<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>dokuz8HABER</title>
    <link>https://www.dokuz8haber.net</link>
    <description>Son dakika haberleri, güncel haberler, siyaset, toplum, yaşam haberleri, ekonomideki gelişmeler, emek dünyasından ekoloji mücadelesine ve kadın hareketine yerel ve dünya haberleri dokuz8haber.net'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/dokuz8-tv" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Apr 2026 23:47:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/dokuz8-tv"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gündem Siyaset: "Gazze, Lübnan, Suriye, sırada İran: Yeni dönemde Suriye, Türkiye'nin açmazları ve Kürtlerin konumu"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/gundem-siyaset-gazze-lubnan-suriye-sirada-iran-yeni-donemde-suriye-turkiyenin-acmazlari-ve-kurtlerin-konumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/gundem-siyaset-gazze-lubnan-suriye-sirada-iran-yeni-donemde-suriye-turkiyenin-acmazlari-ve-kurtlerin-konumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'de başladı, Lübnan'ın ardından Suriye'yle devam etti...Şimdi sırada İran var: Yeni dönemde Suriye, Kürtlerin konumu ve Türkiye'nin avantajları-açmazları. dokuz8HABER Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici ve Siyaset Yazarı Selim Akmen değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/gundem-siyaset-gazze-lubnan-suriye-sirada-iran-yeni-donemde-suriye-turkiyenin-acmazlari-ve-kurtlerin-konumu</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Dec 2024 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/12/ekran-resmi-2024-12-17-153501.png" type="image/jpeg" length="19048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu Başkan Adayı Kaboğlu: ‘Değişim’ ile Hukuku Etkin Kılacağız]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/istanbul-barosu-baskan-adayi-kaboglu-degisim-ile-hukuku-etkin-kilacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/istanbul-barosu-baskan-adayi-kaboglu-degisim-ile-hukuku-etkin-kilacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük barolarından birisi olan İstanbul Barosu 19-20 Ekim’de genel kurulunu topluyor. Çok sayıda adayın baroya kayıtlı 63 bine yakın avukatın desteğini almaya çalışacağı genel kurulun en iddialı adaylarından birisi olan Değişim İçin Avukatlar Grubu adayı Av. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu dokuz8TV Gündem Özel’de dokuz8HABER Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici’nin sorularını yanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>dokuz8TV ekranlarının önemli program serilerinden biri olan Gündem Özel programında bu hafta dokuz8HABER Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici'nin konuğu İstanbul Barosu Başkan Adayı Av. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu oldu. 19-20 Ekim'de gerçekleşecek olan İstanbul Barosu Genel Kurulu'nda 'Değişim için Avukatlar' grubunun adayı olan Av.Prof.Dr. İbrahim Kaboğlu seçimin iddiaları isimlerinden. Baroda etkin olan pek çok grubun desteğini de alan Türkiye'nin en önemli anayasa hukukçularından da olan İbrahim Kaboğlu'nun olası başkanlığı anayasa tartışmalarının giderek arttığı bir dönemde İstanbul Barosunu çok daha etkin hale getirebileceği ifade ediliyor. Kaboğlu'nun doğrudan avukatlık mesleğine, genç avukatlara, işçi veya bağlı olarak nitelendirilen ve sayıları hızla artan avukatlara, kadın avukatlara ve genel olarak toplumsal hayatta kadınlara yönelik de önemli vaatleri, hazırlıkları var. Programda kendisine yönelik eleştirileri de yanıtlayan Kaboğlu'nun programda verdiği yanıtları söyleşi formatıyla da ilginize sunuyoruz. Programın tamamını dokuz8TV YouTube kanalında izleyebilirsiniz.</p>

<p><strong>Gökhan Biçici:</strong> Evet, dokuz8TV ekranlarından tekrar merhaba. Bir “Gündem Özel” programında önemli bir konuk ve konuyla karşınızdayım. Bugünkü konuğum, Avukat Profesör Dr. İbrahim Kaboğlu. Hoş geldiniz.</p>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> Hoş bulduk. İyi yayınlar dilerim.</p>

<h2>Hukuk için değişim, insan hakları için değişim</h2>

<p><strong>Gökhan Biçici:</strong> <strong>İstanbul Barosu’nun genel kuruluna artık günler kaldı. İstanbul Barosu, dünyanın en büyük ve en önemli barolarından biri olarak her zaman gündemde olmuştur. Siz bu genel kurulda değişim için aday oldunuz. Öncelikle şuradan başlayalım: Neden aday olma ihtiyacı hissettiniz? İbrahim Kaboğlu zaten Türkiye’de anayasa hukukçusu olarak bilinen bir isim. İstanbul Barosu Başkanlığı’na aday olma kararınızın sebebi nedir?</strong></p>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> Teşekkürler. Değişim deyince, hukuku daha etkili kılmak, insan haklarına ve anayasaya saygı için değişim hedeflerimiz var. Bu yüzden benim adaylığım sadece baro üyelerinin sorunlarıyla sınırlı bir değişim değil. İstanbul Barosu’na üye avukatlar, savunma hakkı ve yargı sisteminin adil yargılanma hakkının tesis edilmesi, Türkiye’nin anayasal sürecine katkı sağlamak gibi geniş bir vizyonumuz var. Bu nedenle, “ben” değil “biz” diyerek bu yola çıktık.</p>

<h2>"50 yıldır hukuk dünyasının, mesleğin içindeyim"&nbsp;</h2>

<p><strong>Gökhan Biçici: İstanbul Barosu’nda 63 binin üzerinde üye var, ve siz aday olduğunuzda bu oldukça heyecanla karşılandı. Mesleğe mesafeli olduğunuz, aktif avukatlık geçmişinizin olmadığı yönünde eleştiriler de var. Bu eleştirilere ne yanıt veriyorsunuz?</strong></p>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> Evet, bu eleştiriler doğru, ama ben mesleğe uzak değilim. 50 yıldır hukuk dünyasının içinde bulunuyorum. 1974 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum ve o zamandan bu yana yürütme, yasama ve yargıda görev aldım. Yargı sisteminin iyileştirilmesi, adil yargılanma hakkının korunması için çok önemli görevler üstlendim. Barolarla da yakından ilgili oldum; örneğin, İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanlığı ve Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin kurucu başkanlığını yaptım. Dolayısıyla, bu eleştiriler meslek içindeki rolümü küçümsememeli.</p>

<p><strong>Gökhan Biçici: İstanbul Barosu başkanlığı dendiğinde, bu pozisyon genellikle politik bir kimlik olarak da görülüyor. Siz İstanbul Barosu Başkanı olursanız, siyaset yapar mı sorusu da gündemde. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> Ben, İstanbul Barosu’nda hukuku savunacağız. Siyaset, anayasal çerçevede yapıldığında sorun yoktur. Baro başkanlığı da bu çerçevede, hukukun savunulmasını sağlar. Ben, siyasetin hukuka müdahale etmesini önlemek için mücadele edeceğim.</p>

<p><img alt="Kaboğlu Stüdyo Çekim" class="detail-photo img-fluid" height="441" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2024/10/kaboglu-studyo-cekim.png" width="791" /></p>

<p><strong>Gökhan Biçici: İstanbul Barosu başkanı hukuku etkin kılmak, siyasetin hukuka müdahalesini önlemek ve hukuk dışı müdahalelere karşı durmak için siyasete müdahil olmalı diyorsunuz aslında, değil mi? Peki, İstanbul Barosu’nun şu ana kadarki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle Can Atalay, Ekrem İmamoğlu gibi isimler üzerinden yargı süreçlerini göz önüne aldığınızda, baro bu isimlere sahip çıkma konusunda yeterli oldu mu?</strong></p>

<h2>"İstanbul Barosu Can Atalay, Barkın Timtik, Ekrem İmamoğlu davalarında daha aktif olabilirdi"</h2>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> Şunu belirtmek lazım: Bu davalar İstanbul Barosu’nun sınırlarını aşan büyük sorunlar. Gezi davası, Timtik davası ya da Can Atalay kararı gibi davalar aslında Türkiye’nin yasama, yargı ve yürütme bütününde ele alınması gereken konular. İstanbul Barosu, daha aktif olabilirdi, halkı daha fazla bilgilendirebilirdi. Baro, bu gibi konularda edilgen bir tutum sergiledi. Eğer yönetimi devralırsak, daha katılımcı bir anlayışla hareket edeceğiz. Fikri, dayanışmayı ve eylemi bir araya getirerek, adalet için toplu direnme hakkını savunacağız.</p>

<p><strong>Gökhan Biçici: Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını yok sayan bir iktidar pratiği yaşadık. Bu durum tüm yargı sistemini yukarıdan aşağıya etkiledi. Sizce barolar bu süreçte üzerlerine düşeni yaptılar mı?</strong></p>

<h2>"Türkiye'de anayasal yıkım süreci yaşanıyor, İstanbul Barosu büyüklüğü ve tarihsel sorumluluğu gereği daha aktif olmalı"</h2>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> Türkiye Barolar Birliği bazı girişimlerde bulundu, toplantılar düzenledi. Ancak İstanbul Barosu, bu konuda kendi sorumluluğunu daha fazla üstlenebilirdi. Türkiye’nin anayasal düzeni büyük bir yıkım sürecinden geçiyor. İstanbul Barosu’nun büyüklüğü ve tarihsel sorumluluğu gereği, bu süreçte daha aktif rol alması gerekiyor. Biz bu değişimi sağlamak için yola çıktık. Değişim hareketimiz hukuka dayalı bir hareket olacak, sadece belirli bir grubun değil, tüm avukatların desteğiyle yürüteceğiz.</p>

<p><strong>Gökhan Biçici: Baro seçimlerinde çok aday var. Sizce bu kadar fazla adayın olması neyi gösteriyor? Kendinizi diğer adaylarla karşılaştırdığınızda ne düşünüyorsunuz?</strong></p>

<h2>"Çok aday demokrasinin gereği, ancak önemli olan programları"</h2>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> Çok adayın olması demokrasinin gereğidir. Ancak önemli olan, bu adayların ne tür programlarla ortaya çıktığıdır. Ben ilk kez adayım ve kolektif bir yaklaşımla yola çıktım. Diğer adaylar arasında geçmişte baro yönetiminde olanlar var. Sorulması gereken soru şu: Geçmişte yapamadıklarını şimdi nasıl yapacaklar? Bu soruların cevabını vermek zorundalar. Bizim hareketimiz ise değişim ve kolektif bir yönetim anlayışına dayanıyor.</p>

