Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Silivri Yeraltı Doğal Gaz Depolama Tesisi Kapasitesi Artış Töreni’nde, “Hiç şüphesiz bu noktaya milletimizden aldığımız güçlü destekle, ülkemizin atılımlarını engelleme çabalarını aşa aşa geldik. Her projemizi sabote etmek için sergilenen gayretlerin gerisindeki hesapları ve araçları gayet iyi biliyoruz. Çevrecilik gibi bahanelerle önümüze döşenen mayınların, hangi lobilerin desteğiyle kotarıldığının farkındayız. Elbette hâlâ aşamadığımız birtakım sıkıntılar da mevcut” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün İstanbul’da düzenlenen Silivri Yeraltı Doğal Gaz Depolama Tesisi Kapasitesi Artış Töreni’ne katıldı. Erdoğan burada şöyle konuştu:

“Bugünkü açılışla birlikte Silivri Avrupa’daki en büyük yeraltı gaz depolama tesisi hâline gelmiştir. Bilindiği gibi bu tesisi biz kurmuş, ilk fazını da 2007 yılında hizmete almıştık. Son genişletme çalışmaları, denizden 3 kilometre açıktaki platformlar vasıtasıyla 18 kuyudan, 31 bin metre deniz sondajı yapılarak gerçekleştirildi. Bu faaliyetler Karadeniz’deki sondaj işlemleri seviyesindeki bir yoğunlukla yürütülmüştür.

Metin Uca: İfademi verdim. Sayın savcı bunun bir gösteri olduğunu anladı ve şimdi özgürüm Metin Uca: İfademi verdim. Sayın savcı bunun bir gösteri olduğunu anladı ve şimdi özgürüm

“TALEBİN DÖRTTE BİRİNİ TEK BAŞINA KARŞILAYABİLECEKTİR”

Silivri doğalgaz depolama tesisimiz günlük 45 milyon metreküp enjeksiyon ve 75 milyon metreküp geri üretim kapasitesine sahiptir. Yani tesisimiz ülkemizin en yoğun tüketim döneminde dahi talebin dörtte birini tek başına karşılayabilecektir.  

Kısa ve orta vadede küresel enerji krizinin Avrupa'da yol açtığı sıkıntıların, uzun vadede kalkınma hedeflerimizi yavaşlatacak sorunları ülkemizde yaşanmaması için her türlü tedbiri almayı sürdüreceğiz.

“BİRİLERİNİN ÖNEMSİZLEŞTİRDİĞİ YATIRIMLARLA EKONOMİMİZİ BÜYÜTTÜK”

Hükümete geldiğimizde kısır hesapların, kavgaların, çekişmelerin, krizlerin içinde sıkışıp kalan bir Türkiye vardı. Sahip olduğumuz stratejik, beşerî ve tabii potansiyeli bu sancılı tablo içinde adeta heba ediyorduk. Türkiye’nin istikametini güven ve istikrar iklimine döndürerek ülkemizi önce bu girdaptan kurtardık. Her dönemde olduğu gibi bugün de birilerinin önemsizleştirmeye çalıştığı dev yatırımlarla ekonomimizi sürekli büyüttük.

Yatırımı, istihdamı, üretimi, ihracatı destekleyerek cari fazla yoluyla bu büyümeyi 85 milyonun tamamının hayatına yansıttık. Son dönemde maruz kaldığımız siyasi sosyal ve ekonomik saldırılara verdiğimiz mücadeleyi, ekonomi programımızı daha güçlü ve kararlı hâle getirerek tahkim ettik.

Bugün Türkiye kendi vatandaşları ve sanayisine sunduğu enerji hizmeti ile dünyanın 17'nci büyük arzına sahip ülkesidir.

