Roboski Katliamı’nın 126’ncı ayında düzenlenen basın açıklamasında konuşan Tanju Gündüzalp, “Bir köy, bir halk, bir toplum. 10,5 yıl, 126 ay, 548 haftadır adalet arıyor” dedi.

Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğe göre İcra yoluyla çocuk teslimi uygulaması sona erdi Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğe göre İcra yoluyla çocuk teslimi uygulaması sona erdi

Şırnak’a bağlı Roboski köyünde, 28 Aralık 2011 tarihinde TSK uçaklarının bombardımanı sonucunu 19’u çocuk 34 kişinin katledilmesinin 126’ncı ayına dair Roboski İçin Adalet Girişimi, basın açıklaması düzenledi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde yapılan açıklamada, “Katiller Bulunsun! Roboski Bir Daha Asla” pankartı açıldı.

Açıklamada konuşan Roboski İçin Adalet Girişimi’nden Tanju Gündüzalp, katliam soruşturmasının takipsizlikle kapatıldığını hatırlatarak, “Roboski Katliamının üzeri; yürütme, siyaset, sivil yargı, askeri yargı ve uluslararası hukuk el birliğiyle, cezasızlık ve adalete ulaşmadan kapatılmaya çalışıldı, çalışılıyor” sözlerini kullandı.

ÇÖZÜMÜN SINIRI

Açıklamasında Roboski Katliamı’nın devletin sorumlu olduğu cinayetlerden yalnızca bir tanesi olduğunu söyleyen Gündüzalp, “Devletin de demokrasinin de sınırı Roboski’dir. Çözümün de sınırı Roboski Katliamıdır. Dünün eşiği Roboski ise yarın katliamların tekrar etmesinin ve çözümün yeniden kurulabilmesinin eşiği de Roboski’dir. Sınırlara inatla karşı çıkmanın ve barışa giden yolun da sınırı; Roboski için adalettir” dedi.

Yargının tutumuna değinen Gündüzalp, yargının ezilenlerden, katledilenlerden, mağdurlardan değil egemenden yana oldu belirterek, şunları söyledi: “Biz, adalet arayışının, bir arada ve barış içerisinde yaşamanın tarafıyız. Devlet ve iktidar şiddetine karşı, Roboski ve tüm katliamlar için adaleti talep etmek adına, özgürce, engelsizce bir araya geleceğimiz, adaleti sağlayacağımız ve sistemin kendi cezasızlığını bitireceğimiz güne kadar yataklarımızda rahat uyumayacağız, uyutmayacağız da. Bu topraklarda barış ve adaletin yolu mutlaka ve önce Roboski’den geçecektir. Roboski bu toprakların utancı, kanayan yarası ve adalet arayışıdır.”