<p><strong>Gökhan Biçici:</strong> <strong>İstanbul Barosu’nun genç avukatları için ne gibi önerileriniz var? Ekonomik kriz koşullarında özellikle genç avukatların ciddi sorunlarla karşılaştığını biliyoruz. Siz bu konuda ne tür çözümler öneriyorsunuz?</strong></p>

<h2>Genç avukatların yaşadığı sorunların kaynağında sosyal devletin zayıflaması var</h2>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> Genç avukatların sorunları aslında sosyal devletin zayıflamasından kaynaklanıyor. Stajyer avukatlar ve genç avukatlar, devlet tarafından daha fazla desteklenmeli. Sosyal devlet anlayışı gereği, stajyer avukatların devletten maddi destek alması gerektiğini savunuyorum. Genç avukatlar için ise CMK ücretlerinde iyileştirme, vergi indirimleri ve beş yıl boyunca aidat alınmaması gibi somut önerilerimiz var. Ayrıca, genç avukatların daha fazla söz sahibi olacağı meclisler kuracağız ve onların sorunlarını çözmek için birlikte çalışacağız.</p>

<h2>Genç ve işçi avukatlar için sigorta zorunluluğu, vergi indirimi, insan onuruna yaraşır ücret, staj döneminde ve ilk beş yıl devlet desteği...</h2>

<p><strong>Gökhan Biçici: İşçi avukatlık kavramı da son dönemde sıkça gündemde. Bu alanda çalışan avukatlar için ne gibi çözümler öneriyorsunuz?</strong></p>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> İşçi avukatlar ya da bağlı avukatlar büyük şirketlerde çalışıyorlar ve meslek yaşamları patronlarına bağımlı hale geliyor. Bu avukatlar için sigorta zorunluluğu getirilmeli ve avukatlık onuruna yaraşır bir ücret politikası oluşturulmalı. Ayrıca, avukatların maaşlarının hakim ve savcı maaşlarıyla endekslenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Baroyla ilişkileri zayıf olan bu avukatlar için daha aktif katılım sağlayacak mekanizmalar kuracağız.</p>

<p><strong>Gökhan Biçici:</strong> <strong>Kadınlara yönelik şiddet konusu da büyük bir toplumsal sorun. İstanbul Barosu bu konuda ne yapmayı planlıyor?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Baronun kadın hakları merkezi mevcut ancak doğrudan şiddet ve cinsiyet ayrımcılığına karşı bir birim daha oluşturacağız"</h2>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> İstanbul Barosu’nun Kadın Hakları Merkezi mevcut, ancak bu merkezin daha etkili çalışması için şiddet ve cinsiyet ayrımcılığına karşı birim oluşturacağız. Ayrıca, İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar gündemimize alacağız. Türk Ceza Kanunu’nda ısrarlı takip suçu gibi önemli maddeler öneriyoruz. Kadınların yaşam hakkını korumak en önemli önceliklerimizden biri olacak.</p>

<p><strong>Gökhan Biçici:</strong> <strong>Son olarak, genel kurulda 12 aday var. Sizce bu genel kurul nasıl bir tabloya sahne olacak?</strong></p>

<h2>"Ben ilk kez aday oldum ve amacım İstanbul Barosu'nun niceliksel gücünü niteliksel bir güce dönüştürmek"</h2>

<p><strong>İbrahim Kaboğlu:</strong> Çok adayın olması doğal. Ancak önemli olan, adayların programları ve kampanyalarıdır. Ben ilk kez aday oldum ve amacım İstanbul Barosu’nun niceliksel gücünü niteliksel bir güce dönüştürmek. Seçimi kazanırsak, İstanbul Barosu’nun kapalı yapısını kırarak, tüm avukatların katılımıyla kolektif bir yönetim anlayışıyla hareket edeceğiz.</p>

<p><strong>Gökhan Biçici:</strong> <strong>Çok teşekkür ederiz. Avukat Profesör Dr. İbrahim Kaboğlu, İstanbul Barosu Başkan Adayı olarak bugün bizimleydi. Bir başka “Gündem Özel” programında tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın...</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM, İNSAN HAKLARI</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/istanbul-barosu-baskan-adayi-kaboglu-degisim-ile-hukuku-etkin-kilacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Oct 2024 19:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/10/dokuz8-tv-kapaklar-youtube-kapak-21.png" type="image/jpeg" length="68478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Akşener, Saray'dan inmedi"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/aksener-saraydan-inmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/aksener-saraydan-inmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyaset Yazarı Selim Akmen, İYİ Parti kurucu lideri Meral Akşener'in Saray'a gitmesi hakkında, "Anayasa değişikliği için yukarı çıktı. Oradan inmedi" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>dokuz8TV'de Gündem Siyaset programında haftanın öne çıkan gelişmelerini Siyaset Yazarı Selim Akmen ve dokuz8HABER Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici değerlendirid.</p>

<p>Selim Akmen, İYİ Parti'nin kurucu genel başkanı Meral Akşener'in AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesini yorumladı. Akmen,<strong><em> "Akşener, Anayasa değişikliği için aracı olabilir ve bu yüzden yukarı çıktı. Akşener, görevine geri döndü. Sanki Akşener, 3-6 Mart'ı yapmamış... Saray'dan inmedi birader, günaydın good morning after supper yani insafsız..." </em></strong>dedi.</p>

<p>Akmen ayrıca, 2023 seçimlerine kadar muhalefetin ısrarla sorduğu 128 milyar dolara nerede sorusunu hatırlattı. Akmen, şunşarı dile getirdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Hadi 418 milyar dolardan vazgeçtim. 128 milyar doların peşinde Akşener vardı Babacan vardı Davutoğlu vardı. Türkiye'den birileri Londra'dan banka açtı. Man Adası belgeleri vardı ne oldu? Niye 1 senedir bahsedilmiyor, çünkü bahsedenin dizinden ensesine kadar bıçakladılar</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/aksener-saraydan-inmedi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Jun 2024 19:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/06/aksener-saraydan-inmedi.png" type="image/jpeg" length="66506"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Siyasette normalleşme arayışına "davalar" engeli nasıl aşılacak?]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/siyasette-normallesme-arayisina-davalar-engeli-nasil-asilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/siyasette-normallesme-arayisina-davalar-engeli-nasil-asilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“dokuz8 Gündem Siyaset programında bu hafta siyasette 'Normalleşme' arayışına Kobani davası, Sinan Ateş cinayeti ve Ayhan Bora Kaplan davalarıyla konulmak istenen engeller konuşuldu. dokuz8HABER Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici ve Siyaset Yazarı Selim Akmen, normalleşme arayışına en büyük engelin Bahçeli ve MHP olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>dokuz8 Gündem Siyaset Programında bu hafta da siyasette son hafta yaşanan gelişmeler ele alındı. dokuz8HABER Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici ve Siyaset yazarı Selim Akmen siyasette normalleşme arayışlarının kritik davalarda son yaşanan gelişmeler nedeniyle hız kesmiş göründüğünü vurgulayarak bu tıkanıklığın kaynaklarını, aşmak için olası yeni hamleleri ele aldı. Bahçeli merkezli engelleme girişimlerine karşın Özgür Özel'in son grup konuşmasında yaptığı çıkışı değerlendiren Selim Akmen "Özgür Özel çok güzel oynadı. MHP kırmızı çizgilerini anlatmıştı "uygulamada olmaz ancak söylemde yumuşamaolur" diyerek. Özgür Özel de "Buyur dedi kardeşim, sen oyna" diyerek ihaleyi Bahçeli'ye bırakmış oldu, artık yaşanacak her türlü krizden Bahçeli sorumlu" vurgusu yaptı. Programın ayrıntılı yazılı halini aşağıda okuyabilir ve/veya dokuz8HABER'in YouTube kanalında izleyebilirsiniz.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><img alt="Selim Akmen ve Gökhan Biçici'yle Gündem Siyaset" height="698" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2024/05/photo-5949714545159291406-y.jpg" width="1280" /></strong></p>

<p><strong>Gökhan Biçici:</strong>&nbsp;Evet, bir gündem siyaset programıyla yine birlikteyiz. Bu hafta siyasette önceki haftalarla da kıyaslandığında çok daha yoğun bir hafta oldu.&nbsp; 31 Mart seçimlerinden sonra burada ele aldığımız siyasetteki normalleşme arayışlarını engelleyebilecek bazı gelişmeler oldu. Bu haftaya özellikle üç dava damgasını vurdu. Kobani davası hiç kuşkusuz bunlar içerisinde öne çıkanıydı. Yine Sinan Ateş davası burada bir başka önemli noktaydı ve elbette Ayhan Bora Kaplan davası bir diğer önemli dava olarak öne çıktı. Bu üç davada yaşananlar "normaldeşme" arayışının hızını kesebilecek sonuçlarıyla, gelişmelerle tartışmanın merkezine oturdu. Siyasette normalleşmeyi engellemeye yönelik hamlelere yanıtlar da gecikmedi.</p>

<p>Bunları bugün yine siyaset yazarı dostumuz Selim Akmen'le, nam-ı der Arnavut Selim'le konuşacağız. Normalleşme arayışı gündeme hızlı girdi. Erdoğan, CHP lideri Özgür Özel'in ziyareti sonrası yaptığı değerlendirmede bu süreci ‘yumuşama’ olarak nitelendirdi ve muhalefette de bu kavramı çok çabuk satın alanlar da oldu. Oysa normalleşme belki daha doğru bir tanım olacaktır. Şimdi bu normalleşme arayışı sanki şu anda bir hız kesmiş gibi gözüküyor.</p>

<p>Ne diyorsun?<br />
<br />
'NORMALLEŞME SÜRECİ' DEMEK 'ŞU ANDA ANORMALİZ' ANLAMINA GELİYOR<br />
<br />
<strong>Selim Akmen: </strong>Şöyle söyleyeyim Gökhan. Biz normalleşmeden kimin ne anladığına hala karar verebildik mi? Kamuoyu ya da siyasetçiler onun farkındalar mı? Ya da var mı böyle bir tanımlama? Neyi normalleştireceğiz?&nbsp;<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici: </strong>Bu arada "normalleşme" dediğiniz zaman, bunda anormal bir süreci geride bıraktığınızın kabulü var zaten.</p>

