İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar Cemevi’nde “Cemevlerimiz, Alevi vatandaşlarımızın ibadethanesidir. Eşit hizmet, eşit vatandaş anlayışıyla, Alevi vatandaşlarımızın ibadetlerine dönük her türlü hizmet almalarında ‘mış’ gibi yapmayıp, gerçekten bu duyguyu kabul ederek, hissederek, onların yanında olarak, onların ihtiyaçlarına koşmaya hepinizin huzurunda bir kez daha söz veriyorum” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar Cemevi’nde Alevi vatandaşlarla bir araya geldi. Muharrem ayının içinde, insanlık için büyük dersler barındırdığını belirten İmamoğlu, şunları söyledi:

"ORUÇ AÇMA SOFRASINDA BULUNMAK, GERÇEKTEN BENİM İÇİN ONURDUR, GURURDUR: Kerbela’da yaşanan o büyük acıyı, yüzyıllar geçse de en derinden hisseden, yaşayan ama yaşadığı kadarıyla da dünyaya en güzel duyguları nakşetmeye gayret eden, ‘Önce insan’ diyen, barışı, huzuru, bir arada yaşamın en güzel örneklerini her zaman dilinden dökülen kelimelerde. yaşam prensiplerinde hissettiğim Alevi yurttaşlarımın Muharrem ayındaki bu oruç açma sofrasında bulunmak, gerçekten benim için onurdur, gururdur.

Karaca: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Derneği’ne açılan kapatma davası ile süren caydırma ve yıldırma hukuksuzluklarına son verilmelidir Karaca: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Derneği’ne açılan kapatma davası ile süren caydırma ve yıldırma hukuksuzluklarına son verilmelidir

EN DERİN ACILARI ALEVİ VATANDAŞLARIMIZ YAŞADI: Belki de bu derin acıları, yine bu topraklarda dönem dönem ne yazık ki Alevi vatandaşlarımız yaşadı. Ama öyle bir erdem, öyle bir vatan tutkusu ve Kerbela'dan en insani, en hümanist, en vicdani duygularla bezenmiş bir şekilde hayatına, yaşamına felsefe edinmiş insanlarımız, yurttaşlarımız olarak sizler, her zaman yine bizlere şu duayı ettirdiniz: Allah memleketimizin, milletimizi bu acılardan korusun, bir daha yaşanmasın. Ve ülkemizde, milletimizde en derin duygu olan vicdanı, ahlakı, adaleti en iyi temsil eden toplulukların başında geldiniz. Ben İstanbul'da sizlere hizmet etmeye gayret eden bir hemşehrimizin, bir dostunuzun.

BENİ AİLENİZİN BİR FERDİ OLARAK KABUL EDİN: Beni ailenizden bir fert, ama kardeşiniz ama arkadaşınız, ama büyüğünüz, ama küçüğünüz olarak kabul etmenizi, dua etmenizi istiyorum. Allah şahit ki; tüm duygularımla, ilk gün hangi enerjiyle yola koyulmuşsam, bugün aynı enerjiyi, hatta onu katlar bir biçimde başarıya susamış, belki hücreleri tazelenmiş, ‘Gençliğimiz var’ dediğimden daha kendini genç hisseden, enerjisi yüksek bir birey olarak, sizlerin layık olduğu, 16 milyon. İstanbullunun layık olduğu bir yerel yönetimi bu şehre kazandırma çabası içerisindeyim. Sizlere hizmet eden bu doğrultudan asla vazgeçmeyeceğim. İçinde, eşitlik ve adalet duygusu var. İçinde, yoksulun yanında olmak; içinde, elinden geldiğince her insanın yardımına koşan, aynı zamanda onlara imkanları, fırsatları eşit sunmaya çalışan bir yönetici ahlakıyla hareket eden bir Belediye Başkanı olmak var. Sadece size oy verenlere değil; oy veren, vermeyen herkese eşit hizmet. Bu memlekette yaşayan her bireye eşit.

CEMEVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR: Her inançtan ya da gruptan vatandaşa olduğu gibi, Alevi yurttaşların da yanında olacağız. Bu noktada net olarak birçok yerde ifade ediyorum ki, insanlarımızın zihnine nakşolsun. Alevi vatandaşlarımızın bu güzel ibadethanesinde, cemevinde bulunan bir kardeşiniz, bir hemşehriniz, bir Belediye Başkanınız olarak söylüyorum ki; cemevlerimiz, Alevi vatandaşlarımızın ibadethanesidir. Dolayısıyla eşit hizmet, eşit vatandaş anlayışıyla Alevi vatandaşlarımızın ibadetlerine dönük her türlü hizmet almalarında ‘mış’ gibi yapmayıp, gerçekten bu duyguyu kabul ederek, hissederek, onların yanında olarak, onların ihtiyaçlarına koşmaya hepinizin huzurunda bir kez daha söz veriyorum.

Memleketim için, ülkem için, milletimiz için, şehrimiz için, Hacı Bektaş-ı Veli'nin huzurunda dua edeceğim. Ve bugün bizi kötülükten koruyan, bu toprakların o derinliğinde bulunan manevi hislerin, manevi kişiliklerin, velilerin, dervişlerin büyük katkısı olduğuna inanan birisiyim. Dolayısıyla bizi Hacı Bektaş-ı Veli'nin Yunus Emre'nin, Mevlana'nın duaları korusun. Onların bize bıraktığı o güzel duyguları taşıyan insanlar olalım. Eğer Hacı Bektaş-ı Veli'yi biraz öğrenmişsek ya da Mevlana'yı ya da Yunus Emre'yi ve diğerlerini bu toprakların erenlerini birazcık anlamışsak, dünyanın en güzel insanları bir arada yaşatan, cennet gibi vatanın sahibi oluruz. O bakımdan karmaşalardan, kargaşalardan, ayrışmalardan, kutuplaşmalardan, yüce Allah'ım bizleri korusun. Aşurenin bereketi bizi bir arada tutan duyguları, o güzel içtenliği bu toprakların içinde fışkıran o güzelliği, hepimizin sofrasında olsun. Hepimizin çocuğunun, gençlerinin yaşamının yanında olsun. Sizleri İyi temsil etmeye çalışacağım, sizlere mahcup olmayacağım. Allah hepinizi korusun.”