Birleşik Kamu İş Konfederasyonu üyeleri, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 2023 yılı bütçesini Ankara Ulus Meydanı’nda protesto etti. Konfederasyon Başkanı Mehmet Balık, “Yüzde 75 oranında maaşlara zam yapılmasını talep ediyoruz. Bunun altında yapılacak hiçbir zam kabul edilmeyecektir. Bunun altında yapılacak her zam bizim için grev sebebidir. 15 Ocak gelmeden çalışanlar ile ilgili açıklama yapmazsanız uyarı grevleri ile başlayacağız, iş bırakmalara başlayacağız ve kamuda çalışan memur, işçi, sözleşmeli, sayıları on milyonları aşan emeklileri, dul ve yetimin maaşını doğrudan etkileyecek olan ücretleri bize hak ettiğimiz oranda ödemek zorundasınız” dedi.

LC Waikiki depo temizlik işçileri, 16 gündür direniyor LC Waikiki depo temizlik işçileri, 16 gündür direniyor

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu üyeleri, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 2023 bütçesini bugün Ankara Ulus Meydanı’nda protesto etti. “Zam zulüm yoksulluk tükendik işte”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Barajları yıktık, saltanat yıkılacak” ve “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganlarını atan Birleşik Kamu-İş üyeleri “Milyonlar aç, işsiz, umutsuz”, “Alın terimiz berekettir, bakan istifa”, “Vergi dilimi son bulsun” yazılı dövizler taşıdı.  

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, basın açıklamasında şunları kaydetti:

“KREDİLİ MEVDUAT SİSTEMİ İLE ZENGİNİN PARASINI KORUMA ÇABALARI İLE YURTTAŞLARA AYIRILAN BÜTÇE PAYI GÜNDEN GÜNE ERİMEKTEDİR”

“Meclis’in gündeminde olduğu ve plan ve bütçe görüşmelerinde bakanlıklara ayrılan bütçelerde yurttaşlardan yana bütçe yapılması gerekmektedir. AKP iktidarının kamu kurumlarını tasfiye ettiği, özelleştirmelerin bütün hizmet kollarına yayıldığı ve kredili mevduat sistemi ile zenginin parasını koruma çabaları ile yurttaşlara ayırılan bütçe payı günden güne erimektedir.

Bugün ağır vergi yükleri altında ve yüksek enflasyon oranları ile günden güne yoksullaşan yurttaşlar bütçenin gelirlerinin yüzde 84’ünü vergileri ile karşılamaktadır. Bu vergilerin yüzde 65’i doğrudan kesinti ile gelirlerimizden karşılanırken yüzde 35’i ise toplumun geneline yayılarak dolaylı yoldan hizmet ve tüketimden karşılanmaktadır. Kur korumalı mevduat faizleri ile parası olanın parasını korumaya çalışan AKP iktidarı bu yükü vergilerin yüzde 8’ini kur korumalı mevduat faizlerine aktarmıştır. Bunun yanı sıra kalkınmanın ve ilerlemenin en temel kalemi olan tarım üretimlerine 54 milyar lira ayırırken, bütçeden 565 milyar lira faiz giderlerine aktarılmaktadır.

“SEÇİM HARCAMALARININ YÜKÜNÜ EMEKÇİLERDEN KESMEYE ÇALIŞMASINI GÖRMEZDEN GELMİYORUZ”

2022 sonunda 180 milyar 852 milyon lira olması beklenen Merkezi Yönetim Bütçesi’nden ödenen faiz giderlerinin 2023 yılında 239 milyar 800 milyon lira olması beklenmektedir. Ülkemizde ekonomik kriz derinleşmekte, yurttaşların yaşam şartları giderek zorlaşmaktadır. Yurttaşlar; ekonomik krizi çarşıda, pazarda, marketlerde ve alışverişin yapıldığı tüm noktalarda ağır şekilde hissetmektedir.

Ekonomik krizin her geçen gün ağırlaştığı koşullarda AKP iktidarı sadece krizi izlemekle yetinmektedir. Ekonomik krizin sorumluluğunu stokçulara, marketlere, muhalefete ve dış güçlere yüklemekte, yanlış politikalarının bedelini ise yurttaşlara acı bir şekilde ödetmektedir.

2023 bütçesinde bakanlıkların lüks harcamalarına kaynak ayrılmakta ve aslan payı saraya verilmektedir. 2023 bütçesinde emekliler, işçiler, aileler, çocuklar, kamu çalışanları bulunmamaktadır. AKP 2023 seçimlerinde devlet hazinesini kullanarak seçim harcamalarını olağanüstü yükseltecektir. Seçim harcamalarının yükünü emekçilerden kesmeye çalışmasını görmezden gelmiyoruz.

