Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile 27 Temmuz’da yapılan görüşmeden eczacıların beklentilerini karşılayan bir sonuç çıkmadığını belirterek, eylem konusunda kararlı olduklarını söyledi. Ercanlı, “Türk Eczacıları Birliği’nden eylem kararı ile ilgili takvimi bekliyoruz. 2008 yılında Kolej Meydanı’nda çok devasa bir miting gerçekleştiren ve eczanelerini firesiz bir şekilde kapayan eczacılar bugün yine aynı kararlılıkta aynı şekilde gereken her türlü eylemlilik planını da hayata geçirecekler” dedi.

Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, Türk Eczacılar Birliği’nin (TEB) Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile 27 Temmuz’da talepleri üzerine yaptıkları toplantıdan beklentilerini karşılayan bir sonuç çıkmadığını, fakat durumun basına tam tersi yansıtıldığını söyledi. Görüşme sonrası eczacıların temel problemlerinden uzak birkaç düzenlemenin gündeme getirildiğini aktaran Ercanlı, eczacılar olarak eylemlilik kararlarında ısrarcı olduklarını belirterek temel sorunlarının hayatlarını devam ettirmek olduğunu ifade etti. Eğer istenirse sorunlarını çözebilecek bir siyasi irade olduğuna dikkat çeken Ercanlı, eylemlilik kararlarından çözüm şartı ile vazgeçeceklerinin altını çizdi. Konuyla ilgili ANKA Haber Ajansı’na değerlendirme yapan Taner Ercanlı, şunları söyledi:

“BİZLER DE 54 ECZACI ODASI VE MERKEZ HEYETİ OLARAK SAĞLIK BAKANINI, ONUN DAVETİ ÜZERİNE, ZİYARET ETTİK”

Babacan: Devleti, Kürt meselesinin çözümünün bir parçası haline getireceğiz Babacan: Devleti, Kürt meselesinin çözümünün bir parçası haline getireceğiz

“Türk Eczacıları Birliği 2 Haziran günü bir basın açıklaması yaptı. Bu açıklamada, 23-26 Haziran’da Konya’da 43. Dönem 1. Bölgeler Arası Toplantı’yı işaret ederek eczacıların bir eylem hazırlığı içerisinde olduğunu deklare etmişti. Tüm eczacı odası başkanları ve delegelerin odluğu toplantıda eylemlilik kararı açıklandı. Türk Eczacıları Birliği, geçtiğimiz hafta içerisinde eylemin programı, sistematiği ile ilgili Ankara’da bir başkanlar danışma toplantısı çalıştayı gerçekleştirdi. Tam bu çalıştay esnasında Sağlık Bakanı’nın eczacılarla görüşme talebinde olduğu bilgisi Merkez Heyeti Başkanı tarafından bizlere aktarıldı. Bizler de 54 eczacı odası ve merkez heyeti olarak Sağlık Bakanını, onun daveti üzerine, ziyaret ettik. Bu ziyarette, ilaç fiyat kararnamesini, eczacıların özellikle son yıllarda ülkedeki enflasyonist yapı ile de beraber eriyen ekonomik daralma, eczacıların ekonomisindeki çöküş ve birçok eczanenin kapanma noktasına gelmesi, yine bunun yanı sıra kamudaki eczacıların özlük haklarının iyileştirilmemesi, emekli eczacıların yaşadığı problemler ve düzenlemelerde bu eczacıların kapsam dışında bırakılması konusundaki taleplerimizi sayın Bakana ilettik.

“TAKVİMİN İÇERİSİNDE ECZANE KAPATMA DA MEVCUT, TABİİ Kİ KAPATMA AŞAMASINA GELMEDEN BU İŞİN ÇÖZÜLMESİ GEREKİYOR”

Bunun dışında görüşmede başka meseleler de konuşuldu fakat sonraki gün gördük ki basına yansıyan kısımda eczacının temel sorunlarından çok uzak olan birkaç madde gündeme getirilerek sanki eczacılarla sağlık bakanının görüşmesi sonrasında tüm sorunlar çözüldü ve eczacıların problemleri ortadan kalktı gibi bir hava yaratılmaya çalışıldı. Aslında orada bahsedilen 3 madde, ilaç stoklarının güncellenmesi vb hususlar eczacılığın şu anda temel problemleri arasında yer almıyor. Dolayısıyla eczacıların eylemlilik ile ilgili takviminde bir esneme gibi, eylem kararından vazgeçme gibi bir durum söz konusu değil. Türk Eczacıları Birliği’nden eylem kararı ile ilgili takvimi bekliyoruz. Bu takvim doğrultusunda 54 eczacı odası gereken reaksiyonu gösterecek. Bu takvimin içerisinde eczane kapatma da mevcut, tabii ki kapatma aşamasına gelmeden bu işin çözülmesi gerekiyor.

