CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, TBMM Genel Kurulu’nda; Adana Şakirpaşa Havalimanı’nın kapatılması tartışmalarıyla ilgili “Bizler her yerde tepkimizi, isyanımızı dile getirirken doğduğu, büyüdüğü, çocuklarının yaşadığı memleketinin yapısı değişirken, kazanımlarını rant uğruna talan edilirken sesini çıkarmayan iktidarın Adanalı siyasetçilerini vicdanları ile baş başa bırakıyorum” dedi.  

CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, dün TBMM Genel Kurulu’nda Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sırasında söz alarak Adana Şakirpaşa Havalimanı’nın durumunu gündeme getirdi. Sümer, şunları söyledi:

“Yolcusu olmayan, uçak kalkmayan, yandaşı zengin etme uğruna yapılmış havaalanlarına açmakla övünen iktidar; 2 buçuk milyon nüfuslu şehirde yıllık 5 buçuk milyon uçuş kapasitesi olan Adana Şakirpaşa Havalimanı’nı kapatmak istiyor. Çukurova Havalimanı’nı yapan saray iktidarının yandaş müteahhitti çıkıyor, basının önünde hadsiz ve pervasız bir şekilde ‘daha çok para kazanmam için Şakirpaşa Havalimanı’nın kapatılması gerekir’ diyor.

İktidarın grup başkanvekili çıkıyor, Adana’nın komşu ili için ‘Büyümek istiyor, denize yakın yerlere inmek istiyor’ açıklamasında bulunuyor. Başka bir ilin AKP’li milletvekili çıkıyor, ‘Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerinin Adana’dan ayrılması gerekir’ diye adeta yol gösteriyor.

Adana’nın komşu ilinin belediye başkanı, ‘Bunu açık ve net söylüyorum. Ben boşuna konuşmam, kendi kafamdan da konuşmam, duymadığımı da söylemem. Büyükşehir olacağız’ diye beyanat veriyor.

Yine deprem: Ege Denizi ve Muğla beşik gibi... Türkiye'deki deprem kuşakları ve ülkenin en güvenli yerleri Yine deprem: Ege Denizi ve Muğla beşik gibi... Türkiye'deki deprem kuşakları ve ülkenin en güvenli yerleri

Bir ilin büyükşehir olmasıyla büyümek istemesiyle bir derdimiz yok, bizim derdimiz Adana’mızın değerlerinin yok edilmesine karşıdır. Türkiye ekonomisine bu kadar katkı sağlamışken Adana’mıza yapılmak isteneni CHP’liler ve Adanalılar olarak asla kabul etmek istemiyoruz. Bizler her yerde tepkimizi, isyanımızı dile getirirken doğduğu, büyüdüğü, çocuklarının yaşadığı memleketinin yapısı değişirken, değerleri yok edilirken, kazanımlarını rant uğruna talan edilirken sesini çıkarmayan iktidarın Adanalı siyasetçilerini vicdanları ile baş başa bırakıyorum. Halk ile arasına saray duvarları çeken, milletin derdi ile dertlenmeyen ülke kazanımlarını kendi sermayesi haline getiren her iktidarın yaşadığı kaçınılmaz son mutlaka gerçekleşecek ve bu talan düzen değişecek.”