Cengiz İnşaat’ın Rize’deki İyidere Lojistik Liman inşaatının deniz dolgusuna taş temin etmek için İkizdere’nin Eskencidere Vadisi’nde yapım çalışmaları devam eden taş ocağına karşı mücadele veren Cevizlik köyü sakinleri, aynı vadide SR İnşaat tarafından yapılması planlanan mermer ocağı için Rize Valiliği’nce verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir" kararının iptali için açtıkları davayı kazandı.

GENÇAĞA KARAFAZLI

Cengiz İnşaat’ın Rize’deki İyidere Lojistik Liman inşaatının deniz dolgusuna taş temin etmek için İkizdere’nin Eskencidere Vadisi’nde yapım çalışmaları devam eden taş ocağına karşı mücadele veren Cevizlik köyü sakinleri, aynı vadide SR İnşaat tarafından yapılması planlanan mermer ocağı için Rize Valiliği’nce verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir" kararının iptali için açtıkları davayı kazandı. Cengiz İnşaat’ın taş ocağı için açılan dava daha önce reddedilirken SR İnşaat’ın açmayı planladığı mermer ocağı için verilen “ÇED gerekli değildir” kararı iptal edildi.

Rize İdare Mahkemesi, Eskincidere Vadisi’nde Cengiz İnşaat’ın yapım çalışmalarının sürdüğü taş ocağının hemen yanı başında SR Tarım Turizm İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan mermer (bazalt) ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi için Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nce verilen "ÇED gerekli değildir" kararının iptali için 17 köylünün açılan davada kararını açıkladı.

Mahkeme, mermer ocağı açılacak alanın yüksek eğim derecesinde olduğuna ve erozyon riski taşıdığına, ocağın ormancılık çalışmaları üzerinde olumsuz etkilerinin olacağına, su kaynaklarına zarar vereceğine ve projenin uygulanmasının mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığına karar vererek Rize Valiliği’nce verilen "ÇED gerekli değildir" kararını iptali etti.

"BİLİMSEL ESASLARA GÖRE KABUL EDİLEBİLİR DÜZEYLERDE DEĞİL"

Mahkeme, iptal kararın gerekçesini şöyle açıkladı:

"Dava konusu Rize ili, İkizdere ilçesi, Cevizlik köyünde kurulması planlanan mermer (bazalt) ocağı ve kırma-eleme tesisi projesinin, sahanın jeomekanik tespiti, taşkın-drenaj, arıcılık faaliyetleri, orman alanları, su kaynakları (yüzey ve yeraltı) değerlendirmeleri açısından Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı, raporda ayrıntıları verilen bu parametreler açısından çevresel etki değerlendirmeleri yapılmamış projenin bu hali ile işletilmesi durumunda fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine, bozulmasına ve yok olmasına neden olacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da zararın çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alanı temsilden uzak ve literatür bilgilerine dayalı hazırlandığı ve proje özelinde uygun ve yeterli olmadığı, proje alanında yürütülecek faaliyetin ve kurulacak kırma ve eleme tesisinin işletme kapasitesi, kullanılacak teknik donanım ve yöntem gözetildiğinde mermer (bazalt) ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi ile ilgili olarak verilen Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 25.09.2019 tarih ve E-201966 sayılı ‘ÇED gerekli değildir” kararının teknik olarak yeterli ve uygun olmadığı görüşlerine yer verilmiştir.

"SU KAYNAKLARI ZARAR GÖRECEK, EROZYON OLUŞACAK"

Projenin, mermer (bazalt) ocağına ait bazalt cevheri için kaya mekaniği laboratuvar deneylerinin ve buna bağlı olarak jeomekanik etüt raporunun hazırlanmadığı, PTD’de su kaynakları açısından alanı temsil anlamında hidrojeolojik ve hidrolojik açıdan bir değerlendirmenin ve bilimsel çalışmanın yapılmadığı, PTD’de dava konusu proje faaliyetleri ile alanın akarsu morfolojisi açısından çevresel etkilerinin bir değerlendirmeye tabi tutulmadığı, PTD’de yeraltı suları ile ilgili olarak genel hidrojeolojik özellikler dışında hidrolojik çevrim yönünden bilimsel değerlendirmelerin yer almadığı, PTD’de yer alan önlemlerin drenaj ve taşkının çevresel etkilerini değerlendirme açısından uygun ancak alanın topografik özellikleri dikkate alındığında yeterli olmadığı, ocağın işletilmesi sırasında su kaynaklarının görebileceği zararlar ve bu kaynakların korunmasına yönelik alan özelinde alınacak tedbirlere değinilmemesinin su kaynakları açısından PTD’nin bilimsel ve teknik anlamda önemli bir eksikliği olduğu, proje alanının eğim derecesi ve toprak yapısı itibari ile toprak muhafaza karakteri taşıdığından alanın büyük kısmında erozyon riski tehlikesi bulunduğu halde detaylı bir arazi inceleme raporu hazırlanmak suretiyle erozyon riskinin önlenmesine yönelik projelere PTD'de yer verilmediği anlaşılmıştır.  

