<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>dokuz8HABER</title>
    <link>https://www.dokuz8haber.net</link>
    <description>Son dakika haberleri, güncel haberler, siyaset, toplum, yaşam haberleri, ekonomideki gelişmeler, emek dünyasından ekoloji mücadelesine ve kadın hareketine yerel ve dünya haberleri dokuz8haber.net'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/istanbul" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 07:54:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/istanbul"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda tahliye edilen 15 kişi cezaevinden çıktı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-tahliye-edilen-15-kisi-cezaevinden-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-tahliye-edilen-15-kisi-cezaevinden-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 92'si tutuklu 414 sanıklı davanın 30. gününde 15 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı vermesinin ardından cezaevinden çıkan isimler, aileleri ve yakınları tarafından karşılandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 92'si tutuklu 414 sanıklı davanın 30. gününde 15 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı vermesinin ardından cezaevinden çıkan isimler, aileleri ve yakınları tarafından karşılandı.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın 30. duruşma gününde tahliye kararları çıktı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, 92'si tutuklu 414 sanıklı davada tutuklu sanıklar Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Mehmet Çağlar Kuru, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Çağlar Türkmen, Adem Soytekin, Seyhan Özcan, Nuri Cem Ceylan, Esma Bayrak, Murat Keleş, Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, Harun Cengiz Beğenmez ve Mehmet Kaya hakkında tahliye kararı verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Cezaevi önünde karşılama</strong></h2>

<p>Tahliye kararlarının ardından cezaevinden çıkışlar gerçekleşti. Cezaevi önünde bekleyen aileler ve yakınları, tahliye edilen isimleri karşıladı.</p>

<p>Uzun süren tutukluluğun ardından yakınlarına kavuşan isimler, aileleriyle sarılarak hasret giderdi. Cezaevi önünde duygusal anlar yaşandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-tahliye-edilen-15-kisi-cezaevinden-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/05/ibb-davasinda-tahliye-edilen-15-kisi-cezaevinden-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="90309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erkan Baş: Madencilerin zaferi 1 Mayıs'a özel anlam yükledi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/erkan-bas-madencilerin-zaferi-1-mayisa-ozel-anlam-yukledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/erkan-bas-madencilerin-zaferi-1-mayisa-ozel-anlam-yukledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Doruk Madencilik işçilerinin direnişinin kazanım ile sonuçlandığını belirterek, "Çok güzel bir zamanda direnişimiz bir zaferle sonuçlandı. Bu sene 1 Mayıs'a bir özel anlam daha yüklenmiş oldu" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Doruk Madencilik işçilerinin direnişinin kazanım ile sonuçlandığını belirterek, 'Çok güzel bir zamanda direnişimiz bir zaferle sonuçlandı. Bu sene 1 Mayıs'a bir özel anlam daha yüklenmiş oldu. 1 Mayıs'a Türkiye işçi sınıfı bir zaferle, bir başarıyla giriyor. Bir direniş kararlılığıyla giriyor. Ve biliyorsunuz bu yıl, 1 Mayıs 1976'da ilk kez Türkiye çapında kitlesel kutlanan 1 Mayıs'ların 50. yıl dönümünde kutlayacağız' dedi. Baş, İstanbul Valiliğinin yasaklama kararını tanımayacaklarını ve yarın Taksim'de olacaklarını belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi. Doruk Madencilik işçilerinin haklarını almasına değinerek konuşmasına başlayan Baş, şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:justify">'Bu mücadelenin en güzel örneklerinden birini verdiler. Bu sınıf mücadelesinin en güzel direnişlerinden birisini örgütleyen Bağımsız Maden İş Sendikasına, Ankara halkına yürekten teşekkür ediyorum. Bu zaferin gerçek sahibi maden işçileridir. Bu zafer yurttaş bile sayılmayan, insan yerine konulmayan maden işçilerinin birleşip haklarını almaları açısından son derece önemlidir. Bütün bu yokluğa rağmen örneğin engelli çocuğunu evinde bırakarak 'ben hakkımı almadan dönmeyeceğim' diyerek yola çıkan her bir madenciye, onların eşlerine bütün ülke adına yürekten teşekkür ediyorum. Bu ülkede yıllardır unutturulan bir şeyi, işçi sınıfının birliğini sağladığında, dayanışmasını ortaya koyduğunda, mücadele kararlılığıyla hareket ettiğinde mutlaka kazanabileceğini bir kez daha gösterdiler.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>'Bir işçi gasp edilen hakkını kazanıyorsa bu bizim için yeterli bir mutluluktur'</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Zaferden sonra ortaya çıkan sahte kahramanlar da var. Mesela sarı sendikanın paylaşımları var. O iş yerinde yıllardır işçilerden düzenli olarak aidat toplayan ve işçilerin bu koşullarda çalıştıkları sürece bir taraftan da işçileri buna ikna etmek gibi bir kötücül görev üstlenen sendika, zaten bir şey söylemeyi gerektirmiyor. İçişleri Bakanının parlatılmasını gerçekten garipsediğimi söylememem lazım, oraya da özel bir çalışma yapılıyor. Bunca yıldır bu işçiler bu koşullarda çalışırken bakan bey neden zahmet edip bir telefon açmadınız madem bu işi bu kadar çözebiliyorsanız. Ülkenin neresinde bir işçi gasp edilen hakkını kazanıyorsa bu bizim için yeterli bir mutluluktur ama patronların bu yaklaşımlarına karşı nasıl direnilebileceğini hep beraber gördük. Buradan çıkarttığımız derslerle devam etmemiz lazım. Onlarca madenci arkadaşımız en özet haliyle evlerine ekmek götürebilmek için yola çıktılar. Bu ülkedeki zenginlerin çok büyük bir bölümünün bir iki saat bile dayanamayacağı yerin derinliklerinde, karanlıkta bir ömür tüketen işçilerden bahsediyoruz. Haklarını almak için Ankara'ya geldikleri bir tabloda karşılarına bakanların yerine emniyet güçlerinin dikiliyor olması hiç aklımızdan çıkmaması gereken bir şey. Amaç haklı seslerinin duyulmasını engellemektir.</p>

<p style="text-align:justify">[related-posts id="294886" color="bg-danger"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>'Sizin bültenlerinizi takip etsek 17 gündür Ankara'da böyle bir direniş yok ki'</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Türkiye'deki medyanın sefaletini görmemiz gerekir. Alanda Kazakistan devlet televizyonu gelip röportaj yaptı, bu ülkenin devlet televizyonunun gelmesini kimse hayal bile etmedi. Anadolu Ajansı son gün anlaşma yapılana kadar ortalıkta yoktu. Herkesin şunu sorması lazım; Anadolu Ajansı 17. günde anlaşma haberini verdiğin bu direniş ne zaman başadı, kim yaptı, bu 17 günde ne oldu? Ey yandaş medya; sizin bültenlerinizi takip etsek 17 gündür Ankara'da böyle bir direniş yok ki. İşin çözüm noktasında üç bakan sahaya çıkıyor. Eğer sen bu ülkenin Çalışma Bakanıysan bakanlığının 150- 200 kilometre ötesindeki bir madende işçilerin kölelik koşullarında çalıştığını bilmiyorsan ne işe yararsın ki? Bunun için illa insanların isyan etmesi mi gerekiyordu? Bunun için illa insanların günlerce aç sefil yollarda yürümesi mi gerekiyordu? Bunun için illa insanların polis şiddeti karşısında kararlı duruş sergilemesi mi gerekiyordu? 10 gün açlık grevi yapmaları mı gerekiyordu? Bunların hepsini aynı anda hatırlamamız gerekiyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>'İktidar desteği çekildiği anda işçinin hakkını vermek zorunda kaldılar'</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Bu iktidarın bir patron iktidarı olduğu, zengin iktidarı olduğu, onların sırtını sıvazlayan onları destekleyen bir iktidar olduğu da bir kez daha tescillenmiştir. Bu patronlar bu cesareti, bu cüreti bu iktidardan alıyorlar. İşte arkalarındaki iktidar desteği çekildiği anda işçinin hakkını vermek zorunda kalırlar. Arkalarındaki iktidar desteğini kaybedeceklerini hissettikleri anda işçinin bütün haklarını, iki yıldır, üç yıldır verilmeyen haklarını beş dakikada işçiye teslim etmek zorunda kaldılar. Bu nettir. Bu ülkede bu pervasız sömürünün gerçekleştirilmesinin sorumlusu iktidardır. Bu pervasız sömürünün sürdürülebiliyor olması patronların sırtlarını sermaye iktidarına, AKP'ye, Saray'a yasladıklarını gösterir. Hiçbir patron arkasında bu iktidarın desteği olmadan bu pervasızlıkları hayata geçiremezdi. Bu direnişin derslerini hep birlikte doğru okuyacağız ve Türkiye işçi sınıfı yeni mücadelelere bu zafer perspektifiyle, bu kararlılıkla, bu inatçılıkla devam edecek ve biz çok daha fazla böylesi başarıların altına hep birlikte imza atacağız. Umuyorum ki işçi sınıfı, patronların bu tür pervasızlıkları bir daha akıllarından bile geçiremeyecekleri bir güçle, örgütlü bir güçle Türkiye'de siyasete de etkin bir şekilde müdahalede bulunacak.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>'İşçi sınıfı 1 Mayıs'a zaferle, direniş kararlılığıyla giriyor'</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Çok güzel bir zamanda direnişimiz bir zaferle sonuçlandı. Bu sene 1 Mayıs'a bir özel anlam daha yüklenmiş oldu. 1 Mayıs'a Türkiye işçi sınıfı bir zaferle, bir başarıyla giriyor. Bir direniş kararlılığıyla giriyor. Ve biliyorsunuz bu yıl, 1 Mayıs 1976'da ilk kez Türkiye çapında kitlesel kutlanan 1 Mayıs'ların 50'nci yıl dönümünde kutlayacağız. Madencilerin direnişinin 1 Mayıs'a kalmasını göze alamadıklarının altını çizmek isterim. Yani bu kararlı direnişin 1 Mayıs'tan önce bitirilmesi için de özel bir çaba içerisinde oldular. Biz de Türkiye'nin dört bir yanındaki 1 Mayıs'lara bu maden işçisinin direnişini, maden işçisinin kararlılığını, maden işçisinin zaferini, maden işçisinin mücadele ateşini taşımakla görevli görüyoruz kendimizi. Dolayısıyla ben ilk çağrımı Türkiye'nin dört bir yanında emeğiyle, alın teriyle yaşayan tüm onurlu insanlara yapmak istiyorum.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>'Biz 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlayacağımızı mart ayının sonunda ilan ettik'</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Biz 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlayacağımızı mart ayının sonunda ilan ettik. Anayasa'ya, Anayasa Mahkemesi'nin, AİHM'in kararlarına, yasalara, tarihsel meşruiyetimize, haklılığımıza inandığımız için bunu ilan ettik. Geçen hafta İstanbul'da il yönetimimizden arkadaşlar emniyet müdürlüğüyle, il emniyet müdürlüğüyle, valilikle konuyu görüşmek üzere çeşitli taleplerde bulundular. Herhangi bir dönüş olmadı. Geçen hafta milletvekilimiz İçişleri Bakanlığı'na durumu bildirdi, herhangi bir dönüş olmadı. Artık düne kadar bir dönüş olmayınca dün biz tekrar İçişleri Bakanlığı yetkilileriyle temas ettik ve ancak bu temastan sonra İstanbul'da Emniyet Müdürlüğünde bir görüşme gerçekleştirildi. Biz çok net olarak düşüncelerimizi ifade ettik. 1 Mayıs'ı burada kutlamak isteyen bütün emekçilerle, bütün devrimcilerle, bütün yurtseverlerle, sendikalarla birlikte 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak istediğimizi, bunun için bir toplanma yeri belirlediğimizi, o toplanma yerinden Taksim'e varışımızın güvenliğinin sağlanması gerektiğini, bunun engellenmemesi gerektiğini ifade ettik. Görüşmede herhangi bir ortaklaşma sağlanamadı.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>'Hepimize düşen görev bu hukuksuz yasağı tanımamak'</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Ben bu hukuksuz kararı tanımayacağımızı ifade ediyorum. Yani hangi idari makam olursa olsun; ister Cumhurbaşkanı, ister bakan, ister milletvekili, ister vali, ister kaymakam... Kim olursa olsun bu idari makamlarının hiçbirisinin hukuksuz karar alma hakkı yoktur, Anayasa'ya aykırı karar alma hakkı yoktur, yasalara aykırı karar alma hakkı yoktur. Dolayısıyla biz bu devleti yönettiğini iddia edenlerin keyfine göre hareket etmek zorunda değiliz. Biz onların keyfine göre hareket etmeyeceğiz, biz yasalara göre hareket edeceğiz. O yüzden kendi adımıza söylüyorum: Artık Anayasa'yı her seferinde ayaklar altına alan, 'Kafama eserse milletvekilini cezaevinde tutarım, seçtiğin belediye başkanını tutuklarım, görevden alırım yerine kayyum atarım, Anayasa'ya rağmen ara seçim yapmam, üçüncü kere Cumhurbaşkanı olurum' pervasızlığına, 'Kafama esti, senin bu sene Taksim'de 1 Mayıs kutlamana izin vermiyorum'un eklenmesine biz eyvallah demiyoruz. Bu hukuksuzlukların normalleşmesine izin vermeyeceğiz. Bunu kabullenmeyeceğiz. Bütün yurttaşlarımız bunu bilsin.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>'Halk olmak demek yasaların sana verdiği hakları sonuna kadar kullanmaktır'</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Sonra bir çağrı yapmak istiyorum yurttaşlarımıza; bizim ülkemiz tarihinde de dünya tarihinde de bazen böyle şeyler olur; bazen geçici olarak devleti yönetme görevi almış kişiler kendilerini böyle çok yukarılarda görürler, halka tepeden bakarlar; kanunları tanımazlar, Anayasa'yı tanımazlar. Ancak halk olmak demek her şeyden önce hakkına sahip çıkmak demektir. Halk olmak demek böyle hukuk tanımazlara hukuku hatırlatmak demektir. Halk olmak demek yasaların sana verdiği hakları sonuna kadar kullanmak, yetmediğinde, biz yurttaşlar olarak karar verdiğimizde bu yasaları, bu Anayasa'yı değiştirmek demektir. Bu ülke yurttaşlarının her şeye hakkı vardır ama yöneticiler o çizilen çerçeveye göre davranmak durumundadır. Şimdi ben inanıyorum ki hepimize düşen görev bu hukuksuz yasağı tanımamak; eşimizle, dostumuzla, çoluğumuzla, çocuğumuzla beraber işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs'ı kutlamaktır. Bu mücadelede bizden önce yürüyen sınıf kardeşlerimizi anmak ve bu ülkeye sahip çıkmaktır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/erkan-bas-madencilerin-zaferi-1-mayisa-ozel-anlam-yukledi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/erkan-bas-madencilerin-zaferi-1-mayisa-ozel-anlam-yukledi.jpg" type="image/jpeg" length="23031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda itirafçı Adem Soytekin dahil 15 isim hakkında tahliye kararı verildi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-itirafci-adem-soytekin-dahil-15-isim-hakkinda-tahliye-karari-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-itirafci-adem-soytekin-dahil-15-isim-hakkinda-tahliye-karari-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik, 92'si tutuklu 414 sanıklı davanın 30. gününde, tutuklu sanıklar Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Mehmet Çağlar Kuru, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Çağlar Türkmen, Adem Soytekin, Seyhan Özcan, Nuri Cem Ceylan, Esma Bayrak, Murat Keleş, Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya hakkında tahliye kararı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik, 92'si tutuklu 414 sanıklı davanın 30. gününde, tutuklu sanıklar Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Mehmet Çağlar Kuru, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Çağlar Türkmen, Adem Soytekin, Seyhan Özcan, Nuri Cem Ceylan, Esma Bayrak, Murat Keleş, Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya hakkında tahliye kararı verdi.</p>