<p><strong>Selim Akmen:</strong> Yani bir kere bir şeyi kabul ediyoruz. Şu anda anormaliz. Yani normalde seçimle iktidarın değiştiği varsayılan bir ortamda. Ya anormal ortamda yaşıyoruz diyorsan, Bu zaten başlı başına bir garabet. Yani anormal durum yaşıyorsan normalleş kardeşim. O zaman da onun kuralı seçimdir. Hadi bunu geçtik. Bu memlekette geçmiyor bu. İkinci aşama, peki neyi normalleştireceğiz? Mesela ekonomimizi mi normalleştireceğiz? Siyasi partilerin ilişkileri ne demek anormal? Hadi normalleşelim. Ya da Bahçeli'nin deyimiyle söylemde yumuşayalım. Hani dedi ya "Uygulamada olmaz ama söylemde yumuşayalım." diye! Nasıl olacak bu,&nbsp;yani kibarca mı konuşacağız? "Artık Sinan Ateş'in rahmetlinin cinayet davasının görülmesine izin verir misiniz efendim?" bunu mu diyeceğiz, bu mudur normalleşme?</p>

<p>Şimdi bir gerçeği koyalım. Normalleşmeden kasıt, bu ülkenin ekonomisinin bana ve aç yığınlara hayrı olmadan düzeltilme çabası için gösterilen bir gayret. Buna iç sermaye de dahil, dış sermaye de dahil, alacaklılar dahil, Avrupa'nın ya burası iyice patlarsa bu göçmeni kim tutacak korkusu da dahil, yani birileri normalleşme istiyor ama birileri direniyor.</p>

<p>Şimdi bu normalleşmenin, açık konuşalım, geçmişi kontrgerillaya kadar gider. Biz 71'lerden beri normal değiliz. Yani 1971'den beri, ya Susurluk olayı da bunun bir ölçüsüdür. 90'lardaki o Adapazar'ında öldürüp gömülen Kürt iş adamları da normal değildir. Hepsinin müsebbiplerini biliyoruz.&nbsp;Hepsinin sorumlu olanlarını tanıyoruz ama hiçbirisini cezalandıramıyoruz. Bu da demektir ki yani ilk defa anormallik yaşamıyoruz ama artık garabet boyutlarına geldik. Şimdi burada sorun şu ki; 90'larda ya da Susurluk döneminde ya da ondan sonra, 2000'lerin başlarına kadar öyle ya da böyle baskı altında tutulabilen bir kontrgerilla ki bunun meclisteki temsilcisinin MHP olduğunu artık sağır sultan da biliyor yani bir bakalım. Eski ülkücüler, eski MHP'liler hepsi oradalar. Dosyalarda çıktılar, onlarla iş birliği yapıldı ve bugün ilk defa onların elinde bir de yargı var. Emniyette de etkinler. Ama artık bir de yargı var. Şimdi 'normalleşme' çabasının hadi adını koyduk. Yani memleketin Allah rızası için ekonomisini düzeltecek bir hale gelelim diye yalvarıyor. İç dış sermaye alacaklar, Burada bir direnç var. Direnci kim gösteriyor? Direnci gösteren de Devlet Bahçeli. Geçen hafta bahsettiğim davaların önemi şöyle. Yani bir uçtan bir uca savruldu.<br />
<br />
En başta bir Kobani davası vardı. Yani Cumhurbaşkanı'nın hala, yok 'onu öldürdü' diye niye ceza almadılar falan filan diye yargıyı eleştirdiği. Yine orta yerde bir Kaplan hikayesi var. Hala neredeyse şemsiye ters dönecek. Ankara Emniyeti operasyonları düzenleyen adamların içeri girme ihtimali var. Bu tarafta da Sinan Ateş cinayeti var. Yani bir uçtan bir uca kadar bir savrulma var. Ve hepsinde de sorun bağımsız yargının olmaması. Bu işin ilk belirtilerini esas Özgür Özel 31 Mart'ta hakikaten, seninle de çok konuştuk, kendine verilen bir görev var. Yani bu ülkeye artık biraz sakinleşsin, biraz düzelsin, ne kadar düzelebilirse, sağlıklı bir şekilde bundan sonraki seçimlere gidebilsin. Buydu niyet. Erdoğan'la iyi bir gelişme oldu. Ondan sonra Devlet Bey hediyeli mediyeli güzel bir karşılama yaptı ama çıkışta söylediği o laf.&nbsp; Söylemde de yumuşayalım. Yani artık birbirimizi kırmayacak sözlerle eleştirelim. Ama bu tarafta Kobani davasında insanlar kırk iki sene, yiyebilir tabi, o kalacak kenarda. Kavala meselesi, o da sorun değil canım yani. Peki, Yani&nbsp; 1 Mayıs? Bu milli eğitimde yapılmaya çalışılan yeni müfredat? Son günlerdeki gündem bu hayvancağızlara yönelik 'Düzeltemiyoruz bari yok edelim yasaları"? Tüm bunlara dokunmayalım. Siz orayı söylemeyin. Eee ne yapalım? Hani Twitter'da TBMM grubu hesabı vardır.&nbsp; "Bilmem şu konuda HDP'nin verdiği önerge görüşülüyor, reddedildi. CHP'nin verildiği önerge görüşülüyor, reddedildi. İyi Parti önerge verdi, reddedildi. O verdi, bu verdi. AKP grubu önerge verdi, kabul edildi. MHP grubu önerge verdi, kabul edildi. Onların anladığı anladığım kadarıyla bu! Biz yine o siyaseti oraya sıkıştıralım, siz önerge verin, biz reddedelim, biz önerge verelim, kabul edilsin...<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici:</strong> Uzun lafın kısası: Her şey eskisi gibi devam etsin.<br />
<br />
<strong>Selim Akmen:</strong> Ama birbirimizi kırmayalım!<br />
<br />
CEMAATTEN BOŞALAN YERLERİ ÜLKÜCÜLER DOLDURDU</p>

<p>Gökhan Biçici: Biraz önce vurguladın ya, daha önce ülkücüler poliste hep etkili ola geldi. Yani cemaate karşı yapılan operasyonda, 15 Temmuz darbe girişiminin sonrası, olağanüstü halle birlikte bir ciddi temizlik süreci başladı devlette. Paralel devlet boyutlarında bir etkinliğe ulaşan cemaatin tasfiye edilmesi bir ortak noktaydı. Toplum açısından da böyle. Cumhur İttifakı'nın bileşenleri açısından böyle. Peki sonra ne oldu? Bu tasfiye yerini bir hukuk devletine bırakmayla, demokratikleşme ile sonuçlanmadı. Aksine daha da koyulaşmış bir otoriterlikle, başkanlık sistemine geçişle taçlandı. En önemlisi de burada cemaatten boşalan yerleri bizzat ülkücülerin doldurması, MHP'nin doldurması ve tarihte eşi benzeri görülmediği boyutlarda bir etkinliğe kavuşması söz konusu oldu.&nbsp;<br />
<br />
<strong>Selim Akmen: </strong>Hayal edemeyeceği bir yetkinlik...<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici:&nbsp;</strong>Üstelik %10 bandında bir oy oranıyla ki o da aslında şişirme ve zorlama bir oy oranı. İktidarda tuttuğu pozisyonundan kaynaklı olarak, zorlamayla elde ettiği bir oy. Buna rağmen yüzde onlara ancak ulaşabilen bir partinin 50+1 alarak Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan'ı çekip çevirecek bir güç elde etmesi, kendi istediği noktaya mahkum etmesi gibi bir güç elde etmesi söz konusu oldu. Şimdi bunu tabii ki bırakmak istemez. Geçen sosyal medyada bazı paylaşımlar gördüm. Yani MHP'nin Ankara İl Yönetimi'nin herhangi bir üyesinin, yöneticisinin o debdebesi, o şatafatı, çakarlı araçlar, konvoylar falan yayınlandı.&nbsp;</p>

<p>Düşündüğünde ki bahsettiğimiz gibi Ankara İl Örgütü'nün herhangi bir yöneticisinden bahsediyoruz. Müthiş kaynaklar, ifadeler, onlarca kişi arkasında, konvoylar vs. Tabii ki vatan millet diyerek elde ettikleri bu avantajı bırakmak istemezler. Devlet de artık bunu taşıyamaz bir noktaya geldi. Toplum zaten taşıyamaz bir noktaya geldi. Orada bir tıkanma hali var.<br />
<br />
<strong>Selim Akmen: </strong>Bunu neye benzetiyorum biliyor musun? Hani o Adapazarı cinayetlerinde dendi ya, bu Tansu Çiller'in meşhur lafı, 'Kurşun atan da yiyen de şereflidir'. Sonra biz öğrendik ki bu iş meğer vatan için, Adapazarı için, Sakarya için değil mi? Meğer uyuşturucu hikayesiymiş ve orada da Kürt iş adamlarıyla kontrgerila arasındaki mücadele öyle vatan millet değil, ona buna fon sağlandığı için değil, bildiğin ticaretten kim payını alacak kavgasıymış. Şimdi bugünlerde de sürdürülen kavgaya da aynı anlam yüklenebilir,&nbsp; oysa ilgisi yok.<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici: </strong>Hala zaten görüyoruz şimdiden.<br />
<br />
<strong>Selim Akmen: </strong>Görüyoruz ama hani var ya şu %10 diyorsun ya. Hani %10'a bile ulaşmıyor mu? O %9. Onun %8'i de o zaman da onu düşünüyordu. Şimdi de böyle düşünüyor. O zaman da öyle çıkmadı. Bugün de böyle çıkmadı. Bir Kobani davası görüyoruz. Bakın, o normalleşmenin ilk görüşmesinden sonra Erdoğan bir süre sustu. Hiçbir şey söylemedi. Olumlu ya da olumsuz. Hani olurdu, olmazdı. Tek gelen haber şuydu, "Ben de CHP'yi ziyaret edeceğim." İlk patlayan Bahçeli oldu. Artık cezaları bir kendisinin yazmadığı kaldı. Yani şuna 45 sene verin, buna 42 sene verin, köşedeki orada kalsın, buradakini yarın çıkartın falan gibi. Oradan ses çıktı. Ondan sonra Erdoğan çıktı. O kadar ayağa düştü ki bu iş. İspanyol sanatçının kıyafetlerine karışan Devlet Bahçe'liye... Ya ne oluyoruz arkadaş? Bu neyin muhabbetidir ya? Meclis grup konuşmasında İspanyol şarkıcı Eurovision yarışmasında şöyle çıktı, böyle çıktı. Olur mu böyle rezillik? İşte vatan millet dedi. Biz dedik ya herkes güldü.&nbsp; Erdoğan da 2-3 gün sonra çıktı ve dedi ki, "Eurovision'u gördünüz. 'Nasıl bizim geleneklerimizi göreneklerimizi, ahlakımızı koruduk'." Yani şuradan belli. Bu normalleşmeyi sürdürmeye çalışan CHP, ya dur bakalım ne olacak diyen Recep Tayyip Erdoğan, ben bunu engellerim diyen Devlet Bahçeli var. Yani bir halkın talebi var. Halkın talebi normalleşmeden falan anladığı "bu iktidar beni mahvedecek, bunu değiştirin" talebi. Bu geçişi yumuşak biçimde yapmaya, normal yoldan yapmaya çalışan bir Özgür Özel'in çabası var. Ve buna karşı çıkan bir Devlet Bahçeli var. Ben bu üç ayakta hiçbir yerde Recep Tayyip Erdoğan'ı görmüyorum.<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici: </strong>Aslında Recep Tayyip Erdoğan bu normalleşmeye en fazla ihtiyaç duyan kişi. Bak oraya geliyoruz.</p>

