Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, "Ülkeye en çok döviz girdisini ihracatçılar sağlıyor ama buna rağmen ihracatçı üvey evlat muamelesi görüyor diyebiliriz" dedi.

Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane'den 2022 yılı ocak-kasım arasındaki döneminde 1 milyar 291 milyon 424 bin 951 dolarlık ihracat yapıldığını belirten DKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, "İhracata kim destek veriyorsa, kim iş, aş isteyenlerin de ona göre hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz. İstediğimiz şey şu yeni projeler, yeni ihracatla ilgili büyümeler ve projelerimizi biz anlatıyoruz önümüzde de yeni bir seçimle ilgili belli bir sürece giriyoruz. Ne yapmamız lazım bu seçim süreci içerisinde biz gelip boş vaatler değil, bu projelerle ilgili onların da projelerini dinlemek istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"2022 İHRACAT RAKAMLARI BELLİ OLDU"

Trabzon'un ihracatında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 düşüş yaşandığına işaret eden Gürdoğan, bugünkü açıklamasında şunları söyledi:

"Bu yıla baktığımız zaman Doğu Karadeniz Bölgesi Rize, Gümüşhane, Artvin’de genel toplama baktığımız zaman 1 milyar 291 milyon dolar civarında bir ihracatımız söz konusu. Bunu da geçen yılki rakamdan yüzde 5 olarak daha aşağıdayız. Miktar olarak illeri ayrı ayrı değerlendirecek olursak Trabzon’dan 959 milyon 284 bin, -3 aşağıdayız, değer bazında yüzde 11, Rize’den baktığım zaman 216 milyon 893 bin 11 değer bazında yüzde 21 olarak görünüyor. Gümüşhane’den 60 milyon 684 bin -7 ve -1 olarak görülüyor. Artvin’e baktığımız zamansa o da 54 milyon 563 bin civarında geçen yıla baktığımızda yüzde 3 ile yüzde 8’lik bir artış söz konusu. Bunların hangi ürünler olduğuna baktığımız zamanda bölgesel olarak fındık mamulleri, yaş meyve ve sebze, maden ürünleri ve bunun yanında taşıtlı araçların yan sanayi maddeleri ve diğerleri diye de söyleyebiliriz."

"RUSYA UKRAYNA SAVAŞINI FIRSATA ÇEVİREBİLMEMİZ LAZIM"

Bölgenin ihracatını arttırmak için çeşitliliğe gidilmesini vurgulayan Gürdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ukrayna ve Rusya arasında çıkan savaş bölgemizin ihracatçılarının da bu konudaki ihracat düşüşleri de bunu gösteriyor. Biz buna baktığımız zaman Ukrayna pazarının hemen hemen tamamen yok olmasına rağmen biz ihracatta çok az bir zararla kapattık, kapatabiliyoruz. Yılbaşı üzeri bizim ihracatımızın en çok, yılbaşı dolayısıyla en çok tüketimin olduğu zamanlar ihracatımızın değerini yükseltebileceğimize de düşünebiliyoruz. İnşallah geçen seneki rakamların çok altına düşmez, ihracatımızı da aynı şekilde sağlarız. Bunu yaparken de bizim en çok güvendiğimiz nokta özellikle bölgemizin ihracatını arttırabilmek, lojistik üstünlüğümüzü alabilmemiz lazım, ihracat çeşitliliğine gitmemiz lazım. Rusya, Ukrayna savaşındaki durumda bizim bunu bir fırsata çevirebilmemiz lazım. Bugün Sarp kapısı gerek Ukrayna üzerine gitmek isteyen araçların oraları kullanamaması oradan Rusya’ya geçişlerinin sıkışması nedeniyle Doğu Karadeniz Bölgesi öncelikli olarak öne çıkmış durumda. Bu da nasıl öne çıktı şöyle ki, Sarp kapısı devamında Rusya’ya bağlanan Port Kafkas kapısı ama burada da çok büyük sınırlardaki araç sayıları 3 bini, 4 bini buluyor. Her ne kadar tek bir holün ağzı gibi düşünürseniz araçlar geliyor ve günde 6 bin araç geldiği oluyor ve burada da bekleyenler oluyor. Muratlı kapısı 2013’te bakanlar kurulu kararıyla çıktı ama bakanlar kurulu kararıyla çıkmasına göre alternatif kapı açılmadı. Kazbegi Lars kapısı Gürcistan’dan Rusya’ya girerken kullanılan kapı. Dolayısıyla bu kapının da hala yeterli olmaması Rusya’nın özellikle Çeçenistan üzerinden Gürcistan’a açılması gereken bir kapı var. Özellikle kış aylarında Kazbegi Lars kapısında kar ve hava şartlarından dolayı çok büyük sıkıntı söz konusu, bu da her şeyden önce savaşın Rusya tarafındaki sıkıntıyı göz önüne aldığımız zaman Doğu Karadeniz bölgesi bu bağlamda ROAR taşımacılığıyla Samsun’daki gemilerimiz ve konteynır taşımacılığıyla bu yükleri getirmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda Trabzon’dan da tekrar Soçi eksenine hem küçük araç hem de tır ve yük taşıyabilecek, yolcu taşıyabilecek onların da burada alışveriş yapabilmelerine imkân sağlayacak bir gemi koymayı düşünüyoruz bununla ilgili de çalışmalarımız var.

