Katıldığı televizyon programında soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'da etkili olan ve yaşamı olumsuz etkileyen kar yağışı ile ilgili "Ben de Belediye Başkanlığı yaptım. Böyle kar, tipi olacak Erdoğan evde yatacak. Yok öyle bir şey. İBB adeta 1994 yılında bizim devraldığımız döneme geri dönmüştür" dedi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NTV özel yayınında Ahmed Arpat, Seda Öğretir, Star Haber Genel Yayın Yönetmeni Nazlı Çelik ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın'ın sorularını yanıtlıyor.

İran ile doğal gaz krizinden muhalefet belediyelerine ayrılan bütçeye kadar birçok konuda açıklama yapan Erdoğan, "2021'de vatandaşların elektrik faturalarında yüzde 50, doğalgazda yüzde 75 sübvansiyona gidilmiştir. 2022'de de benzer sübvansiyonlar devam edecek" diye konuştu.

Gözden kaçırmayın

Valilik açıkladı: İstanbul'da bugün bazı yollar trafiğe kapatılacak Valilik açıkladı: İstanbul'da bugün bazı yollar trafiğe kapatılacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hz. Adem efendimize kimsenin dili uzanamaz. O uzanan dilleri yeri geldiğinde koparmak görevimizdir" açıklamasına ilişkin ise "Benim oradaki hitabımın muhatabı Sezen Aksu değildir" dedi.

"İSTANBUL'A YAKIŞMAYACAK GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI"

Erdoğan'ın açıklamalarında satır başları şöyle:

*Kar yağışını ben doğrusu bir bereket olarak görüyorum. Asla bir felaket olarak telakki etmiyorum. Hep yağmur yağmur diye bekledik. Şimdiyse kar yağışı gelince farklı bir yaklaşım ortaya koymaya başladık. Karın sebep olduğu ulaşım sıkıntılarına karşı gerekli tedbirleri almak elimizde.

*İstanbul'a yakışmayacak görüntüler ortaya çıktı. Sizler eğer tuzlanmayan yollarda araçlar kilometrelerce kuyruk oluyorsa herhalde bunun sorumlusu, sorumluları vardır.

"MUHALEFET BELEDİYELERİNE BÜTÇEDEN AYRILAN PAY 2 KAT ARTIRILDI"

*Gereken yol açma ve tuzlama çalışmalarının yapılmamasından kaynaklandı. Bunu yapmayanlar belli. Bu tam anlamıyla basiretsizliktir.
Çalışmaları koordine etmeleri için İçişleri ve Ulaştırma bakanlarımı İstanbul'a gönderdim. Karayolları Genel Müdürlüğümüz, Meteoroloji ile irtibatlı olarak sorumluluğunda bulunan yollarda gereken önlemleri aldılar. Ben saat 03.00'e kadar işi takip ettim, arkadaşlarımla irtibat halinde oldum kara yollarındaki çalışmaları koordine ederek izledim.

*Burada doğru olmayan ifadeler var. Söylemek istemem ama bir yalan söz konusu. İBB kalkıp Cumhurbaşkanlığından veya Plan Bütçe Başkanlığından talepte bulunur, incelemeler yapılır ve gereken karar alınır. Bunların ödeme süreçleri de bellidir. Şehri yönetme kabiliyetleri olamayanlar engelleniyoruz diyor.

*İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere muhalefet belediyelerine bütçeden ayrılan paylar 2019'dan bu yana iki kat artırılmıştır. AK Parti ve MHP belediyelerindeki artış aynı orandadır.

"İRAN'A BORCUMUZ YOK"

*Mesele genel bütçeden alınan payın adaletsiz ve haksız dağıtımı değildir. Tam tersine bu konuda adil, hakkaniyetli ve hukuka uygun dağılım söz konusudur.

*Ülkemizdeki tüm belediyeler kendi bütçelerini kendileri oluştururur. Nereye ne kadar harcayacaklarına karar verir. Ben de Belediye Başkanlığı yaptım. Böyle kar, tipi olacak Erdoğan evde yatacak. Yok öyle bir şey!

*İş yapmak istiyorsanız kimse sizin önünüzü kesemez. İstanbul'da 2014-1019 döneminde 22 borçlanma dosyası gelmiş, CHP hayır oyu vermiştir. Bunların için tüm metro projeleri vardır. CHP yönetimi ise 50 borçlanma dosyası getirmiş, AK Parti grubu sadece birine hayır oyu vermiştir.

*Maalesef İBB adeta 1994 yılında bizim devraldığımız döneme geri dönmüştür. Rabbim 2024'e kadar İstanbul halkının yardımcısı olsun.
Şimdi biz İBB değiliz. İran'a borcumuz söz konusu değil. Tam aksine, bu iddialar yalandır.

