Malatya’da çiftçiler, sulama suyu fiyatlarındaki artış nedeniyle DSİ 92. Şube Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Eylemde konuşan çiftçi Ali Güldoğan, “222 lira olan fiyatlar, mart ayında 248 liraya çıkarıldı. Geçen gün gelen ödeme emrinde de 379 lira, bir dekar için… Elektrik fiyatları mart ayından bu yana artmadı, akaryakıt 30 liradan 23-24 liraya düştü ama bizim faturalarımız yüzde 66 artırıldı. Biz, bu parayı ödeyemiyoruz. Gelin, traktörümü mü, hayvanımı mı, icrayla neyimi alacaksanız alın; ben öd

Malatya’daki DSİ 92. Şube Müdürlüğü önünde toplanan çiftçiler, sulama suyu fiyatlarındaki artışa tepki gösterdi. Sulama suyu fiyatlarında fahiş artış olduğunu belirten çiftçiler, fiyatların yeniden düzenlenmemesi halinde tarlalarını ekmeyi bırakacaklarını söyledi. Çiftçiler adına açıklama yapan Ali Güldoğan, “Sorunlarımız hâlâ devam ediyor. Fahiş sulama faturaları, keson kuyu ve çeşmeden zorla alınan paralar, Karakaya Barajı’na kurulan pompaların çalışmaması, suyun az olması, ağaçlarımızın kurumasına neden oldu. En son 35 gün önce kayısı ağaçlarımızı suladık, 20 günde sulamamız lazım ama su bulamıyoruz. Alişar köyüne konulan pompayı sanırım eskimesin diye çalıştırmıyorlar. Sulama faturasını ödeyemediği için icralık olan çiftçi sayısından haberleri var mı” diye konuştu.

"MECLİS'TE BİZİ TEMSİL EDEN 11 MİLLETVEKİLİ VAR"

“Çiftçiler olarak yapılanları hak ediyoruz” diyen Güldoğan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’deki 85 milyon nüfusun yüzde 30’u köylü, çiftçi meslektaşlarım. 35 milyon nüfustan bahsediyoruz. Bu 35 milyon çiftçiyi Meclis’te temsil eden 11 milletvekili var. Beş iktidar, altı da diğer partilerden ziraat, tarım kökenli vekil Meclis'te bulunuyor. En az 200 milletvekiliyle temsil edilmemiz gereken Meclis'te beş kişiyle temsil ediliyoruz. Çiftçi arkadaşlarım adına söylüyorum; bundan sonraki seçimlerde çiftçi, ziraat mühendisi, tekniker, veteriner hekim ya da ziraat kökenli akademisyen görmediğimiz hiçbir listeye oy vermeyeceğiz. Çünkü Meclis’te bizi temsil etmiyorlar. Bu nedenle oy verme gereği duymuyorum. Seçime dokuz ay kaldı. Dokuz ay kimi zaman uzun kimi zaman ise kısadır. Dokuz ay sonra gidip sandıkta tercihlerimizi yapacağız.”

"KUYULARIMIZDAN, AKARSULARIMIZDAN 21 TL ZORLA PARA ALDILAR"

Bir dekar için 20-25 lira mazot-gübre desteği verilirken sulama suyu için kendilerinden zorla 21 TL alındığını kaydeden Güldoğan, “Daha önce Tarım ve Orman Bakanı olarak bir doktor, daha sonra bir ekonomist pilot getirdiler, şu andaki bakan ziraat kökenli akademisyen. Pilot bakanımız, ekonomik bilgileri getirdi; ‘çiftçiyi nasıl üzerim, çiftçilikten nasıl soğuturum, nasıl çiftçilikten kaçırırım’ diye her şeyi uyguladı. Cumhurbaşkanı’mızın ‘çiftçiyi kollayın’ talimatına karşın her şeyi üzerimizde denedi. Bir dekar için 20-25 lira mazot-gübre desteği verirken geri dönüp kuyularımızdan, akarsularımızdan 21 TL zorla para aldılar. Bu paralar, hesaplarımıza yatmadan birlikler tarafından el konularak bloke edildi” dedi.

Antalya'da Mahsa Amini eylemi: Özgürlüğümüz için her yerde diktatörlüğe karşı direnmeye devam edeceğiz Antalya'da Mahsa Amini eylemi: Özgürlüğümüz için her yerde diktatörlüğe karşı direnmeye devam edeceğiz

“BAŞIMIZA SARDIĞINIZ BU AHTAPOTLARI ALIN”

Güldoğan, ziraat odalarının kendilerine hiçbir destek sağlamadığını iddia ederek şunları söyledi:

“Ziraat odası nerede, bize ne yapıyor? Malımız kuruyor, ziraat odası ne yapıyor? Fiyatlar fahiş, ziraat odası nerede? Başımıza sardığınız bu belaları, ahtapotları alın artık. Bizi yeteri kadar sömürdüler. Birlik adı altında başımıza getirilen belanın ortadan kalkmasını, birliklerin feshedilmesini istiyoruz. Faturaların ödenebilir düzeyde olmasını talep ediyoruz. Malatya’da bu sene kayısı tutmadı, bu faturaları ne ile ödeyeceğiz? Rahmetli Turgut Özal döneminde ihracat yapan, ihracata dönük üretim yapanlar teşvikler veriliyordu. O teşvikler hâlâ devam ediyor. Malatya’da, yurt dışına ihraç edilmek üzere 750 milyon dolarlık kayısı üretiyoruz. Bunun yüzde 2’si 15 milyon dolar eder. Bunun nakdi olarak istemiyoruz, ayni olarak versinler. 2,5 milyon metreküp kapasitesi olan Medik Barajı’mız, bir milyon metreküpe düşmüş. Barajımızı temizlesinler, elektrik paramızı devletimiz sübvanse etsin. Biz para, sadaka ya da dilenmek istemiyoruz. Biz, her sene 750 milyon dolarlık ihracata yönelik üretim yapıyoruz. Devletimizin bizi desteklemesini talep ediyoruz. Su faturalarını ödemeye bir hafta kaldı. Ayın 30’una kadar ödeyemezsen bin-2 bin lira avukatlık masrafıyla icrada ödeyeceğiz.

“BİZ BU FATURALARI ÖDEYEMEYİZ”

222 lira olan fiyatlar, mart ayında 248 liraya çıkarıldı. Geçen gün gelen ödeme emrinde de 379 lira, bir dekar için. Ayrıca bize mısır için izin verildi ama beyanname alınmadı. Çünkü beyanname vermediğimiz zaman bu ücretleri cezada yüzde 10 faizli ödüyoruz. 379 lira ödeyeceğimiz mısır için bizden 406 lira talep ediyorlar. Biz, bu paraları ödeyemeyiz. Elektrik fiyatlarının artığını söylüyorlar. Elektrik fiyatları mart ayından buyana artmadı, akaryakıt 30 liradan 23-24 liraya düştü ama bizim faturalarımız yüzde 66 artırıldı. Biz, bu parayı ödeyemiyoruz. Gelin, traktörümü mü, hayvanımı mı, icrayla neyimi alacaksanız alın; ben ödeyemiyorum."