8 Temmuz 2018 tarihinde meydana gelen ve 7'si çocuk 25 kişinin ölümüne neden olan Çorlu Tren Katliamı'nın Davası Çorlu Halk Eğitim Merkezi’ndeki   Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor. Duruşma kimlik tespiti ile başladı.

AKP’li Esenler Belediyesi “halkla ilişkiler çalışmaları” için yaklaşık 80 milyon lira harcayacak AKP’li Esenler Belediyesi “halkla ilişkiler çalışmaları” için yaklaşık 80 milyon lira harcayacak

Haber: Fatoş Erdoğan

Duruşmaya 13 sanıktan  10'u katıldı. 3 sanık mahkemeye katılmadı.

Heyette üye hakim değişikliği sebebiyle iddianame ve önceki duruşmalarda alınan kararlar okundu. Av. Can Atalay'ın duruşmaya katılma talebi reddedilmişti yapılan itiraz da red edildi.  Çorlu Cumhuriyet başsavcılığı tarafından düzenlenen 9 yeni sanığın yer aldığı ek iddianame okundu.

Ek iddianamede yer alan 9 sanıktan TCDD 1. Bölge Bakım Servis Müdürü sanık Mümin Karasu hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma diğer sanıklar hakkında basit taksirle ölüme neden olma suçlarından cezalandırılmaları istendi. Bu duruşmada eklenen yeni sanıkların ilk ifadeleri alınacak.

Usule ilişkin talepte bulunan bir kısım katılanlar vekili Av. Onur Şahinkaya şunları söyledi: "Müdürlükler sorumluluktan uzak tutularak olayın üstü kapatılmaya çalışıldı.  Savcılık sizin ihbarınız üzerine bile uzun süre sessiz kaldı. Bugün savcı ve bilirkişiler şüpheli konumda. Sizin ihbar ettikleriniz dışında kimsenin sorumluluğu araştırılmadı.  İlk iddianame ne anlatıyorsa huzurdaki ek iddianame bir miktar teknik detaylandırarak aynı şeyleri ifade ediyor. İham noktasında esas sorumluluk sebepleri bir dava nedeni olarak nitelendirilmiyor.  Yargılanabilecek en üst düzeyde sorumlu şu anda karşımızda değil: Nihat Aslan ve L. Muammer Meriçli. İkisinin birden yargılandığı muhtemelen bir ihaleye fesat karıştırma dosyasına zorla getirilme sebebiyle burada olamadıklarını söylüyorlar. Bizce doğru değil ama Mümin Karasu'nun SEGBİS ile duruşmaya bağlanma talebini kabul ettiniz. Talep ettikleri duruşmaya bağlanmıyorlar, pişkinlik seviyesi bu! Haklarında yakalama kararı verilmesini talep ediyoruz"."

Av. Sevgi Eren Köroğlu ise şöyle konuştu:

"Huzurdaki sanıklar ve buraya lütfetmeyen sanıkların tamamı olası kasttan ifadesi alınan sanıklardan daha geniş sorumluluğu olan-üstü konumunda olan sanıklar. Bölge Müdürü Nihat Arslan'ın özel denetim görevidir.Ancak ne kaza öncesi ne kaza sırası ne de kaza sonrası bu görevini yerine getirmemiştir.Bu nedenle sanıkların neticeyi öngöremez olduğu doğru değil.Mevcut tüm sanıkların olası kasttan ek ifadelerinin alınmasını talep ediyoruz."

Mahkeme Heyeti usule ilişkin taleplerle ilgili ara kararını açıkladı:

"Sanıkları olası kast suçuna ilişkin olarak ek savunma hakkı tanınmasına yönelik talebin kabulüne, Hazır bulunmayan sanıklara ilişkin taleplerin nihai karar ile değerlendirilmesine karar verildi."

Sanıkların ifadesi başladı. 1. Bölge Üst Bakım Müdür Yardımcısı Sanık Levent Kaytan duruşmaya şöyle konuştu:

"Üzerime atılı suç iddiasını kabul etmiyorum. Hava durumunun takip edilmesi görevim bulunmamaktadır. Takiple ilgili özel emir almadım.  Olumsuz hava koşullarında yapılacak özel muayene hat bakım kitabında planlanmıştır, bu kitap bana hiçbir sorumluluk yüklememektedir. İhmal ettiğim bir görev yoktur.  Kaza günü Çorlu'da herhangi bir olumsuz hava koşulu ihbarı gelmemiştir, meteoroloji müdürlüğü bile olumsuz hava koşullarıyla ilgili bilgi sağlamamıştır, ihbar gelse bilgi sağlansa bölge müdürlüğü olarak müdahalede bulunurduk."

Mahkeme başkanının soruları üzerine Sanık Levent Kaytan: "Kaza tarihi itibariyle görevim Üst Bakım Müdür Yardımcılığıydı. Yapı tadilatlarıyla ilgili harcama yetkim yoktu, üstüm Mümin Karasu'nun belli bir miktara kadar ihaleye girme yetkisi vardı."dedi.

