Bartın’da konut fiyatları satışlarda da, kiralamada da yüzde 100 arttı. Bartın'da ekolojik çiftlik kuran Zehra ve Ümit Bakay çifti giderek ağırlaşan ekonomik koşullar ve yüksek ev kiraları nedeniyle hayat tercihlerini değiştirmek zorunda kaldı.

Haber: KÜBRA AY ULUTAŞ

Konutlardaki giderek artan kira ve satış fiyatları taşra kentlerinde de etkili oluyor. Zingat adlı gayrimenkul sitesindeki verilere göre; Bartın’da yüz metrekarelik bir dairenin 2021 yılındaki ortalama satış fiyatı 300 bin liradan 2022 yılı Mayıs ayında 625 bin liraya yükselmiş durumda. Yine 100 metrekarelik bir dairenin aylık kirası 2021 yılında 900 lirayken 2022 yılında ortalama 1800 liraya yükselmiş. Bu artış, farklı iş alanlarından yoksun olan Bartın’da istihdam yükü tarım ve madencilik üzerindeyken şehirleri göç almamasına rağmen birçok insanın mağdur olmasına sebep oluyor.

ÇİFTÇİLİKTEN SATIŞ DANIŞMANLIĞINA

Zehra Bakay ve Ümit Bakay çifti konut krizinden etkilenenlerden… Zehra, dört sene önce evlenerek İstanbul’dan Bartın’a taşınmış. En büyük hayali olan ekolojik çiftliği Bartın’da kurmak isteyen Bakay, geniş bahçeli müstakil bir köy evinde kiracı olarak eşiyle birlikte yaşamaya başlamış. Ürettikleri tarım mahsulleriyle kazançlarını sağlayan çiftin; tohum, fide, gübre, akaryakıt ve elektrik fiyatlarının artması nedeniyle geçimleri zorlaşmış.

Zehra yüksek yaşam maliyetleri nedeniyle severek yaptığı çiftçiliğe ara vermek zorunda kalmış ve tam zamanlı olarak bir GSM şirketinin satış mağazasında işe başlamış, eşi elektrik mühendisi Ümit ise bir süre daha bahçedeki işleri devam ettirmeyi sürdürmüş. Ümit bahçedeki işlerin yanı sıra serbest olarak parça başı ücret karşılığında elektrik arızaları, tesisatlarıyla ilgilenmiş ve inşaat işçisi olarak çalışmış. Bakay çifti bu süreçte tarımdan kazandıkları gelirin azalmasıyla çiftçiliğe birlikte ara verme kararı almış. Zehra’nın kazandığı asgari ücrete yapılan zamdan sonra oturdukları müstakil evden daha masrafsız olacağını düşündükleri bir apartman dairesine taşınmaya karar vermişler.

Gözden kaçırmayın

Erdoğan'ın imam hatipten arkadaşı mahkeme kararına rağmen otel ve konut inşaatına devam ediyor Erdoğan'ın imam hatipten arkadaşı mahkeme kararına rağmen otel ve konut inşaatına devam ediyor

KONTRAT YAPMIYOR, ELDEN ALMAYI DAYATIYORLAR

İlk şoku kiralık ev aramaya başladıkları 2022 yılının Şubat ayında yaşadıklarını ifade eden Zehra Bakay şunları söylüyor: “Pandeminin ortalarında baktığım kira fiyatlarıyla şu anki fiyatlar arasındaki makas öyle büyük ki yaşadığım şaşkınlık tarifsiz. Bir apartman dairesinde oturmak yerine müstakil ve bahçeli bir köy evinde oturmak önceden benim tercihimdi geldiğimiz noktada ise zorunluluk hali oldu.”

Zehra ve Ümit Bakay bu süreçte yine de kiralık ev aramayı sürdürmüşler. Oldukça küçük, bakımsız ve ısı yalıtımı olmayan evlere 1500-1800 lira kira isteyenler çıkmış. Bazı ev sahipleri de kira kontratı yapmayı reddederken, bazıları ise kira ödemelerinin banka hesaplarına havale edilmesi yerine elden alma hususunda dayatmalarda bulunmuş. Zehra Bakay, zaten güvencesiz işlerde çalıştıkları eşiyle beraber bir de barınma haklarının ev sahiplerinden dolayı usulsüz bir biçimde önlenerek sürekli diken üstünde olma ve kendilerini emniyette hissedememe halinin yaratacağı ruhsal yıkımı şöyle aktarıyor: “Bu süreçte kirada oturan birçok tanıdığımın ev sahibi ara zam talebinde bulundu. Eski kiracı oldukları için ödedikleri kira piyasanın altında kalınca arkadaşlarımı evden çıkarmaya çalışan ev sahipleri de oldu. Bu zorbalıklardan onları kurtaran şey kira sözleşmeleriydi. Kira sözleşmemiz veya ispatımız olmadığı için daha yüksek ücret veren bir başkasının yerimize ikame edilebilecek olması, emlakçı ya da ev sahibi her aradığında bu stresle baş etme, hazırda sürekli bir B planı oluşturup bu planı koşullara göre güncellemeye çabalama fikri dahi katlanılmaz bir şey, insani hiçbir yanı yok.”

kubra ay ulutas konut 1

HAYATLARI BOYUNCA EV ALAMAYACAKLAR

Yerleşik bir yaşama sahip olamamanın gölgesi gün geçtikçe Türkiye’de yaşayan daha çok insanın üzerine düşmekte. Konut krizinden dolayı barınma mücadelesi veren insanlara, “talihsizliklerinin ve hatalı seçimlerinin kurbanı” minvalindeki bakış açısı ise krizin derinliğini örtbas ederek evsizliği normalleştirmeye yarıyor. 30'lu yaşlarında olan Ümit Bakay ile Zehra Bakay da kendi kuşaklarındaki çoğu insan gibi hayat boyu çalışsalar da asla konut sahibi olmayacaklarının farkındalar. Kendi kuşakları ile bir sonraki kuşak için tıpkı güvenceli çalışma hakkı gibi barınma haklarının da artık yitirilmiş hatta gasp edilmiş haklar olduğunu yılgınlıkla kabul etmek zorunda kalmışlar. Bu nedenle Bartın’daki istihdam yetersizliği, konut fiyatlarının yükselişi, yaptıkları tarımcılık maliyetinin yükselmesi gibi nedenlerden dolayı Ümit Bakay, Bartın’dan göç ederek düzenli bir gelirle asgari yaşam şartlarını sağlayıp koşullar oluştuğunda yeniden ortak bir evde yaşamak için Mart ayından bu yana Bodrum’da kurumsal bir inşaat şirketinde işçi olarak çalışıyor. Zehra Bakay da bu süreçte yine aynı nedenlerden İstanbul’a ailesinin yanına dönme kararı almış, şu sıralar evdeki eşyaları toparlıyor.

"Couchsurfing"’ kavramı her ne kadar tüketim odaklı turizm hareketiyle yeniden üretilerek, esas anlamından uzaklaştırılsa da bugün insanların mecbur bırakıldığı, maruz kaldığı bir durum. Barınma hakkının giderek yitirilmesiyle gündelik hayatta birçok insan, yerleşik olmayan, daimi bir göçebelik haliyle bir nevi ‘’kanepe’’ üzerinde yaşamaya çalışarak bu krizle mücadele etmeye çalışıyor.