48 medya kuruluşu, İsviçre bankası Credit Suisse ait binlerce hesabı inceledi. İnceleme sonucu işkence, kaçakçılık, para aklama ve yolsuzluk gibi suçlar nedeniyle yaptırıma tabi tutulan kişilerin bankanın müşterisi olduğu ortaya çıktı.

Dünyanın en büyük özel bankalarından biri olan Credit Suisse’te bulunan 18 binden fazla banka hesabıyla ilgili veriler sızdırıldı. Toplam değeri 100 milyar doları geçen hesaplar arasında işkence, uyuşturucu kaçakçılığı, para aklama ve yolsuzluk gibi suçlar nedeniyle yaptırıma tabi tutulan kişilerin hesapları da bulunuyor.

İlk olarak Almanya merkezli Süddeutsche Zeitung gazetesine sızdırılan veriler, Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi yoluyla dünyadaki 48 farklı haber kuruluşuyla paylaşıldı.

Verileri Süddeutsche Zeitung’a sızdıran anonim kaynak tarafından yapılan açıklamada, “İsviçre bankacılığının gizlilik yasalarının ahlaksızca olduğunu düşünüyorum. Finansal mahremiyeti koruma bahanesi sadece İsviçre bankalarının vergi kaçakçılarıyla utanç verici iş birliğini saklamak için kullanılıyor” ifadelerini kullandı.

39 ülkede bulunan 48 medya kuruluşundan 163 gazetecinin katıldığı araştırmada Credit Suisse’e ait binlerce hesap incelenirken, araştırmaya ‘Suisse Secrets’ (İsviçre Sırları) ismi verildi.

HESAPLARDAKİ 8 MİLYAR DOLARLIK TUTAR "PROBLEMLİ" MÜŞTERİLERE AİT

Bir yıldır incelenen hesapların tarihinin 1940’lara kadar uzandığı ancak önemli bir kısmının 2000’den sonra açılan hesaplar olduğu belirtildi.

Belgeleri yayınlayan basın kuruluşlarından biri olan Fransa merkezli Le Monde gazetesi, incelenen hesaplardaki 8 milyar dolarlık tutarın ‘problemli’ olarak tanımlanan müşterilere ait olduğunu yazdı.

Süddeutsche Zeitung ise elde edilen verilerin bankanın savaş suçu şüphelilerini, insan ve uyuşturucu kaçakçılarını ve diğer suçluları müşteri olarak kabul ettiğini gösterdiğini yazdı.

Sızan veri listesindeki müşterilerin önemli bir bölümünün Ortadoğu, Asya, Afrika ve Güney Amerika’daki kişiler olduğu belirtilirken, Batı Avrupalı müşterilere ait hesapların tüm listenin sadece yüzde 1’ini oluşturduğu ifade edildi.

Sızan hesapların sahipleri arasında Ürdün Kralı 2. Abdullah, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev gibi isimlerin yanı sıra, Arap Baharı sırasında büyük miktarlarda parayı ülkeleri dışına çıkaran Arap ülkelerinden bazı yetkililer de bulunuyor.

Belgelere göre, işkence ile suçlanan Yemen istihbarat şefi, yolsuzluk skandalına karışan Venezuelalı yetkililer ve eski Mısır diktatörü Hüsnü Mübarek’in oğullarının da Credit Suisse’de hesabı bulunuyor.

Bu isimlerin yanı sıra Sırp uyuşturucu baronu Rodoljub Raduloviç, Nahcivan lideri Vasif Talibov’un oğulları Rıza ve Seymur Talibov, İtalyan mafyası Ndrangheta’ya yakın isimlerden Antonio Velardo, Ermenistan eski Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan gibi isimlerin de banka da hesabının bulunduğu ifade edildi.

Gözden kaçırmayın

Avrupa Parlamentosu’ndan çok sert Kavala açıklaması Avrupa Parlamentosu’ndan çok sert Kavala açıklaması

BANKADAN İLK AÇIKLAMA

Sızan hesap bilgileri sonrasında bir açıklama yapan Credit Suisse ise tüm suçlamaları reddetti.

Açıklamada ortaya konulan bazı hesapların geçmişinin 1940’lara kadar ulaştığını ve hesapların yüzde 60’ının 2015’ten önce kapatıldığı belirtildi.

Banka açıklamasında spesifik olarak müşteriler hakkında yorum yapılmayacağı ifade edildi.

Banka sözcüsü ayrıca binlerce hesabın sızdırılmasını Credit Suisse’in itibarına yönelik bir saldırı olarak değerlendirdiklerini söyledi.