<p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 30. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda yapıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Savcı 9 kişi hakkında tahliye kararı istemişti </strong></h2>

<p>Duruşma savcısı, tutukluluğa ilişkin mütalaasında, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere ifade veren Adem Soytekin ile Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan hakkında tahliye talep etti.</p>

<p>Savcının mütalaasının ardından Mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Mahkeme Heyeti, yaklaşık üç buçuk saatin ardından, tahliye kararı verdiği 15 ismi açıkladı.  </p>

<h2><strong>Tutuklu sayısı 77'ye indi </strong></h2>

<p>92 sanığın tutuklu yargılandığı davada, tutuklu sanık sayısı 77 oldu. Heyetin tahliye kararı verdiği tutuklu sanıklar şöyle:</p>

<p>'İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, Reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik, İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, iş insanı Harun Cengiz Beğenmez ve iş insanı Mehmet Kaya.'</p>

<h2><strong>Bayramdan önce tutukluluk incelemesi yapılacak </strong></h2>

<p>Mahkeme Başkanı, bir sonraki tutukluluk incelemesini, Kurban Bayramı'ndan önce yapacağını bildirdi. </p>

<p>Ekrem İmamoğlu salondan çıkarken, 'Çok güçlü olun pazartesi yeni bir gün başlayacak. Bu sabahtan daha güçlüyüz' dedi. Aykut Erdoğdu da salondan ayrılırken, 'Aslanlar gibiyim. İftiracılar dışarıda vatan evlatları içeride' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-itirafci-adem-soytekin-dahil-15-isim-hakkinda-tahliye-karari-verildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/ibb-davasinda-itirafci-adem-soytekin-dahil-15-isim-hakkinda-tahliye-karari-verildi.jpeg" type="image/jpeg" length="99783"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mine Kırıkkanat hakkında Kılıçdaoğlu'na yönelik ifadeleri nedeniyle soruşturma başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/mine-kirikkanat-hakkinda-kilicdaogluna-yonelik-ifadeleri-nedeniyle-sorusturma-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/mine-kirikkanat-hakkinda-kilicdaogluna-yonelik-ifadeleri-nedeniyle-sorusturma-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yazar ve gazeteci Mine Kırıkkanat hakkında CHP'nin önceki dönem Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ilişkin 'Kripto kılıç artığı' ifadeleri nedeniyle 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçundan re'sen soruşturma başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yazar ve gazeteci Mine Kırıkkanat hakkında CHP'nin önceki dönem Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ilişkin 'Kripto kılıç artığı' ifadeleri nedeniyle 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçundan re'sen soruşturma başlattı.</p>

<p>Başsavcılıktan yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'29 Nisan 2026 tarihinde açık kaynaklar üzerinden yapılan incelemede, X isimli sosyal medya platformunda 'Mine G. Kırıkkanat' rumuzlu X hesabından 'Veryansıntv.com' rumuzlu hesaptan yapılan 'Kılıçdaroğlu, Andımızın kaldırılmasını desteklemiş! 40 yılda iyi bir is yapmış' yazılı paylaşımı 'Kripto kılıç artığı.' yorumuyla kendi profilinde paylaştığı tespit edilmiş olup, şüpheli 'Mine G. Kırıkkanat' rumuzlu sosyal medya kullanıcısının yukarıda belirtilen paylaşımının Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinde düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçunu oluşturabileceği değerlendirilmekle Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından re'sen soruşturma başlatılmıştır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/mine-kirikkanat-hakkinda-kilicdaogluna-yonelik-ifadeleri-nedeniyle-sorusturma-baslatildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/mine-kirikkanat-hakkinda-kilicdaogluna-yonelik-ifadeleri-nedeniyle-sorusturma-baslatildi.PNG" type="image/jpeg" length="31461"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HKP Genel Başkanı Nurullah Efe serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/hkp-genel-baskani-nurullah-efe-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/hkp-genel-baskani-nurullah-efe-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Hâkimliği, 'Cumhurbaşkanına hakaret' iddiasıyla gözaltına alınan HKP Genel Başkanı Nurullah Efe'nin söylemlerini siyasi eleştiri kapsamında değerlendirerek, delil durumu ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tutuklama talebini reddetti. Efe, yurt dışı çıkış yasağı ve imza şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Hâkimliği, 'Cumhurbaşkanına hakaret' iddiasıyla gözaltına alınan HKP Genel Başkanı Nurullah Efe'nin söylemlerini siyasi eleştiri kapsamında değerlendirerek, delil durumu ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tutuklama talebini reddetti. Efe, yurt dışı çıkış yasağı ve imza şartıyla serbest bırakıldı.</p>

<p>HKP Genel Başkanı Nurullah Efe, 'Cumhurbaşkanına hakaret' iddiasıyla evinden gözaltına alınmış, 11 Mart'ta yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsi şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nurullah Efe, dün saat 19.00 sularında evinden yeniden gözaltına alınıp İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü ve bugün öğle saatlerinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edilmesinin ardından ifadesi sonrası tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hâkimliği'ne çıkarıldı.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Hâkimliği, Nurullah Efe'nin söylemlerinin siyasi eleştiri kapsamında değerlendirilmesi, mevcut delil durumu ile kaçma ve delil karartma şüphesinin bulunmaması ve başka bir dosyada ev hapsi tedbiri uygulanması gerekçeleriyle tutuklamanın ağır, ölçüsüz ve orantısız olacağına hükmederek talebi reddetti.</p>

<p>Efe, yurt dışı çıkış yasağı ve karakola imza atma şartıyla serbest bırakıldı.</p>

<div></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/hkp-genel-baskani-nurullah-efe-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/hkp-genel-baskani-nurullah-efe-serbest-birakildi.jpeg" type="image/jpeg" length="64812"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası: Çalışanlar işlemlere imza atmaktan çekiniyor]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-calisanlar-islemlere-imza-atmaktan-cekiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-calisanlar-islemlere-imza-atmaktan-cekiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdür Vekili Mustafa Yolcu'nun avukatı, "Belediyelerde çalışanlar normalde yapacakları işlemlere imza atmaktan çekiniyor, tir tir titriyor 'acaba soruşturma geçiririm mi' diye bu yargılamalar nedeniyle." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın devam eden duruşmasında savunma yapan Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdür Vekili Mustafa Yolcu'nun avukatı, 'Belediyelerde çalışanlar normalde yapacakları işlemlere imza atmaktan çekiniyor, tir tir titriyor 'acaba soruşturma geçiririm mi' diye bu yargılamalar nedeniyle. İnsanlar belediyelere iş başvurusu yapmıyor artık. Sizin vereceğiniz kararlar birçok insana etki edecektir. Adalet bekliyoruz' dedi. Duruşmaya yarın devam edilecek.</p>

<p>İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen 'çıkar amaçlı suç örgütü' ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açılan davanın görülmesine devam ediliyor.</p>

<p>Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ndeki 3 No'lu Duruşma Salonu'nda devam eden duruşmada sanık avukatları savunma yapıyor.</p>

<p>'Özel belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma' suçundan tutuksuz yargılanan Esenyurt Belediye Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar'ın avukatı da suçlamaları reddetti ve müvekkili hakkında dosyada herhangi bir somut delil olmadığını ifade etti.</p>

<h2><strong>'Buradan çıkacak karar halka da verilecektir'</strong></h2>

<p>'Özel belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma' suçundan tutuksuz yargılanan Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdür Vekili Mustafa Yolcu'nun avukatı, 'Belediyelerde çalışanlar normalde yapacakları işlemlere imza atmaktan çekiniyor, tir tir titriyor 'acaba soruşturma geçiririm' mi diye bu yargılamalar nedeniyle. İnsanlar belediyelere iş başvurusu yapmıyor artık. Buradan çıkacak karar halka da verilecektir. Sizin vereceğiniz kararlar birçok insana etki edecektir. Adalet bekliyoruz' diye konuştu.</p>

<p>'İhaleye fesat karıştırma' suçundan tutuksuz yargılanan Esenyurt Belediyesi çalışanlarından Müzeyyen Karakaş'ın avukatı Müge Doğan da 'Arif Orta ve Celal Yılmaz'ın beyanlarıyla müvekkilim hakkında iddianame düzenlenmiştir. Oysa o dönemki işleri, ihaleleri onlar düzenlemiştir. Ama sanki onlar orada değilmiş gibi davranmışlardır. Müvekkilimin imza atma yetkisi de yoktur ihalelerde. Sanki kahve ortamında oturup 'bu böyle yapmıştır, bu şöyle yapmıştır' şeklinde niyet okumak yerine somut verilere dayandırılarak bir değerlendirme yapılmasını bekliyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duruşma yarın sabah devam etmek üzere ara verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-calisanlar-islemlere-imza-atmaktan-cekiniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasi-calisanlar-islemlere-imza-atmaktan-cekiniyor.jpeg" type="image/jpeg" length="49810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avukat Hatice Kocaefe'nin öldürülmesine meslektaşlarından tepki]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/avukat-hatice-kocaefenin-oldurulmesine-meslektaslarindan-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/avukat-hatice-kocaefenin-oldurulmesine-meslektaslarindan-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat Hatice Kocaefe'nin Bursa'nın Gürsu ilçesinde hakkında icra takibi başlattığı kişinin saldırısında yaşamını yitirmesi meslektaşlarının tepkisine neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat Hatice Kocaefe'nin Bursa'nın Gürsu ilçesinde hakkında icra takibi başlattığı kişinin saldırısında yaşamını yitirmesi meslektaşlarının tepkisine neden oldu. Bakırköy Adliyesi önünde açıklama yapan bir grup avukat, son dönemde siyasal iktidarın politikalarıyla avukatlık mesleğinin itibarsızlaştırıldığını öne sürdü. Avukatlar, 'Unutulmamalıdır ki bir gün herkesin avukata ihtiyacı olacaktır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>İstanbul Barosu avukatlarından Hatice Kocaefe (26) dün Bursa'nın Gürsu ilçesinde, ablası Elif Çalışkan'a ait soğuk hava deposu önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Saldırıda Hatice Kocaefe'nin ikizi Elif Çalışkan da yaralanırken, hakkında icra takibi başlatıldığı için saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen Hakkı Ç.'nin arandığı bildirildi.</p>

<p>Kocaefe'nin meslektaşları Bakırköy Adliyesi önünde açıklama yaparak saldırıya tepki gösterdi. Açıklamada, avukatlara yönelik saldırıların münferit olmadığı vurgulandı, Türkiye genelinde yüzlerce avukatın meslekleri nedeniyle tehdit edildiği ya da saldırıya uğradığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Caydırıcı ceza yok, şiddet artıyor</strong></h2>

<p>Açıklamada, yaşanan olayların temel nedenlerinden birinin caydırıcı cezaların uygulanmaması olduğu belirtildi. Mevcut yargı düzeninin avukata yönelik saldırıları yeterince engellemediği ve bu durumun şiddeti artırdığı savunuldu.</p>

<h2><strong>Savunma makamı giderek değersizleştiriliyor</strong></h2>

<p>Yargının üç temel unsurundan biri olan savunma makamını temsil eden avukatların, son dönemde sistematik şekilde değersizleştirildiği ifade edildi. Siyasal iktidarın politikalarıyla avukatlık mesleğinin itibarsızlaştırıldığı öne sürüldü.</p>

<h2><strong>Bu politikalardan derhal vazgeçilmeli</strong></h2>

<p>Açıklamanın sonunda, avukatlara yönelik baskı ve değersizleştirme politikalarından vazgeçilmesi çağrısı yapıldı. 'Unutulmamalıdır ki bir gün herkesin avukata ihtiyacı olacaktır' ifadeleri kullanıldı.Hatice Kocaefe'nin ailesine, yakınlarına ve hukuk camiasına başsağlığı dilekleri iletilirken, olayın takipçisi olunacağı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/avukat-hatice-kocaefenin-oldurulmesine-meslektaslarindan-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/avukat-hatice-kocaefenin-oldurulmesine-meslektaslarindan-tepki.jpg" type="image/jpeg" length="95513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dilek Kaya İmamoğlu: Asrın yolsuzluğu' diye sunulan dava, asrın haksızlığına dönüştü]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/dilek-kaya-imamoglu-asrin-yolsuzlugu-diye-sunulan-dava-asrin-haksizligina-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/dilek-kaya-imamoglu-asrin-yolsuzlugu-diye-sunulan-dava-asrin-haksizligina-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, devam eden yargı sürecine ilişkin, 'Asrın yolsuzluğu olarak kamuoyuna lanse edilen bu dava, artık adaletin ayaklar altına alındığı asrın haksızlığına dönüştü' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, devam eden yargı sürecine ilişkin, 'Asrın yolsuzluğu olarak kamuoyuna lanse edilen bu dava, artık adaletin ayaklar altına alındığı asrın haksızlığına dönüştü' dedi.</p>

