Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı sosyal konut projesiyle ilgili “Gençler işsiz, işsiz adam iş ararken nasıl konut sahibi olsun? Sayın Cumhurbaşkanı hiç aklın almıyor mu senin? Söylerken biraz ciddi olun… Aklımızla alay eden tavsiyelerde bulunacağınıza gerçekçi projeler üretin gerçekçi” dedi.

Karamollaoğlu: Sayın Kılıçdaroğlu’nun çağrısını kıymetli buluyor ve destekliyoruz Karamollaoğlu: Sayın Kılıçdaroğlu’nun çağrısını kıymetli buluyor ve destekliyoruz

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalar yaptı. Çayır, özetle şunları söyledi:

“Dün Sivas'ta Muhsin Yazıcıoğlu'nun ana davası olmasa bile yan davalarından biri görüldü. Emre Karabağ isimli bir vatandaş, gazeteci İsmail Güneş ile 25 dakika görüşme yapıyor vaka esnasında. Savcılık bu konu ile ilgili bir araştırma yapıyor ve iddianame hazırlıyor. Bahsi geçen insan mahkemede, böyle bir konuşmayı yapmadığını, iddia ediyor. İlgili mecra yani iletişim mecrası daha önce verdiği raporda böyle bir görüşmenin yapıldığını kayıtlarla mahkemeye sunuyor. Mahkeme istiyor. Sonra bir daha bu bilgilerin ve belgelerin mahkeme tarafından görülmesi için istemde bulunuyor. İlgili mecra 2 yıl sonra bilgilerin saklanmadığını, bilgilerin imha edildiği ile ilgili görüş sarf ederek böyle bir belgeyi göndermedi. Göndermeyince ne oldu? Orada görülen dava ne yazık ki kapatıldı. Dün davalardan bir dava Sivas'ta kapatıldı. 5 Ekim 2022'de Kahramanmaraş Adliyesi'nde hırsızlık davası görülecek. Muhsin Yazıcıoğlu'nun suikast davası görülmeyecek. Böyle bir dava açılmadı. Böyle bir dava şu an ne kamuoyu gündeminde ne yargının gündeminde. Muhsin Yazıcıoğlu'nun suikastı ile ilgili herhangi bir adım şu ana kadar atılmış değil. Ne var, helikopterden sökülen alet edevat ile ilgili dava var. Konuyla alakası olmayan hadiseyi bulandırmak için ne kadar resim, ifade, beyan varsa hepsi dosyanın içine konulmuş vaziyette. Yani ana ekseninden şu veya bu şekilde uzaklaştırmak için her şey yapılmış vaziyette. Yani ana ekseninden şu veya bu şekilde uzaklaştırmak için her şey yapılmış vaziyette. Yakında göreceksiniz birkaç kişi hırsızlık davasından ötürü birkaç yılla cezalandırılacak ve bu dosya da kapatılacak.

“VİCDANI OLAN TÜM İNSANLARA BURADAN SESLENİYORUM. 5 EKİM GÜNÜ KAHRAMANMARAŞ'TA BİZ BULUNACAĞIZ”

Belki kapatılması 2023 seçimlerinden sonraya bırakılacak. Sebebi belli, kamuoyunda güya dava görülüyormuş resmi ve havası sunmak için. Onun için buradan sesleniyorum bütün Muhsin Yazıcıoğlu severlere. Muhsin Yazıcıoğlu'nun davasını dava edinenlere, Milli Yol Partililere, Alperenlere ve vicdanı olan tüm insanlara buradan sesleniyorum. 5 Ekim günü Kahramanmaraş'ta biz bulunacağız. Bütün halkımızı oraya sadece bu çelişkiyi, bu paradoksu, bu işi ana ekseninden uzaklaştırma çabasını protesto etmek amacıyla adalet istemi olan herkesi Kahramanmaraş Adliyesi'ne çağırıyorum.

“GENÇLER İŞSİZ. İŞSİZ ADAM İŞ ARARKEN NASIL KONUT SAHİBİ OLSUN”

Gençler işsiz. İşsiz adam iş ararken nasıl konut sahibi olsun? Sayın Cumhurbaşkanı hiç aklın almıyor mu senin? Söylerken biraz ciddi olun. Tamam, ben burada kalayım diyorsun, ‘Ben bu imkanları kaybetmek istemiyorum’ diyorsun. Alışmışsın yukarı oturmaya anladık. Ama herkesin bir ömrü var. Aklımızla alay eden tavsiyelerde bulunacağınıza gerçekçi projeler üretin gerçekçi. Milletin işe ihtiyacı var. Milletin aşa ihtiyacı var.  Milletin insanca yaşamaya ihtiyacı var. Başkasına el açmadan yaşamaya ihtiyacı var. Sen neyi öneriyorsun? Başkasına el açmayı öneriyorsun. Dilenmeyi öneriyorsun vatandaşına dilenmeyi. ‘Git biraz oradan bul, git biraz buradan bul, bundan al, ondan al ev sahibi ol’. Söylediğiniz söz yaptığınız işin önüne geçti. Yani yine masal.

“30 EKİM'DE ANKARA'NIN GÖBEĞİNDE, ATATÜRK SPOR SALONU'NDA ADALETİN MEŞALESİNİ YAKACAĞIZ”

Umutsuzluğa gerek yok. Allaha şükür biz buradayız, bayrağı kaldırdık ve milletin istikbaline ve hizmetine talibiz. Yakında Allah kısmet ederse 30 Ekim'de Ankara'nın göbeğinde, Atatürk Spor Salonu'nda adaletin meşalesini yakacağız, liyakatin meşalesini yakacağız, üretimin meşalesini yakacağız. Velhasıl umudun meşalesini yakacağız. Bunun için çalışmak lazım. Sizin sandığınızdaki altının bir değeri yoktur. Ne zaman değerlenir bilir misiniz? İnsanlar ile buluştuğunda. Hepinizin aklında bilgi altınınız var. Ben her zaman söylüyorum onlar babalarının evlerinde modern oyuncaklar ile çocukluklarını geçirirken biz hücre evinde işkence altında çocukluğumuzu ve gençliğimizi geçirmiştik. Farkımız bu. Onun için milletin düşmüş kalkmış, bu ülkeyi sevdiği için işkence görmüş ama yılmamış… Biz millete olan sevdamıza devam ediyoruz… Vatan sağ olsun, millet sağ olsun gerisinin önemi yok.”