<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>dokuz8HABER</title>
    <link>https://www.dokuz8haber.net</link>
    <description>Son dakika haberleri, güncel haberler, siyaset, toplum, yaşam haberleri, ekonomideki gelişmeler, emek dünyasından ekoloji mücadelesine ve kadın hareketine yerel ve dünya haberleri dokuz8haber.net'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/antalya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 02 May 2026 10:07:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/rss/antalya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[SES Antalya: 1 Mayıs’ta alanlardayız]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/ses-antalya-1-mayista-alanlardayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/ses-antalya-1-mayista-alanlardayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şubesi, 1 Mayıs öncesi şube binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı SES Antalya Şubesi Eş Başkanı Şükran İçöz okudu. İçöz, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini 1 Mayıs’ta alanlarda buluşmaya çağırarak, “Yoksulluğa, güvencesizliğe, şiddete, mobbinge ve angarya çalışmaya karşı haydi 1 Mayıs’a” dedi.</p>

<p>Açıklamada, son yıllarda derinleşen ekonomik kriz, artan yoksulluk, güvencesizlik, iş yükü ve şiddet ortamının sağlık ve sosyal hizmet emekçileri üzerindeki baskıyı artırdığı vurgulandı. Sendikal faaliyetler nedeniyle sendika yöneticileri ve uzmanlarının hedef alındığı, gazetecilerin ise haber yaptıkları için tutuklandığı ifade edilerek, ülkede hukukun ve demokratik hakların gerilediğine dikkat çekildi.</p>

<p>Kamu emekçilerinin hukuksuz ihraçlarla karşı karşıya kaldığı belirtilen açıklamada, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındaki eylem ve açıklamaları nedeniyle de baskı gördüğü kaydedildi. Enflasyonun yükselmesi, ücretlerin erimesi ve vergi yükünün emekçilerin sırtına yıkılmasının krizi derinleştirdiği ifade edildi.</p>

<p>Sağlık alanında piyasalaşmanın arttığına dikkat çeken İçöz, “Sağlık hizmeti metalaştırılmış, hasta ‘müşteri’ olarak görülmeye başlanmıştır. Kamu kaynaklarının özel sermayeye aktarılmasına karşı mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca sağlık ve sosyal hizmet alanındaki sorunlar şöyle sıralandı: performans baskısı, güvencesiz çalışma, artan şiddet vakaları, uzun çalışma saatleri, mobbing ve angarya çalışma. Sosyal hizmet alanında ise siyasal bağımlılık ilişkileri ve rant mekanizmalarının etkisinin arttığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atama bekleyen yüz binlerce sağlık ve sosyal hizmet mezunu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, mevcut çalışanların ise eksik kadrolar nedeniyle ağır iş yükü altında çalıştığı belirtildi. Pandemi ve 6 Şubat depremlerinde sağlık sisteminin yetersizliklerinin açığa çıktığı hatırlatıldı.</p>

<p>Emekçilerin geçinemediği, yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlandığı belirtilen açıklamada; emekliliğe yansımayan ücret politikaları, vergi adaletsizliği, kreş hakkının sağlanmaması ve sağlıksız yemek hizmetleri de eleştirildi. Grev hakkı olmadan gerçek bir toplu sözleşmenin mümkün olmadığı vurgulanarak, grevli ve toplu sözleşmeli sendika yasası talebi yinelendi.</p>

<p>SES Antalya Şubesi’nin 1 Mayıs talepleri arasında; yoksulluğa ve sömürüye karşı mücadele, şiddetin önlenmesi, sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasına son verilmesi, insanca yaşamaya yetecek ücret, vergide adalet, eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti ile güvenceli çalışma koşulları yer aldı.</p>

<p>Açıklamanın sonunda tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri 1 Mayıs Cuma günü saat 14.00’te Aydın Kanza Parkı’nda buluşmaya çağrıldı. İçöz, “Emeğimizin hakkı, halkın sağlığı ve çocuklarımızın geleceği için 1 Mayıs’ta alanlardayız. Yaşasın işçilerin ve emekçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEK DÜNYASI, ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/ses-antalya-1-mayista-alanlardayiz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/ses-antalya-48.jpg" type="image/jpeg" length="82852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BES Antalya Şube Başkanı Devrim Mol: SGK’da liyakat değil, vekalet sistemi işliyor]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/bes-antalya-sube-baskani-devrim-mol-sgkda-liyakat-degil-vekalet-sistemi-isliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/bes-antalya-sube-baskani-devrim-mol-sgkda-liyakat-degil-vekalet-sistemi-isliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şube Başkanı Devrim Mol, SGK’da uygulanan zorunlu rotasyon ve vekalet sistemine ilişkin şube binasında düzenlediği basın toplantısında konuştu. Mol, mevcut uygulamaların çalışma barışını bozduğunu ve personel arasında ciddi mağduriyetler yarattığını belirterek, “Liyakat yerine vekaletin esas alındığı bir sistemle karşı karşıyayız” dedi.</p>

<p>Mol, 2026 yılı rotasyon sürecinin adaletsiz bir tablo ortaya koyduğunu ifade ederek, rotasyona tabi tutulan 73 Merkez Müdür Yardımcısından 60’ının mazeretleri kabul edilerek yerinde kaldığını, sadece 13 personelin tayin edildiğini aktardı. Bu durumun rotasyonun amacından saptığını vurgulayan Mol, “Rotasyon, kurumsal yenilenme aracı olmaktan çıkmış, mazereti kabul edilmeyen az sayıda personel için bir sürgün mekanizmasına dönüşmüştür” diye konuştu.</p>

<p>SGK’da uzun süredir vekaleten yürütülen yöneticilik uygulamalarına da dikkat çeken Mol, Türkiye genelinde birçok Sosyal Güvenlik Merkezi’nin üç yılı aşkın süredir vekaleten yönetildiğini söyledi. Antalya dahil birçok ilde bu durumun sürdüğünü belirten Mol, “Asaleten atama bekleyen yüzlerce liyakatli personel varken, bu kadroların tercih sistemine açılmaması kabul edilemez. Vekaleten görev yapanların rotasyondan muaf tutulması eşitlik ilkesine aykırıdır” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurum içinde yapılan anketlere de değinen Mol, personelin büyük çoğunluğunun zorunlu rotasyona karşı olduğunu belirtti. Mol, “Personelin yüzde 97’si zorunlu rotasyonun kaldırılmasını istiyor. Artan kira ve yaşam maliyetleri karşısında verilen harcırahlar yetersiz kalıyor, çalışanlar adeta göçebe bir hayata zorlanıyor” dedi.</p>

<p>Zorunlu yer değişikliklerinin kurumsal hafızayı da zayıflattığını ifade eden Mol, müdür yardımcılarının yer değiştirilmesinin hizmet kalitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Basın toplantısında BES’in taleplerini de sıralayan Mol, vekaleten yürütülen tüm kadroların tercih sistemine açılması, mazeret uygulamalarındaki eşitsizliğin giderilmesi ve zorunlu rotasyon yerine gönüllülük esaslı yer değişikliği uygulamasına geçilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Mol, “Kamu hizmetinin sürekliliği, çalışanları ve ailelerini zor durumda bırakan uygulamalarla değil, huzurlu bir çalışma ortamıyla sağlanabilir” diyerek mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/bes-antalya-sube-baskani-devrim-mol-sgkda-liyakat-degil-vekalet-sistemi-isliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/devrim-mol-4.jpg" type="image/jpeg" length="51536"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halkların İklim Zirvesi Antalya ilk buluşmasını gerçekleştirdi: Buradayız, güçlüyüz, 1 Mayıs’ta HİZ Korteji’ndeyiz!]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/halklarin-iklim-zirvesi-antalya-ilk-bulusmasini-gerceklestirdi-buradayiz-gucluyuz-1-mayista-hiz-kortejindeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/halklarin-iklim-zirvesi-antalya-ilk-bulusmasini-gerceklestirdi-buradayiz-gucluyuz-1-mayista-hiz-kortejindeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Halkların İklim Zirvesi (HİZ) Antalya’nın ilk toplantısı 26 Nisan Pazar günü AKM Perge Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. 170’ten fazla kişinin katıldığı buluşmada, Türkiye’nin farklı kentlerinden ve Antalya’nın uzak ilçelerinden gelen katılımcıların yanı sıra siyasi partiler, inanç yapıları ve çeşitli hak örgütleri de yer aldı.</p>

<p>Toplantı, çevre mücadelesinde yaşamını yitiren isimlerin anılmasıyla başladı. Büyüknohutçu çifti, Cihan Eren, Metin Lokumcu, Reşit Kibar ve Hakan Tosun anılırken; “bugün iktidarın rant politikalarına karşı çıktığı için tutuklu bulunan Esra Işık’a” ve Akbelen başta olmak üzere tüm yerel direnişlere dayanışma mesajı gönderildi. Çevre ve iklim mücadelesinde hayatını kaybeden ve mücadele eden tüm aktivistler de selamlandı.</p>

