Belediye-İş Sendikası Ordu Şube Başkanı Kadir Altun, 1Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

Artun’un mesajlarının satır başları şöyle:  

1 Mayıs’ta demokrasi, hukuk, adalet ve laik demokratik cumhuriyet taleplerimizi bir kez daha haykırıyoruz.

Biz emekçiler bu ülkenin büyük çoğunluğuyuz. Bizler üreteniz. Bizler alın teriyle çalışan bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini emeğiyle var edenleriz.

Biz emekçiler demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin emekçiler için olmazsa olmaz olduğunu yaşayarak öğrendik.

Laikliğin olmadığı bir ülkede demokrasinin, demokrasinin olmadığı ülkede hukukun olmadığını, Anayasal, sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme haklarımız gasp edildiğini gördük. Hukukun olmadığı bir ülkede emekçilerin haklarının değil, kendilerini insanlardan üstün gören bir zümrenin egemen olduğunu gördük.

Değerli Arkadaşlar,

Emeğimizin üstünden büyük zenginlikler kazananlar, bizlere yoksulluğu, sefaleti, borçları ve geleceksizliği dayatıyorlar. Bazı yandaş sermayenin milyarlarca TL vergileri bir gecede sıfırlanırken, yüksek vergi kesintileri nedeniyle emekçiler, Ocak ayında aldıkları ücretleri Nisan ayında alamıyor, vergi dilimlerini düşük tutarak yıllık emekçilerin fazladan bir maaşına yakın parasını direk kesiyorlar.   

Bu da yetmezmiş gibi ÖTV ve KDV gibi zengine de fakire de aynı oranda uygulanan adaletsiz dolaylı vergiler nedeniyle daha da yoksullaşıyor. Emekçiler, çiftçiler, emekliler, hayat pahalılığından en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor.

Yaşanan hızlı yoksullaşmanın, hayat pahalılığının sebebinin, iktidarın sermaye yanlısı emek karşıtı özelleştirmeci, neoliberal politikaları olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu politikalarda ısrarın, emekçi halkımız için; daha fazla yoksulluk, daha fazla işsizlik, düşük ücretle güvencesiz çalışma olduğunu biliyoruz.

Bizi açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm eden politikaları uygulayanlar, utanmadan, sıkılmadan enflasyonun sebebinin ücret artışları olduğunu iddia edebiliyorlar.

Mart 2024 ayı itibariyle açlık sınırı : 16.792 TL yi geçmiş, yoksulluk sınırı 54.700 TL yi geçmiştir.

İktidar, sefalet koşullarında, açlık sınırı altında yaşayan milyonlarca emekliye, dalga geçer gibi, indirimli uçak bileti, indirimli tatil vaadinde bulunuyor.

Siz önce emekliye yıllarca ödediği pirimin karşılığı olan insan gibi yaşayacağı maaşı, ücretsiz sağlık  hizmetini verin, indiriminiz  sizin olsun.

Değerli Arkadaşlar,

İktidar, bu gerçekler ortadayken acımasız bir kemer sıkma programını devreye sokacağını, “güvenceli esnek çalışma” yalanlarıyla güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştıracağını ve işverenlerin siparişiyle gündeme gelen “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi”yle Kıdem Tazminatına dahi el uzatacağını ilan ediyor.

Emekçi halkımız için artık bıçak kemiğe dayandı… Sakın ha … KIDEM TAZMİNATINA dokunmayın…

Sakın ha…emekçilerin geleceğini karartacak güvencesiz çalışma biçimlerini dayatıp sabrımızı zorlamayın…

Uyarmadı demeyin. Türk-İş Genel Kurul kararları açık… Emekçilerin buna cevabı GENEL GREVDİR.

Kıdem tazminatına dokunanı yakar… Bunu bilin ona göre adım atın.

Eğer ülkenin yararına bir şeyler yapmak istiyorsanız. Siz önce, şatafata, israfa saltanata, ülkenin kaynaklarını, bir avuç yerli-yabancı sermayeye peşkeş çekmeye son verin,  ardından da emekçilere önerdiğiniz kemer sıkma programını karlarına kar katan rantiyeye, sermayeye uygulayın.

“Halk ozanı Yunus EMRE’yüz yıllar önce en güzel şekilde söylemiş;

Emeksiz zengin olanın, kitapsız bilgin olanın, sermayesi din olanın; rehberi şeytan olmuştur.”

Değerli Arkadaşlar,

Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği ve haklarımız için laik, demokratik Cumhuriyet’e sahip çıkıyoruz.

Bu ülkenin gerçek sahipleri bizleriz… Çünkü bizler bu ülkenin; işçileri, esnafı, işsizleri, çiftçileri, kamu emekçileriyiz, emeklileriyiz…

Bizler, çocuklarımıza hukukun evrensel kurallara göre uygulandığı, insanların sömürülmediği, aç yatmadığı, özgür ve laik, demokratik bir ülke güzel bir gelecek bırakmak istiyoruz.

Esnek, güvencesiz çalıştırmaya “HAYIR” derken, kadrolu güvenceli çalışma için mücadele ediyoruz.

Yerel Yönetimlerdeki çalışan biz emekçilere Anayasaya ve Kanunlara aykırı kararnamelerle uygulanan ayrımcılığa bir an evvel son verilmesini istiyoruz.

Belediye şirket işçilerinin, belediyenin asıl işçisi olduğunu, tam kadro verilmesini, yıllardır hukuk dışı şekilde ellerinden alınan 52 günlük ilave tediyenin ödenmesini istiyoruz.

Kıdem tazminatımızın yok edilmesine “HAYIR” derken, tüm emekçilerin kıdem hakkından yararlanması için mücadele ediyoruz.

Değerli arkadaşlar,

Biz emekçiler, hükümetin emek karşıtı uygulamalarına, işçi haklarını gasp etme girişimlerine karşı 1 Mayıs alanlarında tek yumruk, tek ses olarak mücadele kararlılığımızı gösterip “HAYIR” demeliyiz.

Bizler, ülkemizde ve dünyada barışın, kardeşliğin, adaletin ve dayanışmanın hüküm sürmesi için insanların en temel hakkı olan yaşam hakkı için, hiçbir zaman mücadeleyi bırakmayacağız. !

Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti için…

Aşımıza, ekmeğimize, emeğimize sahip çıkmak için…

“Tamamlayıcı emeklilik sistemi” yalanlarıyla kıdem tazminatının yok edilmesine karşı, gelirde, vergide ve ülkede adalet için…

Ekmek, barış, özgürlük için…