CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TMO’nun açıkladığı 2022 hububat taban fiyatlarının artan mazot maliyeti nedeniyle çiftçiye bir getirisinin olmadığını belirtti. Geçen yıl bir ton buğdayla 307 litre mazot alabilen çiftçinin son açıklanan taban fiyatıyla ancak 251 litre mazot alabileceğine dikkat çeken Gürer, “Çiftçilerin mağduriyetleri artıyor, sorunlar katlanıyor, iktidar da verirmiş gibi yapıyor” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TMO’nun açıkladığı 2022 hububat taban fiyatlarının artan mazot maliyeti nedeniyle çiftçiye bir getirisinin olmadığını belirtti. Geçen yıl bir ton buğdayla 307 litre mazot alabilen çiftçinin son açıklanan taban fiyatıyla ancak 251 litre mazot alabileceğine dikkat çeken Gürer, “Çiftçilerin mağduriyetleri artıyor, sorunlar katlanıyor, iktidar da verirmiş gibi yapıyor” dedi.

 CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, dün Niğde’de Tarım Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı 2022 yılı hububat taban fiyatı ve mazot fiyatlarını değerlendirdi. Gürer, geçen yıla göre buğday taban fiyatının arttığını ama mazot fiyatlarını da zamlandığı için çiftçinin geçen yıla göre daha az kazandığına dikkat çekti. 

CHP'li Akın: Zamlar bakanlık bütçelerini de iflas ettirdi CHP'li Akın: Zamlar bakanlık bütçelerini de iflas ettirdi

Gürer, şunları söyledi:

“AÇIKLANAN BUĞDAY TABAN FİYATINDA ÇİFTÇİMİZ GİTTİĞİ ZAMAN 216 LİTRE MAZOT OLABİLİYOR”

“Hububatta taban fiyat gecikmeli de olsa açıklandı buğday taban fiyatı TMO alırsa, destekle birlikte 7 bin 50 lira olarak açıkladı ama taban fiyatla 6 bin 50 lira olarak duyurdu. Bir ton karşılığında 6 bin 50 lira olarak açıklanan buğday taban fiyatıyla çiftçimiz gittiği zaman 216 litre mazot olabiliyor, bin liralık desteği de katarsak 251 litre mazot alabiliyor.

“GEÇEN SENE 2 BİN 250 LİRAYA BUĞDAYINI VEREN ÇİFTÇİMİZ 7 LİRA 32 KURUŞTAN 307 LİTRE MAZOT ALABİLİYORDU”

Geçtiğimiz yıl 2 bin 250 lira taban fiyat düşüktü ama o günün bir ton karşılığında 2 bin 250 liraya buğdayını veren çiftçimiz 7 lira 32 kuruştan mazot satılırken 307 litre mazot alabiliyordu. Bugün mazotun litresi 28 lira 8 kuruşa çıktı, mazot üzerinden baktığımızda çiftçimizin bu yılki taban fiyattan geçen yıla göre daha düşük kazanç elde ettiği görülüyor. Buna gübreyi ekleyelim, bir yılda gübreye yüzde 342 zam geldi çoğu çiftçi gübre atamadı. Atanlar da gübre attığı için bu fiyattan para kazanması olası değil.

“OLAYI RAKAMLARLA DEĞİL GERÇEKLERLE DEĞERLENDİRDİĞİMİZDE ÇİFTÇİLERİN MAĞDURİYETLERİ ARTIYOR”

Biz en düşük fiyatın 7 bin lira olmasını istemiştik destekle birlikte bu 8 bin lira olur ve çiftçi önümüzdeki yıl rahat ekim yapabilir demiştik. Mazotla değerlendirme yaptığımızda çiftçi geçen yıldan daha az para kazanıyor öyle olunca çiftçiye yeterli destek verilmiyor. Olayı rakamlarla değil gerçeklerle değerlendirdiğimizde çiftçilerin mağduriyetleri artıyor, sorunlar katlanıyor iktidar da verirmiş gibi yapıyor. Ama matematiksel baktığımızda geçen yıl 7 lira 32 kuruş olan mazot bu yıl 28 liraya çıktığına göre çiftçinin mazot alımındaki kaybı önemli ölçüde ülkenin içinde bulunduğu çiftçiye verilemeyen olumsuzlukları da sergiliyor.”

Gürer, yaptığı yazılı açıklamayla buğday ve arpa fiyatlar artışın un ve yem fiyatlarına etkisini de değerlendirdi.

Gürer, AKP iktidarının yanlış tarım politikaları ile oluşan sorunların hangi boyuta evrileceğinin yine iktidarın uygulamaları ile şekilleneceğini söyledi. Gürer, yıl başından beri ithal 1,5 milyon ton buğday getirildiğini ve tonu 6 bin 700 TL kadar ithalat yapıldığını ve bu buğdayın sanayiciye 4 bin 250 TL’den verilip sübvanse edildiğini anımsatarak, şunları ifade etti:

“VATANDAŞIN BUGÜNKÜ FİYATLA EKMEK ALABİLMESİ İKTİDARIN TAVRINA, ALACAĞI KARARLARA DOĞRUDAN BAĞLI”

“Eğer ekmeklik buğday için de iktidar sübvanse edici bir politika izlerse ekmek fiyatlarında hızlı bir artış yaşanmaz. Aksi taktirde ülke genelinde hasat döneminin ağustos ayında sona ermesiyle çiftçiden buğday tüccara geçtikten sonra fiyat artışı yaşanır ve o fiyat una yansırsa hesaplanandan daha yüksek bir fiyat ekmekte görülebilir. TMO alacağı hububat, ekmek ve yem fiyatların nasıl oluşacağının da bir göstergesi olacaktır. Vatandaşın bugünkü fiyatla ekmek alabilmesi iktidarın tavrına, alacağı kararlara doğrudan bağlı. Fırıncı, sanayici sübvanse edilerek ekmek fiyatı kontrol altına alınabilir ya da serbest piyasa şartlarında ekmek fiyatları da diğer zamların üretime olan etkisi ile katlar, artar ve bu yıl sonu 10 TL geçer, bu rakama ekmeğin çıkmamasının tek yolu fiyatın nerede duracağı ve ne olacağı, Cumhurbaşkanın alacağı ya da vereceği kararlara bağlı. Un ve buğdayda sübvanse sağlanırsa mazot, elektrik gibi gider kalemlerinde zamlar durursa ekmek bugünün koşullarında kısmı artışla tüketiciye ulaşır aksi taktirde dar gelirli ekmeğinden dahi kısmak zorunda kalacaktır.”