<p>Toplantının ana gündemini, Kasım ayında Antalya’da yapılması planlanan COP31 süreci oluşturdu. Katılımcılar, Birleşmiş Milletler iklim zirvesi COP31’in bugüne kadar olduğu gibi halktan ve doğadan yana bir içerik üretmediği değerlendirmesini yaparak, buna karşı yerelden yükselen bir iklim adaleti hattının örülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Sunumlar ve söz alan katılımcılar, COP31’in yaratacağı olası ekolojik ve sosyal tahribatlara dair görüşlerini paylaşırken, alternatif mücadele önerilerini de tartışmaya açtı. Toplantı boyunca çok sayıda kurum temsilcisi, hak savunucusu ve bireysel aktivist söz aldı.</p>

<p>“Ne yapmalıyız?” sorusu etrafında şekillenen tartışmaların sonunda, HİZ’in yerelden güç alan, yatay örgütlenen ve görünürlüğü artırılması gereken bir sivil iklim adaleti ağı olarak büyütülmesi gerektiği ortak görüşü öne çıktı.</p>

<p>Katılımcılar, Kasım ayına kadar HİZ mücadelesinin gündemin ön sıralarına taşınması, iletişimin mümkün olduğunca yüz yüze yürütülmesi ve daha geniş kesimlere ulaşılması gerektiğini ifade etti. Toplantıda ayrıca, “Bu mücadelede herkes hem örgütleyen hem örgütlenen” vurgusu yapıldı.</p>

<p>HİZ Antalya bileşenleri, 1 Mayıs’ta gerçekleştirilecek yürüyüşte “HİZ Korteji” ile alanlarda olacaklarını da duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Halkların İklim Zirvesi Antalya Ilk Buluşmasını Gerçekleştirdi" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/halklarin-iklim-zirvesi-antalya-ilk-bulusmasini-gerceklestirdi.jpg" width="1280" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/halklarin-iklim-zirvesi-antalya-ilk-bulusmasini-gerceklestirdi-buradayiz-gucluyuz-1-mayista-hiz-kortejindeyiz</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/halklarin-iklim-zirvesi.jpg" type="image/jpeg" length="44458"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi’ndeki akademik atama tartışması gündemde]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/akdeniz-universitesindeki-akademik-atama-tartismasi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/akdeniz-universitesindeki-akademik-atama-tartismasi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber / Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, Akdeniz Üniversitesi’nde gerçekleştirilen akademik atamalara ilişkin açıklama yaparak kamuoyunu bilgilendirdi. Acar, üniversitedeki atama süreçlerinde liyakat, mevzuata uygunluk ve eşitlik ilkelerinin korunması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sadık Acar açıklamasında, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Kuramları ve Eleştirisi Anabilim Dalı için açılan kadroya yapılan atamanın kamuoyunda tartışmalara yol açtığını ifade etti. İlan edilen kadro şartları arasında yer alan ve sanat eleştirisi disipliniyle doğrudan örtüşmediği belirtilen “Yörüklerin yaşam alanları ve giyim kuşamı” gibi özel kriterlerin, liyakat esaslı atama ilkeleri açısından soru işaretleri barındırdığını kaydetti.</p>

<p>Acar, ataması yapılan adayın akademik çalışmalarının ilgili kadro alanıyla uyumlu olmadığı ve başvuru dosyasındaki çalışmaların, atama tarihinde yürürlükte olan Akdeniz Üniversitesi Akademik Yükseltme ve Atama Kriterlerine uygun olmayan şekilde puanlandığı yönünde iddialar bulunduğunu da aktardı.</p>

<p>Üniversitede son yıllarda sık sık değiştirilen akademik yükseltme ve atama kriterlerinin çok sayıda mağduriyete yol açtığını belirten Acar, bu tür tartışmalı atamaların çalışma barışını zedelediğini ve kamuoyu vicdanını yaraladığını ifade etti. Aynı bölümde uzun süredir profesörlük kadrosu bekleyen akademisyenlerin bulunduğuna dair duyumların da paylaşıldığını söyledi.</p>

<p>Akademik kadroların kişisel referanslara göre değil, bilimsel yetkinlik temelinde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Acar, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’nü iddialar hakkında şeffaf bir inceleme başlatmaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye davet etti.</p>

<p>Sadık Acar, söz konusu iddiaların aydınlatılması ve üniversitede akademik çalışma barışının korunması için sürecin takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/akdeniz-universitesindeki-akademik-atama-tartismasi-gundemde</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/antalya-akademik-kadro.jpg" type="image/jpeg" length="36691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri’nden Doruk Madencilik işçileri içinbasın açıklaması: Madenciler yalnız değildir]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/antalya-emek-ve-demokrasi-guclerinden-doruk-madencilik-iscileri-icinbasin-aciklamasi-madenciler-yalniz-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/antalya-emek-ve-demokrasi-guclerinden-doruk-madencilik-iscileri-icinbasin-aciklamasi-madenciler-yalniz-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sanri Kırdar</strong></p>

<p>Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, Yıldızlar SSS (Üçes) Holding ve TMSF’nin hak gaspına uğrayan Doruk Madencilik işçilerinin 14 gündür süren direnişine dikkat çekmek ve dayanışma amacıyla Attalos Anıtı önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, işçilere yapılan muamelenin “köle muamelesi” olduğu vurgulanırken, holding ve hükümet yetkilileri göreve çağrıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın açıklaması, Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri adına Umut-Sen Antalya İl Temsilcisi Sümeyra Göztepe tarafından okundu.</p>

<p>Açıklamada, Eskişehir’den Ankara’ya 180 kilometre yürüyen, ardından polis şiddetine maruz kalan ve halen açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesinin yalnızca bir hak mücadelesi değil, aynı zamanda onur ve haysiyet mücadelesi olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, 2016’da TMSF tarafından el konulan ve Aralık 2022’de Yıldızlar SSS (Üçes) Holding’e devredilen madende işçilerin haklarının sistematik olarak gasp edildiği ifade edildi. TMSF’nin madeni devrederken ne işçilerin borçlarını sıfırladığı ne de işten çıkarılan yüzlerce işçinin özlük haklarını ödediği hatırlatıldı. Holdingin devri almasının ardından dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın “Devletin güvencesindesiniz” sözüne rağmen hiçbir sorunun çözülmediği, aksine baskıların arttığı vurgulandı.</p>

<p>Sümeyra Göztepe tarafından okunan basın metninde şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Yıldızlar SSS (Üçes) Holding madeni devraldığında 1200 civarında işçi çalışıyorken bu sayı önce 250’ye düşürüldü, ardından 200 işçi zorla ücretsiz izne çıkarıldı ve 5 aydır maaşları ödenmiyor. Madencilerin kazandığı davalar, mahkemelerin icra kararları bile dikkate alınmıyor. Dahası, iş cinayetinde yaşamını yitiren üç madenci kardeşimizin ölümlerinden holding sorumlu tutulmasına rağmen tazminatları ödenmedi.”</p>

<p>Açıklamada, işçilerin hakları için başlattıkları yürüyüşün 9. gününde Ankara’da tekmelenerek gözaltına alındıkları, Enerji Bakanlığı önünde binlerce polisin ablukası altında bekletildikleri, battaniye ve ilaç ihtiyaçlarının valilik ve emniyet tarafından reddedildiği, hatta hekim heyetinin alana sokulmadığı aktarıldı.</p>

<p>“Madenciler ‘şimdi daha da açız ve çıplağız, çok bağırdık, artık susuyoruz’ dedi. Polisler onlara tekme ve copla saldırdı. Gözaltında fenalaşan işçiler oldu. Bu muamele köle muamelesidir!” denildi.</p>

<p>Grup, sorumluları TMSF, Enerji Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, holding sahibi Sabahattin Yıldız ve yıllar önce söz verip tutmayan iktidar partisi milletvekilleri olarak sıraladı. Açıklamanın sonunda Doruk Madencilik işçilerinin altı talebi tek tek okundu:</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li>Aylarca ödenmeyen ücret, ikramiye, yıllık izin ve sendikal hakların ödenmesi,</li>
 <li>TMSF öncesi ve sonrası haksızca işten çıkarılan tüm işçilerin tazminatlarının ödenmesi,</li>
 <li>Rızaya aykırı ücretsiz izin uygulamasının sonlandırılması,</li>
 <li>İSİG kurallarına uygun güvenli çalışma ortamı,</li>
 <li>Sendika üyesi oldukları için işten atılan madencilerin işe iadesi,</li>
 <li>Madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin teminat altına alınması.</li>
</ol>

<p>Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, “Bugün madenciler Kurtuluş Parkı’nda abluka altında. Kimseyle konuşmuyor, kimseyle görüşmüyorlar. Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyoruz: Madencilerin sesi olun, bulunduğunuz her yerde bu ablukaya, bu haksızlığa karşı ses çıkarın!” çağrısı yaptı.</p>

