Mahkeme Gezi davası ile birleştirilen Çarşı davasının ayrılmasına karar verdi. Osman Kavala'nın tutukluluğuna devam kararı verdi. Bir sonraki duruşma 21 Mart'ta yapılacak.

Üçüncü kez açılan Gezi Davası bugün Çağlayan Adliyesi'ne görülmeye devam edecek. İş insanı Osman Kavala'nın da aralarında bulunduğu 16 hak savunucusu ile Beşiktaş'ın taraftar grubu Çarşı’nın 35 üyesinin yargılandığı dava, İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. 

Duruşma öncesi Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması düzenlendi.

Basın açıklamasına TİP Milletvekili Ahmet Şık, CHP Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker, Mahmut Tanal, HDP Milletvekilleri Musa Piroğlu, Züleyha Gülüm, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP İstanbul İl eş başkanı İlknur Birol, konsolosluk temsilcileri, siyasi partiler, demokratik kitle örgütlerinin yanı sıra çok sayıda hak savunucusu katıldı.

Basın açıklamasını Taksim Dayanışması adına Esin Köymen okudu.

"Ülkemizin toplum, kent ve demokrasi tarihinin en onurlu sayfalarından biri olan Gezi Direnişi , Anayasal bir zeminde gerçekleştiği yargı kararlarıyla iki kez tescil edilmesine rağmen, hukuka ve gerçeğe aykırı, tümüyle mesnetsiz iddialarla Üçüncü kez yargılanmak isteniyor" diyen Köymen, "Toplumsal muhalefetin en temel hak ve talepleri suç unsuru gibi gösterilmek, barışçıl direnişin tarihsel ve meşru çarpıtılmak isteniyor. Dokuz yıl , üç dava , onlarca duruşma boyunca söylediğimizi yeniden tekrarlıyor, yıllardır süren hukuksuzluk ve gerçekliği çarpıtma ısrarına inat tekrar söylüyoruz: Gezi'yi kirletemezsiniz! Gezi Direnişi'ni bir kez daha yargi marifetiyle karalama çabanız boşunadır! Gerçekleri çarpıtmanıza izin vermeyeceğiz!" ifadelerini kullandı.

photo_2022-02-21_10-07-48

"DİRENİŞİ KİRLETMENİZE İZİN VERMEYECEĞİZ"

Açıklamada "Sipariş senaryolarınızla, milyonlarca insanın, demokratik hak ve talepleri için , parklarda, meydanlarda, sokaklarda; özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz. Bu ülkenin eşitlik, özgürlük ve adalet umudunu kirletmenize izin vermeyeceğiz. Abdocan'ın, Mehmet'in, Ethem'in, Medeni'nin, Hasan Ferit'in, Ali İsmail'in, Ahmet'in ve Berkin'in düşlerinin kirletilmesine izin vermeyeceğiz" denildi.

"Dokuz yıldır içine sürüklendiğimiz karanlığı, emekçilerin, kadınların , Igbti'ların, öğrencilerin zorlaşan hayat şartlarını, yaşam alanlarında var olmak için karşı karşıya oldukları şiddet sarmalını ve ellerinden alınan gelecek umutlarını görüyor, bu karanlığa karşı ısrarla özgürlük, demokrasi ve insanca yaşamı savunmaya devam ediyoruz" denilen açıklama şöyle devam etti: 

"GEZİ UMUTTUR, UMUT YARGILANAMAZ"

"Çünkü biliyoruz ki : Gezi'de yaşam alanlarımızı , kentsel hafızamızı savunurken ne kadar haklıysak , bugün barınma hakkını savunurken o kadar haklıyız ! Gezide özgürlükleri savunurken ne kadar haklıysak , bugün Enes Kara'nın yaşama sevincini ve geleceğini çalan tarikat ve cemaat zorbalıklarının karanlığı karşısında aydınlığı savunurken o kadar haklıyız ! 

Gezi'de meslek ilkelerini ve bilimsel doğruları savunurken ne kadar haklıysak , bugün akıl dışı yönetimsel kararlarla afetlere mahkûm edilen kentlerimiz için liyakati savunmakta o kadar haklıyız . Gezi'ye faiz lobisi diyenlerin yüzüne gerçekleri haykırırken ne kadar haklıysak , bugün yaşadığımız ekonomik çöküşün sorumlusu iktidarınızdır derken de o kadar haklıyız .

Biliyor ve inanıyoruz Gezi hep haklı ! Gezi umuttur, umut yargılanamaz."

"MİLYONLARCA YURTTAŞIMIZ BİR KEZ DAHA HAKSIZCA YARGILANMAK İSTENİYOR"

"Ama bugün , tüm dünyada kabul gören bu haklılığa rağmen , Taksim Dayanışması'ndan kent, demokrasi ve hukuk emekçisi arkadaşlarımız Mücella Yapıcı , Tayfun Kahraman ve Can Atalay'ın da aralarında yer aldığı itham edilenlerin şahsında , ülkemizin 80 kentinde Gezi'ye katılarak anayasal haklarını kullanan, demokrasiye güç vermiş milyonlarca yurttaşımız bir kez daha haksızca yargılanmak isteniyor. 2017 yılından bu yana , somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala bir kez daha yargılanmak isteniyor" denilen açıklama şöyle devam etti:

"OSMAN KAVALA SERBEST BIRAKILMALIDIR"

"Yeryüzündeki tüm renklere sahip çıkan Gezi Direnişi'nin siyah ve beyazı olan çarşı ailesi bir kez daha yargılanmak isteniyor. Bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz! Çünkü haklıyız : Dayanışma , paylaşma , emek, yargılanamaz. Bu akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli , kurgu ithamlarla yargılanmak istenen arkadaşlarımız hakkındaki iddialar düşürülmeli, somut hiçbir delil olmadığı halde 1574 gündür siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala serbest bırakılmalıdır !

