Zorava Çayı üzerinde yapılmak istenen ikinci HES projesi Danıştay'dan dönünce Siirt İl Genel Meclisi, imar planı değişikliğine giderek yeniden doğa katliamının yolunu açtı.

Siirt’in Eruh ilçesine bağlı Kuşdalı (Şavuran) köyünden geçen Zorava Çayı’nda, 2015 yılında köylülerin tepkilerine rağmen hidroelektrik santrali (HES) yapıldı. 5 yılda tamamlanan söz konusu HES’e yaklaşık 7-8 kilometre uzaklıkta yeni bir santral kurulmak isteniyor.

Köylülerin, Çevre etki değerlendirme (ÇED) raporuna karşı İdare Mahkemesine açtıkları davada talepleri reddedildi. Karar üzerine köylüler, Danıştaya başvurdu. Danıştay, Siirt İdare Mahkemesi’nin 2 Aralık 2020’de aldığı “ÇED raporunun iptali talebinin reddi” kararını köylüler lehine bozdu.

"HUKUKİ İSABET BULUNMAMAKTADIR"

MA'dan Fethi Balaman'ın haberine göre, Danıştay kararında, “Keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, uyuşmazlığın esası hakkında alınacak rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerini birlikte değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla karara esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır” denildi.

KARAR, 15 AKP'Lİ ÜYENİN BULUNDUĞU İL GENEL MECLİSİNDE ALINDI

Danıştay'ın 24 Haziran’da aldığı karar üzerine dosya, 13 Temmuz’da Siirt İdare Mahkemesi'nde yeniden görüldü. Mahkeme, Danıştay'ın kararı bozma doğrultusunda ÇED raporunun iptal edilmesi yönünde karar verdi. Ancak bu kez Siirt İl Genel Meclisi harekete geçti.

HDP’nin 3, AKP’nin ise 15 üyesinin bulunduğu İl Genel Meclisi, 2 Ağustos’ta aynı bölgede HES yapılması için imar planında değişikliğe giderek 3’e karşı 15 oyla kabul etti.

İl Genel Meclisinin aldığı ve askıya çıkarılan kararın detayında şu ifadeler yer aldı:

“İlimiz Eruh İlçesi Kuşdalı köyü sınırlarında bulunan mülkiyeti Maliye Hazinesine ait 101 ada 1 nolu parsel üzerinde Tigris Enerjisi Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan 150.931.84 metrekarelik ormanlık alanda Mergi Regülatörü ve HES Projesi kapsamında Mergi Regülatörü ve HES Projesi olarak planlanan plan dosyasına ilişkin NİP: 56609770 PİN numaralı 1/500 Ölçekli Nazım İmar Planı ile UİP: 56956778 PİN numaralı 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı İl Genel Meclisi tarafından 02/08/2021 tarihinde 42 nolu karar ile ‘5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu 10. Maddesi’ gereğince onaylanmıştır. Onaylanan Nazım İmar İmar Planı 10.08.2021 – 10.09.2021 tarihleri arasında 30 günlük askıya alınmıştır.”

Karar, Siirt İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğünce 10 Ağustos itibariyle askıya çıkarıldı.

İTİRAZLAR DEĞERLENDİRİLECEK

Askı süresinin bitiş tarihi olan 10 Eylül’e kadar karara yapılacak itirazlar, Siirt İl Genel Meclisince değerlendirilecek. İtirazlar reddedilirse karar, 10 Eylül’den sonra Siirt Valisi'nin onayına sunulacak. 

"BÜYÜK BİR DOĞA TALANI ORTAYA ÇIKACAK"

Görevden alınan HDP’li meclis üyelerinden Cemile Altan, AKP’li meclis üyelerinin doğa talanında ısrar ettiğini belirterek, HES’in yapımıyla birlikte büyük bir doğa talanının ortaya çıkacağı uyarısında bulundu.

Kentin doğasının ömürleri en fazla 40 yıl sürebilecek olan baraj ve HES’lere kurban edildiğini dile getiren Altan, rant alanı oluşturmak için doğayı tahrip edenlere karşı mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.

Siirt, Eruh ve daha birçok kentten yurttaşın gelip nefes aldığı Zorava Çayı’nda daha önce bir HES’in yapıldığı şimdi de yeni bir HES’in daha yapılmaya çalışılmasını zararlarına dikkati çeken Altan, köylülerin direnişi sonucu yargıdan dönen projenin tekrardan devreye konulma çalışılmasına tepki gösterdi.

Aliağalılar: Bölgenin zehirlenmesine izin vermeyeceğiz Aliağalılar: Bölgenin zehirlenmesine izin vermeyeceğiz

2 buçuk yıldır süren HES mücadelesinin Danıştay'ın aldığı kararla köylülerin lehine sonuçlandığını hatırlatan Altan, şöyle devam etti:

“Doğa talanında ısrar eden bu zihniyet bu sefer İl Genel Meclisi’nden karar çıkartıp HES yapmak istiyor. Bunun içinde karar aldılar. Karar şu an askıda. Meclis gündemine yaklaşık bir ay sonra getirilmesi planlanıyor. Burada evet oyu vermeyi düşünenler bilsin ki her çiçeğin, kuşun yani her canlının yaşamından oranın tahribatından sorumludur. Kentin doğasına yapılan saldırı son bulsun.”