Hakimin sanığa soruları ile duruşma devam ediyor.

photo1664998034 (4)

PERSONEL SAYIMIZ YETERLİ DEĞİL

Sanık 1.Bölge Servis Müdür Yardımcısı (Üstyapıdan sorumlu) Levent Kaytan'ın mahkeme başkanının  sorularına cevapları şöyle:

2011 yılında yapılan üstyapı çalışması haricinde bir çalışmaya denk gelmedim.
-Çerkezköy-Halkalı alt yapı çalışması Çorlu'yu kapsamıyor.
-Yolda kamera izleme sistemi yok. 
-Kısım bölesinde devamlı 2 işçi olması gerekiyor. Bizim çoğu iş yerimizde devamlı yola götürülebilecek personel sayımız yeterli değil. 
-Personel konusuna ben bakmıyorum ancak yeterli olmadığına dair şikayetler geliyordu.
-Hava durumunun devamlı takibinin yapılması bu kadroyla çok zor.
-Kaza döneminde meteorolojiyle veri alışverişi yoktu kazadan sonra yapılan protokolle maille veya telefonla yapılan bildirimle haber veriliyor."

Sanık Levent Kaytan 'hat bakım el kitabı"na göre hareket ettiğini ısrarla tekrarladı.

Sanık Levent Kaytan Müdafii Av. Batur Gürkan, Müvekkilinin hava durumunun takibi, değerlendirilmesi görevi-sorumluluğu bulunmadığını söyledi.
Meteorolojinin dahi tespit edemediği bir yağıştan müvekkil sorumlu tutulamaz diyerek duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti.

Avukatların sanığa soruları ile mahkeme devam ediyor.

Sanık Levent Kaytan'a bir kısım katılanlar vekili Av. Onur Şahinkaya En son yol bekçileri ne zaman sahada göründü? diye sordu
Kaytan, Yol bekçiliği hala zaman zaman devam ediyor dedi. Günlük rutin devriyeler yeterli değil dediniz en son ne zaman yeterli oldu? sorusuna '1990-2000 yılları arası' cevabını verdi

1.bölge Servis Bakım Müdür Yardımcısı ( altyapıdan sorumlu) sanık Nizamettin Aras'ın sorgusu başladı

Sanık Nizamettin Aras sorgusunda şunları söyledi:


"105 No'lu Genel Emir'de benim yağışları takip etme gibi bir görevim bulunmamaktadır. Yol bakım şeflerimiz havayla ilgili etraftan bilgi alırlar. Mıntıkalarında bir sorun olduğu zaman gerekli aksiyonu alırlar.  Alt yapı bakım kitabında yazanlar belli TCDD 170 yıllık kuruluştur mevzuata göre hareket eder. Altyapı muayenesi ile ilgili sorumluluğum yoktur ben bilgi alan ve bilgi veren bir görevliyim. Benim bölgemde 2570 tane menfez var tek tek kontrol etmem mümkün değil. Özel hattın muayene sorumluluğu Bölge Müdürlüğümüze ve Genel Müdürlüğümüze verilmiş her ne hikmetse burada ben yargılanıyorum."

Sanık avukatlarından Ersin Albuz, sanıklardan Servis Bakım Müdür Yardımcısı Nizamettin Aras’a TCDD Genel Müdürlüğü bürokratlarının istanbul’da dosyaya sanık olarak giren istanbul yöneticileri ile bir  toplantı yaptığını bu toplantıda birlikte hareket etme kararı aldıklarını ve şu konuşmayı yaptıklarını söyledi 
“birlikte hareket edelim. ersan şen gibi avukatları tutup sizi savundururuz” bu toplantı hakkında bilginiz var mı?
Nizamettin Aras bu soruyu yanıtlamadı.

Dava devam ederken Çorlu Tren Katliamı'nda hayatını kaybeden TCDD güvenlik görevlisi Seyfi Erbil'in eşi Saliha Erbil sanıklara itafen  "ifadeye başladıklarında bize baş sağlığı dilemesinler istemiyoruz. Dört senedir neden dilemediler" dedi

Sanık Yol Kontrolorü Burhan Ortancıl savunmasında şunları söyledi: "Branşım nedeniyle gerekli bilgiye sahip değilim, personel açığı sebebiyle bu görevi yaptım. Bu sebeple bana daha çok idari yönden görevlendirmeler yapıldı. Benim koordinasyon ve denetim yapma görevim yoktur. Ben senede iki defa turne raporu tanzim ederim. Turneyi kazadan önce yapmadım bana ilk defa kazadan sonra Temmuz ayında çıktı. Özel hat denetimi hiç yapmadım."

Sanık Burhan Ortancıl, bir kısım katılanlar vekili Av.Akçay Taşçı'nın "Gerekli vasıflara sahip olmadan bu pozisyona geldiğiniz doğru mudur? sorusuna "Doğrudur." cevabı verdi. Av. Akçay Taşçı "Başka sorum yok" dedi

Sanık Yüksek Mühendis (İnşaat) Tevfik Baran Önder savunmasında şunları söyledi: "Köprü mühendisliği uzmanlık gerektiren bir alandır, ben köprü mühendisi değilim. Savcının iddia ettiği işler benim sorumluluğumda değildir.