“AKP’NİN 2023 BÜTÇESİ EMEKÇİLER İÇİN AÇLIK VE YOKSULLUKTUR”

Siyasal iktidarın, savurganlığının ve bitmez tükenmez lüks hevesinin bedelini bu ülkenin yoksul yurttaşlar ödemektedir. 2023 bütçesi krizi fırsata çevirenlerin kârını artırmaya yöneliktir. Yurttaşımızın mutfağındaki temel besin maddelerini karşılamasını değil açlık ve yoksullukla boğuşmasını hızlandırmaya yöneliktir. Toplumun tüm kesimlerini oluşturan işçi, memur, emekli, esnaf ve emeğiyle geçinenlerin ortak talebi 2023 bütçesinde yeterli payı almak, tüm zamların geri çekilmesi ve maaşların insanca yaşam seviyesine getirilmesidir. AKP’nin 2023 bütçesi emekçiler için açlık ve yoksulluktur.

“İNSAN ONURUNA YAKIŞIR BİR HAYAT SAĞLAYABİLECEK BÜTÇE İSTİYORUZ”

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; toplumdan yana olmayan bir bütçeyi kabul etmiyoruz. Emekçiler, emekliler ve kamu çalışanları olarak sefalet oranlarındaki maaşlarla üç haneli rakamları aşan enflasyonla mücadele etmeyi kabul etmiyoruz. Son bir yılda; un ve mamullerine yüzde 146.5, ete balığa yüzde 93.7, süt ürünlerine yüzde 108.3, meyveye yüzde 206.8, sebzeye yüzde 352.9 oranında zam gelmiştir. Milyonlarca kamu emekçisi, emekli ve emeklilikte yaşa takılanlar olarak; Kamu-Ar verilerine göre 6 aylık enflasyon farkı yüzde 67’dir. Ve yüzde 8 toplu sözleşmeden gelen ücret artışı eklendiği zaman tüm kamu çalışanların maaşlarına, emeklilere, dul ve yetimlere gelen oluşan yüzde 75 oranında maaşlara zam yapılmasını talep ediyoruz. Bunun altında yapılacak hiçbir zam kabul edilmeyecektir. Bunun altında yapılacak her zam bizim için grev sebebidir. 15 Ocak gelmeden bununla ilgili çalışanlar ile ilgili açıklama yapmazsanız uyarı grevleri ile başlayacağız, iş bırakmalara başlayacağız ve burada sayıları 5 milyonu bulan kamuda çalışan, memur, işçi, sözleşmeli, sayıları on milyonları aşan emeklileri, dul ve yetimin maaşını doğrudan etkileyecek olan ücretleri bize hak ettiğimiz oranda ödemek zorundasınız. Yüzde 75’in altında hiçbir ücret kabul edilmeyecektir. Emeklilikte yaşa takılan diye bir ucube yarattınız, sürekli tarihi öteleyerek bu sorunu çözme vaadinde bulunuyorsunuz. Sanıyorum, bunu seçim öncesinde çözerek kendinize güç toplayacağınızı düşünüyorsunuz, biz sizin düşündüğünüz gibi değil; bugün kamu çalışanının siz emekli olun deseniz de emekli olabilecek durumu yok. Çünkü, emeklilik sistemi yeniden gözden geçirilmeli, yeniden yapılandırılmalıdır. Bugün ortalama 10 bin TL ücret alan kamu çalışanı, emekli olduğu zaman maaşı yeniden 7 bin 500 liraya, 8 bin TL’ye düşmekte ve bu rakamla bir emeklinin geçinmesi mümkün gözükmemektedir.

Emeklilikte yaşa takılanların haklarını bir an önce iade edilerek ve staj sigortası, askerlik borçlanması dâhil herhangi bir şartın dayatılmasını kabul etmiyoruz.

Gelir vergisi adı altında kademeli olarak artan vergi oranları ile emekçilerin her ay yoksullaşmasının önüne geçilerek, vergi oranının yüzde 15’e sabitlenmesi ve vergi dilimi oranlarının yeniden değerleme oranında arttırılarak gelir vergisi soygununa son verilmesini talep ediyoruz. AKP iktidarının yıllardır ekonomik zulüme uğrattığı yurttaşlar ve milyonlarca kamu emekçisi olarak iktidara geldikleri günden itibaren yurttaşların alım gücünden sermayeye aktardıkları refah paylarını iade edip, insan onuruna yakışır bir hayat sağlayabilecek bütçe istiyoruz.”