<p>Dilek Kaya İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki isimlere yönelik davaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dilek Kaya İmamoğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'İftiralar ve asılsız dedikodularla hazırlanan sözde iddianamenin, hakikat duvarına çarparak günbegün nasıl yerle bir olduğunu hep birlikte izliyoruz. 'Asrın yolsuzluğu' olarak kamuoyuna lanse edilen bu dava, artık adaletin ayaklar altına alındığı 'asrın haksızlığına' dönüştü. Bu haksızlık nedeniyle sevdiklerimiz 13 aydır tutsak. Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşları, her duruşmada gerçekleri birer birer anlatarak bu kurgu dünyasını çürüttüler ve çürütmeye de devam ediyorlar. Bizim tek isteğimiz adalet! Hukukun siyasi hesaplara alet edilmediği, masumiyetin cezalandırılmadığı bir Türkiye istiyoruz. Artık bu haksızlığa son verin ve sevdiklerimizi serbest bırakın!'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/dilek-kaya-imamoglu-asrin-yolsuzlugu-diye-sunulan-dava-asrin-haksizligina-donustu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/dilek-kaya-imamoglu-asrin-yolsuzlugu-diye-sunulan-dava-asrin-haksizligina-donustu.jpeg" type="image/jpeg" length="74957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Tabip Odası'ndan 1 Mayıs açıklaması: Her gün yayımlanan yeni yönetmeliklerle haklarımız tırpanlanıyor]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/istanbul-tabip-odasindan-1-mayis-aciklamasi-her-gun-yayimlanan-yeni-yonetmeliklerle-haklarimiz-tirpanlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/istanbul-tabip-odasindan-1-mayis-aciklamasi-her-gun-yayimlanan-yeni-yonetmeliklerle-haklarimiz-tirpanlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu, 1 Mayıs öncesi yaptığı açıklamada işçi ölümleri ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu, 1 Mayıs öncesi yaptığı açıklamada işçi ölümleri ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına dikkat çekti. Açıklamada, Türkiye'de günde ortalama 6 işçinin iş cinayetleri nedeniyle hayatını kaybettiği, yılda ise 681 bin 401 kişinin iş kazaları sonucu sağlığını yitirdiği belirtildi, 'Yan yana gelmenin bile zor olduğu ortamlarda emeğimizin karşılığı yok. Her gün yayımlanan yeni yönetmeliklerle haklarımız tırpanlanıyor, hasta-hekim ilişkisi olumsuz etkileniyor' denildi.</p>

<p>İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu, 1 Mayıs öncesi sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Açıklamada işçi ölümleri ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına dikkat çekildi, Türkiye'de günde ortalama 6 işçinin iş cinayetleri nedeniyle hayatını kaybettiği, yılda ise 681 bin 401 kişinin iş kazaları sonucu sağlığını yitirdiği belirtildi. Geçtiğimiz yıl 94 çocuk işçinin yaşamını yitirmesinin 'son nokta' olarak nitelendirildiği açıklamada, bu tablonun hekimler açısından da ağır sonuçlar doğurduğu ifade edildi. Sağlıkta şiddet, yoğun çalışma temposu, mobbing ve uykusuz nöbetlerin hekimlerin sağlığını tehdit ettiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ağırlaşan çalışma koşulları</strong></h2>

<p>Açıklamada, çalışma koşullarının giderek ağırlaştığına dikkat çekilerek, 'Yan yana gelmenin bile zor olduğu ortamlarda emeğimizin karşılığı yok. Her gün yayımlanan yeni yönetmeliklerle haklarımız tırpanlanıyor, hasta-hekim ilişkisi olumsuz etkileniyor' denildi.</p>

<h2><strong>Hekim emeği üzerindeki baskı artıyor</strong></h2>

<p>Özellikle 5 dakikaya indirilen muayene süreleri, artan iş yükü ve tatil günlerinde yazılan ek mesailerin hekim emeği sömürüsünü artırdığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>1 Mayıs'a umutla giriyoruz</strong></h2>

<p>İstanbul Tabip Odası, tüm bu sorunlara rağmen çözümün mümkün olduğuna dikkat çekerek, 'Bugüne kadar verdiğimiz mücadele ve kazandığımız haklar bunun en güçlü teminatıdır. 2026 1 Mayıs'ına bu umutla giriyoruz' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/istanbul-tabip-odasindan-1-mayis-aciklamasi-her-gun-yayimlanan-yeni-yonetmeliklerle-haklarimiz-tirpanlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/istanbul-tabip-odasindan-1-mayis-aciklamasi-her-gun-yayimlanan-yeni-yonetmeliklerle-haklarimiz-tirpanlaniyor.jpeg" type="image/jpeg" length="13266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'nda "Halkın ekmeğidir adalet" pankartlı 1 Mayıs çağrısı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/istanbul-barosunda-halkin-ekmegidir-adalet-pankartli-1-mayis-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/istanbul-barosunda-halkin-ekmegidir-adalet-pankartli-1-mayis-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu, 1 Mayıs İşçi Bayramı öncesinde Baronun Beyoğlu'nda bulunan merkez binasına üzerinde 'Halkın ekmeğidir adalet' yazılı dev parkart asıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Barosu, 1 Mayıs İşçi Bayramı öncesinde Baronun Beyoğlu'nda bulunan merkez binasına üzerinde 'Halkın ekmeğidir adalet' yazılı dev parkart asıldı. </p>

<p>İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, yönetim kurulu üyeleri ve baro çalışanlarıyla birlikte Baronun Beyoğlu'nda bulunan merkez binasına üzerinde 'Halkın ekmeğidir adalet' yazılı dev parkartı sloganlar eşliğinde astı. Pankartın asılmasının ardından baro binası önünde toplanan grup, hep birlikte 1 Mayıs sloganı attı. Etkinlikte birlik ve dayanışma mesajları öne çıkarken, 'adalet' kavramının emek mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı.</p>

<p>Baro yönetimi; 1 Mayıs öncesinde verdikleri bu mesajla, adaletin yalnızca hukukçuların değil, tüm halkın 'ekmeği' olduğu gerçeğine dikkat çekmeyi amaçladıklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>1 Mayıs'ta Kadıköy'e çağrı</strong></h2>

<p>İstanbul Barosu ayrıca bütün meslektaşlarını 1 Mayıs'ta Kadıköy mitinge, İstanbul Barosu kortejine katılmaya çağırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/istanbul-barosunda-halkin-ekmegidir-adalet-pankartli-1-mayis-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/istanbul-barosunda-halkin-ekmegidir-adalet-pankartli-1-mayis-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="23353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oya Tekin'in avukatları savunma yaptı, duruşmaya yarın devam edilecek]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/oya-tekinin-avukatlari-saavunma-yapti-durusmaya-yarin-devam-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/oya-tekinin-avukatlari-saavunma-yapti-durusmaya-yarin-devam-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın devam eden duruşmasında savunma yapan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in avukatı Enver Baltürk, "Müvekkilimin de beraat edeceği muhakkak yargılama sonucunda. Ancak tutukluluk artık cezalandırmaya dönüşmüştür müvekkilim açısından. Bu yüzden müvekkilimin tahliyesini ve beraatini talep ediyorum" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın devam eden duruşmasında savunma yapan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in avukatı Enver Baltürk, 'Burada ne rüşvet ne de irtikap suçu vardır. Burada olsa olsa Aziz İhsan Aktaş tarafından işlenen kara para aklama suçu vardır. Bu yüzden savunma yapmayı zul görüyorum. Müvekkilimin de beraat edeceği muhakkak yargılama sonucunda. Ancak tutukluluk artık cezalandırmaya dönüşmüştür müvekkilim açısından. Bu yüzden müvekkilimin tahliyesini ve beraatini talep ediyorum' dedi. Duruşmaya yarın sabah devam etmek üzere ara verildi.</p>

<p>İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen 'çıkar amaçlı suç örgütü' ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açılan davanın görülmesine devam ediliyor.</p>

<p>Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ndeki 3 No'lu Duruşma Salonu'nda görülen duruşmanın öğleden sonraki bölümüne CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de izleyici olarak katıldı.</p>

<p>Rüşvete aracılık etme suçundan yargılanan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın kuzeni Can Zafer Yaman'ın avukatı savunma yaptı. Yaman'ın avukatı, 'Benim müvekkilim araç satış bedelini almakla yargılanıyor. Benim müvekkilim üçüncü evre kanser hastasıyken Aktaş'ın keyfiyetine bağlı ifadesi nedeniyle günlerce küflü nezarette kaldı ve kanser ilaçlarına ulaşamadı. Dördüncü evre ise kanserdi. Aziz İhsan Aktaş'ın kurgu dolu, olmayan hayali beyanlarından başka dosyada hiçbir şey bulunmamaktadır' beyanında bulundu.</p>

<h2><strong>Tevsii tahkikat talebi</strong></h2>

<p>Kadir Aydar'ın avukatı, mütalaadan sonra esasa ilişkin daha detaylı savunma yapacaklarını ifade etti ve 'Tevsii tahkikat talebinde bulunuyoruz. Müvekkilim iki binanın satışına ilişkin yargılanıyor. Savcılık bu dairelerin bedelini 15 milyon TL tespit etti. Muhtemelen bu tespiti basit bir internet aramasıyla yapılmış. Satışın yapıldığı tarihte detaylı şekilde binanın değerinin tespit edilmesini istiyoruz. Bizim almadığımız bir meblağ söz konusu ancak iddianamede aldığımız söyleniyor. Bunun tespiti de ancak taleplerimizin kabul edilmesiyle olur. Tevsii tahkikat talebimizi yineliyoruz' diye konuştu.</p>

<p>Rüşvete aracılık etme suçundan yargılanan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın babası Mustafa Aydar'ın avukatı da daha önce savunma yaptıklarını ve bu savunmayı tekrar ettiklerini ifade ederek, 'Biz de tevsii tahkikat talebini yineliyorum. Bu dairelerin satışının yapıldığı tarih için tespit edilmesi gerek' dedi.</p>

<h2><strong>'Müvekkilim kendinden emin ve bir suç işlemediğini biliyor'</strong></h2>

<p>Rüşvete aracılık etme suçundan yargılanan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in eşi Celal Tekin'in avukatı da savunmasında şunları kaydetti:</p>

<p>'Ayaküstü bir görüşmede 1 milyon dolar gibi bir parayı müvekkilime verdiğini söylüyor Aziz İhsan Aktaş. Ayrıca o gün farklı bankalardan çektiğini söylüyor. Bir defa dövizle bu kadar yüksek miktarda paranın çekilebilmesi için bankaya 24 saat önce haber vermek gerek. Dekont gösteriyor ancak dekont olması bu paranın benim müvekkilime verildiğini kanıtlamaz. Aziz İhsan Aktaş kaç defa burada kendisi söyledi Oya Tekin'den randevu istediklerini ama görüşemediklerini. Görüşmeden nasıl rüşvet hakkında konuşuluyor? Öte yandan iddianame de yargılama için hukuki bir iddianame değil. Benim müvekkilim tarafından bir kez bile Aziz İhsan Aktaş aranmamış, hep kendisi aramış. Oya Tekin ile zaten hiç görüşme yok. Oluşmayan bir suç var ortada. Müvekkilim en başından itibaren olduğu gibi her şeyi anlattı, samimi. Aziz İhsan Aktaş ile de görüştüğünü reddetmedi, isterse ederdi ama etmedi. Çünkü müvekkilim kendinden emin ve bir suç işlemediğini biliyor. Yarından sonra 11 ay tamamlanıyor. Bu artık kişinin güvenliğinin ve özgürlüğünün ihlali anlamını taşımaktadır. Beraatini talep ediyoruz müvekkilimin.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'Parayı ortaya koymadan salt bir iddia ile bu şekilde suç yaratamazsınız'</strong></h2>

<p>Oya Tekin'in avukatı Enver Baltürk ise savunmasında şu beyanlara yer verdi:</p>

<p>'Soruşturma sürecinde gizli tanıklar dinlenmemişken savcılık müzekkere yazmış ve İstanbul'daki CHP'li belediyelere ilişkin ihalelerin belgeleri istenmiş. Müvekkilimin Aziz İhsan Aktaş ile tek bir görüşme kaydı dahi yok. Biz, suçsuzluğumuzu ispat etmeye çalışıyoruz. Aleyhimizde maddi bir delil yok ama kendimizi savunmaya çalışıyoruz. Parayı ortaya koymadan salt bir iddia ile bu şekilde suç yaratamazsınız. Parayı bulamadığınız anda bu suçu ispatlayamazsınız.</p>

<h2><strong>'İddianamede soyut kabul üzerinden bir suçlama yapılmış'</strong></h2>

<p>Belediyenin geçmiş dönemden borcu var. Belediyeyi ayakta tutmaya çalışırken bir yandan da ziyaretler oluyor ve herkes alacağını istiyor. Ancak kasa boş. Kötü niyetle alınmış etkin pişmanlık ifadesinde belli şablonlar var. İddianamede soyut kabul üzerinden bir suçlama yapılmış ve müvekkilim bu yüzden tutuklandı.</p>

<h2><strong>'Burada ne rüşvet ne de irtikap suçu vardır'</strong></h2>

<p>Parayı çeken, çektiren sanık değil. Şirketin sahibi olduğu kişi şirketin sahibi olduğunu kabullenmiyor. Ama benim müvekkillerim yargılanıyor. Dekontlar ve dekontlarda yazan tarihlere göre yapılan çakışmalarla insanlar ilk defa yargılanıyor. Bu Türkiye'de ilk. Herhangi bir bankadan para çeken birisi dekontunu alıp gelse ve 'ben 5 yıl önce para çekip şu kişiye vermiştim bu da dekontu' derse bunun ispatını nasıl yapabiliriz? Bunu hiç kimsenin ispatlama şansı yok.</p>