Neredeydik bu hafta? Türkmenistan’da. Türkmenistan’dan ülkemize gerek doğal gaz gerekse enerji naklini gerçekleştirmek üzere görüşmelerimizi yaptık. Üçlü bir zirve yaptık. Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan olarak başarılı bir zirveden sonra aramızda kararlılığımızı ortaya koyduk. Bu anlayışla hükümete geldiğimizde sadece 5 ildeki 57 yerleşim yerinde kullanılan doğal gazı, bugün 81 ilimizdeki 703 yerleşim yerimize yaygınlaştırdık. Böylece nüfusumuzun yüzde 85’ine yakınını doğal gaza kavuşturduk.

En kısa sürede, günlük petrol üretimimizi 100 bin varile çıkartacak, ardından daha büyük keşifler ve üretimler için yolumuza devam edeceğiz.

Tüm bu gelişmelerin bir diğer sonucu da ülkemizin sahip olduğu 7 doğal gaz boru hattı, 4 LNG tesisi, 15 giriş noktası ve diğer avantajlarıyla dünyanın önde gelen enerji ticaret merkezlerinden biri hâline dönüşmesidir. Türk Akım projesiyle Bulgaristan, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Bosna-Hersek, Sırbistan ve Macaristan'a gaz akışı sağlıyoruz. TANAP projesi üzerinden de bugün Avrupa’ya 18,5 milyar metreküp gaz sevkiyatı yaptık. LNG yatırımlarımız ve gaz depolama tesislerimiz ülkemizin arz güvenliğini temini yanında enerji ticaretimize de olumlu etkileri olan gelişmelerdir. Saros'taki LNG tesisimizi hizmete açtığımızda bu alanda çok daha güçlü konuma geleceğiz. Amacımız, ülkemizi en kısa sürede doğal gaz referans fiyatının oluştuğu küresel bir merkez hâline dönüştürmektir. Bu konuda, değerli dostum sayın Putin ile önemli görüşmelerimiz oldu. Adımlarımızı attık atıyoruz. Böylece özellikle Trakya doğal gazda, enerjide bir hub hâline gelecektir.

“LİBYA İLE YAPTIĞIMIZ ANLAŞMANIN YOL AÇTIĞI RAHATSIZLIKLARIN GERİSİNDE ENERJİ YATIRIMLARINDAKİ ASIRLIK DERİNLİK VAR”

Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmanın yol açtığı rahatsızlıkların gerisinde enerji alanındaki her yatırımın yarım asırlık, bir asırlık derinliğe sahip olması yatıyor. Siyasi ve diplomatik ilişki ağımızı ortak ekonomik çıkarlar temelinde genişleterek, diğer alanlarla birlikte enerjide yeni kazanımlar elde etmek için yoğun çaba harcıyoruz.  

“ÇEVRECİLİK GİBİ BAHANELERLE ÖNÜMÜZE DÖŞENEN MAYINLAR”

Hiç şüphesiz bu noktaya milletimizden aldığımız güçlü destekle, ülkemizin atılımlarını engelleme çabalarını aşa aşa geldik. Her projemizi sabote etmek için sergilenen gayretlerin gerisindeki hesapları ve araçları gayet iyi biliyoruz. Çevrecilik gibi bahanelerle önümüze döşenen mayınların, hangi lobilerin desteğiyle kotarıldığının farkındayız. Elbette hâlâ aşamadığımız birtakım sıkıntılar da mevcut.

“DÜN BİZİMLE UĞRAŞANLAR, BUGÜN KAPIMIZA GELİYOR”

Türkiye’yi yeni projelerle yeni yatırımlarla, yeni heyecanlarla, yeni sevinçlerle buluşturarak dünyanın en büyük 10 ülkesi arasındaki hak ettiğimiz yere adım adım ilerleyeceğiz. Dün bizimle uğraşanlar, bugün işbirliği için kapımıza geliyor. Bugün hâlâ bizimle uğraşmayı sürdürenlerin de yarın dostluğumuza ihtiyaç duyacaklarından eminiz. Biz, kimsenin eksiğine, fazlasına bakmadan ilhamını medeniyetimizden ve tarihimizden aldığımız ilkeli, hakkaniyetli, adaletli, merhametli duruşumuzu hep koruyacağız. Tüm hesapların üstündeki hesaba inanıyoruz.”