Projelendirme işini buradaki yol bakım görevlileri yaptı. Keşif ve metrajda yer almadım, bana böyle bir görev verilmedi.Görev dağılımı tablosuna göre ben Nizamettin Aras'a bağlıyım. Köprülerin bakım ve onarımı projelerinin sorumluluğu bakım müdürlüğündedir. Köprü mühendisi olmadığımdan hiçbir menfezi incelemedim.Gelen evraklarda imzamın olmasının sebebi şeklen inceleme yapmış olmam. İhaleye ilişkin hazırlanan evrakların da hiçbir yerinde benim parafım ve imzam yok."

Sanık Mühendis Deniz Parlak savunmasında, "Kazanın olduğu yerde balast tutucu duvar ihtiyacı yoktu, sahada gidip inceledim.
Kazanın önlenmesi mümkün değildi. Olayda bir kusurum yoktur. Bizim görev tanımımız yok, görevlendirme verilince yapıyoruz" dedi

Sanık Mühendis Kubilay Başkaya savunmasında şunları söyledi:  "Ben tarafıma verilmiş görevleri yerine getirdim.Toplamda 10 sene kontrolorlük yaptım. Söz konusu kaza benim sözleşmem kapsamına giren iş alanında gerçekleşmemiştir. İhale dosyası tarafımızca hazırlanmıştır. Balast akıntısı tarafımızca görülmemiştir." 

Mahkeme ailelerin beyanları ile devam ediyor 

photo1664998034 (3)

Zeliha Bilgin, Çorlu Tren Katliamında kızı Bihter Bilgin, kardeşleri Emel Duman,Derya Kurtuluş ve 6 aylık yeğeni Beren Kurtuş’u kaybetti. Mahkemede söz alan Zeliha Bilgin sanıklara yönelik olarak:

"Ben kızım Bihter Bilgini 14 yaşında, Kardeşim Derya Kurtuluş'u 36 yaşında, Kızı Beren Kurtuluşu, sizin ihmallerinize kurban verdim. Çetin Yıldırım ve Özkan Polat'ın aklına 11. Duruşmada mı geldi görsellerle anlatmak? Önlemleri 4 yıl önce alsaydınız da saçları gül kokan kızımı kaybetmeseydim. Burada dansöz gibi oynamalarını istemiyorum, demirparmaklıkların ardında cezalarını çeksinler istiyorum. Mümin Karasu kapalı kapılar ardında değil burada sorgulansın. Çok güzel oynadınız, hakkım size haram zıkkım olsun"

Çorlu Tren Katliamı'nda hayatını kaybeden Ferhat Şahin'in babası Hüseyin Şahin: "4 yıl oldu bugünü bekledik. 9 tane sanık duruşma salonuna kıdem alarak gelmişler.  Ellerine tutuşturulan şeyleri anlatıp kafamızı şişirdiler. Ben bu insanların evlerine gitmesini değil tutuklanarak benim avukatım Can Atalay'ın yanına Silivri'ye gitmesini istiyorum."


Seyfi Erbil'in eşi Saliha Erbil 
"Eşim Seyfi Erbil 1. Bölge Müdürlüğü'ne bağlı çalışan biriydi.Herkes eşim gibi duyarlı olsaydı bu facia yaşanmayacaktı. 
4 yıl kayırdılar bunları.Buraya geleceğinize inanmıyordunuz ama hepiniz buraya tıpış tıpış geleceksiniz. 
Sayın hakim gözümüzün içine bakın lütfen, sadece dört yılda 11 celse oldu. Sanıkların çoğu gelmiyor. Benim avukatım gelmek istiyor gelemiyor.
Can Atalay neden burada değil? Benim avukatım kodeste ama sanıkların hepsi dışarıda. Hiçbirine hiçbir kısıtlama olmadı aksine yükseldiler."


Oğuz Arda Sel'in annesi Mısra Öz,
"Saat sabahın dokuzundan beri hep birlikte dört yıldır beklediğimiz sanıkların ifadesini dinliyoruz.Elle tutulur bir şey duymadık. Ben bilmiyorum benim sorumluluğumda değil, bütün kapılar Mümin Karasu'ya çıkar şeklinde ifadeler duyuyoruz. Görüyoruz ki oturdukları yerden güzel paralar kazanıyorlar. Ben görüyorum ki ben evladımı kusursuz bir cinayete kurban vermişim. Görüyorum ki raporlarda hala alınmış bir tedbir bir önlem yok. 
Kendinizi savunuyorsunuz da üstlerinize gitmesin diye niye susuyorsunuz niye korumaya çalışıyorsunuz?
7si çocuk 25 kişiden bahsediyorum. Biz burada adalete susadık biz burada adalet diye haykırıyoruz. Bu ülkede tek tweet yüzünden demir parmaklıklar ardına giren sanatçılar varken 25 canın sorumluları 4 yıldır hala dışarıdalar.
-M. Karasu'nun buraya gelmesini istiyorum. 
-Para kazanarak makamlarında bulunsunlar istemiyorum.Her birinin tutuklu yargılanmasını istiyorum."