<p>Burada ne rüşvet ne de irtikap suçu vardır. Burada olsa olsa Aziz İhsan Aktaş tarafından işlenen kara para aklama suçu vardır. Bu yüzden savunma yapmayı zul görüyorum. Müvekkilimin de beraat edeceği muhakkak yargılama sonucunda. Ancak tutukluluk artık cezalandırmaya dönüşmüştür müvekkilim açısından. Bu yüzden müvekkilimin tahliyesini ve beraatini talep ediyorum.'</p>

<h2><strong>''Ben duydum' denilen tanıklıklarla insanlar cezaevinde tutuklu'</strong></h2>

<p>Oya Tekin'in bir diğer avukatı Baran Yeltekin de, 'Gizli tanıklar hep 'ben duydum' dediler ifadelerinde. Bu tanıklıklarla cezaevinde tutuklu insanlar var. Müvekkilim yönünden bizim sorumlu tutulduğumuz eyleme geldiğimizde Aziz İhsan Aktaş, 'Ben Ankara'da Celal Tekin ile konuştum ve 1 milyon dolar verdim. Aynı gün benim ve akrabalarımın şirketine ödemeler yapıldı' diyor. Biz en başından beri fiziki olarak bu parayı aynı gün çekmenin imkansız olduğunu kanıtladık. Buna rağmen müvekkilim aylardır tutuklu. Kaçma şüphesi olmayan müvekkilimin 11 ayın ardından ivedilikle serbest bırakılmasını talep ediyorum' beyanında bulundu.</p>

<h2><strong>'Müvekkilime isnat edilen suçlardan ceza verilse bile zaten yatarını geçti'</strong></h2>

<p>Rüşvete aracılık etme suçundan yargılanan Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger'in avukatı da müvekkilinin İstanbul'da okuyan oğlunu ziyaret ettiği sırada çektiği paraların suç olarak isnat edildiğini ifade etti ve 'Böyle bir şey olabilir mi? Müvekkilim 65 yaşında 4 torun sahibi, prostat hastası. Duruşmalara gelmiyor iki gündür rahatsızlığı yüzünden çünkü yarım saatte bir tuvalete gidiyor' dedi. Zenger'in para verdiği söylenen kişilerle bir ortak bazının da olmadığını kaydeden avukat, 'Biz müvekkilimin sonunda beraat edeceğini düşünüyoruz ama müvekkilime isnat edilen suçlardan ceza verilse bile zaten yatarını geçti. Müvekkilimin 4 buçuk 5 ay fazladan yatıyor. İsnat edilen suçla ilgili tek tutuklu kendisi. Bunu izah edemiyoruz müvekkilimize. Tahliye taleplerimizin bu yüzden reddi bizde de müvekkilimde de yıkıma neden oluyor. 20 kişilik koğuşta 60 kişi kalıyor. Müvekkilimin artık serbest bırakılması lazım. Bir an önce tahliyesini istiyoruz' talebinde bulundu.</p>

<p>Duruşmada tutuksuz sanık Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın avukatı Sertaç Köse savunma yaptı. Köse, Karalar hakkında dosyada herhangi bir delil olmadığını ifade etti ve 'Hakediş ödemelerini düzenli alan bir şirket var. Bunu delilleriyle sunduk. Hakediş ödemelerini alan düzenli bir şirketin, hakediş ödemelerini düzenli almak için rüşvet vermesi gerçek dışıdır. Müvekkilime isnat edilen iddialar sürekli değiştirilmiştir süreçte. Bu yüzden bu durum adil yargılanma hakkının da ihlalini ortaya koymaktadır. İsnat edilen suçlamaları reddediyoruz ve müvekkilimin beraatini talep ediyorum' beyanında bulundu.</p>

<p>Duruşmaya yarın sabah devam etmek üzere ara verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/oya-tekinin-avukatlari-saavunma-yapti-durusmaya-yarin-devam-edilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/oya-tekinin-avukatlari-tahliye-talep-etti-durusmaya-yarin-devam-edilecek.jpeg" type="image/jpeg" length="78470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 27. gün... İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu: Bu dava siyasal bir davadır]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-27-gun-istanbul-barosu-baskani-kaboglu-bu-dava-siyasal-bir-davadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-27-gun-istanbul-barosu-baskani-kaboglu-bu-dava-siyasal-bir-davadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, "Bu dava aslında siyasal bir davadır. Tabii siyasal davadır diyoruz ama sıradan bir siyasal dava değil. 'Acaba demokratik siyaseti sonlandırmak amacıyla yürütülen bir dava mıdır' biçiminde her seferinde ben bu soruyu soruyorum ve bugünkü duruşmada da buna tanıklık etmiş bulunuyorum" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası'nda Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın yargılanmasına dair konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, 'Bu dava aslında siyasal bir davadır. Tabii siyasal davadır diyoruz ama sıradan bir siyasal dava değil. 'Acaba demokratik siyaseti sonlandırmak amacıyla yürütülen bir dava mıdır' biçiminde her seferinde ben bu soruyu soruyorum ve bugünkü duruşmada da buna tanıklık etmiş bulunuyorum' dedi.</p>

<p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 27. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</p>

<p>Duruşmada, İmamoğlu'nun tutuklu yargılanan avukatı Mehmet Pehlivan, geçen hafta çarşamba günü başladığı savunmasını tamamladı.</p>

<p>İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, Pehlivan'ın yargılanması hakkında şunları söyledi:</p>

<p>'Tabii bu dava aslında siyasal bir davadır. Tabii siyasal davadır diyoruz ama sıradan bir siyasal dava değil. 'Acaba demokratik siyaseti sonlandırmak amacıyla yürütülen bir dava mıdır' biçiminde her seferinde ben bu soruyu soruyorum ve bugünkü duruşmada da buna tanıklık etmiş bulunuyorum. Bu sorunun yanıtının ne yazık ki olumlu olduğunu ve bu nedenle bu davayı hukuk zeminine çekmek için çok çaba göstermemiz gerektiğini sürekli vurgulamaya çalışıyorum.</p>

<p>Aslında Mehmet Pehlivan da olarak, avukatlık mesleğini yani savunma mesleğini yaptığı sırada kendisi hakkında soruşturma açılması ve kendisinden tutuklanması bu davanın vahametini göstermektedir. Çünkü gerçekten savcılık bu davada yargılanan Ekrem İmamoğlu ve heyetinin suçlu olduğu konusunda güçlü kanıtlara sahipse, birincisi o zaman bunları tutuksuz yargılaması gerekirdi, ikincisi onları savunan avukatı tutuklamaması gerekirdi. Bu bakımdan bugün de bir kez daha görüldü ki bu dava siyasal bir davadır.</p>

<h2><strong>'Cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlanan bir belediye başkanının eşit ve özgür yarışma olanağına son verme amacı güdüyor'</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı da dağdaki çoban da. Hukuk devletinde, hukuk önünde herkes eşittir, yargılanabilir. İmamoğlu da yargılanabilir fakat o yargılama tutuksuz olur, görevi devam eder öyle yargılanır. Fakat onun için çok istisnai önlemler alınmıştır, hukuk dışı önlemler alınmıştır. Bunlarla da yetinmeksizin avukatı da yargılanmaya başlanmış önce soruşturmaya tabi tutulmuş, tutuklanmış ve şimdi yargılanıyor. İşte bu aslında yalnızca Avukatlık Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu, Anayasa ve Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ihlali anlamına gelmiyor: Biz davanın siyasal nitelik taşıdığını ve öyle bir siyasal nitelik ki aslında bir tür cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlanan bir belediye başkanının özgürlüğünden alıkonulmak suretiyle demokratik, eşit ve özgür yarışma kuralına, yarışma olanağına son verme amacını güttüğü her duruşmada gözlenebiliyor.</p>

<p>Son olarak belirtmem gerekir ki, her ay rutin olarak tutukluluğa itiraz duruşması yapılır. Bu kez 'yapmayacağım' demiş heyet. Biz de buna karşı çıktık. 'hayır tutukluluğa itiraz ve bunun anayasal çerçevede görüşülmesi adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Bunu yapın. Yapmazsanız şaibe artar. Yaparsanız adil yargılanma konusunda gösterdiğiniz özen ortaya çıkar' dedik. İşte bu önerimi 27 Nisan günü yapmış oluyorum, 30 Nisan günü umuyorum ve diliyorum ki itiraz duruşmasını yapar ve tutukluluğa son verilme nedenlerini beyan edecek olan sanıklar ve avukatlarına söz verir.'</p>

<h2><strong>Adem Soytekin'in savunmasının öne çekilmesi: Yargı heyetinin tarafsızlığına gölge düşürür</strong></h2>

<p>İtirafçı Adem Soytekin'in savunma sırasının öne çekilmesi hakkında da konuşan Kabaoğlu 'Bu bile, bu sıralamanın tanığın talebi ile öne çekilmesi ama buna karşılık sözüm ona tırnak içinde 'terör örgütü liderinin' en sona bırakılması ve onun talebinin reddedilmesi ama itirafçının talebinin karşılanması, itirafçı olmak bir tür ahlaksız olmak demektir, yargı heyetinin tarafsızlığına, adil yargılanma gereklerine gölge düşürür. Umuyorum ve diliyorum ki heyet bu kararından vazgeçecektir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-27-gun-istanbul-barosu-baskani-kaboglu-bu-dava-siyasal-bir-davadir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 19:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/ibb-davasinda-27-gun-istanbul-barosu-baskani-kaboglu-bu-dava-siyasal-bir-davadir.jpg" type="image/jpeg" length="60708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["İlayda Zorlu'nun ölümündeki tüm sorumlular yargılanmalı"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/ilayda-zorlunun-olumundeki-tum-sorumlular-yargilanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/ilayda-zorlunun-olumundeki-tum-sorumlular-yargilanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversite öğrencileri İlayda Zorlu'nun ölümüne ilişkin ses yükseltti. Kadıköy'de açıklama yapan üniversite öğrencileri, "İlayda Zorlu'yu ölüme iten polis babası, ailesini arayıp şikayet eden polis ve talimatı verenler yargılanmıyorken iki arkadaşımız tutuklu yargılanıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite öğrencileri, Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümüyle ilgili Kadıköy'de açıklamalar yaptı. Öğrenciler, 'İlayda Zorlu'yu ölüme iten polis babası, ailesini arayıp şikayet eden polis ve talimatı verenler yargılanmıyorken iki arkadaşımız tutuklu yargılanıyor. Dün İlayda için sokaklara çıkan üniversitelileri tutuklayanlar, bugün Ankara'da hakları için direnen madencileri ablukada tutuyor, gözaltına alıyor... İlayda Zorlu'nun ölümündeki tüm sorumlular yargılanmalıdır. İşkence, aile aramaları ve ajanlaştırma politikaları son bulmalıdır' dedi.</p>

<p>Üniversite öğrencileri Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) öğrencisi İlayda Zorlu'nun ölümünün 'intihar' olarak yansıtılmasına tepki gösteriyor. Geçen hafta İlayda Zorlu'nun ölümünün aydınlatılması için eylemler yapan öğrenciler bugün Marmara Üniversitesi ve Kadıköy Süreyya Operası önünde açıklama yaptı. </p>

<h2><strong>'İlayda'nın katledilmesi de bu siyasal iklimden bağımsız değildir'</strong></h2>

<p>'İlayda Zorlu, 8 Mart'ta katledilen kadınların hesabını sorduğu için polisin hukuksuz aile aramalarıyla hedef gösterilmiş; ardından maruz bırakıldığı aile baskısı ve şiddet sonucunda yaşamını yitirmiştir. İlayda'nın ölümü münferit bir olay değildir. Bu ölüm, kadınları itaate zorlayan, gençliği baskıyla susturmaya çalışan düzenin sonucudur' ifadeleriyle başlayan açıklamada şu görüşlere yer verildi:</p>

<p>'Geçtiğimiz yıl ilan edilen ve on yıla uzatılan 'Aile Yılı' politikalarıyla kadınlar üzerindeki baskı daha da artırılmış, gençlerin yaşamına müdahale olağanlaştırılmıştır. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkanlar, 6284 sayılı kanunu uygulamayanlar, kadın cinayetlerinin, LGBTİQ+lara karşı işlenen nefret suçlarının faillerini cesaretlendirenler bu tablonun baş sorumlularıdır. Gülistan Doku'dan nice kadına uzanan cezasızlık zinciri hâlâ sürmektedir. İlayda'nın katledilmesi de bu siyasal iklimden bağımsız değildir. Sokakta mücadele ettiği için polis tarafından ailesine hedef gösterilmiş, hukuksuz aile aramalarıyla baskı altına alınmış, aile içi şiddetin içine itilmiştir. Gençliği sindirmek için kullanılan bu yöntem yeni değildir. Yıllardır öğrencilere, devrimcilere, hak arayanlara aile baskısı, ajanlaştırma, tehdit ve gözdağı dayatılmaktadır. Devlet bir yandan yoksulluğu, sömürüyü ve geleceksizliği büyütürken diğer yandan buna itiraz edenleri baskıyla susturmaya çalışmaktadır'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'İlayda Zorlu'yu ölüme iten polis babası, ailesini arayıp şikayet eden polis ve talimatı verenler yargılanmıyorken iki arkadaşımız tutuklu yargılanıyor'</strong></h2>

<p>Açıklamada, geçen hafta yapılan eylemlerde gözaltına alınanlarla ilgili bilgi de verildi ve 'İlayda için Kadıköy'de yaptığımız eylemde bunun bir örneğini daha yaşadık. 79 kişi işkenceyle gözaltına alındı. Avukatlarımızın emniyete girişi engellendi. Saatlerce arkadaşlarımızdan haber alamadık. Gözaltında yaşanan işkenceler tutanaklara geçirilmedi. Arkadaşlarımız bir gece mevcutlu bırakıldı. Ardından 20 kişi adli kontrolle serbest bırakılırken, Medeniyet Üniversitesi öğrencisi Eren ve Marmara Üniversitesi öğrencisi Ekin tutuklandı. İlayda Zorlu'yu ölüme iten polis babası, ailesini arayıp şikayet eden polis ve talimatı verenler yargılanmıyorken iki arkadaşımız tutuklu yargılanıyor. Dün İlayda için sokaklara çıkan üniversitelileri tutuklayanlar, bugün Ankara'da hakları için direnen madencileri ablukada tutuyor, gözaltına alıyor' denildi.</p>

