Zeytin alanlarını maden sahalarına açan yönetmelikle ilgili Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a seslenen CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, “İlgisi olmayan konularda bile açıklama yapan Erbaş, dört kutsal kitapta da yer alan zeytinle ilgili tek bir laf bile etmedi” diye konuştu.

Gözden kaçırmayın

Köylüler eylemde: "Havamız, toprağımız ve suyumuza kimyasallar karışacak" Köylüler eylemde: "Havamız, toprağımız ve suyumuza kimyasallar karışacak"

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, zeytin alanlarını maden sahalarına açan yönetmelikle ilgili Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a seslendi.

“İLGİSİ OLAN OLMAYAN HER KONU HAKKINDA KONUŞUYOR”

“Zeytin ilk ve ölümsüz ağaçtır” diyerek sözlerine başlayan CHP’li Bülbül, şunları kaydetti:

“Zeytin derki; Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Siz gelmeden önce de buradaydım siz gittikten sonra da burada olacağım. Zeytin dört kutsal kitap yer alıyor. Yani zeytin kutsaldır. Diyanet İşleri Başkanı ilgisi olan olmayan her konu hakkında konuşuyor. Diyanet İşleri Başkanı ‘Keşke Yunan kazansaydı’ diyen Fesli Kadir’i ziyaret ediyor.

Bunu özellikle söylüyorum, çünkü ben Ege çocuğuyum, bizler Efeyiz. Bizler o Yunanları Ege’den atan dedelerin, nenelerin torunlarıyız. Zeytini talan edecek, yağmalayacak olan yönetmelik çıktı, ama Diyanet İşleri Başkanı’nın bununla ilgili hiç sesi çıkmıyor. Kutsal meyve hakkında konuşmuyor. Çünkü onun derdi Pakistan’a özel uçakla gitmek, onun derdi makam arabasıyla uğraşmak, onun derdi halkın en önemli sorunları hakkında bir şey dememek. Yolsuzlukla, yoksullukla ilgili hiçbir şey dememek, söz etmemek.”

“YÖNETMELİKLE HEM KANUNU HEM ANAYASAYI DEĞİŞTİRİYORSUNUZ”

Yönetmelikle kanunu değiştiren iktidara sert sözlerle yüklenen Süleyman Bülbül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anayasanın 56’ncı maddesi der ki: “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Ama yönetmelikle siz kanunu değiştiriyorsunuz, siz yönetmelikle anayasayı değiştiriyorsunuz. İşte AKP’nin nitelikli kuvvetler ayrılığı dediği bu. Yönetmeliği, kanunun ve anayasanın üzerine çıkar ondan sonra memleketi yönet. Yok öyle bir şey yok. Türkiye hukuk devleti olacaktır, demokrasi ve özgürlükler gelecektir. Anayasal hak ve özgürlükler kullanılacaktır. Bunun da çözümü demokratik parlamenter sistemidir. Millet İttifakı’nın iktidara gelmesidir.”