kişi alabildi, bir kişi. TOKİ öyle bir ihale yaptı ki zaten ondan başka kimsenin girmesi ve alması mümkün değil yani. Dedim ki: 'Bu arkadaşın burada bir tane yapı kayıt belgesi aldığı bir binası var. Herhalde ondan dolayı öyle oldu' ama o yapı kayıt belgesi geçerli değil ki. Ben öyle dedim ama yapılan şeytanlığa yemin ederim nutkum tutuldu. Artık ben dedim ki: 'Bu kadarını hakikaten kim düşünebilir?'</p> <p>Meğer sen bir buçuk ay önce orada 94 metrekarelik küçük bir başka hisseyi, üç hisse vardı orada, hazinenin hissesini birisine satmışlar. Oradan onu hissedar yapmışlar ve ondan sonra bu satışı sadece onun alacağı şekilde ayarlamışlar. Şimdi o 94 metrekare yeri satarken aynı kurum, metrekaresi 98 bin küsur liradan satmış. Aynı yeri bir buçuk ay sonra metrekaresi 45 bin liradan sattılar ve biliyorlardı ki başka birisi alamaz orayı. İzmir'i var ya, İzmir'i ve Türkiye'yi bunlarda olduğu zaman, bak İzmir'i hani böyle 'verelim verelim' falan diye laflar edenler var ya, yemin ederim durduramazsınız yani. Biz buna dava açıyoruz, bunu durduracağız. O mahkemelerimize inanıyoruz, adalete inanıyoruz. Durduracağız.'</p> <p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR, Yurt</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/cemil-tugayden-karsiyakada-tokiden-kisiye-ozel-ihale-iddiasi-yapilan-seytanliga-nutkum-tutuldu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 01:20:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/cemil-tugayden-karsiyakada-tokiden-kisiye-ozel-ihale-iddiasi-yapilan-seytanliga-nutkum-tutuldu.jpg" type="image/jpeg" length="23661"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Eşme Belediyesi'ne operasyon: Belediye Başkanı Yılmaz Tozan gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/chpli-esme-belediyesine-operasyon-belediye-baskani-yilmaz-tozan-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/chpli-esme-belediyesine-operasyon-belediye-baskani-yilmaz-tozan-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak'ın Eşme Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ve eşi Burcu Tozan'ın da aralarında bulunduğu beş kişi gözaltına alındı. Operasyon kapsamında belediye binasında yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ile eşinin de aralarında bulunduğu 5 kişi, Eşme Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eşme Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 'irtikap' soruşturma kapsamında Eşme Belediye Başkanı Tozan ve eşi Burcu Tozan ile 4 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Başkan Tozan ile eşinin de bulunduğu 5 kişi gözaltına alınırken, hakkında gözaltı kararı bulunan 1 kişiyle ilgili çalışmaların sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Polis ekiplerince Eşme Belediyesi'nde yapılan aramada bazı dijital materyallere el konulduğu öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/chpli-esme-belediyesine-operasyon-belediye-baskani-yilmaz-tozan-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2025/10/polis-gozalti-sorusturma.png" type="image/jpeg" length="82403"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de 7 eğitim sendikasından ortak tepki: Okullar güvensiz, önlem alınmalı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/izmirde-7-egitim-sendikasindan-ortak-tepki-okullar-guvensiz-onlem-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/izmirde-7-egitim-sendikasindan-ortak-tepki-okullar-guvensiz-onlem-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de faaliyet gösteren yedi eğitim sendikası, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede 16 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırıya tepki göstermek amacıyla ortak bir basın açıklaması düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de bir araya gelen eğitim sendikaları, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki bir okulda yaşanan ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırı üzerine bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Farklı noktalarda toplanan sendika üyeleri, Konak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) binası önünde buluşarak İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasına kadar bir yürüyüş düzenledi.</p>