"BALIK İHRACATINA ÖNEM VERİYORUZ"

İhracat denildiği zaman, ihracat her şeyden önce Türkiye’nin ihracat rakamlarını arttırmasıyla sanayileşmeyi ve kalkınmayı da beraber getireceği için bölgenin ve ülkenin ihracat odaklı çalışması lazım ama ne yazık ki siyaseten özellikle bölgemizdeki ihracatçıların sorunlarının istenildiği kadar anlatıldığı değiliz ama şöyle de iddialı konuşuyoruz, bu rakamlara baktığımız zaman Doğu Karadeniz bölgesi ve bölgemizden 1 milyar dolar girdi başka bir sektörde bulamazsınız. Bu girdiyi sağlayan ihracatçıların sorunlarının ve bu ihracatı arttırmak için yapmış olduğu projelerin siyasiler gerek iktidar ile muhalefet tarafından çok daha gündeme getirilmesini bu konu da eksiklikler olduğunu söylüyoruz. İşte bunlar nelerdir derseniz balıkçılarla toplantı yaptık Türkiye’deki şu anda balık ihracatında baktığımız zaman çok büyük bir yükseliş söz konusu. Artık 100-150 milyon dolarları konuşuyoruz balık ihracatında ama bunu bırakırsak yerinde sayarsa bu ihracat olmayacak, tekstil fabrikaları kurmak için cazibe merkezi programına alınması gerektiğini. Biz yatırımcıları Trabzon’a getirdik, bunlarla ilgili siyasilerle, bakanlarla, valimizle toplantılar yaptık hala sonuçlanmadı. Bizim görevimiz proje yapmak, yol göstermek ve bazı projelerin de içinde olmak, biz bunların içindeyiz. Şu anda biz aynı zamanda Ur-Ge projelerinden özellikle balıkçılarımızı Japonya, Güney Kore, Endonezya, Şili gibi ülkelere getiriyoruz. Orada alım heyetleri programları yağacağız, bunun yanında inşaat malzemeleriyle ilgili aynı şekilde ikinci Ur-Ge projemiz var. Diğer projelerimizle beraber biz bunları sürdürmek istiyoruz. İhracatçımıza yeni pazar, yeni açılımlar yapmak istiyoruz, dünyadaki yeni teknolojileri tanıtmak istiyoruz aynı zamanda o ülkelerdeki alıcıları da ülkemize getirip onlarla ilgili de organizeler yapmak istiyoruz. Yakında Pakistan’a da aynı şekilde Türkiye genelinde Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) olarak görev aldığımız şekilde Pakistan’a ziyaret yapacağız. Bu anlattıklarımız ilgili kişilerle, firmalarla gidiyoruz ama tamamen belli bir fanusun içindeymiş gibi oluyor. Ülkeye en çok döviz girdisini ihracatçılar sağlıyor ama buna rağmen ihracatçı üvey evlat muamelesi görüyor diyebiliriz."

