Katledilişinin 14. yıldönümünde anılan gazeteci Hrant Dink'in resminin yer aldığı "Hrantsız 14 yıl" yazılı afiş Agos Gazetesi'nin eski binasına asıldı. Dink için anmaların salgın nedeniyle online olarak yapılacak olmasına karşın, Agos'a çıkan bazı yollar kapatıldı.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 14. yıl dönümünde, online olarak düzenlenecek etkinlikle anılacak. Koronavirüs salgını nedeniyle dünyanın her yerinden Hrant’ın Arkadaşları, bugün saat 14.45’te hranticinadaleticin.org adresinde buluşacak ve sembolik olarak “Buradasın Ahparig” yazan pankartlarını Dink’in öldürüldüğü yere bırakacak. Ayrıca gün boyunca hranticinadaleticin.org adresinden Hrant Dink ile ilgili yayınlar yapılacak.

POLİS ÜST ARAMASI YAPIYOR

Anma öncesi gazetenin eski binasına Dink'in resminin yer aldığı "Hrantsız 14 yıl" yazan bir afiş asıldı. Ayrıca polis, yurttaşların Dink'in katledildiği Sebat Apartmanı'nın bulunduğu bölgeye gelme ihtimaline karşı önlem aldı. Apartmana giren yurttaşlara üst araması yapılıyor. https://twitter.com/dokuz8haber/status/1351513263608127489

YOLLAR KAPATILDI

Agos gazetesinin önünde anma kararı olmamasına rağmen, bazı sokak ve yollar da saat 9.00 itibariyle trafiğe kapatıldı.

KARANFİLLER BIRAKILDI

Dink'in katledildiği yere, karanfiller ve adalet talebiyle hazırlanan dövizler bırakıldı.

RAKEL DİNK: "14 YILDA BİR CİNAYET DAVASINI ÇÖZEMEDİLER"

Rakel Dink, eşi Hrant Dink'in katledildiği yerde yaptığı açıklamada, 14 yıldır devam eden adaletsizliğe dikkat çekti ve adalet talebini yineledi. Rakel Dink'in açıklamasının tam metni şöyle: "Sevgili dostlar, 14 yıldır buradayız. Bugün pandemi şartlarıyla, acıları ve bilinmezlikleriyle buradayız. Biliyorum ki, yürekleri burada çarpanlar çok çoktur. Burası unutturulmak istenen konuların hatırlandığı, hatırlatıldığı bir yer oldu. Burası acılarda kardeş olmayı öğrendiğimiz yer, acıları paylaşma, yüzleşme, yüzleştirme yeri oldu. Adalet ve doğruluk arayanların, isteyenlerin bir araya geldiği yer oldu. Bu alan devletin işlediği, göz yumduğu, duyarsızca, acımasızca cevapsız, sonuçsuz bırakılan cinayetlerin, davaların dile getirildiği yer oldu. Bir kılıç artığı torunu olarak, yüzyıldır yaşadığımız acıları inkar etmek, yalanlamak yetmedi bir de 'sözde soykırım' diyerek, yalanlarına tüy diktiler. Birilerini acıtıyor muyuz, incitiyor muyuz diye hiç düşündünüz mü? Ermeni'ye sonu gelmeyen düşmanlığınız, hakaretleriniz, aşağılamalarınız, kininiz, öfkeniz gerçekten artık yoruyor. Siz hiç yorulmadınız mı? Yazık. Susmak, pişkinlik utanç verici. Rab yardımcımız olsun. 'Gördüğü insan kardeşini sevmeyen, görmediği Allah'ı seviyorum diyen yalancıdır' diyor Tanrı Sözü. Tekrarlanmaması için, sorumluluk, duyarlılık, adalet ve doğrulukla pişmanlık gerekiyor. İtiraf,  özür ve tövbe gerekiyor. Sevgili dostlar, o kadar çok biriken acılar, katliamlar, cinayetler, yaslar, davalar var ki, acımızı dile getirmekten utanır olduk. Vatandaşıyla sorunları bitmeyen bir devletimiz var maalesef… Halbuki  öldürmekten, düşmanlıktan, savaştan kim ne kazanmıştır, ölümün, yasın, acıların, kıtlığın, bereketsizliklerin çoğalmasından başka? Barış esenlik, sevgi, iyilik, bereketle sevinç varken; neden kötülük, neden düşmanlık, neden zulüm, neden savaşlar? Bunlar Tanrı’ya da düşmanlıktır. Temiz eller böyle mi olur? Bu virüs hangi sabunla temizlenir. İnsan onuru böyle mi korunur? Devletler, yönetimler böyle mi onurlu olur? Eşimin davası 14 yıldır devam ediyor. Bu 14 yılda bir cinayet davasını çözemediler! Çözemediler, çünkü maksat çözmek değil. Nasıl kapatırız diye çabalıyorlar ama her yere o kadar bulaşmış ki bir türlü paketleyemiyorlar. Şu kadar yıldır etkili bir soruşturma yürütememek başka nasıl izah edilebilir? Şu kadar senedir tehdit edenlerin, hedef gösterenlerin bir kere bile sorgulanmamış olmaları, başka nasıl açıklanabilir? Yakında davada yine bir karar çıkarıp bitti demeye çalışacaklar. Bittiğinden eminseniz neden avukatlarımızın taleplerini reddediyorsunuz? Neden tehdit edenleri, hedef gösterenleri ve azmettirenleri soruşturmuyorsunuz?

"’HRANT’I FETÖ ÖLDÜRDÜ’ DEMEK, 'BEN YAPMADIM ELİM YAPTI' DEMEKTİR"

14 yıldır bu ülkede nice ittifaklar kuruldu, bozuldu. Ona göre bizim dava da renk değiştirdi durdu. İnsan düşünmeden edemiyor: acaba bu defa hangi ittifaktaki kimlere dokunuyor? Basitçe söyleyelim, Hrant’ı FETÖ öldürdü demek, 'ben yapmadım elim yaptı' demektir. Hrant’ı Erkenekon öldürmüş demek, 'ben yapmadım ayağım yaptı' demektir. Yıllarca dilinle bağıra bağıra, ayağınla yürüyerek buraya geldin. Ve silahı iki elinle tutup tetiği çektin. Çutağımı öldürdün. Sen ayağın, sen elin, sen dilin değilsen nesin? 14 yıldır görevini layığıyla yaptığını kanıtlamaya çalışan onca inkarcının, sanıkların ve tanıkların arkasında bir garip devlet görüntüsü var. Katil olmadığını kanıtlamak için adeta aptal olduğunu kanıtlamaya çalışan bir devlet... Bırakın hangi duvar, hangi bina yıkılırsa yıkılsın. Bu halk bundan iyisini inşa edecektir. İnşa edemeyecekse zaten harabedir. RAB'bin iğrendiği yedi şey vardır. Maalesef gururdan, yalandan geçilmiyor. İnsan öldürenler, düzenbazlar, kötülükten zevk alanlar çoğaldıkça çoğalıyor. Ve maalesef ayırımcı zihniyet, çekişmeler, düşmanlık ve yalancılık soluyarak beslenip semizleniyor. Ülkemiz için yas tutsak yeridir, çünkü hepsi fazlasıyla var. “Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline! ...Kötüye iyi , iyiye kötü diyenlerin, karanlığı, ışık, ışığı karanlık yerine koyanların; acıya tatlı, tatlıya acı diyenlerin vay haline.”