"ELEKTRİK VE DOĞAL GAZDA 2022'DE DE SÜBVANSİYONLAR DEVAM EDECEK"

*İran Cumurbaşkanı ile görüştüm: 'En kötü şartlarda bir on gün esneme yaparsak atlatırız' dedi. Öyle zannediyorum ki fevkalade bir durum olmadan 10 bilemediniz 15 gün içinde doğalgaz akışı devam edecek.

*Dünyada elektrik üretiminin ana hammadeelerinden olan kömür beş, doğalgaz fiyatlarında on kat artış söz konusu. Özellikle fiyatlarda sübvansiyon halen mevcuttur.

*2021'de vatandaşların elektrik faturalarında yüzde 50, doğalgazda yüzde 75 sübvansiyona gidilmiştir. 2022'de de benzer sübvansiyonlar devam edecek.

*Aylık 150 kilovatsaat miktarı, günlük 5 kilovaatsaatten hareketle oluşuyor. Kademeli tarifenin amacı elektiriğin verimli kullanılmasını teşvik etmek. Uygulama yeni başladı, önümüzdeki günlerde takip edilecek.

*Üretim odaklı ihracat ve istihdamı artırmak hep önceliğimiz oldu. Nihai amacımız olan dengeli ve sürdürebilir büyümeye kesinlikle ulaşacağız.

"ÖZEL BANKALAR YÜKSEK FAİZLE SÖMÜRÜ ÇARKINI SÜRDÜRÜYOR"

*Yüksek faiz ortamının orta uzun vadede kırılganlık oluşturduğu aşikar. Bu ortamda kaynaklarımız üretime gitmiyor. Ülkemizin gelişmesine ket vuruyor. Bu sebeple düşük faiz ortamında kaynaklarımızı üretim, istihdam, ihracat ve büyüme olarak kullanmak istiyoruz.

*Biz önümüzdeki döneme çok iyimser bakıyoruz. Son dönemde döviz kurundaki istikrarlı seyir, bu iyimser bakışımızı destekliyor.
Bu modelle birlikte ülkemiz daha güçlü hale gelecek, ekonomimiz spekülatif ve manipülatif müdahalelerden daha az etkilenecektir.

*Özel bankalar kredide yüksek faizle sömürü çarkını devam ettiriyor. Bundan rahatsız olacak özel sektör bankaları ama bunu söylemeye mecburum. Ama siz böyle yaparsanız gideceği yer kamu bankasıdır. Faizden medet umulmasını kesinlikle doğru bulmuyoruz.

*Tüm dünyada enflasyonist baskılar arttı. Maliyet enflasyonuna yol açan gelişmeler diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de etkili oldu.

*ABD, Batı enflasyonla mücadeleyi başaramıyorsqa kendi ülkemizde duruma bu şekilde bakmamız lazım. Enflasyonla mücadele önceliğimizdir. Enflasyonun olumsuz etkilerini vatandaşlarımıza asgari düzeyde yansıtmak amacıyla gerekli adımlar atılıyor.

*Para poltikasının etkinliğinin sınırlı kaldığı arz şoklarında alınacak tedbirler bütüncül bir bakış açısıyla gözden geçiriliyor.

*Muhalefetin bugüne kadar iktidar olarak şu 20 yıl içerisinde bizim hangi yaptığımıza doğru dediler? Biz şehir hastanelerini yaptık, Marmaray'ı yaptık, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü inşa ettik, Osmangazi Köprüsü'nü yaptık doğru mu dediler?

*Türk lirası cinsinden enstrümanları artırmak, vatandaşlarımızın kur oynaklığında mağdur olmaması adına kur korumalı TL mevduat sistemini uygulamaya aldık. 25 Ocak itibarıyla 203 milyar lirayı aşmış durumda.

"PUTİN'İ DAVET ETTİK, YANIT BEKLİYORUZ"

*Rusya ve Ukrayna liderlerini arzu ederlerse ülkemizde ağırlayarak barışa giden yolu tesis edebiliriz.

*Ülkemiz Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek veriyor. Rusya'nın Kırım'ı ilhakı başta olmak üzere ülkemiz net bir tutum sergiledi. Rusya'nın böyle bir adım atmamasını temenni ediyoruz.

*Putin’i Türkiye’ye davet ettik, yanıt bekliyoruz."