<p>Açıklamanın ardından grup, “Doruk Madencilik işçileri yalnız değildir”, “Madenciler kazanacak” sloganları eşliğinde dağıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEK DÜNYASI, ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/antalya-emek-ve-demokrasi-guclerinden-doruk-madencilik-iscileri-icinbasin-aciklamasi-madenciler-yalniz-degildir</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/antalya-emek-ve-demokrasi-guclerinden-doruk-madencilik-iscileri-icinbasin-aciklamasi-madenciler-yalniz-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="50120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri’nden Doruk Madencilik işçilerine destek]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/antalya-emek-ve-demokrasi-guclerinden-doruk-madencilik-iscilerine-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/antalya-emek-ve-demokrasi-guclerinden-doruk-madencilik-iscilerine-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, Yıldızlar SSS (Üçes) Holding ve TMSF’nin hak gaspına uğrayan Doruk Madencilik işçilerinin 14 gündür süren direnişine dikkat çekmek ve dayanışma amacıyla Attalos Anıtı önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, işçilere yapılan muamelenin “köle muamelesi” olduğu vurgulanırken, holding ve hükümet yetkilileri göreve çağrıldı.</p>

<p>Basın açıklaması, Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri adına Umut-Sen Antalya İl Temsilcisi Sümeyra Göztepe tarafından okundu.</p>

<p>Açıklamada, Eskişehir’den Ankara’ya 180 kilometre yürüyen, ardından polis şiddetine maruz kalan ve halen açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesinin yalnızca bir hak mücadelesi değil, aynı zamanda onur ve haysiyet mücadelesi olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, 2016’da TMSF tarafından el konulan ve Aralık 2022’de Yıldızlar SSS (Üçes) Holding’e devredilen madende işçilerin haklarının sistematik olarak gasp edildiği ifade edildi. TMSF’nin madeni devrederken ne işçilerin borçlarını sıfırladığı ne de işten çıkarılan yüzlerce işçinin özlük haklarını ödediği hatırlatıldı. Holdingin devri almasının ardından dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın “Devletin güvencesindesiniz” sözüne rağmen hiçbir sorunun çözülmediği, aksine baskıların arttığı vurgulandı.</p>

<p>Sümeyra Göztepe tarafından okunan basın metninde şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Yıldızlar SSS (Üçes) Holding madeni devraldığında 1200 civarında işçi çalışıyorken bu sayı önce 250’ye düşürüldü, ardından 200 işçi zorla ücretsiz izne çıkarıldı ve 5 aydır maaşları ödenmiyor. Madencilerin kazandığı davalar, mahkemelerin icra kararları bile dikkate alınmıyor. Dahası, iş cinayetinde yaşamını yitiren üç madenci kardeşimizin ölümlerinden holding sorumlu tutulmasına rağmen tazminatları ödenmedi.”</p>

<p>Açıklamada, işçilerin hakları için başlattıkları yürüyüşün 9. gününde Ankara’da tekmelenerek gözaltına alındıkları, Enerji Bakanlığı önünde binlerce polisin ablukası altında bekletildikleri, battaniye ve ilaç ihtiyaçlarının valilik ve emniyet tarafından reddedildiği, hatta hekim heyetinin alana sokulmadığı aktarıldı.</p>

<p>“Madenciler ‘şimdi daha da açız ve çıplağız, çok bağırdık, artık susuyoruz’ dedi. Polisler onlara tekme ve copla saldırdı. Gözaltında fenalaşan işçiler oldu. Bu muamele köle muamelesidir!” denildi.</p>

<p>Grup, sorumluları TMSF, Enerji Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, holding sahibi Sabahattin Yıldız ve yıllar önce söz verip tutmayan iktidar partisi milletvekilleri olarak sıraladı. Açıklamanın sonunda Doruk Madencilik işçilerinin altı talebi tek tek okundu:</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li>Aylarca ödenmeyen ücret, ikramiye, yıllık izin ve sendikal hakların ödenmesi,</li>
 <li>TMSF öncesi ve sonrası haksızca işten çıkarılan tüm işçilerin tazminatlarının ödenmesi,</li>
 <li>Rızaya aykırı ücretsiz izin uygulamasının sonlandırılması,</li>
 <li>İSİG kurallarına uygun güvenli çalışma ortamı,</li>
 <li>Sendika üyesi oldukları için işten atılan madencilerin işe iadesi,</li>
 <li>Madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin teminat altına alınması.</li>
</ol>

<p>Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, “Bugün madenciler Kurtuluş Parkı’nda abluka altında. Kimseyle konuşmuyor, kimseyle görüşmüyorlar. Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyoruz: Madencilerin sesi olun, bulunduğunuz her yerde bu ablukaya, bu haksızlığa karşı ses çıkarın!” çağrısı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamanın ardından grup, “Doruk Madencilik işçileri yalnız değildir”, “Madenciler kazanacak” sloganları eşliğinde dağıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/antalya-emek-ve-demokrasi-guclerinden-doruk-madencilik-iscilerine-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 22:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/antalya-doruk-maden-destek.jpg" type="image/jpeg" length="83480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'nın yerel gündemi dokuz8 TV ekranlarında ele alındı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/antalyanin-yerel-gundemi-dokuz8-tv-ekranlarinda-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/antalyanin-yerel-gundemi-dokuz8-tv-ekranlarinda-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[dokuz8 TV’nin "Gündem Yerel" programına katılan SES çalışanı Sabri Kırdar; Antalya'daki 1 Mayıs hazırlıklarını, kentte yapılacak olan COP 31 İklim Zirvesi'ni, artan ekolojik sorunları ve belediye başkanlarına yönelik gerçekleşen hukuki süreçleri değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) büro emekçisi ve yurttaş habercisi Sabri Kırdar, dokuz8 TV’nin yerel gündemleri kamuoyuna taşımayı hedefleyen "Gündem Yerel" programına konuk oldu.</p>

<p>Programda Antalya'nın sıcak gündem başlıklarını değerlendiren Kırdar, kentin siyasi ve toplumsal dinamiklerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Antalya'da 1 Mayıs kutlamalarının Cuma günü saat 14.00'te Aydın Kanza Parkı'nda toplanılarak Cumhuriyet Meydanı'na yapılacak yürüyüşle gerçekleştirileceği duyuruldu. Kırdar, kutlamaların son 3 yıldır olduğu gibi bu yıl da DİSK, KESK, Türk-İş ve Birleşik Kamu İş’in ortak çağrısıyla birleşik şekilde yapılacağını vurguladı. Akdeniz Üniversitesi gibi büyük bir öğrenci nüfusuna sahip olunmasına rağmen gençlik katılımının düşük seyrettiğini belirten Kırdar, turizm ve tarım işçilerinin ise güvencesiz ve mevsimlik çalışma koşulları sebebiyle alanlarda yeterince yer bulamadığını kaydetti. Yakın zamanda kentte çıkan bir yangında hayatını kaybeden 5 göçmen işçiyi hatırlatan Kırdar, güvencesiz çalıştırılan göçmenlerin durumunun 1 Mayıs’ın ana başlıklarından biri olacağını belirtti.</p>

<h2>"HALKIN İRADESİNE KELEPÇE VURULDU"</h2>

<p>9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek olan COP 31 İklim Zirvesi, programın bir diğer önemli başlığını oluşturdu. Zirveye 80 binden fazla delege ve devlet başkanının katılacağını ifade eden Kırdar, yerel yöneticilerin bu organizasyonu iklim odaklı bir yaklaşımdan ziyade bir "reklam ve turizm vitrini" olarak gördüğünü ifade etti. Antalya’nın doğasının taş ocakları, HES projeleri ve imar rantıyla tahrip edildiğine dikkat çeken Kırdar, "İçeride devlet başkanları iklimi konuşacak, dışarıda ise bu doğa yağması devam edecek. Bu durum oldukça ironik" ifadelerini kullandı. Kentteki yapılaşma baskısına örnek olarak Karaalioğlu Parkı’nın sit derecesinin düşürülmesini ve Antalya Müzesi’nin durumunu gösteren Kırdar, sivil toplumun "Antalya İklim Adaleti Forumu" ve "Halkların İklim Zirvesi" adı altında alternatif çalışmalar yürüttüğünü sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerel yönetimlere yönelik operasyonların da konuşulduğu programda Kırdar, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in 1990’lı yıllardan sonra üst üste iki seçim kazanan ilk başkan olduğunu ancak tutuklanarak cezaevine gönderildiğini hatırlattı. Manavgat Belediye Başkanı’nın görevden alındığını, Aksu ve Serik belediye başkanlarının ise AKP’ye katıldığını ifade eden Kırdar, "İkna edemediklerini baskı ve yargı yoluyla almaya çalışıyorlar. Bu durum Antalya halkının iradesine vurulmuş bir kelepçedir" dedi. Kırdar, bu duruma yönelik toplumsal tepkinin 1 Mayıs alanlarında protestoya dönüşmesini beklediklerini belirterek tüm doğa savunucularını kutlamalara davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/antalyanin-yerel-gundemi-dokuz8-tv-ekranlarinda-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 21:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/yerel-gundem-antalya.jpg" type="image/jpeg" length="36362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Venüs’ün kadınları ‘Venera Ensemble’ konseri Antalya’da gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/venusun-kadinlari-venera-ensemble-konseri-antalyada-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/venusun-kadinlari-venera-ensemble-konseri-antalyada-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından düzenlenen ‘Venera Ensemble’ konseri, 20 Nisan Pazartesi akşamı Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Av. Elifsu Dilek Şen</strong></p>