<p>Üniversite öğrencilerinin açıklaması şöyle sona erdi:</p>

<h2><strong>'Eren ve Ekin derhal serbest bırakılmalıdır'</strong></h2>

<p>'İşçilerin emeğini gasbeden patronlara sessiz kalanlar, hakkını isteyen madencileri ölüme terk etmektedir. Aynı düzen; kadınların yaşamını korumamakta, gençlerin geleceğini çalmakta, işçilerin sesini bastırmaktadır. Patronlara, çetelere, kadın düşmanlarına ve halk düşmanlarına gösterilen hoşgörü; mücadele edenlere baskı olarak dönmektedir. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Eren ve Ekin derhal serbest bırakılmalıdır. İlayda Zorlu'nun ölümündeki tüm sorumlular yargılanmalıdır. İşkence, aile aramaları ve ajanlaştırma politikaları son bulmalıdır. Bu tutuklamalar bizi yıldıramayacak'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/ilayda-zorlunun-olumundeki-tum-sorumlular-yargilanmali</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/ilayda-zorlunun-olumundeki-tum-sorumlular-yargilanmali.jpg" type="image/jpeg" length="66212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan için konuştu Bugün tutsak edilen, aslında benim savunma hakkım]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/imamoglu-tutuklu-avukati-mehmet-pehlivan-icin-konustu-bugun-tutsak-edilen-aslinda-benim-savunma-hakkim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/imamoglu-tutuklu-avukati-mehmet-pehlivan-icin-konustu-bugun-tutsak-edilen-aslinda-benim-savunma-hakkim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası'nın 27. gününde, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın savunması tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası'nın 27. gününde, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın savunması tamamlandı. Pehlivan'a soru yönelten İmamoğlu ise 'Bugün burada avukatımı tutsak bir şekilde dinlemenin üzüntüsünü yaşamaktayım. Zira bugün tutsak edilen, aslında benim savunma hakkımdır. Sanırım savunma hakkımın tutsak edilmesi de çok şaşırılacak bir durum değildir; çünkü açıkçası yaklaşık bir yılı aşkın süredir Türkiye olarak Ekrem İmamoğlu odaklı bir yargı sürecini yaşamaktayız' dedi. </p>

<p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 27. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.</p>

<p>Duruşmada, İmamoğlu'nun tutuklu yargılanan avukatı Mehmet Pehlivan, geçen hafta çarşamba günü başladığı savunmasını tamamladı. Sonrasında Pehlivan'ın çapraz sorgusuna geçildi. Ardından İmamoğlu, Pehlivan'a soru sordu. </p>

<h2><strong>'Bir yılı aşkın süredir Türkiye olarak Ekrem İmamoğlu odaklı bir yargı sürecini yaşamaktayız'</strong></h2>

<p>Soru öncesi söz alan Ekrem İmamoğlu, şöyle konuştu:</p>

<p>'Bugün burada avukatımı tutsak bir şekilde dinlemenin üzüntüsünü yaşamaktayım. Tabii ki kıymetli avukatım, değerli kardeşim Mehmet Pehlivan'ın çok özenli ve tarihi nitelikteki savunmasını her cümlesiyle dikkatle dinlediğimi özellikle belirtmek isterim. Bugün buraya hem Barolar Birliği Başkanı'nın hem de İstanbul, Tekirdağ ve diğer illerin baro başkanlarının katılımı beni ayrıca memnun etmiştir. Zira bugün tutsak edilen, aslında benim savunma hakkımdır. Sanırım savunma hakkımın tutsak edilmesi de çok şaşırılacak bir durum değildir, çünkü açıkçası yaklaşık bir yılı aşkın süredir Türkiye olarak Ekrem İmamoğlu odaklı bir yargı sürecini yaşamaktayız.</p>

<p>Sayın Başkan, Sayın Heyet, sorularım var, ancak öncesinde çok önemli bulduğum iki hususu sizinle paylaşmak istiyorum. Geçen hafta ve bu hafta açıkladığınız bazı kararlarınıza ilişkin süreçte, o an müdahil olmak istemedim. Öncelikle şunu ifade etmek isterim, perşembe günü tahliyeye ilişkin olarak, yalnızca yeni katılan arkadaşlarımızın, Beyoğlu Belediye Başkanı ve diğer arkadaşlarımızın, savunmalarını alacağınızı, diğerlerinin ise yazılı beyanda bulunacağını belirttiniz. Bunu hatırlatmak isterim. Bu duruşmaların başladığı ilk gün de benzer bir tartışmayı yaşamıştık. Bu dava, Ekrem İmamoğlu üzerinden yürütülmeye çalışılan tarihi bir davadır, esasında böyle bir davanın olmaması gerekir. Nitekim az önce, bu duygularımı doğrular nitelikte, iddia makamı da avukatıma yönelttiği altı sorunun dördünde doğrudan Ekrem İmamoğlu'nu hedef almıştır.</p>

<p>Bu nedenle hem kendi adıma hem burada bulunan tutsak arkadaşlarım adına hem de henüz tutuklu olmayan ancak yaklaşık 400 kişi olarak yargılanacak arkadaşlarımız adına, ki büyük bir kısmı İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanları, bürokratlar ve siyasi yol arkadaşlarımdır, perşembe günü tahliyeye ilişkin görüşlerimi sözlü olarak ifade etme hakkımın bulunduğunu özellikle vurgulamak isterim.</p>

<p>Bu sıradan bir hatırlatma değildir, son derece ciddi bir hatırlatmadır. Zira bu yönde daha önce alınmış bir karar varken, bu kararın değiştirilerek farklı bir uygulamaya geçildiğini görüyoruz. Süreç içerisinde gelişen olaylar ve yapılan savunmalar sonrasında, ilave beyanlarımı bizzat huzurunuzda ifade etmem gerektiğini düşünüyorum.</p>

<h2><strong>İmamoğlu'ndan Soytekin tepkisi: 'Soytekin'in beyanlarındaki tehdit ve baskı iddialarının muhatabı kimdir?'</strong></h2>

<p>İkinci husus ise son derece önemlidir. Bu sabah, tam olarak duyamamış olabilirim ancak anladığım kadarıyla Adem Soytekin'in talebi doğrultusunda, Mehmet Pehlivan'dan sonra söz verilmesine karar verdiğinizi ifade ettiniz. Hiç kimsenin savunma hakkına zarar gelmesini istemem; herkesin savunma hakkı en az benimki kadar kutsaldır. Ancak Adem Soytekin'in beyanlarında tehdit ve baskı altında olduğuna dair ifadeler yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu ifadelerin muhatabı kimdir, bunu bilmek isterim. Bu durum, burada bulunan sanıkları ya da güvenlik görevlilerini zan altında bırakabilir. Oysa ben, burada bulunan hiçbir arkadaşımın böyle bir tutum içinde olduğunu görmedim, duymadım. Bu nedenle bu tür bir gerekçeyle yapılan düzenlemelerin hepimizi zan altında bırakabileceğini ifade etmek isterim. Mahkeme düzenine ilişkin bir karar aldıysanız elbette bu sizin takdirinizdir ancak bu düzenlemenin mevcut yargılama sürecini zorlayabileceğini, hazırlıksız yakalanan taraflar açısından sıkıntı yaratabileceğini düşünüyorum. Daha makul bir sıralama yapılması, hem mahkeme düzeni hem de savunma hakkı açısından daha sağlıklı olacaktır.</p>

<p>Sayın Başkan, Sayın Heyet, bulunduğumuz mahkeme Türkiye tarihinin en önemli mahkemelerinden biridir. Bu mahkemenin itibarı, hiçbirimizin itibarından daha az değildir. Bu nedenle alınan kararların, yargılamanın ciddiyetine ve düzenine uygun şekilde uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca şunu da açıkça ifade etmek isterim, burada bulunan herkesin tutuksuz yargılanması gerektiğine inanıyorum. Hiç kimsenin özgürlüğü üzerinden bir ayrım yapılmasını doğru bulmam. Son olarak şunu belirtmek isterim, yargılama sürecinin sağlıklı yürütülmesi hepimizin yararınadır. Başarılı bir yargılama süreci, sadece bizim değil, tüm toplumun kazanımı olacaktır. Bu nedenle hem alınan kararın gözden geçirilmesini hem de perşembe günü sözlü olarak beyan hakkımın tanınmasını talep ediyorum.'</p>

<h2><strong>İmamoğlu'dan avukatı Pehlivan'a soru</strong></h2>

<p>Ekrem İmamoğlu, beyanlarının ardından avutı Pehlivan'a soru sordu. İmamoğlu, 'Avukat-müvekkil ilişkimiz çerçevesinde, bugüne kadar sizden hukuka aykırı, gayrimeşru ya da meslek ilkelerine aykırı herhangi bir talepte bulundum mu? Böyle bir baskım ya da yönlendirmem oldu mu? Bu soruya mahkeme huzurunda cevap vermenizi rica ederim' diye sordu. Pehlivan, 'Sayın Başkan, avukat-müvekkil ilişkisi gizlidir. Bu kapsamda yapılan görüşmelerin açıklanması mümkün değildir. Ancak müvekkilimin rızası bulunduğunu kabul ederek cevap veriyorum, hayır, böyle bir talimat vermediniz' yanıtını verdi.</p>

<h2><strong>'Türkiye'nin hukuk tarihinde avukatlar ve barolar üzerindeki baskının yoğun biçimde yaşandığı açıktır'</strong></h2>

<p>Daha sonra Pehlivan için Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, söz aldı. Sağkan, şunları söyledi:</p>

<p>'Bundan birkaç ay önce bu salonda, İstanbul Barosu Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri de yargılandı. Ondan birkaç yıl önce ise kumpas davalarında 'adil yargılanma hakkı ilkesi çiğneniyor' diyen İstanbul Barosu Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri yargılandı. Daha da geriye gidebiliriz, 12 Eylül döneminde bu baronun kapısına mühür vuruldu ve Orhan Apaydın tutuklandı. Sonrasında serbest bırakıldı; meslektaşlarıyla birlikte o mührü söktüler ve bu süreçte Kenan Evren'i de baronun açılışına davet ettiler. Dolayısıyla Türkiye'nin hukuk tarihinde avukatlar ve barolar üzerindeki baskının yoğun biçimde yaşandığı açıktır. Maalesef içinde bulunduğumuz süreç de bunun en ağır örneklerinden biridir. Bu kadar önemli bir davanın avukatı; soruşturma aşamasından itibaren süreci takip etmesi, müvekkiline ait maddi gerçeğin ortaya çıkması için mücadele etmesi gerekirken, bugün burada kendisini savunmak zorunda bırakılmıştır. Sadece bu husus dahi yargılamayı, başlangıcından itibaren savunma hakkı ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde sakat bir hale getirmektedir. Ancak bu durum telafi edilemez değildir. Öncelikle sayın heyetten talebimiz, özel soruşturma usulüne ilişkin eksikliklerin giderilmesi yönünde gerekli işlemlerin yapılması ve huzurdaki sanıkların, avukatlarının da talep ettiği şekilde dinlenerek tahliyelerine karar verilmesidir.'</p>

<h2><strong>'Operasyonların neden siyasal olduğunun açık bir göstergesidir.'</strong></h2>

<p>Mehmet Pehlivan için söz alan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bu dava neden siyasal bir davadır, Sayın Başkan, değerli üyeler? Birkaç cümleyle 22 Mart gecesinde yaşananları hatırlatmak isterim. Çağlayan'a girişimiz neredeyse imkansız hale getirilmişti. Karşılaştığımız polis ekipleri, beni tanımadıkları gibi her seferinde kimlik sordular. 'Az çok tanınan biriyim kolluk tarafından' dediğimde, 'Biz Çorum'dan geliyoruz' diyen oldu; bir başkası 'Tokat'tan geliyoruz', bir diğeri 'Samsun'dan geliyoruz' dedi. Sayın Heyet, ben 12 Mart sürecini de gördüm. Ankara'da saat 14.00'ten gece yarısına kadar yaşananları bizzat deneyimledim. Yurt dışında doktora öğrencisiydim, tatile gelmiştim.</p>

<p>Ancak böylesine bir kolluk yığınağına ilk kez tanık oldum. Zar zor görev yerim olan Çağlayan'daki odama girebildim; fakat bu kez de 'Yönetim kurulu üyeleri giremez' denildi. Toplantı yapamaz durumdaydık. Çok sayıda telefon görüşmesinden sonra, ancak Başsavcılık kanalıyla, şu anda salonda bulunan Başkan, Türkiye Barolar Birliği Saymanı ve bugün aramızda olmayan Saymanımız Ahmet Ergin Bey gece yarısına doğru, yaklaşık iki saat sonra içeri girebildi. Yönetim kurulu üyelerimiz ise adliye bahçesinde sabahlamak zorunda kaldı.</p>

<p>Bu tablo, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen dava ve operasyonların neden siyasal olduğunun açık bir göstergesidir. Burada özellikle vurgulamak istediğim husus şudur, usul kurallarının sürekli ihlal edilmesi, esasa ilişkin suç iddiasının zayıflığından mı kaynaklanmaktadır? Yani esastaki zayıflığı örtmek için usulde hatalar mı yapılmaktadır? Bu, son derece önemli bir sorudur.</p>

<h2><strong>'Anayasamızla güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin sürekli ihlal edildiğini görmekteyiz'</strong></h2>

<p>Gözaltı sürecinden tutuklamaya, cezaevine konulmaktan farklı cezaevlerine sevk edilmeye kadar geçen süreçte, Anayasamızla güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin, insan haklarının sert çekirdeğinin, sürekli ihlal edildiğini görmekteyiz. Üstelik bu ihlaller, çoğu zaman 'terör örgütü' isnadı üzerinden gerçekleştirilmektedir. Oysa bir yapının terör örgütü olup olmadığına karar verme yetkisi sizlere aittir. Kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan, kolluk ya da savcılık makamının tek başına böyle bir nitelendirme yapabilmesi kabul edilebilir mi? Eğer bu mümkün olsaydı, yargılamaya, bu heyete ve bu kadar emeğe ne gerek olurdu? Sav, savunma ve hüküm diyalektiği böyle bir zeminde sağlıklı şekilde işletilebilir mi? Bu nedenle, özellikle Anayasa'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ve savaş halinde dahi dokunulamayacak hakların, herkes için, her zaman ve her yerde geçerli olan temel güvencelerin, bu yargılamalar zinciri içinde ihlal edilmesi son derece kaygı vericidir.</p>

