08.09.2020, 17:48

Çocuk kitapları için yayıncılıkta denetim tartışmaları: ''Pedagojik destek alınabilir ama şart koşulamaz''

Yayınevi sahipleri, çocuk kitapları çıkaran yayınevlerinin devlet tarafından denetlenmesi ve pedagojik desteğin zorunlu tutulmasının kitapları tektipleştirebileceği kaygısını taşıyor.

Çocuk kitapları alanında deneyimli olan yayıncılar, sektörde denetim ve pedagojik destekte hemfikir ancak bu desteğin zorunlu hale getirilmesinin ve denetimin devlet tarafından yapılmasının sansüre ve tektipleşmeye yol açabileceğini söylüyor.

TEKTİPLEŞME TEHLİKESİ

İstanbul'da, kurulduğu 2005 senesinden itibaren yüzlerce yerli ve yabancı yazarın temsilini yapan Kalem Ajans'ın kurucusu Nermin Mollaoğlu ve Kalem Ajans'ta Türkçe çocuk kitaplarından sorumlu Burcu Ünsal, yayıncılıkta denetim mekanizmaları hakkında konuştu. Mollaoğlu, devlet gibi bir otoritenin denetim yapıcı olarak yayıncılık sektörüne girmesinin sansüre yol açabileceğini ifade etti. Burcu Ünsal ise çocuk kitaplarının da sanatın ve edebiyatın bir parçası olduğunu belirterek, gerekli durumlarda pedagojik destek alınabileceğini, ancak bunun yayıncılıkta bir kural olmasının kitapları tektipleştirebileceğini söyledi.

"SANSÜRÜN HER TÜRÜNE KARŞIYIM"

Türkiye'de özellikle son dönemlerde, çocuk kitaplarında tecavüz anlatımına yer verildiğinin tespit edilmesi üzerine, yayınlanan kitapların bir denetime tabi tutulup tutulmaması konusu yeniden tartışılmaya başlandı. Konuyla ilgili olarak 15 seneden uzun süredir yayıncılık sektöründe çalışan ve Kalem Ajans'ın kurucusu Nermin Mollaoğlu açıklamalarda bulundu. Sansürün her iki ayağına da karşı olduğunu belirten Mollaoğlu, ebeveynlerin ve öğretmenlerin çocuklar için kitap seçiminde en önemli aktörler olacağını söyleyerek, ''Sansürün iki ayağı var, birisi yazarın ve yayıncının kendine uyguladığı sansür. Diğeri ise devlet eliyle, devletin herhangi bir organı tarafından yapılan sansür durumu. Hangi tanım altında olursa olsun her iki sansür türüne de karşıyım. Ayrıca sansür izlenimine yol açabilecek herhangi bir mekanizmaya da karşıyım. Bir kitabın üzerinde birisinin, 'Bu iyi kitaptır, bu kötü kitaptır' demesine karşıyım'' diye konuştu.

''SERTİFİKAYI ALINCA YAYINCI OLUNMUYOR''

Yayıncılık etiğinin benimsenmesi ile yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilebileceğini söyleyen Mollaoğlu, ''Burada en önemli görev editöre ve yayıncıya düşüyor. Yazardan sonraki aşama yayıncı ve editör olduğundan dolayı, yayıncının çizgisi, yayıncının yayıncılık etiği çok önemli bir husus. Yaşanan üzücü ve kötü örneklerin üzerinden gidip denetim sever hale gelmemek gerekiyor. Yayıncının kendi etik değerlerin sorgulaması, her yayınevinin kendi etik değerlerini sorgulaması gerekiyor. Bunları denetlemek istiyoruz diye çığırtkanlık yapmamak lazım. Yayınevi kurmak şu an çok kolay, ama yayınevinin bir etiğini kurmak, orada çalışanların değerleriyle mümkün. Sertifikayı alınca yayıncı olunmuyor'' açıklamasında bulundu.

''PEDAGOJİK DESTEK ALINABİLİR AMA ŞART KOŞULAMAZ''

Kalem Ajans'ta Türkçe çocuk kitaplarından sorumlu Burcu Ünsal ise, yazarların ve yayıncıların bir kitapta ele alınan temaya göre gerekli durumlarda pedagoglardan danışmanlık alabileceğini, ancak bunun şart koşulmaması gerektiğini ifade etti. Ünsal, şu açıklamalarda bulundu: ''Çocuk kitaplarının pedagoglar tarafından denetlenmesi daha önce de tartışılmıştı. Ancak, sonuçta çocuk edebiyatı da sanatın bir dalıdır. Oysa pedagogların uzmanlık alanı edebiyat değil. Tabii ki danışmanlık alınabilir, fikir sorulabilir ama bir kitabın yayınlanması için pedagoglardan oluşan bir uzman kurulunun karar vermesi kitapları tektipleştirir. Kitaplardaki renkliliği soluklaştırır. Nasıl ki kitabın edebi niteliğine editör karar veriyorsa, yaş grubunu belirlemek ya da ele alınan konularla ilgili danışmak için bir pedagogla birlikte çalışılabilir. Örneğin duygularla ilgili bir konu ele alınıyorsa pedagojik danışmanlık alınabilir. Ama bu denetim tüm kitaplar için şart koşulamaz. Bu aslında bir mimarlık kitabıyla ilgili bir mimardan danışmanlık hizmeti almaya benziyor. Kitapların temasına göre danışmanlığa gerek olup olmadığına yayıncı karar verebilir.''

"AİLELER DE KİTAPLARI OKUMALI"

Çocuklara uygun kitap seçimi noktasında veliler ile öğretmenlere tavsiyelerde bulunan Burcu Ünsal, ''Bir kitap çocuğa ulaşana kadar üç aşamadan geçiyor. Yazar en güzel metni üretmeye çalışıyor, yayıncı ve editör bu metni en iyi şekilde yayımlamaya çalışıyor, en son aşamada ise artık ebeveynler ve öğretmenler yayınlanan eserler arasından doğru elemeyi yapıyor. Veli ve öğretmenlerin güvendikleri belirli bir yayınevi varsa bu yayınevlerinin yeni kitaplarını takip etmeleri de işlerini kolaylaştırır. Hem böylece anne babalar da kitabı okuyup, çocuklarıyla aynı kitap üzerinden paylaşımda bulunabilirler'' ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.
DOLAR
EURO
STERLIN
ALTIN
BIST

Gelişmelerden Haberdar Olun

@