<h2>EĞİTİMDE GÜVENLİK VE YAPISAL SORUNLAR</h2>

<p>Sendikalar tarafından yapılan ortak açıklamada, Siverek'te meydana gelen saldırının münferit bir olay olmadığı, eğitim sisteminde uzun süredir devam eden yapısal sorunların bir sonucu olduğu kaydedildi. Yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar kan gölüne dönüyor, ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor. Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. Bu saldırı, eğitimin ve öğretmenin yıllardır sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençliğin geleceksizleştirildiğinin ve okulların bile isteye sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır. Bugün eğitim, çocuklarımıza umut vermiyor. Bugün eğitim, gençlerimize gelecek kurdurmuyor. Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Çünkü bu sistem, onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor. Ve işte o öfke, o umutsuzluk, bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor. En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu bir çöküştür. Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır. Bu, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın eseridir. 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık 'münferit' denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönüştüştür. Biz burada bulunan sendikalar olarak yıllardır uyarıyoruz. Daha kısa süre önce öğretmenimiz Fatma Nur Çelik katledildiğinde söyledik."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, okullarda artan şiddete karşı önlem alınmadığı sürece daha ağır sonuçların yaşanacağı vurgulandı. Eğitim emekçilerinin can güvenliği endişesiyle ders anlattığı belirtilirken, yönetimin bu sorumluluktan kaçamayacağı ifade edildi. Sendika temsilcileri, güvenli okul ve sağlıklı eğitim taleplerinin hayati bir önem taşıdığını belirterek, çözüm önerilerini ve taleplerini şu şekilde sıraladı:</p>

<p>"Okullarda revir ve sağlık görevlisi bulunmalıdır. Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmeli, girişlerde denetim sağlanmalıdır. Okullarda yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli görevlendirilmelidir. Her öğrenci için ücretsiz, sağlıklı okul yemeği ve temiz içme suyu sağlanmalıdır. Her okula rehber öğretmen atanmalı, öğrenci sayısına göre rehber öğretmen sayısı artırılmalıdır. Rehber öğretmenlerin raporları dikkate alınmalıdır. Ülkemizdeki sosyal hizmetler sistemi geliştirilmeli ve okullarla sosyal hizmetler arasında ilişki kurulmalıdır. CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmelidir. Kalabalık sınıflar azaltılmalı, yeni okul binaları ve derslikler yapılmalıdır. Sanat ve spor dersleri güçlendirilmeli, okul takımları ve sanat kulüpleri yaygınlaştırılmalıdır. Tüm okullar TSE güvenlik ve fiziki koşul standartlarına uygun hâle getirilmelidir. Bu talepler lütuf değil, en temel haktır. Bu talepler ertelenemez, görmezden gelinemez."</p>

<p>Eğitim sendikaları, eğitimde şiddete karşı somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Basın açıklamasının tamamlanmasının ardından sendika üyeleri yarım saat süren bir oturma eylemi yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/izmirde-7-egitim-sendikasindan-ortak-tepki-okullar-guvensiz-onlem-alinmali</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/izmirde-7-egitim-sendikasindan-ortak-tepki-okullar-guvensiz-onlem-alinmali.jpg" type="image/jpeg" length="74863"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de bildiri dağıtan üniversite öğrencilerine palalı saldırı düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/izmirde-bildiri-dagitan-universite-ogrencilerine-palali-saldiri-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/izmirde-bildiri-dagitan-universite-ogrencilerine-palali-saldiri-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Ege Üniversitesi'nde stant açarak bildiri dağıtımı yapan Öğrenci Sendikası üyesi üniversite öğrencileri, kimliği belirsiz bir grubun palalı saldırısına uğradı. Yaşanan olayda iki öğrenci yaralanarak hastaneye kaldırılırken, saldırganların kendilerini Ülkü Ocakları mensubu olarak tanıttığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de Öğrenci Sendikası standı açan üniversite öğrencileri, kampüs içerisinde bildiri dağıtımı gerçekleştirdikleri sırada kimliği henüz belirlenemeyen kişilerin fiziki saldırısına maruz kaldı. Olayın ardından bölgede kısa süreli arbede yaşandı.</p>

<p>Birgün'de yer alan habere göre, Öğrenci Sendikası’na bağlı üniversite öğrencileri, açtıkları stantta çalışmalarını sürdürürken saldırıya uğradı. Ege'de Son Söz tarafından paylaşılan bilgilere göre ise olayda palayla saldırıya uğrayan iki öğrenci yaralanarak hastaneye sevk edildi. Olay anına ilişkin kaydedilen görüntülerde, saldırgan gruptan bir kişinin elinde pala bulunduğu görüldü. Saldırı sırasında öğrenciler kendilerini korumaya çalışırken, alanda bulunan güvenlik görevlilerine yönelik tepkilerini dile getirdi.</p>