<h3>NORMALLEŞMEYE EN FAZLA KİMİN İHTİYACI VAR?</h3>

<p>Selim Akmen:Oraya geliyoruz. Yani Recep Tayyip Erdoğan'ın çabası yok. Recep Tayyip Erdoğan iki tarafın CHP'nin ve MHP'nin tartışmasının sonuçlarından kendine izin verildiği ölçüde bir yer edinmeye çalışıyor. Fakat şöyle de bir sorun var. Son günlerde araştırmalar yapılıyor. Orada da gözüküyor. Yani AKP'den MHP'ye bir kayma var. Bunun rahatsızlığını AKP'de de görüyoruz, partide. Çünkü neden? Erdoğan gücünü kaybetmiş, Bahçeli olmasa ayakta kalamayacak bir lider görüntüsü çizmeye başladı. Yani yaşlı bir abi düşün, beni düşün. Ben çok yaşlıyım, sen gençsin benden. Ve benim şu halimi düşün ya, yok anılmasa biz yandık yani, aman diyeyim. Şimdi bu hale gittikçe de etkinliği azalıyor. Şu son seferberlik yetkisi meselesi var. İşte millet ayağa kalktı, "nedir bu darbe mi oluyor" falan dedi insanlar. Yok be kardeşim, ne darbesi? Bu bir makyaj, bir yara bandı. Erdoğan'ın çatlayan, ayrılma noktasına doğru gittikçe yaklaşan bir karizması var ki bununla kazanıyor. AKP'nin oyuyla arasındaki 7-8 puan farkı bu. Karizmadan kaynaklanıyor ve bu çatladı. Yani ana muhalefet partisi lideri ki son seçimde birinci parti çıkmış, karşısında bir cumhurbaşkanı %52 ile seçilmiş ve bu ikisinin arasındaki ilişkinin derecesini %10'a varmayan bir parti belirliyor.<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici:</strong> Ama devlette çok etkin bir pozisyon tutmuş durumda MHP ve Bahçeli.<br />
<br />
<strong>Selim Akmen:</strong> Bu sefer de hem AKP'nin içinde hem de diğer CHP'li olmayan partiler içinde şu fikrin gelişmesi çok doğal. "Acaba biz kime dönelim? Erdoğan'a dönelim, tamam. Ama pek onun Devlet Bahçe'nin izni olmadan yapabileceği bir şey yokmuş" gibi gözükmüyor mu sana da?<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici: </strong>Aynen öyle. Bahçeli bir rest çekti. Hatta Ayhan Bora Kaplan davasında, diyorsun ya, terse döndü neredeyse hikaye. Operasyon yapanlar yargılanacak noktasına geldi. Hatta "Ankara'da darbe oluyor. Emniyet kumpas kurdu" gibi böyle bir şaia gündeme getirildi. Aynı gece İbrahim Kalın'ı çağırdığı haberleri yayıldı. Sonradan ne gördük? Şamil Tayyar falan da bunu çokça yazdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da işte MİT de bu tezgahı yemedi. Bir darbe diyerek aslında Ali Yerlikaya'yı zayıflatmaya yönelik bir Süleyman Soylu operasyonu, Bahçeli operasyonu söz konusuydu ve zaten orada bir moral üstünlüğü elde ettiler ve ki bu dava sürecine yansıdı. Yani oradaki üsluplara kadar yansıdı. Dolayısıyla burada Bahçeli düşünüldüğünden daha fazla bir rest çekmiş ve Erdoğan da bu resti görememiş gözüküyor. Özgür Özel'in ne yapacağı da burada merak edildi.</p>