<p>Antalya Devlet Opera ve Balesi, nisan ayı programı kapsamında yer alan ‘Venera Ensemble’ projesi ile farklı coğrafyaların seslerini bir araya getiren özgün bir sahne deneyimi sundu. 20 Nisan Pazartesi akşamı Haşim İşcan Kültür Merkezi Opera Sahnesi’nde gerçekleştirilen konserin, duygu odaklı anlatımı ve estetik bütünlüğüyle dinleyiciler tarafından takip edildiği kaydedildi. Performans sonunda sahne alan sanatçıların, izleyiciler tarafından uzun süre alkışlandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Venüs’ün Kadınları ‘Venera Ensemble’ Konseri Antalya’da Gerçekleştirildi" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/venusun-kadinlari-venera-ensemble-konseri-antalyada-gerceklestirildi.jpg" width="1280" /></p>

<h2>ANADOLU’DAN AVRUPA’YA UZANAN MÜZİKAL YOLCULUK</h2>

<p>Adını çağlar boyunca sanatın, estetiğin ve kadınlığın simgesi olarak birçok kültüre ilham veren Venüs’ten alan konser; Göbeklitepe’den Antik Yunan’a, Mezopotamya’dan Uzak Doğu’ya uzanan simgesel bir anlatı çerçevesinde kurgulandı. Anadolu’dan Avrupa’ya uzanan müzikal yolculuğu ile dikkat çeken çalışmada, coğrafyası, dili ve kültürü farklı olsa da insana dair ortak duyguların, kadın bakış açısının yorumuyla sahnede karşılık bulduğu ifade edildi. Doğanın dönüştürücü gücü ile kadının üretken ve kapsayıcı ruhunun, müzik aracılığıyla evrensel bir anlatıya dönüştüğü vurgulandı.</p>

<p>Kadın duyarlılığı, estetik ve zarafeti merkezine alan zengin repertuvarıyla gerçekleştirilen etkinlikte, farklı kültürlerin tınılarının sahneye taşındığı bildirildi. Sanatın evrensel dili üzerinden kurgulanan performansın, kentin kültür sanat yaşamındaki nisan ayı etkinlikleri arasında yer aldığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/venusun-kadinlari-venera-ensemble-konseri-antalyada-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/venera-ensemble.jpg" type="image/jpeg" length="32951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahpusların yaşam hakkı için Antalya’dan çağrı: Tecrit derhal son bulmalı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/mahpuslarin-yasam-hakki-icin-antalyadan-cagri-tecrit-derhal-son-bulmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/mahpuslarin-yasam-hakki-icin-antalyadan-cagri-tecrit-derhal-son-bulmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber/ Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Antalya’da İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde (YGC) tutulan ve açlık grevinde olan mahpusların durumuna dikkat çekmek amacıyla Antalya Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı İHD Antalya Şube Eş Başkanı Av. Mahir Önal okudu.</p>

<p>Açıklamada, kamuoyunda “kuyu tipi hapishaneler” olarak bilinen YGC, Y ve S tipi cezaevlerinde uygulanan tecrit politikalarının mahpusların fiziksel ve psikolojik sağlığını ağır biçimde tehdit ettiği vurgulandı. Mahpusların günde yalnızca 1-2 saat havalandırmaya çıkarıldığı, hücrelerde yeterli hava sirkülasyonunun bulunmadığı ve uzun süreli izolasyonun ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi.</p>

<p>İHD Antalya Şubesi, bu cezaevlerinin yalnızca fiziksel koşullarıyla değil, aynı zamanda mahpuslar arasındaki iletişimi en aza indiren yapısıyla da ağırlaştırılmış tecrit anlamına geldiğini belirtti. Açıklamada, “Bu hapishaneler mahpusların iradelerine yönelik sistematik saldırıların en somut örnekleridir” denildi.</p>

<p>Basın açıklamasında, Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutulan Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen’in, söz konusu cezaevi tiplerinin kapatılması ve sevk taleplerinin karşılanması için süresiz açlık grevinde oldukları hatırlatıldı. Mahpusların sağlık durumlarının kritik seviyeye ulaştığına dikkat çekildi.</p>

<p>Açlık grevinin yüzlerce günü geride bıraktığı belirtilen açıklamada, mahpusların ciddi kilo kaybı yaşadığı, nörolojik ve fiziksel sorunlarla karşı karşıya olduğu, tek başlarına hareket etmekte zorlandıkları ve hafıza problemleri yaşadıkları aktarıldı.</p>

<p>Öte yandan, basın açıklaması sırasında açlık grevindeki mahpusların sevk taleplerinin kabul edildiği bilgisi paylaşıldı. Bu gelişmenin önemli olmakla birlikte, mahpusların içinde bulunduğu ağır sağlık koşulları ve tecrit uygulamalarının sona erdirilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmadığı vurgulandı.</p>

<p>Mahpusların hastaneye sevk edilmelerine rağmen tecrit koşullarının burada da sürdüğüne dikkat çeken İHD, tekli odalarda ve refakatçisiz şekilde tutulmalarının sağlık durumlarını daha da ağırlaştırdığını ifade etti. Avukat görüşlerinin de fiziki engellerle ve sınırlı koşullarda yapılabildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, mahpusların refakatçi taleplerine yanıt verilmediği, ailelerinin ise hastane önünde gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı. İHD Antalya Şubesi, bu uygulamaların hem mahpusların hem de ailelerinin hak ihlallerine maruz kaldığını ortaya koyduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İHD Antalya Şube Başkanı Av. Talip Önal, yetkililere çağrıda bulunarak mahpusların sağlık durumlarının ciddiyetine dikkat çekti ve şu talepleri sıraladı:</p>

<p>Mahpusların hastane sürecinde refakatçi hakkının tanınması, sağlık durumlarına ilişkin aile ve avukatların düzenli bilgilendirilmesi, avukat görüşlerinin gizlilik ilkesi çerçevesinde yapılması, bağımsız hekimler tarafından sağlık değerlendirmesi yapılması, sevk taleplerinin karşılanması ve tecrit uygulamalarına son verilmesi.</p>

<p>Açıklama, “Mahpusların yaşam hakkı korunmalı, tecrit uygulamalarından derhal vazgeçilmelidir” vurgusuyla sona erdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/mahpuslarin-yasam-hakki-icin-antalyadan-cagri-tecrit-derhal-son-bulmali</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/antalya-mahpuslar-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="15504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya Şehir Hastanesi’nde ‘zorla müdahale’ iddiası: Açlık grevindeki Gürkan Türkoğlu yoğun bakımda]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/antalya-sehir-hastanesinde-zorla-mudahale-iddiasi-aclik-grevindeki-gurkan-turkoglu-yogun-bakimda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/antalya-sehir-hastanesinde-zorla-mudahale-iddiasi-aclik-grevindeki-gurkan-turkoglu-yogun-bakimda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sabri Kırdar</strong></p>

<p>"Kuyu tipi" (S ve Y Tipi) hapishane uygulamalarına karşı sevk talebiyle açlık grevinde olan mahpuslar Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen’in tutulduğu Antalya Şehir Hastanesi’nden endişe verici haberler geliyor. Ailelerin aktardığı son bilgilere göre, açlık grevini sürdüren Gürkan Türkoğlu’na iradesi dışında tıbbi müdahalede bulunulduğu ve Türkoğlu’nun yoğun bakıma kaldırıldığı iddia edildi.</p>

<h2>Sevk Talebiyle Başlayan Direniş</h2>

<p>Yüksek güvenlikli "kuyu tipi" hapishanelerdeki tecrit koşullarına ve hak ihlallerine karşı sevk talebiyle açlık grevi başlatan mahpuslar, bir süredir Antalya Şehir Hastanesi’nde gözetim altında tutuluyordu. Mahpusların, tedaviyi reddetmelerine ve tıbbi müdahaleye rıza göstermediklerini beyan etmelerine rağmen "zorla müdahale" kıskacında oldukları belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ailelerden Yardım Çığlığı: "Evlatlarımızın Katili Olmayın"</h2>

<p>Hastane önünde nöbet tutan aileler, yetkililerin kendilerine hiçbir bilgi vermediğini ve çocuklarıyla görüştürülmediklerini ifade ediyor. Gürkan Türkoğlu’nun annesinin ve Hüseyin Özen’in abisinin kamuoyuna yansıyan beyanlarında şu ifadeler öne çıkıyor:</p>