"ÇEVRENİN KORUNMASI ÖDEVİNE AYKIRILIK OLUŞTURUYOR"

Sonuç olarak, dava konusu projenin çalışma alanı itibariyle dahil olduğu, seçme-eleme kriterleri uygulanacak projeler için öngörülen asgari yükümlülüklere uyulmadığı, bu durumun ise özellikle su kaynakları yönünden Anayasa’yla hüküm altına alınan çevrenin korunması ödevine aykırılık oluşturacağı, dolayısıyla proje alanında yürütülecek faaliyetin ve kurulacak kırma ve eleme tesisinin faaliyet süresi, işletme kapasitesi, kullanılacak teknik donanım ve yöntem gözetildiğinde, mermer (bazalt) ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi ile ilgili olarak Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nce verilen 25/09/2019 tarih ve E-201966 sayılı ‘ÇED gerekli değildir’ kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır."

"DEMEK Kİ ŞİRKETLERE VEYA SAHİPLERİNE GÖRE İŞİN RENGİ DEĞİŞİYOR"

Sinoplu akaryakıt istasyonu işletmecisi: Kâr marjlarımız düşmeye devam ediyor Sinoplu akaryakıt istasyonu işletmecisi: Kâr marjlarımız düşmeye devam ediyor

Davacı köylülerin avukatı Yakupşekip Okumuşoğlu, Rize İdare Mahkemesi’nin karanını ANKA Haber Ajansı'na şöyle değerlendirdi:

"SR İnşaat’ın yapmak istediği ve çalışmalarını sürdürdüğü taş ocağı, Cengiz İnşaat’ın lojistik liman inşaatına taş temin etmek için çalışmaların devam ettiği Eskencidere Vadisi’nin hemen yanı başında. Mahkemenin aldığı bu karar, bizim ve doğanın talanına karşı çıkan Cevizlik köyü yurttaşlarının, Cengiz İnşaat’ın taş ocağı çalışmalarının devam ettiği Eskencidere Vadisi’nde yaşam alanlarını nasıl yok edeceğini gösteren bir karardır. Aynı vadide iki ayrı şirket taş ocağı çalışması yapıyor ve mahkeme aşağıda çalışma yapan SR İnşaat’ın taş ocağının çalışmalarının doğayı ve yaşam alanları yok edeceğine karar veriyor, ÇED raporunu iptal ediyor. Ancak hemen yanı başında, yukarıda bir yıldan beri doğayı talan eden Cengiz İnşaat’a taş temini için yapılan taş ocağı ile ilgili açtığımız iptal davasını reddediyor. Bunu anlamak mümkün değil. Şirkete göre mi karar veriliyor? Açıkçası şaşırdım. Acaba buradaki taş ocağı da Cengiz İnşaat’a taş temini için yapılıyor olsaydı karar ne olacaktı, merak etmedim değil. Mahkemenin, Cengiz İnşaat’a taş temini için yapılmak istenilen taş ocağı ile ilgili daha önce verdiği karar kesinlikle hukuki değildir. Mahkemenin SR İnşaat’ın taş ocağı için verdiği kararı, Cengiz İnşaat için yapımı devam eden taş ocağı ile ilgili de vermesi gerekirdi. Çünkü ikisi de ayni vadide. Kararda, ‘projenin bilimsellikten uzak yapıldığı’ vurgusu, Cengiz İnşaat’a taş temin edilen taş ocağı için de aynen geçerli olması gerekirdi. Demek ki şirketlere veya sahiplerine göre işin rengi değişiyor."