Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Harborlite Aegean firmasının İzmir'in Bergama ilçesindeki perlit ocağının kapasitesini artırma projesi için "ÇED olumlu" kararı verdi.

Kapasite artışı için ocağa dahil edilecek 200 hektarlık alandaki yaklaşık 4 bin 900 kızılçam ve meşe ağacının kesilebileceği ÇED dosyasında yer aldı.

Avrupa'da kanser vakalarının yüzde 10'u kirlilik kaynaklı Avrupa'da kanser vakalarının yüzde 10'u kirlilik kaynaklı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Harborlite Aegean Endüstri Minerallari Sanayi A.Ş. firmasının, İzmir'in Bergama ilçesine bağlı Kızıltepe mahallesi sınırları içerisinde yer alan 127,62 hektarlık perlit ocağının kapasite artışı için yaptığı çevresel etki değerlendirme (ÇED) başvurusuna onay verdi. Buna göre; firmanın mevcut kapasite alanı 200,32 hektar artarak 327,94 hektara çıkacak. ÇED dosyasında, sahadan çıkarılacak malzeme miktarının yıllık 300 bin tondan 450 bin tona yükselmesinin planlandığı projenin yatırım maliyetinin 100 bin TL olarak belirlendiği bildirildi. Üretilecek ham perlitin, sahada depolanmadan nakliye araçları ile sevk edileceği, herhangi bir kırma-eleme işlemi yapılmayacağı, patlayıcı ve kimyasal madde kullanılmayacağı vurgulandı.

ORMAN, AĞAÇLANDIRILACAK ALAN VE TARIM ARAZİSİ

Kapasite artışı için belirlenen alanda bulunan yaklaşık 4 bin 900 kızılçam ve meşe ağacının kesilebileceği ÇED dosyasında yer aldı. Firmanın, kesilecek her ağaca karşılık 3 ağaç dikme taahhüdünde bulunduğu da dosyada belirtildi. Proje alanının, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda ‘orman alanı, ağaçlandırılacak alan ve tarım arazisi’ olarak göründüğü belirtildi. ÇED alanlarına en yakın yerleşim yerleri ise Kızıltepe, Örlemiş, Bahçedere, Bozyerler ve Koyuneli mahalleleri.

İZMİR BÜYÜKŞEHİR OLUMSUZ GÖRÜŞ VERDİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi ise proje ile ilgili olumsuz görüş bildirdi. ÇED dosyasında yer alan görüşte, "Bu tür alanlarda proje faaliyeti süresince ağaç ve bitki dokusunun zarar görmesiyle birlikte doğal yapının bozulacağı, söz konusu alanların rehabilite edilecek dahi olsa tahribata maruz bırakılmamasının gerektiği düşünülmektedir" denildi.