Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bugüne kadar Aleviler yoktur, Alevilik diye bir şey yoktur. 'Bunlar sapkındır, bunların cemevi dedikleri yer cümbüş evidir' diyenler bugün ne yazık ki bu söylemlerini daha süslü ifadelerle Alevilerin olmadığını, Alevilik diye bir şeyin olmadığını yasa maddesi haline getirdiler. Yani Aleviliğin yok olduğunu yasal güvence altına aldılar” dedi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bugüne kadar Aleviler yoktur, Alevilik diye bir şey yoktur. 'Bunlar sapkındır, bunların cemevi dedikleri yer cümbüş evidir' diyenler bugün ne yazık ki bu söylemlerini daha süslü ifadelerle Alevilerin olmadığını, Alevilik diye bir şeyin olmadığını yasa maddesi haline getirdiler. Yani Aleviliğin yok olduğunu yasal güvence altına aldılar” dedi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Şubesi, dayanışma yemeği düzenledi. Yemeğe; sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

"BİZİ TAMAMEN YOK SAYIYORLAR"

MSB’den Selahaddin Demirtaş’a acele soruşturma MSB’den Selahaddin Demirtaş’a acele soruşturma

Etkinlikte konuşan PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş şunları söyledi:

"Uzun süredir bu ülkede ötekiler üzerinde öteki gördükleri üzerinde bu ülkede Aleviler üzerinde ciddi bir baskı ve asimilasyon politikaları devam ediyor Bir yandan yolsuzluk, yoksulluk, kadın cinayetleri, işsizlik devam ederken bir yandan da Aleviler üzerinde gerçekten asimilasyon politikalarını geçen ciddi bir baskı ve bir yok sayma olarak karşımıza çıkıyor. Yıllardır bir mücadele yol önderlerimizin vermiş olduğu bedeller onca katliamlar yok sayıldı. Hiç biz bu ülkede yaşamamışız. Gerçekten kendi inancımızda kendi kültürümüzde yaşama talebimiz yokmuş gibi inancımızı tanımayı şu anda tamamen bizi yok sayıyorlar ki Sünni inancının altında bir kültür olarak görerek. Bizi maalesef Cemevi Başkanlığı diye başkanlıklarını ona bağladılar."

"ARTIK ÖTEKİLER DURUMUNA DÜŞMEK İSTEMİYORUZ"

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, şöyle konuştu:

"Cumhuriyetin birinci yüzyılında Aleviler sürgünler yaşadılar. Katliamlar gördüler. Yerlerinden, yurtlarından edildiler. İdam edildiler cezaevlerine dolduruldular, işkencelere tabi tutuldular ama ne yazık ki Aleviler, cumhuriyetler beklediklerini birinci yüzyılda alamadılar. Bu bizim temel gerçekliğimiz. Ama ikinci yüzyılına geçerken Aleviler olarak aynı şeylere tabi olmak istemiyoruz artık.

Biz bu ülkenin asli unsurları olarak gerçek manada cumhuriyeti savunan bir toplum olarak demokratik, laik cumhuriyetin en önemli savunucuları olarak biz cumhuriyetin ikinci yüzyılında artık katledilmek istemiyoruz. Artık ötekiler durumuna düşmek istemiyoruz. Ama tam da cumhuriyetin birinci yüzyıl biterken AKP hükümeti 20. yılında Alevilere çok tarihi bir kazık daha attı. Aleviler için bizim darbe diye nitelendirdiğimiz bir karara imza attık. Bugüne kadar Aleviler yoktur, Alevilik diye bir şey yoktur. 'Bunlar sapkındır, bunların cemevi dedikleri yer cümbüş evidir' diyenler bugün ne yazık ki bu söylemlerini daha süslü ifadelerle Alevilerin olmadığını, Alevilik diye bir şeyin olmadığını yasa maddesi haline getirdiler. Yani Aleviliğin yok olduğunu yasal güvence altına aldılar. Birinin tersi bir şey söylüyoruz. Şu anda çıkardıkları yasa ve cumhurbaşkanının yayınladığı kararname aslında tam da Alevilik yoktur kararnamesidir. Alevilik bir inanç değildir. Bunlar bir araya gelmiş topluluklardır, ifadesinin yasal güvence altına alınması meselesidir. Biz en ücra dağ köylerinde bile Gerekirse gözcülerimizi köyün girişine ve çıkışına dikerek cemlerini yapmış bir toplumuz. İnancını yaşamış bir toplumuz. Köylerinde bile bu inancı yaşadık, yaptık. Şehirlere geldiğimizde de bu inancımızı her türlü olumsuzluklara ve her türlü imkânsızlıklara rağmen yarattığımız değerlerle devam ettirdik. Cem Evleri inşa ettik, dernekler inşa ettik ve inancımızı sürdürüyoruz."