2011 yılında Hopa’da polisin sıktığı biber gazı sonucu kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren Metin Lokumcu'nun ölümünden sorumlu polislerin yargılandığı davanın duruşması 1 Temmuz'a ertelendi.

Artvin Hopa’da Recep Tayyip Erdoğan’ın 2011’deki mitingi öncesi düzenlenen protestolarda polisin biber gazlı saldırısı sonucu yaşamını yitiren emekli öğretmen Metin Lokumcu’nun ölümünden sorumlu polislerin yargılandığı dava, Trabzon Adliyesi’nde görüldü.

Dönemin Erzurum Çevik Kuvvet Amiri sanık Erol Darcan bugünkü duruşmada dinlendi. Daha önceki duruşmada sanık polisler, olay günü emri Erol Darcan’dan aldıkları yönünde ifade vermişti.

"EMRİ HOPA KAYMAKAMI VERDİ"

İfadesinde saldırı emrini dönemin Hopa Kaymakamı’ndan aldığını ifade eden Darcan, amiri olduğu ekibe ilişkin fotoğraflardan kimseyi teşhis edemediğini söyledi. “Olay günü planlamasını Hopa İlçe Emniyet Müdürlüğü gerçekleştirdi” diyen Darcan, kasklarında Erzurum yazan ve gaz kullanan çevik kuvvet polisleri için ise “Kasklarında Erzurum yazıyor ama Erzurum’dan değil” dedi.Sanık, farklı illerde görevli olup önceki duruşmalarda kendisinden emir aldığını söyleyen memurların aksine yalnızca Erzurum ekibini yönlendirdiğini söyledi. Sanık, olay günü sahip olduğu geniş yetkilere rağmen pek çok husustan haberi olmadığı yönünde ifadelerde bulundu.

“HOPA EN KÖTÜ GÜNÜ YAŞADI"

Darcan’ın savunmasının ardından söz alan Metin Lokumcu’nun abisi Mete Lokuncu, "O gün Hopa’ya geldiğimde Hopa’yı tanıyamadım. İlçenin üzerine sis çökmüştü. Metin’i ambulanstan inerken gördüm, ‘Beni mahvettiler’ dedi. Gözleri kanlanmış, neredeyse tanınmayacak durumdaydı. Hopa o gün en kötü gününü yaşadı Olay günü gaz atma yarışına girenler duruşma salonuna gelince ‘Bilmiyorum, hatırlamıyorum’ şeklinde ifadelerde bulunuyor. 31 Mayıs’tan sonra 350’ye yakın HES, Karadeniz’de devreye sokuldu. Borçka’da sekiz, Hopa’da altı kişi HES’lerin sebep olduğu sellerde hayatını kaybetti" dedi.

Metin Lokumcu’nun kardeşi Ayşe Bekar ise "Benim abim öğretmenim, sırdaşım, arkadaşımdı. İnsan ve toplum sevgisini ondan öğrendim. Hopa’da, Kemalpaşa’da her zaman insanların yardımına koşardı. Abim her seferinde haklı çıkmadı mı? Sanılmasın ki bu kayıp yalnızca ailemizin kaybıdır" ifadelerini kullandı.

"ONU GAZLA ÖLDÜRDÜLER"

Metin Lokumcu’nun eşi Gülay Lokumcu, Metin herkesin derdiyle yakından ilgilenirdi. Öldürülmeden bir gün önce birlikte çay topladık, Metin çayı sırtında taşıdı. Sağlık sorunu olan biri bu kadar çay toplayıp taşıyabilir mi? Hiçbir sağlık sorunu yoktu, onu gazla öldürdüler" dedi.

"ELİNDE LİMON VARKEN TAŞ DEDİLER"

Metin Lokumcu’nun kardeşi Yeter Babalık ise "Metin Lokumcu, dereleri, doğayı, hayvanları korurken katledildi. Elinde limon varken taş dediler. Yüreği sevgi doluyken eşkıya dediler. Kendini doğayı korumaya adamıştı. Soruyorum: Elinize ne geçti? Abim 55 yaşındaydı, hastalığı yoktu" diye konuştu.

