Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi Nagihan Akarsel, Süleymaniye’de uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildi. 

Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocuk istismarı davasına müdahil olduğunu açıkladı Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocuk istismarı davasına müdahil olduğunu açıkladı

Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve Jineoloji dergisi editörü akademisyen Nagihan Akarsel, Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildi. 
 
Gazeteci-yazar Akarsel, Süleymaniye’de bulunan evinin önünde saat 10.00 sıralarında silahlı saldırıya uğradı. Olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlenen Akarsel’in cenazesi, Süleymaniye Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.
 
Jineoloji ile kadın haberciliği ve kadın üzerine birçok önemli araştırmaya imza atan Akarsel, Jineoloji çalışmaları kapsamında yıllardır Süleymaniye’de yaşıyordu. Akarsel, Süleymaniye’de Jineoloji Akademisi’nin kurulması, ayrıca Kürdistan Kadın Kütüphanesi’nin kurulması için bir proje kapsamında çalışma yürütüyordu.

"HÜKÜMETİ CİNAYETİN FAİLLERİNİ BULMAYA ÇAĞIRIYORUZ"

Akarsel’e ilişkin açıklama yapan Jineolojî Akademisi, hükümete katillerin bir an önce bulunması çağrısı yaptı.

Akarsel’in katledilmesinin faşist ve hegomonik güçlerin dünya çapında direnişçi kadınlara yönelik gerçekleştirdiği cinayetlerden biri olduğunun belirtildiği açıklamada, “Başûrê Kurdistan hükümeti yönetimini bir an önce daha önce Yasin Bulut, Mehmet Zeki Çelebi ve Suheyl Xurşid’e karşı geliştirilen vahşi cinayetlerin bir devamı olarak gelişen bu cinayetin faillerinin bulmaya çağırıyoruz” denildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Nagihan, Kürdistan Kadın Özgürlük mücadelesinde uzun süre emek harcamış üniversite gençlik hareketi, basın, jineoloji çalışmalarında büyük bir fedakarlıkla öncülük yapmış ve bu uğurda yıllarca cezaevinde direnmiştir. Rojava kadın devriminin en zor yıllarında tüm Rojava’da ve özellikle Efrin’de sınırsız bir emekle, büyük bir cesaret ve kararlılıkla, jineoloji çalışmalarıyla devrimin kadın rengini ve kadın aydınlanmasını geliştirmede büyük bir emek sahibi olmuştur. DAİŞ vahşetini en ağır yaşayan Şengal kadınlarının ruhuna ve yüreğine dokunmuş, onların sosyolojisini ve tarihini aydınlatmak için bu alanda saha araştırmaları çalışması yapmıştır. Faşizm ve ulus devlet politikalarının en ağır sonuçlarını yaşayan Başûrê Kurdistanlı kadınlarla jineolojiyle kadın aydınlanmasını yaratmanın coşkulu, kararlı ve iddialı öncülüğünü yaparken Türk işgalci güçlerin karanlık zihniyetiyle vahşice katledildi. Jîna Aminî’yi vahşice katleden faşizme karşı Jin-Jiyan-Azadi sloganı ile tüm dünyada yükseltilen kadın devrim dalgasının zihinsel ve bilimsel gücünün yaratılması için onlarca yıldır emek veren Nagihan Akarsel’i tüm Kürdistan’da kadın devriminin yükselterek yaşatacağız” denildi.

Jineolojî Akademisi yaptığı açıklamada son olarak şu ifadelere yer verdi: “Nagîhan arkadaşın intikamını faşizmin ve hegemonik erkekliğin zihinsel karanlığına inat jineolojiyle kadın aydınlanmasını yaratarak alacağımızı belirtiyoruz ve tüm devrimci, demokrat, özgürlükçü kadınları, akademisyenleri ve bilim insanlarını bu siyasi suikastı kınamaya çağırıyoruz. Şehnaz İbrahim ve Kafiye Süleyman şahsında tüm Başûrê Kurdistanlı kadınları bu siyasi cinayeti aydınlatmak için güney hükümetine baskı yapmaya, bu vahşi saldırıya karşı Jin-Jiyan-Azadî sloganı etrafında Rojhilat Kürdistan’ında geliştirilen kadın devrim dalgasıyla birleştirmenin eylemlerine öncülük etmeye çağırıyoruz.”