HDP'li belediyelere kayyum atamasına karşı Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması düzenleyen avukatlara dava açıldı. İlk duruşması bugün Çağlayan Adliyesi 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bir sonraki duruşması 26 Ekim 2022 tarihine ertelendi.

Haber: Fatoş Erdoğan

Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine kayyum atanması üzerine, 20 Ağustos 2019 tarihinde Çağlayan Adliyesi önünde hukuk kurumlarının ortak olarak gerçekleştirdikleri basın açıklamasına yönelik polisler tarafından yapılan müdahalenin ardından, avukatlar hakkında “2911 Sayılı Kanun'a muhalefet” suçlamasıyla dava açıldı. Davanın ilk duruşması bugün İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Bugün görülen duruşmada yargılanan 9 avukattan 3’ü beyanda bulundu. Duruşmaya SEGBİS'le katılan Av. Yaprak Özdemir, iddianame kendisine ulaşmadığı için beyanda bulunmadı. Mahkeme duruşmaya katılmayan avukatların dinlenmesi için 26 Ekim tarihine ertelendi.

Duruşmada beyanda bulunan avukatlar, “Asıl yargılanması gerekenler polislerdir” dedi.

“POLİSLERLE GÖRÜŞME HALİNDEYKEN SÜPÜRME BAŞLADI”

Av. Kemal Aytaç, şu ifadeleri kullandı:

“Suçlama konusu basın açıklaması yaptırılmadı. Biz daha evvelden de burada adalet nöbeti tuttuk, nerede haksızlık hukuksuzluk varsa ben şahsen bunun karşısındayım. Haksızlığa uğrayanın kim olduğu bu durumu değiştirmez, daha önce 105 defa adalet nöbeti tuttuk ve haksızlıklara karşı tavrımızı ortaya koyduk. Hiçbirinde dava açılmadı, sadece 2 dosyada o da usule ilişin itirazlarımı bildirdiğim ve mahkemeye sunduğum 2 dosyada mahkemeler derhal beraat kararı verdiler. Bu kararlar doğrudur, mahkemenizindi ve bu doğrultuda karar vermesi gerekirdi. Netice olarak bu mahkemenin vereceği karar da beraat olacaktır, aksi durumda istinaf temyiz suretiyle bu beraat kararları muhakkak verilecektir.

Burada mesele, basın açıklanmasının sebebi olan kayyum meselesidir. Bu konuda bir tahammülsüzlük var. Diğer basın açıklamalarında açılmayan davalar burada açılıyor ise, benim aklıma bu geliyor. Toplumun adalete olan güveni azalmıştır, burada biz kendimiz için değil herkes için adalet istiyoruz, görüntülerde vardır. Görüntüde gösterilen kişi benim, burası adliyenin dışıdır, adliye içinde zaten bir toplantı olmadı, ben o gün oradaydım. Fakat polisin süpürdüğü arkadaşlar arasında ben yoktum, dışarıda idare temsilcileriyle görüşüyordum. Tutanaklarda belirtildiği gibi bir uyarı olmadı, polislerle görüşme halindeyken süpürme başladı, polisimiz sağ olsun pratiktir.” 

“ADALET VE HAKİKAT MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

Av. Sinan Zincir ise, savunma yapmayacağını ve beyanda bulunacağını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Problem bellidir. Dünyada diğer hakların olduğu gibi, Kürt halkının kendi kaderini tayin etme hakkını savunuyorum. Kürt halkının haklı mücadelesinin yanında yer alırsanız, ateşten gömlek giymiş sayılırsınız. Defalarca bu suçlardan dolayı yargılandım. Kendim Kürt olmasam da Kürt gerçekliğini gördüm. Kürt halkının kendi kaderini tayin etme hakkını savunmaya devam edeceğim. Kürt illerindeki kayyumlara karşıyım. Adalet ve hakikat mücadelemiz devam edecek.”

Gözden kaçırmayın

Altun açıkladı: YİK toplantısında ülkedeki yabancılarla ilgili toplantı yapıldı Altun açıkladı: YİK toplantısında ülkedeki yabancılarla ilgili toplantı yapıldı

“KÜRT HALKINI YOK SAYMA, AKP DÖNEMİNDE BAŞLAMADI”

Ardından Kürt halkının gerçekliğinin kabul edilmediğini söyleyerek savunmasına başlayan Av. Avni Güçlü Sevimli, Kürt halkına karşı imha ve baskı politikalarının uygulandığını söyleyerek, şöyle devam etti:

“Kürt halkını yok sayma, AKP döneminde başlamadı. Ama AKP döneminde bu olaylar arttı. Geçmişten bugüne Kürt halkının talebi, kendi kaderini tayin etmedir. Kürt halkı kendi özgürlük hareketini kurmuş ve özgürlük mücadelesini yürütmüştür ve o mücadele bugüne kadar sürmüştür. Kürt halkı kendi coğrafyalarında özgürce yaşamak istiyorlar. Bunu ‘Seçim yoluyla yapılsın, seçim sandığı kurulsun, kendi istediğimizi seçelim’ demişler. Seçim yapıldı, Kürt halkı özgür iradesi ile seçime katıldı ve seçimi kazandı. Belediyelere Kürt halkının temsilcileri geçti. AKP seçimi kaybetti.” 

“BELEDİYELERE KAYYUM ATANMASI TAM BİR POLİTİK HAYDUTLUKTUR”

AKP’nin Kürt halkının kazandığı seçimleri kabul etmediğini ifade eden Av. Avni, “Belediyelere kayyum atanması tam bir politik haydutluktur. 2015 Nisan ayına kadar saldırı yoktu, nedense bu tarihten sonra saldırı başladı. Bu açıklamalar için izin almaya gerek yoktur. Anayasal hakkımızı kullandık ve avukatlar olarak kayyumlara karşı düşüncemizi aktardık. Uyarı yapmaksızın süpür talimatı ile bize şiddet uyguladılar.  Asıl yargılanması gerekenler bizler değil polislerdir. Biz suç işlemedik bizim hakkımızda anca beraat kararı verilebilir” dedi.

“MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

Duruşma sonrası yargılanan avukatlardan Kemal Aytaç, dokuz8HABER’e dava ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı.

HDP'li belediyelere kayyum ataması üzerine antidemokratik, diktatoryal uygulamaya karşı avukatlar olarak Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması düzenlediklerini söyleyen Aytaç, emniyet güçlerinin şiddetine uğradıklarını, birçok meslektaşının ciddi şekilde yaralandığı söyledi.

Av. Kemal Aytaç, “Saldıran emniyet güçleri, yargılanan yine demokratik haklarını kullanan avukatlar oldu” dedi.

Demokrasi  mücadelesinin bir parçası olan demokratik haklar için mücadeleye devam edeceklerini belirten Av. Aytaç, kamuoyuna da destek çağrısında bulundu.