<p><i>"Savcılığa gidiyoruz doktora, doktora gidiyoruz başhekimliğe yönlendiriyorlar. Hiçbir bilgi alamıyoruz. Çocuklarımıza zorla müdahale edildiğini duyuyoruz. Bu bir işkencedir; evlatlarımızı öldürmeyin!"</i></p>

<h2>Yoğun Bakım Süreci ve Belirsizlik</h2>

<p>Gürkan Türkoğlu’nun zorla yapılan müdahale sonrası sağlık durumunun ağırlaştığı ve bu nedenle yoğun bakım ünitesine sevk edildiği bilgisi, süreci takip eden insan hakları savunucuları ve aileler arasında infial yarattı. Tıbbi etik ilkelerine göre, bilinci yerinde olan bir bireyin rızası dışında yapılan her türlü müdahale "insan hakları ihlali" olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Durumu kritik olan diğer mahpuslar Tahsin Sağaltıcı ve Hüseyin Özen’in sağlık durumlarına ilişkin belirsizlik ise hastane önündeki bekleyişini sürdüren TAYAD’lı (Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği) ailelerin endişesini artırıyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/antalya-sehir-hastanesinde-zorla-mudahale-iddiasi-aclik-grevindeki-gurkan-turkoglu-yogun-bakimda</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/antalya-kuyu-tipi.png" type="image/jpeg" length="26417"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi üyeleriyle buluştu: Depreme dirençli kent için kararlıyız]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/insaat-muhendisleri-odasi-antalya-subesi-uyeleriyle-bulustu-depreme-direncli-kent-icin-kararliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/insaat-muhendisleri-odasi-antalya-subesi-uyeleriyle-bulustu-depreme-direncli-kent-icin-kararliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong>Haber / Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Antalya’da İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, 18 Nisan Cumartesi günü düzenlediği kahvaltılı üye toplantısında meslektaşlarıyla bir araya geldi. Ramada Plaza Antalya Hotel’de gerçekleştirilen buluşmada, mesleki dayanışma ve sektörel gelişmeler ele alındı. Toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de katıldı.</p>

<p>Program, “Birlikte İnşa Ettik” başlıklı video gösterimiyle başladı. Ardından söz alan Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, Antalya’daki riskli yapı stokuna dikkat çekti. Akdoğan, kentin depreme karşı daha dirençli hale gelmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, toplantıya katılanlara teşekkür etti.</p>

<p>Toplantıda, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım ve altyapı alanında hayata geçirdiği ve planladığı projelere ilişkin bir sunum da yapıldı. Sunumun ardından konuşan Özdemir, belediyenin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi. Mühendislik disiplininin önemine vurgu yapan Özdemir, meslek odalarıyla kurulan iş birliklerinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Özdemir, konuşmasında kent gündeminde yer alan altyapı çalışmalarına da değinerek, özellikle Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) tarafından yürütülen içme suyu hattı yenileme çalışmalarına dikkat çekti. Eskiyen altyapının yenilenmesinin zorunlu olduğunu belirten Özdemir, çalışmaların zaman zaman su kesintilerine yol açsa da uzun vadede sorunları çözeceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ASAT İçme Suyu Daire Başkanı Osman Sütçü ise teknik sürece ilişkin bilgi vererek kalıcı çözümün hatların tamamen yenilenmesi olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Toplantı, Özdemir’in “Sürdürülebilir bir Antalya için birlikte üretmeye ve birlikte çalışmaya devam edeceğimize inanıyorum” sözleriyle sona erdi. Programın sonunda, Antalya silüetini yansıtan bir tablo, Akdoğan tarafından Özdemir’e takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/insaat-muhendisleri-odasi-antalya-subesi-uyeleriyle-bulustu-depreme-direncli-kent-icin-kararliyiz</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/insaat-muh-antalya.png" type="image/jpeg" length="14538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ses Antalya Şube: Sağlıkta ve eğitimde şiddet, bu düzenin ürünüdür]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/ses-antalya-sube-saglikta-ve-egitimde-siddet-bu-duzenin-urunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/ses-antalya-sube-saglikta-ve-egitimde-siddet-bu-duzenin-urunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber/Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şube Eş Başkanı Şükran İçöz, 17 Nisan <i>Sağlık Emekçilerine Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü</i> dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, sağlık emekçilerine yönelik şiddetin yanı sıra son günlerde eğitim alanında yaşanan katliamlara da dikkat çekerek, “şiddetin toplumsal ve politik bir sorun olduğunu” vurguladı.</p>

<p>İçöz, 17 Nisan 2012’de Gaziantep’te görevi başında katledilen Dr. Ersin Arslan’ı anarak başladığı açıklamada, pandemi, deprem ve çalışma yaşamı boyunca yaşamını yitiren tüm sağlık emekçilerini saygıyla andı. Sağlık emekçilerine yönelik şiddetin yıllardır arttığını belirten İçöz, bu durumun münferit değil, sistematik bir sorun olduğunun altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“ŞİDDETİ ÜRETEN SAĞLIK VE TOPLUM POLİTİKALARIDIR”</h2>

<p>İçöz, sağlıkta yaşanan şiddetin yalnızca bireysel saldırılarla açıklanamayacağını belirterek, sağlık sisteminin piyasalaştırılmasının, çalışanların güvencesizleştirilmesinin ve toplumsal eşitsizliklerin şiddeti büyüttüğünü ifade etti.</p>

<p>Açıklamada, sağlıkta “dönüşüm” politikalarıyla birlikte sağlık hizmetinin bir hak olmaktan çıkarılarak metalaştırıldığı, personel eksikliği, düşük ücretler, yoğun iş yükü ve liyakatsiz yönetim anlayışının sağlık emekçilerini hedef haline getirdiği vurgulandı.</p>

<p>İçöz, “Sağlık emekçilerine yönelen şiddet sadece hasta ve yakınlarından değil; idari baskı, mobbing, ekonomik sömürü ve güvencesizlikten de beslenmektedir” dedi.</p>

<h2>EĞİTİMDE YAŞANAN KATLİAMLARA DA DİKKAT ÇEKİLDİ</h2>

<p>SES Antalya Şube Eş Başkanı Şükran İçöz, açıklamasında son günlerde okullarda yaşanan ve çocukları, öğrencileri ve eğitim emekçilerini hedef alan şiddet olaylarına da değindi.</p>

<p>Bu olayların “münferit güvenlik sorunları” olarak görülemeyeceğini belirten İçöz, eğitimde yıllardır sürdürülen piyasalaştırma politikaları, eşitsizlikler ve toplumsal kutuplaşmanın bu tabloyu derinleştirdiğini söyledi.</p>

<p>“Gençleri geleceksiz bırakan, toplumu yoksulluğa mahkûm eden ve kamusal hizmetleri zayıflatan politikalar şiddetin zeminini büyütmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“ŞİDDET TOPLUMSAL BİR SONUÇTUR”</h2>

<p>İçöz, sağlık ve eğitim alanlarında yaşanan şiddetin ortak bir kaynaktan beslendiğini belirterek, “Kutuplaştırıcı siyasal dil, yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik şiddeti artırmaktadır” dedi.</p>

<p>Şiddetin yalnızca güvenlik önlemleriyle değil, demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal düzen kurulmadan önlenemeyeceğini ifade eden İçöz, “Şiddeti üreten sistem değişmeden kalıcı çözüm mümkün değildir” diye konuştu.</p>

<h2>SES’TEN TALEPLER</h2>

<p>Açıklamada SES’in talepleri de sıralandı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Sağlıkta şiddet yasası etkin ve eksiksiz uygulanmalı</li>
 <li>Güvenli çalışma ortamları tüm emekçiler için sağlanmalı</li>
 <li>Sağlık ve eğitimde piyasacı politikalar son bulmalı</li>
 <li>Liyakat esaslı ve demokratik yönetim anlayışı hayata geçirilmeli</li>
 <li>Toplumu kutuplaştıran siyasi dil terk edilmeli</li>
 <li>Kamusal, eşit ve nitelikli sağlık ve eğitim hizmeti güçlendirilmeli</li>
</ul>

<h2>“YAŞAMI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</h2>

<p>Şükran İçöz açıklamasının sonunda, sağlık emekçilerine yönelik şiddetin normalleştirilmesine izin vermeyeceklerini vurgulayarak, “Yaşamı, emeği ve geleceği savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Açıklama, 17 Nisan’ın yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda şiddete karşı mücadeleyi büyütme günü olduğunun hatırlatılmasıyla sona erdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEK DÜNYASI, ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/ses-antalya-sube-saglikta-ve-egitimde-siddet-bu-duzenin-urunudur</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/sukran-icoz-5.jpg" type="image/jpeg" length="13945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da “yaşam nöbeti”: Eğitim-Sen’den Yusuf Tekin’e istifa çağrısı]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/antalyada-yasam-nobeti-egitim-senden-yusuf-tekine-istifa-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/antalyada-yasam-nobeti-egitim-senden-yusuf-tekine-istifa-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber / Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Eğitim-Sen’in Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde başlattığı “yaşam nöbeti”, illerde de sürüyor. Antalya’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelen Eğitim-Sen üyeleri, okullarda artan şiddete dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya davet etti.</p>