<h3>"ÖZGÜR ÖZEL ÇOK İYİ BİR HAMLE YAPTI"</h3>

<p><strong>Selim Akmen: Vallahi iyi bir hamle yaptı Özgür Özel&nbsp;</strong><br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici:</strong> Özgür Özel... işte daha ilk andan itibaren "makama saygı duyarız, onu tartıştırmayız" diyerek... Hep vurguluyorum. İşte Dilek İmamoğlu, Emine Erdoğan'a seslendi. Demirtaş, Erdoğan'a seslendi. Aslında Erdoğan'ı Bahçeli'yle ittifakı bitirmesinin noktasında cesaretlendirmeye çalışan bir muhalefet söz konusu. Gitti, görüştü Erdoğan'la. Bir yumuşama konusunda kobani davası kritik bir eşikti ve bunu hep vurgulaya geldik. Daha önce bu davayı 16 Mayıs'a attıklarında "16 Mayıs'ta süreci göreceğiz" dedik. Tam tersi oldu. Karşı hamle geldi ve Erdoğna da belli ki bu resti göremedi. Peki CHP ne yapacak? Peki CHP hiçbir şey olmamış gibi yumuşama, yumuşama, yumuşama mı diyecek derken bu son grup konuşmasında bir hamle geldi.&nbsp;<br />
<br />
<strong>Selim Akmen:&nbsp;</strong>Son ayda 40 milyar dolar arıyor. Kardeşim gelen sıcak para. Bugün geliyor, yarın gidiyor. İstemeyle gelip yatırım yapılmaz. Çünkü bir de işsizlik sorunu var bu memlekette. Yoksa yalnızca para politikasıyla bu kadar düzeliyor. Tamam, aldın. Evet, şimdi ifratla tefrit arasında. Bırakırsam dolar 40 lira olur. Dur tutayım diyorsun. Bu sefer diyorsun ya bırakmadık 20 lira olabilir vallahi. Eee sonra? Demek ki bir dengeyi tutturamıyorsun. Çünkü maliye politikası ayağın eksik. Hem işsizlik artmasın, ihracatım artsın. Doların düşük. İşsizlik artmasın. İyi de bak her gün Konkor'dan dolar iflas talepleri geliyor. O muhteşem iktisatçı kafanın, ben ekonomistim kafasının geldiği noktada öyle MHP'ye de şans bırakacak bir ortam yok. Özgür Özel çok güzel oynadı. MHP kırmızı çizgilerini anlatmıştı uygulamada olmaz ancak söylemde olur diyerek. Özgür Özel de buyur dedi kardeşim, sen oyna. İşte kırmızı çizgim. Sinan Ateş cinayetinde, Süleyman ve Bora Kaplan meselelerinde, bak hani bana diyorsun ya, Kürt, Kürt, Kürt, Kürt, Kürt. Sen Kürtleri mi, sen Türkiye'yi bölmeye mi çalışıyorsun? Yok canım, onları istemiyorum. Tamam, hadi ben sustum. Sen ya Sinan Ateş cinayetindeki İzzet Ulvi Yönter'i ve Semih Yalçın'ı verirsin ve Kaplan dosyasındaki Süleyman Soylu'yu verirsin ya da buyur sen oyna. Şimdi, vallahi zannetmem ki Adnan Bora Kaplan'a karışanlarla Sinan Ateş cinayetine karışanların Türkiye'nin bekası ile ilgisi olsun. Bunlar çete ile ilgili adamlar. Bu bir çeteleşme, eşinin söylediği kadarıyla Sinan Ateş'in tepkisi de bu tip bir olaylarla ilgiliymiş. Demek ki şu anda Bahçeli'nin karşısındaki soru şu. Kardeşim senin partindeki insanların çetelerle işi var. Ve sen bunları bu ülkenin bütün ekonomisini tehlikeye atma konunu korumaya çalışıyorsun. Bunun hesabını Bahçeli verecek artık. Topu attı. Ve çok ustaca attı. Bakın hala Erdoğan'ı uzak tutmuyor.<br />
<br />
<strong>Selim Akmen:</strong> Hala bir Cumhurbaşkanına saygısını bozmuyor. Halkın tercih ettiği bir oy tercihini gösterdiği Cumhurbaşkanına tamam kardeşim. Ben benden önceki genel başkanın o hesaplaşma hikayesinden vazgeçtim eyvallah. Ama gel normalleşelim hala diyor. Bunu halk da söyledi. Seçimde de söyledi ve birinci parti yaptı CHP'yi. Ama buyur MHP'yi ikna edeceksin sen artık diyor. Ben iknayayım.<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici: </strong>İhaleyi MHP'ye bıraktı.<br />
<br />
<strong>Selim Akmen: </strong>İhaleyi MHP'ye yıktı. Şu anda bütün yük MHP'nin üstünde. Ve dediğim gibi konu, şunu da eleştiriyorlar. İşte Kobani'ye gereken ilgiyi göstermedi. Kardeşim bak. Artık Türkiye'de siyaset orta oyunu dedikleri cinsten yani bir laf söyleniyor, arkasından ilk lafı söyleyen. Kobane önemsiz mi? Çok önemli. Normalleşmenin belki birinci adımı. Ama normalleşmeyi Kobane'ye dayandırsaydı, bugün o diğer iki davanın, MHP'nin bütün kurumlarını ilgilenen iki davanın memleketin bekasıyla ilgili olmadığını ispat edebiliyor ama Kobane'yi O lafta kalıyordu. Çünkü çıkıp, Erdoğan da ona destek veriyor. Erdoğan'ın Sinan Ateş cinayetinde ya olmuş bir şeyler dediğini duydun mu? Yok hala susuyor. Bora Kaplan meselesinde de tarafsız. Mesela bazı laflar ediyor bürokratik vesayeti. Kime söylüyor onu? Kendi yanındaki yardımcılarına mı? Bürokratik vesayetten kastettiği. Ali Yerlikaya mı? Belli değil. Hep ortada konuşuyor. Kobane'de çok rahat konuşuyor. Çünkü bunu yutmaya hazır. Bu yüzden ona oy vermiş. Ve bugün hata yaptık demeye utandım diyen bir yüzde 52 var. Ama Sinan Ateş cinayetin ve Ayhan Bora Kaplan cinayetlerinde susuyor. Özgür Özel çok iyi bir hamle yaptı. Tam yerinden vurdu. Kırmızı çizgisini çok doğru bir yerinden çekti. Çünkü bu iki davadaki Herkesin bildiği, herkesin malumu, sorumluları teslim etmek demek Süleyman Soylu, Semih Yalçın ve Yönder. Bunları teslim etmek demek, Kobane'de teslim olmak demektir. Yargıyı bağımsızlaştırmak demektir. Kobane'de buyursun, bağırsınız yargı da karar versin demektir. Bu pazarlık biraz daha sürerse, Erdoğan yine zayıflık gösterirse, Erdoğan'ın durumu Devlet Bahçeli'den daha kötüye doğru gider. Tabii ki bir şey yapılmaz. Ne yapabilirsin? Adam Cumhurbaşkanı. Ama MHP'nin Oya pek fazla ihtiyacı yok. O düzenden faydalanan bir parti.<br />
<br />
<strong>Selim Akmen: </strong>Valla birisi öne düşmesi lazım. Organize bir yapının öne düşmesi lazım. Öğretmenlerde herkes aynı fikirde. Ben de yazmıştım. Kızamam ben öğretmenlere. Neden? Görevdeki ayrı dert. Sen de biliyorsun o her toplantıda yani. Dedim ya sana ya ben yaşlı başlı emekli adamım. En az 200 tane görüntüm oldu polisin önünde. 1 Mayıs'ta orada otururken. O çekti geldi bu çekti. Sanki dersin ki yani dünyanın meşhur Brad Pitt otursa belki o kadar çekilirdi görüntüsü. E şimdi o öğretmenleri çekecekler. Bugün yüz sanılmaz sistemleri aşırı gelişmiş. O insancıklar zaten zar zor o görevi bulmuşlar. Bir de görev arayanlar var. Genç çocuklar. Bunlara zaten sebep aranıyor. Bunu onlara, sen de biliyorsun yani, sebep söylemeyecekler ki. Hani demeyecekler, sen o gösteriye katıldın. Yalnızca meşhur mülakatta elenecekler. Orada haklı gördüm. Ama benim umudum ki, buradan da bayağı gidiyoruz emekliler olarak Ankara'ya, gerçek bir gücü gösterecek. Çünkü bizim aramızda Mayıs 2023'te bu ülkenin tercihine çok zarar veren insan oldu. Seçime gitmeyerek, torununu uykudan kaldırmaya kıyamayarak, yazlığından dönmeye gereksiz görerek. Zannederim bunun da sorumluluğu olacak çünkü çok ağır bedeller ödediler, daha da ödüyorlar. gittikçe düşen maaşları, gelirleri, açlık sınırının altına düşen hayat biçimleriyle yoğun bir katılım bekliyorum. Benim umudum da o. İşte buradan da gideceğiz CHP'liler olarak. Bütün Türkiye'den katılım olacağını düşünüyorum. Ve CHP, evet iyi yapıyor. Cumartesi Anneleri'nin de önüne düşmek zorunda. Bugün yaşadığımızın tamamının kökeni elli iki yıldır süren, geçen sene neredeyse yüzde bir buçukla hesaplaşma fırsatı kaçırdığımız, bu sene "tamam hesaplaşmayalım ama artık yeter" diyenlerin oylarıyla CHP'nin kazandığı bir seçim noktasındayız. Normalleşme aynı zamanda bu demek. Hesaplaşma zor gözüküyor açık konuşalım. Mevcut davalarda olabilir ama geçmişi ne yazık ki teslim ettik. Ama bugün yaşananlar şu son 8-10 sene içerisinde yani kobane kobane kobane. E kobane orada Kürt köyleri kobane işgal edilme tehlikesi, IŞİD tarafından yok edilme tehlikesindeyken buradaki akrabaları neden susmadı diye laf edemezsin.<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici:</strong>&nbsp;Onu saçmalığını herkes biliyor. Yani Sırrı Süreyya da vurguladı, bu iddianame aslında AKP'ye karşı açılacak davanın ön iddianamesi diye<br />
<br />
<strong>Selim Akmen: </strong>Kesinlikle. Ya şu kadarını söyleyeyim sana. Şöyle bir düşünelim. Bir parti var. Bunu her türlü iftiraya atabiliyorsun. Teröristsiniz. İçinizde terörist var daha diyemediler. Çünkü öyle düşündüklerini zaten alıyorlar. Ama ne diyor işte senin "amcanın oğlu Dağ'a çıktı. O şunu yaptı, bu bunu yaptı. Teyzenin oğlu şuna karıştı. Halıoğlu'nun, kuzeninin, teyzenin oğlunun bilmem nesi, enişten şuralarda."... Bu parti hakkında paso her gün kapatılsın kapatılsın, geleni de kapatılsın, gideni de kapatılsın deniyor. Diğery andan burada bir parti var. İspatlanmış. Araçlarıyla kendi partisinden bir genç lideri Ankara'nın ortasına katletmiş. Ama bu partinin hakkında kimsenin çıkıp, ya kapatın şunu dediği yok. Hayır. Bakın eğer HDP hakkında şu Sinan Ateş davasındaki kanıtların bir tanesi olsaydı, HDP çoktan kapatılmıştı, biz adını bile unutmuştuk. Bugün önümüzde bir parti var. HDP'den az oy almış. İçindeki insanların, vekillerinin hangi olaylara karıştığı, kendi resmi arabalarının bu cinayette nasıl kullanıldığı hepsi ortada. Ama bu partiye zannetmiyorum ki, yeni atanan Cumhuriyet Başsavcımız, bir dakika abi şu dosyayı bir getirsenize bakayım. HDP'yi kapatıyorsak bunu üç günde kapatalım kardeşim, hiç dava uzamasın demiyor. Anlatabiliyor muyum? Bir saçmalığın içinde yaşıyoruz. Ve bu saçmalıktan bir adım geri çekilmeyi de normalleşme sayacağız. Ama lanet olası kader. Ona bile razıyız. "Sormayalım hesabını kardeşim. Yani Maraş'ın hesabı kalsın. Sivas'ın hesabı kalsın. Tamam, Allah kahretsin. Kalsın. Yeter ki bugün çocuklar ve gençler kurtulsun." diye normalleşelim diyorsun. Ve beyefendi diyor ki, uygulama da olmaz ama söylem de...Yapma ya.!&nbsp;<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici:</strong> Hayat bu dayatmayı kabul eder mi? Sanmıyorum.&nbsp;<br />
<br />
<strong>Selim Akmen: </strong>CHP kabul etmeyeceğini gösterdi. Kırmızı çizgisi..<br />
<br />
<strong>Gökhan Biçici: </strong>Hem dışarıdan gösterilen mitinglerle, ikili toplumsal muhalefetin bütününden bahsediyoruz. Tabii ki sadece CHP'den bahsetmiyoruz ama belli ki bu tıkanıklık bir şekilde aşılacak. Aşılmak zorunda kalınacak. Erdoğan'ın buradaki pozisyonu da önemli elbette ama eskisi kadar belirleyici bir pozisyonda değil. Burada bu haftalık bence tamamlayalım.&nbsp;</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" data-adreal-frame-name="frm-1716759456761553" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/drQlAlQIc1M?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p><br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/siyasette-normallesme-arayisina-davalar-engeli-nasil-asilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 25 May 2024 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/drQlAlQIc1M/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="20586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Abdullah Özyiğit, seçmenlere seslendi: İktidara gerekli uyarıyı yapın!]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/abdullah-ozyigit-secmenlere-seslendi-iktidara-gerekli-uyariyi-yapin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/abdullah-ozyigit-secmenlere-seslendi-iktidara-gerekli-uyariyi-yapin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Yenişehir’e yönelik vaatlerini ve projelerini dokuz8HABER'de anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seçime sayılı günler akala, Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, dokuz8 Gündem Özel programında Gazeteci-İletişimci Nurcan Seven’e konuk oldu. Özyiğit, Yenişehir’e yönelik vaatlerini ve projelerini anlattı.</p>

<p>Özyiğit, geçmiş döneme ilişkin belediyenin sosyal politikalarından, depremzedelere ve deprem bölgesindeki çalışmalarına, kadınlarla ilgili çalışmalarından çocuklar ve gençlerle ilgili çalışmaları dahil birçok konu ile ilgili konuştu.</p>

<p><strong>'İNSANLAR BÜYÜK BİR BUHRAN İÇERİSİNDE'</strong></p>

<p>Yaşanan ekonomik kriz ile ilgili de konuşan Abdullah Özyiğit, AKP seçmenine çağrı yaptı. İktidarın politikalarına itiraz etmek için yerel seçimlerin önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Özyiğit, “Mersin'de 30 yıllık binalar 3 + 1 evler 15.000 liraya kiralanıyor bir emekli maaşı 10.000 lira , evler 15.000 liraya kiralanıyor. Yani bu koşullarda yaşama şansı var mı yok mu? insanlar büyük bir buhran içerisinde ki nisan sonrasında daha büyük bir buhranı bekliyoruz. İnsanları hep şununla tehdit ettiler; dediler ki oy verin işte siz göreceksiniz, dolar ne olacak oy verin faiz ne olacak göreceksiniz.</p>

