Danıştay 10. Dairesince verilen Basın Kartı Yönetmeliği'nin yürütmesinin durdurulması kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kaldırıldı. Yönetmelik yeniden görüşülecek.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın itirazı üzerine, Danıştay 10. Dairesince verilen Basın Kartı Yönetmeliğinin yürütmesinin durdurulması kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kaldırıldı. İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, yönetmeliğin karar öncesindeki şekliyle uygulanmaya devam edeceği belirtildi.

BASIN ÖRGÜTLERİ AÇIKLAMA YAPTI

Türkiye Gazeteciler Sendikası, Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği tarafından yapılan açıklamada, Danıştay 10. Dairesi’nin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açacağı tespitiyle yönetmeliği yürütmesini durdurduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, “Dairenin gerekçesi 14 sayılı İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına basın kartı ile ilgili olarak sadece basın-yayın kuruluşu mensuplarına basın kartı düzenleme yetkisi verilmesi, basın kartının kimlere verileceğinin ve hangi hâllerde basın kartının iptali gerekeceğinin belirlenmesi konusunda bir yetkiye yer verilmemiş olması, Basın Kartı Yönetmeliğinin 3. Maddesi 1. Fıkrasının hukuka aykırı olması, basın kartının basın özgürlüğünün ilgilendirmesi sebebiyle ancak kanunla düzenleme yapılacağı şeklindeydi” denildi.

DANIŞTAY 10. DAİRE, ESAS YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRECEK

İletişim Başkanlığı'nın itirazı üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nın dosyada yeniden bir karar verilmesi için Danıştay 10. Dairesine gönderildiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

"Davacı kurumlar olarak, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun gazetecilik mesleğini yapmak için zorunlu bir kart olmadığı ifadelerine katılmakla beraber ‘basın kartının basın hürriyeti ile ilişkili olmakla birlikte doğrudan bağlantılı olmaması’ gerekçesine katılmıyoruz. Zira basın kartı gazetecilere çeşitli mesleki kolaylıklar sağlamanın yanı sıra gazetecilerin sosyal güvencesi yıpranma hakkının zorunlu önkoşulu olduğunu hatırlatmak isteriz. İlerleyen günlerde Danıştay 10. Dairesi, halkın haber alma hakkı ve ifade özgürlüğünün etkin kullanımını sağlayan ve koruyan basın kartının alma ve iptal koşullarına dair belirsizlikler ve keyfilik taşıyan, masumiyet karinesine aykırı, gazeteciliği kriminalize etme amacı güden 20 Mayıs 2021 tarihinde yapılan düzenlemelere ilişkin Yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması konusunda esas yönünden değerlendirme yapacaktır”

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI KARARA İTİRAZ ETMİŞTİ

İletişim Başkanlığı’nın basın kartı yönetmeliğinde yaptığı değişiklik basın meslek örgütleri tarafından yargıya taşınmış, Danıştay 10. Dairesi, İletişim Başkanlığına basın kartı ile ilgili olarak sadece basın-yayın kuruluşu mensuplarına basın kartı düzenleme yetkisi verildiği, basın kartının kimlere verileceğinin ve hangi hâllerde basın kartının iptali gerekeceğinin belirlenmesi konusunda bir yetkiye yer verilmediği ifade edilmişti.

Gazeteciye şiddet davası: 9 yıl sonra zamanaşımı talebi Gazeteciye şiddet davası: 9 yıl sonra zamanaşımı talebi

Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Danıştay 10. Dairesinde açılan davada yapılan itiraz sonucunda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının itirazını haklı buldu.

Kurul, Basın Kartı Yönetmeliğinde yürürlüğe giren değişikliklerin iptali talebiyle Danıştay 10. Dairesinin 2021/2143 esasında açılan davada, dava konusu maddelerin tümü hakkında verilen yürütmenin durdurulmasına yönelik karara karşı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin itirazı üzerine, yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verdi. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14 Şubat 2022 tarihli kararında “Basın kartının, Yönetmelik'te belirtilen kişilere Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca verilen kimlik kartı olarak tanımlandığına, basın-yayın çalışanlarının basın kartını toplumsal olayların takibinde ispat aracı olarak bu kartı kullanabildiklerine, basın kartı bulunmamasının, basın çalışanlarının mesleklerini yapmalarına engel oluşturduğuna dair mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmadığına, dolayısıyla basın kartının, basın hürriyeti ile ilişkili olmakla birlikte doğrudan bağlantılı olmadığına” hükmedildi. Kararda, “14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi uyarınca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sahip olduğu basın-yayın kuruluşu mensuplarına basın kartı düzenlemek görevi çerçevesinde, idarenin düzenleme yapma yetkisinden kaynaklı olarak, basın kartının verilmesine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisinin de söz konusu maddede geçen ‘düzenleme’ ibaresinin kapsamına girdiği, başka bir anlatımla konunun Başkanlığın görev ve yetkisi kapsamında olduğu” ifadelerine yer verildi.

KARAR DANIŞTAY'DA YENİDEN GÖRÜŞÜLECEK

Son kararın ardından Yönetmelik karar öncesindeki şekliyle uygulanmaya devam edecek. Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, dosyanın Danıştay 10. Dairesi’ne gönderilmesine de karar verdi. Böylece Basın Kartı Yönetmeliği'ndeki değişiklikler yeniden Danıştay 10. Dairesi'nde görülecek.