“İLAÇ TAKİP SİSTEMİ VB. TALİ BİRKAÇ KONUDAKİ DÜZENLEME İLE ECZACILAR EYLEMLİLİK ADIMINDA GERİ ADIM ATMAYACAK”

Bunu çözebilecek siyasi irade var. Bu siyasi irade bunu çözerse, bizim taleplerimizi yerine getirirse, eczacıların haklı talepleri karşılanırsa ilaç fiyat kararnamesinde eczacıların ve eczanelerin devam etmesi için gereken düzenlemeler yapılırsa, kamuda çalışan meslektaşlarımızın, emekli eczacılarımızın hakları teslim edilirse, mantar gibi türeyen öğretim görevlisi olmayan eczacılık fakültelerinin açılmasına bir son verilirse eczacılar eylemlilik kararından bu şartla vazgeçerler. Yoksa ilaç takip sistemi vb. tali birkaç konudaki düzenleme ile eczacılar eylemlilik adımında geri adım atmayacak. Eylemlilik takviminde basın açıklamalarından tutun da büyük eczacı mitingi dahil olmak üzere birçok opsiyonu program barındırıyor. Bunun üzerinde zaten çalıştay gerçekleştirildi. Bunlar kademe kademe, halkın bilinçlendirilmesinden tutun da fakat bizim eczacılar, eczacı odaları olarak talebimiz bunun çok uzun bir sürece yayılmaması gerektiği. Kısa bir süreç içinde Türk Eczacılar Birliği’nin bunu programlayıp hayata geçirmesi ve eylemlilik planına bir an önce başlaması gerekiyor. Biz bugünlerde Türk Eczacıları Birliği’nin bu eylemlilik planını programını açıklayacağını umut ediyoruz.

“HALKIMIZA SAĞLIK HİZMETİ VERMEK İÇİN ÖNCE KENDİMİZİN AYAKTA KALMASI GEREKİYOR”

Sağlıkta şiddetin maruz kaldığı bir kesim de eczacı meslektaşlarımız. Çok ciddi sorunlar yaşıyoruz. Bir kere ilacın piyasada bulunmamasının sebebi eczacılar değil. Bunu halkımıza biz anlatıyoruz, ilaç yoklukları da şu anda maalesef ülkemizde çok ciddi boyutlara çıkmış vaziyette. Biz özellikle mevcut ilaç fiyat kararnamesinin bu problemleri ortadan kaldırmayacağını artık söylemekten usandık. Bir ilaca fiyat geçişi, zam yapılıyor ve deniyor ki ilacın bulunurluğu sağlanacak. Biz diyoruz ki, hayır bu gene çözüm olmayacak diyoruz, nitekim öyle oluyor. Geçtiğimiz günlerde ilaca bir zam yapıldı ve bununla beraber ilacın piyasada bulunurluğunun sağlanacağı iddia edildi fakat geldiğimiz noktada yüzde 17 civarında ilaç yoklukları devam ediyor. Türkiye’nin mevcut sistemle ilaç yokluğunu çözmesi, halkın, eczacının problemlerini ortadan kaldırması son derece zor görünüyor. Eczaneler çok ciddi sıkıntı içerisindeler çok fazla devirler olmaya başladı. Eczacı meslektaşlarımızın birçoğu mesleği bırakmaya birçoğu başka işler veya kamu kuruluşlarına geçme çabası içerisine girdiler. Düşünün ki Türkiye’nin dört bir tarafında 28 bin 700 eczane birçok ücra köşede hizmet veriyor. Yedi gün 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti sunuyor bu hizmetlerin aksaması eczanelerde verilen hizmetlerde de birtakım problemlerin ortaya çıkmasına neden olacak. O yüzden eczacılar yaşamak istiyor. Yaşatmak için yaşamak istiyoruz. Aslında özetlersek eczacının istediği bu; halkımıza sağlık hizmeti vermek için önce kendimizin ayakta kalması gerekiyor. Bu ortamda bu eczacı karlılıkları ile mevcut ilaç fiyat kararnamesi ile maalesef eczanelerin ayakta durması çok da olası gözükmüyor.

“2008 YILINDA DEVASA BİR MİTİNG GERÇEKLEŞTİREN VE ECZANELERİNİ FİRESİZ KAPAYAN ECZACILAR BUGÜN AYNI ŞEKİLDE HER TÜRLÜ EYLEMLİLİK PLANI DA HAYATA GEÇİRECEKLER”

Bugün fakirlik sınırının 22 bin lira açıklandığı bir ülkede eczacıların birçoğunun gelir seviyesi bunun çok çok altında. Türkiye’de eğitim seviyesi olarak çok yüksek bir yerde olan bir meslek grubu, beş yıllık eğitimi olan, en ağır eğitimi alan üç meslek grubundan biri eczacılar. Fakat gelir konusunda baktığınız zaman maalesef birçok kurum kuruluşta çalışan meslektaşlarımız fakirlik seviyesinin altında maaş alıyor. Birçoğu da eczanesinde o rakamların çok çok altında kazanıyor, bir kısmı da kapatıyor veya devrediyor. Eğer bu düzenlemeler olmazsa biz 2023 yılında 8 binin üzerinde, sonra 14 bine kadar her iki eczaneden biri olarak açıkladığı Türk Eczacıları Birliği, kapanma riski ile karşı karşıya olduğu gözükmekte. Türk Eczacıları Birliği ve eczacılar, eylemlilik konusunda son derece yetenekli ve tecrübeli bir meslek grubudur. Çok sık miting eylem yapmaz eczacılar, tolere eşikleri çok yüksektir ama o eşik aşıldığı zaman da 2008 yılında kolej meydanında çok devasa bir miting gerçekleştiren ve eczanelerini firesiz bir şekilde kapayan eczacılar bugün yine aynı kararlılıkta aynı şekilde gereken her türlü eylemlilik planını da hayata geçirecekler.”