Doğanın Çocukları Akademisi Derneği (DOÇAK), ‘20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’ için Atakum’da özel bir program düzenledi. Programa katılan Belediye Başkanı Cemil Deveci, DOÇAK’ı ziyaret ederek Prof. Dr. Cevat Nisbet’ten çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Program kapsamında çocuklar çeşitli atölyelere katıldı. Öğrencilerin yanı sıra velilere yönelik atölyeler de yürütüldü. Veliler, Samsun Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Av. Tuğba Uysal, psikolojik danışman Tahsin Yazıcı ve rehber öğretmen Figen Hasdemir ile çocuk ihmali ve istismarının yanı sıra çocukların yetiştirilmesi ile ilgili geçmişten günümüze bakış açıları hakkında da konuştu. Program sonunda velilere katılım belgesi verildi. 

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan DOÇAK Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nisbet, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 20 Kasım 1989 tarihinde imzalandığını anımsatarak şunları söyledi:

“Pek çok ülke bu sözleşmenin altına imza atmıştır. Ama bugün geldiğimiz noktada maalesef yaklaşık 17 buçuk milyon çocuk, istemeden kendi yurdundan uzaklaştırılmıştır. Dünyada 7 milyona yakın çocuk her yıl açlıktan ölümle karşı karşıya ve milyonlarca çocuk eğitimden yoksun şartlarda yaşıyor. İnsanlık onuru ve çocuklarımızın geleceği için hep birlikte çok çalışmalıyız. Bizim, çocuklara daha iyi bir dünya bırakma sorumluluğumuz var.” 

Çocuk hakları konusunda herkesin bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci ise şöyle konuştu:

Denizli Büyükşehir'in bütçesi 5.9 milyar lira Denizli Büyükşehir'in bütçesi 5.9 milyar lira

“ÇOCUKLARIMIZ ‘KATILIMCI BÜTÇE’DE SÖZ SAHİBİ”

“Biz, Atakum’da ‘katılımcı bütçe’ başlığı altında toplantılar yapıyoruz. Toplantılarda sizin gibi çocuklar isteklerini tek tek söylüyorlar. Her yerde anlatıyorum; bir beyefendi çıkıyor ve ‘Hayır ben istemiyorum, çünkü çocuklar gürültü yapıyorlar’ diyor. Çocukların sitede top oynarken gürültü yapma hakları var. Bu, çocuk haklarından bir tanesidir. Çocuklar spor yapacaklar, oynarken gürültü de yapacaklar. Çocuk sesinden rahatsız olmayacağız. Eğer taşkınlık oluyorsa düzgün bir şekilde anlatacağız. Eğer bunları yapabilirsek çocuklarımızla birlikte bu coğrafyada mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşarız ve çocuklarımızın geleceğini de garanti altına alırız.”