<p><strong>UYARI YAPIN Kİ DERS ALSINLAR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdi ben de diyorum ki özellikle AK Parti'ye oy verenlere bu vebal sizin boynunuzda, siz bu iktidara oy verdiniz ve bu hale geldik. Şimdi uyarıyı da siz verin, İstanbul'da Ankara'da İzmir'de Mersin'de Yenişehir'de Eskişehir'de her yerde bu uyarıyı yapın ki bu insanlar bir ders alsınlar. Yani bu ülkeyi yönetenler ülkeyi batırıyorlar. Sizin cebinizden parayı alıp kaymak tabakanın cebine aktarıyorlar. Dolayısıyla bu yerel seçimin sadece bir yerel seçim olmadığını 4 yıl daha bu insanların önüne sandık gelmeyeceğini ve bu 4 yıl içerisinde gelmeyecek olan sandık varken, var olan sandıkta gerekli uyarının Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediye başkanlarına oy vermek suretiyle verilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM, SEÇİM 2024, MERSİN</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/abdullah-ozyigit-secmenlere-seslendi-iktidara-gerekli-uyariyi-yapin</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Mar 2024 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/03/dokuz8-yenisehir.png" type="image/jpeg" length="35250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[dokuz8HABER yayın serisi sürüyor: Akdeniz Yerel Medyası'nda kadın gazeteci olmak]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/dokuz8haber-yayin-serisi-suruyor-deprem-bolgesinde-kadin-gazeteci-olmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/dokuz8haber-yayin-serisi-suruyor-deprem-bolgesinde-kadin-gazeteci-olmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yerel seçimlere sayılı günler kalırken dokuz8HABER'in 8 Mart ve öncesi başlattığı "Yerel Gündem ve Kadınlar" yayın serisinin yeni bölümü yayımlandı. Deprem bölgesi Hatay ve Antep'ten gazetecilerin katılımıyla gerçekleşen yayında Akdeniz yerel medyasında kadın gazetecilerin sorunları konuşuldu. Moderasyonunu İletişimci Nurcan Seven'in üstlendiği programda konuklar ise Antep'ten Gazeteci Azime Bali ve Hatay'dan gazeteciler Suna Zeytun ile Canan Aşkaroğlu Gül oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerel seçimlere sayılı günler kalırken dokuz8HABER'in 8 Mart ve öncesi başlattığı "Yerel Gündem ve Kadınlar" yayın serisinin yeni bölümü yayımlandı.<br />
<br />
Deprem bölgesi Hatay ve Antep'ten gazetecilerin katılımıyla gerçekleşen yayında Akdeniz yerel medyasında kadın gazetecilerin sorunları konuşuldu.<br />
<br />
Moderasyonunu İletişimci Nurcan Seven'in üstlendiği programda konuklar ise Antep'ten Gazeteci Azime Bali ve Hatay'dan gazeteciler Suna Zeytun ile Canan Aşkaroğlu Gül oldu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>SEÇİMDE DEPREME DAİR SÖYLEMLER PROPAGANDİFLİKTEN ÖTEYE GİDEMİYOR</strong><br />
<br />
Gazetecilerin bulundukları şehirlerin yerel seçim gündemini aktararak başladıkları programa elbette deprem ve sonrası yaşananlar damgasını vurdu. Depremin ve ihmaller zincirinin ağır yıkım ve kayıplara yol açtığı şehirlerden Hatay'da hayatın bir türlü normale dönmemesi gerçeği ile yerel seçimlere gidildiğinin altı çizildi.</p>

<p>Halkın siyasete ve siyasetçilere tepkili olduğunu belirten Gazeteci Canan Aşkaroğlu "Vatandaşların deprem sonrası siyasilere tepkisi oldukça fazla. Çünkü sesimizi duyan olmadı ve bize yetişilmedi. Bu konuda itiraf niteliğinde açıklamalar da yapıldı. Biz her ne kadar tarafsız olsak da bire bir bu acıyı yaşadığımız için, ben bir kadın, bir anne, bir depremzede ve bir gazeteci olarak dile getirmek istiyorum; sesimizi duyan olmadı. Umarım bir daha böyle bir acı yaşamayız." sözleriyle ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DEPREM UNUTULDU SEÇİM DERDİNE DÜŞÜLDÜ</strong></p>

<p>Depremden en çok etkilenen şehirlerden biri olan Hatay'lı gazetecilerden Suna Zeytun konteynerlerda yaşam sürmeye çalışırken, vatandaşların su, besin gibi temel ihtiyaçlarını halen karşılayamadıklarını, sağlık haklarına ve hijyene erişimin halen çok güç olduğu bu dönemde siyasilerin yalnızca birkaç koli yardım ile seçim propangadasına sıkıştıklarının altını çizdi.&nbsp;</p>

<p><strong>DEPREM BÖLGESİNDE KADIN GAZETECİ OLMAK</strong></p>

<p>Araştırmalar gösteriyor ki toplumsal cinsiyet eşitisizliğinin sağlanmaması doğal afetlerde kadınların erkeklere oranla hem can kaybı hem de afet sonrası hayata devam etmede hem psikolojik hem de biyolojik olarak çok daha fazla zorluk yaşıyorlar. Bu durumdan yola çıkarak programda deprem bölgesinde kadın gazeteci olmanın zorluklarına değinen Hatay Son Haber'in imtiyaz sahibi Suna Zeytun "Ben&nbsp;Hatay'daki medya kuruluşlarının içerisinde imtiyaz sahibi tek kadınım ve depremde hem iş yerimi hem de evimi kaybettim. Hiçbir yardım almadan yalnızca borçlanarak, gazeteciliğimi sürdürmek için her şeyi en baştan yeniden kurdum. Mesleği de hayatı da sürdürebilmek hele de anneyseniz çok çok daha zor bir hal alıyor. " sözleriyle ifade etti.</p>

<p>Hatay'dan bir diğer gazeteci Canan Aşkaroğlu Gül ise "Bu ülkede kadın olmak, çocuk olmak, hayvan olmak yeterince zaten zor. Ama bir felaketin ardından kadın olmak çok daha zor. İşinizi yapamıyorsunuz, imkanlar kısıtlı, çocuğunuzu bırakacak bir yeriniz yok, ailenizi kaybetmişsiniz, ulaşacak kimseniz yok. Bütün bu süreç içerisinde kadın olmak zaten zorken daha da zor bir hal aldı. Deprem sonrası iletişim sıkıntısı yaşadık, internete ve elektiriğe erişimimiz yoktu. Şiddetli artçı sarsıntılar devam ederken yeri geldi çocuğumla birlikte işimi yapmaya devam ettim. Biz kadın gazeteciler için de tüm kadınlar içinde deprem felaketi sonrası ulaşım ve her açıdan güvenlik sıkıntısı yaşadık. Çok zor şartlarda yaşam mücadelesi verdik, çalışma mücadelesi verdik ve bu mücadele halen sürmekte. " sözleriyle önemli konuların altını çizdi.</p>

<p><strong>YEREL SEÇİMLERDE KADIN TEMSİLİ</strong></p>

<p>Yerel seçimlere çok az bir zaman kaldı ve özellikle deprem bölgesi Hatay'da taşlar yerine oturmuyor. Ard arda yaşanan gelişmeler Hatay halkı ve siyasetçiler için oldukça sıcak gündemlere yol açarken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hatay açıklaması, ardından Lütfü Savaş tartışamaları ve en son Türkiye İşçi Parti'sinin Gökhan Zan'ın adaylığını geri çekmesi meselesine değinen Aşkaroğlu şunları ifade etti:<br />
<br />
"Seçim Hatay'da inanın merak konusu. Bizim için de öyle. Çünkü kutuplar her an değişebiliyor. İlçeleri baz aldığımız zaman bazı ilçelerde bir sıkıntı görünmüyor. Yıkımın çok fazla olduğu Antakya, Defne, Samandağ, Kırıkhan ev İskenderun gibi yerlerde belirsizlik yaşanıyor. Bu bölgelerde siyasetçilere tepki çok fazla. Siyasetçiler vatandaşlarla bir araya gelmeye korkuyorlar. Konteyner kentlerde halkın zor koşullarda yaşaması üzerine siyasetçilerin buralara gidip propaganda yapması bir cesaret göstergesi. Önden yardım gönderip öyle ziyaret edebiliyorlar. Bu şekilde vatandaşı yumuşatmaya çalışıyorlar. Seçime iki haftadan az bir zaman kaldı ama halen siyaset Hatay'da çok sıcak ve sisli. Çok kötü bir siyaset yapılıyor Hatay'da. Umarım Hatay'lıların yararına bir aday kazanır ve Hatay yeniden ayağa kalkar."&nbsp;</p>

<p><strong>HATAY'DA BU SEÇİMDE İNANILMAZ BİR KADIN MUHTAR FURYASI VAR</strong></p>

<p>Akdeniz ve deprem bölgesinde kadın adayların durumunun da konuşulduğu programda Gazeteci Suna Zeytun Hatay'da kadın muhtar adaylarının sayısında artış olduğunu belirtti.&nbsp;</p>

<p>Zeytun "Şu an Hatay Büyükşehir Belediyesi'nde 25 aday var. Bildiğiniz gibi de TİP adayını çekti ve sayı 24'e düştü. Bu 24 aday içerisinde inanılmaz çekişmeler söz konusu. İlçelerde çok çelişkili aday listesi var, karışık, kalabalık. Bu tabloda kadınları soracak olursanız kadınlar birkaç meclis üyeliği dışında hiçbir alanda yok. Yalnız bu seçimde inanılmaz bir kadın muhtar adayı furyası söz konusu. Özellikle Atakya ve Samandağ'da kadınlar erkeklerden çok daha fazla muhtarlık seçiminde aday oldular. Hemen her mahallede kadınlar aday. Bu belki bir başlangıçtır. " sözleriyle durumu ifade etti.</p>

