ESRA ALUS

Şube sayısı 200’ün üzerinde olan gıda zincir mağazaları, satışa sundukları ürünler ve şubelerine ilişkin verileri Ticaret Bakanlığı’nca belirlenen sisteme aktarmakla yükümlü kılındı. Ekonomistler, bu gelişmeyi "kontrollü ekonomiye" geçiş ve "algı operasyonu" olarak nitelendirdi. Eski Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Babuşcu, “Hoş geldin güdümlü piyasa ekonomisi, hoş geldin kontrollü piyasa ekonomisi... Serbest piyasa şartlarından uzaklaşılıp sabit fiyat sistemine geçilmesi bazı marketleri kaliteyi düşürmeye itebilir. Hatta bazı marketlerde bazı tüketim malları da bulunamayabilir” dedi. Ekonomist Devrim Zelyut, "AKP algı operasyonlarıyla günü kurtarmaya çalışıyor" derken, ekonomist Yağız Kutay Işık da “Türkiye'de iktidar serbest piyasayı kendi arzularına göre yorumladığı dönemler zaman zaman oldu. Zincir marketlerle ilgili alınan karar da aslında bunun bir örneği” değerlendirmesini yaptı.

Ticaret Bakanlığı’nca hazırlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelik' değişikliği bugün yürürlüğe girdi. Yönetmelikte yapılan değişiklikle; şube sayısı 200’ün üzerinde olan gıda zincir mağazaları satışa sundukları ürünler ve şubelerine ilişkin verileri bakanlıkça belirlenen sisteme aktarmakla yükümlü oldu.

Eski Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Babuşcu ve ekonomistler Evren Devrim Zelyut ile Yağız Kutay Işık, bu yönetmeliğin ne anlama geldiğini ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi.

"HOŞ GELDİN KONTROLLÜ PİYASA EKONOMİSİ”

Eski Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Babuşcu, Twitter hesabından, “’Marketler neden, enflasyon sonuç’ söylemi fiyat sabitlemeye doğru gidiyor... Serbest piyasa ekonomisinden güdümlü piyasa ekonomisine... Hoş geldin güdümlü piyasa ekonomisi, hoş geldin kontrollü piyasa ekonomisi” paylaşımı yaptı. ANKA Haber Ajansı'na da konuşan Babuşçu, şunları söyledi:

“Bir suçlu aranıyordu. Aranan suçlu olarak zincir marketler bulundu. Son 1 yıldaki yüksel enflasyonun 3 nedeni var. Birinci neden; yanlış faiz politikası. Faizlerin arttırılması gerekirken inatla düşürüldü. İkici olarak; döviz kurları karşımızda. Son bir yıldır döviz kurları yüzde 100’ün üzerinde arttı. Üçüncü neden de dünyada Rusya-Ukrayna savaşının da etkisiyle artan enerji maliyetleri. Bence zincir marketlerin enflasyona katkısı yok. Zaten rekabetçi bir yapıları var ve öyle de kalması gerekir. Serbest piyasa şartlarından uzaklaşılıp sabit fiyat sistemine geçilmesi bazı marketleri kaliteyi düşürmeye itebilir. Hatta bazı marketlerde bazı tüketim malları da bulunamayabilir.” 

 “AKP ALGI OPERASYONLARIYLA GÜNÜ KURTARMAYA ÇALIŞIYOR”

Ekonomist Evren Devrim Zelyut da “Hükümetin zincir marketlerle ilgili olarak yaptığı son düzenleme bence tamamen bir acziyetin işareti" diyerek, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Hükümet bugüne kadar vatandaşın gelirini arttırmayı başaramadı. Dönüp şirketlerin maliyetlerine baktığımızda onu da düşürmeyi başaramadı. Peki hazirana kadar yani seçime kadar ne yapacak? Halka şov şeklinde güya pahalılıkla mücadele ediyormuş süsü vermek adına şuan zincir marketlere savaş açmış durumda. Oysaki o zincir marketlere giden gıda ürünlerinin maliyetlerine bakıldığında bu ürünleri üreten çiftçinin yüzde 300 artan maliyetin altında ezilerek daha pahalıya üretim yapabildiğini karşımıza çıkıyor. İktidarın görevi girdi fiyatlarındaki artışı önlemek olmalıydı oysa 20 yılı heba ettiler. Sadece işin sonunda 3 harfli marketlere savaş açarak algı çalışmasına imza attılar. AKP algı operasyonlarıyla günü kurtarmaya çalışıyor. Yani piyasaya müdahaleler ana sorun. Maliyet artışları dururken sadece gösteri amacını taşıyan müdahaleler daha sonraki dönemde arzı azaltmasına neden olabilir. O da yıkıcı sonuçlar doğurur." 

Yaşananları Macaristan’ın seçim dönemine benzeten Ekonomist Yağız Kutay Işık ise şöyle konuştu:

“Türkiye'de iktidar serbest piyasayı kendi arzularına göre yorumladığı dönemler zaman zaman oldu. Zincir marketlerle ilgili alınan karar da aslında bunun bir örneği. Başka bir emsali Macaristan'da Viktor Orban yönetiminde gördük. Seçime üç ay kala fiyatlar donduruldu ve Türkiye'deki gibi bir muhalefet birleşmesine karşı Viktor Orban tekrardan seçimi kazandı. Ancak seçim sonrasında serbest piyasa koşullarına geri dönmek zorunda kaldı. Aslında yaptığı bu hamle de halkı kandırmaktan başka bir şey değildi. Öte yandan Türkiye'de şeker fabrikaları, Et Balık Kurumu gibi devletin tekelinde olan ve fiyat spekülasyonlarını engelleyecek kurumlar varken bunlar özelleştirildi. Türkiye aslında özellikle gıda enflasyonunda da özel sektörün kucağına düşmüş oldu.” 

MACARİSTAN’DA NE OLMUŞTU?

Otokratik Başbakan Viktor Orban, 3 Nisan 2022 seçimleri nedeniyle bir kararname çıkararak, 1 Şubat Salı gününden 1 Mayıs 2022'ye kadar 3 ay süreyle tüm süper marketlerin ve hatta en küçük marketlerin kapılarına, “Değerli müşterilerimiz! Hükümet temel gıda maddelerinin fiyatlarını dondurma kararı aldı. Buna dayalı olarak üç ay süre ile altı temel gıda maddesinin fiyatları 15 Ekim 2021 fiyatlarına sabitlenmiştir” yazısının yer aldığı afişlerin asılmasını zorunlu tutmuştu.

Piyasalar için kritik hafta: Gözler FED’e çevrildi Piyasalar için kritik hafta: Gözler FED’e çevrildi