<p>Sayın Heyet, bu dava kapsamında dile getirilen öneriler ve Sayın Başkan'ın ifade ettiği hususlar, Anayasa'nın 19. maddesinin 7. ve 8. fıkralarıyla doğrudan ilgilidir. Tutukluluğa itiraz duruşmalarına ilişkin önceki beyanım da bu çerçevedeydi. Anayasa'nın öngördüğü dört temel koşul vardır: Birincisi duruşmalı yapılması, ikincisi avukatın katılımı, üçüncüsü kararın gerekçeli olması ve dördüncüsü her sanık bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasıdır. Sayın Başkan, Sayın Heyet; bu salonun ötesinde de süreci yakından takip ediyorum. Adil yargılanma hakkına gösterdiğiniz özeni de biliyorum. Bu çerçevede, ay sonunda ya da başında yapılacak tutukluluğa itiraz duruşmalarının belki iki gün zaman alması söz konusu olabilir ancak bu, adil yargılanma hakkının sağlanmasına önemli katkı sunacaktır. Bu nedenle bu öneriyi, anayasal gerekliliklerle uygulama arasındaki uyumu güçlendirmesi açısından değerlendirmenizi rica ediyorum.</p>

<h2><strong>'Ben aleyhe delillere bile razıydım, yeter ki ortada gerçekten hukuken geçerli deliller bulunsun'</strong></h2>

<p>Son olarak şunu ifade etmek isterim, burada bir yargı heyeti karşısındayız. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Anayasa ve yasa hükümlerine aykırı işlemler yaptığı yönünde ciddi kaygılar bulunmaktadır. Ancak nihai sorumluluk yargı heyetindedir ve sizler Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca karar vereceksiniz. İstanbul Barosu olarak 3-5 Nisan tarihlerinde adil yargılanma ve savunma hakkı konulu bir toplantı gerçekleştirdik. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi üyeleriyle görüşmeler yapıldı. Bu toplantılardan birinde bir mahkeme başkanı, 'Savcılık yalnızca aleyhe delilleri topluyor; oysa lehe delilleri de toplamak zorundadır' dedi. Ben de kendisine şu yanıtı verdim: 'Ben aleyhe delillere bile razıydım; yeter ki ortada gerçekten hukuken geçerli deliller bulunsun.'</p>

<h2><strong>'Vereceğiniz karar, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu ortaya koyması bakımından büyük önem taşımaktadır'</strong></h2>

<p>Yargıçlar ile savcılar arasındaki bu ayrışmayı yalnızca hukuk diliyle açıklamak mümkün değildir, bu durum, siyasal bir perspektifle değerlendirilmek zorundadır. İstanbul Barosu'na yöneltilen dava da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik süreç de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Sizlerin vereceği kararla bu sürecin aşılabileceğine inanıyorum. Anayasa'nın 138. maddesinin sağladığı bağımsızlık güvencesi, hem iç hem de dış bağımsızlık bakımından son derece önemlidir. Bu güvence, sizlere tarafsız bir şekilde karar verme imkânı sunmaktadır. Bu, yargıcın en temel erdemidir. Sizler yalnızca bağımsızlık içinde karar vermeyecek, aynı zamanda Türk milleti adına hüküm kuracaksınız. Vereceğiniz karar, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu ortaya koyması bakımından da büyük önem taşımaktadır.'</p>

<p>Ardından Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin'in savunmasına geçildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/imamoglu-tutuklu-avukati-mehmet-pehlivan-icin-konustu-bugun-tutsak-edilen-aslinda-benim-savunma-hakkim</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/imamoglu-tutuklu-avukati-mehmet-pehlivan-icin-konustu-bugun-tutsak-edilen-aslinda-benim-savunma-hakkim.png" type="image/jpeg" length="21768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İSKİ, İstanbul’daki baraj doluluk oranı verilerini açıklandı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/iski-istanbuldaki-baraj-doluluk-orani-verilerini-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/iski-istanbuldaki-baraj-doluluk-orani-verilerini-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da geçen yıl yüzde 18’e kadar gerileyen baraj doluluk oranı, yağışlar ve Melen ile Yeşilçay regülatörlerinden sağlanan takviyelerle 25 Nisan itibarıyla yüzde 71,07 seviyesine yükseldi. İSKİ, su seviyesinin önceki iki yılın gerisinde kaldığını belirterek tasarruf çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, İstanbul’daki barajların ortalama doluluk oranı 25 Nisan itibarıyla yüzde 71,07 olarak kaydedildi. Geçen yılın son aylarında yüzde 18 seviyelerine kadar düşen doluluk oranındaki artışta, son dönemdeki yağışlar ve dış kaynaklardan sağlanan su desteği etkili oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İSKİ’nin internet sitesinde yer alan verilere göre, barajlardaki kritik seviyelerin ardından Melen ve Yeşilçay regülatörlerinden kente su takviyesi yapıldı. Yılbaşından bu yana Melen regülatöründen 213 milyon metreküp, Yeşilçay’dan ise 86 milyon metreküp su temin edildiği açıklandı. Kasım ve Aralık 2025 döneminde kritik seviyelere inen barajların bu takviyelerle toparlandığı belirtildi.</p>

<p>Doluluk oranı yükseliş eğilimi gösterse de önceki yılların aynı dönemindeki verilerin gerisinde kaldı. Verilere göre 25 Nisan 2025 tarihinde baraj doluluk oranı yüzde 81,71 olarak ölçülürken, 25 Nisan 2024’te bu oran yüzde 83,03 seviyesinde bulunuyordu. Mevcut doluluk oranının artan yağışlara rağmen önceki iki yılın aynı dönemine göre daha düşük kaldığı kaydedildi.</p>

<h2>İSKİ GENEL MÜDÜRÜ BAŞA’DAN TASARRUF ÇAĞRISI</h2>

<p>İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, su kaynaklarının korunmasının önemine vurgu yaparak, “Su havzalarımıza bahar geldi. İstanbul geneli baraj doluluk oranımız yüzde 71,07 seviyesinde. Ancak sınırlı bir kaynak olan suyumuzu korumanın yolu tasarruf alışkanlığından geçiyor” ifadelerini kullandı. Başa, bireysel su tüketiminde yüzde 15 oranında tasarruf sağlanması durumunda önemli miktarda suyun korunabileceğini dile getirdi.</p>

<p>İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yapılan bilgilendirmede, vatandaşlara su kullanımında dikkat edilmesi gereken tasarruf önerileri sıralandı. Açıklamada damlatan muslukların tamir edilmesi, sızdıran rezervuarların onarılması, duş süresinin kısaltılması, çamaşır ve bulaşık makinelerinin tam dolmadan çalıştırılmaması, sebze ve meyvelerin kap içinde yıkanması çağrısı yapıldı. Ayrıca su kaçaklarının zaman kaybedilmeden kuruma bildirilmesinin su tasarrufu açısından kritik önemde olduğu vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/iski-istanbuldaki-baraj-doluluk-orani-verilerini-aciklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/08/su-iski-sulama.png" type="image/jpeg" length="97703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Harbiye Açıkhava'da 23 Nisan coşkusu: Ekrem Amcanız da sizi çok seviyor ve en çok da sizleri özlüyor]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/harbiye-acikhavada-23-nisan-coskusu-ekrem-amcaniz-da-sizi-cok-seviyor-ve-en-cok-da-sizleri-ozluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/harbiye-acikhavada-23-nisan-coskusu-ekrem-amcaniz-da-sizi-cok-seviyor-ve-en-cok-da-sizleri-ozluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda düzenlenen etkinlikte, "Bugün sizlere Ekrem Amcanızın selamlarını ve sevgilerini getirdim. Ekrem Amcanız da sizi çok seviyor ve en çok da sizleri özlüyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda düzenlenen etkinlikte, 'Bugün sizlere Ekrem Amcanızın selamlarını ve sevgilerini getirdim. Ekrem Amcanız da sizi çok seviyor ve en çok da sizleri özlüyor. Sevgili çocuklar, sesiniz büyüyecek, çoğalacak, dalga dalga yayılacak. Bir gün ülkemizde hiçbir çocuğun haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği tanımadığı günleri kuracağız' dedi.</p>

<p>İBB Başkanvekili Nuri Aslan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda yapılan Uluslararası Çocuk Festivali açılış töreninde konuştu. Silivri'de tutuklu bulunan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun selamını ileten Aslan, şunları söyledi:</p>

<p>'Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bundan tam 106 yıl önce bugün henüz kurtuluş mücadelemiz sürerken milletimizin egemenliğini ilan etti. Milletimizin meclisini, hakimiyetini, iradesini tesis etti. Geleceğimizin çocuklarımız olduğunu bilerek cumhuriyetimizi hep geleceğe taşıyalım ve koruyalım diye bugünü çocuklarımıza armağan etti. Bugün bu bilinçle buradayız. Cumhuriyetimize sahip çıkıyoruz. Milletimizin egemenliğine sahip çıkıyoruz. Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyoruz. 'Benim en güzel projem çocuklarımızdır' diyen Ekrem Başkanımıza sahip çıkıyoruz. Bu güzel etkinliği de Ekrem Başkanımızla birlikte düzenledik. Çünkü o nerede olursa olsun, çocukların başkanı, çocukların Ekrem Amcası olmaya devam ediyor. Çünkü onu hiçbir güç, çok sevdiği çocuklarından ayıramaz. Çocuklarımız kimin onları sevdiğini bilir. Çocuklarımız kimin onlar için çalıştığını bilir. Ekrem Amcanızı da en iyi siz tanıyorsunuz. Gittiğiniz ve şefkatle sarıldığınız Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezlerinden, Kısa Mola Merkezlerinden, bir gün bile aksatılmadan evlerinize ulaştırdığımız Halk Sütlerden, beslenme desteklerimizden, eğitim desteklerimizden, atölyelerimizden, çocuk parklarımızdan biliyorsunuz.</p>

<h2><strong>'Gözlerinizdeki parıltı bize umut veriyor'</strong></h2>

<p>İstanbul'u çocukların şehri yapmasından biliyorsunuz. Ben biliyorum çocuklar, kimse size zorla bir şey yaptıramaz. Siz ancak sevdiğinizde sarılır, sevdiğinizde konuşursunuz. Bugün sizler, 'Her şey çok güzel olacak' diyorsanız ben size inanıyorum. Ekrem Başkanımız size inanıyor. Ben de bugün sizlere Ekrem Amcanızın selamlarını ve sevgilerini getirdim. Ekrem Amcanız da sizi çok seviyor ve en çok da sizleri özlüyor. Sevgili çocuklar, sesiniz büyüyecek, çoğalacak, dalga dalga yayılacak. Bir gün ülkemizde hiçbir çocuğun haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği tanımadığı günleri kuracağız. Ekrem Başkanımız, çocuklarımızın geleceğini korumak için en kısa sürede özgürlüğüne kavuşacak. Umudu birlikte büyüteceğiz, adaleti birlikte tesis edeceğiz yarınımızla, bugünümüzle. Hep birlikte adaletle, vicdanla, cesaretle. Her birinizin neşesi, gözlerinizdeki parıltı bize umut veriyor. Neşenizi, umudunuzu hiç kaybetmeyin. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Cumhuriyet ilelebet yaşasın.'</p>

<h2><strong>Etkinlikler sürdü</strong></h2>

<p>Konuşmaların ardından bayram kutlaması, İBB İstanbul Gençlik Halk Dansları Topluluğu'nun gösterisi, İBB İstanbul Çocuk Korosu şarkıları, illüzyon gösterisi, Kral Şakir-Fil Necati gösterisi ve Ece Mumay konseriyle devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/harbiye-acikhavada-23-nisan-coskusu-ekrem-amcaniz-da-sizi-cok-seviyor-ve-en-cok-da-sizleri-ozluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 20:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/harbiye-acikhavada-23-nisan-coskusu-ekrem-amcaniz-da-sizi-cok-seviyor-ve-en-cok-da-sizleri-ozluyor.jpg" type="image/jpeg" length="69496"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP İstanbul,  'Sessiz Yürüyüş' ile çocuk ölümlerine dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/chp-istanbul-sessiz-yuruyus-ile-cocuk-olumleriine-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/chp-istanbul-sessiz-yuruyus-ile-cocuk-olumleriine-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul İl Başkanlığı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda 'Vatanı korumak çocukları korumakla başlar' diyerek okullarda, sokaklarda, iş cinayetlerinde yaşanan çocuk ölümlerini İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne gerçekleştirdiği sessiz yürüyüşle protesto etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP İstanbul İl Başkanlığı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda 'Vatanı korumak çocukları korumakla başlar' diyerek okullarda, sokaklarda, iş cinayetlerinde yaşanan çocuk ölümlerini İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne gerçekleştirdiği sessiz yürüyüşle protesto etti.</p>

<p>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 'Bugün ise, çocuklarımız eşit değil; özgür değil ve en önemlisi ne evde ne sokakta ne de okulda güvende. Sadece geçtiğimiz hafta, bir gün arayla iki okulumuza saldırı düzenlendi. Bu yaşananlar, yıllardır süren ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur' dedi. 'Çocukları korumak bir tercih değil, devletin asli görevidir' diyen Çelik, CHP'nin 23 maddelik 'Çocuklar İçin Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifesto'sunu okudu.</p>

<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda CHP, İstanbul İl Başkanlığı 'Vatanı korumak çocukları korumakla başlar' diyerek okullarda, sokaklarda, iş cinayetlerinde yaşanan çocuk ölümlerini protesto etti.</p>

<h2><strong>Katledilen çocukların, gençlerin isim ve fotoğraflarını taşıdılar</strong></h2>

<p>Çemberlitaş Meydanı'nda toplanan CHP'liler İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne sessiz yürüyüş gerçekleştirdi. CHP İstanbul il Başkanı Özgür Çelik, ilçe başkanları, gençlik kolları, kadın kolları, il ve ilçe örgütü ile CHP PM üyelerinin de katıldığı yürüyüşte slogan atılmazken sık sık protesto amaçlı alkış tutuldu. 'Güvenli okullar istiyoruz, yaşamak istiyoruz' yazılı pankartın açıldığı yürüyüşte, Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan silahlı saldırıda yaşamını yitiren ve yakın zamanda katledilen çocukların, gençlerin isimlerinin ve fotoğraflarının yer aldığı dövizler taşındı.</p>