<p><strong>DEPREM BÖLGESİNDE GAZETECİLİK YAPAN KADINLARDAN SON SÖZLER VE MESAJLARI</strong></p>

<p>Program sonunda gazeteciler tüm kadınlara ve özelde kadın gazetecilere mesajlarını ve dileklerini ilettiler.</p>

<blockquote>
<p>İşte o sözler;<br />
<br />
<em>Gazeteci Canan Aşkaroğlu: Unutulmak istemiyoruz. Hayatın her alanında adeta savaşarak bir yerlere gelmeye çalışıyoruz. Ben özelde Hatay'lı genelde tüm kadınlara şu mesajı vermek istiyorum. Savaşmaktan yorulmayın. Hiçbir şey kolay elde edilmez. Yeri geliyor en yakınlarımız tarafından linçleniyoruz, yeri geliyor her alanda yıpratılmaya çalışıyoruz. Geleceğimiz olan çocuklarımızı kendimiz gibi güçlü yetiştirmeliyiz. Ancak bu şekilde güçlü bir toplum inşa edebiliriz. Memleketimiz için faydalı insanlar olmak zorundayız, insanların sesi olmak zorundayız. Yerelde çok zor şartlar altında mesleğimizi sürdürmeye çalışıyoruz. Asla yılmayın, bir aradaysak hep daha güçlüyüz.</em></p>

<p><em>Gazeteci Suna Zeytun: Kadınlar çok güçlüdür. Ekonomik özgürlük kadınlar için çok çok önemlidir. Tüm her şey bundan sonra inşa edilmelidir. Herkesi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.&nbsp;</em></p>

<p><em>Gazeteci Azime Bali: Yerel medyada kadın gazeteci olmak çok zor ama yeni mezun kadın gazeteci olmak çok daha zor. Bunların aşılması ve mesleğimizi düzgün yapabilmemizin toplumsal ve hukuki dayanaklarının geliştirilmesi çok önemli bir konu. Herkese teşekkür ederim.</em></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/dokuz8haber-yayin-serisi-suruyor-deprem-bolgesinde-kadin-gazeteci-olmak</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Mar 2024 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2024/03/akdeniz-yerel-medyasi.png" type="image/jpeg" length="41657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["İYİ Parti yerel seçimden sonra dağılacak"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/iyi-parti-yerel-secimden-sonra-dagilacak-secmeni-de-zafer-partisine-gidecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/iyi-parti-yerel-secimden-sonra-dagilacak-secmeni-de-zafer-partisine-gidecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[dokuz8TV'nin Gündem Siyaset programında Selim Akmen ve Gökhan Biçici, yerel seçimlere doğru partilerin ittifak kararlarını değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset ve yazar Selim Akmen, İYİ Parti'nin ittifak görüşmelerinde CHP'ye Kürtler ile ilişkisini kesmesi için baskı kurduğunu dile getirdi. Akmen, CHP'nin Kürtlerle olan ilişkisinin yalnızca bir oy ilişkisi olmadığını vurguladı. Partinin kapsayıcı bir demokrasi için yıllardan beri çalıştığını belirten Akmen, "İYİ Parti 2019'da İstanbul'daki Kürt oylarının farkında değil miydi? Şimdi ne değişti?" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"İYİ PARTİ SEÇİMDEN SONRA DAĞILACAK"</strong></h3>

<p>CHP'den İYİ Parti'ye blok halinde bir seçmen kayışının olamayacağını ifade eden Akmen, "İYİ Parti seçimden sonra dağılacak. Akşener, 'devlete son görevimi yerine getirdim' demişti. Şimdi de AKP'den ve MHP'den kopan kitlelerin muhalefete geçmemesi için görev aldı" yorumunda bulundu.</p>

<h3><strong>"İZMİR, İSTANBUL VE ANKARA'DA MUHALEFET ÖNDE"</strong></h3>

<p><br />
Saraçhane'de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Meral Akşener'in kucaklaştığı anları hatırlatan Akmen, İYİ Parti'nin nasıl seçimlerde İmamoğlu'na karşı siyaset yapabileceği sorusunu da yönelti.</p>

<p>Gökhan Biçici de son genel seçimde yüzde 48'lik muhalefet blokunda İzmir, İstanbul ve Ankara'da muhalif seçmenin önde olduğunu hatırlattı. Biçici, İYİ Parti'nin İstanbul'da aday çıkarmasının bir fark yaratamayacağını vurguladı.</p>

<h3><strong>"HER ŞEYİ DEDİLER 'HIRSIZ' DİYEMEDİLER"</strong></h3>

<p>Akmen, CHP'li büyükşehir belediye başkanlarına iktidarın her eleştiriyi yaptığını ama 'hırsız' eleştirisi yapamadığını da hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İYİ Parti'nin yerel seçimde Zafer Partisi ile olası ittifakında Ümit Özdağ'ın baskın geleceğini dile getirdi. Akmen, "Seçmen, İYİ Parti'ye sözünden döner der fakat Zafer Partisi'ne demez. Akşener'in peşinden kimse gitmez ama Özdağ'ın gider. Meral Akşener, İYİ Parti'nin mezar taşını yazmaya başladı. Ümit Özdağ, İYİ Parti'yi yutar" görüşünü dile getirdi.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/iyi-parti-yerel-secimden-sonra-dagilacak-secmeni-de-zafer-partisine-gidecek</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Dec 2023 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/12/iyi-parti-yerel-secimden-sonra-dagilacak.jpg" type="image/jpeg" length="46061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökhan Biçici: İYİ Parti'nin adayı İstanbul'da 200 binden fazla oy alamaz]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/bicici-iyi-partinin-adayi-istanbulda-200-binden-fazla-oy-alamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/bicici-iyi-partinin-adayi-istanbulda-200-binden-fazla-oy-alamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[dokuz8haber Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici, İYİ Parti'nin İstanbul'da yerel seçimler için aday çıkarması durumunda 200 binden fazla oy alamayacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>dokuz8TV'de Haftaya Bakış programında Gökhan Biçici ve Bekir Güneş, gündemi değerlendirdi.</p>

<h3><strong>“İKTİDAR KRİZİ YOKSULLARA YIKIYOR”</strong></h3>

<p>TÜİK ve ENAG'ın açıkladığı 2023 Kasım ayı enflasyon verileri arasındaki uçuruma dikkat çeken dokuz8HABER Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici, "Ocak ayında belirlenecek asgari ücreti bu sefer bütün yıl boyunca geçerli olması öngörülüyor. Bunun nasıl altından kalkacaklar bilmiyorum. Zaten TÜİK üzerinden belirlenecek. Temmuz'da iyi kötü bir güncelleme ile nefes alınıyordu. Ocak'ta 17 bin lira yapsan ne olacak? Aralık 2024'e kadar insanların geçmesini beklemek anlamlı değil. Seçim sonrası Türkiye'yi de ekonomik bir sosyal saldırı bekleniyor. Krizi tekrar yoksullara yıkıyorlar” dedi.</p>

<h3><strong>“2024 EKONOMİK OLARAK EN KARAMSAR YIL OLACAK”</strong></h3>

<p>Güneş de 2024'ün ekonomik olarak en karamsar yılın olacağını vurgulayarak, "Yerel seçimden sonra üç dört yıl seçim yok çünkü. Merkez Bankası da seçim sonrası için kemer sıkma politikası mesajı verdi. Ama bunu topluma yıkıyorlar. İktidarın şatafatlı harcamaları devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“TÜRK-İŞ GENEL KURULU’NDA ESKİDEN MUHALİF SESLER ÇIKARDI”</strong></h3>

<p>TÜRK-İŞ'in Genel Kurulu’nda Ergün Atalay’ın yeniden Genel Başkan seçilmesini&nbsp; yorumlayan Biçici, "Eskiden muhalif sesler çıkardı. Bu genel kurul sessiz geçti.&nbsp; İşçi hareketini zayıflığı, ekonomik yıkım politikası izlemek isteyenlerin daha dikensiz&nbsp; gül bahçesine sahip olduğunu gösteren bir tablo" dedi.</p>

<h3><strong>“ATALAY’IN YENİDEN GENEL BAŞKAN OLMASI BÜYÜK TALİHSİZLİK”</strong></h3>

<p>Her şeyi sandığa endeksleyen bir siyaset nedeniyle işçi hareketinin sönümlendiğini belirten Gökhan Biçici'nin ardından Bekir Güneş de Ergün Atalay hakkında şunları dile getirdi:</p>

<p>“Atalay’ın yeniden genel başkan olması büyük talihsizlik. En korkunç ekonomik kriz dönemlerinden birinden geçiyoruz, TÜRK-İŞ’in yarattığı bir fark yok. Hükümete yakın olan sendikanın işçi ile bağı kalmadı. Sahaya hiçbir şekilde inmiyorlar"</p>

<h3><strong>“HEDEP’İN YEREL SEÇİM AÇIKLAMASI İYİ PARTİ İTTİFAKINA REST”</strong></h3>

<p>HEDEP Sözcüsü Ayşegül Doğan'ın 81 ilde yerel seçime adayları ile girme açıklamasını yorumlayan Biçici, "Kesin cümleler kurmadı. Parti Meclisi kararı dedi. HEDEP'deki açıklama CHP'nin olası İYİ Parti ittifakına rest çekmesi, önleyici bir hamle" şeklinde yorumladı.</p>

<p>Güneş, Mayıs 2023 seçimleri öncesi Pervin Buldan'ın “Kendi adayımızlla seçime gireceğiz” açıklamasını Doğan'ın açıklaması arasında paralellik kurduğunu belirterek, "Bölgede CHP iyi bir oy aldı. Dİyarbakır'dan milletvekili çıkardı. Van’da çok bir farkla milletvekili çıkaramadı. HEDEP’in de ciddi bir karar alması lazım. HEDEP muhalefeti destekler ve muhalefet kaybederse yüzde 7'nin altına düşer. Pervin Çakar ile Özgür Özel'in fotoğrafının ardından CHP içerisinde de HEDEP ile ittifaka baraj kurmayan çalışanlar var" dedi.</p>

