Aşısızlara yönelik PCR test şartının kaldırılmasına yönelik karara tepki gösteren İzmir Aile Hekimleri Derneği Başkanı Uz. Dr. Muhteber Çolak, “Bundan sonra yaşanacak can kayıplarının ve hastanelerdeki doluluk nedeniyle yaşanacak sorunların sorumluları bu genelgeyi çıkaran Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu olacaktır” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nın aşısız ve aşı sürecini tamamlamayan kişilerin toplu alanlarda bulunması ve seyahat etmeleriyle ilgili genelgesinde değişikliğe gidildi. 

Koronavirüs Bilim Kurulu’nun yeni tavsiye kararı doğrultusunda genelge yürürlükten kaldırılırken, 81 il valiliğine kararla ilgili yazı gönderildi. Buna göre aşısızlara getirilen PCR testi zorunluluğu tamamen kaldırıldı. Böylece, seyahat, etkinlik, iş yeri ve okullara yönelik test zorunluluğu kalkmış oldu. Bundan böyle aşı yaptırmayan kişiler konser, sinema vb. etkinliklere test yaptırmadan girebilecek.

"BU KARAR İLE PANDEMİ TAKİBİ SONA ERDİ"

Söz konusu kararı eleştiren İzmir Aile Hekimleri Derneği Başkanı Uz. Dr. Muhteber Çolak, PCR test zorunluluğunun kaldırılmasıyla pandemi takibinin sona erdiğini söyledi.

Gözden kaçırmayın

Türkiye'de 1542 kişinin Covid-19 testi pozitif çıktı, 8 kişi hayatını kaybetti Türkiye'de 1542 kişinin Covid-19 testi pozitif çıktı, 8 kişi hayatını kaybetti

“SALGIN BÜTÜN HIZIYLA DEVAM EDİYOR”

Dr. Çolak, salgının devam ettiğine dikkat çekerek, şunları söyledi:

"Aşısız kişileri rahatsız etmeyin; seyahat, sineme tiyatro gibi ortak etkinliklerde, öğrenci kamplarında özel ve kamu işyerinde çalışan hiç kimseden PCR testi isteyerek mağduriyete neden olmayın deniyor. Yanlış anlaşılmasın burada sözü edilen mağduriyet aşısız olan vatandaşların mağduriyeti. Biz, aile sağlığı merkezlerinde her gün ateş ve üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları ile gelen hastalarımızı teste yönlendiriyorduk. Çoğunluğu da pozitif çıkıyor. Başta öğrenciler olmak üzere çok fazla pozitif hasta var.

Şimdi bu genelge sonrası bu hastalar da teste gitmek istemeyecek büyük ihtimalle. Salgın bütün hızıyla devam ediyor. Karantina süreleri yedi güne indirildiği halde aile hekimleri olarak bizim 'özellikli izlemi'nde takip ettiğimiz hasta sayısı diğer piklerden fazla. Aile sağlığı merkezlerinde bir taraftan rutin çocukluk çağı aşılamaları başta olmak üzere birinci basamak sağlık hizmeti verirken; bir taraftan da çok yoğun bir şekilde Covid -19 aşılaması yapıyoruz."

“SİYASAL İKTİDAR PANDEMİ İLE MÜCADELEDEN VAZGEÇTİ”

Bu karar ile iktidarın pandemi ile mücadeleden vazgeçtğini belirten Çolak, şu ifadeleri kullandı:

"Bugünden sonra Bilim Kurulu'nun tavsiyeleri ve Sağlık Bakanlığı kararıyla Türkiye’de salgının artık bittiği İçişleri Bakanlığı tarafından ilan edildi. Bu genelgeyi başka bir şekilde anlamak mümkün değil. Başka bir ifade ile siyasal iktidar ülke olarak pandemi ile mücadele etmekten vazgeçti. Bu genelge ile artık salgının başından beri duyduğumuz filyasyon çalışması da sona ermiş durumda. Bu koşullarda filyasyon yapmanın hiçbir anlamı yok. Biz aile hekimleri PCR pozitif ve temaslı hastaları karantina süresinde telefonla arıyorduk. Artık bu da anlamsız ve filen kaldırılmış oluyor."

“BAKANLIK 'SALGIN BİZİM İÇİN BİTMİŞTİR HERKES BAŞININ ÇARESİNE BAKSIN' DİYOR”

Muhteber Çolak, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya ise şöyle seslendi:

“Vaka sayılarının bu kadar yüksek olduğu bir dönemde ek tedbir almak yerine var olanları da kaldırarak ne hedefleniyor? Sağlık Bakanlığı salgın bizim için bitmiştir herkes başının çaresine baksın diyor. Bu genelgeyi biz hekim olarak anlayamıyoruz. Salgın ve toplum kaderine terk ediliyor. Yoksa bizim bunca emeğimizin anlamı ne? Bir insanı kaybetmemek ve bir an önce salgını sonlandırmak ve bunu en az kayıpla yapmaya çalışmak için bizler çırpınırken bu yaklaşımı anlayamıyoruz. Kabul edemiyoruz.”

“GENELGE GERİ ÇEKİLMELİ”

Uzm. Dr. Çolak, sözlerini şöyle noktaladı:

"Salgınla bilimsel kurallara göre mücadele edilmeli. Bu genelge geri çekilmeli. Bundan sonra yaşanacak can kayıplarının ve hastanelerdeki doluluk nedeniyle yaşanacak sorunların sorumluları bu genelgeyi çıkaran Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu olacaktır. Bütün hastalarımıza saygıyla duyurmak istiyoruz."