Gözden kaçırmayın

Emine Şenyaşar: Çocuğumu bıraksınlar Emine Şenyaşar: Çocuğumu bıraksınlar

Biliyor ve inanıyoruz ki: Gezi Hep Haklı! Gezi umuttur, Umut Yargılanamaz. "

"FİLM ÇEKİLMEMİŞ BİLE"

Duruşmada ilk olarak, sanıklardan Çiğdem Mater savunmasını yaptı. “Bu iddianamede toplam 43 defa adım geçiyor, 10’dan fazlası aynı cümlelerin tekrarından oluşuyor” diyen Mater, iddianamedeki suçlamaların kes kopyaladan ibaret olduğunu söyledi: ‘Bunca insanın bu kadar ciddi suçlamayla yargılandığı bir yerde insan biraz daha özeni hak ettiğini düşünüyor. Suçlamaya uyan eylemin ne olduğuyla ilgili bir delille karşılaşılmıyor. İsmimin geçtiği yerlerde daha düz ifadeyle, film çekmek suretiyle Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmaya teşebbüs ettiğim söyleniyor. Üstelik suçlama konusu olan film çekilmemiş bile. Sadece bu bile suçlamanın ne kadar mantık dışı olduğunu göstermeye yeterliyse de mesleğime dair açıklama yapmak isterim.”

“FİLMİN KONUŞULACAĞI YER MAHKEME SALONU DEĞİL, SİNEMA SALONLARIDIR”

Uzun yıllardır yapımcılık yaptığını söyleyen Mater, 2013 Haziran’ında başlayan protestolarda parkın park olarak korunmasına dair inancımla, yüzbinlerce yurttaş gibi yer aldım. Gezi parkı protestolarında ayrıca bir sinemacı olarak gözlem yapma amacıyla gittim, sinemacı olarak bu olayları kayda geçirmek gerektiğine inandım. Böyle bir film yapmış olabilirdim. Bu filmin konuşulacağı yer mahkeme salonu değil sinema salonlarıdır. Hukuksuz elde edilen telefon konuşmaları var. Söz konusu tapeler hukuka aykırılık teşkil etmese de iddianamede bulunmaları kişisel haklarımın ihlalidir. Film yapmak için konuştuğum bir konuşma 6 kere yer alıyor. Çoğu meslektaşım gibi Gezi parkı protestoları sırasında ortaya çıkan görüntülerin filme değişmesi gerektiğini düşündüm” diye konuştu.

Mater, Gezi davasındaki hakimlerden ikisinin 15 Temmuz darbe girişiminin de parçası olan karanlık bir dönemin aktörlerinden olduğunu söylerken “Biri Silivri’de biri de firari olan hakimlerin imzaları var. Bu hakimlerin imzalarıyla yargılanmamızı takdirlerinize bırakıyorum” dedi.

AYRILMA YÖNÜNDE MÜTALAA VERİLDİ

Duruşma savcısı ayrılma taleplerine ilişkin mütalaasında, dosyada tutuklu sanık bulunması ve gelinen aşama itibarıyla Çarşı Davası sanıklarının dosyasının ayrılmasını istedi. Savcı mütalaasının ardından Osman Kavala’nın tutukluluk durumuna ilişkin beyanlara geçildi.

Osman Kavala'nın müdafii Köksal Bayraktar beyanında "Bu davaların birleştirilemeyeceğini beş duruşma önce söyledik" diyerek başladı ve şöyle devam etti: "Gezi Davası'nda sanık olan kişiler iyice belirsizleştirildi. Adeta sisler içinde bir yere getirildi. Burası önemli bir yer. Tarihe geçecek. Birleştirme talep eden mahkeme ile birleştirmeyi kabul eden mahkeme aynı mahkeme olamaz. Türkiye yargısı bunu da yazacaktır."

AVUKAT İLKİZ: 5 CELSEDİR BOŞUNA OYALANIYORUZ

Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ve Can Atalay’ın avukatı Fikret İlkiz, dosyalar ayrılacaksa neden bugüne kadarki celselerin bu mahkemede görüldüğünü sorguladı ve şunları söyledi: "Ne oldu nasıl oldu da şimdi tek tek sanık isimleri sayarak tefrik talep ediyorsunuz. Aksi yöndeki tüm taleplerimize tüm dilekçelerimize rağmen daha önce böyle bir talep yokken, ne oldu da şimdi tefrik talep ettiniz? Biz buraya kendi isteğimizle gelmedik. 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla da gelmedik. Buraya 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin başkanının kararıyla geldik. Bırakın biz de 30. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki beraat kararımızı tartışalım. Beş celsedir boşuna oyalanıyoruz."

İddia makamına soruldu. Savcı, tefrik talebinin kabulü halinde, Gezi Davası sanıkları hakkında mütalaa sunmak üzere dosyanın savcılığa gönderilmesini ve Kavala'nın tutukluluğunun devamını istedi.

Duruşmaya ara verildi.

BİR SONRAKİ DURUŞMA 21 MART'TA

Mahkeme, Osman Kavala'nın tutuklukuk halinin devamına karar verdi. Karar, mahkemenin oy çoğunluğu ile alındı.

Osman Kavala’nın avukatlarının heyetin çekilmesine yönelik taleplerini “yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu” gerekçesiyle reddine, Çarşı davası sanıklarının dosyasının ayrılmasına, dosyanın mütalaa için savcıya gönderilmesine karar verdi.

Bir sonraki duruşmanın 21 Mart saat 10.00’da görülmesine karar verildi.