<h3><strong>“CHP’NİN İSTANBUL İÇİN MORAL BOZMASINA GEREK YOK”</strong></h3>

<p>Gökhan Biçici,&nbsp; İYİ Parti'nin İstanbul’da tek başına aday çıkarmasının belirleyeceğini olamayacağını söyledi.<br />
Biçici, "CHP'nin İstanbul için moral bozmasına gerek yok. İYİ Parti aday çıkarırsa 200 binden fazla oy alamaz. İBB Çalışanları ve aileleri ile o 200 binlik oyu telafi eder. İmamoğlu’nu politik olarak eleştiren biriyim ama belediye başkanı olarak hayata değen biri olmuştur." &nbsp;</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/bicici-iyi-partinin-adayi-istanbulda-200-binden-fazla-oy-alamaz</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Dec 2023 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/12/gokhan-bicici-iyi-partinin-adayi-istanbulda-200-binden-fazla-oy-alamaz.png" type="image/jpeg" length="17108"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ölmez Ağaç: Cumhuriyet | Bölüm 3: Murat Kubilay - "İktisadi anlamda ülkenin sahibi biz değiliz"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/olmez-agac-cumhuriyet-bolum-3-murat-kubilay-iktisadi-anlamda-ulkenin-sahibi-biz-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/olmez-agac-cumhuriyet-bolum-3-murat-kubilay-iktisadi-anlamda-ulkenin-sahibi-biz-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyetin birikimi aydınlar, sanatçılar, siyasetçiler, bilim insanları Cumhuriyetin 100. yılını konuşuyor. "Ölmez Ağaç: Cumhuriyet" söyleşi serisinde her bölümde bir isim geçmişi, bugünü ve geleceği değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cumhuriyetin birikimi aydınlar, sanatçılar, siyasetçiler, bilim insanları Cumhuriyetin 100. yılını konuşuyor. "Ölmez Ağaç: Cumhuriyet" söyleşi serisinde her bölümde bir isim geçmişi, bugünü ve geleceği değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/olmez-agac-cumhuriyet-bolum-3-murat-kubilay-iktisadi-anlamda-ulkenin-sahibi-biz-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Nov 2023 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/11/f-rt0xcwwaa2wzr.jpeg" type="image/jpeg" length="83291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ölmez Ağaç: Cumhuriyet | Bölüm 2: Kemal Okuyan - "Türkiye'de tüm devrimciler biraz ittihatçıdır"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/aydinlar-sanatcilar-siyasetciler-bilim-insanlari-cumhuriyetin-100-yilini-konusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/aydinlar-sanatcilar-siyasetciler-bilim-insanlari-cumhuriyetin-100-yilini-konusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyetin birikimi aydınlar, sanatçılar, siyasetçiler, bilim insanları Cumhuriyetin 100. yılını konuşuyor. "Ölmez Ağaç: Cumhuriyet" söyleşi serisinde her bölümde bir isim geçmişi, bugünü ve geleceği değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetin birikimi aydınlar, sanatçılar, siyasetçiler, bilim insanları Cumhuriyetin 100. yılını konuşuyor. "Ölmez Ağaç: Cumhuriyet" söyleşi serisinde her bölümde bir isim geçmişi, bugünü ve geleceği değerlendiriyor. TKP'nin önde gelen isimlerinden Kemal Okuyan Cumhuriyet'in 100'üncü yılını değerlendirdi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/aydinlar-sanatcilar-siyasetciler-bilim-insanlari-cumhuriyetin-100-yilini-konusuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Nov 2023 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/11/f99p10vwmaa3qpc.jpeg" type="image/jpeg" length="85850"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kızamık Vakalarındaki Artış ve Aşı Karşıtlığı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/kizamik-vakalarindaki-artis-ve-asi-karsitligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/kizamik-vakalarindaki-artis-ve-asi-karsitligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[dokuz8HypatiaBilim ortak yayınında Nurcan Seven, Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu ile artan kızamık vakalarını ve halk sağlığını tehdit eden aşı karşıtlığını konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/kizamik-vakalarindaki-artis-ve-asi-karsitligi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jun 2023 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/06/ozgur-nurcan-gors.png" type="image/jpeg" length="82355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Secim2023 Gündem Özel- "Van’da AKP'nin iddiası kalmadı"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-gundem-ozel-vanda-akpnin-iddiasi-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/secim2023-gundem-ozel-vanda-akpnin-iddiasi-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bekir Güneş’in sunduğu programın konuğu Yeşil Sol Parti Van Adayı Mahmut Dindar oldu. Mahmut Dindar Van’daki son durumu anlattı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bekir Güneş’in sunduğu programın konuğu Yeşil Sol Parti Van Adayı Mahmut Dindar oldu. Mahmut Dindar Van’daki son durumu anlattı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM, Siyaset</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-gundem-ozel-vanda-akpnin-iddiasi-kalmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 May 2023 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/05/ayesil-sol-van.jpeg" type="image/jpeg" length="56157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Seçim2023 Gündem Özel- "YSP olarak en az %15 alacağız"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-gundem-ozel-ysp-olarak-en-az-15-alacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/secim2023-gundem-ozel-ysp-olarak-en-az-15-alacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşil Sol Parti Ankara 3. Bölge 1. Sıra Milletvekili Adayı ve Çerkesler'in temsilcisi Metin Kılıç, Bekir Güneş'in sorularını yanıtlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-gundem-ozel-ysp-olarak-en-az-15-alacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 05 May 2023 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/05/ankara-yesil-sol-yayin.jpeg" type="image/jpeg" length="93804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Seçim2023 Gündem Özel- YSP Adana 1. sıra Milletvekili Adayı Hatimoğulları: "Gençlerden ciddi oy beklentimiz var"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-gundem-ozel-ysp-adana-1-sira-milletvekili-adayi-hatimogullari-genclerden-ciddi-oy-beklentimiz-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/secim2023-gundem-ozel-ysp-adana-1-sira-milletvekili-adayi-hatimogullari-genclerden-ciddi-oy-beklentimiz-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşil Sol Parti Adana 1. sıra Milletvekili Adayı Tülay Hatimoğulları Adana'daki seçim çalışmalarını Bekir Güneş'e anlattı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-gundem-ozel-ysp-adana-1-sira-milletvekili-adayi-hatimogullari-genclerden-ciddi-oy-beklentimiz-var</guid>
      <pubDate>Fri, 05 May 2023 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/05/adana-secim-gundem.jpeg" type="image/jpeg" length="65405"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Seçim2023 Seçim Günlüğü : İktidar ve muhalefet nasıl bir seçim stratejisi izliyor?]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-secim-gunlugu-iktidar-ve-muhalefet-nasil-bir-secim-stratejisi-izliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/secim2023-secim-gunlugu-iktidar-ve-muhalefet-nasil-bir-secim-stratejisi-izliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyaset bilimci Salih Cem Pişkin, Dokuz8 haber Ankara Temsilcisi Sibel Hürtaş'ın sorularını yanıtladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-secim-gunlugu-iktidar-ve-muhalefet-nasil-bir-secim-stratejisi-izliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 May 2023 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/05/ankara-yayin.jpeg" type="image/jpeg" length="37499"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rize'de CHP çok iddialı: "Şimdi biz konuşuyoruz ama seçimden sonra herkes bizi konuşacak"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/rizede-chp-cok-iddiali-simdi-biz-konusuyoruz-ama-secimden-sonra-herkes-bizi-konusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/rizede-chp-cok-iddiali-simdi-biz-konusuyoruz-ama-secimden-sonra-herkes-bizi-konusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Rize 1. Sıra Milletvekili adayı Tahsin Ocaklı, Gazeteci Berivan Bila'nın sorularını yanıtladı. Ocaklı Rize'de iddialı olduklarını belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/rizede-chp-cok-iddiali-simdi-biz-konusuyoruz-ama-secimden-sonra-herkes-bizi-konusacak</guid>
      <pubDate>Wed, 03 May 2023 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/05/rize-15.jpg" type="image/jpeg" length="64565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#1M2023 Türkiye genelinde nasıl kutlandı?]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/1m2023-turkiye-genelinde-nasil-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/1m2023-turkiye-genelinde-nasil-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kentler'den 1 Mayıs coşkusunu gazeteciler #dokuz8 Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici'ye anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, EMEK DÜNYASI, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/1m2023-turkiye-genelinde-nasil-kutlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/05/1-mayis-11.JPG" type="image/jpeg" length="37408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Seçim2023 Seçim Günlüğü : CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl: "15 Mayıs’ta yeni bir güne uyanacağız"]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-secim-gunlugu-kader-secimine-12-gun-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/secim2023-secim-gunlugu-kader-secimine-12-gun-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl seçim süreci ve gerçekleşen saldırılar üzerine, Gazeteci Sibel Hürtaş'ın sorularını yanıtladı. "15 Mayıs’ta yeni bir güne uyanacağız"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-secim-gunlugu-kader-secimine-12-gun-kaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/05/photo1683018640.jpeg" type="image/jpeg" length="14085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Secim2023 ÖZEL #Akdeniz'de seçim gündemi- Yeşil Sol Parti'nin Adana'da hedefi nedir?]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-ozel-akdenizde-secim-gundemi-yesil-sol-partinin-adanada-hedefi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/secim2023-ozel-akdenizde-secim-gundemi-yesil-sol-partinin-adanada-hedefi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da HDP İl Eş Başkanlığı da yapan Yeşil Sol adayı Mehmet Karakış, Seçim2023 gündemine dair Bekir Güneş'in sorularını yanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-ozel-akdenizde-secim-gundemi-yesil-sol-partinin-adanada-hedefi-nedir</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Apr 2023 21:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/04/ekran-goruntusu-2023-04-26-214005.png" type="image/jpeg" length="17630"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Secim2023 YEREL GÜNDEM ÖZEL #Akdeniz'de seçim gündemi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-yerel-gundem-ozel-akdenizde-secim-gundemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/secim2023-yerel-gundem-ozel-akdenizde-secim-gundemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bekir Güneş Akdeniz Bölgesinde bulunan gazetecilerle seçim gündemini konuştu. Adana'dan Gazeteci Armağan Kabaklı Antalya'dan Gazeteci Sabri Kırdar Hatay İskenderun'dan Sadet Berkyürek Akdeniz Bölgesinde seçime doğru son duruma dair değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>dokuz8 TV, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/secim2023-yerel-gundem-ozel-akdenizde-secim-gundemi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Apr 2023 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2023/04/akdeniz-program-1.JPG" type="image/jpeg" length="67748"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