<h2><strong>Çelik: Bugün çocuklarımız eşit değil; özgür değil ve en önemlisi ne evde ne sokakta ne de okulda güvende</strong></h2>

<p>Yürüyüşün ardından CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. 'Cumhuriyetimizin kurucusu ve kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu özel günü, 23 Nisan'ı çocuklarımıza armağan ederken, yalnızca bir bayram vermedi; bu ülkenin geleceğini, umudunu ve yarınlarını çocuklara emanet etti. Ve o gün çocuklara şu sözü verdi: Güvende olacaksınız, eşit olacaksınız, özgür olacaksınız' diyen Çelik şöyle devam etti:</p>

<p>'Bugün ise, çocuklarımız eşit değil; özgür değil ve en önemlisi ne evde ne sokakta ne de okulda güvende. Sadece geçtiğimiz hafta, bir gün arayla iki okulumuza saldırı düzenlendi. Eylül 2023'ten, bugüne kadar okullarda 47 şiddet ve saldırı olayı gerçekleşti. Bu sürede; 6 öğretmenimiz, 14 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz olmak üzere toplam 23 kişi okul güvenliği ve teknik eleman eksikliği nedeniyle yaşamını yitirirken; çocuk sömürü aracı haline gelen MESEM'lerde 18 çocuğumuz hayatını kaybetti. Buna göre; Yusuf Tekin'in Bakanlığı döneminde okullarda ve MESEM'lerde toplam 41 kişi hayatını kaybetti. Tüm uyarılarımıza, yasa, araştırma ve bütçe tekliflerimize, basın açıklamaları ve politika önerilerimize kulaklarını tıkayan, Meclis'te düzenli olarak reddeden iktidar yaşanan bu acı kayıpların temel sorumlusudur. Bu yaşananlar münferit olaylar değil. Bu yaşananlar, yıllardır süren ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur'</p>

<h2><strong>CHP'den 23 Nisan'da 23 maddelik 'Çocuklar İçin Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifestosu'</strong></h2>

<p>'Çocukları korumak bir tercih değil, devletin asli görevidir. Güvenli, nitelikli, bilimsel, laik, kamusal, parasız, eşit, kapsayıcı ve özgür bir eğitim sistemi bir vaat değil, bir haktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim önceliğimiz; çocuklarımızın iyi olması, sağlıklı büyümesi, kendini güvende hissetmesi, eşit olanaklara sahip olması, nitelikli bir eğitimle geleceğe hazırlanması ve mutlu olmasıdır. Bu anlayışla çocukların iyi olma halini, yaşam hakkını ve eğitim hakkını güvence altına almak için söz veriyoruz... Cumhuriyet Halk Partisi olarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve güvende yaşayacağı bir ülke hayaliyle karşılıyoruz' diyen Çelik, 23 maddelik CHP'nin 'Çocuklar İçin Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifesto'sunu okudu. Açıklanan manifestoda şu maddeler yer aldı:</p>

<h2><strong>'Hiçbir çocuk okulda aç kalmayacak, tuvaletlerden su içmeyecek; tüm kademelerde temiz içme suyu ve bir öğün okul yemeğini ücretsiz vereceğiz'</strong></h2>

<p>'1. Devletin eğitim sorumluluğu hiçbir şekilde dernek, vakıf, cemaat, tarikat, STK, siyasi yapı veya benzeri üçüncü taraflara devredilmeyecek; eğitimi laik, bilimsel, çağdaş esaslara göre yürüteceğiz.</p>

<p>2. Hiçbir okulumuza silah girmeyecek; okullarımıza kadrolu 65 bin uzman ve deneyimli, çocuk pedagojisi eğitimleri ile güçlendirilmiş güvenlik görevlisi atayacağız.</p>

<p>3. Hiçbir çocuk sağlık hizmetinden mahrum kalmayacak; okullarımıza kadrolu 75 bin okul sağlığı hemşiresi atayacağız.</p>

<p>4. Hiçbir çocuk okulda aç kalmayacak, tuvaletlerden su içmeyecek; tüm kademelerde temiz içme suyu ve bir öğün okul yemeğini ücretsiz vereceğiz.</p>

<p>5. Risk altındaki çocuklar görmezden gelinmeyecek; yoksulluk, ihmal, şiddet ve suça sürüklenme gibi durumlara karşı erken müdahale eden, okul-aile-toplum iş birliğine dayalı güçlü bir okul sosyal hizmet programı hayata geçireceğiz.</p>

<p>6. Akran zorbalığı, bağımlılık ve şiddetle mücadele günübirlik yaklaşımlara bırakılmayacak; bilimsel temelli, sürekli ve izlenebilir önleyici programları tüm okullarda uygulayacağız.</p>

<p>7. Şiddeti besleyen toplumsal iklim görmezden gelinmeyecek; şiddete özendiren televizyon dizileri ve medya içerikleri, cezasızlık algısı ve bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı bir sosyal politika ve sosyal hizmet eylem planını hayata geçireceğiz.</p>

<p>8. Okullarımıza yeterli sayıda rehber öğretmen atayacak, öğrencilerin duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini izleyen güçlü bir psikososyal destek sistemi kuracağız. Rehberlik Araştırma Merkezleri'ni ruh sağlığı meslek elemanları ile güçlendireceğiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>9. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin mesleki saygınlığını yeniden tesis edecek; yetki ve sorumluluklarını güçlendirecek, adil ve etkili işleyen disiplin mekanizmalarını yeniden kuracağız.</p>

<p><strong>'Yoksul çocuklarımız denetimsiz yapılara mecbur kalmayacak; öğrencilere barınma ve burs desteği vereceğiz, köy okullarını yeniden açacağız'</strong></p>

<p>10. Okul-aile birlikleri yalnızca para toplama aracı olmayacak; okul-aile-toplum iş birliğini güçlendiren etkin mekanizmalar haline getireceğiz.</p>

<p>11. Aileleri destekleyen, sağlıklı ebeveynlik becerilerini güçlendiren, okul-aile iş birliğini sürekli kılan yaygın ve bilimsel temelli programları hayata geçireceğiz.</p>

<p>12. Okullar ihtiyaçlarını karşılamak için velilerden bağış toplamak zorunda kalmayacak; okullarımıza öğrenci sayısına göre düzenli okul bütçeleri göndereceğiz.</p>

<p>13. Okullar ve bölgeler arasındaki altyapı ve donanım eşitsizlikleri ortadan kaldırılacak; tüm okulları eşit olanaklara kavuşturacak, her çocuğun nitelikli eğitim için gerekli tüm imkanlara erişimini sağlayacağız.</p>

<p>14. Okullar yalnızca ders yapılan beton binalar olmayacak; sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle zenginleşen, güvenli, yeşil, erişilebilir ve çocuk dostu tasarımlarla 'mutlu ve yaşayan okullar' haline getireceğiz.</p>

<p>15. Okul öncesi eğitimi bir ayrıcalık olmaktan çıkaracak, her çocuk için kamusal bir hak olarak en az bir yıl ücretsiz ve zorunlu hale getireceğiz.</p>

<p>16. Okul dışında kalan hiçbir çocuk yok sayılmayacak; tüm çocukların örgün eğitime devamını sağlayacak, etkin izleme ve takip sistemleriyle her çocuğun eğitime erişim hakkını güvence altına alacağız.</p>

<p>17. Yoksul çocuklarımız denetimsiz yapılara mecbur kalmayacak; öğrencilere barınma ve burs desteği vereceğiz, köy okullarını yeniden açacağız.</p>

<p>18. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine ve emek sömürüsüne izin vermeyecek; çocukların iş gören değil, iş öğrenen bireyler olarak hem akademik hem mesleki olarak nitelikli eğitim almasını sağlayacağız.</p>

<p>19. Ölçme ve değerlendirme sistemi çocukları yarıştıran ve eleyen bir yapı olmayacak; çok boyutlu ve adil bir değerlendirme sistemi kuracağız.</p>

<h2><strong>'Ücretli öğretmenlik kaldırılacak; tüm sınıflarımızı ve çocuklarımızı kadrolu öğretmenlerle buluşturacağız'</strong></h2>

<p>20. Eğitimde dijitalleşme eşitsizlik yaratmayacak; tüm çocukların teknolojiye güvenli, eşit ve nitelikli erişimini sağlayacak, dijital okuryazarlığı güçlendireceğiz.</p>

<p>21. Hiçbir çocuk afet ve acil durumlarda korumasız kalmayacak; tüm okulları depreme dayanıklı hale getirecek, afetlere hazırlık eğitimlerini zorunlu kılacak ve her okulda uygulanabilir acil durum planlarını hayata geçireceğiz.</p>

<p>22. Ücretli öğretmenlik kaldırılacak; tüm sınıflarımızı ve çocuklarımızı kadrolu öğretmenlerle buluşturacağız.</p>

<p>23. Cumhuriyet'in temel değerlerine bağlı, fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller yetiştirecek; çocuklarımızı ve gençlerimizi yalnızca bilgiyle değil, etik değerlerle, kültür, sanat ve sporla, sürdürülebilirlik ve eşitlik anlayışıyla donatacağız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/chp-istanbul-sessiz-yuruyus-ile-cocuk-olumleriine-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/chp-istanbul-sessiz-yuruyus-ile-cocuk-olumleriine-dikkat-cekti.jpg" type="image/jpeg" length="46460"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak Belediyesi soruşturmasında 16 tutuklama, 3 adli kontrol]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/usak-belediyesi-sorusturmasinda-16-tutuklama-3-adli-kontrol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/usak-belediyesi-sorusturmasinda-16-tutuklama-3-adli-kontrol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında 16 şüpheli tutuklandı, 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Uşak Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında 16 şüpheli tutuklandı, 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uşak Belediyesine yönelik rüşvet soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Başkanı Özhan Özgöbek'in de bulunduğu 19 kişiden 16'sı sevk edildikleri hakimlikçe tutuklandı, 3 kişi ise adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/usak-belediyesi-sorusturmasinda-16-tutuklama-3-adli-kontrol</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 21:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/usak-belediyesi-sorusturmasinda-16-tutuklama-3-adli-kontrol.jpeg" type="image/jpeg" length="57932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 26. gün sona ererken tansiyon yükseldi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-26-gun-sona-ererken-tansiyon-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-26-gun-sona-ererken-tansiyon-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtirafçı Adem Soytekin'e söz verilmek istenmesi tartışma yarattı. Gerginlik üzerine Mahkeme Başkanı duruşmayı bitirdi. İmamoğlu, salondan ayrılırken basın mensuplarına, 'Sakin sakin anlatacağız. Lütfen iyi dinleyin, iyi aktarın. Tarihin en büyük zulmü yaşatılıyor iddia makamı vasıtasıyla. Hakikat asla kaybolmaz. Biz de hakikate sığınıyoruz' diye seslendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın savunması sırasında, itirafçı Adem Soytekin'e söz verilmek istenmesi tartışma yarattı. Gerginlik üzerine Mahkeme Başkanı duruşmayı bitirdi. İmamoğlu, salondan ayrılırken basın mensuplarına, 'Sakin sakin anlatacağız. Lütfen iyi dinleyin, iyi aktarın. Tarihin en büyük zulmü yaşatılıyor iddia makamı vasıtasıyla. Hakikat asla kaybolmaz. Biz de hakikate sığınıyoruz' diye seslendi. Duruşma, pazartesi günü Pehlivan'ın savunmasıyla devam edecek.</p>

<p>CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 26. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam etti.</p>

<p>Duruşmada İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunma yaptı. Pehlivan, savunmasında, Savcılık için şahsi bir tartışmanın bile artık örgütsel faaliyet sayıldığını belirterek, 'Yakup Öner'in 'görgüsü' önemli bulunmuş olacak ki tutanağa ve iddianameye de eklenmiş. Artık itirafçının ağzından çıkan söz kendiliğinden örgütseldir; her şey suça hazırlık hareketidir' diye konuştu.</p>

<p>Adem Soytekin'in, 'Abdi Bey yurt dışından dönünce bakacağını söyledi. Ben öncesinde Abdi Bey ile tanışıyordum; kendisiyle beraber maç izlemişliğimiz bile vardır. Ancak böyle bir talebi iletecek samimiyetim olmadığı için Murat Gülibrahimoğlu'ndan bunu talep ettim. Murat Gülibrahimoğlu, Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz ve Abdi Bey 2024 yılında Bodrum'da, Çağdaş Holding'e ait, Bodrum'un girişinde sağdaki lüks otelde tatil yapmışlardı. İleri derecede bir samimiyetleri bulunmaktaydı. Bunun dışında başka tatillere de gittiklerini biliyorum' şeklindeki beyanlarının savcılık tarafından etkin pişmanlık beyanları olarak kabul edildiğini belirten Pehlivan, şunları kaydetti:</p>

<p>'Anlaşılan o ki birlikte maç izlemek, tatile gitmek de artık örgütsel. Peki, itirafçılara göre bu hayali örgütün bir adı var mıdır? Varsa nedir? Şu trajediye bakar mısınız? Kasiyere, şoföre kurdurduğunuz bu sözde örgütün sözde yapısının adını da itirafçılara koydurmuşlar! Tıpkı bir babanın, bir annenin yeni doğan çocuğuna isim koyması gibi: Dosyaya dönüp bir bakın; 'SİSTEM' diye bir yapıdan ilk söz eden odur. Daha sonra diğer ifadelerde de bir papağan gibi tekrar edilen bu kavram, sanki herkesin üzerinde uzlaştığı somut, resmî bir örgüt ismiymiş gibi dolaşıma sokulur. Oysa başlangıç noktası bellidir. Hani şu hakkında 'suç örgütü lideri' dediğiniz, yüzlerce yıla varan hapis cezası talep ettiğiniz, ama buna rağmen her nedense tutuklu bulunmasına bile gerek görmediğiniz Aziz İhsan Aktaş: İşte iddianamenin temelini oluşturan o meşhur SİSTEM adını ilk telaffuz eden de odur. Adamın kendi adına örgütü olduğu yetmiyor, bir de gelip bizim örgüte isim koyuyor. Güler misin, ağlar mısın? Örgüt yöneticisi dediğiniz Adem Soytekin bile size diz çöktüğü ifadesinde 'SİSTEM'i gözaltına alındığında öğrendiğini söylüyor. Ya bu Adem'i ocak dışı bırakın ya da ifade verirken çok da rahat bırakmayın. Sonra sizin örgütünüzü çökertiyor. Şimdi hepimizin durup şunu sorması gerekir: Bu isim, Aziz İhsan Aktaş'ın zihninde nasıl doğdu? Gerçekten kendi tasviri midir, yoksa önüne konulan çerçevenin içine özenle yerleştirilmiş bir kelime midir? Bir yasa dışı yapıyı tarif ederken neden hukuki, somut bir niteleme değil de muğlak, soyut ve her yöne çekilebilecek esnek bir kavram seçilmiştir? 'Sistem'.... Ne başlangıcı bellidir ne sınırı. Ne üyeleri tam sayılabilir ne de hiyerarşisi net çizilebilir. İçini istediğiniz gibi doldurabileceğiniz koca bir boşluk! Nedir bu sistem? Türk Dil Kurumu'na göre bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni demektir. Savcılığa göre ise bu sözde örgütün adı, sanı, her şeyidir.</p>