"TOPLUMUN ZENGİNLEŞMESİ OLURSA ÜLKE KALKINIR"

Trabzon yeni otogarına kavuşuyor Trabzon yeni otogarına kavuşuyor

Türkiye’nin hedefinde 10 ülke içinde sırasına girmek istiyorsa ihracat odaklı büyümesini gerektiğini Gürdoğan şu ifadelere yer verdi:

"Bölgemizde ihracatçıların sorunları, ihracatı arttırmak için neler yapılacağı, projelerdeki balıkçıların soğuk hava deposu sorunları var, yer sorunları var, tersanelerdeki sıkıntılar söz konusu. Ama bugün geldiğimiz noktada her şeyden önce şehir zamanın çok önemli olduğunu, ticaretin çok önemli olduğunu, istihdamın çok önemli olduğunu düşünür.  Bir kişiye iş verdiğiniz zaman eşiyle iki kişi oluyor, çocuklarını sayarsanız daha fazla oluyor. Bunu tekstille ilgili yaptığımız zaman en azından binerce kişiye iş imkânı çıkacak ama bunu görmezden gelmek halkın, toplumun sesine kulak vermemektir çünkü neden toplum bugün iş, aş istiyorsa evinde rahat edecekse o evine getirdiği ekmeğiyle, kazandığı işiyle olacak. Toplumun zenginleşmesi olursa ülke kalkınır. İhracat her şeyden önce birinci öncelikli olarak gelecek. Bunları konuşurken biz bazı şeyleri düşünmemiz lazım. İhracat odaklı büyüme de Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi siyasilerin de Cumhurbaşkanımız kadar bu işin içine her şeyden önce gelmesi lazım. İhracatın her şeyden önce çok daha rahat ve daha çok büyüyebilmesi, sanayileşmenin önünün açılması, ihracattaki kilo başı rakamının yükselmesi için teknolojik ürünlere özellikle de inovasyona da önem vermemiz gerektiğini söylüyorum. İhracat, ihracat diyoruz dünyadaki gelişmiş ülkelerde her şeyden önce ihracat odaklı büyüdüğünü ihracatla ithalatın arasındaki farkın ihracat lehine fazla olduğunu, Türkiye’nin hedefinde 10 ülke içinde sırasına girmek istiyorsa ihracat odaklı büyümesini gerektiğini de söylüyoruz.

"SEÇİM SÜRECİNDE BOŞ VAAT DEĞİL PROJE DİNLEMEK İSTİYORUZ"

İhracatçıya kulak tıkayanların her şeyden önce ihracatçının sesini duymayanların da bu sesi duyabileceğini değil de duymadıkları için de halk tarafından da bunların görülmesini istiyoruz. İhracata kim destek veriyorsa, kim iş, aş isteyenlerin de ona göre hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz. İstediğimiz şey şu yeni projeler, yeni ihracatla ilgili büyümeler ve projelerimizi biz anlatıyoruz önümüzde de yeni bir seçimle ilgili belli bir sürece giriyoruz. Ne yapmamız lazım bu seçim süreci içerisinde biz gelip boş vaatler değil, bu projelerle ilgili onların da projelerini dinlemek istiyoruz ve onların ufkunun ne olduğunu görmek istiyoruz. Ufuk olmadan bizi yönetmeye talip olanları da görmüş olacağız ve ufku geniş sözlerinin arkasında duranlarında halkın da teveccühüyle kazanası gerektiğinin de altını çizmek istiyoruz."