Türk TORAKS Derneği üyesi bilim insanları, salgının 3. yılında Covid-19 ile ilgili dönemi, bilinmeyenleri, tedavi, aşılar gibi birçok konuda yapılan araştırmaları kamuoyu ile paylaştı

Türk TORAKS üyesi bilim insanlarının Covid-19 ile ilgili uzun dönem etkileri, genetik faktörlerinin de önümüzdeki süreçte kamuoyu ile paylaşılacağı dile getirildi.

Basın toplantısında 6 bilim insanının yaptığı araştırma sonuçları özetle şu şekilde sıralandı:

COVID ERKEKLERİ DAHA ÇOK VURDU

Prof. Dr. Nurdan Köktürk Covid-19 tanılı hastalarda ölüm sıklığı ve ölüm nedenlerini anlamak amacıyla pandeminin erken döneminde bu çalışmayı gerçekleştirdi. Bu araştırma, pandeminin ilk dalgasında hastaneye başvuran Covid-19 hastalarında yapıldı. Araştırmaya 26 merkezden bin 500 hasta dahil edildi. Ölüm 67 olguda gerçekleşti ve oran yüzde 4,5 idi. Sonuç olarak ayrıntılı istatistiksel analizde, erkek cinsiyette, ağır pnömoni (zatürre), kritik hastalık, kanser ve akciğer sertliği olgularında ölüm riskinin belirgin olarak arttığı görüldü.

SİGARA İÇENLER, ERKEKLER, 65 YAŞ ÜSTÜ TABURCU OLDUKTAN SONRA HAYATINI KAYBETTİ

Dr. Öğr. Üyesi Füsun Fakılı, Türkiye’de ilk Covid-19 dalgasında hastaneden taburcu olduktan sonra hayatını kaybeden hastaları inceledi. Çalışmaya 18 merkez katıldı ve bin 112 vaka analiz edildi. Taburcu olduktan sonra hayatını kaybeden hastaların ölüm nedenleri kaydedildi. Buna göre taburculuk sonrası ölüm oranı yüzde 2,8; hastanedeki ölümlerle birlikte değerlendirildiğinde yüzde 6,3 olarak bulundu. Sigara içenlerin ölüm oranı içmeyenlerden yüksek bulundu. 65 yaşından büyük olanlarda, erkeklerde ve yandaş hastalık olarak da malignite (kanser), KOAH, kalp hastalığı veya şeker hastalığı olan hastaların ölüm oranı istatiksel anlamlı yüksekti. Ölümlerin yüzde 63,3'ünün taburculuktan sonraki ilk 6 ayda gerçekleştiğini görüldü.

 PANDEMİDE TEDAVİ PROTOKOLLERİ İŞE YARAMADI İLK KULLANILAN ANTİVİRAL İLAÇLAR HASTALARI OLUMSUZ ETKİLEDİ

Ülkemizin farklı bölgelerindeki 16 şehirde bulunan 26 merkezde, SBBK ( Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu) tedavi rehberlerine göre hastanede tedavi edilen bin 472 yetişkin Covid-19 hastasını izleyen Prof. Dr. Cenk Babayiğit, şu sonuçlara ulaştı.

Hastalık tablosunun ağırlığına göre bir veya birden fazla Covid-19 ilacı kullanan hastaların analizinde; Covid-19 ilaçlarının hiçbiri olumlu klinik sonuçlara yol açmadı. Aksine; Hidroksiklorokin veya lopinavir/ritonavir veya favipiravir kullanımının hastanede yatış süresinde uzama riski, Favipiravir kullanımının hastalarda yoğun bakım ve entübe riskinde artış, – Lopinavir/ritonavir kullanımının karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozulma riskinde artış, Favipiravir ve azitromisin kullanımının karaciğer fonksiyonlarında bozulma riskinde artış ile ilişkili oldukları saptandı.

COVID-19: AŞILAMAYA KARŞILIK HASTANEYE YATIŞLAR

Prof. Dr. Oğuz Uzun'un aşıların koruyuculuğu ile ilgili araştırmasına göre İnaktif aşı etkisini yitiriyor, mRNA aşısı koruyor.  Pandeminin 4. dalgasının zirve yaptığı 1 – 10 Ağustos 2021 tarihleri arasında, 18 farklı ilden, 25 farklı hastanede Covid-19 nedeniyle hastaneye yatanların aşılama durumunu öğrenmek ve iki farklı hatırlatma dozunu karşılaştırmak amacıyla gerçekleştirilen araştırmada: Toplam bin 401 hasta verisi ile araştırma gerçekleştirildi. Sonuç olarak, İnaktif aşı olan Sinovac aşısı olan hastalarda, aşının koruyuculuğunun sona erdiği ancak iki doz Sinovac aşısı üzerine hatırlatma dozu olarak mRNA aşısı (BioNTech) yapılmış hastalarda koruyuculuğun yüksek olduğu görüldü.

Selahattin Demirtaş, MİT'ten gelen görüşme talebinin detaylarını yazdı Selahattin Demirtaş, MİT'ten gelen görüşme talebinin detaylarını yazdı

 3 DOZ BIONTECH İLE HASTANEYE YATIŞ YÜZDE 98 AZALDI

Aşıların hatırlatma dozları, hastaneye yatış oranları  ve hastanede yatan hastaların aşı durumu ile ilgili çalışmayı ise Dr. Oya Baydar Toprak  5 bin 331 Covid-19 hastası ile bin 645 sağlıklı insan ile yaptı. Bu  geniş katılımlı çalışmada, etkili aşılamanın Covid-19 ile ilişkili hastaneye yatış oranını azalttığı ortaya çıktı.

Covid-19 nedeniyle yatan hastaların yaklaşık yüzde 40'ının aşısız olduğu görültü.  2 doz inaktif aşı (Sinovac)+2 doz mRNA aşısı (BioNTech) ile yüzde 97; 2 doz Biontech ile yüzde 90 ve 3 doz BioNTech ile yüzde 98 azaldığı görüldü. Daha önce iki doz iki doz Sinovac almış hastalarda, üçüncü doz olarak Sinovac aşısı yerine,BioNTech kullanılmasının hastaneye yatış ve ağır hastalığı önlemede daha etkili olduğu; Ek olarak, dördüncü bir dozun eklenmesinin daha etkili olabileceği belirlendi.

EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİ NEFES DARLIĞI

Doç. Dr. Serap Argun Barış ise, Türkiye Covid-19 sonrası 1 yıllık dönemde hastaların uzamış semptomları ve bu semptomlara neden olan faktörleri değerlendirdi.

KOAH tanısı, tanı anında zatürre varlığı, hastalık sonrası nefes darlığı ve halsizliğin devam etmesi ve Covid sonrası dönemde acil servis başvurusu olması uzamış semptomları öngören faktörler olarak saptandı.

Sonuç olarak Covid -19 hastalarının yaklaşık yarısında uzun Covid-19 görülüyor. Hastalık şiddeti, ek hastalıklar ve acil servis başvurusu uzun Covid-19 için risk faktörleri. Bu hastaların erken dönemde tanımlanması ve takibi çok önem taşıyor.