<p>Eylem, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta hayatını kaybedenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından Eğitim-Sen Antalya Şube Yönetim Kurulu Üyesi Çiğdem Altıntaş Peker basın açıklamasını okudu.</p>

<p>Peker, Milli Eğitim Bakanlığı önünde başlatılan yaşam nöbetinin eğitim emekçilerinin güvenli ve insanca yaşam talebinin güçlü bir ifadesi olduğunu belirterek, Antalya’dan da bu mücadeleye destek verdiklerini söyledi. Ankara ile eş zamanlı olarak alanlarda olduklarını ifade eden Peker, okullarda artan şiddet, güvencesizlik ve ihmale karşı ortak bir söz kurduklarını dile getirdi.</p>

<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılara değinen Peker, bu olayların münferit olmadığını vurguladı. Eğitim alanında şiddetin artık sistematik bir sorun haline geldiğini belirten Peker, çok sayıda eğitim emekçisi, öğrenci ve kamu görevlisinin bu saldırılarda yaralandığını hatırlattı.</p>

<p>Okulların güvenli kamusal alanlar olması gerektiğine dikkat çeken Peker, bugün bu alanların giderek güvensizleştiğini ve koruyucu niteliğini yitirdiğini söyledi. Şiddetin yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamayacağını ifade eden Peker, toplumsal eşitsizlikler, geleceksizlik ve eğitimin kamusal niteliğinin aşındırılmasının bu tablonun temel nedenleri olduğunu belirtti.</p>

<p>Öğrencilerin hedef gösterilmesine de tepki gösteren Peker, “Bu çocuklar ne şüphelidir ne de potansiyel suçlu. Bu çocuklar, bu düzenin doğrudan mağdurudur” dedi. Sorumluluğun, okulları güvencesiz hale getiren ve eğitimi kamusal bir hak olmaktan uzaklaştıran politikalarda olduğunu ifade etti.</p>

<p>Eğitim-Sen’in taleplerini de sıralayan Peker, okullarda şiddeti önleyecek kamusal politikaların hayata geçirilmesi, eğitimin bilimsel ve pedagojik temeller üzerine yeniden inşa edilmesi, öğrencilerin yalnızlaşmasına neden olan uygulamalara son verilmesi ve eğitim emekçileri ile öğrencilerin güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada ayrıca, yaşananların siyasi sorumlularının görevlerini bırakması çağrısı yapılarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifası istendi.</p>

<p>Basın açıklamasının ardından öğretmenler, yaşam nöbeti kapsamında oturma eylemi gerçekleştirdi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/antalyada-yasam-nobeti-egitim-senden-yusuf-tekine-istifa-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/antalya-yasam-nobeti.jpg" type="image/jpeg" length="25648"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BES Antalya: Yaşam hakkımız için iş bırakıyoruz]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/bes-antalya-yasam-hakkimiz-icin-is-birakiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/bes-antalya-yasam-hakkimiz-icin-is-birakiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haber / Sabri Kırdar</p>

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik saldırıların ardından, Büro Emekçileri Sendikası (BES) 16-17 Nisan tarihlerinde iki günlük iş bırakma kararı aldı. “İnsanca, eşit ve adil bir kamu hizmeti ile en temel hakkımız olan yaşam hakkımız için iş bırakıyoruz” şiarıyla alınan karar kapsamında BES Antalya Şubesi üyeleri Antalya Defterdarlığı önünde bir araya geldi.</p>

<p>Basın açıklamasını BES Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri Ümit Şeker yaptı. Şeker, derinleşen yoksulluk, adaletsizlik ve toplumsal eşitsizliklerin toplumun tüm kesimlerinde ciddi bir gerilim yarattığını belirterek, yaşananların münferit olmadığını vurguladı. Siyasi iktidarın ve muhalefetin yalnızca başsağlığı mesajlarıyla sorumluluktan kaçamayacağını ifade eden Şeker, “Bunlar derin toplumsal sorunların yansımalarıdır” dedi.</p>

<p>Yakın dönemde kamu emekçilerinin de şiddetin hedefi haline geldiğini hatırlatan Şeker, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda görevli bir avukatın işyerinde katledilmesini örnek gösterdi. Şeker, bireysel kurtuluş arayışlarının çözüm olmadığını belirterek, “Tek umudumuz mücadele etmektir. Toplumsal eşitsizliklere ve adaletsizliklere karşı mücadele ederek huzurlu bir toplumu yaratmak bizlerin sorumluluğudur” diye konuştu.</p>

<p>Çocukların geleceksizlik ve şiddet sarmalı içinde büyüdüğüne dikkat çeken Şeker, toplumsal kurtuluşun ancak ortak mücadeleyle mümkün olacağını vurguladı. Tüm kurumların, sendikaların ve emekçilerin bu sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Açıklamanın ardından BES üyeleri Defterdarlık önünden İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Burada nöbette olan Eğitim-Sen üyeleriyle bir araya gelen grup, dayanışma mesajı verdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Bes Antalya (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://dokuz8habernet.teimg.com/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/bes-antalya-2-1.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/bes-antalya-yasam-hakkimiz-icin-is-birakiyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/bes-antalya-30.jpg" type="image/jpeg" length="26247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da eğitim sendikalarından okullardaki şiddete karşı iş bırakma eylemi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/antalyada-egitim-sendikalarindan-okullardaki-siddete-karsi-is-birakma-eylemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/antalyada-egitim-sendikalarindan-okullardaki-siddete-karsi-is-birakma-eylemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bir araya gelen Eğitim Sen, Eğitim-İş, Eğitim Gücü Sen ve Hürriyetçi Eğitim Sen üyeleri, okullarda artan şiddeti protesto etmek amacıyla ülke genelinde iş bırakma eylemi yaptı. Sendikalar, Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan son saldırıya ve eğitim sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sabri Kırdar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim sendikaları, okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekmek amacıyla ülke genelinde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Antalya’da Eğitim Sen, Eğitim-İş, Eğitim Gücü Sen ve Hürriyetçi Eğitim Sen üyeleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek yaşanan şiddet olaylarını protesto etti.</p>

<p>Sendikalar adına yapılan açıklamada, bugün Siverek’te bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırının tüm eğitim camiasını derinden sarstığı ifade edildi. Okulun eski bir öğrencisi tarafından gerçekleştirilen saldırıda, aralarında hayati tehlikesi bulunan eğitim emekçilerinin de olduğu toplam 17 kişinin yaralandığı, saldırganın ise olay sonrası yaşamına son verdiği bilgisi paylaşıldı.</p>

<p>Açıklamada, yaşananların tekil bir şiddet vakası olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanarak, eğitim sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çekildi. Geçtiğimiz ay Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik hatırlatılarak, eğitim kurumlarında şiddetin giderek yaygınlaştığı belirtildi.</p>

<p>Sendikalar, okulların öğrenciler ve eğitim emekçileri için güvenli kamusal alanlar olması gerektiğine dikkat çekerek, mevcut koşullarda bu niteliğin zayıfladığını ifade etti. Şiddetin yalnızca güvenlik önlemleriyle önlenemeyeceği, toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi, gençlerin geleceksizlik duygusu ve eğitimle bağlarının zayıflaması gibi etkenlerin bu süreci beslediği kaydedildi.</p>

<p>Eğitim politikalarının bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılmasının, okulların ve eğitim bileşenlerinin itibar kaybına yol açtığı belirtilen açıklamada, eğitim sistemindeki eşitsizlikleri artıran politikaların ve denetim mekanizmalarının zayıflatılmasının yaşanan tablonun başlıca nedenleri arasında olduğu ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, eğitim alanının bilimsel ve pedagojik temellerden uzaklaştırılmasının ciddi sonuçlar doğurduğu vurgulanarak, eşitlikçi, kapsayıcı ve kamusal bir eğitim anlayışının yeniden inşa edilmesi gerektiği belirtildi. Eğitim sendikaları, eğitimin bir güvenlik meselesine indirgenemeyeceğini ve piyasa ilişkilerine terk edilemeyecek kadar kamusal bir hak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sendikalar, saldırıda yaralanan eğitim emekçileri ve öğrencilere acil şifalar dileyerek, eğitim kurumlarında güvenliği sağlayamayan yetkilileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırdı. Açıklamada, eğitimin kamusal niteliğini savunmaya ve okulları şiddetin değil yaşamın alanı haline getirmek için mücadeleye devam edileceği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/antalyada-egitim-sendikalarindan-okullardaki-siddete-karsi-is-birakma-eylemi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/antalya-egitim-sendikalari-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="33796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da Varto için eylem: Varto ranta teslim olmayacak]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/antalyada-varto-icin-eylem-varto-ranta-teslim-olmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/antalyada-varto-icin-eylem-varto-ranta-teslim-olmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Antalya’da Attalos Anıtı önünde bir araya gelen Varto Ekoloji Platformu üyeleri ve doğa savunucuları, Varto’da hayata geçirilmek istenen enerji ve maden projelerine karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Eylemde platform adına basın metnini Adnan Özdemir okudu. Açıklamada, Varto’nun “şirketlerin kuşatması” altında olduğu vurgulanarak, bölgenin ekolojik yıkım tehdidiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, Mayıs ayında yapılması planlanan Jeotermal Elektrik Santrali (JES) projelerinin Varto’nun birçok köyünü yaşanmaz hale getireceği belirtilerek, bu projelerin yalnızca çevreyi değil, bölgenin tarihsel ve kültürel dokusunu da tehdit ettiği kaydedildi. Metinde, Varto’nun Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığı hatırlatılarak, deprem riski taşıyan bir bölgede bu tür projelerin hayata geçirilmesinin “yeni felaketlere davetiye çıkarmak” anlamına geldiği ifade edildi.</p>