<p>Oysa dikkatle bakıldığında ortadaki şey, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin devasa bürokratik yapılanmasının ötesinde bir şey değildir. 16 milyon İstanbulluya hizmet götüren, 90.000 çalışanı olan dev bir idari yapının bürokratik düzenini, yasal işleyişini sırf siyasi bir saikle 'suç örgütüne' dönüştürmek, amir-memur ilişkisini kriminalize etmek akıl karı mıdır? Şimdi tekrar sormak gerekir: Size bir suç örgütünün, bu meşhur 'SİSTEM'in varlığını kim söyledi?</p>

<p><strong>'Kurgusal mahkeme...'</strong></p>

<p>Cevabını ben vereyim: Bu kurgusal maskenin ön yüzünde Adem, Ertan, Aziz İhsan Aktaş ve diğerleri var. Fakat o maskenin arkasındaki gerçek yüzün, bir gün bu salonda, bugün bizim durduğumuz bu sanık kürsüsünde duracağından zerre kadar şüphemiz yok! Ve tam da bu nedenle, 'etkin pişmanlık' adı altında kurulan bu gerçek suç üretme sistemine yeniden dönmek zorundayız. Dönelim ve soralım:<br />
Bu dosyayı üzerine inşa ettiğiniz etkin pişmanlar gerçekten tutarlı ve güvenilir midir? Ona da verecek cevabım nettir: Olumsuzdur. Yüzlerce örnek sayılabilir; ancak yalnızca hakkımda konuşan Adem Soytekin'e bakmanız bile yeterlidir. Hani şu çelişkileri ve yalanları nedeniyle artık dışarıda tutamadığınız Adem: Ne tutarlıdır ne de güvenilirdir. Hakkımda aktardığı sözde telefon görüşmesinin yalan olduğunun ispatı bizzat dosyanızın içindedir. Güya 7 Mart'ta onun yanında Ali Nuhoğlu ile konuşmuşum ve 'ona da tedbir geldi' demişim. Oysa Ali Nuhoğlu hakkında tedbir kararı 25 Mart tarihinde verilmiş. Dosyada açıkça yazılı. Bitmiyor. Adem ifadesinde bu soruşturmayı benden mart ayında öğrendiğini söylüyor. Oysa dosyadaki tape kayıtlarında, Adem'in şubat ayının başında bir Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticisi olan Mehmet Şahin'den soruşturmayı öğrendiği görülüyor. Yani Adem konuşurken siz zaten bu iddianın da doğru olmadığını biliyordunuz. Buna rağmen o beyanı kullanmaya devam ettiniz. Daha da fenası; ifadede mart, tapede şubat, Yeni Şafak isimli gazeteye verdiği röportajda ise ocak ayında öğrendiğini söylüyor. Adem'in çelişkileri üzerine yalan boyut atlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Adem'in anlattıklarının doğru olup olmadığını kimseye sormanıza bile gerek yoktu'</strong></p>

<p>Adem'in anlattıklarının doğru olup olmadığını kimseye sormanıza bile gerek yoktu. Dosyadaki evraklara ve tarihlere bakmanız yeterliydi. Gelgelelim, birine 'Bu Adem'in anlattıkları doğru mu?' diye sorduğunuzda işler başka türlü karışıyor. Çünkü sorduğunuz kişi Adem'in yalanını ortaya çıkarıyor. Ve bu kez onu saklama telaşına düşüyorsunuz. Neyden bahsettiğimi açıkça söyleyeyim: Adem Soytekin ne demişti? 'İl binasının satın alımı rüşvet parasıyla oldu. İlhan Akbayır ile birlikte bağış makbuzu düzenledik, parayı bağış gibi gösterdik. Makbuzları da Mehmet Pehlivan'a verdik.' Bu beyanı İlhan Akbayır'a sordunuz. İlhan Akbayır size açıkça böyle bir bağış makbuzu düzenlemediğini ve Adem'in doğru söylemediğini söyledi. İlhan'ın beyanından sonra yapılması gereken belliydi: Bu beyanı dosyaya koymak ve çelişkiyi mahkemenin önüne getirmek. Ama iddia makamı bunu yapmadı.</p>

<p><strong>'Tüm argümanlar, üflesek yıkılacak kâğıttan kaplanlardan ibarettir'</strong></p>

<p>Aldığı ifadeyi sırf lehimize olacak diye dosyaya bile koymadı; iddianamede yer vermedi. Dosyanın temelini çürüten ifadeyi görünmez kıldılar. Hanelerine bir suç daha eklendi. Tanıkları ne güvenilir ne tutarlı. Beyanlarının aşağısı da yalan, yukarısı da yalan. Söylediklerini birine sorsanız da yalan, sormasanız da yalan. Etkin pişmanlar eliyle inşa etmeye çalıştıkları 'örgüt' hakkındaki tüm argümanlar, üflesek yıkılacak kâğıttan kaplanlardan ibarettir.</p>

<p><strong>Pehlivan'dan 'Cevat Kaya' tepksi: 'Savcılık bunu söylüyor; dokunan yanar!'</strong></p>

<p>Bir kişiyi örgüt üyesi, özel vasfa haiz örgüt üyesi, sadece örgüte yardım eden kişi ya da örgüt üyesi olmayan kişi olarak etiketlerkenki tek rehberleri siyasi hasımlarıyla olan meseleleridir. Bu noktada, kendi içlerindeki çelişkileri görebilmeniz için birkaç gün boyunca bizi gerçekten dinlemeniz gerekirdi. Sayın Heyet, örgüt; hukuk mantığıyla iradesini örgüte teslim etmiş elemanlardan oluşan, organik bağ ile bağlı bir yapı olmalıydı, değil mi? Sanıklardan Cevat Kaya için, 'şahsın suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun adını kullanarak İBB kaynaklarını kendi lehine kullanmak istediğine dair hususların yer aldığı' denilerek, Ertan Yıldız'ın ağzıyla konuşuluyor. O hâlde örgüt adına hareket etmeyen, kendi çıkarına iş yapan Cevat Kaya örgüt üyesi olmamalıydı, öyle değil mi? Ama hayır, örgüt üyesi diyorsunuz. İşin aslı ortaya çıkıyor: Ekrem İmamoğlu'nun eşinin ağabeyi olan Cevat Kaya, siyasi meselelerinden dolayı artık örgüt üyesidir. Ya da Seza Büyükçulha: Bir firmanın belediyeden olan alacağının tahsili konusunda yardımcı olunmasını istiyor. Sözde 'Sistem'e değil, 'Sistem'den talepte bulunan bir kişinin neden örgüt üyesi sayıldığını sorgularken cevabı buluyoruz: 'Örgüt liderinin çocukluktan arkadaşı olması nedeniyle diğer örgüt yöneticilerine bağlı hareket etmediği' denilerek, üstelik 'özel vasıflı üye' oluveriyor Seza. Savcılık bunu söylüyor; dokunan yanar!'</p>

<p><strong>Adem Soytekin söz istedi, duruşmada tansiyon yükseldi</strong></p>

<p>Duruşmada Mehmet Pehlivan'ın savunması sürerken, Mahkeme Başkanı, Pehlivan'a dönerek dosyada adı geçen Adem Soytekin ile ilgili ifadelerin dikkatini çektiğini belirterek, Soytekin'in ek beyanda bulunmak için dilekçe verdiğini ve bu nedenle salona getirildiğini söyledi. Başkan, Soytekin'e söz vermek istediğini ifade etti.</p>

<p>Bu sırada İmamoğlu ve savunma avukatları, 'savunmanın ve sorgunun bölündüğü' gerekçesiyle itiraz etti.</p>

<p>Mahkeme başkanı itirazlara karşılık, 'Şahıs bana iki gün önce dilekçe verdi, kime söz hakkı vereceğimi size sormam' dedi. Avukatların dilekçenin UYAP sisteminde görünmediğine yönelik itirazlarını dile getirmesi üzerine Mahkeme Başkan, 'Ben sorguyu bölmedim; saat 19.00'da bitireceğimizi söyledim, yetişmezse pazartesiye bırakırız' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mahkeme başkanı ayrıca Pehlivan'a hitaben, 'Savunmanıza müdahale etmedim. Somut isnatlara girmediniz, Adem Soytekin ile ilgili çelişkileri dile getirdiniz' dedi.</p>

<p><strong>'Burada herkes Mehmet Pehlivan'ın avukatı mı?' </strong></p>

<p>Salondaki tartışmaların büyümesi ve uğultunun artması üzerine Mahkeme Başkanı, 'Burada herkes Mehmet Pehlivan'ın avukatı mı?' diye sordu. Bunun üzerine avukatlar hep bir ağızdan 'Evet' yanıtını verdi. Bu sırada izleyici sıralarından alkış yükseldi.</p>

<p>Tartışmaların ardından Adem Soytekin'e mikrofon verildi. Soytekin, 'Konudan haberdar oldukları için konuşmamı engellemek istiyorlar' dedi. Bu sözler üzerine salondan tepki sesleri yükseldi.</p>

<p>Yaşanan gerginlik sırasında duruşma salonunda görevli jandarma personelinin Soytekin'in etrafında güvenlik çemberi oluşturduğu, ayrıca salona takviye jandarma ekiplerinin alındığı görüldü.</p>

<p>Mahkeme Başkanı, yaşanan tartışmaların ardından Mehmet Pehlivan'ın savunmasının pazartesi günü kaldığı yerden devam edeceğini açıkladı.</p>

<p><strong>Soytekin'in 'sataşma' iddiasına izleyiciler ve avukatlar tepki gösterdi</strong></p>

<p>Ardından Soytekin' söz verildi. Soytekin, 'Duruşma başladığından bugüne kadar etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğim için ayrı oturuyorum. Hep laf atmalar falan oluyordu ama dile getirmiyordum. Burada oturuyordum yine Murat Kapki de önümde oturuyordu. Kapki, 'yargılamanın filmini çekeceğiz sen de rolünü oynar mısın' dedi. Ben de 'ben rol yapmıyorum' dedim' ifadelerini kullandı. </p>

<p>Kapki ise Soytekin'e tepki göstererek, 'Sen yalan söylüyorsun' diye bağırdı.</p>

<p>Bu sırada izleyiciler ve avukatlar da Soytekin'e tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı 'Adem Bey, bu iş farklı yere gidiyor. Pazartesi devam edelim' diyerek duruşmayı bitirdi.</p>

<p>Mahkeme Başkanı söz almak isteyen Kapki'ye, 'Soytekin'in sözünü böldüğünüz için size de söz hakkı vermeyeceğim' dedi.</p>

<p>Ayrıca Mahkeme Başkanı, 'Bir yanlış anlaşılma oldu. Adem Soytekin'e Pehlivan'ın savunmasıyla ilgili söz hakkı vermedim bize verdiği dilekçeyi UYAP'ta göremediğinizi söylediğiniz için dilekçesini teyit ettirmek istedim. Savunmanızın insicamını bozduğum için özür dilerim pazartesi devam edersiniz' dedi.</p>

<p>Tutuklu sanıklar aşağı indirilirken izleyiciler, 'Saçını da çektiler mi Adem?', 'Bravo Kapki' diye seslendi.</p>

<p><strong>İmamoğlu: 'Tarihin en büyük zulmü yaşatılıyor iddia makamı vasıtasıyla'</strong></p>

<p>İmamoğlu ise salondan ayrılmadan önce, 'Sakin sakin anlatacağız. Lütfen iyi dinleyin, iyi aktarın. Tarihin en büyük zulmü yaşatılıyor iddia makamı vasıtasıyla. Mehmet gencecik bir avukat, tane tane anlattı. Söylediklerinin hepsi hakikat. Hakikat asla kaybolmaz. Biz de hakikate sığınıyoruz' diye basına seslendi.</p>

<p>Pehlivan'ın savunması, pazartesi günü kaldığı yerden devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/ibb-davasinda-26-gun-sona-ererken-tansiyon-yukseldi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/ibb-davasinda-26-gun-sona-ererken-tansiyon-yukseldi.jpeg" type="image/jpeg" length="81045"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu'nun makam şoförlerine tahliye kararı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/ekrem-imamoglunun-makam-soforlerine-tahliye-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/ekrem-imamoglunun-makam-soforlerine-tahliye-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye'ne yönelik soruşturması kapsamında tutuklanan ancak henüz iddianamesi hazırlanmayan Ekrem İmamoğlu'nun makam şoförleri Osman Zekai Kırat ile Recep Cebeci hakkında, tutukluluk incelemesi sonucunda tahliye kararı verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye'ne yönelik soruşturması kapsamında tutuklanan ancak henüz iddianamesi hazırlanmayan Ekrem İmamoğlu'nun makam şoförleri Osman Zekai Kırat ile Recep Cebeci hakkında, tutukluluk incelemesi sonucunda tahliye kararı verildi.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun makam şoförleri Osman Zekai Kırat ve Recep Cebeci hakkında tutukluluk incelemesi yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırat ve Cebeci için yapılan tutukluluk incelemesinde mahkeme, iki isim hakkında tahliye kararı verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/ekrem-imamoglunun-makam-soforlerine-tahliye-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/ekrem-imamoglunun-makam-soforlerine-tahliye-karari.jpeg" type="image/jpeg" length="74182"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