<h2>ÖĞRENCİ SENDİKASI TARAFINDAN AÇIKLAMA YAPILDI</h2>

<p>Öğrenci Sendikası'nın sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bilgilere göre, saldırıyı gerçekleştiren şahısların Ülkü Ocakları mensubu olduklarını ifade ettikleri kaydedildi. Sendika tarafından konuya ilişkin yapılan resmi açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bugün Ege Üniversitesinde öğrencilerin hak arayışı için kurduğumuz Öğrenci Sendikası masamıza, kendisini Ülkü Ocakları mensubu olarak tanıtan bir grup pala ve bıçaklarla saldırmıştır. Saldırı tüm öğrenciler tarafından püskürtülmüştür. Bizler öğrencilerin yan yana geldiği, eşit ve özgür üniversiteler için mücadele ederken bu saldırıların öğrenci dayanışmasına zarar vermek amacıyla gerçekleştirildiğini biliyoruz. Geleceğimizi, hayallerimizi, hak ettiğimiz kampüsleri kazanmak adına verdiğimiz mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YEREL, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/izmirde-bildiri-dagitan-universite-ogrencilerine-palali-saldiri-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 08:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/izmir-palali-saldirgan.png" type="image/jpeg" length="29591"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bergama'da Biotrend Enerji işçilerinden toplu iş sözleşmesi eylemi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/bergamada-biotrend-enerji-iscilerinden-toplu-is-sozlesmesi-eylemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/bergamada-biotrend-enerji-iscilerinden-toplu-is-sozlesmesi-eylemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Bergama ilçesinde faaliyet gösteren Doğu Star Elektrik (Biotrend Enerji) tesislerinde çalışan işçiler, DİSK/Enerji-Sen’in yetkisine yapılan itirazın geri çekilmesi ve toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinin başlatılması talebiyle Bergama Cumhuriyet Meydanı’nda eylem düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Bergama ilçesinde faaliyet gösteren Doğu Star Elektrik Anonim Şirketi (Doğu Star Elektrik AŞ) çalışanı işçiler, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) bünyesindeki Enerji İşçileri Sendikası (Enerji-Sen) yetkisine işveren tarafından yapılan itiraza karşı protesto gösterisi gerçekleştirdi. Bergama Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasına köy muhtarları ile çeşitli sendika ve siyasi parti temsilcileri de destek verdi.</p>

<p>Eyleme destek veren kurumlar arasında Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri, SOL Parti, Ege İşçi Birliği ve Sosyal Haklar Derneği üyeleri yer aldı. İşçiler, "gerçeğe aykırı" olarak nitelendirdikleri yetki itirazının geri çekilmesini, toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinin derhal başlatılmasını ve sendikal haklara saygı gösterilmesini talep etti. Düzenlenen eylemde, işverenin TİS sürecini kasten uzattığı ve çalışanların anayasal haklarını engellediği belirtildi.</p>

<h2>İTİRAZIN GERİ ÇEKİLMESİ TALEBİ</h2>

<p>DİSK Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin, yaptığı açıklamada, iş yerinde çalışanların yüzde 98'inin sendika üyesi olduğunu vurguladı. İşverenin süreci mahkemeler yoluyla uzatarak işçileri düşük ücretlere mahkûm etmek istediğini belirten Keskin, "İşçileri sefalet ücretine mahkûm edip köle gibi çalıştırmak istiyorlar. Bu itirazla süreci iki yıl daha uzatmanın hesabını yapıyorlar. Ama yağma yok, işçiler artık örgütlü. Eğer itiraz geri çekilmezse, Doğanlar Holding’e bağlı tüm kurumları eylem alanına çeviririz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eylemde söz alan işçi Ömer Ozan Kartal da ağır çalışma koşullarının iyileştirilmesi için sendikaya üye olduklarını ifade ederek şunları söyledi:</p>

<p>"Şirketimiz yaklaşık 7 aydan beri tamamen süreci uzatarak, almak istediğimiz hakları engellemek için bir çalışma yapmaktadır. Bu nedenle 16 Nisan'da görülecek dava, bu sürecin en önemli noktasıdır. Buradan işverene bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Yetkiye yapılan itirazı geri çekip bütün işçilere haklarını vermelerini istiyoruz. İrademize saygı duyun ve toplu iş sözleşmesi bir an önce başlasın."</p>

<p>İşçiler ve sendika temsilcileri, 16 Nisan’daki yetki davası öncesinde itirazın geri çekilmesini talep ederken, aksi halde eylemlerin genişletileceği uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEK DÜNYASI, İZMİR</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/bergamada-biotrend-enerji-iscilerinden-toplu-is-sozlesmesi-eylemi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/bergama-isci-eylemi.jpg" type="image/jpeg" length="40447"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