<p>Platform, geçmişte göç vermek zorunda kalan köylerin bugün de JES, HES ve maden projeleriyle yeniden boşaltılma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Açıklamada, bu projelerin suyu, toprağı ve havayı kirleterek yaşam alanlarını yok ettiği vurgulandı.</p>

<h2>“Halkın rızası olmayan projeler kamu yararı taşımaz”</h2>

<p>Basın açıklamasında taleplerin “net ve tavizsiz” olduğu belirtilerek, deprem bölgesinde yeraltı dengesini bozacak JES projelerinin derhal iptal edilmesi istendi. Varto halkının rızası olmadan hayata geçirilen hiçbir projenin kamu yararı taşımadığı ifade edildi. Platform ayrıca, Varto’nun sahipsiz olmadığını belirterek, hem bölgede hem de metropollerde yaşayan Vartolulara çağrıda bulundu. Açıklamada, “Toprağımızı ve suyumuzu şirketlerin kar hırsına kurban etmeyeceğiz” denildi.</p>

<h2>“Varto halkındır, halkın kalacak”</h2>

<p>Eylem boyunca sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” ve “Varto halkındır, halkın kalacak” sloganları atıldı. Açıklamanın sonunda, Karadeniz, Ege, Kazdağları ve Akbelen’de doğa mücadelesi verenlere de selam gönderildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/antalyada-varto-icin-eylem-varto-ranta-teslim-olmayacak</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/antalya-varto-eylemi.png" type="image/jpeg" length="39538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da Başaran Aksu’nun tutuklanması protesto edildi]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/antalyada-basaran-aksunun-tutuklanmasi-protesto-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/antalyada-basaran-aksunun-tutuklanmasi-protesto-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Atilla Yoğurtçu</strong></p>

<p>Antalya’da Umut Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu’nun tutuklanması, Attalos Anıtı önünde yapılan eylemle protesto edildi. Eylemde basın açıklamasını Umut Sen Antalya İl Temsilcisi Sümeyra Göztepe okudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göztepe, açıklamasında yalnızca Başaran Aksu için değil, Esra Işık ve Mehmet Türkmen için de bir araya geldiklerini belirterek, “Bir yanda maden şirketleri, holdingler ve talan projeleri; diğer yanda toprağını, emeğini ve yaşamını savunanlar var” dedi.</p>

<p><strong>“Tutuklamalar direniş iradesine yöneliktir”</strong></p>

<p>Açıklamada, Limak Holding’in projelerine karşı mücadele eden Esra Işık’ın 12 gündür tutuklu olduğu, tekstil işçilerinin mücadelesine destek veren Mehmet Türkmen’in ise haftalardır cezaevinde bulunduğu hatırlatıldı. Başaran Aksu’nun da maden işçileri ve köylülerin hak mücadelesini savunduğu için tutuklandığı ifade edildi.</p>

<p>Göztepe, bu tutuklamaların bireylere değil, emekçilerin ve köylülerin direniş iradesine yönelik olduğunu belirterek, “Mesele hukuk değil, sermayenin çıkarlarına dokunan herkesin susturulmak istenmesidir” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Kaçma şüphesi” vurgusuna tepki</strong></p>

<p>Başaran Aksu’nun Türk Ceza Kanunu’nun 217. Maddesi kapsamında “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandığı belirtilen açıklamada, Aksu’nun kendi isteğiyle savcılığa ifade vermeye gitmesine rağmen “kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutuklanmasına tepki gösterildi.</p>

<p>Açıklamada, “Kendi rızasıyla adliyeye giden, günlerdir savcıya ulaşmaya çalışan birine ‘kaçma şüphesi’ denilerek tutuklama kararı verilmesi, bu ülkenin sermaye lehine işleyen düzenini ortaya koymaktadır” denildi.</p>

<p><strong>“Mücadele sürecek”</strong></p>

<p>Eylemde, Limak Holding başta olmak üzere büyük şirketlere kamu kaynaklarının aktarıldığı, buna karşılık emekçilerin ve köylülerin yaşam koşullarının ağırlaştığı ifade edildi. Katılımcılar, bu düzene karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.</p>

<p>Açıklamanın sonunda, “Başaran Aksu, Doğukan Akan, Esra Işık ve Mehmet Türkmen derhal serbest bırakılsın” çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>Cezaevinden mektup okundu</strong></p>

<p>Basın açıklamasının ardından Gizem Balcı, Başaran Aksu’nun cezaevinden gönderdiği mektubu okudu. Mektupta Aksu’nun mücadele vurgusu yaptığı ve dayanışma çağrısını yinelediği belirtildi.</p>

<p>Eylem, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/antalyada-basaran-aksunun-tutuklanmasi-protesto-edildi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 20:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/basaran-aksu-2.jpg" type="image/jpeg" length="37083"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da elektrik ve doğalgaz zamlarına tepki: Zamlar geri çekilsin]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/antalyada-elektrik-ve-dogalgaz-zamlarina-tepki-zamlar-geri-cekilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/antalyada-elektrik-ve-dogalgaz-zamlarina-tepki-zamlar-geri-cekilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Antalya’da KESK Antalya Şubeler Platformu, elektrik ve doğalgaz zamlarına karşı Attalos Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform adına açıklamayı ESM Antalya Şube Başkanı Tanju İşeri okudu. Açıklamada, enerji zamlarının geri çekilmesi ve temel tüketim kalemlerindeki vergi yükünün kaldırılması talep edildi.</p>

<p><strong>“Enerji krizi emekçilerin sırtına yükleniyor”</strong></p>

<p>Basın açıklamasında, ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik saldırılarının küresel ölçekte yeni bir enerji krizini tetiklediği belirtilerek, enerji fiyatlarındaki artışın faturasının emekçilere kesildiği vurgulandı. Türkiye’de uygulanan ekonomi politikalarının da bu yükü daha da ağırlaştırdığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, akaryakıt fiyatlarındaki artışa dikkat çekilerek, 28 Şubat’ta benzinin 58 TL, motorinin 60 TL seviyesinde olduğu; 7 Nisan itibarıyla beklenen zamlarla birlikte benzinin 65 TL’ye, motorinin ise 90 TL’ye yaklaşmasının öngörüldüğü belirtildi. Özellikle motorin fiyatlarındaki yüksek artışın hayat pahalılığını derinleştireceği ifade edildi.</p>

<p><strong>Vergi politikalarına eleştiri</strong></p>

<p>KESK Antalya Şubeler Platformu, enerji fiyatlarındaki artışın önemli nedenlerinden birinin vergi politikaları olduğunu belirtti. Açıklamada, İspanya’da akaryakıtta KDV’nin düşürüldüğü hatırlatılarak, Türkiye’de ise akaryakıt üzerindeki vergi yükünün artırıldığına dikkat çekildi. KDV’nin ÖTV’li fiyat üzerinden alınmasının eleştirildiği açıklamada, “Yakıt fiyatları üzerindeki KDV yükü kaldırılmalıdır” denildi.</p>

<p><strong>Elektrik zamları ve dağıtım bedeli vurgusu</strong></p>

<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) 4 Nisan’da aldığı kararla konutlarda elektrik tarifesine yüzde 25 zam yaptığı hatırlatılan açıklamada, farklı abone gruplarına yönelik zam oranları da sıralandı.</p>

<p>Elektrik Mühendisleri Odası’nın verilerine yer verilen açıklamada, dört kişilik bir ailenin aylık elektrik faturasının 595,8 TL’den 744,7 TL’ye yükseldiği belirtildi. Faturaların büyük bölümünün dağıtım bedelinden oluştuğuna dikkat çekilerek, son 5 yılda dağıtım bedelindeki artışın yüzde 880’e ulaştığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, özelleştirme politikalarının eleştirildiği bölümde, elektrik dağıtımının özel şirketlere devredilmesinin kamu yararını zedelediği savunuldu.</p>