"HİTABIMIN MUHATABI SEZEN AKSU DEĞİLDİ"

Erdoğan, "Hz. Adem efendimize kimsenin dili uzanamaz. O uzanan dilleri yeri geldiğinde koparmak görevimizdir" açıklaması için de şu açıklamayı yaptı:

"Burada çok açık net bir gerçeği ortaya koymakta fayda var. Benim oradaki hitabımın muhatabı Sezen Aksu değildir. Sezen Aksu Türk müziğinin önemli bir ismidir eyvallah. Şarkılarıyla insanımızın duygularına tercüman olmuş bir sanatçımızdır bu başka bir şey bunu kenara koyalım. Ama diğer taraftan ben ülkenin cumhurbaşkanı olarak insanımızın hangi inançtan olursa olsun dini değerlerine yani kutsalına laf edilmesine müsaade etmem. Kaldıki burada sadece Hz. Adem'le Havva validemiz değil aynı zamanda burada Meryem validemize burada hakaret var. Benim insanımızın kutsalına yönelik hassas bir duruşum var bunu da herkes bilir. 

Dilini koparma ifadesini bir kişinin şahsına yönelik değil kutsallarına karşı yönelik bir tavır olarak ifade ettim. Hatırlayın Demokrat Parti döneminde Atatürk'ü koruma kanunu çıkarıldı. Şimdi biz kutsallarımızı korumak için kanun mu çıkaracağız. Bu bir duruş, saygı bir kabullenme ve birlikte yaşama tecrübesi olarak hayata geçmeli. Özgürlüğün sınırları hakaret etmek, rencide etmek veya kutsallara kötü sıfatlar yakıştırmak değildir. Bizim dinimiz tüm peygamberlere kendi peygamberimize olduğu kadar saygı ve hürmeti emrediyor. 

Ne zaman birbirimize inançlarımıza değerlerimize saygı duyacağız? Ne zaman bu konularla gündem oluşturmaktan vazgeçeceğiz? Kimse toplumumuzu kutuplaştırmaya özellikle de tüm bu konulara yönelik görmezden gelmemizi beklememeli. Birlikte yaşamamızın teminatı birbirimize duyduğumuz saygıdır.Bu saygıyı ortaya koymaya mecburuz. Bu hassasiyetimin de ayrıca hiç isim vesaire zikretmeden ortaya koyduğum bir ilkenin kabulüdür. Bu ilkeyi de zannediyorum herkes kabul edecektir."

"HAKARETİN ÖZGÜRLÜKLE ALAKASI YOK"

Gazeteci Sedef Kabaş'ın "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla tutuklanmasına dair de konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Buradaki hakaret her şeyden önce şahsımla ilgili değil, temsil ettiğim makama yöneliktir. Devletin, devleti yöneten Cumhurbaşkanının ve Cumhurbaşkanlığı makamının hedef alınması burada söz konusu. Biz Cumhurbaşkanlığı makamının ve millet iradesinin izzetini korumakla yükümlüyüz. Bulunduğum makam bunu gerektiriyor. Bunu beni söylüyorum? Yok. Türk Ceza Kanunu 299'uncu maddesi Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenliyor. Bizim bunlara prim vermemiz söz konusu olamaz. Hukuk neyi gerektiriyorsa, sonucu ne olursa olsun burada gereği yapılacaktır. Bunun ifade özgürlüğü ile de bir alakası yoktur."

"ÖCALAN, DEMİRTAŞ'IN ORADAN VERMİŞ OLDUĞU MESAJLARDAN RAHATSIZ"

Erdoğan, "Edirne'deki en büyük hesabı İmralı'dakine verecek" sözlerinin hatırlatılması üzerine şu ifadeleri kullandı:

"Onu aslında Abdullah Öcalan'a sormak lazım. Öcalan, Demirtaş'ın oradan vermiş olduğu mesajlardan rahatsız olduğu ortada bir gerçek. HDP'nin terörist elebaşıyla ilgili heykelini dikeceğiz vaatlerini hatırlayın. Terör örgütüne sırtlarını yasladıklarını nasıl açık açık söylediklerini hatırlayın. 'Biz sırtımızı şuraya dayıyoruz' diyenleri hatırlayın. 'FETÖ'cüleri serbest bırakacağız' diyenler bunlar değil mi? CHP değil mi? Allah'ın izniyle milletimizin feraseti ve sağduyusuyla böyle bir şey hiçbir şey gerçekleşmeyecek. Bu hanım terörist başının salıverileceğini zannediyor. Teröre, teröriste karşı tavizsiz mücadele ederken bu hanımefendinin böyle bir iftirada bulunması siyaset değil, yalandan medet ummasıdır. Gözleri var duymazlar, kulakları var duymazlar. Hanımefendinin işine HDP'ye verdiği sözler geliyor. Milleti aldatmaktan başka hiçbir şey yapmıyor."

"ALLAH MUHABBETTİNİZİ ARTIRSIN"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Öcalan’ın Demirtaş’ın oradan vermiş olduğu mesajlardan rahatsız olduğu ortada bir gerçek" açıklamasına "Allah muhabbetinizi arttırsın" yanıtını verdi.