CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, konser ve festival yasaklarına tepki göstererek, “FETÖ’nün devletin kılcal damarlarına sızdığı günlerde imzasız ihbarlarla başlatılan kumpas davaları gibi, bugün de toplumda karşılığı bulunmayan sözde dernek, vakıf ve cemaatler aracılığıyla laikliğe karşı topyekûn bir kalkışma başlatılmıştır” dedi.

Gamze Akkuş İlgezdi, bugün yaptığı yazılı açıklamada, konser ve festival yasaklarını eleştirdi. İlgezdi, toplumsal yaşantıyı kendi ahlak kurallarına göre şekillendirmek isteyen iktidarın sanata, sanatçıya ve kültürel yaşama yönelik sansürcü, yasakçı ve baskıcı müdahalesinin dozunu her geçen gün artırarak devam ettirdiğini savundu. “Türkiye’de sadece son dört ayda 16 konser ve festivalin iktidarın sözcüleri haline gelen idari makamlarca iptal edilmesi ve yasaklanması, AKP’nin yaşam tarzına müdahalesinin yeni alanıdır” diyen İlgezdi, şunları kaydetti:

“Seçim günü yaklaştıkça, sandık baskısı arttıkça yolun sonuna gelindiğini daha net biçimde idrak eden Adalet ve Kalkınma Partisi, ülkenin tüm ilerici, aydınlanmacı ve demokrasiden yana olan dinamiklerine karşı politik bir saldırı başlatmıştır.

Bu yasaklarla ülkenin kültürel çoğulcu yapısı, cinsiyet eşitliği ve gençlik kültürü de yok ediliyor. Zira yasaklanan her konser, iptal edilen her festival, yasadışı ilan edilen her tiyatro, gösteri, yaşam tarzına en açık, en sert müdahaledir.

FETÖ’nün devletin kılcal damarlarına sızdığı günlerde imzasız ihbarlarla başlatılan kumpas davaları gibi, bugün de toplumda karşılığı bulunmayan sözde dernek, vakıf ve cemaatler aracılığıyla laikliğe karşı topyekûn bir kalkışma başlatılmıştır. Hiçbir temeli olmayan gerçek dışı iddialar üzerinden gençlerimize dayatılan iptal ve yasak kararlarıyla ülkede siyaseti kendi ahlak normlarına göre dizayn etmeye çalışanlara ve krizleri kışkırtmak isteyenlere son kez sesleniyoruz: Siyasi hegemonyanızı inşa edebilmek için ülkeyi yarı açık cezaevine çevirdiniz. Şimdi kültürel hegemonyanızı inşa edebilmek için Türkiye’yi Orta Çağ karanlığına taşımaya çalışıyorsunuz ve ülkenin çimentosu olan laikliğe karşı cephe alıyorsunuz.

“KARANLIĞI GENÇLERİMİZLE YIRTIP ATACAĞIZ”

Biz biliyoruz ki gecenin en karanlık anı, şafak sökmeden önceki andır. Her karanlığın ardından aydınlık gelir, her gecenin ardından güneş doğar. Biz, bu tekçi siyasete, yasak zihniyetine teslim olmayacağız. İktidardan güç alan gerici zihniyetin karanlığını, örgütlü gücümüzle; sanatçılarımızla, gençlerimizle, dayanışmayla, omuz omuza yırtıp atacağız.

Sizler ise geçmişte iktidar uğruna baskı politikalarından ve yasaklardan medet umanlar gibi tarihin tozlu raflarında unutulup gideceksiniz. Umuda düşman olduğunuz, aydınlığa savaş açtığınız ve suyun akışını değiştirmeye çalıştığınız için halkımızın her geçen gün büyüyen coşkun seli karşısında bertaraf olacaksınız.

“VAKTİNİZ DOLDU, GİDİYORSUNUZ”

Tuncel Kurtiz ölümünün 9. yılında mezarı başında anıldı Tuncel Kurtiz ölümünün 9. yılında mezarı başında anıldı

Bakın, gençlerin sesine kulak verin; onlar, hep bir ağızdan ‘Güneş bizimle doğar. Yağmur bizimle yağar. Bizimle coşar deniz. Ateş bizimle yanar. Biz, Atatürk gençleriyiz; bizimle yükselecek Atatürk Türkiye’si’ diyorlar. Siz ne yaparsanız yapın, vaktiniz doldu. Gidiyorsunuz”.