Metin Lokumcu’nun kardeşi Şengül Çiçekoğlu, "Annem evlat acısına iki yıl dayanabildi, sonra onu da kaybettik. Vicdanları rahat mı diye sormak istiyorum. Abim bir öğretmen olarak çok öğrencinin hayatına dokundu. Defteri olmayana defter, kıyafeti olmayana kıyafet alırdı" dedi.

Metin Lokumcu’nun kardeşi Neşe Gürhan ise "Metin Lokumcu çok dost canlısı ve farklı biriydi. Tanıdığı herkes onu kaybetmenin acısını yaşıyor. Yeğenlerine çocuk yaşta doğa sevgisi kazandırmak için dağ bayır gezdirirdi. Metin öğretmenken insanlar sıraya girerdi, çocuklarını onun sınıfına vermek için. Tayyip Erdoğan olay günü çıkmış ‘Adını anmak istemiyorum, emekli öğretmen ölmüş” diyor. Asla affetmiyorum, çektiğimiz acının aynısını onlara da dilerim" diye konuştu.

"EMRİ VEREN CUMHURBAŞKANIDIR"

Metin Lokumcu’nun oğlu Ulaş Lokumcu:

"Olay günü babam aradı. ‘Hopa’ya Tayyip Erdoğan gelecek, haberin var mı? Biz de basın açıklaması yapıp dağılacağız’ dedi. Aradan biraz süre geçtikten sonra yine konuştuk. ‘Burası savaş alanına döndü’ dedi, dikkat etmesini söyledim. ‘Senin gibi on tanesini cebimden çıkarırım. Zaten burada biz dikkat etmezsek çok insanın canı yanacak’ dedi. Durumu uçaktan indiğimde öğrendim. Hopa’ya gittiğimde hala dışarıda ağır bir gaz kokusu vardı. Davayı güvenlik gerekçesiyle buraya taşıdılar, bizim herhangi bir saldırgan tavrımız oldu mu? Benim bu davada yargılanmasını istediğim esas kişi cumhurbaşkanıdır. Emri veren odur. Emri uygulayanlar da elbette ki suçludur. Sizin vereceğiniz karar, hepimizin çocukları için umut ışığı olabilir. Vicdanınıza bırakıyoruz."

"SANIKLAR MAHKEMEYE GETİRİLMELİDİR"

Aranın ardından söz alan Halkevleri Hukuk Dairesi avukatlarından Sercan Aran, “Yedi seferdir Trabzon’a gelip gidiyoruz. Sanıkların herhangi bir güvenlik sorunu yaşamadığı ortadadır. Temel beklentimiz adaletin sağlanmasıdır. Hala memleketin dört bir yanında yoğun biber gazı kullanılıyor. Bir daha böyle olaylar yaşanmasın istiyoruz. Yargılanması gerektiğini düşündüğümüz herkes burada değil. Kaldı ki yargılananların da duruşmadan vareste tutulmaması gerektiğini, tümünün duruşmalara gelerek birbirleriyle çelişen ifadelerinin giderilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Gözden kaçırmayın

Erdoğan Cahit Özkan'ı MYK üyeleri önünde fırçalamış: "Bizi yoruyorsun, şahsi ikbalini düşünüyorsun" Erdoğan Cahit Özkan'ı MYK üyeleri önünde fırçalamış: "Bizi yoruyorsun, şahsi ikbalini düşünüyorsun"

Eksik sanık ifadesi bulunduğundan dava 1 Temmuz 9.30’a bırakıldı. Bir sonraki duruşmada Lokumcu‘nun katledildiği gün Hopa’da çevik kuvvet personeli olarak görev yapan sanık polis Taner Ballı dinlenecek.