<p><strong>Doğalgaz zamları da gündemde</strong></p>

<p>EPDK tarafından doğalgaz fiyatlarına yapılan zamlara da değinilen açıklamada, konut tüketicileri için ortalama yüzde 25, sanayi için yüzde 18,61 ve elektrik üretim santralleri için yüzde 19,42 oranında artış yapıldığı belirtildi. Yaz aylarının yaklaşması nedeniyle etkisinin doğrudan hissedilmese de genel fiyatlara yansıyacağı ifade edildi.</p>

<p><strong>“TÜİK verileri gerçeği yansıtmıyor”</strong></p>

<p>Açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mart ayı enflasyon verileri de eleştirilerek, açıklanan yüzde 1,94’lük enflasyon oranının gerçeği yansıtmadığı savunuldu. Kamu emekçileri ve emeklilerin alım gücünün giderek düştüğü vurgulandı.</p>

<p><strong>“Enerji temel ihtiyaçtır”</strong></p>

<p>KESK Antalya Şubeler Platformu, enerji hizmetlerinin kamusal bir hak olduğuna dikkat çekerek, şu talepleri sıraladı:</p>

<p>Elektrik ve doğalgaz zamlarının geri çekilmesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerji üzerindeki vergi yükünün kaldırılması</p>

<p>Elektrik dağıtım şirketlerinin kamulaştırılması</p>

<p>Emekçilerin gerçek enflasyon karşısında korunacağı bir ücret politikası uygulanması</p>

<p>Enerji fiyatlarının etkilediği gıda ürünlerindeki vergi yükünün azaltılması</p>

<p>Açıklamanın sonunda, “Enerji en temel insan ihtiyacıdır. Bu alanın sermayenin kar hırsına terk edilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/antalyada-elektrik-ve-dogalgaz-zamlarina-tepki-zamlar-geri-cekilsin</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 19:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/antalya-zam-protesto.jpg" type="image/jpeg" length="40009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ‘Sevk’ Çığlığı: Çocuklarımızın katili olmayın]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/antalya-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-sevk-cigligi-cocuklarimizin-katili-olmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/antalya-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-sevk-cigligi-cocuklarimizin-katili-olmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşullarına ve sevk taleplerinin reddedilmesine karşı açlık grevinde olan mahpusların aileleri, eylemin 250. gününde cezaevi önünde isyan etti. Annelerin, "Çocuğumun kemikleri elime geliyor" sözleri dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sabri Kırdar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Gürkan Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı ve Hüseyin Özen’in, sevk taleplerinin karşılanmaması ve maruz kaldıkları ağır tecrit koşullarına karşı başlattıkları açlık grevi 250 günü geride bıraktı. Sağlık durumları kritik aşamaya gelen mahpusların aileleri ve hak savunucuları, bugün cezaevi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirerek yetkililere "vicdan" çağrısında bulundu.</p>

<h2>"ADALET İÇİN ÖLÜME GİDİYORLAR"</h2>

<p>Eylemde söz alan tutuklu anneleri, çocuklarının fiziksel durumunun artık yaşam sınırlarını zorladığını vurguladı. Duygusal anların yaşandığı açıklamada, bir annenin feryadı sürece damga vurdu:</p>

<p>"Bizim çocuklarımız katil değil, hırsız değil. Sadece adalet istiyorlar ve adalet için ölüme gidiyorlar. Tecavüzcüler salınırken, bizim çocuklarımıza neden işkence yapılıyor? Evladıma bakamadım, kemikleri elime geliyor. Parmakları iltihap içinde, ağzı yara, ayakları ödemden şişmiş... Altında bebek bezi var. Hangi vicdana sığar bu?"</p>

<h2>EV BASKINLARI VE BASKILAR TEPKİ ÇEKTİ</h2>

<p>Aileler, sadece cezaevindeki hak ihlalleriyle değil, dışarıda verdikleri mücadele nedeniyle maruz kaldıkları ev baskınları ve gözaltılarla da mücadele ettiklerini belirtti. Açıklamada, "Çocuklarımızın katili olmasınlar. Biz sadece sevk istiyoruz. Çocuğumun canı acıyor diye ona sarılamadım, elini tutamadım. Bir hayvana bile yapılmaz bu zulüm" ifadeleriyle baskılara tepki gösterildi.</p>

<h2>HAK SAVUNUCULARINDAN "KRİTİK EŞİK" UYARISI</h2>

<p>Basın açıklamasına <strong>TAYAD’dan Ferdi Sarıkaya</strong>, <strong>İHD adına Avukat Mahir Önal</strong>, Tahsin Sağaltıcı’nın babası <strong>Hilal Sağaltıcı</strong> ile tutuklu anneleri <strong>Lütfiye Türkoğlu</strong> ve <strong>Ayşe Özen</strong> katıldı.</p>

<p>İHD ve TAYAD temsilcileri, mahpusların sağlık durumunun geri dönülemez bir noktaya evrildiğine dikkat çekerek, temel insani talepler olan sevk taleplerinin bir an önce karşılanması gerektiğini vurguladı. "Ölümlerin yaşanmaması için yetkililerin derhal adım atması şart" denilen açıklamada, hukuki sürecin takipçisi olunacağı ifade edildi.</p>

<p>Aileler, "Çocuklarımızı almadan bir yere gitmiyoruz" diyerek eylemlerini sürdüreceklerini ve adalet taleplerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek açıklamayı sonlandırdı.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İNSAN HAKLARI, ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/antalya-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-sevk-cigligi-cocuklarimizin-katili-olmayin</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/antalya-cezaevi.jpg" type="image/jpeg" length="52557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim Sen’de TİS krizi: Çalışanlar iş bırakıyor]]></title>
      <link>https://www.dokuz8haber.net/egitim-sende-tis-krizi-calisanlar-is-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuz8haber.net/egitim-sende-tis-krizi-calisanlar-is-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sabri Kırdar</strong></p>

<p>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ile Sosyal-İş Sendikası arasında yürütülen 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine çalışanlar eylem sürecine geçti. Eğitim Sen Antalya Şube çalışanı Nazlı Sarıçoban, sürece ilişkin yaptığı açıklamada, taleplerinin karşılanmaması nedeniyle 8 Nisan’da bir günlük iş bırakma eylemi kararı aldıklarını duyurdu.</p>

<p>Ocak ayında başlayan TİS görüşmelerinde genel ve idari hükümleri içeren birçok maddede uzlaşma sağlandığını belirten Sarıçoban, hafta tatili, kıdem zammı, ikramiye, ücret artışı ve yemek ücreti gibi başlıklarda ise anlaşmaya varılamadığını ifade etti. 10 Şubat 2026’da yapılan son görüşmede de ilerleme sağlanamaması üzerine uyuşmazlık tutanağı tutulduğunu hatırlattı.</p>

<p>Uyuşmazlık sürecinde diyalog çağrılarını sürdürdüklerini vurgulayan Sarıçoban, 17 Şubat’ta arabulucular eşliğinde yeniden görüşme önerisi sunduklarını ancak bu çağrının Eğitim Sen yönetimi tarafından kabul edilmediğini aktardı. Süreç boyunca sunulan yeni tekliflerin ise çalışanların taleplerinden uzak olduğunu belirten Sarıçoban, önerilen zam oranlarının enflasyonun dahi altında kaldığını söyledi.</p>

<p>“Ücretlerimiz her geçen gün eriyor” diyen Sarıçoban, taleplerini şu sözlerle sıraladı: “Enflasyon karşısında ücretlerimizin korunmasını, asgari ücret politikalarından kaynaklanan kayıplarımızın giderilmesini ve insanca yaşayabileceğimiz bir ücret istiyoruz.”</p>

<p>Eğitim Sen’in geçmişten gelen mücadele geleneğine dikkat çeken Sarıçoban, sendika yönetiminin kendi çalışanlarının taleplerine yönelik tutumunu yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti. Kamu emekçilerinin yoksullaşmasına karşı mücadele etmenin sendikanın temel kuruluş amaçlarından biri olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan değerlendirmeler sonucunda demokratik ve meşru eylem sürecinin başlatıldığını belirten Sarıçoban, 8 Nisan Çarşamba günü bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirileceğini açıkladı. Buna göre Ankara’daki çalışanlar Eğitim Sen Genel Merkezi önünde, İstanbul’dakiler Kadıköy’de bulunan 2 No’lu Şube’de, İzmir’deki çalışanlar ise Konak’taki 1 No’lu Şube’de bir araya gelecek. Diğer illerdeki çalışanlar ise kendi işyerlerinde iş bırakma eylemine katılacak.</p>

<p>Sarışoban açıklamasını, “Sefalet ücretini kabul etmiyoruz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEK DÜNYASI, ANTALYA, YEREL MEDYA KOORDİNASYONU</category>
      <guid>https://www.dokuz8haber.net/egitim-sende-tis-krizi-calisanlar-is-birakiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuz8habernet.teimg.com/crop/1280x720/dokuz8haber-net/uploads/2026/04/egitim-sen-antalya-2.jpg" type="image/jpeg" length="68575"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
